Kurumların Taşınmaz Satışlarında Vergi İstisnaları

Kurumların taşınmaz satışlarında uygulanacak vergi istisnaları, satışın niteliğine ve tarafına göre farklı-lık göstermektedir.
1. Genel Kural (Tam ve Dar Mükellef Kurumlar)
15.07.2023 Tarihinden önce aktife alınan taşınmazların satışı: Kurumlar Vergisi: Satış kazancının %25’i istisna (KVK 5/1-e) KDV: İstisna (KDVK 17/4-r) Damga Vergisi: İstisna Harçlar: İstisna yok
15.07.2023 Tarihinden sonra aktife alınan taşınmazlar: Tüm vergiler açısından istisna yoktur.
2. Bankalar ve Finans Kurumları (Borç Nedeniyle Edinilen Taşınmazlar)
Bankalar, finansal kiralama ve finansman şirketlerinin; Alacak nedeniyle edindikleri taşınmazların satı-şı: Kurumlar Vergisi: Satış kazancı istisna. KDV: İstisna. Damga Vergisi: İstisna. Harçlar: İstisna (teminat şartıyla)
3. Sat-Kirala-Geri Al İşlemleri 6361 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde: Kurumlar Vergisi: Satış kazancı istisna KDV: Satış ve geri kiralama istisna Damga Vergisi & Harçlar: İstisna (Faiz gelirleri istisna kapsamında değildir.)
4. Kira Sertifikası İşlemleri Varlık Kiralama Şirketleri (VKŞ) aracılığıyla yapılan satışlarda: Kurum-lar Vergisi: Kazanç istisna KDV: Satış ve geri devir istisna Damga Vergisi & Harçlar: İstisna
5. TMSF Tarafından Yapılan Satışlar Kurumlar Vergisi: Muaf KDV: İstisna Damga Vergisi & Harçlar: Muaf
15.07.2023 sonrası aktife giren taşınmazların satışında genel olarak vergi istisnası yoktur.
İstisnalar ağırlıklı olarak banka-alacak ilişkisi, sat-kirala-geri al ve TMSF işlemleri için geçerlidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İthalatta Gözetim, Korunma ve Haksız Rekabet Kapsamında KDV İndiriminin Denetimi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı;

KDV indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya, İndirim hakkı kısıtlanan işlemleri belirlemeye, İade ve indirim uygulamalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemeye
yetkilidir. Bu yetkiye dayanılarak 24 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, bazı ithalat işlemlerinde hesaplanan KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır.

İndirimi Kaldırılan KDV’nin Kapsamı

7846 sayılı Karar uyarınca; Aşağıdaki mevzuat kapsamında ithal edilen mallarda: İthalatta gözetim uygulamaları, İthalatta korunma önlemleri, İthalatta haksız rekabetin önlenmesi nedeniyle KDV matrahında oluşan artış tutarları ve bu artışlara isabet eden: Vergi, resim, harç ve paylar üzerinden ödenen KDV indirim konusu yapılamaz.

Ancak; Bu uygulamalar dışında kalan gerçek ithalat bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.

57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile Getirilen Yükümlülük

31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile bu kapsamdaki ithalatlar için denetim mekanizması getirilmiştir.

İthalat Tutarı 2.600.000 TL’yi AŞMIYORSA Mükellefler: İlgili dönemde ödenen KDV’nin doğru şekilde indirime konu edilip edilmediğini, Yazılı bildirimle bağlı olunan vergi dairesine bildirir. Bildirim süresi: Ocak–Haziran dönemi → Temmuz sonu,    Temmuz–Aralık dönemi → İzleyen yıl Şubat sonu

İthalat Tutarı 2.600.000 TL’yi AŞIYORSA Mükellefler: Söz konusu KDV’nin doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik etmek zorundadır. Rapor ibraz süresi: Altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonu.

 Tam Tasdik Raporu Olan Mükellefler

Mükellefin: İlgili yıla ilişkin geçerli tam tasdik sözleşmesi varsa ve Tam tasdik raporunda, 7846 sayılı Karar kapsamındaki ithalata ilişkin KDV indirimine açık şekilde yer verilmişse, ayrıca özel amaçlı YMM raporu ibraz edilmesine gerek bulunmamaktadır.  Uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüktedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kârın Sermayeye Eklenmesinin İştirak Eden Şirket Açısından Durum

Artırım kâr yedeklerinden (geçmiş yıl/dönem kârı) yapılıyorsa:

Ortaklara verilen bedelsiz hisseler temettü (kâr payı) alınmış gibi kabul edilir. İştirak eden şirket kayıtlarında: 242 İştirakler hesabı artarAynı tutar 640 İştiraklerden Temettü Geliri olarak kaydedilir

Bu temettü geliri, KVK 5/1-a (İştirak Kazançları İstisnası) kapsamında Kurumlar vergisinden istisnadır. Muhasebede gelir yazılır.  Beyannamede istisna yapılarak vergilenmez.

İleride bu hisseler satılırsa: En az 2 yıl aktifte tutulmuşsa, Satış kazancının %50’si KVK 5/1-e kapsamında istisna olabilir

Geçmiş yıl kârının sermayeye eklenmesiyle alınan bedelsiz hisseler, iştirak eden şirket için temettü geliri sayılır; muhasebede gelir yazılır ancak kurumlar vergisinden istisna edilir.

Sermaye Yedeklerinden Yapılan Sermaye Artırımı (Bedelsiz Hisse)

İştirak edilen şirket sermaye yedeklerini (örneğin emisyon primi gibi) kullanarak sermaye artırıyorsa, verilen bedelsiz hisseler ortak açısından gelir sayılmaz.

İştirak eden şirkette: Sadece hisse adedi artar, İştirakin toplam maliyet bedeli değişmez. Gelir kaydı yapılmaz. Temettü oluşmuş sayılmaz. Vergisel bir kazanç doğmaz.

Sermaye yedeklerinden yapılan bedelsiz sermaye artırımında iştirak eden şirket için sadece hisse sayısı artar, iştirak tutarı ve vergi durumu değişmez.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

GYO ve GYF Vergilendirilmesi

7524 sayılı Kanun ile Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ve Gayrimenkul Yatırım Fonlarının (GYF) vergilendirilmesinde 1 Ocak 2025’ten itibaren önemli değişiklikler yürürlüğe girmiştir.

1. Kar Dağıtım Zorunluluğu

GYO ve GYF’lerin, kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmeleri için taşınmaz kaynaklı dönem kazançlarının en az %50’sini, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar ortaklarına dağıtmaları gerekmektedir.

Bu şart sağlanmazsa kurumlar vergisi istisnası kaybedilir ve tüm kazançlar %30 oranında kurumlar vergisine tabi olur.

2. Asgari Kurumlar Vergisi (AKV)

1.1.2025’ten itibaren GYO ve GYF’ler, yalnızca taşınmaz kaynaklı kazançları üzerinden %10 oranın-da Asgari Kurumlar Vergisi ödeyeceklerdir. Kar dağıtım şartını süresinde yerine getirenler için bu %10’luk vergi nihai kurumlar vergisi niteliğindedir. Kar dağıtım şartı sağlanmazsa %30 kurumlar ver-gisi hesaplanır, ödenmiş AKV bu vergiden mahsup edilir.

3. Taşınmaz Kaynaklı Kazanç Nedir?

Taşınmaz alım-satım kazançları, Kira gelirleri, Taşınmaza dayalı hakların devrinden elde edilen kazanç-lar, İnşaat projeleri ve taşınmaz işletme gelirleri…Kar dağıtımı ve AKV hesaplamasında sadece bu kazançlar dikkate alınacaktır.

4. Yeni Kurulan GYO/GYF’ler İçin Avantaj

İlk defa faaliyete başlayan GYO ve GYF’ler, faaliyete başladıkları yıldan itibaren 3 hesap dönemi boyunca AKV ödemeyeceklerdir.

5. Yatırımcılar Açısından Sonuçlar

GYO ve GYF’ler artık %10 AKV ödeyeceği için, dağıtılabilir kar tutarı azalacaktır. GYF katılma pay-ları için 1 Şubat 2025’ten sonra edinilen paylarda stopaj oranı %15 olarak uygulanacaktır Gayrimen-kul Yatırım Fonu (GYF) katılma payları iktisap tarihinden itibaren en az iki yıl süreyle elde tutu-lursa, bu paylardan elde edilen kar payları veya satış kazançları üzerinden stopaj yapılmaz (%0). Bu istisna, 1 Şubat 2025 sonrası edinilen paylar için de geçerliliğini korumaktadır; yani iki yıllık elde tutma şartı sağlandığında, normalde uygulanacak %15 stopaj oranı uygulanmaz.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Serbest Bölgeden Türkiye’ye (Yurt İçine) Yapılan Satışlar ve Bu İşlemlerden Doğan Kur Farklarının Vergilendirilmesi

Serbest bölgeden yurt içine yapılan satışlar teknik olarak ithalat hükmündedir. Bu ifadenin temel yasal dayanakları iki ana kanuna ve ilgili mevzuata dayanmaktadır:

 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu (Madde 8)

Bu kanun, serbest bölgeler ile Türkiye’nin diğer yerleri arasındaki ticari ilişkinin niteliğini açıkça belirler:

Madde 8: “Serbest bölge ile Türkiye’nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaret, dış ticaret rejimine tabidir.” * Anlamı: Türkiye’den serbest bölgeye mal satışı “İhracat”, serbest bölgeden Türkiye’ye mal satışı ise “İthalat” rejimi hükümlerine göre işlem görür.

4458 Sayılı Gümrük Kanunu (Madde 152 ve 160)

Gümrük Kanunu, serbest bölgelerin gümrük statüsünü tanımlayarak bu satışların neden ithalat sayıldığını açıklar:

Madde 152: Serbest bölgeler; ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemleri bakımından “Türkiye Gümrük Bölgesi dışında” kabul edilir.

Madde 160: “Bir serbest bölgeden çıkan eşya, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına ihraç edilebilir veya Türkiye Gümrük Bölgesinin bir başka yerine getirilebilir.” (Buradaki “başka yere getirilme”, gümrük hattından içeri girdiği için ithalat prosedürlerini içerir).

1.Satış İşlemlerinde KDV

Serbest bölgeden yurt içine yapılan satışlar teknik olarak ithalat hükmündedir. Vergilendirme, işlemin mal veya hizmet olmasına göre değişir.

Mal Satışları: KDV muafiyeti yoktur. Gümrük beyannamesi tescili sırasında KDV gümrük idaresine ödenir. Üretilen mallarda gümrük vergisi muafiyeti olsa dahi KDV ödenmesi zorunludur.

Hizmet Satışları: Hizmetten Türkiye’de faydalanılıyorsa (danışmanlık, yazılım vb.) KDV’ye tabidir. Genellikle “Sorumlu Sıfatıyla KDV” (KDV-2) mekanizması işletilir.

Kurumlar Vergisi Notu: Serbest bölge firmalarının yurt içine yaptıkları satışlardan elde ettikleri kazançlara yönelik istisna kaldırılmıştır. Sadece yurt dışına (ihracat) yapılan satış kazançları istisna kapsamındadır.

2.Serbest Bölge- Yurt İçi Satışlarda Kur Farkı Uygulama Esasları

Mal Satışı (İthalat): Fatura kesilmelidir ancak KDV hesaplanmaz. Çünkü KDV, ithalat anında gümrükte ödenmiştir; ithalat sonrası oluşan fark finansal nitelikte kabul edilir.

Hizmet Satışı: Fatura kesilmeli ve KDV hesaplanmalıdır. Hizmet Türkiye’de ifa ediliyorsa veya hizmetten Türkiye’de faydalanılıyorsa, asıl işlem oranında KDV uygulanır.

Dönem Sonu Değerleme: Fatura kesilmez ve KDV hesaplanmaz. Bu işlem sadece yıl sonu veya geçici vergi dönemlerinde yapılan bir muhasebe kaydıdır.

 3.İthalat Sonrası Kur Farkında KDV Muafiyetinin Dayanağı

İthal edilen malın gümrükten çekilmesinden sonra (fiili ithalat sonrası) ödeme aşamasında doğan kur farklarında KDV hesaplanmaz.

KDV Kanunu ve Gümrük Kanunu uyarınca “Vergiyi Doğuran Olay” gümrük beyannamesinin tescili ile tamamlanır. Tescil tarihinden sonra oluşan farklar “ithalat matrahına” dahil edilemez. KDV Kanunu Madde 21/c uyarınca kur farkının matraha girmesi için beyanname tescil tarihine kadar oluşması gerekir; tescil sonrası oluşan farklar finansal niteliktedir ve gümrük matrahına dahil değildir.

KDV Genel Uygulama Tebliği (III/A-5.3): İthalat matrahının Gümrük Kanunu’na göre belirlendiğini vurgular.

Yurt İçi Teslimlerde Kural: Eğer işlem Türkiye içinde iki firma arasında olsaydı, ödeme tarihindeki kur farkı için KDV’li fatura kesilmek zorundaydı.

İthalatta İstisna: Tebliğin bu genel kuralı, “İthalatta Matrah” konusunu düzenleyen KDV Kanunu’nun 21. maddesi ile birlikte okunur. İthalat işlemlerinde matrah, Gümrük Beyannamesi tesciliyle kesinleştiği için; tebliğin bu maddesinde belirtilen “vergiyi doğuran olaydan sonraki kur farkı” mantığı ithalatta işlemez.

Çünkü ithalatta vergiyi doğuran olay beyannamenin tescilidir ve o andaki matrah Gümrük Kanunu’na göre belirlenir. Tescilden sonraki farklar, bu maddedeki “matraha dahil kur farkı” tanımına ithalat özelinde girmez.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Mikro İhracat Nedir? Nasıl Yapılır? (Kısa ve Net)

Mikro ihracat, değeri 15.000 EUR’yu, ağırlığı 300 kg’ı geçmeyen ticari eşyaların, hızlı kargo veya PTT aracılığıyla Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) ile yurt dışına satılmasıdır.

Nasıl Yapılır? (3 Adımda)

  1. İhracat e-Faturası kesilir
    • Fatura tipi: İhracat
    • KDV: %0
    • GTİP yazılır.
  2. Yetkili kargo firmasına teslim edilir
    • DHL, UPS, FedEx, TNT veya PTT
    • Mikro ihracat (ETGB)” olduğu belirtilir.
  3. ETGB kargo firması tarafından düzenlenir
    • Gümrük çıkışı yapılır
    • İhracat resmen tamamlanır.

Önemli Bilgiler

  • Gümrük müşaviri gerekmez
  • İhracatçı birliği kaydı gerekmez
  • e-Arşiv fatura kullanılamaz e-Fatura Kullanılmalıdır
  • Resmî ihracat sayılır ve KDV istisnası uygulanır

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (ATV) Vergilendirme Adımları

Sunum içeriğine göre, çok uluslu işletme grubunun (ÇUİG) ATV yükümlülüğünün belirlenmesi için izlenmesi gereken genel yol haritası ve hesaplama adımları aşağıdadır.

  1. Adım: Kapsam Belirleme ve Güvenli Liman Kontrolü

Vergilendirme sürecine başlamadan önce, çok uluslu işletmenin verginin kapsamına girip girmediği ve hesaplama yükünü azaltacak Güvenli Liman (Safe Harbour) uygulamalarından yararlanıp yararlanamayacağı kontrol edilmelidir.

  1. Kapsam Kontrolü
  1. Hasılat Sınırı: Nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarındaki yıllık konsolide hasılatın, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon Avro karşılığı Türk lirası sınırını geçtiği teyit edilir1.
  2. Muafiyet Kontrolü: Grubun veya bağlı işletmelerinin muafiyet ve istisna hükümlerine tabi olup olmadığı kontrol edilir2.
    • Muaf İşletmeler (Örn.): Kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, emeklilik yatırım fonları, nihai ana işletmemniteliğinde olan yatırım/gayrimenkul yatırım fonları3.
    • Faaliyet İstisnası (Örn.): Uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetlerinden elde edilen kazançlar4.
  1. Güvenli Limanlar Kontrolü (Hesaplama Öncesi Basitleştirme)

Eğer çok uluslu işletme kapsama giriyorsa, gereksiz karmaşık hesaplamalardan kaçınmak için öncelikle Geçici CbCR Güvenli Liman (Country-by-Country Reporting Safe Harbour) şartları kontrol edilir:

Geçici CbCR Güvenli Limanı, geçiş dönemi boyunca (belirli hesap dönemleri için) aşağıdaki şartlardan herhangi birinin sağlanması durumunda, ilgili ülkedeki Yerel ve Küresel ATV tutarının sıfır olarak kabul edilmesini sağlar:

  1. De Minimis Testi: Çok uluslu işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin Ülke Bazlı Raporlama’da (CbCR) raporlanan toplam hasılatının 10 milyon Avro ve vergi öncesi kârının 1 milyon Avro karşılığı Türk lirasından az olması.
  2. Basitleştirilmiş Vergi Yükü Testi: İlgili hesap dönemine ilişkin hesaplanan basitleştirilmiş vergi yükünün, belirlenen geçiş oranına (%15, %16 veya %17) eşit veya daha yüksek olması.
  3. Rutin Kâr Testi: İlgili ülkeye ilişkin vergi öncesi kârın (CbCR kapsamında), o ülkede yerleşik bağlı işletmeler için ATV çerçevesinde hesaplanan Reel Ekonomik Faaliyete Dayalı Kazanç İndirimi (REF Kazanç İndirimi) tutarına eşit veya daha az olması.
  1. Adım: Vergilendirme Adımları ve Tamamlayıcı Verginin Hesaplanması

Güvenli Liman şartları karşılanmazsa, ATV yükümlülüğünü belirlemek için aşağıdaki adımlar sırasıyla uygulanır:

  1. Ülkesel Bazlı Kazancın Tespiti

Her bir bağlı işletme için İşletme Bazlı Kazanç (GloBE Income) hesaplanır ve bu tutarlar toplanarak ülkenin net kazancı bulunur5:

  1. Başlangıç Noktası: Her bir bağlı işletmenin Finansal Muhasebe Net Kazanç veya Zararı6.
  2. Düzeltmeler (İlave Edilecekler): Finansal Muhasebe Net Kazanç veya Zararı (FANIL)’ na eklenecek kalemler şunlardır7:
    • Net vergi gideri (sıfırdan büyük)8.
    • İndirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları9.
    • Yeniden değerleme yöntemi kazançları10.
    • Asimetrik kur kazanç/zararları11.
    • Kanunen yasaklanmış fiillere ilişkin ödemeler (50.000 Avro karşılığı TL’yi aşan cezalar dahil)12.
  3. Düzeltmeler (İndirilecekler): FANIL’den düşülecek kalemler şunlardır13:
    • Net vergi gideri (sıfırdan küçük)14.
    • İstisna tutulan kâr payları15.
    • Kabul edilmeyen öz sermaye kazançları16.
    • Yeniden değerleme zararları17.
  4. Net Ülkesel Bazlı Kazanç: Tüm bağlı işletmelerin İşletme Bazlı Kazançları toplanarak Net Ülkesel Bazlı Kazanç Toplamı tespit edilir18.
  1. Efektif Vergi Oranının (EVO) Hesaplanması
  1. Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler: Her bir bağlı işletme için kapsanan vergilere ilişkin düzeltilmiş tutar hesaplanır.
  2. Vergi Yükü (EVO): Net Ülkesel Bazlı Kazancın, Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler Toplamına bölünmesiyle EVO bulunur19.

Vergi Yükü = Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler Toplamı \ Net Ülkesel Bazlı Kazanç Toplamı

  1. Tamamlayıcı Verginin Hesaplanması
  1. REF Kazanç İndirimi: REF Kazanç İndirimi hesaplanır. Bu indirim, o ülkedeki Brüt Ücret Maliyetlerinin (%9,8) ve Maddi Duran Varlıkların Net Defter Değerinin (%7,8) toplamıdır20.
  2. Matrah Tespiti: Net Ülkesel Bazlı Kazanç Toplamından, Toplam İndirim Tutarı düşülerek Matrah bulunur21.
  3. Tamamlayıcı Vergi Oranı: Asgari Kurumlar Vergisi Oranı olan %15‘ten hesaplanan Vergi Yükü düşülerek Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Oranı bulunur22.
  4. Tamamlayıcı Vergi Tutarı: Matrah ile Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Oranı çarpılarak Yerel veya Küresel Tamamlayıcı Vergi Tutarı hesaplanır23.
  1. Adım: Verginin Dağıtılması ve Tahsili

Hesaplanan tamamlayıcı vergi tutarı, benimsenen hiyerarşik sıralamaya göre Nitelikli Yerel ATV, Gelirin Dâhil Edilmesi Esası (IIR) ve Yetersiz Vergilendirilen Ödemeler Esası (UTPR) gibi tahsis mekanizmaları dahilinde dağıtılır24.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Vergi Usul Kanunu’nun 328. Maddesinde Düzenlenen Yenileme Fonu Uygulaması

Yenileme fonu, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışından doğan kârın üç yıl süreyle vergiden ertelenmesine imkân veren bir vergi planlama aracıdır. Uygulamadan yalnızca bilanço esasına göre defter tutan mükellefler yararlanabilir. Satılan kıymetin yerine aynı veya benzer nitelikte, hatta teknik icaplar gereği birden fazla yeni kıymet alınabilir; finansal kiralama ile edinimler de kapsam dahilindedir. Fon, yeni alınan kıymetlerin amortismanından mahsup edilir; üç yıl içinde yenileme yapılmazsa fon tutarı üçüncü yılın kârına eklenerek vergilendirilir. 7338 sayılı Kanun ile üç yıllık sürenin, satışın yapıldığı yılı değil, bu yılı izleyen takvim yılından itibaren başlatılacağı açıkça düzenlenerek süre hesabındaki tereddütler giderilmiş ve uygulama mükellef lehine netleştirilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

YENİLEME FONU UYGULAMASI

Yenileme fonu, VUK 328 ve 329. maddelere göre amortismana tabi bir iktisadi kıymetin satışı veya sigorta tazminatı sonucu oluşan kârın, yeni alınacak benzer bir iktisadi kıymetin finansmanında kullanılmak üzere geçici olarak vergiden ertelenmesi imkânıdır.

  1. Yenileme Fonu Ayrılmasının Şartları
  1. Bilanço esasına göre defter tutulması gerekir.
  2. Satılan iktisadi kıymetin yenilenmesinin zorunlu olması veya işletme yönetimi tarafından yenileme için karar alınmış ve teşebbüse geçilmiş olması gerekir.
  3. Alınacak yeni iktisadi kıymet, satılan kıymetle aynı nitelikte olmalıdır.
  4. Hem satılan hem alınacak kıymet amortismana tabi olmalıdır.
  5. Ayrılan fon, pasifte en fazla 3 yıl tutulabilir. Bu süre sonunda kullanılmamış tutarlar vergi matrahına eklenir.
  1. 3 Yıllık Sürenin Başlangıcı

Platformda iki görüş tartışılmıştır:

  • İdarenin görüşü: 3 yıllık süre satışın yapıldığı yıldan itibaren başlar.
  • Yargı ve çoğunluk görüşü: 3 yıllık süre satışın yapıldığı yılı takip eden yıldan başlar.
    Platform bu ikinci görüşü daha doğru bulmuştur.
  1. Aynı Yıl İçinde Satış ve Yenileme Yapılırsa Yenileme Fonu Ayrılabilir mi?

İdarenin görüşü (özelgeler):

  • Yeni iktisadi kıymet satışın yapıldığı yılı takip eden yıllarda alınırsa yenileme fonu uygulanabilir.
  • Aynı yıl içinde hem satış hem de yenileme yapılırsa yenileme fonu uygulanamaz.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Fon Tiplerine Göre Şirkete Ait Fonların Değerlemesi

A. Alış Bedeli ile Değerlenecek Fonlar

Bu kural, hisse senedi piyasalarındaki geçici dalgalanmaların, işletmenin kâr/zarar hesabını olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla getirilmiştir.

  • Hisse Senedi Yoğun Fonlar: Yıl sonunda fonda bir değer artışı olsa bile, bu fonlar işletmenin kayıtlarında alış bedeliyle kalır. Satılmadığı sürece değer artışı veya azalışı (muhtemel zarar karşılığı ayrılması durumu hariç) dönem kâr/zarar hesabına yansıtılmaz.

B. Borsa Rayici ile Değerlenecek Fonlar

Portföyünün büyük çoğunluğu hisse senedi dışındaki varlıklardan oluşan fonlar, VUK 279’a göre “diğer menkul kıymetler” olarak değerlendirilir ve borsa rayici (değerleme günündeki birim pay fiyatı) ile değerlenir.

  • Para Piyasası Fonları (Eski B Tipi Likit Fonlar): Bu fonların birim fiyatları günlük olarak ilan edilir. Dönem sonunda (genellikle 31 Aralık) fonun birim pay fiyatı baz alınarak değerleme yapılır. Alış bedeli ile değerleme günündeki borsa rayici (birim fiyat) arasındaki fark, Gelir/Kurumlar Vergisi matrahına gelir olarak yansıtılır.
  • Borçlanma Araçları Fonları: Portföyleri ağırlıklı olarak tahvil, bono gibi borçlanma senetlerinden oluşur. Borsa rayici ile değerlenir.
  • Kıymetli Madenler Fonları (Altın, Gümüş vb.): Borsa rayici (günlük birim fiyat) esas alınarak değerlenir.
  • Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF): Borsada işlem görmeyen (birim fiyatı günlük ilan edilen) GYF’ler de VUK 279’a göre borsa rayici ile değerlenir.
  • Karma, Değişken, Serbest ve Diğer Fonlar: Portföyünün %51’den azı hisse senedi olan tüm bu fon tipleri, HSYF istisnası dışında kaldığı için borsa rayici ile değerlemeye tabidir.
  1. Borsa Rayicinin Olmaması Durumu

VUK Madde 279’da ayrıca bir istisna belirtilmiştir:

“Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı olarak oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin maliyet bedeline vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır.”

Dolayısıyla, eğer bir fonun günlük birim fiyatı (borsa rayici) oluşmamışsa (nadiren karşılaşılan bir durumdur), ilgili döneme isabet eden kıst getiri hesaplanarak fonun alış bedeline eklenmek suretiyle değerleme yapılır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”