Danıştay 3. Daire, 02.05.2024 tarihli, E. 2023/7684, K. 2024/2537 sayılı karar

Dava konusu istem Davacının banka hesaplarını komisyon karşılığı başkalarına kullandırdığı ve elde ettiği kazancı kayıt/beyan dışı bıraktığı tespitine dayanılarak 2015 yılı için re’sen salınan 3 kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re’sen salınan 3 kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması talep edilmiştir.

Vergi incelemesinde eleştiri konusu yapılan ve yargılamaya konu hususlar

  1. Komisyon kazancı tespiti ve gelir vergisi tarhiyatı (İdare lehine) Davacının hayatın olağan akışına aykırı sayıda banka hesabının bulunması ve yüklü miktarda para giriş-çıkışının olması sebebiyle %1 oranı üzerinden komisyon geliri elde ettiği kabul edilmiş; bu matrah üzerinden yapılan gelir vergisi tarhiyatı hukuka uygun bulunmuştur.
  2. Geçici vergi aslı ve cezası (Mükellef lehine) Mahsup dönemi geçen geçici verginin aslı aranmayacağından geçici vergi kaldırılmış; peşin alınan vergi üzerinden kesilen ceza ise 1 kat vergi ziyaı cezasına indirilmiştir.
  3. Özel usulsüzlük cezası (Mükellef lehine) Kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmayarak ceza iptal edilmiştir.
  4. Vergi ziyaı cezasının katı/oranı (Mükellef lehine – Önemli husus) Komisyon karşılığı banka hesabı kullandırma eyleminde Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde sayılan (kaçakçılık) fiiller bulunmadığından, cezanın 3 kat olarak uygulanması hukuka aykırı bulunmuş; cezanın 1 katı aşan kısmı yönünden işlem bozulmuştur.

Danıştay kararı (Sonuç): Danıştay 3. Dairesi; davalı idarenin tüm temyiz istemlerini ve davacının vergi aslına yönelik temyiz istemini reddederek onamış; davacının gelir vergisi üzerindeki 3 kat vergi ziyaı cezasının 1 katı aşan kısmına yönelik temyiz istemini kabul ederek Bölge İdare Mahkemesi kararını bu kısım yönünden bozmuştur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Danıştay 9. Daire, E. 2023/4297, K. 2024/2863 sayılı karar

  1. Yargılama Süreci ve Mahkeme Kararları

İlk Derece (Vergi) Mahkemesi Kararı: Vergi Tekniği Raporundaki tespitler değerlendirilerek, faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğu, KDV indirimlerinin reddedilerek yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) Kararı: Re’sen tarh edilen KDV ve 1 kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısım hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiştir. Ancak, davacı şirket temsilcilerinin Asliye Ceza Mahkemesi’nde sahte belge kullanma suçundan beraat ettiği, sahte faturaların bilerek kullanılmadığı kanaatine varılarak 1 katı aşan (üç kata ulaştıran) vergi ziyaı cezası kaldırılmıştır.

  1. Temyiz Eden Tarafların İddiaları

Davacının İddiaları: Sahteliği iddia edilen faturalar karşılığında gerçekten mal satın alındığı, bedelinin ödendiği ve ceza davasındaki beraat hükmü dikkate alındığında vergi ziyaına sebebiyet veren olayın gerçekleşmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenmiştir.

Davalının İddiaları: Sahte belgelerin kullanımında kasıt unsurunun oluştuğu, belgelerin bilerek kullanıldığı, 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği ve ceza mahkemesi kararlarının vergi tarhiyatı yönünden idareyi bağlamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenmiştir.

  1. Danıştay 9. Daire Hukuki Değerlendirmesi ve Karar Sonucu

Danıştay Dokuzuncu Dairesi dosyadaki belgeleri inceleyerek şu sonuca varmıştır:

  1. 1 Kat Vergi Ziyaı Cezalı KDV Yönünden: Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmı usul ve yasaya uygun bulunarak ONANMASINA (davacının temyiz isteminin reddine),
  2. 1 Katı Aşan (3 Kat) Vergi Ziyaı Cezası Yönünden: Davacının sahte fatura aldığının ve vergi ziyaına VUK 359. maddesindeki fiille sebebiyet verdiğinin sabit olması nedeniyle vergi ziyaı cezasının 3 kat olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının BOZULMASINA (davalının temyiz isteminin kabulüne),
  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

UTTS Kapsamında Yapılan Akaryakıt Alımlarının Gider ve KDV İndirimi Kapsamında Belgelendirilmesi

Vergi Usul Kanunu (VUK) mevzuatı ve Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) düzenlemeleri uyarınca; kurumlar vergisi mükelleflerinin UTTS’ye kayıtlı taşıtları için gerçekleştirdikleri akaryakıt alımlarında, pompaya bağlı Ödeme Kaydedici Cihazlardan (ÖKC) çıkan fişler —fatura düzenleme sınırının altında kalmak kaydıyla— doğrudan gider belgesi ve KDV indirim dayanağı olarak kabul edilmektedir.

  1. Yasal Mevzuat Dayanakları
  • VUK Mükerrer 257. Madde: Akaryakıt harcamalarının vergi matrahından indirilmesi ve KDV’sinin indirim konusu yapılabilmesi için alımın UTTS donanımlı sistemler üzerinden gerçekleşmesi şarttır.
  • 68 ve 204 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğleri: Akaryakıt pompalarına bağlı ÖKC’lerden düzenlenen ve taşıt plakasını içeren fişlerin, fatura yerine geçen belge olduğu hüküm altına alınmıştır.
  • VUK 232. Madde: Fatura kullanma zorunluluğuna ilişkin yıllık tutar sınırını belirler.
  1. Uygulama Detayları ve Belgelendirme Esasları
Durum / İşlem Türü Uygulama Esası ve Belge Düzeni
Fatura Sınırı Altındaki Alımlar İşlem tutarı ilgili yılın VUK 232 fatura düzenleme sınırının altındaysa, fiş üzerinde plaka ve UTTS bilgisi bulunması kaydıyla fiş doğrudan gider yazılır. Fatura aranmaz.
Fatura Sınırını Aşan Alımlar Tek seferde yapılan akaryakıt alımı fatura düzenleme sınırını aşıyorsa, ÖKC fişinin faturaya dönüştürülmesi ve akaryakıt istasyonundan fatura alınması zorunludur.
Toplu / Dönem Sonu Faturalama Taşıt Tanıma Sistemi (TTS) kullanan ve 15 günlük periyotlarla fatura alan mükelleflerde; e-Fatura/e-Arşiv Faturası ve ekindeki UTTS onaylı detay raporu esas alınır.
  1. Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hususlar
  • Plaka ve UTTS Veri Eşleşmesi: Fiş üzerinde yazan plaka bilgisi ile UTTS sistemine tanımlı taşıt plakasının ve plaka okuma bilgisinin eksiksiz ve doğru şekilde yer alması zorunludur.
  • Sistem Dışı Alımlar: UTTS zorunluluğu kapsamında olup da sistem üzerinden yapılmayan (elle plaka girilerek yapılan) akaryakıt alımlarına ait fişler, fatura tutarı ne olursa olsun vergi kanunları açısından Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) sayılır ve KDV indirimi yapılamaz.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kurumlar Vergisi Mükellefinin Gider Yazabilmesi İçin Gereken Belgeler

VUK’un 227. maddesi uyarınca defter kayıtlarının belgeye dayanması zorunludur; 3/B maddesi ise vergilendirmede işlemin gerçek mahiyetinin esas alınacağını belirtir. Buna göre bir kurumlar vergisi mükellefinin bir harcamayı gider olarak defterine kaydedip vergi matrahından indirebilmesi için harcamanın, VUK’ta sayılan belge türlerinden biriyle tevsik edilmiş (belgelendirilmiş) olması gerekir:

  • Fatura (kağıt veya e-Fatura/e-Arşiv)
  • Gider pusulası (vergi mükellefi olmayanlardan yapılan mal/hizmet alımlarında)
  • Müstahsil makbuzu (çiftçiden yapılan alımlarda)
  • Serbest meslek makbuzu
  • Perakende satış fişi / ÖKC (yazar kasa) fişi — yalnızca yasal sınırın altındaki tutarlar için
  • Giriş ve yolcu taşıma biletleri

Bu belgelerden herhangi biri olmadan yapılan bir kaydın gider olarak kabulü mümkün değildir; belge ibraz edilemeyen tutarlar için özel usulsüzlük cezası ve kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) uygulaması söz konusu olur.

Perakende satış fişi / ÖKC (yazar kasa) fişi

VUK 232. madde, fiş-fatura ayrımını sadece tutara göre değil, alıcının kim olduğuna göre de belirler:

Sınır (2026’da 12.000 TL), nihai tüketiciye (mükellef olmayana) yapılan satışlar için geçerlidir. Alıcı bir mükellef ise (tüccar, şirket, serbest meslek erbabı vb.) yani satın alma, bir kurumlar vergisi mükellefinin ticari faaliyeti kapsamında yapılıyorsa tutar ne olursa olsun satıcının fatura düzenlemesi esastır.

Yani 12.000 TL’lik işlem sınırın altında kalsa da, alıcı bir şirket/kurum ise bu satış aslında “nihai tüketici satışı” değil “mükellefe satış” sayılır ve kural olarak fatura kesilmesi gerekir; sırf tutar düşük diye fiş yeterli hale gelmez.

Fiş Ne Zaman Geçerli Gider Belgesi (dolayısıyla KDV indirimine konu) Olur?

  • İşyerinde tüketilmek/kullanılmak amacıyla alınan, fatura sınırını (2026’da 12.000 TL) aşmayan mal ve hizmetler (kırtasiye, temizlik malzemesi, büro ihtiyacı gibi)
  • Taksi ücretleri
  • Akaryakıt alımları (UTTS kapsamındaki araçlar için ayrıca UTTS şartı da aranır — önceki bölümde anlattığımız gibi)

Bu durumlarda fişte KDV ayrıca gösterilmiş ve fiş kanuni defterlere kaydedilmişse, KDV indirim konusu yapılabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kağıt Belge Fatura ya da Fişin Geçerli Olduğu Durumlar

  1. Perakende Satış Fişi Hangi Durumda Kesilir?

Vergi mükellefi olmayan (nihai tüketici) kişilere yapılan ve Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 232. maddesinde belirlenen tutarın altında kalan satışlarda fatura zorunlu değildir; perakende satış fişi (yazar kasa/ÖKC fişi) düzenlenmesi yeterlidir.

  • 2026 yılı için bu sınır 12.000 TL’dir (KDV dahil).
  • Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için özel sınır 36.000 TL’dir.
  • Alt limit yoktur; işletme isterse her tutarda fatura kesebilir.
  1. Fatura Ne Zaman Düzenlenmeli?

Aşağıdaki durumlarda fatura düzenlenmesi zorunludur:

  1. Satış tutarı, o yıl için belirlenen haddi (2026’da 12.000 TL) eşitler veya aşarsa.
  2. Alıcı vergi mükellefi ise (tacir, esnaf, serbest meslek erbabı, çiftçi vb.) — tutar ne olursa olsun fatura kesilmesi gerekir.
  3. Müşteri tutar sınırın altında kalsa dahi fatura talep ederse — bu talep reddedilemez, anında fatura düzenlenmelidir.
  1. Kağıt Belge Fatura ya da Fişin Geçerli Olduğu Durumlar

589 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile, ticari kazancı basit usulde tespit edilenler ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için e-Arşiv’e zorunlu geçiş 2027 yılına ertelenmiştir. Ancak bu özgürlüğü sınırsız değildir: 31 Aralık 2026 tarihine kadar, vergiler dahil 3.000 TL’yi aşmayan işlemler için belirli koşullar çerçevesinde kâğıt fatura düzenlemeye devam edebilir. İşlem bedeli 3.000 TL’yi aşarsa, aynı dahi e-Arşiv Fatura düzenlenmesi zorunludur.

Bu 3.000 TL sınırı, genel fatura düzenleme sınırı olan 12.000 TL ile karıştırılmamalıdır. 12.000 TL’lik satışın fatura mı fiş mi ile belgelendirileceği; 3.000 TL sınır ise (basit usul ve işletme hesabı esasına tabi olanlar için) düzenlenen faturanın kâğıt mı yoksa e-Arşiv mi olacağını belirler. Dolayısıyla 3.000 TL ile 12.000 TL arasındaki bir işlem için fatura zorunlu değildir (fiş yeterlidir), ancak faturanın düzenlenmesi tercih edilir veya müşteri talep ederse bu tutar için e-Arşiv Fatura kesilmesi gerekir.

Perakende satış fişi (yazar kasa/ÖKC fişi) her koşulda fiziki veya elektronik ÖKC üzerinden kesilen bir belgedir; sınırın altındaki nihai tüketici satışlarında geçerlidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Hurda Haldeki Baskı Devre Kartlarının İthalinde KDV İstisnası

İdare: Ankara Defterdarlığı – Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü

Tarih: 30.04.2026 – E-84974990-130[KDV-3/İ/17-2026/10]-262001

Olayın Özeti Şirketin, içindeki değerli metalleri (altın, gümüş, paladyum, bakır vb.) geri kazanmak amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı izniyle ithal edeceği hurda haldeki baskı devre kartlarının (8549.99.00.00.00, 8549.39.00.00.00 ve 8549.29.00.00.00 GTİP numaralı), 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde yer alan hurda ve atık istisnası kapsamında KDV’den muaf olup olmadığı sorulmuştur.

İdarenin Değerlendirmesi Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:

  • 3065 sayılı Kanunun 16/1-a maddesi uyarınca; yurt içinde teslimi vergiden istisna edilen malların ithali de KDV’den istisnadır.
  • Kanunun 17/4-g maddesinde metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi KDV’den istisna tutulmuştur.
  • Ancak, şirket tarafından ithal edilen; altın, gümüş, paladyum ve bakır içeren ve içerdiği bu maddelerin o haliyle ayrıştırılamadığı hurda haldeki baskı devre kartları, KDV Genel Uygulama Tebliğinde açıklanan hurda ve atık istisnası sınırları içinde kabul edilmemektedir.

Sonuç Altın, gümüş, paladyum ve bakır gibi maddeler içeren ve doğrudan ayrıştırılamayan hurda haldeki baskı devre kartlarının ithali, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde yer alan hurda ve atık istisnası kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle söz konusu ithalat işlemi KDV’ye tabidir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesi Bulunanların İhaleden Almış Oldukları Araçların Tescilinde Noter Harcı İstisnası

İdare: İzmir Defterdarlığı – Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Tarih: 30.04.2026 – E-66813766-140[38-2026/9]-321949

Olayın Özeti İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesine sahip olan ve perakende araç alım satımıyla iştigal eden mükellefin, vergi dairesi, SGK veya icra müdürlüklerinin düzenlediği ihalelerden satın aldığı ikinci el araçların noterdeki tescil (satış ve devir) işlemleri sırasında kendisinden noter harcı talep edilmesi üzerine, bu işlemin harçtan istisna olup olmadığı sorulmuştur.

İdarenin Değerlendirmesi Harçlar Kanunu Yönünden:

  • 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin 1/1/2026 tarihinden itibaren geçerli olan I/5 inci fıkrası uyarınca; tescil edilmiş araçların satış ve devirlerinde normal şartlarda binde 2 oranında harç alınması öngörülmüştür.
  • Ancak aynı yasal düzenleme içerisinde; “Tescil edilmiş araçların ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi bulunanlara yapılan satış ve devirlerinde bu harç alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
  • Mükellefin vergi dairesi kayıtlarında uygun NACE koduyla aktif kaydı bulunduğu ve Ticaret Bakanlığınca verilmiş geçerli bir “İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesi”ne sahip olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç 492 sayılı Kanun’un ilgili hükmü gereğince, İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesine sahip olan mükelleflerin, resmi kurumların (vergi dairesi, SGK, icra müdürlükleri) düzenlediği ihalelerden satın aldıkları ikinci el araçların kendilerine satışı, devri ve adlarına tescili işlemlerinde noter harcı alınmaması gerekmektedir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Müşteri Aracının Hasarı İçin Ödenen Bedelin İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı

İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü Tarih: 06.05.2026 – E-62030549-120[40-2024]-622449

Olayın Özeti Bir akaryakıt istasyonunda, yerinden çıkan yağmur suyu ızgarasına çarparak hasar gören bir müşteri aracının tamir bedeli şirket tarafından fatura karşılığı ödenmiştir. Şirket, sigorta şirketinden tahsil edip gelir yazacağı bu hasar bedeline ilişkin yaptığı ödemenin, kurum kazancının tespitinde gider (indirim) olarak dikkate alınıp alınamayacağını sormuştur.

İdarenin Değerlendirmesi Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Kanunu Yönünden:

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin (3) numaralı bendine göre; zarar, ziyan ve tazminatların gider yazılabilmesi için ödemenin işle ilgili olması ve bir mukavelenameye (sözleşmeye), ilama (mahkeme kararına) veya kanun emrine dayanması zorunludur.
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca; kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin veya çalışanlarının kusur ve suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderleri (sözleşmelerdeki ceza şartları hariç) kurum kazancından indirilemez.

Sonuç Müşterinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle şirketinizce karşılanan ödeme; bir sözleşmeye, mahkeme kararına (ilama) veya kanun emrine dayanmadığından, Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili hükmü gereğince kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması (indirim konusu yapılması) mümkün değildir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Unvan Değişikliği Nedeniyle Araç Ruhsatlarının Yenilenmesinde Noter Harcı

İdare: Bursa Defterdarlığı – Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Tarih: 06.05.2026 – E-17192610-140[HARÇ-26-410]-184214

Olayın Özeti Şirketin ticaret unvanının değişmesi nedeniyle, şirkete ait mevcut araçların ruhsatlarının yeni unvana göre yeniden düzenlenmesi amacıyla noterde yapılacak işlemlerin, 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında nispi (oransal) noter harcına tabi olup olmadığı sorulmuştur.

İdarenin Değerlendirmesi Harçlar Kanunu Yönünden:

  • 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin 1/1/2026 tarihinden itibaren geçerli olan I/5 inci fıkrası uyarınca; araçların ilk tescil işlemleri ile tescil edilmiş araçların “satış ve devirlerinde”, satış ve devir bedeli üzerinden binde 2 oranında nispi harç alınması gerekmektedir.
  • Ancak, şirketin yalnızca ticaret unvanını değiştirmesi sonrasında araç ruhsatlarının yeni unvana göre güncellenmesi işlemi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir “ilk tescil” işlemi veya tescil edilmiş bir aracın “satış ve devri” niteliği taşımamaktadır.

Sonuç Şirketin unvan değişikliği sebebiyle araç ruhsatlarının yenilenmesi amacıyla noterde yapılacak işlemler, araç satışı veya devri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden; söz konusu işlemlerden 492 sayılı Kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin I/5 inci fıkrası kapsamında nispi harç alınmaması gerekmektedir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Mahkeme Kararına İstinaden Yapılacak Tescil İşleminde Tapu Harcı ve Kültür Varlığı İstisnası

İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Tarih: 07.05.2026 – E-97895701-140.04.01[2025.279]-631976

Olayın Özeti Mahkeme kararıyla geriye etkili olarak feshedilen “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” sonucunda, yüklenici şirket adına olan tapu paylarının iptal edilerek arsa sahipleri ve vefat edenlerin mirasçıları adına tescil edilmesi işleminde; kısmen “korunması gerekli kültür varlığı” statüsüne sahip yapıyı da içeren söz konusu taşınmaz için tapu harcı alınıp alınmayacağı ve alınacaksa hangi oranda alınacağı sorulmuştur.

İdarenin Değerlendirmesi

  • Kültür Varlıkları Muafiyeti Yönünden: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 inci maddesi uyarınca tescilli taşınmaz kültür varlıkları harçlardan muaftır. Ancak, ilgili Kurul kararlarına göre tevhit (birleştirme) sonucu oluşan söz konusu parselin tamamı değil, yalnızca “korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescilli yapıya isabet eden kısmı bu muafiyetten faydalanabilir. Tescilsiz yapılar muafiyet kapsamında değildir.
  • Tapu Harcı Yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanununa göre, mahkeme kararıyla yapılan tescil işlemlerinde istisna dışı kalan kısımlar harca tabidir. Asıl hak sahibine (sözleşmenin tarafına) iade niteliğindeki tesciller kayıt tashihi kapsamında değerlendirilerek maktu harca; vefat eden kişilerin doğrudan mirasçılarına yapılan tesciller ise mirasın taksimi/intikali kapsamında değerlendirilerek nispi harca tabidir.

Sonuç Söz konusu mahkeme kararına istinaden yapılacak tapu tescil işlemlerinde;

  • Taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli yapıya isabet eden kısmı için (kimin adına tescil edildiğine bakılmaksızın) tapu harcı aranmayacaktır.
  • Taşınmazın muafiyet dışı kalan (tescilsiz) kısımları için ise;

Sağ olan asıl arsa sahibi adına yapılacak tescilde maktu harç (4 sayılı Tarife I/13-c fıkrası uyarınca), Vefat eden hak sahiplerinin mirasçıları adına yapılacak tescillerde ise nispi harç (4 sayılı Tarife I/3-a fıkrası uyarınca) alınması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”