Danıştay 4. Daire, 30.12.2019 tarihli, E. 2019/2718, K. 2021/3004 sayılı karar

Dava konusu istem Davacı vakıf tarafından, bünyesinde herhangi bir iktisadi işletme bulunmadığı ve elde edilen gelirlerin kurumlar vergisine tabi olmadığı iddiasıyla ihtiraz kaydıyla verilen 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen verginin iptali istenilmiştir.

Vergi incelemesinde eleştiri konusu yapılan ve yargılamaya konu hususlar

  1. Vakfın faaliyetlerinin iktisadi işletme oluşturup oluşturmadığı ve kurumlar vergisi mükellefiyeti (İdare lehine) Vakfın topladığı paraları hazine bonosu, devlet tahvili, vadeli mevduat ve repo gibi alanlarda yatırıma dönüştürmesi ile satın alınan gayrimenkulleri kiraya vermesi faaliyetlerinin, vakfın sosyal amacını aşarak ticari bir nitelik kazandığı ve bu durumun bir iktisadi işletme oluşturduğu kabul edilmiştir.

Danıştay kararı (Sonuç) Danıştay 4. Dairesi; davacı vakfın faaliyetlerinin iktisadi işletme niteliğinde olduğuna karar veren Vergi Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak onamış, davacının temyiz istemini reddetmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Danıştay 4. Daire, 09.12.1998 tarihli, E. 1998/1279, K. 1998/4909 sayılı karar

Dava konusu istem Merkezi Fransa’da bulunan ve Türkiye’ye yönelik yayın yapan yabancı bir TV şirketinin, bir Amerikan şirketine ödediği program yayın hakkı bedeli üzerinden; Fransız şirketine Türkiye’den reklam temin eden davacı Türk şirketinin dar mükellef temsilcisi sıfatıyla vergi tevkifatı (kesintisi) yapması gerektiği ileri sürülerek re’sen salınan vergi tevkifatı, hesaplanan fon payı ve kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılması talep edilmiştir.

Vergi incelemesinde eleştiri konusu yapılan ve yargılamaya konu hususlar

  1. Program hakkı ödemelerinden vergi tevkifatı yapılması zorunluluğu (Mükellef lehine) Yayın hakkı ödemesinin Fransa’daki şirket tarafından yapılıp gider kaydedildiği, gelirin Türkiye’de elde edilmediği ve hakkın münhasıran Türkiye’de kullanılmadığı anlaşıldığından, Türkiye’deki reklam şirketinin temsilci sıfatıyla vergi kesintisi yapma zorunluluğu bulunmadığına ve yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

Danıştay kararı (Sonuç) Danıştay 4. Dairesi; Fransa’daki TV şirketinin Amerikan şirketinden kiraladığı programların kira bedelini Fransa’da ödediği ve yayının sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya yapıldığı gerekçesiyle, Türkiye’deki reklam firması adına daimi temsilci sıfatıyla vergi tevkifatı yapılamayacağına hükmederek, tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararını onamış ve davalı idarenin temyiz istemini reddetmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kooperatiflerin Hasat Edilmemiş Silajlık Mısır Satışında KDV ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti

İdare: Bursa Defterdarlığı – Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü Tarih: 02.04.2026 – E-45404237-130[25-301]-132231

Olayın Özeti

Kooperatifin ortaklarından aldığı hasat edilmemiş silajlık mısırı, tarlada teslim şekliyle (hasadı alıcıya ait olacak şekilde) üçüncü kişilere satması durumunda Kurumlar Vergisi muafiyetinin korunup korunmayacağı ve satışın KDV’ye tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.

İdarenin Değerlendirmesi

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: Ortak Dışı İşlem Sayılmama Şartı: Üretim kooperatiflerinin ortaklarından topladığı ürünleri niteliğini değiştirmeden satması ortak dışı işlem sayılmaz. · Muafiyet Durumu: Mısırın niteliği işlenerek değiştirilmediği sürece muafiyet şartları korunur. Ürün işlenerek satılırsa iktisadi işletme oluşur ve kurumlar vergisi doğar.

Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: İstisna Kapsamı Dışında Kalma: Hasat edilmemiş silajlık mısır satışı; ne tarımı teşvik/ıslah istisnası (KDK m. 17/1-a) ne de yem teslimi istisnası (KDK m. 13/ı) kapsamına girmektedir.

Sonuç

  • Kurumlar Vergisi Yönünden: Ürün niteliği değiştirilmeden satıldığı için ortak dışı işlem sayılmaz; diğer kanuni şartlar da sağlanıyorsa Kurumlar Vergisi muafiyeti devam eder.
  • Katma Değer Vergisi Yönünden: Yem veya tarımsal teşvik istisnasından faydalanamaz, genel hükümlere göre KDV’ye tabidir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kalkınma Ajansı ve Cumhurbaşkanlığı Tarafından Ar-Ge Projesine Verilen Hibe Desteklerinin Vergilendirilmesi

İdare: Sivas Defterdarlığı – Gelir Yönetimi, Denetim, Hukuk ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğü

Tarih: 02.04.2026 – E-31315688-125[2025]

Olayın Özeti

Mükellef şirketin yürüttüğü Ar-Ge projesi kapsamında Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) ve Cumhurbaşkanlığı tarafından sağlanan hibe destekleri ile iktisadi kıymet alımlarının gelir olarak kaydedilip kaydedilmeyeceği ve kurumlar vergisi matrahına dahil edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.

İdarenin Değerlendirmesi

  • 5746 Sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Yönünden: Kamu kurum ve kuruluşları ile kalkınma ajansları tarafından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla verilen hibe destekleri, özel bir fon hesabında izlenir. Bu fon tutarları vergiye tabi kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınmaz.
  • Özel Fon ve Amortisman Uygulaması: Özel fonda izlenen destek tutarları Ar-Ge indirimi matrahına dahil edilmez. Proje kapsamında alınan iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli üzerinden değil, yalnızca şirket öz kaynaklarından karşılanan kısma isabet eden amortisman tutarları Ar-Ge indirimine konu edilebilir; hibe desteğine isabet eden amortismanlar indirim konusu yapılamaz.

Sonuç

  • Ar-Ge projesine yönelik hibe şeklindeki destek tutarları elde edildiği tarihte özel bir fon hesabına alınmalı ve kurum kazancına dahil edilmemelidir.
  • Projede kullanılan amortismana tabi iktisadi kıymetler için, yalnızca şirket tarafından karşılanan kısma isabet eden amortismanlar Ar-Ge indiriminde dikkate alınabilecek olup, destek tutarına isabet eden amortismanlar indirim konusu yapılamaz.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Geçici 61 inci Madde Kapsamındaki Yatırım İndirimi Tutarları ile Hesaplanan Stopajın Asgari Kurumlar Vergisi Karşısındaki Durumu

İdare: Çankırı Defterdarlığı – Gelir Yönetimi ve Denetim Müdürlüğü

Tarih: 02.04.2026 – E-71877763-125[2025/Yeni ]

Olayın Özeti

Mükellef, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61 inci maddesi kapsamında yararlandığı yatırım indirimi tutarlarının asgari kurumlar vergisi matrahından düşülüp düşülemeyeceği ve söz konusu yatırım indirimi üzerinden hesaplanan %19,8 oranındaki stopajın asgari kurumlar vergisi ile karşılaştırılıp karşılaştırılamayacağı hususunda görüş talep etmektedir.

İdarenin Değerlendirmesi

  • Asgari Kurumlar Vergisi Matrahı Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesinde, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken kurum kazancından düşülebilecek istisna ve indirimler sınırlı (sayma yoluyla) olarak belirtilmiştir.
  • Yatırım İndirimi ve Stopaj Yönünden: GVK geçici 61 inci maddesi kapsamındaki yatırım indirimi tutarları KVK 32/C maddesinde sayılan indirimler arasında yer almadığından asgari kurumlar vergisi matrahından indirilemez. Buna bağlı olarak bu indirimler üzerinden hesaplanan %19,8 stopaj tutarları da asgari kurumlar vergisi ile karşılaştırılamaz.

Sonuç

GVK geçici 61 inci maddesi kapsamındaki yatırım indirimi tutarlarının asgari kurumlar vergisi matrahından düşülmesi ve bu indirim üzerinden hesaplanan stopaj tutarlarının asgari kurumlar vergisi ile karşılaştırılması mümkün değildir.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Kapsamındaki Şirket Hisselerinin Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesinde Beyanı ile Avukatlık Tutanağı ile Ayrıştırılması

İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Tarih: 10.04.2026 – E-97895701-160[2026/5.1-19]-493812

Olayın Özeti

Mükellef, vefat eden eşinin A.Ş. hisselerinin %12,02’sinin 2002 öncesi, %17,68’inin ise 2002 sonrası edinildiğini belirterek; 2002 sonrası edinilen kısmın edinilmiş mal sayılarak Avukatlık Kanunu 35/A kapsamındaki uzlaşma tutanağı ile terekeye dahil edilmeden ayrıştırılıp ayrıştırılamayacağını sormaktadır.

İdarenin Değerlendirmesi

  • Medeni Kanun ve Avukatlık Kanunu Yönünden: Mal rejiminin tasfiyesi mirasın tasfiyesinden önceliklidir. Avukatlık Kanunu 35/A kapsamındaki uzlaşma tutanağı ilam niteliğinde olduğundan tasfiyede esas alınabilir.
  • Veraset ve İntikal Vergisi Yönünden:Ş. hisseleri ilk tarhiyatta; borsaya kayıtlı ise ölümden önceki son 3 yıldaki en son işlem değeriyle, değilse itibari (nominal) değerle beyan edilir.

Sonuç

  • 2002 öncesi edinilen %12,02’lik hissenin tamamı terekeye dahil edilerek beyan edilecektir.
  • 2002 sonrası edinilen %17,68’lik hissenin ise uzlaşma tutanağı uyarınca yapılacak mal rejimi tasfiyesi sonucu murise kalan kısmı terekeye dahil edilecektir.
  • Terekeye giren tüm hisseler borsada kayıtlıysa son 3 yıldaki en son işlem değeriyle, kayıtlı değilse itibari değerle beyan edilmelidir.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Murisin Hissedarı Olduğu Anonim Şirket Hissesinin Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesinde Hangi Değerle Beyan Edileceği

İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Tarih: 14.04.2026 – E-97895701-160[2026/5.1-20]-511150

Olayın Özeti

Mükellefin vefat eden babasının %20 hissedarı olduğu anonim şirketteki hissesinin, mirasçılar tarafından verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde hangi değer üzerinden beyan edileceği hususunda görüş talep edilmiştir.

İdarenin Değerlendirmesi

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Yönünden:

  • Tarhiyat Sistemi: Veraset ve intikal vergisinde iki aşamalı bir tarhiyat sistemi mevcut olup, ilk tarhiyatta beyan edilen değerler dikkate alınır, sonrasında Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmal edilir.
  • Değerleme Ölçüsü: Bilanço esasına göre defter tutanlarda öz sermaye hesabı “ticari sermaye” intikallerinde geçerlidir. Anonim şirket hissesinin veraset yoluyla intikalinde ise intikal eden servet unsuru ticari sermaye değil, hisse senedidir.
  • Hisse Senedinin Değerlemesi: Kanunun 10/2-d maddesi uyarınca hisse senetleri; borsada kayıtlı ise ölüm tarihinden önceki üç yıl içindeki en son muamele değeriyle, borsada kayıtlı değilse (veya üç yıl içinde muamele görmemişse) itibari değerle (nominal değerle) değerlenir.

Sonuç

Murisin hissedarı olduğu anonim şirkete ait hisse senetlerinin, veraset ve intikal vergisi beyannamesinde ilk tarhiyata esas olmak üzere; borsaya kayıtlı ise ölüm tarihinden önceki son 3 yıldaki en son işlem değeriyle, borsaya kayıtlı değilse itibari değeri (nominal değeri) üzerinden beyan edilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2026-84 2026 Yılı Turizm Ücret Desteği (SGK 2026/21 Genelgesi)

04.09.2026 tarihli ve 2026/21 sayılı SGK Genelgesi uyarınca, turizm sektöründeki konaklama tesislerine yönelik yeni bir Turizm Ücret Desteği uygulaması başlatılmıştır.

Destek, 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Destekten Kimler Yararlanabilir?

  • Kültür ve Turizm Bakanlığından onaylı turizm işletmesi belgesine sahip olan,
  • Özel sektöre ait ve aktif olarak faaliyet gösteren (SGK mahiyet kodu 2 veya 4 olan),
  • NACE Rev. 2.1 kodlamasına göre “55-Konaklama” ana başlığı altındaki iş kollarında yer alan işletmeler.

Kapsam Dışı Olanlar: Kamu kurumları, basit konaklama belgesi olanlar, SGK’ya kayıt dışı çalışan bildiren veya prim matrahını eksik bildirdiği tespit edilen işletmeler ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayan çalışanlar (örneğin sosyal güvenlik destek primine tabi emekliler, yabancı sigortalılar ve yurt dışı sigortalıları) bu destekten yararlanamaz.

Destek Şartları ve Mekanizması

  • Destek Dönemi: Mayıs 2026 – Aralık 2026 tarihleri arasını kapsar.
  • Destek Tutarı: Kapsama giren çalışanların uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödeme gün sayısı × 116,67 TL olarak hesaplanır.
  • Mahsup Yöntemi: Hesaplanan tutar nakit olarak ödenmez; işletmenin SGK’ya ödeyeceği takip eden ay/aylara ait sigorta prim borçlarından düşülür (mahsup edilir).
  • Başvuru Gerekmez: Kültür ve Turizm Bakanlığı, uygun tesislerin listesini her ay SGK’ya elektronik ortamda iletir. Sistem şartları sağlayan işletmeler için indirim tutarını otomatik hesaplar.

Yararlanma Koşulları

  1. Muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmesi,
  2. Beyan edilen primlerin ve vadesi geçmiş tüm SGK/işsizlik borçlarının, idari para cezalarının yasal süresinde ödenmiş veya yapılandırılmış (6183/48 uyarınca tecil/taksitlendirilmiş) olması,
  3. İlgili dönemde kayıt dışı (sigortasız) ya da sahte (fiilen çalışmayan) sigortalı bildiriminin yapılmamış olması.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2026-83 İlan Siteleri ve Sosyal Medyaya Yeni Bildirim Zorunluluğu

Devlet, internetten araba, ev veya ürün satanların peşine düşmek için bilgi toplama kurallarını sıkılaştırdı. Artık ilan siteleri, sosyal medya platformları ve hosting (yer sağlama) şirketleri internette verilen ilanların detaylarını her ay Maliye’ye raporlayacak.

5 Eylül 2026’da yayımlanan tebliğ ile internet ilanlarını denetleyen sisteme şu yeni kurallar getirildi:

  • İlan sitelerine ek yükümlülük: Sahibinden, Trendyol gibi aracı siteler artık sadece yapılan ödemeleri değil, yayımlanan ilanların detaylarını da Gelir İdaresi Başkanlığı’na (GİB) bildirecek.
  • Sosyal medya ve yer sağlayıcılar da dâhil edildi: Facebook, Instagram veya kişisel web siteleri üzerinden verilen ilanlar için de artık aylık düzenli bildirim zorunluluğu var. Kimin ne ilanı verdiği bu platformlar tarafından devlete iletilecek.
  • Platformların sorumluluğu hafifletildi: İlan veren kişinin yalan veya yanlış bilgi vermesi durumunda ilan sitesi değil, doğrudan ilanı veren kişi sorumlu tutulacak.

Tüketiciye ve İlan Verene Etkisi Ne?

İnternetten ev, araba, eşya satan veya kiralayan herkes T.C. Kimlik Numarası ve adres gibi temel mükellefiyet bilgilerini bu sitelere vermek zorunda. Mal başkasına aitse mal sahibinin bilgileri de paylaşılacak. Bilgi vermeyenler veya yanlış bilgi verenler Maliye’nin takibine takılacak.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2026-82 Reeskont Kredilerinde Vade Sınırı Kalktı, Tüm Bankalar Kapsama Alındı

Devlet, ihracat yapan firmaların Merkez Bankası kaynaklı indirimli kredi (reeskont kredisi) kullanırken ödediği vergi, resim ve harç gibi ek masrafları kaldırdı.

Eskiden vergi ve harç ödememe avantajı sadece Türk Eximbank üzerinden alınan kısa vadeli krediler için geçerliydi. 5 Eylül 2026’da yapılan yeni düzenlemeyle:

  • Süre sınırı kalktı: Artık sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli krediler de masrafsız/vergisiz kullanılabilecek.
  • Tüm bankalar eklendi: Bu avantaj sadece Eximbank ile sınırlı kalmayacak; Merkez Bankası’nın diğer tüm bankalar aracılığıyla sunduğu aynı krediler de kapsama dâhil edildi.

İhracatçıya Faydası Ne?

İhracat yapan veya ülkeye döviz kazandıran şirketler, ihtiyaç duydukları krediye hangi bankadan ulaşırlarsa ulaşsınlar ekstra vergi ve harç maliyeti ödemeden daha uygun şartlarda finansman sağlayabilecek.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”