Bülten: 2020/49 Kısa Çalışma Ödeneği, Fesih Yasağı ve Nakdi Ücret Desteği Uygulamaları İkişer Ay Daha Uzatıldı

Resmi Gazetenin 27 Ekim günkü sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile kısa çalışma ödeneği, işçilerin işten çıkarılmasını önleyen fesih yasağı ve nakdi ücret desteği uygulamaları 17.11.2020 tarihinden itibaren 2 ay süre ile 4. kez uzatılmıştır.

Buna göre, 31 Ekim tarihinden başlayarak 31 Aralık 2020 tarihine kadar kısa çalışma uygulaması devam edecek. Öte yandan yine Cumhurbaşkanı Kararıyla, 17 Kasım tarihinden itibaren başlamak üzere çalışanın işten çıkarılması yasağı (iş akdi feshi yasağı) ve işverene işçiyi üç ay ücretsiz izne çıkarma imkanı veren uygulama da 17 Ocak 2021 tarihine kadar (iki ay daha) uzatıldı. Ücretsiz izne çıkarılan işçilere verilen nakdi ücret desteğinin de süresi uzatılmış oldu.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/48 İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (Torba Kanun) Komisyondan Geçti

Kamuya olan borçların yeniden yapılandırması amacıyla hazırlanan yasa teklisi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Teklif,

– Kurumlar vergisi oranını indirmeye ilişkin Cumhurbaşkanı’na yetki verilmesi,

– Tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini geri almaları durumunda kar dağıtımına ilişkin vergileme ilkelerinin belirlenmesi,

– Varlık Barışı düzenlemesi,

– Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesi kapsamında düzenlemelerin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılarak, istisna kapsamındaki kazançların hangi durumda madde kapsamında tevkifata tabi olacağı hususuna açıklık getirilmesi,

– Kısa çalışma ödeneği süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na yetki verilmesi

– Kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi ve yeni istihdam artışı sağlanması amacıyla kısmi zamanlı çalışmayı kabul eden hizmet erbabına gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirilmesi,

– İşsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilerin istihdama daha hızlı dönüşlerinin teşvik edilmesi,

– İş veya hizmet sözleşmesi 01/01/2019-17/4/2020 döneminde sona erenlerin aynı işverenler tarafından fiilen çalıştırılmaları halinde destek uygulaması,

– 2019/Ocak-2020/Nisan döneminde en az sigortalı bildirimi yapılan dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak istihdam edilecek her bir sigortalı için destek uygulaması,

– İşsizlerin istihdam edilmelerini sağlamak amacıyla 2020 yılı sonuna kadar uygulanacak olan destek ve teşviklerin uygulama sürelerinin uzatılması,

– Tam mükellef gerçek kişilerin mal ihracından elde ettikleri kazançlarının %50’sinin beyannamede bildirilen gelirlerden indirilmesi,

– Konaklama vergisinin 1 Ocak 2022’ye ertelenmesi,

– Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 17’nci, geçici 23’üncü maddelerinde yer alan sürelerin uzatılması,

gibi düzenlemeler içermekte.

Bunun yanı sıra Teklif ile;

– Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın alacaklısı olduğu tüm vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (vergi idaresince takip edilmekle birlikte diğer kamu kurumlarınca uygulanan cezalar dahil),

– Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından takip edilen tüm sosyal güvenlik primleri, sigorta primleri, emekli kesenekleri, kurum karşılıkları, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, genel sağlık sigortası primleri ve bunlara bağlı gecikme cezası ve zamları, isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları, eksik işçilik tutarları üzerinden hesaplanan sigorta primi ve bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları, idari para cezaları,

– Gümrük İdaresi tarafından takip edilen tüm gümrük vergileri, faizleri, gecikme zamları, gümrük para cezaları,

– Belediyeler tarafından takip edilen başta emlak vergisi olmak üzere, çevre temizlik vergisi, ilan reklam vergisi gibi tüm vergi alacakları, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ile kamu alacakları dışında su, atık su, katı atık ücretleri, özel hukuktan doğan alacakları.

– Sanayi Bakanlığı tarafından takip edilen ve  Sanayi Bakanlığı bütçesinden organize sanayi bölgelerine ve sanayi sitesi yapı kooperatiflerine verilen krediler ile KOSGEB’in kredi alacakları,

– Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i alacakları,

– Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Mazbut Vakıflar tarafından takip edilen kira alacakları,

– TOBB, TESK, Barolar Birliği, TÜRMOB, İhracatçı Birlikleri vb kuruluşların üyelerinden olan aidat alacaklar,

– TSE’nin sunmuş olduğu hizmetler nedeniyle doğan alacakları,

– Özel İdarelerin, Belediyelerin ve Belediyelerin Sahip Olduğu Şirketler ve yüzde 50’sinden fazlasına sahip olduğu Sşirketlerin irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan kira alacakları ve hasılat payları,

– Kara Yolu Taşıma Kanunu’na göre kesilen para cezaları, Çevre Kanunu’na göre kesilen para cezaları, seçim, nüfus, askerlik para cezaları, kara yollarından usulsüz geçişler nedeniyle kesilen para cezaları gibi

Kamuya olan alacakların da yeniden yapılandırması öngörülmektedir.

Yapılandırma kapsamına, 31 Ağustos 2020 tarihi ve öncesindeki kesinleşmiş borçların alınması beklenmektedir.

Başvuruların ise 31 Aralık 2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar yapılması beklenmektedir.

Geçmişteki yapılandırmalarda olduğu gibi benzer şekilde;

– Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve YİKOB’lara olan borçların ilk taksidinin 2021 yılı Ocak ayında,

– Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçların ilk taksidinin 2021 yılı Şubat ayında  başlaması öngörülmektedir.

Yine geçmiş yapılandırmalarda olduğu gibi alacaklara vadelerinden yapılandırma düzenlemesinin yayımı tarihine kadar geçen süre için yasal gecikme zammı ya da faizi oranları yerine, yüzde 0.35 olarak belirlenen Yİ-ÜFE oranında faiz eklenmesi ve borçluya 6, 9, 12 ve 18 taksit şeklinde ve ikişer ayda bir ödemeli ödeme seçeneklerinin sunulması öngörülmektedir. Taksitle ödeme seçeneğinin seçilmesi durumunda ise yine Kanunla belirlenen ilave faiz hesaplanacaktır.

Peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi durumunda ise ilave bir takım indirimler mevcuttur.

Diğer taraftan borçluların kanundan yararlanmaları için ilk 2 taksiti mutlaka süresinde ödemeleri gerekmekte olup ilk 2 taksiti ödedikten sonra bir takvim yılında 2 defa taksiti süresinde ödememe hâlinde kanunu ihlal etmemiş olacaklar.

Teklifin yasalaşma sürecinde önergelerle değiştirilmesi mümkün olup yasalaşma sürecinde;

– Henüz kesinleşmemiş veya dava safhasında olan alacakların da kanun kapsamına alınası,

– Geçmiş yapılandırmalarda olduğu gibi Gelir Vergisi, Stopaj Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi için 2019 yılı dahil geçmiş son beş yıl için matrah artırımı imkanı getirilmesi,

– Stok affı , kasa affı getirilmesi,

yönünde kamuoyun da yüksek beklenti mevcuttur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/47 2020 Yılı Üçüncü Geçici Vergi Döneminde Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı % 5,29 (yüzde beş virgül yirmidokuz) Olarak Belirlendi

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesinin B fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun (TUİK) Üretici Fiyatları Genel Endeksinde (ÜFE) meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bunun yanı sıra vergi kanunlarında yer alan yer alan maktu had ve tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanmaktadır.

Diğer taraftan yine vergi kanunlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı yeniden değerleme oranına dönem içerisinde, geçici vergi dönemlerinde, de ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 55 Sıra No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri ile 2020 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 5,29 (yüzde beş virgül yirmidokuz) olarak tespit edilmiştir.

Ek pdf


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/46 Mevduat Hesaplarında Uygulanan Stopaj Oranları Düşürüldü

30.09.2019 Tarih ve 31260 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3032 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile mevduat hesaplarında uygulanacak stopaj oranları yeniden belirlendi.

Karar ile 31.12.2020 tarihine kadar açılacak veya yenilenecek hesaplar için geçerli olmak üzere mevduat hesaplarında uygulanacak tevkifat oranları aşağıdaki gibi oldu:

Mevduat Türü Önceki Stopaj Oranı Yeni Stopaj Oranı
Vadesiz ve İhbarlı Hesaplar ile 6 Aya Kadar Vadeli Hesaplarda %15 %5
1 Yıla Kadar Vadeli Hesaplarda %12 %3
1 Yıldan Uzun Vadeli Hesaplarda %10 %0

 

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı’na aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Lütfen Tıklayınız


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/45 Kambiyo İşlemlerinde Uygulanan BSMV Oranı Binde 2’ye Düşürüldü

30 Eylül 2020 tarihli ve 31260 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3031 Sayılı Karar ile kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden hesaplanması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) oranı binde 2’ye düşürüldü.

Bu Karar ile kambiyo işlemlerinde uygulanan BSMV oranı, 30.09.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yüzde 1’den binde 2’ye düşürülmüştür.

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı’na aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Lütfen Tıklayınız


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/44 Kar Dağıtım Sınırlamasına İlişkin Süre Uzatımı Yayımlandı

18.09.2020 Tarih ve 31248 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 13’üncü Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sürenin üç ay uzatılmasına karar verilmiştir.

Hatırlanacağı üzere, 17 Nisan 2020 tarihli R.G’de yayımlanan 7244 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na kar dağıtım sınırlamasına ilişkin aşağıdaki geçici 13 üncü madde 1. Fıkrası eklenmişti.

“GEÇİCİ MADDE 13 – (1) Sermaye şirketlerinde, 30/9/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verilebilir, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemez, genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez. Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait fonların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketler hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkrada belirtilen süreyi üç ay uzatmaya ve kısaltmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 13’üncü maddesinin birinci fıkrası üç ay daha uzatılmıştır.

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı’na aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Lütfen Tıklayınız


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/43 Sermaye Hareketleri Genelgesinde Değişiklik Yapıldı

Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin “Döviz gelirlerinin beyanı” başlıklı 16 ncı maddesine, aşağıda yer alan 7 nci ve 16/A maddesi eklenmiştir.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Bankacılık ve Finansman Kuruluşları Genel Müdürlüğü Kambiyo Mevzuatı Müdürlüğünce, 02/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren Sermaye Hareketleri Genelgesinde Hazine ve Maliye Bakanlığının 26.08.2020 tarih ve 470196 sayı, 04.09.2020 tarih ve 495108 sayılı yazıları gereği, 16,16/A maddelerinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişiklikle;

Genelgenin Döviz gelirlerinin beyanı başlıklı 16’ncı maddesine 7’nci fıkra eklenmiştir.

(7) Firma tarafından yazılı olarak talep edilmesi ve birinci fıkraya uygun olacak şekilde bankalara ve finansal kuruluşlara belgelenmesi halinde son üç mali yıla ait döviz geliri beyanında, içinde bulunulan mali yıla ait döviz gelirleri, döviz geliri hesaplamasına dahil edilebilir. Bu durumda eski döviz geliri beyanlarının üçüncü mali yıla ait olan bölümü dikkate alınmaz.

Genelgeye Kredi bakiyesinin hesaplanması başlıklı 16/A maddesi eklenmiştir.

(1) Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt içinden veya yurt dışından mevzuata aykırı bir şekilde kullanıldığı tespit edilen döviz kredilerine ilişkin tutarlar, krediyi kullanan Türkiye’de yerleşik kişinin kredi bakiyesi hesaplamasına dâhil edilir. Ancak aykırı kullanıma ilişkin tutarın eklenmesi ile kredi bakiyesinin 15 milyon ABD dolarını aşması durumunda, aykırı kullanımdan kaynaklanan tutarın aşıma neden olan kısmı kredi bakiyesi hesaplamasında dikkate alınmaz.

(2) Geçici 1 inci madde kapsamında belirtilen, kullanım tarihinde kredi bakiyesi 15 milyon ABD Doları veya üzerinde olan anonim şirket statüsündeki holding şirketler ile söz konusu holding şirketi bünyesindeki şirketlerin kendi tüzel kişilikleri adına kullanacak kredi bakiyesi hesaplamalarında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Lütfen Tıklayınız

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/42 Bir Kısım Mal ve Hizmetlere İlişkin ÖTV ve KDV Oranlarında Değişiklikler Yapıldı

30 Ağustos 2020 tarih ve 31229 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2912 ve 2913 sayılı sayılı Kararlar ile otomobillere ilişkin ÖTV matrah ve oranlarında değişiklik yapıldı, eğitim ve öğretim hizmetlerinde ise KDV oranı %1’e indirildi. Buna göre;

1) Bazı otomobillere ilişkin ÖTV matrah ve oranlarında değişiklik yapıldı

2912 Sayılı Karar ile bazı otomobillere ilişkin ÖTV matrah ve oranlarında değişiklik yapılmış olup yapılan değişikliklere ilişkin karşılaştırılmalı tablo aşağıda gibidir;

Eski Matrah ve Oran Yeni Matrah ve Oran
  ÖTV Oranı   ÖTV Oranı
 Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler   Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler  
Özel tüketim vergisi matrahı 70.000 TL’yi aşmayanlar 45  Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşmayanlar 45
 Özel tüketim vergisi matrahı 70.000 TL’yi aşıp, 120.000 TL’yi aşmayanlar 50  Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşıp, 130.000 TL’yi aşmayanlar 50
 Diğerleri 60  Diğerleri 80
 Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler    Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler  
 Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler    Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler  
 Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşmayanlar 45  Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşmayanlar 45
 Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşıp, 135.000 TL’yi aşmayanlar 50  Özel tüketim vergisi matrahı 85.000 TL’yi aşıp, 135.000 TL’yi aşmayanlar 50
 Diğerleri 60  Diğerleri 80
 Diğerleri    Diğerleri  
 Özel tüketim vergisi matrahı 170.000 TL’yi aşmayanlar 100  Özel tüketim vergisi matrahı 170.000 TL’yi aşmayanlar 130
 Diğerleri 110  Diğerleri 150
 Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler    Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler  
 Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 100 kW’ı geçip motor silindir hacmi 2500 cm³’ü geçmeyenler    Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 100 kW’ı geçip motor silindir hacmi 2500 cm³’ü geçmeyenler  
 Özel tüketim vergisi matrahı 170.000 TL’yi aşmayanlar 100  Özel tüketim vergisi matrahı 170.000 TL’yi aşmayanlar 130
 Diğerleri 110  Diğerleri 150
 Diğerleri 160  Diğerleri 220

 

Bilindiği üzere Ülkemizde 1600 cc altı olup yüzde 60 ÖTV oranına tabi olan otomobillerin tamamına yakını (yüzde 99,3’ü) ile 1600 cc üzeri otomobillerin ise tamamı ithal edilmektedir.

Yapılan değişiklikle bu grup otomobillere uygulanan ÖTV oranlarında artışa gidilirken, 1600 cc altında olup yerli imalatın yoğunlaştığı alanda da vergisiz satış bedeli 70 bin liradan 85 bin liraya artırılarak yerli üreticiye ve yerli sanayiye destek verilmesi amaçlandığı görülmektedir.

Diğer taraftan hibrit otomobiller için mevcut korelasyon korunarak bu araçlardaki ÖTV oranları ise düşük güdümlü olarak artırılmıştır.

Yapılan bu değişikliklerle, yüksek fiyatlı ithal otomobillere olan talebin düşürülmesi, yerli üretim ve düşük motor hacimli otomobillere yönelinmesi, böylece yüksek fiyatlı otomobil ithalatının azaltılarak yerli otomobil satışının artırılması ve buna bağlı ithalatın azalarak cari açığın azalmasına olumlu katkı sağlanmasının hedeflendiği değerlendirilmektedir.

2) Eğitim ve öğretim hizmetlerinde KDV oranında değişiklik

Bilindiği üzere, KDV oranları; 2007/13033 sayılı Karar’a ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8 olarak tespit edilmiş olup bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için ise aynı Kararın birinci maddesinin (a) bendi uyarınca % 18 oranında (genel oranda) KDV uygulanmaktadır.

30 Ağustos 2020 Pazar günkü Resmi Gazete’de yayınlanan 2913 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 1 Eylül 2020 – 30 Haziran 2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinde KDV oranı geçici olarak yüzde 1’e indirilmiş olup Kararın metni aşağıdaki gibidir.

GEÇİCİ MADDE 7- (1) Üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 1 Eylül 2020 ila 30 Haziran 2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) verilen eğitim ve öğretim hizmetleri için bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen vergi oranları uygulanır.

Buna göre, vakıf üniversite ve yüksekokulları, özel okullar, özel eğitim okulları, uzaktan öğretim yapan kurumlar, özel öğretim kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, mesleki eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal etkinlik merkezleri ve benzeri öğretim kurumlarında verilen eğitim ve öğretim hizmetleri  1 Eylül 2020 – 30 Haziran 2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) yüzde 1 KDV’ye tabi olacak.

Oluşan yüzde 7’lik KDV farkın, okul yönetimleri ve velilerin daha önce anlaştıkları KDV dahil fiyattan düşülmesi beklenmektedir.

Eğitim ücretlerinin taksitler halinde ödeniyor olması durumunda ise, taksitle yapılan ödemelerden yüzde 7’lik KDV farkın düşülerek, taksit tutarlarının yeniden belirlenmesi öngörülmektedir.

Eğitim bedelinin daha önce peşin ödenmiş ancak faturasının henüz düzenlenmemiş olması durumunda, yüzde 7’lik KDV farkının okul idareleri tarafından geri iade edilerek yeni duruma göre fatura düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, peşin ödeme için daha önce fatura düzenlenmiş olması durumunda, yüzde 7’lik KDV farkının ne şekilde iade edileceği hususunda tartışmalar yaşanacağa benzemektedir. Nitekim;

– Fatura henüz beyan edilmemişse, iptal edilip yenisi düzenlenmesi,

– Fatura beyan edilmişse, önceden düzenlenen faturanın gider pusulası ekinde geri alınıp yenisinin düzenlenmesi,

– Yahut fatura iptal edilmeden KDV Kanununun 8/2. Maddesine göre farkın okul idareleri tarafından velilere ödenerek iade edilmesi

Gerekmektedir.

Bu konudaki tercih okul idarelerine ait olup Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kısa sürede bu konuda görüş beyan etmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-41 Avukatlar Aldıkları Vekalet Ücreti İçin Serbest Meslek Makbuzunu Kim Adına Düzenleyecek ?

AVUKATLAR ALDIKLARI VEKALET ÜCRETİ İÇİN SERBEST MESLEK MAKBUZUNU KİM ADINA DÜZENLEYECEK?

Hüseyin DEMİR

Yeminli Mali Müşavir

 

7194 Sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’na 07.12.2019 tarihinden geçerli olmak üzere aşağıdaki hüküm eklenmiştir:

“9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.”

Bu konuyla ilgili 311 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Genel olarak vekalet ücretini avukata kim ödediyse % 20 tevkifat yapma yükümlülüğü o kişi ya da kuruma verilmiştir.

Konunun iki boyutu bulunmaktadır; birincisi ödeme üzerinden tevkifatı kim yapacak, ikincisi serbest meslek makbuzu kimler adına düzenlenecek?

Vekalet ücretini ödeyenin durumuna göre, serbest meslek makbuzunun (SMM) kim adına düzenleneceği ve tevkifat yapılıp yapılmayacağı aşağıda sıralanmıştır.

1- Vekalet ücretini borçlu (davayı kaybeden) öderse SMM borçlu adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır.

2- Borçlu (davayı kaybeden taraf), vekalet ücretini İcra ve İflas Müdürlüğüne öderse ve avukatlık ücreti bu müdürlükten alınırsa SMM borçlu adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır, SMM borçlu (davayı kaybeden taraf) adına düzenlendiği için tevkifata konu gelir vergisini borçlu beyan ederek öder.

3- Borçlu (davayı kaybeden), vekalet ücretini alacaklıya (davayı kazanan) öderse, SMM müvekkil (davayı kazanan taraf) adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır. Müvekkil (davayı kazanan taraf), borçlu taraftan tahsil ettiği vekalet ücreti için borçlu adına fatura düzenler.

Tevkifat Yapılmayacak Durumlar :

1- Tevkifat yapma yükümlülüğü kapsamına girmeyenlerin avukatlara ödemelerinde tevkifat yapılmaz. Örneğin işçiler ve diğer ücretli çalışanlar ile ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti bulunmayan diğer gerçek kişilere, bu faaliyetleri dolayısıyla mükellefiyeti olsa bile, dava konusu bu faaliyetleriyle ilgili olmayan gerçek kişilere verilen avukatlık hizmet bedelleri üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

2- Ücretli çalışan avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemesi üzerinden tevkifat yapılmaz.

3- Borçluya haciz uygulanması ve hacze konu malların satılması veya borcun, kefil ve benzeri üçüncü kişilerden tahsil edilmesi durumlarında, vekalet ücreti üzerinden tevkifat yapılmaz.

Mahkeme kararlarında vekalet ücretiyle ilgili “KDV hariç” şeklinde bir ibare yer almıyorsa, vekalet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilecek ve matrah iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle bulunacaktır. Dolayısıyla matrah üzerinden % 20 tevkifat hesaplanır. Aşağıda her iki duruma örnek verilmiştir.

Örnek : Beyaz AŞ ile  Kara LTD arasındaki alacak davası Beyaz AŞ lehine sonuçlanmıştır. Mahkeme, Beyaz AŞ avukatı Soner Bey’e ödenmek üzere 5.000 TL vekalet ücretine karar vermiştir. Mahkeme kararında “KDV hariç” ibaresi bulunmamaktadır.

1- Vekalet ücretinin Kara Ltd’den veya İcra ve İflas Müdürlüğünden alınması halinde, Avukat Soner Bey, Kara Ltd adına aşağıdaki şekilde serbest meslek makbuzu düzenlemelidir.

Avukatlık ücreti (matrah)   4.237,29
Gelir vergisi tevkifatı % 20      847,46
Net ücret   3.389,83
Katma değer vergisi      762,71
Tahsil edilecek ücret   4.152,54

 

2- Vekalet ücretinin Beyaz AŞ’den alınması halinde, Avukat Soner Bey, Beyaz AŞ adına aşağıdaki şekilde serbest meslek makbuzu düzenlemelidir.

Avukatlık ücreti (matrah)   4.237,29
Gelir vergisi tevkifatı % 20      847,46
Net ücret   3.389,83
Katma değer vergisi      762,71
Tahsil edilecek ücret   4.152,54

 

Buna ek olarak Beyaz AŞ, Kara Ltd’ye 4.237,29 TL + KDV tutarıyla fatura düzenlemek zorundadır.

3- Mahkeme kararında vekalet ücretiyle ilgili olarak “KDV hariç” ibaresi bulunması halinde Avukat Soner Bey’in düzenleyeceği SMM aşağıdaki gibi olmalıdır.

Avukatlık ücreti (matrah)   5.000,00
Gelir vergisi tevkifatı % 20   1.000,00
Net ücret   4.000,00
Katma değer vergisi      900,00
Tahsil edilecek ücret   4.900,00

 

Avukat Soner Bey’in müvekkilinin tevkifat yapma yükümlülüğü olmayan kişilerden olması halinde ise aşağıdaki şekilde SMM düzenlenecektir.

Avukatlık ücreti (matrah)   5.000,00
Gelir vergisi tevkifatı % 20   –
Net ücret   5.000,00
Katma değer vergisi      900,00
Tahsil edilecek ücret   5.900,00

 

Bu durumda tevkifat yapılmayan vekalet ücreti, diğer gelirlerde olduğu gibi geçici vergi ve gelir vergisi beyannamesinde gelirlere dahil edilerek vergiye tabi tutulacaktır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-40 7194 Sayılı Kanun’la Yediden Düzenlenen Vergiye Uyumlu Mükellefe Vergi İndirimi Uygulamasına 312 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı

Hatırlanacağı 6824 Sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga mükerrer 121’inci maddesi başlığı ile yeniden düzenlenmiş ve 01/01/2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi getirilmişti. Akabinde 301 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile uygulamanın usul ve esaslarına ilişkin açıklamada bulunulmuştu. 7162 sayılı Kanun ile 01/01/2019 tarihinden itibaren vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için uymaları gereken eksik ödeme sınırı 10 TL’den 250 TL’ye yükseltilmişti.

Vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden faydalanabilmenin şartlardan biri de, verilmesi gereken tüm vergi beyannamelerinin süresinde verilmiş olması ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi idi.

Akabinde 7 Aralık 2019 tarih ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile;

– 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 121’inci maddesinde yapılan değişiklikle vergiye uyumlu mükellef uygulamasından faydalanma şartlarında mükellefler lehine olumlu düzenlemeler yapılmıştır.

Bahsi geçen 121’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması,”

“3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,”

“Bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.”

Kanun metninde de anlaşıldığı üzere, 7194 Sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklikle, vergiye uyumlu mükellef uygulamasından faydalanma şartlarında mükellefler lehine olumlu düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre;

– Vergi beyannameleri ibaresi; yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile KDV ve ÖTV beyannameleri şeklinde genişletilerek yeniden sınırlandırılmıştır. Eskiden bu uygulamadan sadece gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri faydalanabilmekteyken yukarıda sayılan beyanname türleri uygulama kapsamında alınmış bu defa da veraset intikal vergisi veya damga vergisi beyannameler kapsam dışı tutulmuştur.

– Kapsama yeni alınan bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilere ilişkin ödeme koşulu da gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süresine eşitlenmiştir. Buna uygun olarak zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmemesi halinde bu durum ihlal olmaktan çıkartılmış, “eksik ödemeler” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Buna göre, 2019 yılı içerisinde başka bir vergi beyannamesini kanuni süresinde vermiş, ancak beyanname üzerinden tahakkuk eden verginin ödemesini süresinde yapmamış bir mükellef, indirimin hesaplanacağı 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermeden önce söz konusu vergiyi ve gecikme zammını öderse, beyannameyi verdiği gün itibarıyla indirim hakkından da yararlanabilecektir.

– Bir diğer husus mahsuben yapılan ödemelerde, sonradan yapılan tespitlere istinaden ödemenin eksik yapıldığının anlaşılması durumunda, %10 hata payı verilmiş, bu şekilde %10 oranına kadar eksik ödeme yapıldığını tespit edilmiş olması durumunun indirimden faydalanılmasına engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenleme, 01/01/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu defa 27/05/2020 tarih ve 31137 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 312 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 7194 sayılı Kanunla yapılan bu değişikliklere ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmiştir. Daha doğrusu bu 312 Nolu Tebliğ ile, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasına ilişkin 301 Seri No.lu Genel Tebliği, yapılan düzenlemelere uygun olarak,  revize edilmiştir.

301 Nolu Tebliğ’i revize eden 312 Nolu Tebliğ Metni aynen ekteki gibidir.

Bülten 2020-40 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”