SGK Prim Borçlarının KDV İade Alacağından Mahsuben Ödeyenler İçin Son Ödeme Tarihi 26/5/2023 Tarihine Kadar Uzatıldı

Daha önce 2023/Mart dönemine ilişkin “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme süresi 5/5/2023 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştı, 2023/Mart dönemine ilişkin mükelleflerin KDV iade alacaklarının SGK prim borcuna mahsubunda olası gecikmelerin sebep olacağı mağduriyetlerin giderilmesi için, söz konusu mahsuplara yönelik vade tarihi bir defaya mahsus olmak üzere 26/5/2023 günü sonuna kadar kadar uzatılmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/06 31 Mayıs 2023 Akşamına Kadar Vergi Levhalarını Yazdırmayı Unutmayınız

Mükelleflerin internet vergi dairesinden bizzat kendileri veya yetkili serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirleri aracılığıyla, vergi levhalarını 31 Mayıs 2023 günü sonuna kadar yazdırmaları gerekmektedir. Bu şekilde alınan vergi levhalarının tasdikine lüzum olmayıp, üzerinde yer alan sistem tarafından verilmiş olan onay kodu vergi levhasının tasdiki hükmündedir.

Beyannamelerini kanuni süresinden sonra vermiş olan mükellefler, beyanname verdikten sonra internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanarak vergi levhalarını kendileri oluşturabilirler.

Özel hesap dönemine tâbi mükelleflerin vergi levhalarını beyanname verme sürelerinin son gününden itibaren bir ay içinde internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle kendilerinin oluşturarak yazdırmaları gerekmektedir.

Vergi levhası almak ve bulundurmak zorunda olanların, yapılan denetimlerde bulundurma zorunluluğuna uymadığının tespiti halinde, her bir tespit için Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin (4) numaralı bendine istinaden özel usulsüzlük cezası kesilecektir. 2023 yılı için bu tutar 1.100 liradır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/05 Tahsilat Genel Tebliği 10/05/2023 tarihli ve 32186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, tüm idari para cezalarının uygulama usulünü belirleyen kanundur.

Bu tebliğ ile Kabahatler Kanununun bazı maddelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır.

  • İdari yaptırım kararlarında bulunması gereken hususların neler olduğu belirtilmiştir.
  • İdari yaptırım kararları, Tebligat Kanununun ilgili hükümlerine göre tebliğ yapılır. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile cezayı veren birim arasında yapılan protokoller kapsamında Vergi Usul Kanununun 107/A maddesine göre kurulan teknik altyapı üzerinden elektronik ortamda tebliğ edilebilir.
  • İdari para cezası, idari yaptırım kararına karşı kanun yoluna başvurulmaması, kanun yoluna başvurulduğu hallerde ise yargılama aşamalarının son bulmasıdır.
  • Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilenler idari para cezaları kendi bütçelerine bunlar dışındaki idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.
  • İdari yaptırım kararlarının tabi olduğu hususi kanunlarında belirtilen sürelerde ödenirken, ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, idari yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
  • Kesinleşen ve süresinde ödenmeyen idari para cezaları, cezayı veren birim tarafından takibe yetkili vergi dairesine tebliğ tarihi bilgisiyle birlikte bildirilmesi üzerine 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilir.
  • İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. İndirimden faydalanabilmek için ödeme süresi içinde idari para cezasının toplam %75’inin ödenmesi gerekmektedir.
  • Cezaya muhatap olanın ekonomik durumunun müsait olmaması halinde idari para cezasının ödeme süresi içinde cezayı veren birimden, taksitlendirme yapılması talep edilebilir. Taksitlendirme talebinin kabul edilmesi durumunda idari para cezası dört eşit taksitte ve birinci taksit idari para cezasının ödeme süresi içinde, geri kalan üç taksit ise idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde cezayı veren birim tarafından belirlenecek sürelerde ödenir.
  • İdari para cezalarında tahsil zamanaşımı süreleri;

10.000 TL’den az olanlar için 3,

10.000 TL – 19.999 TL arasında olanlar için 4,

20.000 TL – 49.999 TL arasında olanlar için 5,

50.000 TL ve üzeri olanlar için 7,  yıldır. Bu süreler idari para cezasının kesinleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

  • Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, idari para cezasına muhatap olan gerçek kişinin ölümü halinde bu cezalar mirasçılarından takip edilmez ve cezaların tahsilinden vazgeçilir. Tüzel kişi hakkında verilen idari para cezasının tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilememesi durumunda, bu borcun ödenmesinden sorumlu olan gerçek kişi hakkında yapılan takip sürecinde bu kişinin ölmesi halinde, bu borç gerçek kişinin mirası reddetmemiş mirasçıları nezdinde takibe devam olunur.
  • İlgili tebliğde tahsilatların aktarılması, iade işlemleri gibi hususlara da yer verilmiştir.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/04 Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kurumlar Vergisi İstisnasına İlişkin Özellikli Durumlar

Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde (TGB) faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. İstisnadan faydalanabilmek için bölgede faaliyette bulunduklarını belirten belgeyi beyanlarına ekleyip ilgili vergi dairesine başvuru gerekmektedir.

Bu istisna özü itibariyle bir kazanç istisnası olduğundan istisnaya konu gelirin tespitinin yanı sıra istisna kazancın tespitinde dikkate alınacak maliyet ve giderlerinde tespit edilmesi vergi ziyaına sebep olmaması açısından oldukça önemlidir.

1-) İstisnaya Konu Gelirin Tespiti

 Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge içinde faaliyet gösterdikleri zaman dilimlerine tekabül eden yazılım, tasarım veya Ar-Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan ürünün lisans patent gibi gayri maddi haklarının satışından ya da kiralanmasından elde edilen kazanç istisnaya tabidir.

Bahsi geçen ürünleri ticari amaca konu olacak şekilde seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançlar (lisans, patent gibi gayri maddi haklara isabet eden kısmı hariç olmak üzere) istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazanç ile gayri maddi haklara isabet kazançlar, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmalıdır.

Mükelleflerin bölgede faaliyete geçmeden önce başlayıp, bölgede devam ettirdikleri yazılım ve Ar-Ge’ye dayalı projelerden sağladıkları kazancın, bölgede yapılan kısmı ile bölge dışında tamamlanan kısmı da ayrıştırılmalıdır. Bölgede projeye başlanılmasından sonra ortaya çıkan maliyetin, projenin tüm süreçlerdeki maliyetin tamamına oranı kullanılarak ayrıştırılmalıdır.

2-) İstisnaya Konu Kazanç Tutarının Tespiti

 İstisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

İstisna konusu faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurları ile diğer faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurları ayrı ayrı izlenmesi, ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.

Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan, teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflere, istisnadan yararlanan Ar-Ge projelerine ilişkin olarak, TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde hibe şeklinde sağlanan destek tutarları ile diğer kurumların bu mahiyetteki her türlü bağış ve yardımları, kurum kazancına dahil edilecek ve istisnadan yararlandırılacaktır.

3-) Müşterek Genel Giderler Ve Amortismanların Dağıtımı

 İstisna konusu faaliyetler ile kapsam dışı işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderlerin, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılması gerekmektedir.

Yine müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulmalıdır.

4-) Kazancı İstisna Edilenlerin Fon Yükümlülüğüne İlişkin Düzenleme

 28/1/2021 tarih ve 7263 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 4691 sayılı kanuna “Ek Madde 3” ilave edilmiştir.

“Ek Madde 3: 1/1/2022 tarihinden itibaren geçici 2 nci madde kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılır. Bu fıkra kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirası ile sınırlıdır. Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması şarttır. Söz konusu tutarın ilgili yılın sonuna kadar aktarılmaması durumunda, bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan tutar ve oranları birlikte ya da ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, beş katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”

Fon ayırma yükümlülüğünün 1/1/2022 tarihinden itibaren başlayacaktır. Ayrılacak fon tutarı, yıllık beyannamede beyan ettikleri istisna kazanç tutarı 1.000.000-TL ve üzerinde olanlar, yıllık bazda 20.000.000-TL’yi aşmamak üzere istisna kazanç tutarının %2’sini, pasifte geçici bir hesaba aktarmak zorundadırlar.

Geçici hesaba aktarılan bu fon tutarı, 2022 yılı sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu payı satın almak, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak koymak veya 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak koymakla sorumludur.

Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi durumunda, yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-01 Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zarar, finansman gider kısıtlamasında dikkate alınmamalıdır

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nca E-62030549-125[11-2021/]-1317755 sayılı özelge talebine istinaden 11.11.2022 tarihinde bildirilen görüşlerine göre “Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zararın, finansman gider kısıtlamasında dikkate alınmaması ” hususu netlik kazanmıştır.

İşletme tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi kapsamında yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan enflasyon düzeltmesi zararları, 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliği’nde açıklanan “finansman giderleri” arasında yer almadığından, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zararların finansman gider kısıtlaması hesabında dikkate alınması söz konusu değildir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa Göre 2023 idari Para Cezaları

2023 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa Göre 2023 idari Para Cezaları indirmek için tıklayınız.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023 4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE 01.01.2023–31.12.2023 DÖNEMİNDE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)

(01.01.2023 – 31.12.2023 Döneminde)

İNDİR

Sıra NoKanun Mad.Ceza Mad.Cezayı Gerektiren FiilCeza Miktarı (TL)
11/3/200298İşyeri bildirim yükümlülüğüne aykırı davranış (çalıştırılan her işçi için)1018
21/3/200298İş Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan işyerinin muvazaalı olarak bildirilmesi (asıl işveren ile alt işveren veya vekilleri için ayrı ayrı)105688
3599/1-aEşit davranma ilke ve yükümlülüklerine aykırı davranılan her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)885
4799/1-bGeçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı olarak çalıştırılan her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)1480
57/2-f99/2İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması haline aykırı olarak geçici iş ilişkisi kurulan her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)5958
6899/1-cYazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde, çalışma koşullarına ve sürelerine, temel ücret, ücret ekleri ve ödeme dönemine ilişkin belge verilmeyen her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)885
71499/1-cÇağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma usulüne ilişkin hükümlere uyulmayan her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)885
82899/dÇalışma belgesi verilmeyen veya belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için (20.5.2016’dan itibaren)885
929100Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işten çıkarılan her bir işçi için3475
1030101Çalıştırılmayan her engelli ve çalıştırılmayan her ay için13190
1130101Çalıştırılmayan her eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için13190
1232102/aÜcret ile Kanundan veya TİS’den veya iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için956
1332102/aÜcret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödenmemesi halinde her işçi ve har ay için956
1439102/aAsgari ücret ödenmeyen veya eksik ödenen her işçi ve her ay için956
1537102/bÜcret hesap pusulası düzenlememek3475
1638102/bYasaya aykırı olarak ücret kesme cezası vermek3475
1752102/bYüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgeyi işçilerin seçtiği temsilciye vermemek3475
1841102/cFazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için1683
1956103Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için1683
2057103Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için1683
2159103İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanılmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için1683
2260103İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan veya eksik kullandırılan her işçi için1683
2363104Çalışma sürelerine ve buna ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak9302
2464104Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için1683
2568104Ara dinlenmelerini yasa hükmüne göre uygulamamak9302
2669104İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek9302
2771104Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak9302
287210418 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer ve su altında çalıştırmak9302
2973104Gece çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak9302
3074104Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek9302
3175104İşçi özlük dosyalarını düzenlememek9302
3276104Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak9302
3390106İş-Kur’dan izin almaksızın iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunmak105688
3492/2107/1-aİş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve vermemek, kendilerine gerekli kolaylığı göstermemek84552
3596/1107/1-bİş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak, işçileri gerçeği saklamaya ya da değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak84552
3696/2107/1-bİşçilerin gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları84552
37107/2107/2İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek84552

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023/1 T.C. DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU ESAS: 2019/1893 KARAR: 2022/4936 KARAR TARİHİ: 20.09.2022 Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1893 E. 2022/4936 K

T.C. DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

ESAS: 2019/1893 KARAR: 2022/4936  KARAR TARİHİ: 20.09.2022

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/1893 E.  ,  2022/4936 K.

İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ – 2011 yılına ilişkin dava konusu vergi matrahının takdiri amacıyla, indirim ret yetkisi bulunmayan takdir komisyonuna sevkinin, zaman aşımını durdurması hukuken mümkün bulunmadığından, 2017 yılında davacıya tebliğ edilen 2011 yılına ilişkin vergi ve cezanın, 31/12/2016 tarihi itibarıyla zaman aşımına uğradığı – DAVALININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

 ÖZET: Vergi Usul Kanununda, hakkında resen tarh sebeplerinden biri bulunan mükelleflerin hangi hallerde 135. maddede sayılan incelemeye yetkili olanlar tarafından incelemeye tabi tutulacakları, hangi hallerde matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilecekleri konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, incelemeye sevk halinde incelemede geçen sürenin zaman aşımını durduracağına ilişkin de bir hükme yer verilmemiş olmasına rağmen, takdir komisyonuna sevk halinde zaman aşımının duracağı hükme bağlanmıştır. Düzenlemenin amacı tarh işlemine takdir komisyonunda geçen süre içerisinde vergi borcunun tarh zaman aşımına uğramasını önlemeye yöneliktir. Davalı idare vergi borcunun tarh zaman aşımına uğramasını önlemek için takdire sevk işlemi gerçekleştir. Ancak inceleme indirim yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca yapılmayıp vergi müfettişi eliyle gerçekleştirilmiştir. Takdir komisyonunca yapılmayan inceleme takdire sevk ile zaman aşımının durduğunun kabulüne olanak sağlamadığından 2011 yılına ait tarhiyata ilişkin ihbarnamenin zaman aşımı süresi dolduktan sonra 17/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle uyuşmazlık konusu vergi tarh zaman aşımına uğradığından, davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

 YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığı ileri sürülerek takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen 2011/8,9,10,11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.

 İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:.. sayılı kararda; incelemenin vergi denetmenince yapılmış olması karşısında, takdire sevk ile zamanaşımının durduğunun kabulüne olanak bulunmadığından, 2011 yılına ait tarhiyata ilişkin ihbarnamenin zamanaşımı süresi dolduktan sonra 17/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle uyuşmazlık konusu vergi tarh zamanaşımına uğradığından, davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

 Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 2011 yılına ilişkin dava konusu vergi matrahının takdiri amacıyla, indirim ret yetkisi bulunmayan takdir komisyonuna sevkinin, zaman aşımını durdurması hukuken mümkün bulunmadığından, 2017 yılında davacıya tebliğ edilen 2011 yılına ilişkin vergi ve cezanın, 31/12/2016 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verilmiştir.

 İNCELEME VE GEREKÇE :

 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re’sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.

 Kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir, 75. maddesinde ise; 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.

 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde de, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29. maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş, aynı Kanunun 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

 Görüldüğü üzere, 3065 sayılı Kanunun 29. maddesine göre mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri vesikalardaki katma değer vergisini indirim konusu yapabilirler. Ancak, 213 sayılı Kanunun 3. maddesinin (B) bendinde ifade edildiği üzere vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu kuralın gereği olarak mükelleflerin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun yukarıda sözü edilen 29. maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı, fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması, indirim konusu yapılacak verginin fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olmasıdır. Mükelleflerin yapmış oldukları katma değer vergisi indirimlerinin hukuka uygun olup olmadığını incelemek amacıyla defter ve belgelerin incelemeye ibrazının vergi dairesi tarafından istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi durumunda ya da bir kısım gider belgelerinin sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında ise, vergi dairesince, 3065 sayılı Kanunun 29. ve 34. maddelerinde düzenlenen indirim şartlarının yerine getirilmediği araştırılarak, indirim konusu vergilerin reddi ve re’sen vergi tarhiyatı yapılabileceği açıktır.

 Yukarıda belirtilen yasa kurallarına göre matrah takdiri için takdir komisyonuna sevkin yapıldığı sırada re’sen takdir nedeninin var olması yeterli olup takdir komisyonu, takdir edilmesi talep edilen bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkilidir. Vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen “istisna”, “muafiyet”, “kanunen kabul edilmeyen gider”, “oran”, “indirim mekanizması” gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecek olup 74. maddede de belirtildiği üzere takdir komisyonlarının takdir sebebi bulunup bulunmadığını inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda ise takdir komisyonları her türlü inceleme yetkisini haiz olup, kendileri inceleme yapabilecekleri gibi inceleme yetkisini haiz diğer şahıs ya da kurumlar tarafından yapılmış incelemeleri dikkate alarak matrah takdir etmelerinde de yasal bir engel bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının 14/11/2016 ve 15/11/2016 tarihli sevk fişleri ile takdire sevk edildiği, bağlı olduğu Mecidiyeköy Vergi Dairesine gönderilen … tarih ve … ile … tarih ve … sayılı Vergi Müfettişi Yardımcısı yazılarında, Silivri Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Malz. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Avcılar Vergi Dairesi mükellefi … Plastik Kimya Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle Vergi Tekniği Raporları düzenlendiği ve adı geçen mükelleflerden 2011 yılına ilişkin Ba formu ile alış beyan ettiği tespit edilen davacının ilgili dönem matrahlarının takdir edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine 213 sayılı Kanunun 30/3 ve 30/6 maddeleri uyarınca 31/03/2017 tarihli takdir komisyonu kararları ile davacının Ba formu dayanak alınarak adı geçen mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle belirlenen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin tebliği üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

 Uyuşmazlık konusu olayda, gerek davalı idarece gerek takdir komisyonunca davacının defter ve belgeleri incelenmediği, takdir komisyonunca matrah takdiri yapılırken davacı şirketin 2011 yılına ait Ba formuyla fatura aldığını beyan ettiği … İnş. Malz. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … Plastik Kimya Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin düzenlediği faturaları defterlerine kaydedip kaydetmediği, faturalar içeriği katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılmadığı, indirim konusu yapıldıysa hangi ayda indirim konusu yapıldığı hususlarında herhangi bir araştırma yapılmadığı; davacının katma değer vergisi beyan tablosu dikkate alınmaksızın sahte olduğu iddia edilen fatura tutarları katma değer vergisi matrahına eklenmek suretiyle matrah takdir edildiği görülmektedir.

 Bu itibarla, davacının, defter ve belgeleri üzerinde inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve katma değer vergisi beyan tablosu dikkate alınmaksızın sadece davacı tarafından verilen Ba formundan hareketle yapılan cezalı tarhiyatın eksik incelemeye dayandığı sonucuna varılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve değerlendirmeler uyarınca, takdir komisyonunun katma değer vergisi indirim yetkisi bulunmadığı yönündeki gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

            KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Temyiz isteminin reddine,
  2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

            (X) KARŞI OY :

Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2011/8 ila 12 dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

 

Her ne kadar Dairemizce 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesi, bu maddenin 6. bendi, 31. maddesi, 74. maddesinin (a) fıkrasının 1 ve 2. bendleri, 75. maddesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29 ve 34. maddeleri değerlendirilerek mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri vesikalardaki katma değer vergisini indirim konusu yapabilecekleri, ancak, 213 sayılı Kanunun 3. maddesinin (B) bendinde ifade edildiği üzere vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, bu kuralın gereği olarak mükelleflerin 29. madde hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartının, fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması, indirim konusu yapılacak verginin fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması olduğu, mükelleflerin yapmış oldukları katma değer vergisi indirimlerinin hukuka uygun olup olmadığım incelemek amacıyla defter ve belgelerin incelemeye ibrazının vergi dairesi tarafından istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi durumunda ya da bir kısım gider belgelerinin sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında ise, vergi dairesince, Kanunda aranan indirim şartlarının yerine getirilmediği araştırılarak, indirim konusu vergilerin reddi ve re’sen vergi tarhiyatı yapılabileceğinin açık olduğu, belirtilen yasa kurallarına göre matrah takdiri için takdir komisyonuna sevkin yapıldığı sırada re’sen takdir nedeninin var olmasının yeterli olduğu, takdir komisyonunun, takdir edilmesi talep edilen bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkili olduğu, vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceğinin, kendi özel kanunlarında düzenlenen “istisna”, “muafiyet”, “kanunen kabul edilmeyen gider”, “oran”, “indirim mekanizması” gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlendiği, takdir komisyonlarının, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edeceği, takdir komisyonlarının takdir sebebi bulunup bulunmadığını inceleme yetkisi bulunmadığı, bu şartların yerine getirilmesi durumunda ise takdir komisyonlarının her türlü inceleme yetkisini haiz olduğu, kendileri inceleme yapabilecekleri gibi inceleme yetkisini haiz diğer şahıs ya da kurumlar tarafından yapılmış incelemeleri dikkate alarak matrah takdir etmelerinde de yasal bir engel bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olayda, gerek davalı idarece gerek takdir komisyonunca davacının defter ve belgelerinin incelenmediği, takdir komisyonunca matrah takdiri yapılırken davacı şirketin 2011 yılına ait Ba formuyla fatura aldığını beyan ettiği … İnş. Malz. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … Plastik Kimya Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin düzenlediği faturaları defterlerine kaydedip kaydetmediği, faturalar içeriği katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılmadığı, indirim konusu yapıldıysa hangi ayda indirim konusu yapıldığı hususlarında herhangi bir araştırma yapılmadığı; davacının katma değer vergisi beyan tablosu dikkate alınmaksızın sahte olduğu iddia edilen fatura tutarları katma değer vergisi matrahına eklenmek suretiyle matrah takdir edildiğinin görüldüğü, bu itibarla, davacının, defter ve belgeleri üzerinde inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve katma değer vergisi beyan tablosu dikkate alınmaksızın sadece davacı tarafından verilen Ba formundan hareketle yapılan cezalı tarhiyatın eksik incelemeye dayandığı sonucuna varıldığı ve temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararı onamış ise de;

  1. Türk Vergi Sisteminin temel olarak beyan esasına dayandığı, tarh görev ve yetkisinin yani beyan edilen matrah üzerinden ödenmesi gereken verginin hesaplamasının vergi dairesinde olduğu, mükellef hakkındaki her türlü bilgi, belge ve bildirimlerin bağlı olduğu vergi dairesindeki tarh dosyasında tutulduğu, tarhiyatın beyana dayalı olarak tahakkuk fişi, diğer hallerde kanunda belirtilen nedenlere bağlı olarak ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatta ihbarname ile gerçekleştirildiği,
  1. Ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacı ile tarh zamanaşımı süresi içerisinde incelemeye yetkili olanlarca her zaman inceleme yapılabileceği,
  1. Kanunda belirtilen haller ile yine Kanunla idareye verilen yetki uyarınca belirlenen hallerde mükelleflere bildirim zorunluluğu getirildiği, bu hallerden birisinin de periyodik (aylık) olarak mal ve hizmet alım ve satımında bulunduğu mükelleflere ilişkin olarak Ba (mal ve hizmet alımına ilişkin) ve Bs (mal ve hizmet satımına ilişkin) formlarının bildirilmesi olduğu, bu formlarda faturalarda yer alan bilgilere (muhatabın adı/soyadı, fatura numaraları, tarihi, mal ve hizmetin nevi, miktarı, tutarı vs.) yer verildiği,
  1. İdarece bu bildirimlerin kontrolü sonucunda hakkında sahte veya yanıltıcı belge düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunanlardan mal ve hizmet alınmış olduğunun tespiti durumunda re’sen takdir nedeni bulunduğu gerekçesiyle ( tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması) başka nedenlerin de bulunup bulunmadığına bağlı olarak inceleme yapılmasına veya Ba-Bs bildirimleri üzerinden tespit edilebilen durumlarda genellikle takdir komisyonuna sevk edilmesine karar verildiği, takdir komisyonunca hakkındaki SMYİB düzenlediği yolunda VTR bulunan mükelleflerden mal ve hizmet alındığının Ba formu ile bildirilmesi hallerinde KDV ile ilgili olarak Ba formunda yer verilen tutarlar ve dönemler dikkate alınarak matrah belirlendiği yani aslında mükelleflerin kendi beyanları doğrultusunda indirime konu ettiği ilgili dönem matrahından bu mükelleflerden alınan faturaların çıkarılması suretiyle indirime konu matrahı azaltma sonucu doğuracak şekilde matrah takdir ettiği; vergi dairesince de belirlenen bu matrahlara isabet eden KDV’leri, tarh dosyasında bulunan KDV beyanları, ilgili dönemlerde devreden KDV bulunup bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle tarh edilerek ihbarname ile mükellefe bildirildiği, bu suretle gerçekleştirilen tarhiyatlara karşı açılan davalarda davacıların genel olarak bu faturaları almadıkları, kayıt ve beyanlarına yansıtmadıkları, tarhiyatın yapıldığı dönemlerde ödenecek vergi çıkmadığı yolunda iddia ileri sürmedikleri, aksine alınan faturaların gerçek olduğuna ilişkin argümanlar ileri sürdükleri, kendileri hakkında inceleme yapılmadığı ve bu hususun tarhiyatı kusurlandırdığı yolunda iddialarda bulundukları,
  1. Bu durumda öncelikle davacıların Ba formlarında bildirdikleri faturalara ilişkin itirazlarının (yani kayıt ve beyanlarına yansıtmadıklarına ilişkin iddialarının) bulunmaması durumunda davacı hakkında inceleme yapılmasını gerektirecek yani ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştıracak, tespit edecek ve sağlayacak bir durum (sadece bu faturaların yevmiye defterine kaydedildiğine ilişkin yevmiye tarihi ve numarası dışında) bulunmadığı çünkü zaten mükellefin kendisinin kayıt ve beyanlarına yansıttığını bildirdiği matrah ve tutarlar üzerinden tarh dosyasındaki beyanları da dikkate alınarak tarhiyat yapıldığı için tarhiyatı bu yönden kusurlandıracak bir neden bulunmadığı, aksine iddiaların bulunduğu durumda da bu durumun inceleme yapılmasını gerektirmeyecek şekilde ispatının basit olduğu ve mahkemece de kolaylıkla tespit edilebileceği hususları dikkate alındığında tarhiyatın esası hakkında yani hakkında VTR bulunan mükellefin düzenlediği faturaların gerçek bir mal veya hizmet karşılığı düzenlenip düzenlenmediğinin (dosya içerisinde varsa doğrudan VTR’nin (yoksa getirtilerek gerekmesi halinde davacıya tebliğ edilmesi suretiyle) ve davacının konuya ilişkin tüm iddia ve delillerinin) irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

Anılan nedenlerle, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunu, takdir komisyonlarının indirim yetkisi bulunmadığında tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddeden Vergi Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemiz kararına katılmıyorum.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

SGK Tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primi İşveren Hissesi Beş Puanlık Prim İndirimi Hakkında Duyuru Yayımlandı

Bilindiği üzere 14/4/2023 tarihli ve 2023/19 Sayılı SGK Genelgesi yayımlandığında  EYT kapsamında (5510-geçici 95 inci madde) a ilk defa yaşlılık veya emekli aylığı bağlanan sigortalılar için işten ayrılış bildirgesi verildikten sonra 30 gün içerisinde en son çalışılan özel sektör iş yerinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlanması durumunda SGDP işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması hükme bağlanmıştır.

SGK tarafından yapılan 20.4.2023 tarihli duyuruda ise ilk defa yaşlılık veya emekli aylığı bağlanan sigortalılar için 15510 kanun numaralı teşvik tanımlaması yapılması ve 15510 kanun numaralı beyannamenin düzenlenmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Ayrıca  ilk defa yaşlılık veya emekli aylığı bağlanmayan sigortalılar olduğunun sonradan tespit edilmesi halinde teşvikten yersiz yararlanılmış olunacağından, yersiz yararlanılan 15510 kanun numaralı beyannameler hatalı teşvik listesi ile takip edileceği belirtilmiştir.

Sosyal Güvenlik Destek Primi İşveren Hissesi Beş Puanlık Prim İndirimden Faydalanabilmek İçin:

1-) 03.03.2023 tarihi ve sonrasında yaşlılık veya emekli aylığı talebi nedeniyle sigortalının işten

ayrılış bildirgesinin verilmesi ve sigortalının işten ayrılış tarihini takip eden 30 gün içerisinde aynı

iş yerinden sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlaması,

2-) Sigortalının 03.03.2023 tarihi ve sonrasında yaşlılık veya emekli aylığı talebinde bulunması ve

bu talebe istinaden sigortalıya 5510 sayılı Kanun’un geçici 95 inci maddesi kapsamında ilk defa yaşlılık veya emekli aylığı bağlanması,

3-) İş yerinin özel sektör işverenine ait olması,

4-) Aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi içinde

verilmesi,

5-) Tahakkuk eden primlerin yasal süresi içinde ödenmesi,

6-) İşverenin Türkiye geneli yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari

para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması,

7-) Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı

yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması,

şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/03 25.04.2023 Tarihli Ve 32171 Sayılı Resmi Gazete’ de 7166 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Yayımlanmıştır.

İlgili karar ile; 12/1/1995 tarihli ve 95/6430 sayılı Kararnamenin eki Karar’ ın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine parantez içi hüküm eklenerek “Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir iş yeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç)” şeklinde düzeltilmiştir.

Yapılan düzenlemeyle,  münhasıran bir iş yeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşan mükellefler şartları sağlamaları ve başvurmaları neticesinde başvuru tarihini izleyen ayın başından itibaren basit usule geçebilirler.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”