Bülten: 2019-50 Limited Şirket Tüzel Kişiliğinden Tahsil Edilemeyen Vergi Borcunun Tahsilindeki Öncelik Sıralaması Sorunu Karara Bağlandı

Sermaye şirketlerinde ortakların şirketin borçlarından dolayı sorumululuğu koydukları sermaye ile sınırlı olmakla birlikte, limitet şirketlerde kamu borçlarından dolayı bu durum değişmektedir. Nitekim 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun (“AATUHK”) 35. Maddesinin 1. Fıkrasının “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” hükmü gereğince limitet şirketler şirket ortakları kamu borçlarına karşı şirketteki hisseleri oranında şahsi mal varlıkları ile takibe tabi tutulabilmektedirler. Bunun için;

– Takibin konusunun amme alacağı olması ve,

– Amme alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olması veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması,

gerekmektedir.

Bu şartlar sağlandıktan sonra söz konusu amme alacağı için ortaklara başvurulabilmekte ancak öncesinde amme alacağının tahsil edilebilmesi için, doğrudan ortaklara karşı takip yapabilmek için, öncelikle şirketin öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle ortaklar nezdinde takibe başlayabilmek için öncelikle kamu alacağının şirketin özkaynaklarından karşılanamayacağının ortaya konması gerekmektedir.

Burada takip sıralaması sorunu karşımıza çıkmakta olup, kamu alacaklarına karşı öncelikle şirket tüzel kişiliği takibe alınacak, yapılan takip çalışmaları sonucu takibe konu kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden karşılanamayacağı anlaşıldıktan sonra ortaklara yönelinecektir.

Benzer şekilde limitet şirketlerde tahsil edilemeyen vergi borçlarından dolayı ortakların yanı sıra kanuni temsilciler de şirketin vergi borçlarına karşı şahsi varlıklarıyla sorumludurlar. 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 10’uncu maddesi uyarınca, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.”

Anlaşılacağı üzere, limited şirketlerde vergi borcundan dolayı kanuni temsilciler ile ortaklar, şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemeyen amme borçlarından dolayı şahsi malvarlıkları ile sorumludurlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ortaklar için geçerli olan sınırlı sorumluluk ilkesi müdür için geçerli olmayıp ortaklar söz konusu amme alacaklarından dolayı yalnızca hisseleri oranında sorumlu iken, müdürler borcun tamamından sorumludurlar.

Geçmişteki uygulama örneklerinin yargıya taşınması sonucu kesinleşen yargı kararları, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından dolayı kanuni temsilci ile ortakların hangisinin öncelikle takibi gerektiği yönünde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Nitekim mevcut düzenlemere göre şirketin vergi borcundan dolayı yöneticiler ile ortaklardan hangisinin öncelikle takibe alınacağı yönünde bir düzenleme yoktur.

O sebeple de limited şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun şirket ortaklarından tahsili için öncesinde kanuni temsilcilerin takibinin gerekip gerekmediği hakkında Danıştay Daireleri arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır.

Bunun üzerine Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu 20 Haziran 2019 tarih ve 30807 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararında, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından dolayı kanuni temsilciler ile ortaklar arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından hareketle, ortaklar nezdinde takibine başlanabilmesi için öncesinde kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı yönünde karar vermiştir.

Karar, tüm danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeleri ve özellikle de idareyi bağlayıcı nitelikte olup bundan böyle İdare, şirket tüzel kişiğinden tahsil edemediği vergi alacağı için şirket ortakları ve şirket müdürleri nezdinde öncelik sıralaması gözetmeksizin takip yapabilecektir.

Diğer bir ifadeyle limitet şirketlerde vergi borcundan dolayı şirket müdürleri ve ortaklar nezdinde yapılan takibe karşı öncelik sıralaması gözetilmediği gerekçesiyle dava açılamayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-49 Sanayi Sicil Belgesi Sahibi İşletmelere Ve İhracatçı Birliklerine Üye Olan İhracatçılara Yapılan Kambiyo Satışlarına Uygulanacak BSMV Oranı 18.06.2019 Tarihinden İtibaren Sıfırlandı

Hatırlanacağı üzere, 01.05.2008 tarihinden bu tarafa kambiyo muamelelerinde BSMV oranı sıfır olarak uygulanmaktayken görülen lüzum üzerine 15.04.2008 tarihinde 2008/13459 Sayılı BKK ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 33’üncü maddesinde yer alan BSMV nispetlerinin tespiti hakkındaki 28.8.1998 tarihli ve 98/11591 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi değiştirilerek, kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden hesaplanması gereken BSMV oranı 15.05.2019 tarihinden itibaren binde 1 olarak belirlenmiş, böylece banka, sigorta şirketleri, döviz bürosu veya bankerin kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden binde 1 oranında BSMV hesaplaması zorunlu hale getirilmiş, ancak;

– Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışlarında,

– Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan kambiyo satışlarında,

– Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanılan ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışlarında,

satış tutarı üzerinden hesaplanması gereken BSMV oranı sıfır olarak belirlenmişti.

Bu düzenlemenin üzerinden fazla bir zaman geçmeden, 17.06.2019 tarih ve 30804 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1149 Sayılı Karar ile, 98/11591 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aşağıdaki alt bentler eklenmiştir;

“4) Sanayi sicil belgesini haiz işletmelere yapılan kambiyo satışları,

5) İhracatçı Birliklerine üye olan ihracatçılara yapılan kambiyo satışları”

Böylece 18.06.2019 tarihinden itibaren sanayi sicil belgesi sahibi işletmelere ve ihracatçı birliklerine üye olan ihracatçılara yapılan kambiyo satışlarına uygulanacak BSMV oranı yeniden  sıfırlanmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-48 Müteahhitlerin Yetki Belgesi Numarası Almalarını Düzenleyen Yönetmelik 02.06.2019 Tarihinde Yürürlüğe Girdi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 02.3.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik” 02.6.2019 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğe göre, yapı ruhsatına tabi her türlü yapım işinde, müteahhitlerin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliklerine göre sınıflandırılarak yetki belgesi numarası almaları, bu numaraların yapı ruhsatında, yapı kullanma izin belgesinde ve yapım işleri sözleşmelerinde kullanılması zorunludur.

Tek parselde bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılarda, yapı sahibine geçici yetki belgesi numarası verilmesi ve 5 yılda bir defa olması şartıyla parsel sahibi kendi yapısını inşa edebilir.

Yapı müteahhitliğinin ortak girişimce üstlenilmesi halinde, her bir ortağın ve ayrıca ortaklığın ayrı ayrı İl Müdürlüklerinden yetki belgesi numarası almaları gerekir.

Şirketlerin unvan veya tür değiştirmeleri halinde, bildirim yükümlülüğü dahilinde önceki yetki belgesi numarası tahsis edilir.

Yetki belgesi grupları A, B, C, D, E, F, G, H ve geçici olarak belirlenmiştir. Bu gruplar mesleki ve teknik yeterlikler (MTY) ile ekonomik ve mali yeterlikler (EMY)  esas alınarak oluşturulmuştur.

Yetki belgesi numarası başvurusu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yapılır. Başvuruda aranan belgeler aşağıda belirtilmiştir.

  • Başvuru formu,
  • Sanayi ve ticaret odasından başvuru yılı içinde alınmış kayıt belgesi,
  • Noter tasdikli imza beyannamesi veya imza sirküleri,
  • Şirketin son durumunu gösterir ticaret sicil gazeteleri,
  • Ekonomik ve mali yeterliğin sağlandığına dair Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) veya Yeminli Mali Müşavir (YMM) Ekonomik ve Mali Yeterlilik Bildirim Formu,
  • Banka referans mektubu,
  • Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler, ortalama yıllık usta işgücü ve teknik personel yeterliliğinin sağlandığına ilişkin SMMM veya YMM tarafından düzenlenen Mesleki ve Teknik Yeterlilik Bildirim Formu,
  • Yetki belge numarası alınmasını engelleyen hallerin bulunmadığına dair, başvuran tarafından imzalanmış Sicil Durumu Beyannamesi,

 

YETERLİKLER

A- Ekonomik ve mali yeterlik :

1- Rasyolar

  • Cari oran (dönen varlıklar/kısa vadeli yabancı kaynaklar) en az 0,50 olmalıdır.
  • Öz kaynak oranı (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,10 olmalıdır.
  • Kısa vadeli banka borçları/öz kaynaklar oranı 0,75’ten küçük olmalıdır.

2- Banka referans mektubu : Bankadaki kullanılmamış kredisi veya mevduat tutarının, gerekli asgari iş deneyim tutarının % 5’inden az olmadığının tevsiki gerekir.

3- İş hacmini gösteren belgeler :

Başvuru sahibinin toplam cirosu veya müteahhitlik işleriyle ilgili cirosunun asgari iş deneyim tutarına oranı, A, B, C, D, E grupları için en az % 20, F grubu için % 10 olması gerekir.

B- Mesleki ve teknik yeterlik :

1- İş deneyim belgeleri

  • Gerçek ve tüzel kişilerin yapım işlerinde benzer iş grupları listesinin “B Üst yapı (Bina) işleri” başlığı altındaki I, II, III Grupları kapsamında yaptığı işlerle ilgili olarak deneyimini gösteren iş bitirme, iş denetleme ve iş yönetme belgeleri, iş deneyimi olarak kabul edilir.
  • Yapımla ilgili hizmet işlerinden elde edilen belgeler değerlendirmeye alınmaz.
  • Şahıs şirketi ortaklarının (komanditer ortak hariç) şirketten ayrılmaları halinde, şirket adına düzenlenmiş olan iş bitirme belgesi ayrılan ortakların hisseleri oranında şahsi iş deneyimi olarak değerlendirilir. Bu belgelerin şirket adına kullanılmasında belge tutarı değerlendirilirken ayrılan ortakların hisselerine isabet eden tutar belge toplamından düşülür.

2- İş gücü belgeleri

  • Usta :Başvuranın işveren veya alt işveren olarak istihdam ettiği ortalama yıllık usta iş gücü yeterliğinin sağlanması gerekir. Ustalık belgesi almış olanlar ile mesleki ve teknik eğitim okullarından mezun olup diploma ve ustalık belgelerinde belirtilen dallarda çalıştırılanlar usta iş gücü sınıfında sayılır.
  • Teknik personel : Mimar ve mühendisler ile tekniker, yüksek tekniker ve teknik öğretmenler teknik personel iş gücü sınıfında sayılır.

C- Eşik değerler :

Yapım işleri eşik değerleri 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 8’inci maddesine göre belirlenmektedir. 01.02.2019 tarihinden itibaren yapım işlerinde uygulanan eşik değer 60.742.537 TL’dir. Yetki belgesi gruplarında eşik değerlerin belli oranı kadar iş deneyim tutarı aranılmaktadır. Örneğin A grubu yetki belgesi alabilmek için yapım işleri eşik değerinin iki katını geçen tutarda iş deneyim belgesi tutarı gerekmektedir.

Yetki belgesi gruplarında aranan şartlar aşağıdaki tabloda özet olarak gösterilmiştir. Anlaşılabilir olması açısından Yönetmelikte geçen bazı ayrıntılara yer verilmemiştir.

 

MÜTEAHHİT YETKİ BELGESİ GRUPLARI*

A B C D E F G H
EMY CARİ ORAN (DV/KVYK) (en az)                     0,50                   0,50                   0,50                   0,50                   0,50                 0,50 aranmaz aranmaz
EMY ÖZ KAYNAK ORANI (ÖK/AKTİF) (en az)                     0,10                   0,10                   0,10                   0,10                   0,10                 0,10 aranmaz aranmaz
EMY** KISA VADELİ BANKA BORÇLARI/ÖZ K. (en fazla)                     0,75                   0,75                   0,75                   0,75                   0,75                 0,75 aranmaz aranmaz
EMY BANKA REF. MEKTUBU (iş den.tutarının en az) 5% 5% 5% 5% 5% 5% gerekir*** aranmaz
EMY CİRO 24.297.014,80 17.007.910,36 12.148.507,40 8.099.004,93 4.049.502,47 607.425,37 aranmaz aranmaz
MTY** USTA İŞ GÜCÜ (ortalama yıllık en az)                        50                      24                      12                        9                        6                      3 1 kişi aranmaz
MTY** TEKNİK PERSONEL İŞ GÜCÜ (ortalama yıllık en az)                          8                        6                        3                        2                        2                      1 1 kişi aranmaz
MTY İŞ DENEYİM TUTARI (rakamları aşmalı)****   121.485.074,00   85.039.551,80   60.742.537,00   40.495.024,67   20.247.512,33   6.074.253,70   4.251.977,59 aranmaz
İŞ

ÜSTLENME

*****

YAPI YAKLAŞIK MALİYETİ (rakamları aşamaz)  sınır yok   85.039.551,80   60.742.537,00   40.495.024,67   20.247.512,33   9.111.380,55   6.377.966,39   1.417.325,86

 

* Tablo yapım işleri eşik değeri 60.742.537 TL üzerinden hesaplanmıştır, eşik değer güncellendiğinde tablonun da güncellenmesi gerekir.
** 02.3.2022 tarihine kadar uygulanmaz.

*** Mimar ve mühendis gerçek kişilerden ve % 51 hissesi 5 yıldır bunlara ait olan tüzel kişilerden istenmez.

**** Son 15 yıl içinde alınan iş deneyim belgelerinden en yüksek tutarlı olanının iki katı veya (bunun 3 katını aşmamak şartıyla) eğer daha büyükse son 5 yıl içinde bitirilen işlerin toplam tutarıdır.
***** 02.9.2019 tarihinde yürürlüğe girer.

 

 

 

Hüseyin DEMİR

Yeminli Mali Müşavir

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-47 7167 Sayılı Torba Kanun ile Köprü Cezaları Kaldırdı, Hurda Araçlarda ÖTV İndirimine Zam Geldi

12/06/2019 Tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7176 Sayılı “Bazı Kanunlar ile 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 13 farklı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmış olup torba kanun mahiyetinde bu Kanun ile, farklı kurumların rutin ve gerekli mevzuat değişiklik taleplerinin karşılanmasının yanı sıra vergisel yada benzeri mali değere sahip düzenlemelerin detayları aşağıdaki gibidir;

1- Hurda indirimi tutarı artırıldı

Önceleri zaman zaman tek seferlik uygulanan daha sonra sınırlı süreli hale getirilen ve kamouyunda hurda indirimi olarak adlandırılan uygulama ile, ekonomik ömrünü tamamlamış olan, karayolunda teknik yetersizlik nedeniyle tehlikeye yol açan yahut buna benzer riskler içeren araçların hurdaya ayrılmak suretiyle trafikten çekilmesi yahut ihraç edilmesi durumunda, belirli bir motor hacminin altında kalmak şartıyla aynı cins sıfır araç alımında araç sahiplerine belirli tutarda ÖTV indirimi yapılmaktaydı.

Nitekim 7103 Sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesi ile, 31/12/2019 tarihine kadar uygulanmak üzere, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listenin 8701.20, 87.02, 87.03, 87.04 G.T.İ.P. numaralarında yer alan, 16 ve daha büyük yaştaki araçların adına kayıtlı gerçek veya tüzel kişiler tarafından doğrudan veya ihracatçılar vasıtasıyla ihraç edilmesi ya da bir daha kullanılmamak üzere hurdaya çıkartılması ve ilgili mevzuat gereğince kayıt ve tescilinin silinmesi şartıyla, aynı cins bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden özel tüketim vergisinden, Bakanlar Kurulunca, 10.000 TL’yi aşmamak üzere, araçların cinsleri ve özelliklerine (motor silindir hacmi, sınıfı, özel tüketim vergisi oranına esas matrahı gibi) göre belirlenecek kısmın terkin edilmesine imkan tanınmış ve akabinde yayımlanan 2018/11750 Sayılı Karar ile yeni bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden ÖTV’nin terkin edilecek kısmı ile ilgili olarak araçlara göre belirleme yapılmıştı.

7103 Sayılı Kanunun’a ilişkin çıkarılan 1013 Sayılı Karar ile bahsi geçeen 2018/11750 sayılı Kararı eki Tablo aşağıdaki gibi değiştirilerek bu kapsamda terkin edilecek ÖTV tutarları tabloda yer aldığı şekilde yeniden belirlenmiş, buna ilişkin duyuru ve değerlendirmeye 2019/40 sayılı Bültende yer verilmişti.

01.05.2019 Tarihine Kadar Geçerli Olan Matrahlar 01.05.2019 Tarihine Kadar Geçerli Olan Matrahlar
Yeni Aracın Özel Tüketim Vergisi Matrahı (TL) Terkin Edilecek Özel Tüketim Vergisi Tutarı (TL) Yeni Aracın Özel Tüketim Vergisi Matrahı (TL) Terkin Edilecek Özel Tüketim Vergisi Tutarı (TL)
Matrahı 46.000 TL’yi aşmayanlar için 10.000

(12/06/2019 tarihinden itibaren 15.000 TL)

Matrahı 70.000 TL’yi aşmayanlar için 10.000

(12/06/2019 tarihinden itibaren 15.000 TL)

Matrahı 46.000 TL’yi aşıp, 80.000 TL’yi aşmayanlar için 8.000 Matrahı 70.000 TL’yi aşıp, 120.000 TL’yi aşmayanlar için 8.000
Matrahı 80.000 TL’yi aşanlar için 3.000 Matrahı 120.000 TL’yi aşanlar için 3.000

 

Bu defa 7176 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesi ile 7103 sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesinde yer alan Hurdaya Çıkarılan Araçlar İle İlgili Terkin Edilecek azami 10.000 TL’lik ÖTV Tutarı 12/06/2019 tarihinden itibaren 15.000 TL’ye yükseltilmiştir.

2) 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden yapılan kaçak geçişlere ilişkin cezalara getirilen affın kapsama süresi uzatıldı

7176 Sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile, 01.01.2019-12.06.2019 tarihleri arasında araç sınıfları itibarıyla geçmesi yasak olmasına rağmen 15 Temmuz Şehitler Köprüsünden geçenlere verilen idari para cezalarının tahsilatından varsa yapılmış itirazlardan ve açılmış davalardan feragat edilmek kaydıyla vazgeçilmesi, aynı zamanda bu cezalar kapsamında tahsil edilen para cezalarının, ilgililerine, maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar başvurulması hâlinde maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar red ve iade edilmesi imkanı getirilmiştir.

3) Rödovansçıların yer altındaki maden işlerine ilişkin maliyet artışlarının tamamının ödenmesi yerine, maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin destek verilmesi imkanı getirildi

7176 Sayılı Kanun’un 8’inci maddesi ile 3213 sayılı Kanunun geçici 29’uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 29 – Bu Kanun kapsamında;

  1. a) Yer altındaki maden işlerinde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının yer altındaki maden işlerine ilişkin 11/9/2014 tarihi itibarıyla, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında devam eden sözleşmeler ile bu Kanun kapsamındaki rödovans sözleşmesi ile çalışan rödovansçılara,
  2. b) Kanunun 2 nci maddesinde sayılan IV. Grup madenlerden “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkaran özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinin ruhsat sahibi olarak işlettikleri yer altı maden işletmeleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının iştiraklerinin 11/9/2014 tarihinden önce sözleşmeye bağlanarak işlettirdikleri yer altı maden işletmelerinde çalışan rödovansçılara,

4857 sayılı Kanunun 41 inci, 53 üncü ve 63 üncü maddelerinde 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler ile ek 9 uncu maddeyle oluşan maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin destek verilebilir. Destek tutarları belirlenirken kömür fiyatlarının değişimi de dikkate alınabilir. Bu destekler Genel Müdürlük bütçesine konulan ödeneklerden karşılanır. Maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu usul ve esasların uygulanma süresi Cumhurbaşkanınca belirlenir.”

Yapılan bu değişikliklerle kamu kurum ve kuruluşlarının ihale veya rödovans sözleşmesi yolu ile iş yaptırdığı rödovansçıların yer altındaki maden işlerine ilişkin sözleşmelerde mevzuat değişikliği nedeniyle  meydana gelen maliyet artışlarının tamamının (fiyat farkı olarak) ödenmesi yerine, maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin destek verilebilmesi imkanı getirilmiş, destek tutarlarının belirlenmesinde kömür fiyatlarının değişiminin de dikkate alınması ve maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usullerin belirlenmesinde 4735 sayılı Kanun kapsamında imzalanan sözleşmeler için Kamu İhale Kurumunun teklif usulü kaldırılmıştır.

4) Kültür Bakanlığı Döner Sermayesine kurumlar vergisi muafiyeti getirildi

7176 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu’nun 7’nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir;

“Döner sermaye, 3’üncü maddede sayılan iş, hizmet ve faaliyetleri dolayısıyla kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyetin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintilerine şümulü yoktur.”

Yapılan bu değişiklikle Kültür Bakanlığı Döner Sermayesine Kurumlar Vergisi Muafiyeti getirilmiş olup ancak getirilen bu muafiyet Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılan vergi tevkifatları kapsamamaktadır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-46 Güvenli Mobil Ödeme Ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi” Olarak Tanımlanan Sistem Çerçevesinde, Mal Ve Hizmet Satışlarına Ait Bedellerin Tahsilatı İle Mali Belgelerin Elektronik Ortamda Oluşturulmasına İmkan Tanındı

Günümüzde bilgi-iletişim ve finansal teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler ile elektronik belge uygulamalarında kat edilen önemli mesafeler, mükelleflerimizin iş süreçlerini, ödeme ve tahsilat süreçlerini, müşterilerine düzenlemekte oldukları belgelerin oluşturulması, iletilmesi ve muhafazasında sağlamakta olduğu verimlilik, maliyet avantajı, işlem kolaylığı ve etkin analiz ve denetim kolaylığı nedeniyle, yeni uygulamaların mükelleflerimizin kullanımına sunulmasının önemini artırmaktadır.

Bu kapsamda, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşlarınca sunulan yeni teknolojik gelişmelere uygun, kullanımı kolay ve mobilitesi yüksek ve fiziksel/klasik tahsilat araçları (fiziki POS cihazları) gerektirmeyen daha düşük maliyetli çözümler uygulamada ortaya çıkmaya başlamaktadır.

Bu gelişime paralel olarak vergi mevzuatında da  mal ve hizmetlerin satışına yönelik işlemlerle buna yönelik tahsilatların güvenliğinin ve belge düzeninin sağlanması hususun da gerekli değişiklliklerin yapılması önem arzetmektedir.

Bu kapsamda 213 sayılı VUK’ndan aldığı yetkiye dayanarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1 Haziran 2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 507) ile yukarıda bahsedilen yeni teknolojik gelişmelere uygun ve “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi” olarak tanımlanan sistem çerçevesinde, mal ve hizmet satışlarına ait bedellerin tahsilatı ile mali belgelerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin satış, tahsilat ve elektronik belge uygulamalarının Bakanlık  tarafından yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar tarafından mükelleflerin kullanımına sunumu ve mükellefler tarafından kullanımı sırasında uyulması gereken usul ve esasları belirledi.

Buna göre, finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileriyle birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen satış, ödeme-tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması, iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Bakanlıkça izin verilen Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi oluşturulacak.Elektronik belgelerin düzenlenmesi, iletilmesi, alınması ve saklama hizmetleriyle ilgili mükelleflere hizmet verme konusunda GİB’den izin almış özel entegratör kuruluşlar görev yapacak.

Bu kapsamda sistem yoluyla elektronik belge düzenlenebilmesi için ödeme kabul eden araçların, belgelerde yer alması gereken zorunlu bilgileri verebilecek nitelikte olması gerekecek.

Ödeme işlemlerinin ise özel entegratör kuruluşları aracılığıyla, belge düzenleyecek mükellefin, mükellefiyet türüne uygun şekilde, anlık olarak, mevzuatta öngörülen elektronik belgelere dönüştürülmesi ve düzenlenen bu belgenin e-posta, sms, bankacılık uygulamaları üzerinden elektronik ortamda veya kağıt olarak muhatabına iletilmesi zorunlu olacak.

Bunun yanı sıra finans kuruluşlarının iş birliği yapacağı özel entegratör ve ödeme kaydedici cihaz üreticilerinin de banka, elektronik para kuruluşu ya da ödeme kuruluşu ve özel entegratör ile birlikte gerekli teknik, yazılım ve altyapı hazırlıklarını yaparak GİB’e yazılı olarak başvurması gerekmekte. Başvuru sonrası yapılacak değerlendirmeyi müteakiben. Bakanlık tarafından da izin verilen finans kuruluşları ve cihaz üreticileri, kendilerine verilen yetki belgesinde yer alan tarihten itibaren ödeme-tahsilat ve elektronik belgelerin düzenlemesi konusunda mükelleflere hizmet verebilecek.

Bakanlık veya Başkanlık sunulacak hizmetler nedeniyle mükelleflerden ya da özel entegratörlerin finans kuruluşları ile ödeme kaydedici cihaz üreticilerinden talep edebileceği komisyon, ücret gibi bedellerin azami tutarını belirleme ve bu konuda finans kuruluşlarından, ödeme kaydedici cihaz üreticilerinden ve özel entegratörlerden yazılı taahhütname almaya yetkili olacak.

Sisteme dahil olan mükellefler, 213 sayılı VUK tarafından kendilerine düzenleme zorunluluğu getirilen belgeleri elektronik belge olarak düzenlemek ve müşterilerine belgenin türü ve niteliğine bağlı olarak elektronik ortamda veya kağıt belge olarak iletmek zorunda olacak Ancak vergiden muaf esnaf, belge düzenleme zorunluluğu bulunmadığı için, format ve standardı Başkanlık tarafından belirlenecek, mali değeri bulunmayan bilgi fişi düzenleyebilecek.

Sistem kapsamında hizmet sunan özel entegratörler, faaliyet sırasında elde ettikleri ticari sır niteliğindeki verilerin güvenliğinden ve gizliliğinden sorumlu tutulacak. Gizli kalması gereken bilgileri paylaşan ya da uygulamaya yönelik usul ve esaslara uymadığı tespit edilen finans kuruluşları, ödeme kaydedici cihaz üreticileri ve özel entegratörlerin faaliyet izinleri iptal edilecek.

Sisteme dahil olan mükellefler, mücbir sebep ve zorunlu haller dışında, kağıt ortamında fiziki belge düzenleyemeyecek.

Tebliğ 01 Eylül 2019 tarihinden itibaren uygulamaya girecek olup Tebliğin tam metni aşağıdaki gibidir.

 

 

 

 

 

 

1 Haziran 2019 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30791
TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(Sıra No: 507)

Giriş

MADDE 1 – (1) Günümüzde bilgi-iletişim ve finansal teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler ile elektronik belge uygulamalarında kat edilen önemli mesafeler, mükelleflerimizin iş süreçlerini, ödeme ve tahsilat süreçlerini, müşterilerine düzenlemekte oldukları belgelerin oluşturulması, iletilmesi ve muhafazasında sağlamakta olduğu verimlilik, maliyet avantajı, işlem kolaylığı ve etkin analiz ve denetim kolaylığı nedeniyle, yeni uygulamaların mükelleflerimizin kullanımına sunulmasının önemini artırmaktadır.

Bu kapsamda, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşlarınca sunulan yeni teknolojik gelişmelere uygun, kullanımı kolay ve mobilitesi yüksek ve fiziksel/klasik tahsilat araçları (fiziki POS cihazları) gerektirmeyen daha düşük maliyetli çözümler uygulamada ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bu gelişime uygun olarak vergi mevzuatı çerçevesinde mal ve hizmetlerin satışına yönelik işlemlerle buna yönelik tahsilatların güvenliğinin ve belge düzeninin sağlanması hususu da son derece önem arz etmektedir.

Bu Tebliğ ile yukarıda belirtilen yeni teknolojik gelişmelere uygun ve “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi” olarak tanımlanan sistem çerçevesinde, mal ve hizmet satışlarına ait bedellerin tahsilatı ile mali belgelerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin satış, tahsilat ve elektronik belge uygulamalarının Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar tarafından mükelleflerin kullanımına sunumu ve mükellefler tarafından kullanımı sırasında uyulması gereken usul ve esaslara yer verilmiştir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 242 nci maddesinin ikinci fıkrasında Hazine ve Maliye Bakanlığının, “…elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye…”

yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

(2) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde  “Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,”

(3) numaralı bendinde; “Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,”

(4) numaralı bendinde; “Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,”

(6) numaralı bendinde; “Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya,”

Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğuna ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

(3) Ayrıca 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun “Yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre ödeme kaydedici cihazların kullanılmalarıyla ilgili olarak, bu Kanunla belli edilen hususlar dışında uyulması gereken usul ve esasları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

  1. a) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,
  2. b) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
  3. c) Elektronik belge (e-Belge): Usul ve esasları Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile belirlenen elektronik belgeleri,

ç) Finans kuruluşu: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre faaliyet gösteren Bankalar ile 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanuna göre faaliyet gösteren elektronik para kuruluşları ve ödeme kuruluşlarından Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen ve bu Tebliğde belirtilen sistemin işletilmesi nedeniyle Bakanlık, Başkanlık ve sistem kapsamındaki hizmetlerden yararlananlara karşı asli sorumlu olan kuruluşları,

  1. d) Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi (Sistem): Finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun gerçekleştirilen satış, ödeme/tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması, iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Bakanlıkça izin verilen sistemi,
  2. e) Ödeme aracı: Bankalar, elektronik para kuruluşları ve ödeme kuruluşlarınca ödeme işlemlerinin yapılmasına olanak sağlayan fiziki/sanal kartları ya da bu kuruluşların hesaplarından ödemeyi gerçekleştirebilecek bilgileri barındıran ve fiziki niteliği bulunmayan yazılımsal uygulamaları (QR, NFC vb.),
  3. f) Ödeme kabul eden araç: Ödeme aracını kabul ederek ödemeyi gerçekleştirebilen fiziki donanım veya yazılımsal uygulamaları,
  4. g) Ödeme kaydedici cihaz: 3100 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde ve 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 ncimaddesi hükümleri uyarınca yayımlanan 426 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen teknik dokümanlardaki nitelikleri haiz cihazları,

ğ) Ödeme kaydedici cihaz üreticisi: 426 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların üretim ve ithalatına ilişkin Bakanlıktan onay alan ve bu Tebliğde belirtilen sistemin işletilmesi nedeniyle Bakanlık, Başkanlık ve sistem kapsamındaki hizmetlerden yararlananlara karşı asli sorumlu olan kuruluşları,

  1. h) Özel entegratör: Elektronik belgelerin (e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Serbest Meslek Makbuzu vb. diğer elektronik belgeler) düzenlenmesi, iletilmesi, alınması ve saklama hizmetleri ile ilgili mükelleflere hizmet verme konusunda Başkanlıktan alınmış özel entegratörlük izni bulunan kuruluşları,

ifade eder.

Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi yoluyla elektronik belge düzenlenebilmesine ilişkin usul ve esaslar

MADDE 4 – (1) Ödeme kabul eden araçlar, finans kuruluşu ya da ödeme kaydedici cihaz üreticisi tarafından güvenliği sağlanmış ve bu Tebliğ kapsamındaki satış-tahsilat-belge oluşturma süreçlerine ilişkin işlemlerin doğru bir şekilde yapılmasına ait sorumluluğu bunlar tarafından kabul edilmiş nitelikte olmalıdır. Ödeme kabul eden araçların bu Tebliğde belirtilen elektronik belgelerin oluşturulması sürecinde belgelerde yer alması gereken zorunlu bilgileri temin edecek özellikte olması zorunludur.

(2) Ödeme kabul eden araçlar sadece bu Tebliğde tanımlanan finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri tarafından bu Tebliğde belirtilen sistemden yararlanmak isteyen mükelleflere verilebilir.

(3) Ödeme kabul eden araçların kullanılması suretiyle gerçekleştirilen mal ve hizmet satışlarına ait ödeme işlemlerinin,  özel entegratör kuruluşları aracılığıyla,  belge düzenleyecek mükellefin mükellefiyet türüne uygun şekilde, anlık olarak, mevzuatta öngörülen elektronik belgelere dönüştürülmesi ve düzenlenen bu belgenin elektronik (e-posta, sms, bankacılık uygulamaları vb.)  ve/veya kağıt ortamda muhatabına iletilmesi zorunludur.

(4) Uygulama kapsamında mükelleflere hizmet vermek isteyen finans kuruluşlarının e-belge düzenlenmesi konusunda işbirliği yapacağı özel entegratör ile birlikte, ödeme kaydedici cihaz üreticilerinin ise işbirliği yapacağı banka, elektronik para kuruluşu ya da ödeme kuruluşu ve özel entegratör ile birlikte gerekli teknik, yazılım ve altyapı hazırlıklarını yaparak Başkanlığa yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Başkanlık, yapılan başvuruların değerlendirilmesi sürecinde sistemin unsurlarına ilişkin her türlü bilgi, belge veya ilgili diğer kamu kurum veya kuruluşların uygunluğunu finans kuruluşları, ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile özel entegratör kuruluşlardan talep edebilir. Başkanlık tarafından yapılan değerlendirme süreçlerini başarılı şekilde tamamlayan ve Bakanlık tarafından da izin verilen finans kuruluşları ile ödeme kaydedici cihaz üreticileri kendilerine izin yazısında bildirilen tarihten geçerli olmak üzere Tebliğle belirtilen sistem kapsamında ödeme/tahsilat ve elektronik belgelerin düzenlemesi hususunda işbirliği yapacakları özel entgeratörlerle birlikte mükelleflere hizmet verebilirler. İzin verilen finans kuruluşları ile ödeme kaydedici cihaz üreticilerine ve özel entegratörlere ilişkin bilgiler www.efatura.gov.tr internet adresinde yayınlanır.

(5) Bakanlık veya Başkanlık,  ödeme kabul eden araçlar, bu araçları sunan kurum ve kuruluşlar ile sisteme ilişkin başvuru, test değerlendirme, izin, onay, güvenlik, denetim ve sorumluluğa ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak uyulması gerekli kural ve standartları belirlemeye ve bunları Teknik Kılavuzlarla www.efatura.gov.tr internet adresinde yayınlamaya veya yazılı olarak finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile özel entegratörlere bildirmeye, izin verilen sistem unsurlarını denetlemeye ya da denetlettirmeye, sistem kapsamında sunulacak hizmetler nedeniyle mükelleflerden ya da özel entegratörlerin finans kuruluşları ile ödeme kaydedici cihaz üreticilerinden talep edebileceği komisyon, ücret vb. bedellerin azami tutarını belirlemeye ve bu hususta finans kuruluşları, ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile özel entegratörlerden yazılı taahhütname almaya yetkilidir.

Sistemden yararlanabilecekler ve belge düzeni

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğde belirtilen finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri tarafından sunulan Sistemden aşağıdaki belirtilen mükellef grupları ihtiyari olarak yararlanabilirler:

  1. a) Ticari kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler,
  2. b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,
  3. c) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler,

ç) Serbest meslek kazancı elde eden mükellefler,

  1. d) Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazancı elde eden mükellefler,
  2. e) Vergiden muaf esnaf.

(2) Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan mükelleflerden bu Tebliğle getirilen Sisteme dahil olanlar, Sistem kapsamında gerçekleştirdikleri mal satışı ve hizmet ifasına ilişkin 213 sayılı Kanun gereğince kendilerine düzenleme zorunluluğu getirilen mali belgeleri elektronik belge olarak düzenlemek ve müşterilerine belgenin türü ve niteliğine bağlı olarak elektronik ve/veya kağıt ortamda iletmek zorundadırlar. Vergiden muaf esnaflar, belge düzenleme zorunlulukları bulunmadığından, format ve standardı Başkanlık tarafından belirlenen ve www.efatura.gov.tr internet adresinde yayınlanan Teknik Kılavuzda belirlenen mali değeri bulunmayan, bilgi amaçlı “Bilgi Fişi” düzenleyeceklerdir.

(3) Sisteme dahil olan mükelleflerin, faaliyetlerinde ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetleri bulunmamaktadır. Ancak sisteme dahil olan mükelleflerden hali hazırda ödeme kaydedici cihaz kullanmakta olanlar, söz konusu cihazlarını perakende satış fişi ile belgelendirilebilecek satışlarında kullanmaları mümkündür. Bununla birlikte söz konusu ödeme kaydedici cihazların Sistem kapsamında gerçekleştirilen ve e-Belge düzenlenen hallerde kullanılması durumunda, elektronik belgelere ilişkin olarak “Bilgi Fişi” (usul ve esasları Başkanlıkça www.ynokc.gib.gov.tr internet adresinde yayımlanan Bilgi Fişleri Teknik Kılavuzunda belirtilen) düzenlemeleri gerekmektedir.

(4) Sisteme dahil olan mükellefler, sistem kapsamında verilmeyen banka vb. kuruluşlara ait EFT-POS cihazlarını,  ödeme kaydedici cihazlarla 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ve bu Tebliğe dayanılarak Başkanlık tarafından yayımlanan Teknik Kılavuzlar, Protokol dokümanları ve Başkanlık tarafından www.ynokc.gib.gov.tr internet adresinde yapılan duyurularla belirlenen kurallara uygun kullanılması şartıyla kullanmaya devam edebilirler.

(5) Sistem kapsamında düzenlenen e-Belgelerin kağıt ortamda verilmesi gereken nüshalarının verilmesinde, ÖKC’lerin, EFT-POS cihazlarının ve Başkanlıkça izin verilen diğer cihazların kullanılması mümkündür.

Sorumluluk ve ceza uygulaması

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğde usul ve esasları belirlenen Sistemi mükelleflere sunan finans kuruluşları, ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile bu sistem kapsamında elektronik belgelerin oluşturulmasına yönelik hizmet sunan özel entegratörler, hizmet verdikleri mükelleflere ait tahsilat ve elektronik belge bilgilerini, tahsilatın yapılması ile elektronik belgelerin oluşturulması, imzalanması, gönderilmesi ve alınması amacı dışında (ilgili diğer mevzuatlarında izin verilen haller hariç) kullanamazlar ve işleme taraf olanların yazılı izni olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşamazlar. Bu kuruluşlar bu faaliyetler kapsamında elde ettiği ticari sır niteliğindeki bilgilerin güvenliğinden ve gizliliğinden sorumludurlar.

(2) Bu maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak işleme taraf olmayan üçüncü kişilerle gizli kalması gereken bilgileri paylaştığı ya da bu Tebliğ ve bu Tebliğde belirtilen Teknik Kılavuzlarda açıklanan usul ve esaslara uymadığı tespit olunan, finans kuruluşları, ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile özel entegratörlerin diğer Kanunların öngördüğü cezai sorumlulukları dışında ayrıca Bakanlık ve Başkanlık tarafından bu Tebliğ kapsamında verilen faaliyet izinleri iptal edilebilir.

(3) Sistemi mükelleflere sunan finans kuruluşları tahsilata ilişkin bilgileri, özel entegratörler ise bu sistem kapsamında oluşturulan elektronik belgeleri 10 yıl süre ile gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde muhafaza etmek zorundadırlar.  Bu zorunluluk, hizmetten yararlanan mükelleflerin 213 sayılı Kanunla getirilen muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

(4) Sistemi mükelleflere sunan finans kuruluşları tahsilata ilişkin bilgileri, özel entegratörlerin ise bu sistem kapsamında oluşturulan elektronik belgeleri Başkanlığa,  Başkanlıkça belirlenen süreler dahilinde elektronik ortamda sunma, iletme veya uzaktan erişime açma sorumluluğu bulunmaktadır. Elektronik ortamda sunum, iletim veya uzaktan erişime ilişkin usul ve esaslar www.efatura.gov.tr internet adresinde Başkanlık tarafından yayınlanan Teknik Kılavuzda açıklanacaktır.

(5) Sistem kapsamında elektronik belge hizmeti sunan özel entegratörler, düzenlenen elektronik belgelerin bir örneğini sistemi kullanan mükelleflerin erişimine kağıt ve/veya elektronik ortamda sunmak zorundadırlar.

(6) Sisteme dahil olan mükellefler mücbir sebepler ve 494 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen haller dışında, Sistem kapsamında elektronik ortamda düzenlenmesi gereken belgeleri kağıt ortamında düzenleyemezler. Bu nedenle mücbir sebep veya zorunlu durumlarda kullanılmak üzere yeterli miktarda matbu belge bulundurulması zorunludur.

Sistemin uygulamaya başlama zamanı

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğle belirlenen Sistem, 1/9/2019 tarihinden itibaren uygulamaya girer.

Yürürlük

MADDE 8 –  (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bak


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-45 Yeminli Mali Müşavirlerinin Düzenlemiş Oldukları Tasdik Raporlarının Elektronik Ortamda Gönderilmesinin Önü Açıldı

Bilindiği üzere 213 sayılı VUK’nun Mükerrer 227’nci maddesinin birinci fıkrasının 3’üncü bendi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya ve bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştı.

Bakanlık bu yetkisini kullanarak 1 Haziran 2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Genel Tebliğ (Sıra No: 1) ile yeminli mali müşavirlerin tasdik raporlarının elektronik ortamda gönderilmesinin önünü açmış oldu.

Bu düzenleme ile yeminli mali müşavirler 3568 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlemiş oldukları Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının gönderilmesinde, gelişen bilgi işlem teknolojilerinden yararlanma ve söz konusu raporları kolay, hızlı, ekonomik ve güvenilir bir şekilde idareye intikalini sağlama imkanına da kavuşmuş oldular.

Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarından hangilerinin elektronik ortamda internet vergi dairesi sistemi üzerinden alınacağı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ayrıca duyurulacak ve bu duyuruda belirtilen tarihten itibaren söz konusu Raporlar elektronik ortamda internet vergi dairesi sistemi üzerinden gönderilmesi zorunlu hale gelecek. GİB tarafından internet vergi dairesi sistemi üzerinden gönderileceği duyurulmayan Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının mevcut hükümler çerçevesinde kağıt ortamında verilmesine devam edilecek. Bunun yanı sıra  Gelir İdaresi Başkanlığı, elektronik ortamda gönderileceği belirtilen Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının belirli koşullarda kağıt ortamında ibraz edilmesini de talep edebilecek.

Uygulamanın usul ve esaslarına ilişkin öne çıkan hususlar ise şu şekilde;

YMM’lerin bu uygulamadan faydalanabilmek için bağlı bulundukları vergi daireleri veya interaktif vergi dairesi üzerinden kullanıcı kodu ve şifre almaları gerekmekte olup daha önceden sözleşme ve bilgi formları ile elektronik beyanname gönderme amaçlı verilen kullanıcı kodu ve şifre olması halinde yeni bir kullanıcı kodu ve şifre almaksızın mevcut kullanıcı kodu ve şifreleri kullanabilecek.

Sorumluluğu her hal ve takdirde YMM’de olmak ve rapor YMM tarafından bizzat (e)imza edilmek şartıyla, büro çalışanları sisteme “alt kullanıcı” sıfatıyla tanımlanarak rapor üzerinde işlem tesis edebilecekler.   Ancak alt kullanıcıların raporla ilgili sistem üzerinde işlem tesis edebilmeleri için kendilerine ait internet vergi dairesi şifresinin olması şart. O nedenle, sisteme “Alt Kullanıcı” olarak tanımlanan büro çalışanları, kendi adlarına kullanıcı kodu ve şifre alabilmek için ilgili vergi daireleri veya interaktif vergi dairesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmekte.

YMM’ler, kullanıcı kodu ve şifre kullanarak http://www.gib.gov.tr/ adresinden internet vergi dairesi sistemine girerek Raporlarının elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin ilgili menü başlığını seçerek sisteme girecek, sistem üzerinde ilgili bölümlerin doldurulması, açıklamaların yapılması, Rapor eklerinin belirtilmesi ve girilmesini müteakiben elektronik imza ile imzalayarak raporu ilgili vergi dairesine gönderebilecek.

YMM’nin imzasını taşıyan belgeler ile Başkanlık tarafından üretilen (beyanname, tahakkuk fişi ve benzeri) belgeler Rapora elektronik ortamda eklenecek ancak diğer kişi veya kurumların imzasını ya da onayını taşıyan belgeler kağıt olarak ilgili vergi dairesine ibraz edilecek. Sistem üzerinde mevcut ek listesinde ise hangi ekin kağıt ortamında hangi ekin elektronik ortamda sunulduğu işaretlenecek.

Elektronik olarak eklenebilecek eklerin toplamı 5 megabaytı aşamayacak olup sisteme yüklenen eklerin boyutunun 5 megbaytı geçmeyecek şeklilde ayarlanması, eklerin boyutunun bu limiti aşması durumunda ise elektronik olarak eklenemeyen eklerin Raporun tarih ve sayısı ilgi tutularak ilgili vergi dairesine kağıt ortamında ibraz edilmesi gerekmekte.

Sistemden elektronik imzalı olarak gönderilen Raporların geçerlilik kazanması için, bu Raporların ilgili mevzuatında belirtilen sürenin son gününe (saat23:59’a) kadar ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmekte olup bu rapora bağı olup limit aşımı nedeniyle kağıt ortamında gönderilmesi gereken eklerin de son gün mesai saati bitiminde ibraz edilmiş olması gerekmekte.

Söz konusu belgeler, yeminli mali müşavirler tarafından bizzat ibraz edilebileceği gibi yeminli mali müşavirlerin çalışanları tarafından ya da alma haberli posta yoluyla ibraz edilebilecek olup. Posta yolunun tercih edilmesi durumunda (alma haberli) postaya veriliş tarihi esas alınacak.

İlgili mevzuatında ibraza dair süre sınırlaması bulunmayan Raporlarda ise söz konusu Raporlar eklerinin gönderimi tamamlanmadığı anda  vergi dairesince işleme konulacak.

İlgili mevzuatında vergi dairesine verilmesine dair süre sınırlaması bulunan Raporlar üzerinde ancak bu süre zarfında değişiklik yapılabilecek. Süre sınırlaması bulunmayan Raporlarda ise vergi dairesince işlemler tamamlanana kadar Rapor üzerinde değişiklik yapılabilecek.

Rapor üzerinde değişiklik yapma, Raporu pasife alma işlemlerinin  ne şekilde yapılacağı hususlarına ise https://intvrg.gib.gov.tr/ adresi üzerinden yayımlanacak teknik kılavuzlarda yer verilecek.

Daha önce vergi dairesine elektronik imza ile gönderilen bir Raporun değiştirilmesi durumunda ise bu Rapor yeniden e-imza ile imzalanarak vergi dairesine elektronik ortamda gönderilecek. Raporlardaki değişikliğin takip edilmesi amacıyla, değiştirilerek yeniden e-imza ile imzalanan Raporlar ile ilk Rapor arasında sistem tarafından bağ kurulacak.

Benzer şekilde sistem üzerinden hazırlanacak Raporların dispozisyonları, bu Raporların oluşturulması, kaydedilmesi ve gönderilmesi ile diğer kullanım şekillerine ilişkin standartlar, kurallar, usuller ve bu hususlarda yapılacak değişiklikler de https://intvrg.gib.gov.tr/ adresi üzerinden yayımlanacak teknik kılavuzlar ile duyurulacak.

Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren YMM’ler sadece Gelir veya Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin tasdiki (Tam Tasdik) kapsamında düzenlemiş oldukları Raporlarını elektronik ortamda internet vergi dairesi sistemi üzerinden gönderebilecekler. GİB tarafından duyuru yapılana, bunların dışındaki diğer Raporların mevcut hükümler çerçevesinde kağıt ortamında verilmesine devam edilecektir.

Bunun yanı sıra, 2019 yılında verilecek Gelir veya Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporları bu Tebliğ çerçevesinde elektronik ortamda veya kağıt ortamında ihtiyari olarak gönderilebilecek olup 01/01/2020 tarihinden itibaren ise Gelir veya Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporları zorunlu olarak sadece elektronik ortamda gönderilecek.

Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kağıt ortamında verilmiş olan raporlarının ise ayrıca elektronik ortamda gönderilmesi gerekmemektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-44 Yurt Dışından Posta veya Hızlı Kargo Yoluyla İthalata Vergi Getirildi

Ülkemizde birçok üründe gerek kamu hizmetlerine finansman sağlamak gerekse tüketimi kısmak yahut iç piyasayı korumak amacıyla gümrükte yahut dahilde birden fazla vergi alınmakta bu da o malların yurtiçi fiyatının belirlenmesinde etken olmaktadır.

Bunun yanı sıra, bir çok vergi uygulamasında olduğu gibi gümrük vergisi uygulamasında da özellikle ticari amaç gütmeksizin belirli meğlağın altında gerçekleştirilen hareketler, kapsam dışı bırakılmaktadır.

Ancak ülkeler arası fiyat farklılıkları, aktörlerin dikkatini çekmekte, sosyal kültürel amaçlı getirilen bu tür muafiyat veya istisna uggulamaları, geliştirilen yeni yöntemlerle amacının dışnda kullanılmaktadır. Öyle olunca da mali otorite, iniyetli uygulamaları istismara yönelik geliştirilen bu yöntemlere karşı yeni tedbirler alma yoluna gitmektedir.

Nitekim, öncesinde yurtdışından yapılan alışverişlerde 22 euronun altındaki meblağlar için gümrük vegisi alınmaması yönünde düzenleme mevcutken, son dönemlerde basına da yansıdığı üzere “Amazon”, “Alibaba” gibi uygulamalar yoluyla başta Çin olmak üzere yurtdışından mektup yahut posta zarfı çerisinde kargo yoluyla on milyonlarca adet işlem gerçekleştirilmek suretiyle bu düzenleme istismar edilmeye başlanmıştır.

Bunun önüne geçebilmek amacıyla, 15 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1111 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 44458 sayılı Gümrük Kanunun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile, kitap veya benzeri basılı yayın hariç olma üzere, bedeli 1500 euroyu geçmemek şartıyla posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen eşyanın değeri üzerinden;

– Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %18,

– Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %20,

– 06/06/202 Tarih ve 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan eşya olması durumunda yukarıda yer alan oranlara ilavete %20,

oranında tek ve maktu bir vergi tahsil edilmesi kararlaştırılmıştır.

31 Mayıs 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan bu uygulama sonrasında, geliş yerine (AB yahut AB dışı ülkeler) ve ürün türüne (ÖTV Kanununa ekli IV sayılı Listede yer alıp almamasına) göre, posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla yurda gelen ürünler üzerinden %18 ila %40 arasında gümrük vergisi alınacaktır.

Kararda kitap veya benzeri yayınlar için bu oran şimdilik %0 olarak belirlenmiş olup bu defa bu istinanın da oldukça istismara açık olduğu düşünülmektedir.

Örneğin bir dönem Ülkemizde de moda olan kitap veya dergi ekinde CD vb ürünler  hediye verilmek suretiyle ucuz olan ürünün yanında daha pahalı olan ürün hediye (promosyon) olarak verilmiş ve bu suretle iki ürünün KDV oranı arasındaki farktan çıkar sağlanma yoluna gidildiği görülmüştür. Benzeer şekilde  kitap veya benzeri yayınlar için bu orannın %0 olarak belirlenmiş olması aktörlerin dikkatini celbedebilir ve yakın zamanda örneğin bilgisayar dergisi ekinde promosyon olarak verilen şarj kablosu ithal edilebilir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-43 Yurtdışından Yolcu Beraberinde Cep Telefonu Getirme Hakkındaki 2 Yıllık Süre 3 Yıla Çıkartıldı

Ülkemizde birçok üründe gerek kamu hizmetlerine finansman sağlamak gerekse tüketimi kısmak yahut iç piyasayı korumak amacıyla gümrükte yahut dahilde birden fazla vergi alınmakta bu da o malların yurtiçi fiyatının belirlenmesinde etken olmaktadır.

Örneğin cep telefonları iç piyasada satışa sunulmazdan evvel katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, TRT bandrolü gibi birden fazla vergiye tabi tutulmakta, firma karı da dikkate alındığında ithal edilen bir telefonun fiyatı, vergiler nedeniyle maliyetinin iki katına çıkabilmektedir.

Ülkeler arası bu fiyat farklılıkları, sektörde yeni yöntemlerin geliştirilmesine sebep olmakta ve bu defa seyahat vb amaçla yurtdışına gidenler dönüşte yanlarında cep telefonu getirerek bu telefonu kullanma yahut getirdikleri telefonları daha yüksek fiyata başkalarına satarak seyahatlerini amorti etme yolunu seçmektedirler. Bu suretle de vergiden kaçınmış olmaktadırlar.

Bunun önüne geçebilmek amacıyla 31.05.2012 tarihinde 6322 sayılı Kanun 20. Maddesi ile 492 sayılı Harçlar  Kanununda yapılan değişlikle, yolcu beraberinde getirilen cep telefonları için (100 TL) kullanım izin harcı getirilmiş, bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak 170,00 TL olmuş ancak bu tutarın beklenen etkiyi karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle bu defa  9 Kasım 2018 tarihli ve 30590 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yolcu Beraberinde Getirilen Telefon Kullanım Harcı Tutarının Yeniden Belirlenmesine Dair Karar (Karar Sayısı: 320)” ile 492 Sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifenin “VIII- Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı” başlıklı bölümünün (1) numaralı fıkrasında yer alan maktu harç tutarı 500 TL olarak yeniden belirlenmişti. 01.01.2019 Tarihinde yeniden değerleme oranında artırılan bu tutar 618,65 TL’ye yükselmişti.

Normalde herhangi bir vatandaş yurtdışına çıktığında, şahsi kullanımı amacıyla yanında bir adet cep telefonu getirebilmekte, bunu da harcını ödeyerek kullanıma açtırabilmektedir. Bu şekilde yurtdışından cep telefonu getirip kullanıma açtıran bir kişi 2 yıl geçmedikçe aynı yöntemle telefon getirememekte yahut 2 yıl içerisinde yine telefon getirmiş olsa dahi getirdiği telefonu kendi kimlik ve pasaport bilgilerini kullanarak kullanıma açtıramamaktadır.

Bu şekildeki iyi niyetli düzenlemeler bir şekilde istismar edilmekte, rantın olduğu yerde çeteler ve simsarlar devreye girmekte ve yurt dışına çıkan ancak yanında telefon getirmeyen kişilerin bilgileri kullanılarak, yüksek fiyatlı akıllı cep telefonları çok daha ucuz fiyatla iç piyasaya sunulmakta bu da fiyatları kırmakta, pazarda dengeleri bozmaktadır.

Bu tür yöntemlerle yolcu beraberinde getirilen telefonlar, resmi yollarla kayıt içine alınacak biçimde alış verişe konu olmadığı için ciddi vergi kaybına yol açmakta, döviz kurları nedeniyle iç piyasada zaten fiyatların yükselmiş olması pazarın daralmasına yol açmakta, kayıtlı işletmelere ve sektöre zarar vermektedir.

Tüm bu gerekçelerle, 15 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1111 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 44458 sayılı Gümrük Kanunun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile yukarıda değinilen 2 yıllık süre 3 yıla çıkarılmıştır. Ancak yabancı misyon mensupları bu uygulamanın dışında tutulmuş olup, onlar süre sınırlaması olmaksızın her giriş çıkışta yanlarında getirdikleri cep telefonlarını harcını ödemek şartıyla adlarına tanımlatabileceklerdir.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-42 Kambiyo İşlemlerinde BSMV Oranı Binde Bir Olarak Yeniden Belirlendi

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. Maddesinde Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 33. Maddesinde vergisinin nispeti % 15 (% 1) olduğu, kambiyo muamelelerinde ise nispetin matrahın binde biri olduğu, Cumhurbaşkanın bu maddede belirtilen vergi oranını bankalar arası mevduat muameleleri, bankalar ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri ve diğer banka ve sigorta muameleleri için ayrı ayrı veya birlikte % 1’e, kambiyo muamelelerinde ise sıfıra kadar indirmeye ve yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alnımıştır.

Bu yetkiye istinaden muhtelif tarihlerde yapılan düzenlemeler sonrasında, 15.04.2008 tarihinde yayımlanan 2008/13459 Sayılı BKK ile 01.05.2008 tarihinden bu tarafa kambiyo muamelelerinde BSMV (kambiyo gider vergisi) oranı %0 olarak uygulana gelmiştir.

Bu defa 15 Mayıs 2019 tarihli ve 30775 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1106 Cumhurbaşkanlığı kararı ile, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 33’üncü maddesinde yer alan BSMV nispetlerinin tespiti hakkındaki 28.8.1998 tarihli ve 98/11591 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilerek, kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden hesaplanması gereken BSMV oranı 15.05.2019 tarihinden itibaren binde 1 olarak belirlenmiştir.

Önceki Hali Sonraki Hali
“Madde 1- Banka ve sigorta muameleleri vergisi nispeti;

…………………….

 

e) (2008/13459 sayılı B.K.K. ile değişen fıkra Yürürlük; 01.05.2008) Kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden sıfır,

 

 

 

 

 

 

 

 

…………………….

 

“Madde 1- Banka ve sigorta muameleleri vergisi nispeti;

…………………..

 

“e) (2019/11106 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile değişen fıkra Yürürlük; 15.05.2019)  (Kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden binde 1, aşağıda sayılan kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden sıfır;

1) Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışları,

2) Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan kambiyo satışları,

3) Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanımların ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışları,

…………………..

 

 

Yapılan bu değişiklik sonrası 15 Mayıs 2019 tarihinden geçerli olmak üzere; banka, sigorta şirketleri, döviz bürosu veya bankerler tarafından gerçekleştirilen kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden binde 1 oranında BSMV hesaplanacaktır. Ancak yine söz konusu düzenlemeye göre;

– Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışlarında,

– Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan kambiyo satışlarında,

– Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanılan ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışlarında,

satış tutarı üzerinden hesaplanması gereken BSMV’nin oranı sıfır olarak belirlenmiş olduğundan bu işlemler üzerinden BSMV hesaplanmayacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-41 Bazı Mallara İlişkin KDV Oranları ile ÖTV Oran ve Tutarlarında ile Değişiklik Yapıldı

01.05.2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1013 sayılı Bazı Bakanlar Kurulu Kararlarında Değişiklik Yapılması ve Bazı Mallara Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Oran ve Tutarları ile Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Belirlenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı mal ve hizmetlere ilişkin KDV ve ÖTV oran ve matrahlarında değişiklik yapılmış olup, bu Karar ile;

– Darülaceze Başkanlığı’na yapılan inşaat taahhüt işlerinin 01/05/2019 tarihinden itibaren %1 oranında KDV’ye tabi olması,

– Montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içeren perdelerin 01/05/2019 tarihinden itibaren %8 oranında KDV’ye tabi olması,

– Bazı tütün mamullerinin asgari maktu vergi tutarlarının arttırılması,

– Alıcısı bulunan verici portatif (cellular) telsiz telefon cihazlarının (cep telefonlarının) özel tüketim vergisi oranlarına esas özel tüketim vergisi matrahları ile özel tüketim vergisi oranlarının %50’ye kadar arttırılması,

– Hurdaya çıkarılan araçlar ile ilgili terkin edilecek ÖTV tutarının tespitinde matrahın 46.000 TL’den 70.000 TL’ye çıkarılması,

kararlaştırılmıştır. Yapılan düzenlemelerin konu başlıkları itibariyle detayları aşağıdaki gibidir;

1- KDV Oranlarında Yapılan Değişiklikler

a- Bilindiği üzere, 2007/13033 sayılı Karar’a ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayanlar için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır.

1013 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 1. Maddesi  ile bahsi geçen 2007/13033 sayılı Karar’a; a) Ekli (I) sayılı listenin 12’nci sırası, 12- Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri” şeklindeyken “12- Konut yapı kooperatifleri ile Darülaceze Başkanlığı’na yapılan inşaat taahhüt işleri,” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklik sonrası Darülaceze Başkanlığı’na yapılan inşaat taahhüt işlerinde uygulanacak KDV oranı %1 olmuştur.

b- Yine 1013 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 1. Maddesi  ile 2007/13033 sayılı Karar’a; Ekli (II) sayılı listesinin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 5’inci sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“5- Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri,”

Böylece; montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içeren perdelerde KDV oranının %8 olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.

2- ÖTV Oranlarında ve Tutarlarında Yapılan Değişiklikler

a-1013 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 2. Maddesi  ile ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan bazı malların asgari maktu vergi tutarları aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile ÖTV oran ve tutarları artırılmak sureriyle sigara fiyatlarında artışa gidilmiştir.

G.T.İ.P. NO Mal İsmi Eski Hali Yeni Hali
Vergi

 Oranı

(%)

Asgari

Maktu

Vergi

Tutarı

 (TL)

Maktu

Vergi

Tutarı
(TL)

Vergi Oranı (%) Asgari

Maktu

Vergi

Tutarı

(TL)

Maktu

Vergi

Tutarı

(TL)

2402.20 Tütün içeren sigaralar 67 0,0000 0,4200 67 0,2679 0,4200
2402.90.00.00.00 Diğerleri (Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış purolar, uçları açık purolar, sigarillolar ve sigaralar)            
-Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar 67 0,0000 0,4200 67 0,2679 0,4200
24.03 Diğer mamul tütün ve mamul tütün yerine geçen maddeler;
“homojenize” veya yeniden tertip edilmiş tütün; tütün hülasa ve esansları

(2403.11.00.00.00, 2403.19.10.00.19, 2403.19.90.00.19,
2403.91.00.00.00, 2403.99.10.00.00, 2403.99.90.00.00 hariç)
67 0,0000 0,4200 67 0,2679 0,4200
2403.99.10.00.00 Enfiye ve çiğnemeye mahsus tütün 67 0,0000 0,4200 67 0,2679 0,4200

 

b- 7166 sayılı Kanunun 9’uncu madde ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “indirmeye %25’e kadar artırmaya,” ibaresi “indirmeye; 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı mallar için %50’ye, diğer mallar için %25’e kadar artırmaya; 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı mallar için belirlenen oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını dörtte birine kadar indirmeye, dört katına kadar artırmaya,” şeklinde değiştirilmiş yapılan bu değişiklikle 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı alıcısı bulunan verici portatif (cellular) telsiz telefon cihazları , cep telefonları, için Cumhurbaşkanına belirlenen oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını dörtte birine kadar indirmeye dört katına kadar artırmaya yetki verilmişti.

Bu defa bahsi geçen yetkiye istinaden 1013 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 3. Maddesi ile Kanuna ekli (IV) sayılı listenin 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan malların ÖTV oranlarına esas ÖTV matrahları ile ÖTV oranları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Yapılan bu düzenleme sonrası ÖTV tutar ve oranlarındaki artışa cep telefonları fiyatlarında artış gerçekleştirilmiştir.

G.T.İ.P. NO Eski düzenleme Yeni düzenleme
Mal İsmi Vergi

Oranı (%)

Mal İsmi Vergi

Oranı (%)

8517.12.00.00.11 Alıcısı bulunan verici portatif (Cellular) telsiz telden cihazları 25 Alıcısı bulunan verici portatif (Cellular) telsiz telden cihazları 25
– Özel tüketim vergisi matrahı 1.200 TL’yi aşmayanlar – Özel tüketim vergisi matrahı 640 TL’yi aşmayanlar
– Özel tüketim vergisi matrahı 1.200 TL’yi aşıp, 2.400 TL’yi aşmayanlar 25 – Özel tüketim vergisi matrahı 640 TL’yi aşıp, 1.500 TL’yi aşmayanlar 40
– Diğerleri 25 – Diğerleri 50

 

c- 7103 Sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesi ile, 31/12/2019 tarihine kadar uygulanmak üzere, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listenin 8701.20, 87.02, 87.03, 87.04 G.T.İ.P. numaralarında yer alan, 16 ve daha büyük yaştaki araçların adına kayıtlı gerçek veya tüzel kişiler tarafından doğrudan veya ihracatçılar vasıtasıyla ihraç edilmesi ya da bir daha kullanılmamak üzere hurdaya çıkartılması ve ilgili mevzuat gereğince kayıt ve tescilinin silinmesi şartıyla, aynı cins bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden özel tüketim vergisinden, Bakanlar Kurulunca, 10.000 TL’yi aşmamak üzere, araçların cinsleri ve özelliklerine (motor silindir hacmi, sınıfı, özel tüketim vergisi oranına esas matrahı gibi) göre belirlenecek kısmın terkin edilmesine imkan tanınmış ve akabinde yayımlanan 2018/11750 Sayılı Karar ile yeni bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden ÖTV’nin terkin edilecek kısmı ile ilgili olarak araçlara göre belirleme yapılmıştı.

Bu defa 1013 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 4. Maddesi ile bahsi gçeen 2018/11750 sayılı Kararı eki Kararın 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tablo aşağıdaki gibi değiştirilerek bu kapsamda terkin edilecek ÖTV tutarları tabloda yer aldığı şekilde yeniden belirlenmiştir.

Eski düzenleme Yeni düzenleme:
Yeni Aracın Özel Tüketim Vergisi Matrahı (TL) Terkin Edilecek Özel Tüketim Vergisi Tutarı (TL) Yeni Aracın Özel Tüketim Vergisi Matrahı (TL) Terkin Edilecek Özel Tüketim Vergisi Tutarı (TL)
Matrahı 46.000 TL’yi aşmayanlar için 10.000 Matrahı 70.000 TL’yi aşmayanlar için 10.000
Matrahı 46.000 TL’yi aşıp, 80.000 TL’yi aşmayanlar için 8.000 Matrahı 70.000 TL’yi aşıp, 120.000 TL’yi aşmayanlar için 8.000
Matrahı 80.000 TL’yi aşanlar için 3.000 Matrahı 120.000 TL’yi aşanlar için 3.000

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”