Ek Vergiye İlişkin Borçların Diğer Vergilerden Kaynaklı İade Alacaklarından Mahsubu Mümkündür

Kurumlar vergisi mükelleflerince 2022 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamelerinde gösterilen indirim, istisna ve indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %10 veya %5 oranında ek vergi hesaplanmıştır. Bu verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenmesi gerekmektedir.

Söz konusu düzenlemeye istinaden tahakkuk eden vergi borçlarının mükelleflerin diğer vergilerden kaynaklı iade alacaklarına mahsubunun mümkün olup olmadığı hususlarında tereddütler yaşanmaktadır.

Bu kapsamda, tahakkuk eden ek vergiye ilişkin borçların, kurumların katma değer vergisi, gelir ve kurumlar vergisi gibi diğer vergilerden kaynaklı iade alacaklarından mahsubu suretiyle ödenmesi mümkündür. Söz konusu mahsuplar mükelleflerin kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi daireleri tarafından yerine getirilmelidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/09 7440 Sayılı Kanun Kapsamında Stok Affının Faydaları

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını bildirim tarihindeki normal alım satım bedeli ile 30.06.2023 tarihine kadar beyanname ve ekindeki envanter listesi ile vergi dairelerine bildirerek kayıtlarına yansıtabilecekler.

Envanter listesinde bildirilen kıymetler tabi olduğu katma değer vergisi oranların yarısı esas alınarak KDV hesaplanacak ve beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

Beyan edilen emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi genel esaslara göre indirim konusu yapılabilecek, ancak iadeye konu edilmeyecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ödenen katma değer vergisinin ise indirimi mümkün değildir.

Özel tüketim vergisinin konusuna giren malları bildiren ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini ayrı bir beyanname ile beyan edecek ve aynı süre içinde ödeyecektirler.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere pasifte özel karşılık hesabı açılacaktır. Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilecek. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.

Bildirime dahil edilen makine, teçhizat ve demirbaşlar için amortisman ayrılamayacaktır.

Bu kanun kapsamında yapılan bildirimlere ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmayacaktır.

Bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamayacak.

Beyan edilen emtia, gelir/kurumlar vergisi açısından maliyet unsurudur. Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması ya da işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde, sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir. Yani söz konusu tutarı elde eden gerçek kişi ortak ise gelir sayılmayan bu tutarı gelir vergisi beyannamesiyle bildirmek zorunda değildir. Ortak olan şirket ise yine bu tutarın dağıtılması halinde vergi kesintisi yapılmayacak, ortak olan şirket tarafından kurum kazancına dahil edilmeyecektir. Ortak olan şirket tarafından gerçek kişi ortaklara dağıtılırsa, yine vergi kesintisi yapılmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/08 Nakdi Sermaye Artırımına Vergisel Avantajlar

Sermaye şirketlerinin enflasyon karşısında eriyen sermayelerini artırmak ve yeni yatırımlar için kaynak ihtiyaçlarını gidermek amacıyla bir teşvik uygulaması çıkarılmıştır. Bu teşvikin şartları Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-ı maddesi ile düzenlenmiştir.

Yeni kurulan veya nakit sermaye artışı yapan firmalarda, artırılan nakit sermaye üzerinden, TCMB faiz oranın %50’sine isabet eden kısmı kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. Hesaplanan indirim tutarı kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirim konusu yapılabilir. İndirimden Nakit ödeme veya sermaye tescil işleminden hangisi daha sonra yapıldı ise, bu tarihten itibaren indirim hakkından yararlanılır. Sermaye şirketleri tarafından nakdi sermaye artışına ilişkin hesaplanan indirim tutarının kazanç yetersizliği nedeniyle matrahın tespitinde indirim konusu yapılamaması durumunda, ilgili yılda hesaplanan indirim tutarlarının, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın, matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Ancak daha sonra sermayenin azaltılması durumunda azaltılan kısma isabet eden indirimden faydalanılamayacaktır.

Sermaye şirketleri, anılan indirim uygulamasından, 5/7/2022 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri nakdi sermaye artışları üzerinden, nakdi sermaye artışının yapıldığı hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanabileceklerdir.

5/7/2022 tarihinden önce sermaye artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler söz konusu indirimden 2022 hesap dönemi dâhil olmak üzere beş hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Faiz oranı olarak TCMB tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan, bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınacaktır.  2022 yılı için TCMB tarafından en son açıklanan %13,47 oranının kullanılması gerekmektedir. Hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır.

İndirim tutarı = Nakdi sermaye artışı x Ticari krediler faiz oranı x İndirim oranı x Süre

Kanuni indirim oranının %50 ancak nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için indirim oranı %75 olarak belirlenmiştir. Ayrıca aşağıdaki işlemler için belirtilen oranlar kullanılmaktadır.

Genel indirim oranı 50%
Nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için 75%
%50 ve daha az payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketleri 75%
%50’nin üzerinde payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketleri 100%
Nakdi olarak artırılan sermayenin, yatırım teşvik belgeli üretim ve sanayi tesisleri ile bu tesislere ait makine ve teçhizat yatırımlarında ve/veya bu yatırımların inşasına tahsis edilen arsa ve arazi yatırımlarında kullanılması durumunda teşvik belgesinde yer alan sabit yatırım tutarla sınırlı olmak üzere 75%
Gelirlerinin %25 veya fazlası, faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri 0
Aktif toplamının %50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketleri 0
Artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmı 0
Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül eden kısım 0
09.03.2015 tarihinden 01.07.2015 tarihine kadar olan dönemde sermaye azaltımına gidilmiş olması halinde, artırılan sermaye tutarının azaltılan sermaye tutarına tekabül eden kısmı. 0

İndirimden Faydalanamayacak Kurum Ve İşlemler

Finans, bankacılık ve sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsler bu indirimden faydalanmazlar. Ayrıca;

  • Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan sermaye artışları,
  • Bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Ortaklarca veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Şirkete nakdi sermaye dışında hisse senedi, tahvil veya bono gibi kıymetlerin konulması suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları,

İşlemleri indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/11 Sağlık Sektöründe Yabancı Hastalara Kazanç İstinası

Sağlık sektöründe çalışmalar yapan ve Türkiye’de yerleşik olmayan kişilere hizmet veren firmalar bu çalışmalardan elde edilen kazancın %50’sini beyan edilen kurum kazancından indirebilirler. Bu kazanç istisnası Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine eklenen (ğ) bendi ve 6322 sayılı kanun ile hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu indirimden faydalanmak için;

  • İndirimden faydalanacak işletmenin Sağlık Bakanlığından aldığı ruhsat çerçevesinde ve ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak faaliyette bulunması,
  • Verilen Sağlık hizmetinin fiziki olarak Türkiye’de verilmesi ve hizmetten faydalanan kişinin Türkiye’de yerleşik olmaması,
  • Verilen sağlık hizmetinin fiilen verilmesi ve söz konusu hizmetin asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerden olmaması,
  • Yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek faturanın, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu şartlara uygun olarak işlem yapan mükellefler, indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde ettikleri hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın %50’sini, kurumlar vergisi beyannamesinin “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler”; bölümünde göstermek suretiyle indirim konusu yapabileceklerdir. Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlere devredilemeyecektir. Hesap döneminin zarar ile kapatılması halinde ise indirim söz konusu olmayacaktır.

Sağlık hizmetleri ile ilgili olarak indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde edilen kazancın, kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, hasılat, maliyet ve gider unsurlarının; ayrı ayrı izlenmesi, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Gider ve maliyet unsurlarının ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespitinin mümkün olmadığı hallerde ise müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılata oranı esas alınarak dağıtılacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/10 Gelir İdaresi Başkanlığınca 31/05/2023 tarihli ve 2023/2 sayılı Tahsilat İç Genelgesi Yayımlanmıştır

Yayımlanan bu genelge ile Ek Verginin 12 aya kadar taksitlendirilmesi imkânı sağlanmıştır.

7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrası gereğince alınan “Ek Kurumlar Vergisinin” 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında müracaat tarihinden itibaren 12 ayı geçmeyecek şekilde tecil ve taksitlendirilmesi uygun görülmüştür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-04 İndirimli Kurumlar Vergisi Konusunda Bazı Özelge Özetleri

04.01.2023 tarih ve : E-71387770-125-778 sayı ile Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Sahip olduğu yatırım teşvik belgesi kapsamında tamamlama vizesi yapılan, işletme dönemine geçmiş olan firma, tamamlama vizesinden sonraki yıllar için (2023 ve sonraki yıllar) 15 puanlık ek yatırıma katkı oranından ve % 100 oranında kurumlar vergisi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağını, endeksleme uygulamasının nasıl olacağını ve bahse konu arttırılan yatırıma katkı oranı ve vergi indiriminden tevsi ve modernizasyon yatırımları için kullanılabilirliğini  sormuştur.

Cevap: İmalat sanayine yönelik tamamlama vizesi yapılan yatırım harcamaları için yatırıma katkı oranına 15 puan ilave etmek ve vergi indirimini yüzde yüz olarak uygulamak suretiyle yatırıma katkı tutarının tamamına ulaşıncaya kadar yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren bu yatırımdan elde edilen kazançlarınıza indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir. Tamamlama vizesi tamamlandıktan sonra işletme dönemi içerisinde sadece bu yatırımdan elde edilen kazançlara artırılmış yatırıma katkı oranı ve yüzde yüz indirilmiş vergi oranı uygulanmaya devam edilebilir.

Yatırım döneminde diğer faaliyetlerinizden elde ettiğiniz kazancınızın bulunması halinde söz konusu kazançlarınıza da yatırım dönemiyle sınırlı olmak üzere yatırıma katkı tutarının %100’üne ulaşıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.

1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında belirlenen orana göre hesaplanan toplam yatırıma katkı tutarının yatırımın tamamlandığı hesap döneminin sonuna kadar yararlanılamayan kısmının yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında imalat sanayine yönelik düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilen yatırımların türüne ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamış olduğundan artırılmış yatırıma katkı oranı ve vergi indirim oranından tevsi ve modernizasyon yatırım türleri için yararlanılmasına engel bulunmamaktadır.

23.11.2010 tarih ve 64597866-KVK-32/A-51 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Tamamlama vizesinden önce üretime başlanması halinde indirimli kurumlar vergisinden yararlanmaya ne zaman başlanacağı sorulmuştur.

Cevap: Yapılan yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılması durumunda fiili işletilme başladığı hesap döneminden itibaren indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilecektir. Yapılan tevsi yatırım kapsamında kısmen faaliyete geçirilen kısımlardan elde edilen kazançlar nedeniyle, yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanılabilecektir.

Yatırımların öngörülen süre içinde tamamlanamaması veya asgarî yatırım tutarlarına uyulmaması hâlinde, teşvik belgelerinin iptal edilerek veya kısmî olarak müeyyide uygulanarak, sağlanmış olan destek unsurlarının ilgili mevzuat çerçevesinde yatırımcılardan geri alınacağı bildirilmiştir.

22.12.2011 tarih ve 64597866-KVK-32/A-172 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: İndirimli kurumlar vergisi teşvikinden yararlanmaya başlamak için yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmiş olmasının yeterli olup olmadığı, yatırım teşvik belgesine konu yatırımın tevsi-nakil niteliğinde olmasına rağmen ilave kapasitenin %100’ü geçmesi nedeniyle komple yeni yatırım olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu yatırımdan elde edilecek kazancın yapılan tevsi yatırım tutarının sabit kıymetler tutarına oranlanması usulüyle hesaplanıp hesaplanamayacağı, söz konusu hesaplama yapılırken sabit kıymetler tutarından birikmiş amortismanların düşülüp düşülemeyeceği ve amortisman mevzuuna girmeyen boş arsa ve arazilerin toplam sabit kıymet tutarının kapsamı dışında bırakılıp bırakılmayacağı sorulmuştur.

Cevap:  Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan geçici vergi döneminin son gününden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

Bir yatırımın tevsi yatırım olarak değerlendirilmesi yatırım teşvik belgesinde yatırım cinsinin tevsi yatırım olarak belirtilmesine bağlıdır. İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın işletme bütünlüğü içinde ayrı hesaplarda takip edilmesi esas olan yöntemdir. Bu yöntemin hiçbir koşulda uygulanamaması durumunda alternatif olarak kazanç oranlama yöntemi ile tespit edilecektir. Dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın oranlama yapılmak suretiyle belirlenmesi seçimlik bir hak değildir.

İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın ayrı bir şekilde belirlenme imkanı olmadığında, yatırım tutarının dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil)  oranlanması suretiyle belirlenecektir. Oranlamada sabit kıymetler tutarından birikmiş amortismanlar düşülmeden önceki brüt tutarları ile dikkate alınacaktır. Amortisman mevzuuna girmeyen boş arsa ve araziler toplam sabit kıymet tutarının kapsamı dışında bırakılmalıdır.

10.05.2012 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-114sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Kısmen veya tamamen işletilmesine başlanan modernizasyon yatırımının toplam tutarının sabit kıymet toplamına oranlanmasıyla belirlenecek oranın, kurumlar vergisi matrahına uygulanmak suretiyle indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespit edilip edilemeyeceği, Sabit kıymetlerin bu oranlamada yeniden değerlenmiş değerleriyle dikkate alınıp alınmayacağı sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın, işletme bütünlüğü içinde ayrı hesaplarda belirlenmesine imkan bulunmayan hallerde kazanç oranlama yapılmak suretiyle tespit edilecektir. Beyannamede indirimli kurumlar vergisi; oranlama suretiyle tespit edilen kazanç tutarını aşmamak şartıyla ticari bilanço kâr veya zararına kanunen kabul edilmeyen giderler eklendikten tüm indirim, istisna ve geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan safi kazanca uygulanabilecektir. Sabit kıymetlerde enflasyon düzeltmesi yapılabilmesi için gerekli şartların varlığı aranır. Enflasyon düzetmesi yapılması için gerekli şartlar yoksa başkaca bir değerleme yapmak mümkün değildir.

29.12.2014 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-114sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Modernizasyon tipi yatırımlarda İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın ayrı bir şekilde belirlenme imkânı olmadığında, yapılan harcamaların sabit kıymet tutarına oranlanması yöntemi kullanırken hangi tarihteki sabit kıymet tutarı esas alınmalıdır?

Cevap: Sabit kıymet tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespit edileceği geçici vergilendirme dönemleri için, ilgili geçici vergi döneminin son günü; hesap dönemleri için ise ilgili hesap döneminin son günü itibariyle tespit edilecek ve indirimli oran uygulanacak kazancın bulunmasında dikkate alınacaktır.

29.12.2014 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-170 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan harcamalara ilişkin indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmak üzere YMM Raporu ibraz edilip edilmeyeceği sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmak için yatırımın Teşvik Belgesi kapsamında olması yeterlidir. Ayrıca yeminli mali müşavir raporu ibraz mecburiyeti bulunmamaktadır.

13.01.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-3 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket adına biri tevsi diğeri yeni yatırım kapsamında düzenlenen iki ayrı Yatırım Teşvik Belgesinin bulunduğu yapılan harcamalar nedeniyle yatırım dönemindeki diğer kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi ile ilgili olarak;

-Tevsi yatırımınız için yaptığınız harcamalar dolayısıyla yatırım dönemindeki diğer kazançlarınıza uygulanacak indirimli kurumlar vergisinin hesabında işletme döneminde olduğu gibi orantı mı yapılacağı, yoksa orantı yapılmaksızın diğer kazançlara doğrudan indirimli oran mı uygulanacağı,

-Komple yeni yatırımlarınızda da aynı şekilde bir orantı hesabına gidilip gidilmeyeceği, sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulamaya başlama şartlarında yatırımın cinsi dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla, teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden (geçici vergi dönemleri dahil) itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulabilecektir. Yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan henüz kazanç elde edilmemiş olsa dahi “yatırım döneminde” belirli oranlarda diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkündür.

Yatırım dönemi” fiilen yatırıma başlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından, tamamlama vizesi için müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan süredir. Yapılan yatırım fiilen daha erken tamamlanması durumunda fiilen tamamlanma tarihini içeren geçici vergi dönemi son günü esas alınır.

Şirket adına düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında yatırımlar devam ederken, hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben,

1) Gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşmamak ve

2) Toplam yatırıma katkı tutarının yatırım türleri ve bölgeler itibarıyla fıkrada belirlenmiş olan oranlardaki kısmını geçmemek üzere   (Toplam yatırıma katkı tutarı = Öngörülen yatırım tutarı x Yatırıma Katkı Oranı)

Yatırım döneminde şirketinizin diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.

30.04.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-11652 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yapılan yatırım harcaması ile ilgili indirimli kurumlar vergisi hesaplaması yapılırken fiilen yapılan yatırım harcaması tutarının mı, yoksa yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarının mı dikkate alınacağı, indirimli kurumlar vergisi hesaplamasının doğrudan diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara mı yoksa sabit kıymet/yatırım harcaması orantılaması yöntemi ile elde edilecek ticari kazanca mı uygulanacağı sorulmuştur.

Cevap: Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlar devam ederken, teşvik belgesinde yer alan toplam yatırım tutarı ile yatırıma katkı oranının çarpılması suretiyle bulunacak toplam yatırıma katkı tutarının yarısını (bu  oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir) geçmemek ve fiilen gerçekleştirilen yatırım harcamasını aşmamak üzere, yatırım döneminde şirketinizin diğer faaliyetlerinden elde edilen kazancına indirimli kurumlar vergisi uygulanacaktır. Diğer bir deyişle yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulanması suretiyle tahsilinden vazgeçilecek vergi tutarının üst sınırını, toplam yatırıma katkı tutarının yarısı (bu oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir)  ile fiilen gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarından düşük olanı oluşturmaktadır.

Teşvik belgesi kapsamında fiilen yapılan yatırım harcaması tutarının, yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarını aşması durumunda indirimli kurumlar vergisi matrahının tayininde, yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlarınız için yatırıma katkı tutarının %50 sini (bu oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir) aşmamak üzere, yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarı dikkate alınacaktır.

Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması yatırım dönemi ile sınırlı olarak uygulandığından bu dönemin sona ermesinden sonra söz konusu kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması mümkün bulunmamaktadır.

 

18.09.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-20870 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırım sonucu üretilen elektriğin satışa konu edilmeyip, üretimde kullanılması halinde indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespiti nasıl yapılmalıdır?

Cevap: Teşvik belgesi kapsamındaki söz konusu yatırım neticesinde üretilen ve kullanılan elektrik enerjisinin dışarıdan satın alınması halinde doğrudan elektrik enerjisi için (KDV, TRT Payı, BTV ve Enerji Fonu gibi elektrik tüketimine bağlı unsurlar hariç) ödenecek bedel  ile bu elektrik enerjisinin şirket tarafından üretilmesi nedeniyle katlanılan maliyetler arasındaki farkın indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç olarak dikkate alınmalıdır.

 

21.12.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-26156 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Komple yeni yatırımda üretilen ürünün kendi faaliyetlerinde kullanılması sonucu kazanç elde edilmemesi durumunda indirimli kurumlar vergisi uygulaması nasıl olmadır?

Cevap: Teşvik belgesi kapsamındaki söz konusu yatırımınız neticesinde üretilen ve faaliyetlerinizde kullanılan alçı taşının dışarıdan satın alınması halinde doğrudan alçı taşı için  ödenecek bedel (KDV hariç) ile bu alçı taşınının şirketiniz tarafından üretilmesi nedeniyle katlandığınız maliyetler arasındaki farkın indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç olarak dikkate alınmalıdır.

 

31.12.2015 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-26990 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Modernizasyon tipi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespiti nasıl yapılmalıdır?

Cevap:  Modernizasyon yatırımlarının da tevsi yatırımlara benzer özellikler taşıdığı için, tevsi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespitine ilişkin belirlenen hesaplama yöntemi uygulanacaktır.

 

19.07.2019 tarih ve    64597866-125[32/A]-14080 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Makine ve teçhizat için ödenen avansların ilgili dönemde yatırım harcaması olarak indirimli kurumlar vergisinden yararlanıp yararlanmayacağı sorulmuştur.

Cevap: Şirket tarafından yatırım teşvik belgesine istinaden 2018 yılında yurt dışından temin edilecek makine ve teçhizatlar için 2017 yılında akreditif açılarak yapılan avans ödemelerinin indirimli kurumlar vergisi uygulaması açısından yatırım harcaması olarak dikkate alınamaz. Bu harcamaların söz konusu makine ve teçhizatın şirkete teslim edildiği dönemde gerçekleştirilen yatırım harcaması olarak değerlendirilmesi ve indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınması gerekmektedir.

 

10.04.2023 tarih ve    E-68509125-125[2023/8]-7831 sayı ile Bolu Valiliği Defrterdarlık Genel Müdürlüğü’ ne

Soru: Firma yatırım teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarlarının bir kısmını kullanmış olup yatırım dönemi bitmiş işletme dönemine geçmiştir. Bu sırada ikinci bir yatırım teşvik belgesi edinmiş olup bu teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarlarını kullanmaya başlamıştır. (ilk teşvik belgesi kapsamında yatırıma katkı tutarlarının tamamı kullanılmadan) İlk teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarından kalan kısmını yeniden değerleme yapılarak, sonraki dönemler için verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle kullanıp kullanamayacağını sormuştur.

Cevap: Tamamlanmış yatırımlarla ilgili olarak önceki dönemlerden kalan yararlanamadığınız yatırıma katkı tutarının tamamı kullanılmadan bu yatırımdan elde edilen kazançlara diğer yatırım teşvik belgesi kapsamında hak edilen yatırım katkı tutarları dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanamaz.

İşletme döneminde yararlanılması mümkün olduğu halde yararlanmadığı ilk teşvik belgesine konu yatırıma katkı tutarlarının, endekslenmek suretiyle sonraki dönemlerde kullanılması mümümkün değildir. Ancak düzeltme zamanaşımı şartları dikkate alınarak ilgili dönemler için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle yapılan işlemler düzeltilebilir.

15.06.2020 tarih ve    64597866-125[32/A]-14080 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: … A.Ş. adına düzenlenmiş olan ve 22.05.2015 tarihinde tamamlama vizesi yapılan yatırım teşvik belgesinin, şirket tarafından devralınması durumunda 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının geçici 8 inci maddesinde yer alan düzenlemeden yararlanılıp yararlanılamayacağı sorulmuştur.

Cevap: İndirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yararlanabilecektir. Devralınan yatırıma ilişkin yatırıma katkı tutarının devreden tarafından kullanılmamış kısmı için yatırımdan elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle faydalanmak mümkündür. Yatırıma katkı tutarının hesabında, söz konusu yatırımın devralınması için yapılan harcama tutarının değil, yatırımı gerçekleştiren şirket tarafından teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırım harcamalarının dikkate alınması gerekmektedir.

2012/3305 sayılı Kararın geçici 8 inci maddesinde yer alan artırımlı yatırıma katkı tutarı ve indirimli kurumlar vergisi oranı, 1/1/2017 ile 31/12/2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek yatırım harcamaları için uygulanabileceğinden, 22.05.2015 tarihinde tamamlama vizesi yapılarak tamamlanan yatırım teşvik belgesine konu yatırımlar dolayısıyla geçici 8 inci maddenin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.

Yatırım Teşvik Belgesinin 1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında uygulanması


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-03 Örtülü Sermaye ve Transfer Fiyatlandırması konularında Bazı Özelge Özetleri

18.03.2014 tarih ve 64597866-125[13-2016]-22 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketlerinin fonlarını grup üyelerine borç vermesi durumlarında ilgili Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi mevzuatı çerçevesinde nasıl değerlendirilmedir?

Cevap: Durum Kurumlar Vergisi yönünden değerlendirildiğinde iki açıdan incelenmelidir.

1-Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı açısından bakıldığında ilk dikkat edilecek husus işlemin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olup olmadığıdır. Emsallere uygunluk ilkesi ihlal edilmediğinde vergi mevzuatı hükümlerine göre eleştirilecek bir husus olmayacaktır.

2- Örtülü sermaye açısından değerlendirildiğinde, bankadan temin ettiği kredinin bir kısmını veya tamamını grup şirketlere veya ortaklara şartlarda değişiklik yapmadan aynı şartlarla kullandırması durumunda, söz konusu krediler örtülü sermaye tutarının tespitinde borç olarak dikkate alınmayacaktır.

Katma Değer Vergisi yönünden incelendiğinde grup şirketleri veya ortakları arasındaki borç verme işlemleri, KDV Kanununa göre finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve borç verme işlemini esas iştigal konusu olarak yapmayan şirketlerin yaptığı bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları KDV’ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu işleme ilişkin olarak komisyon ve benzer adlar altında herhangi bir bedel alınması durumunda bu tutarlar üzerinden KDV hesaplanacaktır.

Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden, durum bu kapsama girerse bu giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin de indirim konusu yapılması mümkün bulunmayacaktır. Ancak, durumun örtülü sermaye olarak değerlendirilmemesi durumunda, buna ilişkin KDV’nin indirim konusu yapılacağı tabiidir.

28.11.2011 tarih ve 64597866-KDV-1/1-155  sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketi tarafından ihraç edilen tahvillerin satın alınması halinde elde edilen faiz gelirinin KDV’ye tabi olup olmayacağı nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap: Grup şirketi arasında gerçekleşen borçlanma işlemi Örtülü Sermaye ve Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı hükümleri kapsamında değerlendirilirse söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerin indirim konusu yapılamayacak, bu tutarlar kurumlar vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınabilecektir.

05.12.2011tarih ve 64597866-KDV-1-157 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Örtülü sermaye sayılan borçlanmalar üzerinden hesaplanan faizlerin katma değer vergisi mevzuatı karşısındaki durumu nedir?

Cevap: Ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemleri, finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları KDV ye tabi bulunmaktadır. Kurumlarla ilişkili kişiler arasında gerçekleşen ticari faaliyetlerin sonradan örtülü sermaye olarak değerlendirilerek dağıtılmış kar payı sayılması, KDV açısından işlemin finansman temin hizmeti olmasını etkilememektedir. Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden bu giderler dolayısıyla ödenen KDV’de, indirim konusu yapılamayacak ve iade/mahsup yoluyla alınması mümkün bulunmayacaktır.

24.05.2013 tarih ve   64597866-125[13-2016]-78 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Bankadan kullanılan kredinin grubun diğer şirketine faiz oranları aynı vadesi değiştirilmek suretiyle aktarılması durumunda konu transfer fiyatlandırılması ve KDV açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap: Grup şirketlerinizden birisinin bankadan temin ettiği krediyi aynı şartlarla grubun diğer şirketine anapara, faiz ve masraflarıyla birlikte aynen aktarması işleminde aynen aktarılan bu bedeller için KDV hesaplanmayacaktır. Ancak, aktarılan kredi tutarına ilaveten herhangi bir bedel alınması halinde ise bu bedel, krediyi kullandıran şirketin sunduğu hizmetin karşılığını teşkil edeceğinden, genel oranda katma değer vergisine tabi tutulacaktır. KDV’ye tabi olmadığından söz konusu kredi ve giderlerin yansıtma faturası ile kredinin aktarıldığı diğer şirkete yansıtılması halinde faturada katma değer vergisinin hesaplanmaması ancak, kredi kullandıran şirket tarafından,  aktarılan kredi tutarına ilaveten herhangi bir bedel alınması halinde düzenlenen faturada ilave tutar için katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir.

09.08.2021 ve 21152195-130[99-2019.2309]-247883 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketinden temin edilen kredinin erken kapatılması durumunda konu transfer fiyatlandırılması ve KDV açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap:  topluluk şirketi tarafından bankadan temin edilerek Şirkete kullandırılan kredi “aynı şartlarda krediyi kullandırma/kullanma şartı” ihlal edilmemesi gerekmektedir. Söz konusu kredinin erken kapatılması aynı şartlar kuralını ihlal edilmiş olacağından, bu durumda topluluk şirketi ile gerçekleştirilen kredi devri işleminin topluluk şirketi tarafından sağlanan finansman hizmeti kapsamında KDV’ye tabi tutulması gerekecektir.

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 24.05.2013 tarih ve 64597866-125[13-2016]-78 sayılı özelge ile bildirdiği görüşte vade değişiminin aynı şartlar kuralını ihlali niteliğinde görmediğini hatırlatıldığımızda 09.08.2021 İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının görüşünün esas alınması daha isabetli olacaktır.

14.02.2017 tarih ve 64597866-125.12-2613 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Yurt dışındaki şirket ortağı firmaya yapılan kredi faiz ödemeleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı ve örtülü sermaye hesabında dikkate alınması gereken dönem başı özsermaye tutarı nasıl belirlenmelidir?

Cevap: Şirketin ortağı olan İngiliz Virgin Adaları mukimi şirketinden kullanacağı kredi için ödeyeceği faiz tutarları üzerinden sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilecek olup %10 (Kurumlar Vergisi 30/1-ç %15) vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Söz konusu borçların kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılacaktır. Uygulanması gereken faiz oranın emsallere uygun olması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanı kullanılmalıdır.

Şirketin ortağı olan İngiliz Virgin Adaları mukim … şirketinden kullanacağı kredi nedeniyle örtülü sermaye ve/veya örtülü kazanç dağıtımı şartlarının gerçekleşmesi durumunda, örtülü sermaye kapsamına giren borç tutarları üzerinden yabancı şirket ortağına ödenen faiz tutarları ile örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarının şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılması ve net kâr payı tutarı olarak dikkate alınacak bu tutarın brüte tamamlanarak %15 kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Kâr payı dağıtımı sayılan tutarlar üzerinden yapılacak vergi kesintisinden, daha önce bu tutarlara ilişkin olarak yabancı ortağa ödenen faiz tutarlarından Kanunun 30/1-ç maddesi uyarınca yapılan vergi kesintileri mahsup edilebilecektir.

Diğer taraftan, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Ayrıca, örtülü sermaye tutarının tayininde, şirketin hesap dönemi başındaki bilançosunda yer alan öz sermayesinin esas alınması gerekmektedir.

15.12.2020 tarih ve 62030549-125[12-2020/498]-E.933530 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına

Soru: Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve kur farklarının beyanı ve düzeltme işlemleri nasıl olmalıdır?

Cevap: İlişkili şirketlere ve iştiraklere verilen döviz cinsin borçların genel hükümler çerçevesinde değerlemeye tabi tutulması gerekmektedir. Faiz gelirlerinden örtülü sermayeye isabet eden kısımlar kâr payı geliri olarak dikkate alınacak ve şartların varlığı halinde iştirak kazançları istisnası olarak vergiden istisna edilecek olup kur farkı gelir veya giderlerinden örtülü sermayeye isabet eden herhangi bir tutar var ise bu gelir veya giderler vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Kullanılan borçların örtülü sermaye kapsamında olduğunun geçici vergi dönemi/hesap dönemi kapandıktan sonra tespit edilmesi halinde, dönem kazancının tespitinde dikkate alınan lehe ve aleyhe oluşan kur farkları için borç veren tarafından düzeltme yapabilmesi için,borç alan nezdinde yapılan düzeltme neticesinde bir tarhiyatın olması ve bu tarhiyata konu verginin de kesinleşmesi gerekmekte olup düzeltmede dikkate alınacak tutar ise kesinleşen ve ödenen tutar olacaktır.

Ancak, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği geçici vergi döneminde örtülü sermaye hükümleri dikkate alınarak hesaben düzeltme yapılabilmesi için verginin kesinleşmesi ve ödenmesi şartları aranmayacaktır.

18/04/2014 tarih ve 38418978-125[13-13/1]-434 sayı ile Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Şirketin yurt dışında mukim ilişkili firmaya sermayeye ilave edilmesi amacıyla gönderilen ancak, ilgili ülkenin prosedürleri gereği henüz sermayeye ilave edilemeyen tutarlar üzerinden faiz hesaplanmalı mıdır?

Cevap: Şirket ile ilişkili kişi konumundaki yurt dışında bulunan iştiraki arasında imzalanan finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde, iştirake gönderilen tutarlar üzerinden emsallere uygun bir faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olan kullanılmalıdır.

 

 

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-02 Satın Alınan Gayrimenkulün Beş Yıl İçerisinde Satışı Yapılması Halinde Özelge

Konu: Satın alınan gayrimenkulün beş yıl içerisinde satışı yapılırsa daire için yapılan giderler (PVC Cam Balkon Yapımı, Elektrik Tesisatının Yenilenmesi, Banyo Dolabı Yapımı, Duşa kabin konulması mutfak dolabı, banyo, parke ve fayans döşeme gibi giderler…) bankaya ödenen kredi faizleri ile erken ödeme bedelleri değer artışı kazancının beyanında maliyet artırıcı unsurlar olarak görülebilir mi?

15/04/2014 tarih 84098128-120.07.01[Mük.81-2013-3]-202 sayılı İzmir Vergi Dairesi başkanlığınca ve 09.03.2017 tarih 11355271-120.07.01[M81-2016/5]-14172 sayılı Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığınca özelge talebine verilen cevaplar aşağıdaki gibidir.

Gayrimenkulün satın alınması sırasında veya değerinin artırılması dolayısıyla yapılan ödemeler ile bunlarla ilgili giderler maliyet bedelini oluşturur. Gayrimenkulü değiştirmek veya iktisadi kıymetini sürekli olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler maliyet bedeline ekleneceğinden, PVC Cam Balkon Yapımı, Elektrik Tesisatının Yenilenmesi, Banyo Dolabı Yapımı, Duşa kabin konulması mutfak dolabı, banyo, parke ve fayans döşeme gibi giderler vs. maliyet bedeline eklenmelidir. Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri maliyet bedeline eklenmesi ya da gider yapılması söz konusu değildir.

Gayrimenkulün satışı sırasında maliyet bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Üretici Fiyat Endeksi artış oranında artırılarak tespit edilir. Bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şartı aranmaktadır.

Gayrimenkulün iktisabında kullandığının tevsik edilmesi şartıyla, kullanılan konut kredisinin vadesi sona ermeden ve kredi bakiyesi kapanmadan gayrimenkulün satışı nedeniyle, bankaca tahsil edilen erken ödeme bedelinin ve konut kredi faizlerine ilişkin ödemelerin başkaca bir gelirden indirim konusu yapılmaması kaydıyla herhangi bir endeksleme yapılmaksızın maliyet bedeline eklenir. Gayrimenkulün satılması sırasında maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan giderler, ödenen vergi ve harçlar elde edilen menfaatlerden indirilerek safi kazanç tespit edilir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/07 Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri

İlişkili kişiler arasındaki her türlü işlemde fiyatın emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Şirketlerin ilişkili işlemlerinde fiyatların hangi yöntemle belirlendiği ve işlemlerin nasıl emsallere uygun olarak gerçekleştirildiğini açıklayan dokümantasyonlar olup şartlar gerçekleştiğinde düzenlemesi yasal bir zorunluluk olan belgelerdir. Transfer fiyatlandırması belgelendirme yükümlülükleri kapsamında şartların oluşması neticesinde aşağıdaki rapor ve formların düzenlenmesi gerekmektedir.

A. Genel Rapor

B. Ülke Bazlı Rapor

C. Ülke Bazlı Raporlamaya İlişkin Bildirim Formu

D. Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu

E. Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form (EK-3 Formu)

A. GENEL RAPOR

Kurumlar vergisi mükellefi olan firma çok uluslu şirketler grubuna dâhil ise, aynı zamanda bir önceki hesap dönemi aktif büyüklüğü ve net satışlar tutarının her ikisi de 500 milyon TL ve üzerindeyse bu raporun hazırlanması gerekmektedir.

İlgili hesap dönemini takip eden hesap döneminin sonuna kadar hazırlanması istenmesi durumunda, idareye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz edilmesi gerekmektedir.

Genel rapor, çok uluslu şirketler grubunun ana faaliyetleri bazında ve grup seviyesinde hazırlanması gerekli bir rapor olup içeriği grubun organizasyon yapısı, işletme faaliyetlerinin tanımı, sahip olduğu gayri maddi hakları, grup içi finansal işlemleri ile grubun finansal ve vergisel durumunu içerecek şekilde beş ana kategoriden oluşur.

B. ÜLKE BAZLI RAPOR

İlgili hesap döneminden bir önceki hesap dönemi toplam finansal tablolarına göre konsolide grup geliri, 750 milyon Avro ve üzerinde olan yerli ya da yabancı tüm işletme gruplarının Türkiye’de mukim nihai ana işletmesi veya vekil işletmesinin bu raporu elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir. İlgili hesap döneminden sonraki on ikinci ayın sonuna kadar bu bildirim yapılmalıdır.

Nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin Türkiye’de bulunmadığı durumlarda yukarıdaki haddin aşılması ve aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi halinde Türkiye’de mukim işletme ülke bazlı raporu elektronik ortamda göndermelidir.

1. Nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin mukim olduğu ülkede, ülke bazlı raporlamaya ilişkin zorunluluğun bulunmaması,

2. İdare ile nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin mukim olduğu ülke idaresi arasında uluslararası bir anlaşma olmaması

3. Ülke bazlı rapor bilgilerinin paylaşımına ilişkin yürürlükte olan bir yetkili makam anlaşmasının bulunmaması,

4. Bilgi paylaşımında sistemik bir hata olması.

C. ÜLKE BAZLI RAPOR BİLDİRİM FORMU

Her yıl ülke bazlı raporlama ile ilgili olarak kapsama giren çok uluslu işletmeler grubu üyeleri tarafından;

  • “Nihai ana işletme” veya “vekil işletme” olup olmadıkları,
  • Grup adına hangi işletmenin raporlama yapacağı,
  • Hesap dönemi hakkındaki bilgiler ilgili hesap dönemini takip eden yılın Haziran ayı sonuna kadar doldurularak elektronik ortamda bildirimin yapılması gerekmektedir.

D. YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU

Kimler Transfer Fiyatlandırması Raporu Hazırlamak Zorundadır 

  • Büyük Mükellefler Vergi Dairesine bağlı kurumlar vergisi mükellefleri; Hesap dönemi içinde yurt içi ve yurt dışı ilişkili işlemleri ile Serbest Bölgelerdeki şirketler ile ilişkili işlemleri için,
  • Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin; Hesap dönemleri içinde yurt dışı ilişkili işlemleri ile Serbest Bölgelerdeki şirketler ile ilişkili işlemleri için,
  • Serbest Bölgelerdeki tüm kurumlar vergisi mükellefleri; Yurt içi ilişkili işlemleri için,
  • Tüm kurumlar vergisi mükellefleri; yurt dışı şubeleri ve serbest bölgelerde bulunan ilişkili kişilerle (serbest bölgedeki şubeleri dahil) yaptığı işlemleri için, yıllık transfer fiyatlandırması raporu hazırlamak zorundadırlar.

Transfer Fiyatlandırması Raporu Ne Zaman Hazırlanması Gerekmektedir 

Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar hazırlanması ve muhafaza edilmesi gerekmektedir. Bu süre sona erdikten sonra istenmesi durumunda İdare’ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara 15 gün içinde ibraz edilmesi zorunludur. İbraz edilmemesi durumunda Özel Usulsüzlük Cezası uygulanmakla birlikte vergi incelemesine sevk işlemi yapılır. İncelemeye istinaden yapılan tarhiyatlarda Vergi Ziyaı cezası (%100) ve Gecikme Faizi (aylık %2.5) uygulanır. İstenmediği sürece herhangi bir yere ibraz edilmeyecektir.

E. TRANSFER FİYATLANDIRMASI KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM VE ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM (“EK-3 FORMU”)

Bir hesap dönemi içerisinde yurt içi, yurt dışı veya serbest bölge ayrımı olmaksızın gerçekleştirmiş olduğu ilişkili işlemlerinin bulunması durumunda kurumlar vergisi mükellefleri tarafından hazırlanması gerekmektedir.

Kurumlar vergisi beyannamesi ekinde, bağlı bulunulan vergi dairesine elektronik olarak beyan edilmesi gereklidir.

Her bir ilişkili kişi bazında yıllık toplam net tutarı 30.000 TL’nin altında olan mal veya hizmet alım ya da satım işlem bilgileri ile söz konusu ilişkili kişi bilgilerine yer verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Transfer Fiyatlandırması Belgelerinin Tam Ve Zamanında Hazırlanmamasının Avantajları    

Dokümantasyon yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, olası bir incelemede transfer fiyatlandırmasına yönelik bir eleştiri yapıldığında vergi ziyaı cezası %50 indirimli olarak uygulanmaktadır. Transfer fiyatlandırması belgeleme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmeyenler bu indirimden yararlanamayacaklardır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023 Vergilendirme Döneminde Bazı Damga Vergisi Oranları Ve Maktu Tutarları

– Ücretlerde (avans olarak ödenenler dahil) Binde 7,59
– Resmi Dairelere Verilen Makbuz ve İbra Senetleri (Mal ve hizmet alımlarına ilişkin) Binde 9,48
– Sözleşmeler, Taahhütnameler ve Temliknameler (Belli parayı ihtiva edenler) Binde 9,48
– Kira Sözleşmeleri (Sözleşme süresine göre kira bedeli üzerinden) Binde 1,89
– Kefalet, Teminat ve Rehin Senetleri (Belli parayı ihtiva edenler) Binde 9,48
– Tahkimname ve Sulhnameler (Belli parayı ihtiva edenler) Binde 9,48
– Fesihnameler (Belli parayı ihtiva eden bir kağıda taalluk edenler dahil) Binde 1,89
– İkinci El Araç Satış ve Devir Sözleşmeleri Binde 1,89
– İhale Kararları Binde 5,69
– Bilançolar 227,30 TL
– Gelir Tabloları 108,50 TL
– İşletme Hesabı Özetleri 108,50 TL
– Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi 294,90 TL
– Kurumlar Vergisi Beyannamesi 393,90 TL
– Katma Değer Vergisi Beyannameleri 194,60 TL
– Muhtasar Beyanname 194,60 TL
– Diğer Vergi Beyannameleri (damga vergisi beyannameleri hariç) 194,60 TL
– Gümrük İdarelerine Verilen Beyannameler 393,90 TL
– Belediye ve İl Özel İdarelerine Verilen Beyannameler 144,40 TL
– Sosyal Güvenlik Kurumlarına Verilen Sigorta Prim Bildirgeleri 144,40 TL
– Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi 230,70 TL
(Her bir kağıt için hesaplanacak nispi vergi tutarı, (1) sayılı tabloda yer alan sınırlamalar saklı kalmak üzere 01.01.2023’den itibaren 10.732.371,80 TL’yi aşamaz.)

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”