Teslim ve hizmet ifalarına ilişkin olarak sonradan ortaya çıkan kur farklarının KDV matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden teslim ve hizmetin yapıldığı tarihte geçerli olan KDV oranına göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, KDV Kanununun 14/1 maddesi kapsamında istisna olan uluslararası taşımacılık hizmetlerine ilişkin olarak sonradan ortaya çıkacak kur farkı faturalarında KDV hesaplanmayacaktır.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
İnternet Üzerinden Alınan Ürünlere Ait Faturada T.C. Kimlik Numarası Ve Vergi Kimlik Numarası Bulunmaması Durumunda Yüklenilen KDV’nin İndirim Konusu
İnternet üzerinden mal alımlarına ilişkin düzenlenen faturaların, T.C. kimlik numarası bilgisine yer verilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bilginin eksik olduğu faturalar vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Ancak, bu durum, düzenlenmemiş sayılan faturanın gerçek bir işleme dayanmadığı, işlemi doğru bir şekilde yansıtması koşuluyla faturada yazılı işlemin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceği gibi, faturaya konu işlemin tevsikinde kullanılmasına da engel teşkil etmemektedir.
İnternet üzerinden satın alınarak yeniden satışı gerçekleştirilecek ürünlere ilişkin düzenlenen ve Vergi Usul Kanunu bakımından işlemi tevsik ettiği kabul edilen faturalarda gösterilen KDV’nin 3065 sayılı Kanunun 29 ve 34 üncü maddelerine uygun olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
HIZLANDIRILMIŞ KDV İADE SİSTEMİ (HİS) SERTİFİKASI
His sertifikası; Mali tabloları nazara alındığında Büyük Mükellef olarak adlandırılan, vergisel yükümlülüklerini zamanında ve düzenli olarak yerine getiren, Özel Esaslar Sisteminde bulunmayan mükelleflerin, KDV iade taleplerini hızlı bir şekilde sonuçlandıran uygulamanın sertifikasıdır.
Bu sertifikaya sahip olan mükellefler KDV iadelerini teminat, Vergi İnceleme Raporu ve YMM Raporu aranmaksızın hızlı bir şekilde elde edebileceklerdir.
Kimler HİS Sertifikası Alabilirler
Aşağıdaki şartları sağlayan mükellefler, aşağıda belirtilen belgeleri bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına (bulunmayan yerlerde Defterdarlık) ibraz etmeleri durumunda HİS Sertifikası alabilirler.
- Başvuru tarihinden önce verilen son Kurumlar Vergisi Beyannamesi eki Bilançoya göre en az;
-
- Aktif toplamının 200.000.000 TL,
- Maddi duran varlıkları toplamının 50.000.000 TL,
- Öz sermaye tutarının 100.000.000 TL,
- Net satışlarının 250.000.000 TL,
Olması, (Bu koşullardan herhangi üç tanesinin sağlanmış olması yeterlidir.)
- Başvuru tarihinden önceki son beş takvim yılı itibarıyla vergi mükellefiyetinin bulunması,
- Başvurudan önceki takvim yılında vergi dairesine vermiş olduğu muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısının 250 veya daha fazla olması,
- Başvuru tarihinden önceki son beş takvim yılı içinde;
-
- Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
- Gelir veya kurumlar vergisi, ÖTV ve KDV uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla birden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç),
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle özel esaslara tabi tutulmamış veya tutulmuşsa genel esaslara dönülmüş olması,
- Başvuru tarihi itibarıyla;
- KDV iade taleplerinde özel esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun bulunmaması,
- Vergi borcunun bulunmaması (vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz) gerekmektedir.
Bu şartları birlikte sağlayan mükellefler bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmaları halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde “HİS Sertifikası” alabilmektedirler.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
KDV İade Hakkının İndirim Yoluyla Kullanılması
Kdv İade hakkı bulunan mükellefler iadeye konu işlem dolayısıyla yüklendikleri vergileri nakden veya mahsuben iade almak yerine indirim yoluyla bu haklarını kullanabilmektedirler. Haklarını indirim yoluyla kullanan mükelleflerin, iade için istenenler belgeler dışında iade hakkı doğuran işlemi tevsik eden belgeleri de beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.
Mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmaları mümkün değildir.
“Bununla birlikte, aynı vergilendirme döneminde birden fazla konuda veya işlem türünde iade hakkı bulunan mükelleflerin bunların bazıları için iade hakkını kullanmaması mümkündür.”
Kdv iadesi kapsamındaki işlemler için talep etikleri iade tutarının içinden bir kısmının indirim yoluyla giderilmesi mümkün değildir. Ancak aynı vergilendirme döneminde birden fazla konu ya da işlem kapsamındaki iade haklarının bazıları için nakden iade talep edilirken bazıları için indirim metodu kullanılabilecektir.
KDV iade alacağını indirim yoluyla gidermeyi seçen mükelleflerin daha sonra bu tercihten vazgeçerek nakden veya mahsuben iade talep etmeleri halinde aradaki dönemler için düzeltme beyannamesi vermeleri ve iade için istenilen belgeleri beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.
İhraç kaydıyla teslimlerde indirim yoluyla telafi hakkının kullanılabilesi ihracatın gerçekleşmiş olması şartına bağlanmıştır. İhracatın gerçekleştiği dönemden önceki dönemlerde indirim hakkının kullanılması mümkün değildir. Beyannamede “İndirimler” kulakçığının “İndirimler” tablosunda 107 kod numaralı satır aracılığıyla indirim konusu yapabilirler ve bu işlem için indirilecek KDV listesi verme zorunluluğu yoktur.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
Kooperatiflerin Yabancı Uyruklu Üyelerine Konut Satışında KDV Kanunu 13/i Maddesi Kapsamında İstisna Uygulaması
Kooperatifler tarafından konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların yabancı uyruklu üyelerine ilk tesliminin vergisel açıdan değerlendirilmesidir.
Kooperatifin konut satışı yaptığı yabancı uyruklu kişiler konut bedelini yurt dışından döviz olarak bir yakınına gönderilebilmekte ve konut bedeli aracı kişi tarafından Kooperatifin banka hesabına TL olarak aktarılabilmektedir. Söz konusu transfer işlemlerinin ve bu transferlerin teslime konu konutun bedelinin ödenmesine ilişkin olduğunun tevsiki ve 3065 sayılı Kanunun 13/i maddesindeki diğer şartların da sağlanması kaydıyla istisnadan faydalanılması mümkündür.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
Türkiye’ de İkamet Eden Ve KDV Mükellefiyeti Bulunmayan Kişiden Alınan Yurt Dışı Aracılık Hizmetinin Vergilendirilmesi
Şirketler yurt dışı satışlarını arttırmak için zaman zaman komisyoncu ya da aracılarla çalışmaktadır. Türkiye’de yerleşik ve vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiden alınan yurt dışında müşteri bulma hizmetine ilişkin komisyon bedeli ödenirken katma değer vergisi (KDV) veya gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususları nasıl değerlendirilmelidir?
Hizmetin alınacağı kişi, söz konusu faaliyeti kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz etmeyecek şekilde yapıyorsa, elde edilen kazanç “arızi kazanç” olarak değerlendirilecek ve bu kişilere yapılacak olan komisyon ödemesinden tevkifat yapılmayacaktır. Gelir Vergisi Kanunu uyarınca devamlılık arz etmeyecek şekilde arızi olarak yürütülen söz konusu hizmet KDV’ye tabi tutulmayacaktır.
Şirkete müşteri bulma hizmeti veren aracı kişilerin, bu işi kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz edecek şekilde yürütmesi halinde ise; bu kişilerce tahsil edilen komisyon bedellerinin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve ilgili kişiler adına ticari kazanç mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerekmektedir. Ticari kazanç olarak değerlendirilen bu hizmet KDV’ye tabi olacak ve hesaplanan KDV, hizmeti sunan mükellef tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
KKTC’ye Yapılan İhracat Bedelinin Türk Lirası Tahsil Zorunluluğu
İhracat Genelgesinde 4 Kasım 2022 tarihinde yapılan değişiklikle KKTC’ ye gerçekleştirilen ihracatta Gümrük Beyannamesinin 22. Hanesinin Türk Lirası olarak beyan edilmesi ve İhracat bedelinin Türk Lirası olarak tahsil edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
Örtülü Sermayede Döviz Borçları- Öz Sermaye Kıyaslaması
Örtülü Sermaye, şirket ortaklarından ya da ilişkili kişi ve kurumlardan sağlanan, sürekli olarak işletmede kullanılarak sermaye işlevi gören borçlardır. Bu borçların hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. Yazımızda örtülü sermaye olarak değerlendirilen döviz cinsinden olan borçların, öz sermayesinin üç katını aşan kısmıyla ilgili kıyas yapılırken hangi tarihteki döviz kurunun esas alınması gerektiği değerlendirilecektir.
1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin 12.1.5.Bölümünde; ”Yabancı para üzerinden yapılan borçlanmalara ilişkin borç/öz sermaye hesabında, her bir borcun alındığı tarihte geçerli olan döviz kuru esas alınacaktır. Yabancı para üzerinden alınan borcun vadesinin izleyen yıla sarkması halinde, izleyen yıl için söz konusu hesaplama, borcun ödenmeyen tutarının bilanço günü itibarıyla Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değerlenmiş tutarı esas alınmak suretiyle yapılacaktır.” Hükmü yer almaktadır.
Yabancı para cinsinden olan borçlarda, borcun alındığı hesap dönemi içerisinde yapılan borç/öz sermaye hesabında her bir borç için ayrı ayrı borçlanılan tarihteki döviz kuru baz alınır. Geri ödemesi bir sonraki yıla sarkan borçlar için bilanço günündeki kur esas alınacaktır.
VUK Madde 185- Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe “Bilanço günü” denir.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı 29/07/2005 tarih ve B.07.0.GEL.0.49/4913-177-36874 sayılı yazısında; “Örtülü sermaye niteliğinde kabul edilen ortaklardan döviz cinsinden alınan kredilerin değerleme ve enflasyon düzeltmesinin bir öz varlık kalemi olduğu göz önünde bulundurularak yerine getirilmesi gerekir.” denilmektedir.”
VUK 289 a göre Öz Sermaye hesaplarındaki tüm kalemler Mukayyet değer (muhasebe hesaplarında kayıtlı değer) ile değerlendirilmelidir. Ayrıca yıl boyunca esas alınması gereken öz sermaye hesap dönemi başındaki öz sermaye değeridir. Kurumlar Vergisi Beyanlarına yansıyacak olan güncel Öz Sermaye değerleri bir sonraki yıl esas alınmak üzere hazırlanmıştır.
Gerek Geçici Vergi dönemlerinde gerekse Kurumlar Vergisi beyanlarında bir önceki yıldan sarkan yabancı para cinsinden yapılmış olan borçlanmalara ilişkin borç/öz sermaye kıyaslamasında, döviz cinsinden borç tutarının önceki yılsonu döviz kuruyla çarpılması ve borç tutarının TL bakiyesinin bulunması gerekir. Dolayısıyla geçici vergi dönemlerinde kıyaslama yapılırken, geçici vergi döneminin son günü kurunun alınması Tebliğdeki bilanço günü kurunun esas alınması ilkesine aykırı olacaktır.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
İndirimli Teminat Uygulama Sistemi Sertifikası (İTUS)
Mükellefler KDV kanunu çerçevesinde belli tutarların üzerindeki iade alacaklarını YMM Raporu veya Vergi İnceleme Raporu tamamlanmadan evvel teminat göstererek elde edebilmektedirler.
Mevzuatımızda Normal teminat, İndirimli Teminat (%4 veya %8 olarak belirlenen) ve Yükseltilmiş teminat olmak üzere üç çeşit teminat uygulaması vardır. Yapılan yeni düzenleme ile indirimli teminat uygulamasından faydalanacak olan mükelleflere sertifika alma zorunluluğu getirilmiş olup bu sertifikaya İndirimli Teminat Uygulama Sertifikası (İTUS) denilmektedir.
Genel Uygulama Tebliği ile yapılan düzenlemeye istinaden iade talebi olan mükellefler belirlenen şartları taşımaları halinde Vergi Dairesi Başkanlıklarına başvurarak kendilerine İndirimli Teminat Uygulama Sistemi (İTUS) Sertifikası verilmesini talep edebilirler. Kendilerine İTUS sertifikası verilen mükellefler ise teminat karşılığı talep edecekleri iadelerde indirimli teminat (%4 veya %8) sunarak, iadelerini alabileceklerdir.
A- Kimler İtus Sertifikası Alabilmektedirler:
İTUS sertifikası alabilmek için tüm mükelleflerin Genel Şartları ve kategorize edilen gruplar itibariyle Özel Şartları sağlamaları gerekmektedir. İmalatçı ve imalatçı-ihracatçılar, diğer ihracatçılar veya diğer iade hakkı doğuran işlemleri yapan mükellefler bakımından özel şartlar ayrı ayrı belirlenmiştir. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerinin İTUS sertifikası alabilmeleri için genel şartları taşımaları yeterlidir ayrıca özel şartlar aranmamaktadır.
B- Genel Şartlar:
Mükelleflerin başvuru tarihinden önceki son üç takvim yılı içinde;
- Vergi mükellefiyetinin bulunması,
- Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
- Gelir veya kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir vergisi stopajı, ÖTV ve KDV (tevkifat hariç) uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla ikiden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç),
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle özel esaslara tabi tutulmamış veya tutulmuşsa genel esaslara dönülmüş olması,
- Cari takvim yılı da dahil olmak üzere son iki takvim yılına ilişkin tam tasdik sözleşmesi bulunması,
Yine başvuru tarihi itibarıyla;
- KDV iade taleplerinde özel esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun bulunmaması,
- Ödenmesi gereken vergi borcunun bulunmaması (vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz).
- Sertifika başvurusundan önceki, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemi itibarıyla haklarında yazılmış YMM ve/veya vergi inceleme raporlarının olumlu olması, Şeklinde belirlenmiştir.
C- Özel Şartlar:
1-) İhracat İstisnası Kapsamındaki İade Talepleri Bakımından İmalatçılar ve İmalatçı- İhracatçılar İçin Geçerli Olan Özel Şartlar
Genel şartlara ek olarak;
- İlgili sicile kayıtlı olunması,
- Ödenmiş sermayelerinin veya son bilançolarında kayıtlı ATİK’lerinin (gayrimenkuller hariç) amortisman düşülmeden önceki toplam tutarı 100.000 TL’yi aşması,
- Üretim kapasitesi ile bu kapasitenin gerektirdiği iktisadi kıymetlere sahip olduğu kapasite raporuyla teyit edilmesi,
- İmalat işinde 20 veya daha fazla işçi çalıştırılması olarak belirlenmiştir. (İşçi sayısının tespitinde bizzat imalat işinde çalışan işçiler dikkate alınır. Bunlar dışında kalan yönetici, büro personeli ve muhasebeci gibi personel dikkate alınmaz. Hesaplamada, ihracatın gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylık ortalama esas alınır.)
2-) İhracat İstisnası Kapsamındaki İade Talepleri Bakımından Diğer İhracatçılar (Hizmet İhracatı Yapanlar Hariç) İçin Geçerli Olan Özel Şartlar
Genel şartları taşıyan mükelleflerden;
- Son üç takvim yılı itibarıyla yıllık 4 milyon ABD Doları veya,
- Son beş takvim yılı itibarıyla yıllık iki milyon ABD Doları ve üzerinde ihracat yapanlara,
Bu şartları sağladıkları tarihi takip eden yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere İTUS sertifikası verilir.
3-) Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler Bakımından Geçerli Olan Özel Şartlar
Yukarıdaki kapsama girmeyen diğer bütün mükellefler için geçerli olan özel şartlar;
Başvuru tarihinden önce vergi dairesine verilmiş olan son yıllık kurumlar vergisi veya gelir vergisi beyannamesinin ekinde yer alan bilânçoya göre en az;
- Aktif toplamı 40.000.000 TL,
- Maddi duran varlıkları toplamı 10.000.000 TL,
- Öz sermaye tutarı 20.000.000 TL,
- Net satışları 50.000.000 TL,
Cari yıl dahil, başvuru tarihinden önceki takvim yılında vergi dairesine verilmiş muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısı 50 veya daha fazla, (Hesaplamada işlemin gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylık ortalama esas alınır.)
D- İTUS Uygulamasına Göre İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
İTUS sertifikasına sahip mükelleflerin iade talepleri; iadenin teminat karşılığında talep edilmesi halinde, iade miktarının 5.000,00 TL’yi aşması durumunda belirlenen sınırı aşan kısmının (% 8)’i (dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri için %4’ü) için teminat alınarak yerine getirilecektir.
Teminat, aksi belirtilmedikçe, iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ibraz edilecek YMM raporu ile çözülür. Bu süre içerisinde YMM raporu ibraz edilmemesi halinde veya mükellefin talep etmesi durumunda teminat VİR sonucuna göre çözülür. İTUS sertifikasının iptalini gerektiren bir neden olmadığı sürece, sonraki iade taleplerinde indirimli teminat uygulaması devam edecek olup YMM raporunun da yine altı ay içinde ibraz edilmesi gerekecektir.
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Yapılan İşlerde Damga Vergisi Uygulaması
Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak;
- Yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar,
- Münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırıma yönelik gayri maddi hakların kiralanması ve satın alınmasına ilişkin düzenlenen kâğıtlar,
- Belge kapsamında sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler,
- Taahhütnameler,
- Teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar,
- Söz konusu yatırımlara yönelik danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlar,
Yatırım teşvik belgesi geçerlilik süresi içerisinde düzenlenmiş olmaları, teşvik belgesinde yazan tutarla sınırlı olmak üzere damga vergisinden istisnadır. (488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun IV/43 fıkrası)
DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”
