Faaliyetleri KDV’den İstisna Olan Mükellefler Alımlarına Yönelik Düzenlenmesi Gereken İade Faturalarında KDV’yi Ayrıca Göstermemeli, Faturayı KDV Dâhil Tutar Üzerinden Düzenlemelidirler

Faaliyetleri KDV’ye tabi olmayan veya KDV’den istisna olan mükellefler, mal veya hizmet alımlarında KDV’yi gider veya maliyet olarak kayıtlarına alır. Ancak bu tür alımlarla ilgili iade, iptal veya fiyat farkı gibi işlemler sonucunda KDV’nin iade faturasında gösterilip gösterilmeyeceği, gösterilmemesi halinde satıcının KDV indiriminin nasıl yapılacağına ilişkin tereddütler yaşanmaktadır.

KDV Genel Uygulama Tebliğine göre;

* Sadece BSMV kapsamındaki işlemleri yapanların KDV mükelleflerinden fatura ve benzeri belge karşılığında temin ettikleri malların kısmen veya tamamen iade edilmesi halinde iade amaçlı bir belge (dekont vb.) düzenlenerek bu belgede;

– Malın alış faturasının tarih ve numarası belirtilecek,

– İade edilen kısma ilişkin tutar KDV dâhil olarak gösterilecek,

– Belgeye, “İşbu belge………. Tebliğin (III/C-6.2.) bölümüne göre iade edilen mallara ilişkin olarak düzenlenmiştir. % … KDV dâhildir.” açıklaması yazılacaktır. Malın iadesine ilişkin bu belgede toplam bedel içerisinde gösterilen KDV malı iade eden BSMV mükellefi tarafından KDV beyannamesi ile beyan edilmez, gelir/kurumlar vergisi bakımından belgede yer alan KDV dâhil toplam bedel hasılat olarak dikkate alınır. Malın iade edildiği firma ise mal bedeli içindeki KDV tutarını iç yüzde yoluyla hesaplar ve genel hükümler çerçevesinde “indirilecek KDV” olarak dikkate alır.

* İstisna kapsamında satın alınan araç ve yüzer tesislerin satıcılara iade faturalarında, istisna kapsamında satın alınan araç ve yüzer tesislerin satıcılara iadesinde KDV hesaplanmaz.

* Yatırım teşvik belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya iade faturalarında, yatırım teşvik belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya iadesinde asıl işleme bağlı olarak vergi hesaplanmaz.

KDV düzeltmesi hakkında özel bir düzenleme yapılmıştır. Bu mükellefler dışında kalan ve faaliyetleri KDV’ye tabi olmayan ya da KDV’den istisna olan mükellefler için ayrıca düzenleme bulunmamaktadır.

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17.07.2014 tarih ve 21152195-35-02-430 sayılı özelgesinde serbest bölgede faaliyet gösteren bir mükellefe düzenleyeceği iade faturasında KDV konusu hususunda:

– Münhasıran serbest bölgede faaliyet gösteren ve dolayısıyla işlemleri katma değer vergisinden istisna olan işletmenin fatura ve benzeri belge karşılığında temin ettiği malların kısmen veya tamamen iade edilmesi halinde, iade amaçlı bir belge (fatura vb.) düzenlenmelidir. Bu belgede “Malın alış faturasının tarih ve numarasının belirtilmesi, iade edilen kısma ilişkin tutarın KDV dâhil olarak gösterilmesi ve ‘% … KDV dâhildir” açıklamasına yer verilmesi, gerekmektedir.

– Malın iadesine ilişkin bu belgede toplam bedel içerisinde gösterilen KDV’nin ayrıca KDV beyannamesi ile beyan edilmemelidir.

– Malın iade edildiği firma tarafından ise mal bedeli içindeki KDV tutarının iç yüzde yoluyla hesaplanarak genel hükümler çerçevesinde “İndirilecek KDV” olarak dikkate alınması gerekmektedir.”

KDV’ye tabi olmayan veya KDV’den istisna olan mükellefler, mal veya hizmete ilişkin iade faturası düzenlenirken KDV’yi ayrıca göstermek yerine faturayı KDV dâhil olarak düzenlemelidirler. ‘% … KDV dâhildir’ gibi açıklamalara iade faturalarında yer verilmesi gerektiği, bu kapsamda düzenlenecek faturalara istinaden satıcıların iç yüzde yoluyla KDV’yi ayrıştırmak suretiyle tespit edecekleri ve kayıtlarına indirim olarak alabilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır. Bu yaklaşımın iade ve hizmet iptali faturaları dışında fiyat farkı faturaları için de uygulanabilir.

Genel KDV oranı %18’den %20’ye yükseltilmiş, %8 olan indirimli oran %10’a yükseltilmiştir. Bu kapsamda, %18’den alınan bir malın iade edilmesi halinde yukarıda yer verilen bilgiler kapsamında düzenlenen faturada ilgili ifadenin sonuna “%18….dahildir” yazılacaktır.  %18’den alınan bir malın iade faturasında da %18 oranı geçerli olmalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023 Enflasyon Düzeltmesi Yapılırken Silinecek Bazı Fonların Ortaklara Vergisiz Dağıtılması Mümkündür

Enflasyon düzeltmesi; işletmelerin, enflasyon durumunu mali tablolarında göstermek ve haklarının değişmesine karşı koruma sağlamak amacıyla düzeltme katsayısı ile, ilgili değerlerin enflasyonun etkisine karşı güncellemesidir. Enflasyon iyileştirmesi işlemi sadece bilanço üzerinde, parasal olmayan aktif ve pasif kalemleri içerir. Gelir tablosu ve diğer mali tablo kalemleri enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

2023 enflasyon düzeltmesi kapsamında aşağıdaki öz sermaye kalemleri düzeltmeye tabi tutulabilecektir.

  • Sermaye
  • Hisse Senetleri İhraç Primleri
  • Hisse Senedi İptal Karları
  • Yasal Yedekler
  • Statü Yedekleri
  • Olağanüstü Yedekler
  • Özel Fonlar
  • Sermaye Düzeltmesi Olumlu ve Olumsuz Farkları

Bazı öz sermaye kalem değerleri ise ulusal para biriminin değişimine karşı güncellenmeyecek, düzeltilmiş bilançoda yer almayacaktır. Enflasyon düzeltmesi işlemleri nedeniyle oluşan ve vergiye konu edilmeyecek olan geçmiş yıl kar veya zarar hesabına aktarılarak kapatılacak olan hesaplar aşağıdaki gibidir.

  • Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 280/A-1[3] uyarınca oluşan fon hesabı,
  • VUK’un geçici 31 ve 32 nci maddesi uyarınca oluşturulan yeniden değerleme değer artış fonu hesapları,
  • VUK Mükerrer 298/ç uyarınca hesaplanan yeniden değerleme değer artış fonları,
  • Gelir Vergisi Kanununun geçici 85, 90 ve 93 üncü maddeleri kapsamında varlık barışı uygulamaları nedeniyle oluşturulan fon hesapları,
  • 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında varlık barışı nedeniyle oluşturulan fon hesabı,
  • 6111, 6736, 7143, 7326 sayılı Kanunlar kapsamında, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtianın kayda alınmasına ilişkin olarak oluşturulan karşılık hesapları.

Bu hesaplardan sermayeye ilave edilmesi mümkün olanlardan sermayeye eklenmiş olanları sermaye artışı olarak dikkate alınmayacak ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır. Enflasyon düzeltmesi genellikle parasal olmayan aktif ve pasif kıymetler için kullanılır, parasal olan sermaye artışlarına ait miktarlar bu tür varlıkların dışında kalır.

Yeni yayınlanan enflasyon düzeltmesi tebliğ taslağında emtiaya ilişkin stok düzeltmesi” için oluşturulan karşılık hesaplarının düzeltme sonrası bilançoda yer alacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu demek oluyor ki enflasyon düzeltmesi işlemleri kapsamında torba hesaba aktarılarak silinecek yada ortaklara vergisiz olarak dağıtılacak olan vergisel fonlar 2024 yılı bilançosunda yer alabilecektir. 2023 yılı içerisinde kapatılmayan bu hesaplar bir sonraki yıl enflasyon düzeltmesi yapılabileceği için daha avantajlı bir durum söz konusu oluyor.

Fon dağıtım işlemi yapılırken İşletmeler, genel kurul veya ortaklar kurulu kararı almayı tercih edebilirler. Bu, daha fazla şeffaflık ve yönetim sağlar ve tüm hissedarların veya ortakların onayını gerektirebilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İthal Makine Ve Teçhizat Listesinde Yer Alan Makinelerin İthal Edilmek Yerine Firmanın Kendi Bünyesinde İmali Durumunda Yapılan Harcamalar Yatırım Harcaması Olarak Dikkate Alınabilir

Şirketin yatırım teşvik belgesi kapsamında ithal makine ve teçhizat listesinde bulunan yatırım ekipmanlarının şirket bünyesinde imal edilmesi ve aktifleştirilmesi durumunda söz konusu yatırım ekipmanlarının imaline ilişkin harcamaların yatırım harcaması olarak yatırıma katkı tutarı hesabına dahil edilebilmektedir.

Bakanlıkça onaylı ithal makine ve teçhizat listesinde yer aldığı hali ile kendi bünyenizde imal etmeyi planladığınız makineleri yapacağınız başvuru ile öncelikle ithal makine ve teçhizat listesinden yerli makine ve teçhizat listesine aktarmanız gerekmektedir. Yerli makine ve teçhizat listesi kapsamında yer alan makine ve teçhizatın bileşenlerinin KDV’si ödenmek suretiyle temin edilerek tarafınızdan montaj ve üretiminin yapılıp yevmiye defterinde 253 no’lu Makine ve Tesisler hesabına kaydedilmesi durumunda, maliyet tutarları dikkate alınmak suretiyle söz konusu makine ve teçhizatın tamamlama vizesi aşamasında yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım harcaması olarak değerlendirilmesinin mümkündür.

İthal Makine ve Teçhizat Listesinden Yerli Makine ve Teçhizat Listesine Aktarılması: İlk olarak, üreteceğiniz makine veya teçhizatın Bakanlıkça devamlılığı ithal makine ve teçhizat listesinde yer alacağınıza dair belgeye sahip olmanız gerekecektir. Bu listenin üzerinde yer alması, yerli üretim için adım atabilmeniz için önemlidir. Ayrıca, bu makine veya teçhizatın yerli üretim miktarının aktarılması için ilgili başvuruyu yapmanız gerekecektir.

Bileşenlerin Temin Edilmesi: Yerli üretim için gerekli olan makine veya teçhizatın parçalarının temini sağlanır. Bu durumda KDV’sini ödemeniz gerekecek. Bu programın, yerli üretim sürecinin bir parçası olarak kullanılmasıdır.

Montaj ve Üretim: Bileşenlerin temininin ardından, bu finansman kullanılarak makine veya teçhizatın montajı ve üretimi yapılmalıdır.

Yevmiye Defterine Kayıt: Üretim süreci boyunca yapılan harcamalar ve işlemler yevmiye defterine kaydedilmelidir. Bu işlemler sırasında 253 no’lu Makine ve Tesisler hesabına kayıt yapılacaktır.

Yatırım Teşvik Belgesi Başvurusu: Üretim tamamlandığında, yatırım teşvik belgesi başvurusunda bulunabilirsiniz. Bu başvuru, yerli üretim sürecinizi yatırım harcamanız olarak değerlendirmeniz için önemlidir.

Maliyetlerin Dikkate Alınması: maliyet tutarları tamamlama vizesi aşamasında yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım harcaması olarak değerlendirilecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Yurt Dışından Mal Alınıp Yine Yurt Dışına Satışı Faaliyeti Sırasında Oluşan Finansman Giderleri Kısıtlamasına Tabidir

Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirketin yurt dışından mal alıp yine yurt dışına satışı faaliyeti sırasında oluşan finansman giderleri, yabancı kaynakların öz kaynakları aşan kısmına ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’luk kısmının kazancınızın tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirketin yurt dışından mal alıp sattığı işlemlerde, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan kısmına ait finansman giderlerinin sınırlanması gerektiği anlamına gelir. Yani, bu tür finansman giderlerinin tamamı vergi matrahından düşülmez, sadece %10’luk kısmı vergi matrahının azaltılmasına izin verilen gider olarak kabul edilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kargo faaliyetinde kullanılan araçlara ilişkin gider ve amortismanlar gider kısıtlaması uygulamasına tabi midir?

Kargo faaliyetinde kullanılan araçlara ilişkin gider ve amortismanlar için gider kısıtlaması uygulaması bulunmaktadır. Bu kısıtlama, kullanılan aracın Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller kapsamına girmeyen motorlu taşıtlar olup olmadığına göre değişmektedir.

Eğer kargo taşımacılığında kullanılan araçlar, 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller kapsamına girmiyorsa, o zaman bu araçların giderleri ve amortismanları, kurum kazancının tespitinde tam olarak dikkate alınabilir. Yani, bu araçlar için herhangi bir sınırlama olmaz ve giderlerin tamamı kurum kazancının hesaplanmasında düşülebilir.

Eğer kullanılan araçlar, 87.03 pozisyonunda yer alan binek otomobiller kapsamına giriyorsa, o zaman bu araçlara ilişkin giderlerin sadece %70’i kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilir. Yani, bu durumda giderlerin tamamı değil, sadece %70’i kurum kazancı hesaplamasında gider olarak kabul edilebilir.

Bu kurallar, kargo taşımacılığı yapan bir şirketin faaliyetlerine bağlı olarak kullanılan araçların sınıflandırılmasına göre değişmektedir. Şirket, kendi kullanımına uygun olan araçları kullanırken, bu sınıflandırmalara ve gider kısıtlamalarına dikkat etmelidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Envantere Kayıtlı Kamyonetin Gider Ve Amortisman Tutarı Gider İndirimi Kısıtlamasına Tabi Değildir

Kamyonetler, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.04 tarife pozisyonunda sınıflandırılmaktadır ve bu nedenle giderlerinin tamamı kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilir.

Ayrıca, mesleki faaliyet için kullanılan kamyonetlerin alımında yüklenilen KDV’nin genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılması mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu da işletmenizin kamyonet alımında KDV indiriminden faydalanabileceği anlamına gelir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Varlık Barışı Kapsamında Oluşan Özel Fonun Sermayeye Eklenmesi Durumunda Nakit Sermaye Artışında Faiz İndiriminden Yararlanılması Mümkün Değildir

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, öz sermaye kalemlerinin sermayelerinin birleştirilmesinden oluşan sermaye artışlarını bu tür indirimlerden hariç tutmaktadır.

Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 93. maddesinin devam ettiği “549-Özel Fonlar” hesabında takip edilen tutarların genel kurul raporuyla sermayeye eklenmesi durumunda da bu indirimden yararlanılması mümkün değildir.

Bu nedenle, özel fonun sermayeye eklenmesi durumunda, nakit sermaye artışında faiz indiriminden yararlanmak mümkün değildir ve vergi mevzuatı gerekliliği bu tür sermaye artışları indirim kapsamına dahil edilmemektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kullanılan Yönteme Ve Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından Sunulan Çeşitli Seçeneklere Bağlı Olarak Hatalı E-Arşiv Faturalarının Düzeltilmesi

Hatalı e-Arşiv Faturaları düzeltme işlemi, kullanılan yönteme ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan çeşitli seçeneklere bağlı olarak değişebilir. İşte bu işlem adımlarının özeti:

  1. Özel Entegrasyon veya Entegrasyon Yöntemi Kullananlar için İptal İşlemi:
  • Mükellef, özel entegrasyon veya entegrasyon yöntemleriyle e-Arşiv Fatura düzenlediyse, düzeltilmesi gereken hataları özel entegratör firmasına veya kendi entegrasyon sistemine iletebilir. Anlaşmalı olduğu özel entegratör firma veya entegratör olarak kendi firmasının, sistemlerinde iptal ettikleri faturaları e-Arşiv Raporu içinde yer alan “iptal” bölümüne ekleyerek Gelir İdaresi Başkanlığına raporlamasıyla işlem yapılmış olur.
  • İlgili teknik kılavuzları takip ederek, hatalı faturaları raporlayarak Gelir İdaresi Başkanlığına bildirebilirler.
  1. GİB Portal Yöntemi Kullananlar için İptal veya İtiraz İşlemi:
  • Mükellef, GİB Portal yöntemini kullanarak hatalı bir e-Arşiv Fatura düzenlediyse, bu hatayı düzeltmek için GİB Portalı kullanabilir.
  • İnteraktif V.D kullanıcı kodu ve şifreleriyle 5.000 TL ve 30.000 TL e-Arşiv Fatura Portalına giriş yaparak “İptal” veya “İtiraz” taleplerini oluşturabilirler.
  • Kayıtlı e-Belge kullanıcısı olmayanlar (5000/30000 TL üzeri belgeleri GİB portaldan düzenleyen) aynı şekilde taleplerini iletebilirler.
  1. Alıcı Tarafında İade İşlemi:
  • Hatalı e-Arşiv Faturası, alıcı tarafından kabul edilmişse, ilgili mükellef, bu hatayı düzeltebilmek için ilgili tevsik edici belgelerle muhasebe kayıtlarında düzeltmeler yapabilir.
  • Eğer ürünlerin iadesi gerekiyorsa, iade faturası veya gider pusulası düzenleyerek hatalı faturayı düzeltebilirler.
  1. Vergi Mükellefiyeti Bulunmayan Alıcılar için İptal:
  • Vergi mükellefiyeti olmayan bir alıcıya satılan ürünler için düzenlenen hatalı e-Arşiv Faturası, alıcı tarafından yapılan bir iade işlemi ile düzeltilebilir. Bu durumda, ayrıca faturanın iptaline gerek yoktur.

Sonuç olarak, hatalı e-Arşiv Faturalarının düzeltilmesi için farklı yöntemler ve işlem adımları bulunmaktadır. Bu işlem adımları, mükellefin kullanmış olduğu yönteme ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan rehberlere dayalı olarak değişiklik gösterebilir. Hataları düzeltmek için gerekli belgeler ve açıklamalar kullanılmalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kayıtlarını Yabancı Para Birimi ile Tutan Firmalara Düzenlenecek Faturalarda Ortaya Çıkan Kur Farkı ve Belge Düzeni

Kayıtlarını Türk para birimi dışında yabancı bir para birimi ile tutan mükelleflere kayıt tuttukları para cinsinden yapılan satışlara ilişkin satıcı tarafından değerleme günü oluşan lehe kur farkları veya satış bedellerinin tahsili esnasında ortaya çıkan kur farkı tutarı için alıcı adına fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak alıcının kayıtlarını tuttuğu yabancı para birimi dışında bir yabancı para cinsinden yapılan satışların tahsili ile ortaya çıkan kur farkı tutarı için alıcı adına fatura düzenlenmesi zorunludur.

Örneğin kayıtlarını ABD Doları ile tutan mükelleflere ABD Doları cinsinden yapılan satışlara ilişkin olarak lehe oluşan kur farkları için alıcı mükellefler adına her hangi bir belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, ABD Doları dışında diğer yabancı para birimleri ile satış yapılması ve bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi halinde, ödeme tarihi itibariyle ortaya çıkan kur farkları için söz konusu alıcılar (kayıtlarını ABD Doları para birimiyle tutanlar) adına fatura düzenlenmesi gerekir.

Katma Değer Vergisi Açısından Değerlendirilmesi:

Kayıtlarını Türk para birimi dışında yabancı bir para birimi ile tutan mükellefe yapılan mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi ve faturanın, alıcı firmanın kayıt tuttuğu döviz cinsinden düzenlenmesi halinde;

– Satıcı firma lehine ortaya çıkacak olan kur farkının matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi, söz konusu kur farkı için teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, alıcı firma açısından herhangi bir kur farkı oluşmayacağından, hesaplanacak olan KDV’nin alıcı firma tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

– Satıcı firma aleyhine ortaya çıkacak olan kur farklarında, söz konusu kur farkı için, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması ve bu KDV’nin tahsilatın yapıldığı vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Bu Döneme Ait İndirilecek KDV” satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarına eklenmesi mümkün bulunmaktadır.

Faturanın, alıcı firmanın kayıt tuttuğu yabancı para birimi dışında diğer para birimleri ile düzenlenmesi halinde ise, bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farkları üzerinden lehine kur farkı ortaya çıkan firma tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya çıktığı dönemlerde her iki firma tarafından genel esaslar çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, bedeli henüz tahsil edilmeyen döviz cinsinden yapılan mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İndirimli Orana Tabi İşlemlerden Doğan KDV İade Alacaklarının Elektrik ve Doğalgaz Borçlarına Mahsubu

İndirimli orana tabi işlemlerde mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacaklarının, %51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin ettikleri elektrik ve doğalgaz borçları ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve aidatlara ilişkin borçlarına mahsubu mümkündür.

Elektrik ve doğalgazı, %51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin eden iade hakkı sahipleri, bu kuruluşlara başvurarak fatura bedellerini KDV iade alacaklarına mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirterek bağlı oldukları vergi dairesine ibraz etmek üzere fatura bedellerinin yatırılacağı bir banka hesap numarası talep etmeleri gerekmektedir.

Satıcı kuruluşlar, %51 veya daha fazla hisselerinin kamuya ait olduklarını da belirtmek suretiyle fatura bedellerinin yatırılacağı banka hesap numarasını gösteren yazıyı mükellefe vermelidirler. Mükellefler, satıcılardan alacakları yazıyı, bir defaya mahsus olmak üzere, bir dilekçe ekinde bağlı oldukları vergi dairesine vererek dilekçede indirimli orana tabi işlemlerinden doğan iade alacaklarını doğalgaz ve/veya elektrik borçlarına mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirtmelidirler. Dilekçe ve eki, vergi dairesince doğalgaz/elektrik satıcısı işletmeden alınacak teyit sonrasında geçerlik kazanacaktır. Dilekçede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde, mükellefler tarafından değişiklikler gecikmeden vergi dairesine bildirilmelidir.

Mahsup talebi, KDV beyannamesinin verilmesinden sonra bir dilekçe ile yapılmalıdır. Dilekçeye, yukarıda belirtilen belgelerin yanı sıra doğalgaz/elektrik faturasının iadeyi talep eden firma yetkililerince aslına uygunluğu kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle onaylanmış fotokopisi eklenmelidir. Bu faturada yer alacak ceza, faiz ve benzeri unsurlar da mahsuba esas tutara dâhil olacaktır.

Mahsup talebi için fatura örneğinin ibrazı zorunludur. Satıcı kuruluş yetkililerince onaylanmış da olsa borcun miktarını gösteren fatura dışındaki belge veya yazılara dayanılarak mahsup yapılamaz. Mahsup dilekçesinde doğalgaz/elektrik dağıtıcısı kuruluşun banka hesap numarası da belirtilmelidir.

İndirimli orana tabi işlemler dışındaki diğer iade hakkı doğuran işlemlerden doğan KDV alacaklarının doğalgaz/elektrik borçlarına mahsubu mümkün bulunmamaktadır.

Mahsubun yapılabilmesi için mahsup dilekçesi ve eklerinin en geç fatura son ödeme (vade) tarihinden 10 gün önce vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi gerekmektedir. Dilekçe, fatura örneği ve diğer eklerin bu tarihten sonra verilmesi halinde mahsup talebi yerine getirilemeyecektir.

Mahsup talebinin usulüne uygun olarak yapılmasından sonra mahsup tutarı, vergi dairesi tarafından faturayı düzenleyen kuruluşun banka hesap numarasına vade tarihine kadar aktarılacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”