Bülten: 2021/7 Finansman Gider Kısıtlaması Fiilen Yeniden Hayata Geçirildi

Hatırlanacağı üzere, 15.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun ile mükelleflerin finansman ihtiyaçlarını öz kaynaklar yoluyla karşılamalarını teşvik etmek amacıyla, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” başlıklı 41’inci maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun, “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11’inci maddesinde yapılan değişiklikle geçmişte “finansman gider kısıtlaması” olarak bilinen uygulama bazı değişiklikler yeniden getirilmişti. Ancak bugüne kadar bahsi geçen düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin herhangi bir Karar yayımlanmamıştı.

Bu defa 4 Şubat 2021 tarihli ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3490 sayılı Karar ile finansman gider kısıtlaması uygulaması yeniden fiilen hayata geçirilmiş olmaktadır.

Buna göre 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere;

– 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi hükümlerine göre; kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyecektir,

– 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi hükümlerine göre; kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının % 10’u kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Bahsi geçen düzenlemelerde, belirlenen %10’luk gider kısıtlama oranını sektörler itibariyle farklılaştırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiş olmasına karşın Karar’da böyle bir oran farklılaştırmasına gidilmediği görülmektedir.

01 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan bu uygulamaya ilişkin ilişkin bazı belirsizlikler mevcut olup Bakanlığın konuya ilişkin ilave açıklamalar yapması gerekmekte/beklenmektedir.

Bülten 2021-07 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/6 Konaklama Hizmet Sözleşmelerinin Yeniden Döviz Cinsinden Yapılabilmesi İmkanı Sağlandı

Hatırlanacağı üzere 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018/32-51) ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar gereğince tespiti Bakanlığa bırakılan konularda düzenleme yapılmış, 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de değişiklik yapılarak Tebliğin mülga 8’inci maddesi başlığı ile birlikte yeniden düzenlenerek döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmeler ile ilgili düzenlemelerde bulunulmuştu.

Daha sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi internet sitesinde 06/11/2018 tarihinde duyurulan “İhracat Genelgesi”nde de, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esaslar hakkında açıklamalarda ve düzenlemelerde bulunulmuştu.

Bu defa 30 Ocak 2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021-32/59  No’lu “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 28/2/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir.

“d) Türkiye’de yerleşik kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinde akdedeceği konaklama hizmet sözleşmeleri.”

Buna göre, Tebliğin yürürlük tarihi olan 30/1/2021 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşik kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinde akdedecekleri konaklama hizmet sözleşmeleri, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecektir.

Yapılan bu düzenleme sonrasında, ilgili Tebliğin “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı 8 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde olmuştur.

(7) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

  1. a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri,
  2. b) İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,
  3. c) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurtdışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,

ç) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Türkiye’de başlayıp yurtdışında sonlanan, yurtdışında başlayıp Türkiye’de sonlanan veya yurt dışında başlayıp yurtdışında sonlanan hizmet sözleşmeleri.

  1. d) Türkiye’de yerleşik kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinde akdedeceği konaklama hizmet sözleşmeleri.

Tebliğ yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, 30.01.2021 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşik kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinde akdedecekleri konaklama hizmet sözleşmeleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecektir.

Bülten 2021-06 Eki


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/5 Riskli Yapı İnşaat Taahhüt İşlerinde KDV Oranı Düşürüldü

Bilindiği üzere, KDV oranları; 2007/13033 sayılı Karar’a ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8 olarak tespit edilmiştir. Bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için ise aynı Kararın birinci maddesinin (a) bendi uyarınca % 18 oranında KDV uygulanmaktadır.

30 Ocak 2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3470 sayılı “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile 2007/13033 Sayılı Karar’a ekli (I) sayılı listenin 13 üncü sırasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir:

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri,

Yapılan bu değişiklik ile, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapılara yönelik dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının 1,5 katına kadar olan yeni inşaat alanlarında yapılacak konutlara ilişkin inşaat taahhüt işlerinde katma değer vergisi (KDV) yüzde 1 olarak belirlenmiştir.

Daha önceki uygulamada, taşınmaz maliklerinin müteahhitlere arsa payı vermeden dönüşüm projelerini doğrudan kendileri yaptırarak aynı alanda konut inşa etmek istemeleri ve bunun için müteahhitlerden inşaat taahhüt hizmeti almaları halinde, bu hizmetlere genel oranda yüzde 18 KDV hesaplanıyordu. Alınan bu karar ile, başta deprem olmak üzere doğal afet risklerine karşı yenilenme zorunluğu doğan konutlarla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak isteyen yapı malikleri için vergi indirimi imkanı sağlanmış oldu.

Bülten 2021-05 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/4 Bir Kısım Hizmetlere Uygulanan Özel İletişim Vergisi Oranı Değiştirildi

30 Ocak 2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3469 sayılı “6802 Sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) Bentlerindeki Oranların Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan hizmetlere uygulanmakta olan özel iletişim vergisi oranları 30 Ocak 2021 tarihinden geçerli olmak üzere %7,5’den % 10’a çıkartılmıştır.

Buna göre;

a) Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri %10,

b) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri %10,

c) Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmeti %10,

d) (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetleri %10

oranında özel iletişim vergisine tâbidir

Bülten 2021-04 Eki


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/3 Bazı Elektrikli Otomobillerde ÖTV Oranı Artırıldı

02 Şubat 2021 tarihli ve 31383 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3471 sayılı “Bazı Mallara Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Oranları Hakkındaki Ekli Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar ile bazı binek otomobillere uygulanan ÖTV oranları aşağıdaki şekilde artırılmıştır.

G.T.İ.P. NO Mal İsmi Eski

Oran

Yeni

Oranı

87.03 Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere

imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler

hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)

   
  – Sadece elektrik motorlu olanlar    
   — Motor gücü 85 kW’ı geçmeyenler 3 10
   — Motor gücü 85 kW’ı geçen fakat 120 kW’ı geçmeyenler 7 25
   — Motor gücü 120 kW’ı geçenler 15 60

 

Kararla;

– Motor gücü 85 kW olan elektrikli araçların ÖTV oranı yüzde 3’ten yüzde 10’a, motor gücü 85 kW ile 120 kW arasında kalan elektrikli araçların ÖTV oranı da yüzde 7’den 25’e çıktı.

– Diğer taraftan bu düzenleme ile birlikte, motor gücü 120 kW’ı geçen elektrikli araçlarda ise yeni ÖTV oranı yüzde 60 olarak belirlendi. Bu gruptaki araçların eski ÖTV oranı yüzde 15’di.

Yeni ÖTV oranlarının, özellikle motor gücü 120 kW’ı geçen lüks segmet elektrikli araçların fiyatlarını daha fazla artırması beklenmekte.

Bülten 2021-03 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/2 Koronavirüs (COVID-19) Salgınına İlişkin Olarak Faaliyetleri Tamamen Durdurulan İşyerleri Mücbir Sebep Kapsamına Alındı

Bilindiği üzere, 213 sayılı VUK’nun 13’üncü maddesinde mücbir sebep halleri sayılmış, 15’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise Hazine ve Maliye Bakanlığının, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Kanunun 111’inci maddesinde ise Hazine ve Maliye Bakanlığının, mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin, anılan Kanun kapsamında olup ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile anılan Kanunun 15’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azami bir yıl süreyle uzatmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan Koronavirüs (COVID-19) salgınına ilişkin olarak İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında, bazı sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin faaliyetlerine geçici süreliğine yada tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kanun’un verdiği yetkiye istinaden, ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin 1/12/2020 tarihi (bu tarih dâhil) ila alınan karar kapsamında faaliyetlerine tekrar başlamaları uygun görülen tarih aralığında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulmuştur.

Buna göre mükelleflerin mücbir sebep kapsamına alınıp alınmayacağının belirlenmesine ilişkin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınacak olup, mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla birinci sayılan sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde ise, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınacaktır.

Bu şekilde yapılacak tespit sonucunda,  mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflerle ilgili olarak; kanuni verilme süresi mücbir sebep dönemine isabet eden ve bu dönemde verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile “FormBa-Bs” bildirimlerinin verilme ve söz konusu dönem içerisinde oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları” ile e-Defterler ve bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının yüklenme sürelerinin mücbir sebep halinin sona ereceği tarihi izleyen ayın 26’ncı günü sonuna kadar ve bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin beyanname verme süresi uzatılan ilk dönemden başlamak üzere beyannamenin verilmesi gerektiği ayı izleyen aydan itibaren sırasıyla her bir dönem için takip eden ilgili ayın sonuna kadar uzatılması uygun bulunmuştur.

Mücbir sebep halinin sona erdiği tarih itibarıyla beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 26 günden az süre kalması halinde, beyanname/bildirim verme süresinin son günü olarak, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihinin içinde bulunduğu döneme ilişkin Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verileceği son gün dikkate alınacaktır.

Örneğin: Gelir vergisi ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyeti bulunan Bay (A), İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetine tamamen ara verilmesi nedeniyle bu Tebliğ uyarınca mücbir sebep halindedir. Alınan karar uyarınca Bay (A)’nın faaliyetine 5/3/2021 tarihinde tekrar başlamasının uygun görülmesi durumunda, beyan ve ödeme süreleri aşağıdaki gibi olacaktır.Bay (A)’nın mücbir sebep hali 1/12/2020 tarihinde başlayıp 4/3/2021 tarihinde sona ereceğinden; 2020/Kasım, 2020/Aralık, 2021/Ocak ve 2021/Şubat dönemleri KDV beyannameleri ile aynı dönemlere ilişkin “Form Ba-Bs” bildirimleri 26/4/2021 günü sonuna kadar verilecektir.Söz konusu tarihe kadar verilen katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergilerin vadesi; 2020/Kasım dönemi için 31/5/2021, 2020/Aralık dönemi için 30/6/2021,  2021/Ocak dönemi için 2/8/2021, 2021/Şubat dönemi için ise 31/8/2021 olacaktır.

Diğer taraftan Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda mücbir sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacaktır.

Yukarıda da değinildiği üzere, 5/1/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 524 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Koronavirüs (COVID-19) salgınıyla mücadele kapsamında İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca, geçici süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılması ve mücbir sebep dönemine ilişkin olarak belirlenen vergisel yükümlülüklerinin ertelenmesine yönelik düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen Bakanlık, web sitesinde konuya ilişkin yaptığı duyuruda (https://www.gib.gov.tr/koronavirus-salgini-ile-mucadele-kapsaminda-gecici-sureligine-faaliyetlerine-tamamen-ara-verilmesine) İçişleri Bakanlığının aldığı tedbirler kapsamında, geçici süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen sinema salonu, kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe/salonu, elektronik oyun salonu, bilardo salonu, lokal, çay bahçesi, halı saha, yüzme havuzu, hamam, sauna, masaj salonu ve lunapark gibi faaliyetlere yönelik sektörlerde faaliyet gösteren mükelleflerin mücbir sebep halinde olduğunun kabul edildiği yönündeki açıklaması ile, sektörleri tek tek saymak suretiyle konuya açıklık getirmiştir.

Bülten 2021-02 Ek Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/1 Form Ba-Bs Uygulamasında Değişiklik Yapan Tebliğ Yayımlandı

25 Ocak 2021 tarih ve 31375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Form Ba ve Form Bs uygulamasında değişiklik yapıldı.

Buna göre;

– Elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz döneminden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.

– Bir kişi veya kurumdan yapılan mal ve/veya hizmet alış tutarları ile bir kişi veya kuruma yapılan mal ve/veya hizmet satış tutarlarına ilişkin 5.000 TL tutarındaki haddin belirlenmesinde, elektronik olarak ve kâğıt ortamında düzenlenen tüm belgeler birlikte değerlendirilecektir. Söz konusu haddin aşılması halinde sadece ise kâğıt ortamında düzenlenen belgeler bildirimlere dahil edilecektir.

Örneğin; Form Ba ve Form Bs bildirimi verme yükümlülüğü bulunan A işletmesine 2021/Kasım dönemi içerisinde, B firması tarafından KDV hariç 4.800 TL tutarında e-Arşiv Fatura ve her biri 150 TL tutarında 2 adet kâğıt ortamında fatura düzenlenmiştir. Söz konusu mükellefe, aynı ay içerisinde B firmasınca düzenlenen belge tutarı toplamı KDV hariç (4.800+150+150) 5.100 TL olduğundan, A işletmesi B firmasından yaptığı alımlara ilişkin olarak 2021/Kasım dönemi Form Ba bildiriminde sadece kâğıt ortamında düzenlenen 2 adet belgeyi, KDV hariç toplam 300 TL olarak bildirecektir. Diğer taraftan, B firması A işletmesine yaptığı satışlara ilişkin olarak 2021/Kasım dönemi Form Bs bildiriminde elektronik ortamda oluşturduğu belgeyi dikkate almayacak, elektronik ortamda ve kâğıt ortamında düzenlenen belgelerin KDV hariç toplam tutarlarının 5.000 TL’yi geçmesi nedeniyle, sadece kâğıt ortamında düzenlediği 2 adet belgeyi, KDV hariç toplam 300 TL olarak bildirecektir.

– Bildirim verme yükümlülüğü bulunan ancak, tüm alış ve satışları belirtilen haddin altında kalan veya elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin ise, Form Ba ve/veya Form Bs bildirimlerini “Ba/Bs bildiriminde beyan edilecek bilgim bulunmamaktadır.” kutucuğunu işaretlemek suretiyle vermeleri gerekecektir.

Tebliğ 1/7/2021 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bülten 2021-01 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/51 2020 YILI E-DEFTER VE BERAT DOSYALARININ İKİNCİL KOPYALARININ SAKLAMA İŞLEMİ

Gelir İdaresi Başkanlığının 09.10.2020 tarihinde yayınlanan ,E-Defter ve Berat Dosyalarının İkincil Kopyalarının Saklama İşlem Adımları kılavuzuna göre, 2020 E DEFTER ve Beratların   en geç bu tarihlere kadar yüklenmesi unutulmamalıdır. GİB Yükleme tarihleri aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Yükleme işlemlerinin süreçleri ve nasıl yapılacağı, kılavuzda ekran görüntüleri şeklinde izah edilmiştir.

2020 yılı e-Defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının Başkanlığa bilgi işlem sistemlerine aktarım zamanları:

 

 

DÖNEM AKTARIM ZAMANI
2020 / Ocak – Şubat – Mart 15 Ocak 2021’e kadar
2020 / Nisan – Mayıs – Haziran 15 Şubat 2021’e kadar
2020 / Temmuz – Ağustos – Eylül 15 Mart 2021’e kadar
2020 / Ekim – Kasım 15 Nisan 2021’e kadar
2020 / Aralık (Gerçek kişi mükellefler) 15 Nisan 2021’e kadar
2020 / Aralık (Tüzel kişi mükellefler) 17 Mayıs 2021’e kadar

 

 

2021 yılı e defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının Gelir İdaresi başkanlığına aktarım zamanları; 2021 yılı aylık ya da 3 aylık olarak berat dosyası yükleyenler için e defter uygulamasına yükleme süresinin son gününü takip eden on beşinci (15) günün sonuna kadar yüklenmelidir.

15 inci günün sonu (resmi tatile denk geldiği durumlarda tatil bitimini izleyen ilk iş günü sonu) aktarım zamanının sonu olarak dikkate alınacaktır. GİB 2021 yılı yükleme tarihleri aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

AYLIK / 3 AYLIK SEÇENEĞİ  

DÖNEM

 

AKTARIM ZAMANI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AYLIK YÜKLEME TERCİHİNDE BULUNANLAR

2021 / Ocak 17 Mayıs 2021’e kadar
2021 / Şubat 15 Haziran 2021’e kadar
2021 / Mart 16 Temmuz 2021’e kadar
2021 / Nisan 16 Ağustos 2021’e kadar
2021 / Mayıs 15 Eylül 2021’e kadar
2021 / Haziran 15 Ekim 2021’e kadar
2021 / Temmuz 15 Kasım 2021’e kadar
2021 / Ağustos 15 Aralık 2021’e kadar
2021 / Eylül 17 Ocak 2022’ye kadar
2021 / Ekim 15 Şubat 2022’ye kadar
2021 / Kasım 15 Mart 2022’ye kadar
2021 / Aralık (Gerçek kişi mükellefler)

 

2021 / Aralık (Tüzel kişi mükellefler)

15 Nisan 2022’ye kadar 16 Mayıs 2022’ye kadar
   

2021/ Ocak, Şubat, Mart

 

15 Haziran 2021’e kadar

   

2021/ Nisan, Mayıs, Haziran

 

15 Eylül 2021’e kadar

3 AYLIK YÜKLEME TERCİHİNDE BULUNANLAR  

2021 / Temmuz, Ağustos, Eylül

 

15 Aralık 2021’e kadar

   
  2021 / Ekim, Kasım, Aralık (Gerçek kişi mükellefler)  

 

15 Nisan 2022’ye kadar

  2021/ Ekim, Kasım, Aralık (Tüzel kişi mükellefler)  

16 Mayıs 2022’ye kadar

 

Bülten 2020-51 Ek Tebliğ Metni

e-Defter_Saklama_Kullanici_Kilavuzu


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/52 2021 YILI YASAL DEFTER NOTER TASDİK SÜRELERİ

TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ, VUK ve TTK hükümlerine göre tutulacak defterlerin açılış / kapanış onayı hakkında bilgiler aşağıda belirtilmiştir.

Mükelleflerin 2021 yılında kullanacakları yasal defterlerini 31.12.2020 tarihine kadar tasdik ettirmeleri gerekmektedir.

-E Defter mükelleflerinin Envanter Defteri (Anonim Şirketler yeni kullanacakları Damga Vergisi Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri)

-E Defter olmayan mükelleflerin Yevmiye ,Kebir ,Envanter  Defterlerini tasdik ettirmesi zorunludur.

Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler 31.01.2021   tarihine kadar tasdiki   yeniletlemeleri    (ara tasdik) zorunludur.

A.Ş Yönetim Kurulu Karar Defteri

A.Ş Damga Vergisi defteri ara tasdik onayının son günü 31.01.2021 dir.

Ticari defterlerinin noterlere tasdikleri sırasında, TTK. nun 64. maddesinde belirtilen ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 16’ncı maddesi uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerinden alacakları “Ticaret Sicili Tasdiknamesi” Noterlere ibraz edilecektir. Elektronik ortamda Mersis üzerinden temin edilmektedir.

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/50 Kar Payı Dağıtımında Süre Uzatımına İlişkin Tebliğ Resmi Gazete’de Yayımlandı

Hatırlanacağı üzere, 17 Nisan 2020 tarihli R.G.’de yayımlanan 7244 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na kar dağıtım kısıtlamasına ilişkin aşağıdaki geçici 13’üncü madde eklenmişti.

GEÇİCİ MADDE 13 – (1) Sermaye şirketlerinde, 30/9/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verilebilir, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemez, genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez. Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait fonların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketler hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkrada belirtilen süreyi üç ay uzatmaya ve kısaltmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

(2) Genel kurulca 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ancak henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmışsa, 2019 yılı net dönem kârının yüzde yirmi beşini aşan kısma ilişkin ödemeler birinci fıkrada belirtilen sürenin sonuna kadar ertelenir.

(3) Bu maddenin kapsamına giren sermaye şirketlerine ilişkin istisnalar ile uygulamaya dair usul ve esasları belirlemeye, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü almak suretiyle Ticaret Bakanlığı yetkilidir.

Buna göre, sermaye şirketlerinde (Yabacı şirketlerin Türkiye şubeleri ve şahıs şirketleri bu kapsama dahil değildir), 30/9/2020 tarihine kadar;

– 2019 yılı net dönem kârının yalnızca %25’ine kadarının dağıtımına karar verilebilecekler,

– Geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemeyecek,

– Ve genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemeyecekti.

– Genel kurulca, 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ancak henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmışsa, 2019 yılı net dönem kârının %25’ini (yüzde yirmi beşini) aşan kısma ilişkin ödemeler 30/09/2020 tarihine kadar ertelenecekti.

Akabinde 18 Eylül 2020 Tarihli ve 31248 Sayılı Resmi Gazete’de kar dağıtım kısıtlamasının süresini 3 ay uzatan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 13’üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Belirtilen Sürenin Üç Ay Uzatılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 2948)” yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Bu defa Ticaret Bakanlığının “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 13’üncü Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”i  28 Ekim 2020 Tarihli R.G.’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Böylece 18 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile sermaye şirketlerinin 2019 yılı net dönem karının yalnızca yüzde 25’ine kadarının nakden dağıtımına karar verilebilme süresinin 30 Eylül 2020’den 31 Aralık 2020’ye kadar uzatılması ilgili düzenleme tebliğe de yansıtılmış oldu.

Öte yandan, tebliğde düzenlenen kar payı dağıtıma ilişkin istisnaların, aynı zamanda kar payı avansı dağıtımında geçerli olacağı yönünde de düzenleme yapıldı.

Bülten 2020-50 Ek Tebliğ Metni


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”