Türkiye’de İkamet Edenlerin Yurt Dışı İşverenlerden Elde Ettiği Ücretlerin Vergilendirilmesi

Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki işverenlerden elde ettiği ücretler, yaygın kanaatin aksine otomatik olarak vergi istisnasına tabi değildir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/14-a maddesinde yer alan istisna; işverenin dar mükellef olması, Türkiye’de faaliyetinin bulunmaması, ödemenin yurt dışı kazançlardan karşılanması, ücretin döviz olarak ödenmesi ve Türkiye’de gider yazılmaması gibi şartların tamamının birlikte sağlanmasına bağlıdır (GVK m.23/14-a, 147 Seri No.lu Tebliğ).

Vergi idaresi uygulamada bu istisnayı dar yorumlamakta; özellikle işverenin bağlı olduğu grup şirketlerinin Türkiye’de faaliyet göstermesi durumunda, kanunda açık hüküm bulunmamasına rağmen istisnayı reddedebilmektedir (özelgeler).

İstisna şartlarının sağlanmaması halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 95’inci maddesi uyarınca ücret gelirleri yıllık beyanname ile beyan edilmekte, vergi Mart ve Temmuz aylarında ödenmektedir. Beyan edilmemesi durumunda Vergi Usul Kanunu kapsamında cezalar söz konusu olmaktadır.

Sosyal güvenlik açısından ise yurt dışından ücret elde edilmesi Türkiye’deki yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. 5510 sayılı Kanun gereği, sigortalılığı olmayan kişiler genel sağlık sigortası kapsamına alınmakta ve prim ödemekle yükümlü olmaktadır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum Ve Örtülü Sermaye Formu Doldurulmasında Dikkat Edilecek Hususlar

1) Formun Verilme Zorunluluğu

Tüm kurumlar vergisi mükellefleri, bir hesap dönemi içinde ilişkili kişilerle işlem yapmaları, kontrol edilen yabancı kurumlarının bulunması veya ortak ya da ortakla ilişkili kişilerden borç temin etmeleri halinde formu doldurmak zorundadır. Bu üç unsurdan hiçbiri yoksa form verilmez. Form, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde elektronik ortamda verilir. İlişkili kişi bazında yıllık toplam net tutarı 30.000 TL’nin altında kalan işlemler beyan edilmez. Serbest bölgede ve teknoparkta faaliyet gösterenler de dahil tüm mükellefler kapsam dahilindedir. Şubeler ayrıca form vermez, beyan merkez tarafından yapılır.

2) Genel Dikkat Edilecek Hususlar

Formda yalnızca işlem yapılan ilişkili kişiler yer alır. Yurt içi veya yurt dışı ayrımı olmaksızın tüm ilişkili işlemler beyan edilir. Tutarlar, emsallere uygunluk dikkate alınmaksızın kanuni defter kayıtlarına göre yazılır. Form ile yıllık transfer fiyatlandırması raporu arasında tam uyum sağlanmalıdır.

3) Cezalar

Formun eksik veya hatalı verilmesi durumunda II. derece usulsüzlük cezası uygulanır. Hiç verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası söz konusu olur. Asıl risk, mükellefin incelemeye sevk edilmesi ve transfer fiyatlandırması kapsamında eleştiri yapılmasıdır. Belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmesi halinde vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanabilir.

4) Transfer Fiyatlandırması (Tablo II-III)

Tüm ilişkili işlemler, yurt içi veya yurt dışı ayrımı yapılmaksızın formda yer alır. Tutarlar iade, iskonto ve indirimler düşüldükten sonra net olarak yazılır ve KDV, ÖTV, BSMV gibi vergiler hariç tutulur. Masraf yansıtma işlemleri “Diğer işlemler” bölümünde gösterilir ve maliyet artı yöntemi kapsamında değerlendirilir. Cari hesaplardan doğan kur farkları formda yer almaz. Sonradan oluşan vade farkları mali işlemler bölümünde gösterilir. Yoldaki mallar ve yıl içinde kayda alınan tüm alımlar dahil edilir. Debit ve credit note işlemleri netleştirilerek beyan edilir.

 

 

5) Özel Durumlar (TF Kapsamı)

Çalışanlara yapılan sabit kıymet satışları formda gösterilir. Ortaklara ödenen ücretler ve huzur hakları beyan edilir. Yönetim kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemeleri de formda yer alır. Temettü ve kâr payı avansları formda gösterilmez. Sermaye artırımları beyan edilmez. Sermaye avansları şartlarına göre borç sayılmadıkça formda yer almaz. Zarar telafi fonları forma dahil edilmez. Swap işlemleri özel açıklamalara göre beyan edilir. Yurt dışı ödemelerde stopaj varsa tutarlar brüt olarak yazılır.

6) Krediler ve Finansman İşlemleri

İlişkili kişilerden alınan kredilerde faiz ödenmese dahi yıl sonu bakiye formda gösterilir. Yıl sonu bakiye ve yıl içinde ödenen faiz tutarları ayrı ayrı belirtilir. Yıl sonunda bakiye yoksa sadece faiz yazılır. İlişkili kişilerle yapılan tüm borçlanma ve finansman işlemleri kapsama dahildir.

7) Yöntem Seçimi (Tablo III)

Transfer fiyatlandırması yöntemi işlem bazında belirlenmeli ve uygunluk analizi yapılmalıdır. Yöntem seçimi gerekçeli olmalı ve alternatif yöntemlerle karşılaştırılmalıdır. Tablo II’de yer alan toplam işlem tutarları ile Tablo III’teki toplamlar birebir uyumlu olmalıdır.

8) Kontrol Edilen Yabancı Kurum (Tablo IV)

Bu tabloda yalnızca kontrol edilen yabancı kurum kapsamına giren iştirakler yer alır. Kontrol oranı olarak yıl içindeki en yüksek oran dikkate alınır. Gerekli şartların sağlanması halinde serbest bölgelerdeki iştirakler de bu kapsama dahil edilir.

9) Örtülü Sermaye (Tablo V)

Ortak veya ortakla ilişkili kişilerden borç temin edilmişse örtülü sermaye şartları oluşmasa dahi tablo doldurulur. Faiz ödenmese bile borçlar beyan edilir. Kur farkları da dikkate alınır. Öz sermayenin negatif olması halinde sıfır olarak yazılır. Avanslar finansman sağlama niteliği taşıyorsa borç olarak değerlendirilebilir. Ticari borçlar, piyasa koşullarına göre değerlendirilerek kapsama dahil edilebilir. Yabancı para borçlarda ilk alış kuru esas alınır.

10) Genel Kontrol

Formda tüm ilişkili işlemler eksiksiz yer almalı, muhasebe kayıtları ve transfer fiyatlandırması raporu ile uyum sağlanmalıdır. Eksik veya hatalı beyan, inceleme riskini artırır ve ciddi vergi sonuçları doğurabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Elektrik Alım-Satım İşlemlerinde Tahakkuk Esasına Göre Gelir, Gider ve KDV’nin Dönemselliği

Elektrik satışlarından elde edilen gelirler açısından, piyasa işleyişi gereği satış tutarı takip eden ayda yapılan nihai uzlaştırma ile kesinleşmektedir. Bu nedenle söz konusu gelirler, nihai uzlaştırmanın kesinleştiği dönemde muhasebeleştirilir ve kurum kazancına dahil edilir.

Giderler bakımından ise, elektrik üretiminde kullanılan doğalgaz başta olmak üzere tüm üretim girdileri maliyet unsuru niteliğindedir. Doğalgaz bir ham madde olarak tek başına alındığı dönemde doğrudan gider yazılmaz; üretilen elektriğin maliyetine dahil edilir. Bu nedenle doğalgaz ve diğer üretim maliyetleri, ilgili elektriğin satış gelirinin kaydedildiği dönemde gider olarak dikkate alınır ve gelir ile eşleştirilir.

Katma Değer Vergisi uygulamasında da benzer şekilde tahakkuk esası geçerlidir. Elektrik teslimlerinde vergiyi doğuran olay, bedelin tahakkuk ettiği anda meydana gelir. Bu doğrultuda hesaplanan KDV, nihai bedelin kesinleştiği dönemde beyan edilir. İndirilecek KDV ise, ilgili faturanın kanuni defterlere kaydedildiği dönemde ve vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği yılı aşmamak kaydıyla indirim konusu yapılabilir.

Fatura düzenleme süresi açısından, faturanın tahakkuk tarihinden itibaren yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, elektrik sektöründe gelir, gider ve KDV açısından temel belirleyici unsur nihai uzlaştırma ile tutarın kesinleştiği dönemdir. Bu kapsamda tüm muhasebe kayıtları bu döneme göre yapılmalı, gelir ve buna ilişkin maliyetler aynı dönemde dikkate alınmalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Taşınmaz Satış Kazançlarına İlişkin İstisnalarda Gidilen Değişiklikler ve Özellikle 15.07.2023 Tarihinden Önce İktisap Edilen Taşınmazların Durumu

7456 sayılı Kanun ile taşınmaz satış kazançlarına ilişkin istisnalarda gidilen değişiklikler ve özellikle 15.07.2023 tarihinden önce iktisap edilen taşınmazların durumu hakkında hazırlanan bilgilendirme özeti aşağıdadır:

15.07.2023 Öncesi Alınan Taşınmazlarda Vergi Uygulamaları

Yeni yasal düzenlemelerle taşınmaz satış kazancı istisnası genel olarak kaldırılmış olsa da 15.07.2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için kazanılmış hakları koruyan geçiş hükümleri getirilmiştir.

Kurumlar Vergisi (KVK) Yönünden Durum

Bu tarihten önce alınan ve en az iki tam yıl süreyle aktifte tutulan taşınmazların satışında:

İstisna Oranı: Satış kazancının %25’i kurumlar vergisinden istisnadır.

Şartlar: Satış bedelinin, satışı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi gerekir. İstisna edilen kazanç tutarı, pasifte beş yıl süreyle özel bir fon hesabında tutulmalıdır.

Giderlerin Durumu: İstisna kazanca isabet eden giderler (örneğin tapu harcı), kurum kazancından indirilemez ve Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dikkate alınır.

Katma Değer Vergisi (KDVK) Yönünden Durum

15.07.2023 tarihinden önce aktife giren ve en az iki tam yıl aktifte bulunan taşınmazların satış işlemi, Geçici 43. madde uyarınca KDV’den istisna tutulmaya devam edilmektedir.

Özel Fon Hesabı ve Danıştay Kararı

İstisna kazancın fon hesabına alınma süresiyle ilgili olarak; vergi idaresi bu işlemin beyanname verme süresine kadar yapılmasını şart koşsa da, Danıştay 3. Dairesi kanunda bu yönde açık bir süre kısıtlaması olmadığını belirten emsal bir karar vermiştir.

Not: Yargı kararına rağmen, idare ile uyuşmazlık yaşamamak adına fon ayırma işleminin beyanname süresi içinde yapılması “ihtiyatlı bir yaklaşım” olarak önerilmektedir.

Uygulama Örneği: 2.000.000 TL’ye alınan ve 5.000.000 TL’ye satılan bir taşınmazda, birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra hesaplanan 3.400.000 TL’lik kazancın 850.000 TL’si (%25) vergiden istisna edilir. Bu istisnaya isabet eden giderler ise matraha ilave edilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) Kapsamında Düzenlenen Faturaların ETUYS Sistemindeki Revize Süreçlerine Dair Mart 2026 İtibarıyla Devreye Alınan Yeni Uygulama

ETUYS Fatura Değişiklik İşlemlerinde Yeni Dönem

Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında KDV istisnası ile düzenlenen ve ETUYS sistemine kaydedilen faturaların revizyon işlemlerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Vergi Daireleri arasında anlık entegrasyon dönemine geçilmiştir.

Yeni Süreç Nasıl İşleyecek?

  1. Talep Oluşturma: ETUYS üzerinden fatura değişikliği talep edildiğinde, sistem kullanıcıdan bir “değişiklik nedeni” seçmesini isteyecektir.
  2. Vergi Dairesi Onayı: Girilen talep, faturayı düzenleyen satıcının bağlı olduğu Vergi Dairesi ekranına anlık olarak düşecektir.
  3. KDV İade Kontrolü: Vergi dairesi, söz konusu faturanın KDV iadesine konu edilip edilmediğini kontrol ederek Bakanlığa “EVET” veya “HAYIR” şeklinde geri bildirim yapacaktır.
  4. Ekranın Açılması: Vergi dairesinden gelen cevaba göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı fatura bilgilerinin güncellenebileceği ekranı kullanıcı için aktif hale getirecektir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Doğru Neden Seçimi: Talebin reddedilmemesi veya sürecin uzamaması için değişiklik nedeninin hatasız seçilmesi kritiktir.
  • Hız: İşlemlerin aksamaması adına Vergi Dairelerine bildirimlerin ivedilikle cevaplanması yönünde resmi talimat verilmiştir.
  • KDV İadesi: Eğer fatura halihazırda bir KDV iadesine konu edilmiş ve işlemler tamamlanmışsa, bu durum sistem üzerinden “EVET” olarak işaretlenecek ve süreç buna göre yönetilecektir.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

“Sat-Kirala-Geri Al” (Sale And Leaseback) İşlemlerinde, Vergi İstisnalarının Korunması İçin Gerekli Olan Zamansal Şartlar ve Bu Şartların İhlali Durumunda Karşılaşılabilecek Riskler

  1. Sat-Kirala-Geri Al İşlemi Nedir?

İşletmelerin aktiflerinde kayıtlı olan taşınır veya taşınmaz bir varlığı, finansal kiralama şirketine satıp aynı varlığı geri kiralaması ve sözleşme sonunda mülkiyeti tekrar devralması işlemidir. Bu yöntem, şirkete likidite sağlarken varlığın kullanımına devam etme imkânı sunar.

  1. Vergi İstisnaları ve Temel Şartlar

Bu işlemler; Kurumlar Vergisi (%100 kazanç istisnası), KDV ve Tapu Harcı bakımından önemli avantajlar sağlar. Ancak bu istisnalardan yararlanabilmek için iki kritik şart vardır:

  • Varlığın geri kiralama amacıyla satılması.
  • Varlığın sözleşme süresi sonunda kiracı tarafından geri alınması.
  1. Erken Kapatma ve Sözleşme Tadili Arasındaki Fark

Vergi istisnalarının devamlılığı açısından bu iki kavram birbirinden keskin bir şekilde ayrılır:

Erken Kapatma (Riskli Durum): Borcun vadesinden önce ödenip varlığın erken geri alınmasıdır. İdare, bu durumu “sözleşme süresi sonunda geri alım” şartının ihlali olarak görür. Bu durumda; istisnalar geçersiz sayılır, satış KDV’ye tabi olur ve tapu harcı genel oranlar üzerinden tahsil edilir.

Sözleşme Tadili (Güvenli Durum): Sadece ödeme planı veya vadelerin revize edilmesidir. Sözleşme feshedilmediği ve süreç devam ettiği sürece, geri alım yeni belirlenen vade sonunda yapılırsa vergi istisnaları korunur.

  1. Sonuç

Vergi idaresinin yaklaşımı ekonomik sonuçtan ziyade hukuki şekle ve zamana dayalıdır. Borcun vadesinden önce kapatılması ticari bir başarı gibi görünse de, vergi mevzuatı açısından ciddi bir maliyet (istisnaların kaybı) doğurabilir. Mükelleflerin vergi riskini yönetmek için geri alım işlemini mutlaka sözleşmede öngörülen sürenin tamamlanmasıyla yapmaları önerilmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

255 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği

255 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile yapılan değişiklikler sonrasında amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) nedeniyle yüklenilen KDV’nin iade hesabına nasıl dahil edileceği konusunda;

  • Yeni düzenlemenin 09.2025 tarihinden sonra yapılan KDV iade taleplerine uygulanacağı,
  • KDV iade hesaplamasında genel kural olarak her bir ATİK için ayrı hesaplama yapılması gerektiği,
  • Üretim işletmelerinde aynı dönemde aktife alınan ATİK’ler için toplu hesaplama yapılabileceği,
  • Bir ATİK’in sadece iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması halinde iade hakkı doğurmayan işlem tutarının sıfır kabul edileceği,
  • KDV’si indirim yoluyla telafi edilmiş ATİK’ler için ayrıca iade payı verilemeyeceği

hususları netleştirilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İthalatta Gözetim Uygulaması Nedeniyle Oluşan “Yapay Kıymet Artışı” Olup Olmamasına Göre KDV İndirimi

 Gözetim Belgesi Alınırsa (KDV indirilebilir)

Bazı ürünlerde devlet bir asgari ithalat değeri (gözetim kıymeti) belirler. Örneğin: Gözetim kıymeti: 150.000 TL, Firmanın gerçek ithalat bedelin: 100.000 TL

Normalde bu durumda gözetim gerekir. Ancak firma Ticaret Bakanlığından gözetim belgesi alırsa, gerçek fiyat kabul edilir.

Yani: Beyannamede fiyat: 100.000 TL, Yapay fiyat artırımı yok bu nedenle; Ödenen KDV indirilebilir

Eşyanın Değeri Zaten Gözetim Değerinin Üzerindeyse (KDV indirilebilir)

Örneğin: Gözetim kıymeti: 150.000 TL, Firmanın ithalat değerin: 170.000 TL bu durumda; Gözetim uygulanmaz, Ek bir kıymet yazılmaz bu nedenle; KDV normal şekilde indirilebilir

Gözetim Belgesi Alınmaz ve Kıymet Yapay Artırılırsa (KDV indirilemez)

Uygulamada çoğu firma gözetim belgesi almaz ve şunu yapar:

Örneğin: Gerçek fiyat: 100.000 TL, Gözetim değeri: 150.000 TL

Beyannamede: 100.000 TL → mal bedeli, 50.000 TL → yurtdışı diğer gider (gözetim farkı)

Böylece: Gümrük kıymeti: 150.000 TL, Daha fazla KDV ödenir Ancak bu 50.000 TL gerçek gider olmadığı için; Bu farktan doğan KDV indirilemez

Durum KDV indirimi
Gözetim belgesi alınır  indirilebilir
Malın fiyatı zaten gözetim fiyatından yüksek  indirilebilir
Beyannamede gözetim farkı yazılır  indirilemez

Gerçek bir maliyet varsa KDV indirilebilir, yapay kıymet artışı varsa indirilemez.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair karar 9774 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla güncellenmiştir.

Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair karar 9774 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla güncellenmiştir.

vitamin 13


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair 6434 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair 6434 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı aşağıdadır. Bu karardaki eşik değerler 2025 ve sonraki yıllar için 9774 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile güncellenmiştir.

vitamin 12


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”