Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesinde esas alınacak kriterler ve bu kriterlerin hesaplanmasıyla ilgili örnekleri içeren usul ve esaslar

Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesinde esas alınacak kriterler ve bu kriterlerin hesaplanmasıyla ilgili örnekleri içeren usul ve esaslar yayımlanmıştır.

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANI KARARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1– (1) Bu Usul ve Esasların amacı, 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararın uygulanmasına yönelik usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2– (1) Bu Usul ve Esaslar, 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde şirketlerin bağımsız denetime tabi olmasına ve bağımsız denetim kapsamından çıkmasına ilişkin hususları kapsar.

Dayanak

MADDE 3– (1) Bu Usul ve Esaslar, 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 5 inci maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4– (1) Bu Usul ve Esaslardaki terimler 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında yer alan anlamlarıyla kullanılmıştır. Ayrıca, bu Usul ve Esasların uygulanmasında;

  1. Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS): Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ve bağımsız denetime tabi olup Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulamayan işletmelerin uygulayacakları finansal raporlama standardını,
  2. Denetim: Bağımsız denetimi,
  3. Karar: 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Cumhurbaşkanı Kararını,

ç) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

  1. Türkiye Denetim Standartları (TDS): 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürürlüğe konulan, bilgi sistemleri denetimi dahil olmak üzere, denetim alanında uluslararası standartlarla uyumlu eğitim, etik, kalite kontrol ve denetim standartları ile bu alana ilişkin diğer düzenlemeleri,
  2. Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS): Kurum tarafından Türkiye Muhasebe Standardı, Türkiye Finansal Raporlama Standardı, Türkiye Muhasebe Standardı Yorum ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı Yorum adlarıyla yayımlanan standartları,
  3. Türkiye Muhasebe Standartları (TMS): Kurum tarafından yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları, Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı ile

 

Küçük ve Mikro İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardını ve farklı işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için Kurum tarafından belirlenen standartları ve bunlarla ilişkili diğer düzenlemeleri

ifade eder.

(2) Bağlı ortaklık ve iştirak kavramları, denetime tabi olunup olunmadığının belirlenmesinde esas alınan ve yürürlükteki mevzuat uyarınca hazırlanmış finansal tablolardaki anlamlarıyla dikkate alınır.

İKİNCİ BÖLÜM

Denetime Tabi Olma

Ölçütler

MADDE 5– (1) Karara ekli (I) sayılı listede belirtilen şirket ve kuruluşlar herhangi bir ölçüte bağlı olmaksızın denetime tabidir.

  • Sermaye piyasası araçları bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılan şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
  • Karara ekli (II) sayılı listede belirtilen şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
  • Birinci, ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilenlerin dışında kalan şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
  • Karara göre ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrada belirtilen şirketlerin denetime tabi olması için ilgili fıkralarda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin eşik değerlerini üst üste iki hesap döneminde sağlaması gerekir. Birbirini takip eden hesap dönemlerinde sağlanan iki ölçütün aynı ölçütler olması şart değildir.
  • Dördüncü fıkra kapsamında yer alan örnek bir şirket için hesap dönemleri itibarıyla ölçütlerin eşik değerlerinin sağlanması ve denetime tabi olma durumu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

 

 

Hesap dönemleri

Aktif toplamı 75 milyon TL veya üzeri midir? Yıllık net satış hasılatı

150 milyon TL veya üzeri midir?

Çalışan sayısı 150 veya üzeri midir? Kriterlerden en az ikisini sağlıyor mu?  

Denetime tabi midir?

1/1-31/12

20X1

Evet Hayır Hayır Sağlamıyor Referans yıl
1/1-31/12

20X2

Evet Evet Hayır Sağlıyor Referans yıl
1/1-31/12

20X3

Evet Hayır Evet Sağlıyor Tabi değildir
1/1-31/12

20X4

Evet Evet Hayır Sağlıyor Tabidir
  • Denetim, şirketin konsolide finansal tablolarının yanında münferit finansal tablolarını da içerir.
  • Karar uyarınca denetime tabi olma şartlarını taşımayan bir şirket, sadece ana ortaklığının, bağlı ortaklığının veya iştirakinin Karar kapsamında denetime tabi olması nedeniyle denetime tabi olmaz. Bu durum, topluluk denetçisinin, konsolide finansal tabloların denetimine ilişkin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve TDS çerçevesindeki yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Esas alınacak finansal tablolar

MADDE 6– (1) Denetime tabi olunup olunmadığının belirlenmesinde, şirketler ile bu şirketlerin bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan son iki hesap dönemine ilişkin bilanço ve gelir tablosu dikkate alınır. Denetim kapsamına girildikten sonra 11 inci madde hükmü uygulanır. Bu şirketlerin yurtdışında bulunan bağlı ortaklık ve iştiraklerinin, varsa denetimden geçmiş uluslararası muhasebe standartlarına uygun finansal tabloları, olmaması halinde tabi oldukları mevzuat uyarınca hazırladıkları finansal tabloları dikkate alınır.

Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplanması

MADDE 7– (1) Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplanmasında, 6 ncı maddede belirtilen finansal tablolar çerçevesinde, varsa şirketin bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı da dikkate alınır.

  • Bağlı ortaklıkları veya iştirakleri bulunan şirketlerin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken aşağıdaki işlemler yapılır:
    1. Aktif toplamı hesaplanırken; şirketin kendi aktif toplamından, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin kayıtlı değerleri çıkarılır. Bulunan tutara, bağlı ortaklıklarının aktif toplamının tamamı ve iştiraklerinin aktif toplamından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.

 

  1. Yıllık net satış hasılatı hesaplanırken, şirketin kendi yıllık net satış hasılatına bağlı ortaklıklarının yıllık net satış hasılatının tamamı, iştiraklerinin yıllık net satış hasılatından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.
  2. Grup içi işlemlerden doğan varlık, borç, gelir ve giderlerden, bağlı ortaklıklarla olanların tamamı, şirketin ve bağlı ortaklıkların doğrudan iştirakleriyle olanlarının ise hisselerine düşen payı elimine edilir.
  • Şirketlerin bağlı ortaklıkları aracılığıyla dolaylı olarak sahip oldukları bağlı ortaklıklar ve iştirakler de şirketin bağlı ortaklığı ve iştiraki olarak değerlendirilir.

Örneğin; A şirketinin B şirketinde %70, B şirketinin ise C ve D şirketlerinde sırasıyla

%60 ve %15 oranlarında oy hakkına sahip olduğu durumda, A şirketi aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını hesaplarken, C şirketini bağlı ortaklığı, D şirketini ise %15 oranında oy hakkına sahip olduğu iştiraki olarak değerlendirir.

  • Şirketlerin veya bağlı ortaklıkların iştiraklerinin sahip olduğu bağlı ortaklıklar ve iştirakler, ilgili iştirakin finansal tablolarındaki değerleri üzerinden dikkate alınır. Bu sebeple, şirketin veya bağlı ortaklıkların iştiraklerinin bağlı ortaklıkları ve iştirakleri eliminasyon işlemlerine dahil edilmez.

Örneğin; A şirketinin B şirketinde %40, B şirketinin ise C ve D şirketlerinde sırasıyla

%60 ve %15 oranlarında oy hakkına sahip olduğu durumda, A şirketi aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını hesaplarken, sadece B şirketini iştiraki olarak değerlendirir. C ve D şirketlerinin aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını dikkate almaz. Dolayısıyla, C ve D şirketlerinin A ve B şirketleriyle gerçekleştirdiği işlemler eliminasyon işlemlerine dahil edilmez.

  • Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken, şirketin yurtdışındaki bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin aktif toplamları ve yıllık net satış hasılatı da dikkate alınır.

Çalışan sayısının hesaplanması

MADDE 8– (1) Şirketin çalışan sayısının hesaplanmasında, muhtasar beyannamede veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bildirilen aylık toplam çalışan sayısının yıllık ortalaması dikkate alınır. Söz konusu yıllık ortalama, aylar itibarıyla aylık çalışan sayılarının toplamının on ikiye bölünmesiyle elde edilir. Çıraklık ve mesleki eğitim sözleşmesi kapsamında şirkette mesleki eğitim gören çıraklar ve staj yapan öğrenciler çalışan sayısının hesaplanmasında dikkate alınmaz.

  • Ortalama çalışan sayısının hesaplanırken, ana ortaklığın ve bağlı ortaklıkların bu maddeye göre hesaplanan çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştiraklerin bu maddeye göre hesaplanan çalışan sayısı ise şirketin iştirakteki hissesi oranında dikkate alınır.

Örneğin, B şirketi A şirketinin bağlı ortaklığı olup A şirketinin C şirketinde %20 payı vardır ve C şirketi A şirketinin iştiraki niteliğindedir. Söz konusu şirketlerin aylık çalışan sayılarına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

 

Aylar A Şirketi B Şirketi C Şirketi
Ocak 300 170 180
Şubat 305 180 170
Mart 310 185 145
Nisan 305 195 150
Mayıs 300 185 150
Haziran 295 180 160
Temmuz 290 170 160
Ağustos 285 135 160
Eylül 290 140 170
Ekim 310 165 180
Kasım 310 165 180
Aralık 300 170 140
Toplam 3.600 2.040 1.945
Yıllık ortalama (Toplam/12) 300 170 162,08

Yukarıdaki tabloda, şirketler itibarıyla yıllık çalışan sayısı ve ortalama çalışan sayısı hesaplanmıştır. Buna göre, A şirketinin yıllık ortalama çalışan sayısı hesaplanırken; A ve B şirketlerinin yıllık ortalama çalışan sayılarının tamamı ile C şirketinin yıllık ortalama çalışan sayısının sadece %20’si toplanır. Dolayısıyla, A şirketi için toplam yıllık ortalama çalışan sayısı (300 + 170 + (162,08 x %20) =) 502,42’dir.

  • Çalışan sayısının hesabında, 7 nci madde çerçevesinde şirketin kendisinin, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin yurtiçindeki ve yurtdışındaki çalışan sayıları da dikkate alınır.

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri

MADDE 9– (1) 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen hususlara ek olarak, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerini üstlenen şirketler açısından aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı aşağıdaki gibi tespit edilir:

  1. Aktif toplamının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “170-177 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri” hesapları dikkate alınmaz.
  2. Yıllık net satış hasılatının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “350-358 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakediş Bedelleri” hesaplarına sadece ilgili dönemde kaydedilen tutarlar yıllık net satış hasılatına eklenir.

 

  1. İşin bitiminde Tekdüzen Hesap Planında yer alan 350-358 no’lu hesaplardan ilgili dönem gelir tablosuna aktarılan kısımlar yıllık net satış hasılatının hesabında dikkate alınmaz.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Denetim Kapsamından Çıkma Denetim kapsamından çıkma

MADDE 10– (1) Eşik değerleri aştığı için denetime tabi olan şirketler, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte 5 inci maddede belirtilen ölçütlerden en az ikisine ait eşik değerlerin iki hesap döneminde art arda altında kalması durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren denetimin kapsamından çıkar. Birbirini takip eden hesap dönemlerinde eşik değerlerin altında kalınan iki ölçütün aynı olması şart değildir. Aşağıdaki tabloda, 5 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında ilgili hesap dönemleri itibarıyla ölçütlerin eşik değerlerini sağlayan ve denetime tabi olan ancak sonraki dönemlerde ölçütlerin eşik değerlerini sağlamadığı için denetim kapsamından çıkan bir şirkete ilişkin örnek bir durum gösterilmiştir:1

 

 

Hesap dönemleri

Aktif

toplamı 75 milyon TL veya üzeri midir?

Yıllık net satış hasılatı

150 milyon TL veya üzeri midir?

Çalışan sayısı 150 veya üzeri

midir?

Kriterlerden en az ikisini sağlıyor mu?  

Denetime tabi midir?

1/1-31/12

20X1

Evet Hayır Evet Sağlıyor Referans yıl
1/1-31/12

20X2

Evet Evet Hayır Sağlıyor Referans yıl
1/1-31/12

20X3

Evet Hayır Hayır Sağlamıyor Tabidir
1/1-31/12

20X4

Hayır Hayır Evet Sağlamıyor Tabidir
1/1-31/12

20X5

Evet Hayır Evet Sağlıyor Tabi değildir

(2) Eşik değerleri aştığı için denetime tabi olan şirketler, 7 nci madde çerçevesinde tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte, bir hesap döneminde 5 inci maddede belirtilen ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerinin yüzde yirmi veya daha fazla oranda altında kalması durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren denetim kapsamından çıkar.

Esas alınacak finansal tablolar

MADDE 11– (1) Denetime tabi olan şirketler, daha sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında TMS’ye uygun olarak hazırladıkları finansal tablolarda yer alan tutarları esas alır. Bu durumda, ilgili TMS uyarınca konsolide finansal tablo hazırlayan şirketlerin, bağlı

1 31/12/20X3 tarihinde sona eren hesap döneminde ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerinin yüzde yirmi veya daha fazla oranda altında kalınmadığı varsayılmıştır.

 

ortaklıklarının tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerinin ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tabloları kullanılır. Bağlı ortaklığı veya iştiraki bulunan ancak ilgili TMS uyarınca konsolide finansal tablo hazırlamayan (örneğin, BOBİ FRS’yi uygulayan orta büyüklükteki) şirketlerde bağlı ortaklık veya iştirakin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplamaya dahil edilmesinde 7 nci madde hükmü uygulanır.

  • BOBİ FRS’yi ilk kez uygulayan şirketlerin önceki döneme ait karşılaştırmalı finansal tablolarını bu Standarda göre hazırlamadığı durumda bir önceki yılın yıllık net satış hasılatı tutarının belirlenmesinde kendileri ile bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırladıkları gelir tablolarındaki tutarlar dikkate alınarak 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır.
  • TMS’yi uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 6102 sayılı Kanun ve ilgili TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır.
  • Ortalama çalışan sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.

Denetim kapsamından çıkılmasından sonra esas alınacak finansal tablolar MADDE 12– (1) Denetime tabi olan bir şirketin sonraki hesap dönemlerinde denetim

kapsamından çıkması durumunda, söz konusu şirketin müteakip hesap dönemlerinde denetime tabi olup olmayacağının tespitinde 6, 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

GEÇİCİ MADDE 1– (1) 2022 yılı için denetime tabi olma veya denetim kapsamından çıkma hususlarında 26/5/2018 tarihli ve 30432 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11597 sayılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen eşik değerler esas alınır.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 13– (1) 16/2/2019 tarihli ve 30688 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esaslar yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 14– (1) Bu Usul ve Esaslar, 1/1/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15– (1) Bu Usul ve Esasların hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2025 Yılı Menkul Sermaye İratlarının Beyanı ve Hazır Beyan Sistemi

  1. Menkul Sermaye İradı Nedir?

Gelir İdaresi Başkanlığı düzenlemelerine göre menkul sermaye iradı; ticari, zirai veya mesleki faaliyet dışında nakdi sermaye veya sermaye değerleri dolayısıyla elde edilen kâr payı, faiz ve benzeri gelirlerdir. (Gelir Vergisi Kanunu md. 75)

  1. Menkul Sermaye İradına Giren Başlıca Gelirler

Başlıca gelir türleri şunlardır:

  • Hisse senedi kâr payları (temettü)
  • Limited şirket ve iştirak kazançları
  • Devlet tahvili ve bono faizleri
  • Mevduat faizleri
  • Repo gelirleri
  • Katılım bankası kâr payları
  • Alacak faizleri
  • Yatırım fonu gelirleri
  • Eurobond faizleri
  • Yurt dışı faiz ve kâr payları
  1. Beyan Edilmeyecek Gelirler (Genel Kural)

Aşağıdaki gelirler tutarı ne olursa olsun beyan edilmez:

  • Mevduat faizleri
  • Katılım bankası kâr payları
  • Repo gelirleri
  • 01.01.2006 sonrası ihraç edilen devlet tahvili ve bono faizleri (Bu gelirler stopaj yoluyla vergilenmiş sayılır.)
  1. Beyan Edilecek Gelirler ve Sınırlar (2025)
  2. a) 18.000 TL Beyan Haddi

Gelirlerin toplamı 18.000 TL’yi aşarsa tamamı beyan edilir: Offshore faizleri, Alacak faizleri, Yurt dışı faiz ve kâr payları, Kupon satış gelirleri, Senet iskonto gelirleri

  1. b) 330.000 TL Beyan Haddi

Gelirlerde sınır 330.000 TL’dir: Tam mükellef kurumlardan kâr payları, Eurobond faizleri, 2006 öncesi tahvil faizleri

Önemli:

  • Temettü gelirlerinde brüt tutarın yarısı istisnadır.
  • Kalan tutar 330.000 TL’yi aşarsa beyan edilir.
  1. Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşları
  • Türkiye’de stopaja tabi gelirler için beyanname verilmez.
  • Stopaja tabi olmayan gelirler için beyanname verilir.
  1. Beyanname Üzerinden Yapılabilecek İndirimler

Beyan edilen gelirden aşağıdaki unsurlar indirilebilir:

  1. a) Sigorta primleri
  • Hayat sigortalarının %50’si
  • Diğer şahıs sigortaları
    (Sınır: gelirin %15’i ve asgari ücret)
  1. b) Eğitim ve sağlık harcamaları Gelirin %10’una kadar
  2. c) Bağış ve yardımlar: Kamu kurumlarına yapılan bazı bağışların tamamı, Kamu yararına dernek ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara bağışlar (%5 sınır)
  3. 2025 Gelir Vergisi Tarifesi
  • 158.000 TL’ye kadar: %15
  • 330.000 TL’ye kadar: %20
  • 800.000 TL’ye kadar: %27
  • 4.300.000 TL’ye kadar: %35
  • Üzeri: %40
  1. Beyan ve Ödeme Süreleri Beyanname: Mart 2026 sonuna kadar Ödeme: 1.taksit: Mart 2026, 2. taksit: Temmuz 2026

 

  1. Stopajın Mahsubu

Beyan edilen gelir üzerinden daha önce kesilen vergiler: Hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Temettülerde kurum bünyesinde yapılan stopajın tamamı mahsup edilir.

  1. Hazır Beyan Sistemi

Hazır Beyan Sistemi;

  • Banka, sigorta ve tapu gibi kurumlardan alınan bilgilerle otomatik beyanname oluşturur.
  • Mükellef sistemi kontrol edip onaylar.
  • Kullanım zorunlu değildir.
  • Onaylanan beyannamenin doğruluğundan mükellef sorumludur.

Kimler kullanabilir: Ücret, kira, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç elde eden gerçek kişiler.

  1. Önemli Hatırlatmalar
  • Beyan sınırları istisna değil, beyan tespit hadleridir.
  • Tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyen gelirler, diğer gelirlerle birlikte de beyan edilmez.
  • Hadler ilgili gelir türleri için ayrı ayrı uygulanır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

TAM TASDİK SÖZLEŞMESİNDE YENİ DÖNEM

  1. Süresinde Tam Tasdik Sözleşmesi Nedir?

18 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği ve Tasdik Yönetmeliği uyarınca;Tam tasdik sözleşmesinin her yıl Ocak ayı içinde (özel hesap döneminde ilk ay içinde) düzenlenmesi gerekir. Süre geçtikten sonra sözleşme yapılabilir; ancak süresinde yapılmış sözleşmenin sağladığı avantajlardan yararlanılamaz.

2.Tam Tasdik Zorunlu mu?

Mevcut durumda aktif büyüklük ve net satış hadleri bulunsa da, yasal olarak genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak birçok iade, istisna ve indirim uygulamasında fiilen avantaj sağlamaktadır.

  1. KDV İadesinde Büyük Avantaj

 Süresinde Tam Tasdik Varsa: Tutar sınırı olmaksızın KDV iadesi YMM raporu ile alınabilir. İnceleme ve teminat riski azalır. Önceki yıllara ait yüksek tutarlı iadeler de YMM raporuyla alınabilir. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılabilir.

 Süresinde Yoksa: Belirlenen limitleri aşan nakit iadeler vergi incelemesine tabi olur. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılamaz. Güncel limitler, 46 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği kapsamında 2026 yılı için artırılmaksızın uygulanmaktadır.

  1. Tevkifat Yoluyla Ödenen Vergilerin Nakden İadesi

315 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, 2026 yılı için: 426.000 TL’ye kadar nakit iadede YMM raporu aranmaz. 4.266.000 TL’ye kadar süresinde tam tasdik sözleşmesi varsa YMM raporuyla nakit iade alınabilir. Bu tutarı aşan iadeler yalnızca vergi incelemesi ile alınabilir. Önceki yıl için süresinde yapılmamış sözleşme, sonraki yıl imzalansa dahi geriye dönük hak sağlamaz.

  1. 2025 Beyannamelerinden İtibaren YMM Raporu Zorunlu Olan İstisna ve İndirimler

49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile; Birçok istisna ve indirim için YMM tasdik raporu zorunluluğu getirilmiştir.

Genel Esaslar:

  • Her bir istisna/indirim 500.000 TL’yi aşarsa tasdik zorunlu
  • Toplamı 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi
  • Bazı uygulamalar tutara bakılmaksızın zorunlu (örneğin indirimli KV)

Rapor ibraz edilmezse:

588 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca
2026 yılında uygulanacak özel usulsüzlük cezası: 400.000 TL – 4.000.000 TL arası (istisnanın %5’i) Tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler ayrıca istisna tasdik raporu düzenletmek zorunda değildir; tam tasdik raporu içinde yer verilebilir.

 

  1. İthalatta KDV İndirimi – Özel Amaçlı YMM Raporu
  • ılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında indirilemeyen ithalat KDV’leri için;

57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile 2026’dan itibaren: 6 aylık ithalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşarsa,  Özel Amaçlı YMM Raporu zorunlu

Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunanlar bu süreci daha sistematik ve hızlı yönetebilmektedir.

  1. KDV İadelerinde İlave Haklar

Süresinde tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler:

İTUS (İndirimli Teminat Uygulaması) – %8 teminatla iade
ATU (Artırımlı Teminat Uygulaması) – %60 teminatla 5 iş gününde iade
Kısmi tevkifatlı işlemlerde 50.000 TL üzeri iadelerde YMM rapor avantajı
%5’i aşmayan sahte belge tespitlerinde özel esaslara alınmama
Karşıt incelemelerde YMM üzerinden hızlı teyit imkanı

 SONUÇ

Süresinde yapılan tam tasdik sözleşmesi;

  • KDV iadelerinde hız ve güvence
  • Yüksek tutarlı nakit iadelerde incelemesiz çözüm
  • İstisna ve indirimlerde cezai riskten korunma
  • Teminat yükünün azaltılması
  • İthalat ve KDV uygulamalarında rapor kolaylığı
  • Karşıt incelemelerde operasyonel avantaj

sağlamaktadır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE TASDİKİ ZORUNLU İSTİSNA VE İNDİRİMLER

30.12.2025 tarihli 49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile, bazı istisna ve indirimlerin YMM tasdik raporu ile tevsiki zorunlu hale getirilmiştir.

Aşağıda Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi açısından zorunlu kapsama alınan uygulamalar özetlenmiştir.

  1. GELİR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE

Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler

İstisna / İndirim Dayanak
Sınai mülkiyet haklarında kazanç istisnası 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/B
Türk Uluslararası Gemi Sicili kazanç istisnası 4490 sayılı Kanun
Serbest bölge kazanç istisnası 3218 sayılı Kanun
Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası 4691 sayılı Kanun
Yurtdışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri kazanç istisnası 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Md. 89/13
İndirimli gelir vergisi uygulaması 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 32/A
Ar-Ge ve tasarım indirimi 5746 sayılı Kanun
Yatırım indirimi istisnası (GVK Geç. 61) 193 sayılı GVK
Beyannamede yer alan “Diğer İndirimler” ve “Diğer İstisnalar” GVK ve ilgili kanunlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE

Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler

İstisna / İndirim Dayanak
Yurt dışı iştirak kazançları istisnası 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/1-b
Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası Md. 5/1-c
Emisyon primi kazancı istisnası Md. 5/1-ç
GYF/GYO kazanç istisnası Md. 5/1-d
Taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası Md. 5/1-e
Yurt dışı inşaat, onarım, montaj kazanç istisnası Md. 5/1-h
Sınai mülkiyet hakları istisnası Md. 5/B
Serbest bölge kazanç istisnası 3218 sayılı Kanun
Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası 4691 sayılı Kanun
Ar-Ge indirimi KV mülga Md. 10
Nakdi sermaye artışı faiz indirimi Md. 10/1-ı
İndirimli kurumlar vergisi Md. 32/A
Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulaması Ek Madde 1-13
Teknogirişim / teknokent sermaye desteği indirimleri 5746 – 4691
Yatırım indirimi (Geç. 61) GVK
Beyannamede yer alan “Diğer İndirim ve İstisnalar” KV ve ilgili kanunlar

 TUTAR ESASLARI (Her İki Kanun İçin Ortak)

 500.000 TL Kuralı Her bir istisna veya indirim tutarı 500.000 TL’yi aşarsa YMM tasdiki zorunludur.

1.000.000 TL Toplam Kuralı Her biri 500.000 TL’yi aşmasa bile, toplam istisna ve indirimler 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi olur.

 Tutara Bakılmaksızın Zorunlu Olanlar

  • İndirimli kurumlar vergisi
  • Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
  • Beyannamede yer alan “Diğer İndirim/İstisnalar” satırları

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İhracatın DİİB Sahibi Firma Tarafından Yapılması Halinde Grup Firmasının Yan Sanayici Olarak Kayıtlı Olması Zorunlu Değildir

Mevzuatta, ihracatın DİİB sahibi firma tarafından yapılması halinde grup firmasının yan sanayici olarak kayıtlı olması zorunlu değildir. Grup firmasının yan sanayici olarak kaydı yalnızca ihracatın grup firması tarafından yapılması durumunda gereklidir. Dahilde işleme rejiminin temel amacının ihracatın gerçekleştirilmesidir. Ürünlerin üretildiği ve ihraç edildiği durumlarda, Stokların grup firmasında bulunması için Grup firması Diib Belgesine kaydı zorunlu değildir. Danıştay 10. Daire, 16.02.2023 tarihli, E.2021/2715, K.2023/601 sayılı kararı ile de bu görüş desteklenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Finansal Kiralamalarda Kira Ödemelerinin Eşit Dağıtılması Zorunlu Değildir

Finansal kiralama, adi kiradan farklıdır. Finansman sağlamaya yönelik özel bir sözleşmedir. Kira bedeli ve ödeme planı taraflarca serbestçe belirlenir.  Kira ödemelerinin eşit dağıtılması zorunlu değildir. Kanunda kira ödemelerinin yıllara eşit dağıtılacağına dair bir hüküm yoktur. Ödeme tutarları ve dönemleri sözleşmeye göre değişken olabilir. Dönemsellik ilkesi ihlal edilmez. Ödemeler sözleşmeye göre belirlenmiştir. Bu nedenle ödemenin yapıldığı dönemde gider yazılması dönemsellik ilkesine aykırı değildir. Finansal kiralama bedelleri tahakkuk ettiği dönemde gider yazılır. Kira bedeli kiracı açısından ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderdir. Tahakkuk veya ödeme döneminde gider kaydedilebilir.

 Finansal kiralama kira ödemelerinin: Ödendiği veya tahakkuk ettiği dönemde gider yazılmasında hukuka aykırılık yoktur. Kira süresine bölünerek eşit dağıtılması zorunlu değildir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kurumların Taşınmaz Satışlarında Vergi İstisnaları

Kurumların taşınmaz satışlarında uygulanacak vergi istisnaları, satışın niteliğine ve tarafına göre farklı-lık göstermektedir.
1. Genel Kural (Tam ve Dar Mükellef Kurumlar)
15.07.2023 Tarihinden önce aktife alınan taşınmazların satışı: Kurumlar Vergisi: Satış kazancının %25’i istisna (KVK 5/1-e) KDV: İstisna (KDVK 17/4-r) Damga Vergisi: İstisna Harçlar: İstisna yok
15.07.2023 Tarihinden sonra aktife alınan taşınmazlar: Tüm vergiler açısından istisna yoktur.
2. Bankalar ve Finans Kurumları (Borç Nedeniyle Edinilen Taşınmazlar)
Bankalar, finansal kiralama ve finansman şirketlerinin; Alacak nedeniyle edindikleri taşınmazların satı-şı: Kurumlar Vergisi: Satış kazancı istisna. KDV: İstisna. Damga Vergisi: İstisna. Harçlar: İstisna (teminat şartıyla)
3. Sat-Kirala-Geri Al İşlemleri 6361 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde: Kurumlar Vergisi: Satış kazancı istisna KDV: Satış ve geri kiralama istisna Damga Vergisi & Harçlar: İstisna (Faiz gelirleri istisna kapsamında değildir.)
4. Kira Sertifikası İşlemleri Varlık Kiralama Şirketleri (VKŞ) aracılığıyla yapılan satışlarda: Kurum-lar Vergisi: Kazanç istisna KDV: Satış ve geri devir istisna Damga Vergisi & Harçlar: İstisna
5. TMSF Tarafından Yapılan Satışlar Kurumlar Vergisi: Muaf KDV: İstisna Damga Vergisi & Harçlar: Muaf
15.07.2023 sonrası aktife giren taşınmazların satışında genel olarak vergi istisnası yoktur.
İstisnalar ağırlıklı olarak banka-alacak ilişkisi, sat-kirala-geri al ve TMSF işlemleri için geçerlidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İthalatta Gözetim, Korunma ve Haksız Rekabet Kapsamında KDV İndiriminin Denetimi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı;

KDV indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya, İndirim hakkı kısıtlanan işlemleri belirlemeye, İade ve indirim uygulamalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemeye
yetkilidir. Bu yetkiye dayanılarak 24 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, bazı ithalat işlemlerinde hesaplanan KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır.

İndirimi Kaldırılan KDV’nin Kapsamı

7846 sayılı Karar uyarınca; Aşağıdaki mevzuat kapsamında ithal edilen mallarda: İthalatta gözetim uygulamaları, İthalatta korunma önlemleri, İthalatta haksız rekabetin önlenmesi nedeniyle KDV matrahında oluşan artış tutarları ve bu artışlara isabet eden: Vergi, resim, harç ve paylar üzerinden ödenen KDV indirim konusu yapılamaz.

Ancak; Bu uygulamalar dışında kalan gerçek ithalat bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.

57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile Getirilen Yükümlülük

31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile bu kapsamdaki ithalatlar için denetim mekanizması getirilmiştir.

İthalat Tutarı 2.600.000 TL’yi AŞMIYORSA Mükellefler: İlgili dönemde ödenen KDV’nin doğru şekilde indirime konu edilip edilmediğini, Yazılı bildirimle bağlı olunan vergi dairesine bildirir. Bildirim süresi: Ocak–Haziran dönemi → Temmuz sonu,    Temmuz–Aralık dönemi → İzleyen yıl Şubat sonu

İthalat Tutarı 2.600.000 TL’yi AŞIYORSA Mükellefler: Söz konusu KDV’nin doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik etmek zorundadır. Rapor ibraz süresi: Altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonu.

 Tam Tasdik Raporu Olan Mükellefler

Mükellefin: İlgili yıla ilişkin geçerli tam tasdik sözleşmesi varsa ve Tam tasdik raporunda, 7846 sayılı Karar kapsamındaki ithalata ilişkin KDV indirimine açık şekilde yer verilmişse, ayrıca özel amaçlı YMM raporu ibraz edilmesine gerek bulunmamaktadır.  Uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüktedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kârın Sermayeye Eklenmesinin İştirak Eden Şirket Açısından Durum

Artırım kâr yedeklerinden (geçmiş yıl/dönem kârı) yapılıyorsa:

Ortaklara verilen bedelsiz hisseler temettü (kâr payı) alınmış gibi kabul edilir. İştirak eden şirket kayıtlarında: 242 İştirakler hesabı artarAynı tutar 640 İştiraklerden Temettü Geliri olarak kaydedilir

Bu temettü geliri, KVK 5/1-a (İştirak Kazançları İstisnası) kapsamında Kurumlar vergisinden istisnadır. Muhasebede gelir yazılır.  Beyannamede istisna yapılarak vergilenmez.

İleride bu hisseler satılırsa: En az 2 yıl aktifte tutulmuşsa, Satış kazancının %50’si KVK 5/1-e kapsamında istisna olabilir

Geçmiş yıl kârının sermayeye eklenmesiyle alınan bedelsiz hisseler, iştirak eden şirket için temettü geliri sayılır; muhasebede gelir yazılır ancak kurumlar vergisinden istisna edilir.

Sermaye Yedeklerinden Yapılan Sermaye Artırımı (Bedelsiz Hisse)

İştirak edilen şirket sermaye yedeklerini (örneğin emisyon primi gibi) kullanarak sermaye artırıyorsa, verilen bedelsiz hisseler ortak açısından gelir sayılmaz.

İştirak eden şirkette: Sadece hisse adedi artar, İştirakin toplam maliyet bedeli değişmez. Gelir kaydı yapılmaz. Temettü oluşmuş sayılmaz. Vergisel bir kazanç doğmaz.

Sermaye yedeklerinden yapılan bedelsiz sermaye artırımında iştirak eden şirket için sadece hisse sayısı artar, iştirak tutarı ve vergi durumu değişmez.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

GYO ve GYF Vergilendirilmesi

7524 sayılı Kanun ile Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ve Gayrimenkul Yatırım Fonlarının (GYF) vergilendirilmesinde 1 Ocak 2025’ten itibaren önemli değişiklikler yürürlüğe girmiştir.

1. Kar Dağıtım Zorunluluğu

GYO ve GYF’lerin, kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmeleri için taşınmaz kaynaklı dönem kazançlarının en az %50’sini, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar ortaklarına dağıtmaları gerekmektedir.

Bu şart sağlanmazsa kurumlar vergisi istisnası kaybedilir ve tüm kazançlar %30 oranında kurumlar vergisine tabi olur.

2. Asgari Kurumlar Vergisi (AKV)

1.1.2025’ten itibaren GYO ve GYF’ler, yalnızca taşınmaz kaynaklı kazançları üzerinden %10 oranın-da Asgari Kurumlar Vergisi ödeyeceklerdir. Kar dağıtım şartını süresinde yerine getirenler için bu %10’luk vergi nihai kurumlar vergisi niteliğindedir. Kar dağıtım şartı sağlanmazsa %30 kurumlar ver-gisi hesaplanır, ödenmiş AKV bu vergiden mahsup edilir.

3. Taşınmaz Kaynaklı Kazanç Nedir?

Taşınmaz alım-satım kazançları, Kira gelirleri, Taşınmaza dayalı hakların devrinden elde edilen kazanç-lar, İnşaat projeleri ve taşınmaz işletme gelirleri…Kar dağıtımı ve AKV hesaplamasında sadece bu kazançlar dikkate alınacaktır.

4. Yeni Kurulan GYO/GYF’ler İçin Avantaj

İlk defa faaliyete başlayan GYO ve GYF’ler, faaliyete başladıkları yıldan itibaren 3 hesap dönemi boyunca AKV ödemeyeceklerdir.

5. Yatırımcılar Açısından Sonuçlar

GYO ve GYF’ler artık %10 AKV ödeyeceği için, dağıtılabilir kar tutarı azalacaktır. GYF katılma pay-ları için 1 Şubat 2025’ten sonra edinilen paylarda stopaj oranı %15 olarak uygulanacaktır Gayrimen-kul Yatırım Fonu (GYF) katılma payları iktisap tarihinden itibaren en az iki yıl süreyle elde tutu-lursa, bu paylardan elde edilen kar payları veya satış kazançları üzerinden stopaj yapılmaz (%0). Bu istisna, 1 Şubat 2025 sonrası edinilen paylar için de geçerliliğini korumaktadır; yani iki yıllık elde tutma şartı sağlandığında, normalde uygulanacak %15 stopaj oranı uygulanmaz.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”