Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (Küresel ATV) Bildirim Formu Rehberi

Bu bilgilendirme metni, uluslararası küresel asgari vergi (Pillar 2 / GloBE) kuralları kapsamında Türkiye’deki bağlı şirketlerin Gelir İdaresi Başkanlığı’na (GİB) sunması gereken Bildirim Formu sürecini özetlemektedir.

Bu Bildirimi Kimler Yapmalıdır?

Yıllık konsolide hasılatı 750 milyon Avro eşiğini aşan Çok Uluslu İşletme (ÇUİ) Gruplarının Türkiye’de bulunan tüm bağlı şirketleri veya şubeleri bu bildirimi yapmakla yükümlüdür.

Küresel ATV başka ülkede (örneğin Japonya’da) beyan edilmişse bu bildirim yine de gerekiyor mu?

Evet, gereklidir. Ana firmanın Bilgi Beyannamesini (GIR) kendi ülkesinde (Japonya) vermiş olması Türkiye’deki şirketi bu bildirimden muaf tutmaz. Bu işlem bir vergi ödemesi değil; Türk Gelir İdaresi’ne “Bizim küresel beyannamemiz Japonya’daki ana merkezimiz tarafından verildi, oradan temin edebilirsiniz” deme bildirimidir.

Yerel ATV Beyannamesi vermek bu bildirimin yerine geçer mi?

Hayır, geçmez. Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (QDMTT) Beyannamesi ile bu “Bildirim Formu” tamamen farklı iki işlemdir:

Yerel ATV Beyannamesi: Türkiye’deki vergi yükünün %15’in altında kalması durumunda doğan fark verginin hesaplanıp ödenmesi içindir.

Bildirim Formu: Küresel çaptaki GIR beyannamesinin hangi ülkede ve hangi şirket tarafından sunulduğunun GİB’e bildirilmesi içindir.

Dijital Vergi Dairesi Üzerinden Adım Adım Bildirim Süreci

  1. Sisteme Giriş:

Bildirimi yapacak Türkiye’deki bağlı işletmenin kendi Vergi Kimlik Numarası (VKN) ve şifresi ile Dijital Vergi Dairesi portalına giriş yapın.

  1. Formun Bulunması:

Ana sayfadaki “Bildirimlerim” menüsüne tıklayın ve listeden “Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisine İlişkin Bildirim Formu” seçeneğini açın.

  1. Form Bilgilerinin Doldurulması:

Açılan formda istenen şu temel bilgileri eksiksiz girin:

    • Bildirimi veren Türkiye’deki işletmenin bilgileri,
    • Bağlı bulunulan Çok Uluslu İşletme (ÇUİ) grubunun adı,
    • Grubun Bilgi Beyannamesini (GIR) veren firmanın bilgileri.
  1. Yurt Dışı Beyan Durumunun İşaretlenmesi:

Küresel ATV Bilgi Beyannamesinin (GIR), Bilgi Değişimi Anlaşması’na (MCAA) taraf olan ülkede daha önce sunulduğu bilgisini formda ilgili seçeneği işaretleyerek belirtin. Bu işaretleme sayesinde aynı beyannamenin Türkiye’de tekrar sunulmasına gerek kalmaz.

  1. Onay ve Gönderim:

Form ve ekindeki tüm bilgiler kontrol edildikten sonra, elektronik ortamda onaylanır ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

UTTS Kapsamında Yapılan Akaryakıt Alımlarının Gider ve KDV İndirimi Kapsamında Belgelendirilmesi

Vergi Usul Kanunu (VUK) mevzuatı ve Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) düzenlemeleri uyarınca; kurumlar vergisi mükelleflerinin UTTS’ye kayıtlı taşıtları için gerçekleştirdikleri akaryakıt alımlarında, pompaya bağlı Ödeme Kaydedici Cihazlardan (ÖKC) çıkan fişler —fatura düzenleme sınırının altında kalmak kaydıyla— doğrudan gider belgesi ve KDV indirim dayanağı olarak kabul edilmektedir.

  1. Yasal Mevzuat Dayanakları
  • VUK Mükerrer 257. Madde: Akaryakıt harcamalarının vergi matrahından indirilmesi ve KDV’sinin indirim konusu yapılabilmesi için alımın UTTS donanımlı sistemler üzerinden gerçekleşmesi şarttır.
  • 68 ve 204 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğleri: Akaryakıt pompalarına bağlı ÖKC’lerden düzenlenen ve taşıt plakasını içeren fişlerin, fatura yerine geçen belge olduğu hüküm altına alınmıştır.
  • VUK 232. Madde: Fatura kullanma zorunluluğuna ilişkin yıllık tutar sınırını belirler.
  1. Uygulama Detayları ve Belgelendirme Esasları
Durum / İşlem Türü Uygulama Esası ve Belge Düzeni
Fatura Sınırı Altındaki Alımlar İşlem tutarı ilgili yılın VUK 232 fatura düzenleme sınırının altındaysa, fiş üzerinde plaka ve UTTS bilgisi bulunması kaydıyla fiş doğrudan gider yazılır. Fatura aranmaz.
Fatura Sınırını Aşan Alımlar Tek seferde yapılan akaryakıt alımı fatura düzenleme sınırını aşıyorsa, ÖKC fişinin faturaya dönüştürülmesi ve akaryakıt istasyonundan fatura alınması zorunludur.
Toplu / Dönem Sonu Faturalama Taşıt Tanıma Sistemi (TTS) kullanan ve 15 günlük periyotlarla fatura alan mükelleflerde; e-Fatura/e-Arşiv Faturası ve ekindeki UTTS onaylı detay raporu esas alınır.
  1. Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hususlar
  • Plaka ve UTTS Veri Eşleşmesi: Fiş üzerinde yazan plaka bilgisi ile UTTS sistemine tanımlı taşıt plakasının ve plaka okuma bilgisinin eksiksiz ve doğru şekilde yer alması zorunludur.
  • Sistem Dışı Alımlar: UTTS zorunluluğu kapsamında olup da sistem üzerinden yapılmayan (elle plaka girilerek yapılan) akaryakıt alımlarına ait fişler, fatura tutarı ne olursa olsun vergi kanunları açısından Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) sayılır ve KDV indirimi yapılamaz.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kurumlar Vergisi Mükellefinin Gider Yazabilmesi İçin Gereken Belgeler

VUK’un 227. maddesi uyarınca defter kayıtlarının belgeye dayanması zorunludur; 3/B maddesi ise vergilendirmede işlemin gerçek mahiyetinin esas alınacağını belirtir. Buna göre bir kurumlar vergisi mükellefinin bir harcamayı gider olarak defterine kaydedip vergi matrahından indirebilmesi için harcamanın, VUK’ta sayılan belge türlerinden biriyle tevsik edilmiş (belgelendirilmiş) olması gerekir:

  • Fatura (kağıt veya e-Fatura/e-Arşiv)
  • Gider pusulası (vergi mükellefi olmayanlardan yapılan mal/hizmet alımlarında)
  • Müstahsil makbuzu (çiftçiden yapılan alımlarda)
  • Serbest meslek makbuzu
  • Perakende satış fişi / ÖKC (yazar kasa) fişi — yalnızca yasal sınırın altındaki tutarlar için
  • Giriş ve yolcu taşıma biletleri

Bu belgelerden herhangi biri olmadan yapılan bir kaydın gider olarak kabulü mümkün değildir; belge ibraz edilemeyen tutarlar için özel usulsüzlük cezası ve kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) uygulaması söz konusu olur.

Perakende satış fişi / ÖKC (yazar kasa) fişi

VUK 232. madde, fiş-fatura ayrımını sadece tutara göre değil, alıcının kim olduğuna göre de belirler:

Sınır (2026’da 12.000 TL), nihai tüketiciye (mükellef olmayana) yapılan satışlar için geçerlidir. Alıcı bir mükellef ise (tüccar, şirket, serbest meslek erbabı vb.) yani satın alma, bir kurumlar vergisi mükellefinin ticari faaliyeti kapsamında yapılıyorsa tutar ne olursa olsun satıcının fatura düzenlemesi esastır.

Yani 12.000 TL’lik işlem sınırın altında kalsa da, alıcı bir şirket/kurum ise bu satış aslında “nihai tüketici satışı” değil “mükellefe satış” sayılır ve kural olarak fatura kesilmesi gerekir; sırf tutar düşük diye fiş yeterli hale gelmez.

Fiş Ne Zaman Geçerli Gider Belgesi (dolayısıyla KDV indirimine konu) Olur?

  • İşyerinde tüketilmek/kullanılmak amacıyla alınan, fatura sınırını (2026’da 12.000 TL) aşmayan mal ve hizmetler (kırtasiye, temizlik malzemesi, büro ihtiyacı gibi)
  • Taksi ücretleri
  • Akaryakıt alımları (UTTS kapsamındaki araçlar için ayrıca UTTS şartı da aranır — önceki bölümde anlattığımız gibi)

Bu durumlarda fişte KDV ayrıca gösterilmiş ve fiş kanuni defterlere kaydedilmişse, KDV indirim konusu yapılabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kağıt Belge Fatura ya da Fişin Geçerli Olduğu Durumlar

  1. Perakende Satış Fişi Hangi Durumda Kesilir?

Vergi mükellefi olmayan (nihai tüketici) kişilere yapılan ve Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 232. maddesinde belirlenen tutarın altında kalan satışlarda fatura zorunlu değildir; perakende satış fişi (yazar kasa/ÖKC fişi) düzenlenmesi yeterlidir.

  • 2026 yılı için bu sınır 12.000 TL’dir (KDV dahil).
  • Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için özel sınır 36.000 TL’dir.
  • Alt limit yoktur; işletme isterse her tutarda fatura kesebilir.
  1. Fatura Ne Zaman Düzenlenmeli?

Aşağıdaki durumlarda fatura düzenlenmesi zorunludur:

  1. Satış tutarı, o yıl için belirlenen haddi (2026’da 12.000 TL) eşitler veya aşarsa.
  2. Alıcı vergi mükellefi ise (tacir, esnaf, serbest meslek erbabı, çiftçi vb.) — tutar ne olursa olsun fatura kesilmesi gerekir.
  3. Müşteri tutar sınırın altında kalsa dahi fatura talep ederse — bu talep reddedilemez, anında fatura düzenlenmelidir.
  1. Kağıt Belge Fatura ya da Fişin Geçerli Olduğu Durumlar

589 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile, ticari kazancı basit usulde tespit edilenler ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için e-Arşiv’e zorunlu geçiş 2027 yılına ertelenmiştir. Ancak bu özgürlüğü sınırsız değildir: 31 Aralık 2026 tarihine kadar, vergiler dahil 3.000 TL’yi aşmayan işlemler için belirli koşullar çerçevesinde kâğıt fatura düzenlemeye devam edebilir. İşlem bedeli 3.000 TL’yi aşarsa, aynı dahi e-Arşiv Fatura düzenlenmesi zorunludur.

Bu 3.000 TL sınırı, genel fatura düzenleme sınırı olan 12.000 TL ile karıştırılmamalıdır. 12.000 TL’lik satışın fatura mı fiş mi ile belgelendirileceği; 3.000 TL sınır ise (basit usul ve işletme hesabı esasına tabi olanlar için) düzenlenen faturanın kâğıt mı yoksa e-Arşiv mi olacağını belirler. Dolayısıyla 3.000 TL ile 12.000 TL arasındaki bir işlem için fatura zorunlu değildir (fiş yeterlidir), ancak faturanın düzenlenmesi tercih edilir veya müşteri talep ederse bu tutar için e-Arşiv Fatura kesilmesi gerekir.

Perakende satış fişi (yazar kasa/ÖKC fişi) her koşulda fiziki veya elektronik ÖKC üzerinden kesilen bir belgedir; sınırın altındaki nihai tüketici satışlarında geçerlidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu üzerinden ödenen KDV’nin İndirimi Mümkün mü?

1. KDV İndirim Yasağının Dayanağı ve Maksadı nedir?

KDV indirim yasağının kaynağı, 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve bunun usul esaslarını belirleyen 57 Sıra No’lu KDV Genel Uygulama Tebliği’dir. Bu düzenlemeler; gözetim uygulaması, korunma önlemleri ve dampinge karşı vergi gibi yasal düzenlemeler nedeniyle gümrük matrahında oluşan sanal/fiktif artışlara isabet eden KDV’nin indirilmesini yasaklar. Getiriliş maksadı; haksız rekabet yaratan, yerli üreticiyi tehdit eden veya gözetim altındaki ucuz ithal malların çekiciliğini azaltmak, bu tür ithalat yapan firmalara ilave KDV maliyeti yükleyerek yerli piyasayı ve üreticiyi korumaktır.

2. KKDF Nedir, Hangi Düzenleme ile Getirilmiş ve Maksadı Nedir?

KKDF (Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu), 1988 yılında (88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) mevzuatımıza girmiştir. Temel getiriliş maksadı; yurt içi tasarrufları artırmak, yatırımları/ihracatı teşvik etmek ve döviz çıkışına neden olan kredili/vadeli (mal mukabili, kabul kredili vb.) ithalatı cezalandırarak Türkiye’deki firmaları peşin ödemeye sevk etmektir.

3. Vergide Kıyas Yapılır mı? Neden Yapılamaz?

Vergi hukukunda kıyas yasaktır (Vergide Kanunilik İlkesi). Bir vergi kanununda yer alan kısıtlama veya ceza, kanunda açıkça yazmayan benzer durumlara benzetilerek (“KKDF de gümrükte ödeniyor, o halde onun KDV’si de indirilemesin” denilerek) genişletilemez. İstisnalar ve indirim yasakları dar yorumlanmak zorundadır.

4. KKDF Üzerinden Ödenen KDV Neden İndirilebilir?

KKDF, malın fatura değerine ilişkin gerçek bir finansman harcamasıdır; gözetim veya korunma önlemlerinde olduğu gibi idari kararla yapay olarak artırılmış fiktif bir matrah değildir. 7846 sayılı Karar ve 57 Seri No’lu Tebliğ metninde KKDF açıkça indirim yasağı kapsamına alınmamıştır. Kanunilik ilkesi gereği, mevzuatta açıkça yasaklanmayan ve fiilen cebinizden çıkan gerçek bir harcamaya (KKDF) ait ödenen KDV, İndirilecek KDV olarak kullanılmaya devam eder.

5. Beyannamede Yer Alan Her Yurt Dışı Diğer Giderler İndirilemeyecek KDV Kapsamında Değildir

Beyannamede “Yurt Dışı Diğer Giderler (YDDG)” alanında bir tutarın yer alması, bu tutara isabet eden KDV’nin otomatik olarak indirilemeyecek KDV kapsamına girdiği anlamına gelmez. İndirim hakkı yalnızca gözetim uygulaması nedeniyle beyan edilen tutarlar için kaldırılmıştır. Dolayısıyla YDDG içinde yer alan navlun, sigorta, komisyon, lisans bedeli, iskonto gibi gerçek ve belgeye dayanan gümrük kıymeti unsurlarına isabet eden KDV indirilebilir. İndirim yasağı yalnızca gözetim kıymetine ulaşmak amacıyla beyan edilen kıymet farkı ile bu fark nedeniyle artan vergi, resim, harç ve paylara isabet eden KDV bakımından uygulanır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Temettü Ödemesi Sonrası Yapılan Sermaye Artırımlarında Nakdi Sermaye Faizi İndirimi

Danıştay 3. Dairesi, şirket kârının önce ortaklara dağıtılıp (temettü ödemesi yapılıp), ardından ortaklar tarafından şirkete yeniden sermaye olarak konulması durumunda, Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) Madde 10/1-ı kapsamında düzenlenen nakdi sermaye faizi indiriminden yararlanılabileceğine hükmetmiştir.

Kararın Gerekçesi ve Temel Mantığı

Öz Sermaye Niteliği: Şirket bünyesinde kalan ve dağıtılmayan kârlar zaten öz sermayenin bir parçasıdır. Bu kârların doğrudan sermayeye eklenmesi (iç kaynaklardan sermaye artırımı), şirkete dışarıdan yeni bir nakit girişi sağlamadığı için faiz indirimine konu edilemez.

Nakit Girişi Şartı: Ortaklara nakden dağıtılan kar payları (temettü), artık öz sermaye kalemi olmaktan çıkar ve ortakların kişisel varlığı haline gelir.

Hukuki Durum: Dağıtılan bu tutarların, ortaklar tarafından yeniden ve nakit olarak şirkete sermaye olarak konulması durumunda, şirkete dışarıdan yeni bir nakit girişi sağlanmış olur. Danıştay, bu yöntemin kanunun aradığı şartları karşıladığına ve vergi indiriminden yararlanılmasına engel bir durum olmadığına karar vermiştir.

Mahkeme Kararı: Danıştay 3. Dairesi’nin 21.04.2025 tarihli ve E.2024/5566, K.2025/2025 sayılı Kararı.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

TEKNOKENT MUHASEBESİ

Teknokent muhasebesi, normal bir şirketin muhasebesinden farklı olarak tamamen “Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) projesi odaklı” yürüyen, devletin sağladığı çok ciddi vergi avantajlarını hatasız yönetmeyi amaçlayan özel bir uzmanlık alanıdır.

  1. Her Şey Proje Bazlı İzlenir (Maliyetlerin Ayrıştırılması)

Teknokentte her Ar-Ge projesinin bir başlangıcı, bitişi ve devlet (bakanlık) onayı vardır. Muhasebenin en büyük görevi, şirketin tüm harcamalarını bu projelere göre ayırmaktır.

Nasıl Uygulanır? X projesinde çalışan yazılımcının maaşı, o proje için alınan sunucu (server) hizmeti veya test cihazı gibi giderler, genel şirket giderlerinden ayrılır. Teknokent muhasebesinde her projenin kendi kod numarası olur ve harcamalar buraya (Tek düzen hesap planında genellikle 750 Araştırma ve Geliştirme Giderleri hesabına) kaydedilir.

  1. Muazzam Vergi Avantajları (Kazanç ve Ücret İstisnaları)

Devlet, teknokentteki şirketlere Ar-Ge yapmaları için büyük bütçe kolaylıkları sağlar (Yasal dayanağı: 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu).

Kurumlar Vergisi Muafiyeti: Şirket, onaylı Ar-Ge projesinden elde ettiği kazanç (yazılım satışı vb.) için Kurumlar Vergisi ödemez. Ancak bu muafiyetin şartı, kazancın sadece o projeden elde edilmiş olmasıdır. Normal ticari faaliyetler (örneğin donanım alıp satmak) bu istisnaya girmez.

Personel Vergilerinde İndirim: Ar-Ge projesinde fiilen çalışan personelin (yazılımcı, mühendis vb.) ücretinden kesilen Gelir Vergisi (belli oranlarda) ve SGK işveren priminin yarısı devlete ödenmez, şirkette kalır. Muhasebe, kimin hangi projede kaç saat çalıştığını (zaman kartlarını) hatasız tutmak zorundadır.

  1. Teşvikler ve Fikri Mülkiyet (Hibe ve Patentler)

Teknokent şirketleri genellikle TÜBİTAK veya KOSGEB gibi kurumlardan geri ödemesiz hibeler alır.

Hibeler: Gelen bu paralar normal bir “satış geliri” gibi vergilendirilmez. Muhasebede özel bir fon hesabına (549 Özel Fonlar) alınır ve sadece projenin harcamalarında kullanılır.

Patentler: Proje sonucunda ortaya çıkan yazılım veya ürün bir patent/lisans değerine ulaştığında, bu durum şirketin bilançosunda bir “duran varlık” (263 Araştırma ve Geliştirme Giderleri Aktifleştirilmesi) olarak gösterilir ve şirketin değerini artırır.

Teknokent muhasebesi, devletin sağladığı vergi muafiyetlerinden ve hibelerden yasal olarak tam yararlanabilmek ve olası bir maliye denetiminde ceza yememek için her kuruş Ar-Ge harcamasını projesine göre etiketleme sanatıdır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Teknopark (Teknoloji Geliştirme Bölgeleri) ve Vergi İstisnaları

Teknopark Nedir ve Neden İhtiyacımız Var?

Teknopark (Teknoloji Geliştirme Bölgesi- TGB) Nedir? Üniversiteler, şirketler ve araştırmacıların bir araya gelerek yüksek teknoloji ve yazılım ürettikleri, yeni bir buluşu ticari bir ürüne dönüştürdükleri özel alanlara Teknopark (veya Teknokent) diyoruz.

Peki Neden Teknoparka Girmelisin? (“Ölüm Vadisi” Kavramı) Bir girişimci olarak şirketini kurduğun ilk yıllarda çok fazla giderin olacak ama henüz satış yapmadığın için hiç gelirin olmayacak. Girişimcilik dünyasında şirketlerin parasız kalıp iflas etme riski taşıdığı bu zorlu döneme “Ölüm Vadisi” (Death Valley) denir. İşte devlet, Teknopark teşvikleri ile sana “Sen yeter ki teknoloji üret, ben senden vergi almayarak seni bu Ölüm Vadisi’nden sağ çıkaracağım” der.

Cebinde Kalacak Paralar (Vergi İstisnaları)

Bir Teknopark’ta projen onaylandığında, 31 Aralık 2028 tarihine kadar çok güçlü maddi avantajlar elde edersin. Gündelik hayattan örneklerle inceleyelim:

  1. Kurumlar Vergisi İstisnası (%100): Normalde bir şirket yıl sonunda elde ettiği kâr üzerinden devlete (2026 yılı için) %25 Kurumlar Vergisi öder. Ancak Teknopark’ta onaylı yazılım veya Ar-Ge projenden elde ettiğin kazançtan (yalnızca bölgede yürütülen Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için) 1 kuruş bile kurumlar vergisi ödemezsin.
  2. KDV İstisnası (%100): Geliştirdiğin bir yazılımı, mobil uygulamayı veya oyunu Türkiye’deki bir müşteriye satarken normalde faturaya %20 KDV eklemen gerekir. Teknopark’ta ürettiğin sistem yönetimi, iş uygulamaları, mobil oyun gibi yazılımların (sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel yazılım, internet, mobil uygulama, askeri komuta kontrol, oyun) satışında KDV sıfırdır. Bu sana piyasada muazzam bir fiyat rekabeti avantajı sağlar.
  3. Çalışan Maaşlarındaki Vergi İndirimleri (Gelir Vergisi ve SGK): Yanında çalıştıracağın yazılımcıların ve araştırmacıların maaşlarından devlete ödenmesi gereken Gelir Vergisi stopajı silinir. Ayrıca, çalışanların SGK işveren prim maliyetlerinin yarısı devlet tarafından karşılanır. Hatta 15 kişiden az çalışanın varsa, ofisi temizleyen veya idari işlere bakan “destek personelinin” %20’si de bu vergi indirimlerinden faydalanır (normal şartlarda bu oran Ar-Ge personeli sayısının %10’udur).
  4. Gümrük ve Damga Vergisi Muafiyeti: Projen için yurt dışından bir test cihazı veya yüksek işlemcili sunucu getirmen gerekirse, gümrük vergisi ödemezsin. Çalışanların maaş bordrolarındaki damga vergisi de sıfırlanır.

 

Yeni Nesil Çalışma Şartları

Devlet, “Teknopark şirketisin diye seni ofise hapsetmiyorum” diyerek 2026 yılı kurallarıyla (31 Aralık 2026’ya kadar uzatılmış olan 10766 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile) çok ciddi esneklikler sunuyor:

  • Bilişim ve Yazılım Personeli İçin %100 Uzaktan Çalışma: Yazılımcıların tüm ayı evden veya başka bir şehirden çalışarak geçirse bile tüm vergi ve SGK teşviklerinden %100 yararlanmaya devam edersin.
  • Diğer Ar-Ge Personeli İçin %75 Uzaktan Çalışma: Yazılım dışı (örneğin donanım üreten) personelin, vaktinin %75’ini uzaktan, kalan %25’ini ofisteki turnikelerden kart okutarak geçirebilir.
  • Eğitime Destek: Yüksek lisans yapan çalışanlarının 1,5 yılı, doktora yapanların 2 yılı ofis dışında (okulda) geçse bile teşvik kapsamında sayılır. Ayrıca 3 Şubat 2021’den sonra ilk kez işe alacağın bir doktora öğrencisinin asgari ücrete kadarlık maaş kısmı, 2 yıl boyunca doğrudan Bakanlık tarafından karşılanabilir.

Vaka Analizi (Bu İşin Gerçek Değeri Nedir?)

Konuyu tam anlamak için 2026 yılı rakamlarıyla basit bir 10 kişilik yazılım şirketi örneğine bakalım:

  • Senin Şirketin: 10 yazılımcı çalıştırıyorsun. Personel başı brüt maaş 100.000 TL (Aylık toplam 1 Milyon TL maaş yükün var).
  • Gelirin: O yıl bir yazılım geliştirdin ve 20.000.000 TL’ye sattın. Kârın 10.000.000 TL.
  • Teknopark’ta Olmasaydın: 2,5 Milyon TL Kurumlar Vergisi (10.000.000 x %25), 4 Milyon TL KDV (20.000.000 x %20) — toplamda 6,5 Milyon TL — ve personel için ayrıca yüz binlerce lira SGK/Gelir Vergisi ödeyecektin.
  • Teknopark’ta Olduğun İçin Kazancın: Personel maliyetlerinden yılda yaklaşık 930.000 TL tasarruf edersin. Buna ek olarak KDV ve Kurumlar Vergisi sıfırlandığı için devlete ödemeyeceğin 6.500.000 TL de yasal olarak senin cebinde kalır. Toplamda yıllık tasarrufun yaklaşık 7.430.000 TL‘yi bulur.

Bu parayla işini büyütebilir, yeni yazılımcılar işe alabilir veya küresel pazara açılabilirsin!

Kurallar ve Dikkat Etmen Gerekenler

Bu harika imkanların bazı sıkı kuralları vardır:

  1. Projeyi Kanıtlamalısın: Fikrinin gerçekten bir “Ar-Ge” veya “Yazılım” niteliği taşıması gerekir. Bu fikri akademisyenlerden ve uzmanlardan oluşan bir heyete (Proje Değerlendirme Komisyonu) sunup onaylatmak zorundasın. Sıradan bir e-ticaret al-sat işi bu kapsama girmez.
  2. Fiziki Yerleşim ve Takip: Şirketinin Teknopark veya Kuluçka Merkezi sınırları içinde fiziki bir ofisi olmalıdır. Çalışanların ofiste veya projede geçirdiği süreyi PDKS (Personel Devam Kontrol Sistemi) ile sisteme girmelisin.
  3. Fon Yatırım Zorunluluğu: Yıllık beyannamende beyan ettiğin istisna/indirim kazancı 2.000.000 TL ve üzerine çıkarsa, bu kazancın sabit %3’lük bir kısmını (yıllık en fazla 100.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere) mecburi olarak Türkiye’deki Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına (GSYF) veya kuluçka merkezlerindeki başka girişimlere yatırmak zorundasın. Eğer bu tutarı ilgili yılın sonuna kadar yatırmazsan, kazandığın vergi muafiyetinin %20’sini iptal edip senden gecikme faiziyle (ceza uygulanmaksızın) geri alırlar.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Teknokentlerde (Teknoloji Geliştirme Bölgeleri) Uygulanan Kazanç İstisnası

Teknokentlerde (Teknoloji Geliştirme Bölgeleri) uygulanan kazanç istisnasının vergisel boyutlarını, kurallarını ve riskleri azaltmak için yapılması gerekenler;

  1. İstisnanın Niteliği ve Kapsamı

Faaliyet Bazlıdır: İstisna şirket bazlı değil, proje ve faaliyet bazlıdır. Şirketler bölge içinde hem istisna kapsamında hem de istisna dışında gelir elde edebilir.

Kapsama Giren Gelirler: Ar-Ge, tasarım, yazılım (programlama, sistem analizi vb.) faaliyetleri; güncelleme/uyarlama yazılım gelirleri; bu faaliyetlerden doğan alacakların kur farkı gelirleri ve projeye sağlanan hibeler (TÜBİTAK vb.).

Kapsam Dışı Gelirler: Güncelleme dışındaki bakım/destek hizmetleri, web sitesi reklam gelirleri, nakitlerin değerlendirilmesiyle oluşan faiz/değerleme kur farkları ve seri üretim/pazarlama faaliyetleri.

Zarar Durumu: İstisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı kazançlardan mahsup edilemez.

  1. İstisna Kazancın Tespiti ve Gider Dağıtımı

İstisna kazanç; ilgili hasılattan, o faaliyete ait maliyet ve giderlerin düşülmesiyle bulunur. Kayıtların muhasebede ayrı izlenmesi şarttır.

Müşterek Genel Giderler: Cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılır.

Müşterek Amortismanlar: Sabit kıymetlerin (makine, ulaştırma vb.) her bir işte kullanıldığı gün sayısına göre dağıtılır. Gün sayısı bilinemiyorsa genel gider dağıtım anahtarına tabi olur.

  1. Seri Üretim Ayrıştırması ve Belge Şartı

Seri Üretim: Bölgede geliştirilen ürün/yazılım seri üretime konu edilirse, kazancın tamamı istisna olmaz. Transfer fiyatlandırması ilkelerine göre sadece gayri maddi hakka (lisans, patent, tasarım payı) isabet eden kısım istisna edilir; üretim ve pazarlama payı vergilendirilir.

Patent Şartı: Ar-Ge ve yazılım kazançlarının istisnaya konu edilebilmesi için patent veya fonksiyonel olarak patente eşdeğer bir belgeye bağlanması (veya Kurumlar Vergisi beyanname süresine kadar başvurulmuş olması) şarttır. Telif hakkı tesciline konu yazılımlarda ilave belge aranmaz.

Not: Tasarım faaliyetlerinden doğan gayri maddi hakların satış/devir/kira gelirleri istisna kapsamından çıkarılmıştır.

  1. Nitelikli Harcama Oranı (Nexus Yaklaşımı)

Patentli gayri maddi hak kazancının ne kadarının istisna edileceği, Nitelikli Harcamalar / Toplam Harcamalar oranı ile projenin bizzat şirket tarafından yapılıp yapılmadığına göre (proje bazında) belirlenir.

Nitelikli Harcamaya Girenler Toplam Harcamaya Girenler (Nitelikli Olmayan) Orana Hiç Dahil Edilmeyenler
 Şirketin doğrudan yaptığı Ar-Ge harcamaları

 

İlişkisiz kişilerden alınan hizmetler

Yurt içi yerleşik ilişkili kişilerden alınan hizmetler

 Gayri maddi hak satın alma bedelleri (Lisans vb.)

 

Yurt dışı ilişkili kişilerden sağlanan hizmetler

 Faiz ve finansman giderleri

 

Bina maliyetleri, amortismanı, kirası ve genel yönetim gideri payları

Mükellefler nitelikli harcama tutarını %30’a kadar artırabilir (toplam harcamayı aşmamak kaydıyla).

  1. %3 Yatırım ve YMM Tasdik Zorunluluğu

%3 Yatırım Zorunluluğu: Teknokent kazanç istisnası 5 milyon TL üzerinde olan mükellefler, bu tutarın %3’ünü pasifte geçici bir hesaba aktarmalı ve yıl sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişim sermayesi fonlarına/ortaklıklarına veya kuluçka merkezindeki girişimcilere sermaye olarak koymalıdır (Yıllık üst sınır 100 milyon TL’dir).

Uymamanın Cezası: Yatırılmayan tutar nedeniyle yıllık beyannamede istisna edilen kazancın %20’si istisnadan mahrum kalır ve vergi ziyaı cezası kesilmeksizin tarh edilir.

YMM Tasdik Zorunluluğu: 2025 yılı itibarıyla, tek başına 500.000 TL’yi veya toplamda 1 Milyon TL’yi aşan istisna ve indirimlerden yararlanabilmek için Yeminli Mali Müşavir (YMM) Tasdik Raporu ibrazı zorunludur.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Gaziantep BİM 1. Vergi Dava Dairesi, 30.12.2021 tarihli, E. 2021/632, K. 2021/1712 sayılı karar

Konu: Perakende satış fişi ile belgelendirilen hizmet üretim maliyeti harcamalarının kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilip indirilemeyeceği – Bu harcamaların fatura ile tevsik edilmesinin zorunlu olup olmadığı.

Olayın Özeti: Davacı şirketin 2019 yılı yasal defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde bir vergi inceleme raporu düzenlenmiştir. Raporda; şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirdiği hizmet üretim maliyetine ilişkin birtakım harcamaları perakende satış fişi ile belgelendirdiği, ancak bu tür harcamaların fatura ile tevsik edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Bu gerekçeyle perakende fişlerine ait giderler reddedilmiş ve şirket adına 2019/1-3 ile 4-6 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tek kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisi salınmıştır. Davacı şirket, bu cezalı tarhiyatların kaldırılması istemiyle dava açmıştır.

Yargılama Süreci:

İlk Derece Mahkemesi (Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi): * Mevzuata göre mükelleflerin ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili olmak şartıyla kırtasiye, büro, temizlik, akaryakıt, su ve gıda gibi giderlerini perakende satış fişiyle belgelendirerek gider yazabileceğini belirtti.

Vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğunu, söz konusu harcamaların fatura ile tevsik edilmemiş olsa bile şirketin faaliyet konusuyla ilgili yapıldığının açık ve ihtilafsız olduğunu vurguladı.

Davalı idare tarafından perakende satış fişlerinin içeriğinin doğru olmadığına yönelik somut bir tespit ve eleştiri sunulmadığı gerekçesiyle, cezalı kurum geçici vergisini hukuka aykırı bularak davayı kabul etti ve tarhiyatı kaldırdı.

Bölge İdare Mahkemesi (Gaziantep BİM 1. Vergi Dava Dairesi): * Davalı idarenin, hizmet üretim maliyeti unsuru olan giderlerin fatura yerine perakende satış fişiyle belgelendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarını inceledi.

İlk derece mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirterek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verdi.

Hukuki Değerlendirme:

Vergi hukukunda gelirin tespitinde, kazanç ve iratların gerçek ve safi miktarlarının dikkate alınması; mal ve hizmetin işletmeye gerçekten girip girmediğinin (vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin) esas alınması gerekir.

Harcamaların şirketin faaliyet alanına yönelik ve gerçek olduğu ihtilafsız ise, bu harcamaların içeriğinin sahte veya yanıltıcı olduğuna dair idarece somut bir eleştiri getirilmediği müddetçe, sadece fatura yerine perakende satış fişiyle belgelendirilmiş olması gider reddi için tek başına yeterli gerekçe oluşturmaz.

Sonuç:

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, vergi mahkemesinin kararını onadı. Davalı vergi dairesinin istinaf istemi reddedildi. Yargılama giderleri başvuruda bulunan idare üzerinde bırakıldı ve artan posta avansının iadesine hükmedildi. Karar, 2577 sayılı Kanun’un 45/6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere (temyiz yolu kapalı) oybirliğiyle verilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”