Bülten: 2021/17 Yeni Nesil Akaryakıt Pompa Ödeme Kaydedici Cihazlara İlişkin 527 Nolu VUK Tebliği Yayımlandı.

Bilindiği üzere, 30/11/2003 Tarih ve 25302 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğ (Seri No: 58) ile taşıtlara perakende olarak (LPG, doğalgaz ve benzerleri de dahil) akaryakıt satışı yapan (akaryakıt istasyonu işletmeciliği faaliyetinde bulunan) birinci ve ikinci sınıf tacirlere, işletmelerindeki akaryakıt pompalarını ödeme kaydedici cihazlara bağlama mecburiyeti getirilmiştir.

Bu defa, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 149’uncu, 257’nci maddeleri ile tanınan yetkiye istinaden, sektördeki vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla;

– Akaryakıt istasyonlarında hali hazırda kullanılan ancak satış verilerini elektronik ortamda iletme özelliği olmayan eski nesil akaryakıt pompa ödeme kaydedici cihazların online veri aktarımı yapabilen, güvenlik seviyeleri yükseltilmiş, yetkisiz dış müdahaleleri algılayarak gerekli alarmları üreten, IP/Bilgisayar tabanlı “Yeni Nesil Akaryakıt Pompa Ödeme Kaydedici Cihazlar” haline dönüştürülmesine ve,

– Akaryakıt istasyonu işletmecilerinin yeni nesil akaryakıt pompa ödeme kaydedici cihazlardan gerçekleştirilen satışlara ait mali bilgileri elektronik ortamda anlık veya periyodik zaman aralıklarında Gelir İdaresi Başkanlığı veya Bakanlık Bilgi işlem sistemlerine bildirim zorunluluğu getirilmesine,

ilişkin usul ve esasların yeniden belirlenmesi amacıyla  hazırlanan 527 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği 24/3/2021 tarih ve 31433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Tebliğin konusunu;

  1. a) Önceki düzenlemelere göre akaryakıt istasyonlarında araçlara yakıt veren pompa ünitelerine bağlanma zorunluluğu bulunan ödeme kaydedici cihazların (EN Pompa ÖKC), elektronik ortamda anlık veri aktarımı yapabilen, güvenlik seviyesi yükseltilmiş ve bu Tebliğle diğer özellikleri belirlenen “Yeni Nesil Akaryakıt Pompa Ödeme Kaydedici Cihazlar (YN Pompa ÖKC)” haline dönüştürülmesine,
  2. b) Akaryakıt istasyonu işletmecilerinin akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihazlardan gerçekleştirilen satışlara (LPG, doğalgaz, elektrik ve benzerleri de dahil) ait mali bilgileri elektronik ortamda bildirim zorunluluğuna,
  3. c) YN Pompa ÖKC bilgilerinin (üretim, aktivasyon, hurdaya ayırma, devir, bakım ve benzeri işlemlere ait) takip edilmesi, bu cihazların üreteceği fiş veya rapor bilgilerinin Başkanlıkça belirlenen teknik standartlara uygun olarak gizlilik ve güvenliği sağlanarak toplanması, saklanması, işlenmesi, anlık ve/veya periyodik olarak Bakanlık/Başkanlık BİM’e iletilmesi, mükellefler ve ÖKC üreticilerine sunulması ve raporlanması hizmetlerini gerçekleştirmek üzere Başkanlıkça “Akaryakıt Pompa Ödeme Kaydedici Cihazlar Terminal Servis Merkezleri”nin yetkilendirilmesine ve çalışmalarına,

ilişkin usul ve esaslar oluşturmaktadır.

Tebliğ ile akaryakıt istasyonlarındaki belge sistemini revize etmek, denetim altına almak, vergi kayıp ve kaçakları önlemek amacıyla eski nesil cihazların, kademeli olarak Yeni Nesil Akaryakıt Pompa Ödeme Kaydedici Cihazlar haline dönüştürülmesi sağlanacaktır.

Söz konusu cihazlardan yapılan satışlara ilişkin mali veriler online veya Bakanlıkça belirlenen sürelerde periyodik olarak Gelir İdaresi Başkanlığına veya Bakanlık Bilgi İşlem Sistemlerine alınarak bu verilerin elektronik ortamda takip edilmesi ve akaryakıt sektöründeki vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele eden ilgili kurumlarla elektronik ortamda aktarılması sağlanacaktır.

YN Pompa ÖKC’lerin onayı ve teknik özellikleri

ÖKC üreticileri tarafından akaryakıt istasyonlarında pompa ünitelerine bağlanarak kullanılmak üzere bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılacak yeni marka ve model onay başvuruları, bu Tebliğde ve ynokc.gib.gov.tr adresinde Başkanlıkça yayımlanacak ilgili teknik kılavuzlarda nitelikleri belirtilen YN Pompa ÖKC’ler için yapılabilecektir.

YN Pompa ÖKC’ler aşağıdaki süreçler tamamlandıktan sonra mükellefler tarafından kullanılabilecektir

  1. a) Onay süreci, üretici veya ithalatçı firmaların 9/2/1985 tarihli ve 18661 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkındaki Kanunla İlgili Genel Tebliğ (Seri No:1)’in VIII numaralı bölümünde sayılan bilgi ve belgelerle birlikte Başkanlığa yapacakları başvuru ile başlar. Onay başvurusunda bulunan firmalar idari ve teknik incelemeye tâbi tutulur. Firmaların idari incelemeleri Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca gerçekleştirilir. 3100 sayılı Kanuna göre Bakanlıktan onay alan ÖKC üreticilerinin daha önce yapılan idari incelemeleri geçerli sayılır. Bakanlıktan onay almış firmalar gerek görülmesi hâlinde Bakanlık tarafından tekrar idari incelemeye tâbi tutulabilir.
  2. b) YN Pompa ÖKC’lere ilişkin teknik incelemeler, Başkanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde TÜBİTAK tarafından yapılır. Başkanlık, gerek görmesi hâlinde TÜBİTAK dışındaki kurumlara da inceleme yaptırabilir. İdari incelemeleri müspet olan firmalara, yetkili kurumlarca yapılan teknik incelemelerin de müspet olması hâlinde, Bakanlıkça onaylanan cihazların marka ve modelleri itibarıyla onay belgesi verilir. Bakanlıktan onay alan firmalar ile YN Pompa ÖKC’lerin marka ve modelleri ynokc.gib.gov.tr internet sitesinde ilan edilir.

Bakanlıkça onaylanacak YN Pompa ÖKC’lerin aşağıda yer verilen teknik özelliklere sahip olması gerekmektedir;

  1. a) Akaryakıt satış işleminin Pompa ÖKC’de başlaması ve Pompa ÖKC’de sonlandırılması esastır. Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğ (Seri No: 58)’de de belirtildiği üzere; akaryakıt satışının taşıt plaka numarası girilerek gerçekleştirilmesi, taşıt plaka numarası girilmeden akaryakıt satışının yapılamaması ve akaryakıt verme işleminin sonunda plaka bilgisini de ihtiva eden ÖKC fişinin cihaz yazıcısından otomatik olarak çıkması şarttır. Taşıtlara yapılmayan (bidonla, varille ve benzeri) her türlü akaryakıt satışında plaka numarası yerine ödeme kaydedici cihazın ilgili modülüne “PLAKASIZ” ifadesi ile müşterinin Adı-Soyadı/Unvanı ile TCKN/VKN bilgileri girilmelidir.
  2. b) Mali bilgileri içeren ÖKC fişleri ile bankacılık işlemine dair bilgileri içeren banka POS harcama belgesi “YN Pompa ÖKC’lerden Düzenlenecek Fiş ve Rapor Formatları Teknik Kılavuzu”nda tanımlanan bütünleşik fişe uygun olarak üretilecektir. Bankacılık bilgilerini de ihtiva eden ÖKC fişleri ile banka pos harcama belgesinin işyeri nüshası sadece YN Pompa ÖKC’nin yazıcısından basılacaktır. Bütünleşik fiş düzenleme zorunluluğu, bu zorunluluğa ilişkin ynokc.gib.gov.tr adresinde yapılacak duyurunun yayımlanmasını izleyen 30 uncu günden itibaren başlayacaktır. Bu kapsamda banka ve benzeri kuruluşlar YN Pompa ÖKC üreticilerine, ÖKC ve EFT-POS arasındaki iletişimin sağlanması hususunda gerekli teknik desteği sunmak zorundadırlar.
  3. c) YN Pompa ÖKC’ler, GMP’lerde ve “YN Pompa ÖKC’lerden Düzenlenecek Fiş ve Rapor Formatları Teknik Kılavuzu”nda format ve standartları tanımlanan fişleri ve raporları oluşturabilecek ve ÖKC fişlerini satış işleminin tamamlandığı anda YN Pompa ÖKC’nin mali hafızasına ve EKÜ’süne kaydedecek özellikte olmalıdır.

ç) YN Pompa ÖKC’ler, ilgili teknik kılavuz ve GMP’lerde belirtilen fişler ve raporlara ilişkin verileri, güvenliğini ve değişmezliğini sağlayacak şekilde doğrudan ve/veya ÖKC TSM’leri aracılığıyla anlık ve/veya periyodik olarak Bakanlık/Başkanlık BİM’e elektronik ortamda gönderebilecek özellikte olmalıdır.

  1. d) YN Pompa ÖKC’ler, yetkisiz müdahaleleri engelleyecek fiziki ve elektronik mühür sistemine sahip olmalı ve yetkisiz müdahale girişimlerini algılayarak ÖKC TSM’lerine ve Bakanlık/Başkanlık BİM’e elektronik ortamda bildirebilecek özellikte olmalıdır.
  2. e) YN Pompa ÖKC’lerin mali hafızaları, YN Pompa ÖKC tarafından düzenlenen fişler ile “Z-Gün Sonu Raporları”nı asgari olarak 10 yıl süreyle saklayabilecek şekilde ilgili teknik kılavuzda belirtilen kapasiteye sahip olmalı ve YN Pompa ÖKC’ye uygulanan fiziki mühür tahrip edilmedikçe çıkartılamayacak şekilde, cihaz şasisine sabitlenmelidir. Sabitlenen mali hafızaların dolması veya arızalanması halinde, mevcut mali hafıza ÖKC üreticileri ve/veya yetkili servisleri marifetiyle detaylı tutanak tanzim edilmek suretiyle sökülmelidir. Yeni mali hafıza da fiziki mühür uygulandıktan sonra cihaz şasisine takılmalıdır. Bu suretle sökülen eski mali hafıza, fiziki mühürle mühürlenen bir kap veya torba içinde muhafaza altına alındıktan sonra düzenlenen tutanakla birlikte mükellefe teslim edilmelidir.
  3. f) Teslim alınan tutanak ve mali hafıza biriminin muhafaza ve ibraz süresi boyunca muhafaza edilmesi ve talep edilmesi halinde yetkili birimlere ibraz edilmesi zorunludur. YN Pompa ÖKC’lerin takibini sağlamak ve yetkisiz müdahaleleri önlemek amacıyla söz konusu tutanak bilgilerinin ynokc.gib.gov.tr internet adresinde yayımlanan teknik kılavuzlarda yer alan usul ve esaslara göre ÖKC üreticileri ve/veya yetkili servisleri tarafından Başkanlığa bildirilmesi zorunludur.
  4. g) YN Pompa ÖKC’ler dış hava şartlarında çalışabilir nitelikte olmalı ve bu durum Türk Standardları Enstitüsü testleriyle doğrulanmalıdır.

ğ) YN Pompa ÖKC’ler muhtemel patlayıcı ortamda kullanılan teçhizat ve koruyucu sistemler ile ilgili mevzuatta belirlenen muhtemel patlayıcı ortamlarda çalışabilecek özelliklere sahip olmalı ve ilgili testlerden başarıyla geçmelidir.

  1. h) YN Pompa ÖKC, pompa ünitesi ve EPDK mevzuatı gereğince kullanılmakta olan istasyon otomasyon sistemleri arasındaki iletişimi sağlayan ABÜ, YN Pompa ÖKC’nin mühürlü bölümünün içinde ayrı bir donanım veya YN Pompa ÖKC ile bütünleşik (yazılımsal veya donanımsal) olmalıdır.

ı) YN Pompa ÖKC’nin ABÜ’sü ile pompa ünitesi ve EPDK mevzuatı gereğince kullanılmakta olan istasyon otomasyon sistemleri arasındaki iletişim, pompa ünitesindeki merkezi işlem birimi (CPU), totalizatör ve benzeri satış miktar bilgilerini tutan donanımların değişimlerini anlayacak ve takip edecek şekilde, GMP-3 veya ÖKC üreticileri, ABÜ üreticileri, pompa üreticileri ile otomasyon firmaları tarafından geliştirilen güvenli ve şifreli iletişim protokollerine göre sağlanmalıdır. Bu kapsamda pompa üreticileri ve/veya yetkili servisleri de ÖKC üreticilerine, YN Pompa ÖKC ve pompa ünitesi arasındaki iletişimin sağlanması hususunda gerekli teknik desteği sunmak zorundadırlar. YN Pompa ÖKC ile pompa ünitesi arasındaki bağlantı doğrudan (YN Pompa ÖKC mühürlü bölümü içinde yer alan ABÜ üzerinden) olacak, ikisi arasında herhangi bir aparat, dönüştürücü veya benzeri bir cihaz bulunmayacaktır.

  1. i) YN Pompa ÖKC’nin mühürlü bölümü içinde yer alan ABÜ ile güvenli iletişim sağlayamayan veya iletişimi donanım arızaları ve benzeri sebeple kesilen pompa ünitelerinin (manuel veya arıza moduna alınması durumları dahil) güvenli iletişim sağlanıncaya veya arıza giderilinceye kadarki süreçte herhangi bir şekilde (başka bir pompa YN Pompa ÖKC ile bağlantısının gerçekleştirilmesi hali hariç) akaryakıt verme işlemini gerçekleştirmemesi gerekmektedir.
  2. j) Pompa ünitesinin YN Pompa ÖKC ile haberleşen donanım birimlerinin değişim işlemine tabi tutulması halinde ÖKC yetkili servislerine tutanak ile bilgi verilmesi zorunludur. Değiştirilen donanımların YN Pompa ÖKC ABÜ’sü ile iletişimlerinin (pompa CPU’suna ilişkin temel parametrelerin YN Pompa ÖKC’de kayıt altında tutulması ve izlenmesi suretiyle) sağlanması ÖKC üreticileri ve/veya yetkili servisleri ile pompa üreticileri ve/veya yetkili servislerinin sorumluluğu altında bulunmaktadır.
  3. k) YN Pompa ÖKC’ler, YN Pompa ÖKC’nin mühürlü bölümü içinde yer alacak olan ABÜ aracılığı ile akaryakıt istasyonlarında EPDK mevzuatı gereğince kullanılmakta olan istasyon otomasyon sistemleri ile GMP-3 veya ÖKC üreticileri ve otomasyon üreticileri tarafından geliştirilen güvenli ve şifreli iletişim protokolleri ile haberleşmek zorundadır.
  4. l) YN Pompa ÖKC’ler, mali yazılımlarının güncellenebilmesi, parametrelerinin yüklenebilmesi, yaşamsal durumlarının takip edilebilmesi bakımından ÖKC TSM’leri tarafından uzaktan yönetilip izlenebilmelidir.
  5. m) YN Pompa ÖKC’ler, bu fıkrada belirtilen özelliklere ilave olarak ynokc.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak teknik kılavuzlarda belirtilen asgari teknik özellikleri de haiz olmalıdır.

YN Pompa ÖKC’ye geçiş zorunluluğu

(1) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça onaylanan ve hali hazırda kullanılmakta olan;

  1. a) EKÜ’süz EN Pompa ÖKC’lerin en geç 30/6/2022 tarihine kadar,
  2. b) EKÜ’lü EN Pompa ÖKC’lerin en geç 31/12/2023 tarihine kadar,

YN Pompa ÖKC’lerle değiştirilmesi zorunludur.

(2) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça onaylanan ve halihazırda kullanılmakta olan; EKÜ’süz EN Pompa ÖKC’lerin bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, EKÜ’lü EN ÖKC’lerin ise 01/01/2022 tarihinden itibaren akaryakıt istasyonu işletmeleri tarafından üçüncü kişilere satışı veya devri yapılamaz.

(3) 01/01/2022 tarihinden itibaren EN Pompa ÖKC’lerin üretimi, ithali, mühürlenmesi ve satışı yapılmayacaktır.

Yeni açılacak akaryakıt istasyonlarında YN Pompa ÖKC kullanma zorunluluğu

(1) Bu Tebliğin yürürlük tarihi ile 1/1/2022 tarihleri arasında yeni mükellefiyet tesis edilmesi (kül halinde devir dahil) veya şube işyeri açılması durumunda, mükellefiyetin tesis edildiği, şube işyerinin açıldığı veya devir tarihinden itibaren en geç 60 gün içerisinde bu işyerlerinde YN Pompa ÖKC’lerin kullanılması zorunlu olup, belirtilen süre içerisinde henüz onay verilmiş YN Pompa ÖKC bulunmaması halinde ise EKÜ’lü EN Pompa ÖKC’lerin kullanılması zorunludur. Ancak bu süre içerisinde fiilen akaryakıt satışına başlanması durumunda ise satışa başlamadan önce bu zorunluluk başlayacaktır.

(2) Bu Tebliğin yürürlük tarihi ile 1/1/2022 tarihleri arasında satın alınan EKÜ’lü EN Pompa ÖKC’lerin 31/12/2023 tarihine kadar YN Pompa ÖKC ile değiştirilmesi zorunludur.

(3) 1/1/2022 tarihi ve sonrasında mükellefiyet tesis edilmesi veya şube işyeri açılması durumunda mükellefiyetin tesis edildiği veya şube işyerinin açıldığı tarihten itibaren en geç 60 gün içerisinde bu işyerlerinde YN Pompa ÖKC’lerin kullanılması zorunludur. Ancak bu süre içerisinde fiilen akaryakıt satışına başlanması durumunda satışa başlamadan önce bu zorunluluk başlayacaktır.

Pompa ÖKC’lerden gerçekleştirilen satışların elektronik ortamda Bakanlığa/Başkanlığa bildirim zorunluluğu

(1) YN Pompa ÖKC’lerden (Bu Tebliğin diğer maddeleri kapsamında kullanılmasına izin verilen EN Pompa ÖKC’ler dahil) gerçekleştirilen satışlara ilişkin ilgili teknik kılavuzlar ve GMP’lerde tanımlanan fiş, rapor veya diğer bilgilerin elektronik ortamda doğrudan ya da ÖKC TSM’leri aracılığıyla Bakanlık/Başkanlık BİM’e aktarılması zorunludur.

(2) Aktarım zorunluluğu bulunan fiş, rapor veya diğer bilgilerin Bakanlık/Başkanlık BİM’e aktarım zamanını (anlık ve/veya periyodik), aktarım yöntemini (doğrudan veya ÖKC TSM’leri aracılığıyla) ve aktarıma ilişkin diğer usul ve esasları Başkanlık ynokc.gib.gov.tr adresinde yapacağı duyurular ile belirlemeye yetkilidir.

(3) Aktarım zorunluluğu getirilen bilgilerin, ÖKC TSM’leri aracılığıyla gönderilmesinin belirlenmesi durumunda; bu bilgilerin zamanında, eksiksiz ve belirlenen format ve standartlarda Bakanlık/Başkanlık BİM’e elektronik ortamda gönderilme sorumluluğu ÖKC üreticileri ile birlikte ÖKC TSM’lerine aittir. YN Pompa ÖKC’lerin bağlı oldukları ÖKC TSM’leri ile sürekli çevrim içi bağlantılı olmasının sorumluluğu akaryakıt istasyonunu işleten mükellefe aittir.

ÖKC TSM’lerinin yetkilendirilmesi ile çalışma usul ve esasları

(1) Başkanlık, YN Pompa ÖKC bilgilerinin (üretim, aktivasyon, hurdaya ayırma, devir, bakım ve benzeri işlemlere ait) takip edilmesi, bu cihazların üreteceği fiş veya rapor bilgilerinin Başkanlıkça belirlenen teknik standartlara uygun olarak gizlilik ve güvenliği sağlanarak toplanması, saklanması, işlenmesi, anlık ve/veya periyodik olarak Bakanlık/Başkanlık BİM’e iletilmesi, mükellefler ve ÖKC üreticilerine elektronik ortamda sunulması ve raporlanması hizmetlerini gerçekleştirmek üzere niteliklerini belirleyeceği kuruluşları ÖKC TSM olarak yetkilendirebilir.

(2) Başkanlık, ÖKC TSM olarak yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerde bulunması gereken nitelikleri, başvuru, test, değerlendirme, izin, onay, güvenlik, denetim ve sorumluluğa ilişkin usul ve esaslar ile ÖKC TSM’ler tarafından uyulması gerekli diğer kural ve standartları ynokc.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak teknik kılavuzlarla belirlemeye ve yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin izlenmesi, denetlenmesi, yetkilendirmenin sonlandırılması ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

(3) ÖKC TSM’ler, YN Pompa ÖKC’lerin takip edilmesi, yönetilmesi, YN Pompa ÖKC mali yazılımlarının güncellenmesi, yazılımsal parametrelerinin yüklenmesi, YN Pompa ÖKC fiş ve raporlarının Bakanlık/Başkanlık BİM’e GMP’lerde belirlenen şekilde anlık ve/veya periyodik olarak doğrudan veya Başkanlıkça izin verilmesi durumunda kendi üzerinden aktarılması, YN Pompa ÖKC’lerden iletilen olay (log) kayıtlarının gerekli aksiyonların ivedilikle alınması için ilgili ÖKC üreticisi ve/veya yetkili servislerine elektronik ortamda iletilmesi ve sonuçlarının izlenmesi ile YN Pompa ÖKC’lere ilişkin verilerin ilgili mükellefler ve Başkanlığa elektronik ortamda raporlanması ve sunulması hizmetlerini yerine getirmeye yetkilidirler.

Cezai müeyyide

Bu Tebliğde belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket eden veya belirlenen sürelerde öngörülen yükümlülükleri yerine getirmeyen mükellefler, ÖKC üreticileri/yetkili servisleri, ÖKC TSM’leri, akaryakıt pompa üreticileri/pompa üreticisi yetkili servisleri ile banka ve benzeri kuruluşlar hakkında 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri uygulanır.

(1) YN Pompa ÖKC’lerin Bakanlık/Başkanlık BİM’e kaydı, kullanıcılara satışı ile satış sonrası servis ve benzeri işlemler 25/12/2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 465)’nde yapılan açıklamalar çerçevesinde elektronik ortamda yürütülecektir. Söz konusu işlemlerin ÖKC TSM’leri aracılığıyla elektronik ortamda yürütülmesine ilişkin usul ve esasları ynokc.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak duyurular ile belirlemeye Başkanlık yetkilidir.

(2) Akaryakıt istasyonlarında gerçekleştirilen satışlara ilişkin olarak düzenlenen belgelerde, fiilen yakıt verilen araç bilgisi yerine başka araçlara ilişkin bilgilere yer verildiğinin akaryakıt denetimi konusunda yetkili kamu kurum ve kuruluşlarının birimleri tarafından tespit edilmesi halinde, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma eylemlerinin araştırılması için akaryakıt istasyonlarını işleten mükellefler ve bu belgeleri kullananlar nezdinde vergi incelemesi için gerekli işlemlere ivedilikle başlanacaktır.

(3) Başkanlık;

  1. a) YN Pompa ÖKC onaylarına ilişkin test ve değerlendirme aşamalarını, onay işlemlerini gerçekleştiren test ve değerlendirme kuruluşlarının işlem kapasitesini ve bu kuruluşlarca önerilen test ve değerlendirme sürelerini, YN Pompa ÖKC’lerle ödeme ara yüzlerinin entegrasyon süreçlerini, akaryakıt pompa ünitelerinin YN Pompa ÖKC’lerle bağlantı ve entegrasyon sürecini ve benzeri diğer teknik çalışma gerekliliklerini değerlendirerek bu Tebliğde belirlenen süreleri ayrı ayrı veya birlikte her defasında 6 ayı geçmemek üzere ynokc.gib.gov.tr adresinde ilan ederek uzatmaya,
  2. b) Akaryakıt istasyonlarında bulunan istasyon otomasyon sistemlerinin güvenlik ve standartlarının sağlanması amacıyla, otomasyon yazılımını sunan ve/veya akaryakıt istasyonları ile dağıtım şirketlerine bu yazılımları kuran firmaların yazılımlarının temel, teknik, fonksiyonel özelliklerini ve güvenliğe ilişkin asgari olarak bulunması gereken hususları, ynokc.gib.gov.tr adresinde yayımlayacağı teknik kılavuzlar ile belirlemeye, yetkilidir.

(4) Akaryakıt pompa ÖKC uygulamasına yönelik olarak bu Tebliğde yer almayan konular hakkında 213 ve 3100 sayılı Kanunlara dayanılarak çıkarılan genel tebliğlerde belirtilen hususların uygulanmaya devam edeceği tabiidir.

(5) Bu Tebliğ ile YN Pompa ÖKC kullanma zorunluluğu getirilen mükellefler, bu Tebliğe konu olan faaliyetlerinde 30/9/2017 tarihli ve 30196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 483)’nin 6 ncı maddesi ile 1/6/2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 507) düzenlemelerinden yararlanamaz.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/16 Elektronik Tebligat Sistemi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 2) yayımlanmıştır

01.04.2021 tarihli ve 31441 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Sistemi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 2) ile 25/1/2018 tarihli ve 30312 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Sistemi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde değişiklikler yapılmış olup yapılan değişikliklere aşağıda karşılaştırmalı şekilde yer verilmiştir.

1 – 25/1/2018 tarihli ve 30312 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Sistemi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde (yeni haliyle) değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, değişen Bakanlık ismi güncellenmiş, 7201 sayılı Kanuna ilaveten 6182 sayılı ve 213 sayılı Kanunlara da atıfta bulunulmuştur.

Eski Hali Yeni Hali
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca ve Bakanlığın görev alanı kapsamında olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerince düzenlenen ve muhataplarına 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evrakın elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.

 

“MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, Ticaret Bakanlığınca ve Bakanlığın görev alanı kapsamında olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerince düzenlenen ve muhataplarına 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evrakın elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.”
2 – Aynı Tebliğin 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin” ibaresi “Gümrük Personeli ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, değişen Bakanlık ismi güncellenmiştir.

3 – Aynı Tebliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d) ve (ğ) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, değişen Bakanlık ismi güncellenmiş, 7201 sayılı Kanuna ilaveten 6182 sayılı ve 213 sayılı Kanunlara da atıfta bulunulmuştur.

Eski Hali Yeni Hali
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

 

b) Başkanlık: Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığını,

 

ç) Elektronik tebligat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken evrakın 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapısı üzerinden muhatapların elektronik adreslerine tebliğ edilmesini,

 

d) Elektronik tebligat adresi: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığın görev alanı kapsamında olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin işlemlerinde kullanılmak üzere Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca gerçek ve tüzel kişilere verilen tebliğe elverişli elektronik ortamı,

 

ğ) İdare: Muhataplara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilecek evrakı düzenleyen birimi,

 

 

…………………

ifade eder.

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;,

a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,

 

b) Başkanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığını,

 

ç) Elektronik tebligat: Ticaret Bakanlığının görev ve yetkileri kapsamında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evrakın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapısı üzerinden muhatapların elektronik adreslerine tebliğ edilmesini,

 

d) Elektronik tebligat adresi: Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığın görev alanı kapsamında olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin işlemlerinde kullanılmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca gerçek ve tüzel kişilere verilen tebliğe elverişli elektronik ortamı,”

 

ğ) İdare: Muhataplara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilecek evrakı düzenleyen birimi,

 

…………………

ifade eder.

4 – Aynı Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Maliye Bakanlığınca” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığınca” olarak değiştirilmiştir.
5 – Aynı Tebliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Maliye Bakanlığı” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığı” olarak değiştirilmiştir.
6 – Aynı Tebliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “7201 sayılı Tebligat Kanununda” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda” ibaresi eklenmiştir.
7 – Aynı Tebliğin 12 nci maddesinde yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanı” ibaresi “Ticaret Bakanı” olarak değiştirilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/15 Daha Önce Düşürülen Stopaj Oranlarının Uygulama Süresi 31/05/2021 Tarihine Kadar Uzatıldı

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67’nci maddesinde yer alan bazı kazanç ve iratlardan yapılacak tevkifat oranları 2006/10731 sayılı Karar ile belirlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesinde yer alan tevkifat oranları hakkındaki 2006/10731 sayılı bakanlar kurulu kararında Geçici 2. ve Geçici 3. Maddelerinin uygulanma sürelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin 3755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 01.04.2021 tarihli ve 31441 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.

Bu Karar ile 2006/10731 sayılı Kararın geçici 2 inci ve geçici 3 üncü maddelerinde yer alan stopaj oranlarının uygulama süreleri 31/5/2021 tarihine uzatılmıştır.

  1. a) Türk Lirası Mevduat faizi ve kar payı gelirlerine uygulanacak stopaj oranları

Daha önce yayımlanan 30/9/2020 tarihli ve 3032 Sayılı Karar ile Türk Lirası mevduat faizleri ve katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarına uygulanacak tevkifat oranları 30/09/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, geçici süreyle düşürülmüş akabinde 23/12/2020 tarihli ve 3321 Sayılı Karar ile bu oranların uygulama süresi 31/3/2021 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bu defa 3755 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 2006/10731 sayılı Kararın geçici 2 inci maddesinde yer alan 31/3/2021 ibareleri 31/5/2021 olarak değiştirilmiş ve bu suretle daha önce düşürülen ve uygulama süresi uzatılan stopaj oranların uygulama süresi 31/5/2021 tarihine kadar bir kez daha uzatılmıştır. Söz konusu uzatma 01.04.2021 tarihinde açılan ve vadesi yenilenen hesaplara uygulanacaktır.

Bahsi geçen uygulamaya ilişkin oranlar aşağıdaki gibidir;

2) Mevduat faizlerinden;

  1. i) Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda %5,
  2. ii) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda %3,

iii) 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0,

  1. iv) Enflasyon oranına bağlı olarak değişken faiz oranı uygulanan 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0,

3) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından;

  1. i) Vadesiz, ihbarlı ve özel cari hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda %5,
  2. ii) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda %3,

iii)1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0.”

  1. b) Banka tahvil ve bonoları ile fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarına uygulanan stopaj oranları

Daha önce yayımlanan 23/12/2020 tarihli ve 3321 Sayılı Karar ile 2006/10731 sayılı Karara eklenen Geçici 3’üncü madde ile 23/12/2020 ile 31/3/2021 tarihleri (bu tarih dâhil) arasında iktisap edilen, bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardan elde edilen gelir ve kazançlar ile fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlara aşağıda yer alan stopaj oranlarının uygulanacağı, ayrıca söz konusu tarihler arasında iktisap edilen yatırım fonlarından elde edilen gelir ve kazançlara da %0 oranında stopaj uygulanacağı hüküm altına alınmıştı.

Bu defa 3755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 2’nci maddesi ile 2006/10731 sayılı Kararın geçici 2’inci maddesinde yer alan “31/3/2021” ibaresi “31/5/2021” olarak değiştirilmiş, bu suretle daha önce düşürülen stopaj oranların uygulama süresi 31/5/2021 tarihine kadar uzatılmıştır.

Buna göre bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardan elde edilen gelir ve kazançlar ile fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlara uygulanan oranların uygulanması 31.05.2021 tarihine uzatılmıştır. Söz konusu uzama 01/04/2021 tarihinden itibaren iktisap edilen bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardan elde edilen gelir ve kazançlar ile fon kullanıcısının bu bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlar ile 01/04/2021 tarihinden itibaren iktisap edilen yatırım fonlarından elde edilen gelir ve kazançlara uygulanacaktır.

Stopaj oranları aşağıdaki gibidir;

– Vadesi 6 aya kadar (6 ay dâhil) olanlara sağlanan gelirlerden %5,

– Vadesi 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) olanlara sağlanan gelirlerden %3,

– Vadesi 1 yıldan uzun olanlara sağlanan gelirlerden %0,

– 6 Aydan az süreyle (6 ay dâhil) elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %5,

– 1 Yıldan az süreyle (1 yıl dâhil) elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %3,

– 1 Yıldan fazla süreyle elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %0.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/14 Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanma Süresi Bir Kez Daha Uzatıldı

Bilindiği üzere, 23/12/2020 tarih ve 3317 Sayılı Karar ile kısa çalışma ödeneğinin süresi 28/02/2021 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bu defa 19 Şubat 2021 tarih ve 31400 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3556 Sayılı Karar ile kısa çalışma ödeneğinin süresi 31/03/2021 tarihine kadar bir kez daha uzatılmıştır.

Buna göre;

– Yeni tip koronavirüs (Covid 19) nedeniyle 31/01/2021 tarihine kadar dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olmak,

– Kısa çalışma ödeneği süre uzatımından yararlanmak için süre uzatımı için yeni bir başvuruya ve uygunluk tespitine gerek bulunmamak,

– Daha önce kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için aynı şartları aşmamak kaydıyla,

işverenler 31/03/2021 tarihine kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecekler.

Düzenlemeden, 31/01/2021 tarihine kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş işyerleri yararlanabilecek olup, kısa çalışma başvuru süresi 31/01/2021 tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra yeni başvuru kabul edilmeyecektir. Diğer bir ifade ile başvuru süresi ile ilgili herhangi bir uzatma yapılmamıştır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/13 KDV Tevkifatı Uygulamasına İlişkin Tebliğ Yayımlandı

Bilindiği üzere, vergi alacağını güvence altına alabilmek amacıyla gerekli görülen hallerde verginin ödenmesinden işleme taraf olanlar sorumlu tutulabilmekte, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu tutulabilmektedir. Uygulamada KDV tevkifatı olarak adlandırılan bu yöntem oto güvenlik müessesesi olarak uzun zamandır uygulana gelmekte, zaman zaman da uygulama esaslarına yönelik değişiklikler yapılmaktadır.

16 Şubat 2021 tarih ve 31397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan KDV tevkifatı uygulamasına ilişkin “35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile 1 Mart 2021 tarihinden geçerli olmak üzere KDV tevkifatı uygulamasında, kapsama yeni alıcılar eklenmesi ve bazı tevkifat oranlarının değiştirmesi gibi önemli bir takım değişiklikler yapılmıştır.

  1. a) Kısmi tevkifat uygulamasına yeni alıcılar eklendi

Bilindiği üzere KDV Genel Uygulama Tebliğinde, kısmi tevkifat uygulaması kapsamında sorumlu olanlar, KDV mükellefi olanlar ve KDV mükellefi olmayanlar şeklinde iki grup halinde belirlenmiştir.

35 Seri Nolu Tebliğin 1’inci maddesi ile Ana Tebliğin “Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar” başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde yapılan değişiklikle, KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecek belirlenmiş alıcılara; sigorta ve reasürans şirketleri, sendikalar ve üst kuruluşları, vakıf üniversiteleri, mobil elektronik haberleşme işletmecileri de eklenmiştir. Bu durumda 1 Mart 2021 tarihinden geçerli olmak üzere, saylan bu alıcılar da kısmi tevkifat kapsamına giren alımlarında KDV tevkifatı uygulamak zorunda olacaklardır.

Son duruma göre (eski ve yeni) sorumlular karşılaştırmalı şekilde aşağıdaki tablodaki gibidir;

Eski Hali Yeni Hali
b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):

– 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,

– Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

– Döner sermayeli kuruluşlar,

– Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

– Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

– Bankalar,

– Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,

– Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

– Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, – Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,

– Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

– Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

– Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.’nde işlem gören şirketler,

– Kalkınma ve yatırım ajansları.

b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):

– 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,

– Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

– Döner sermayeli kuruluşlar,

– Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

– Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

– Bankalar,

– Sigorta ve reasürans şirketleri,

– Sendikalar ve üst kuruluşları,

– Vakıf üniversiteleri,

– Mobil elektronik haberleşme işletmecileri,

– Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,

– Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

– Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,

– Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,

– Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

– Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

– Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.’nde işlem gören şirketler,

– Kalkınma ve yatırım ajansları.

 

 

  1. b) Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje işlerinde Tevkifat Oranı Değişti

Tebliğin 2’nci maddesi ile Ana Tebliğin “Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı” başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

 

“Tebliğin;

– (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri,

– (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri

ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL’yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.”

 

Yapılan bu değişiklikle; sadece belirlenmiş alıcılara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanmaktayken, 1 Mart tarihinden geçerli olmak üzere belirlenmiş alıcılara ilaveten,  (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler hariç) KDV mükelleflerine karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde de KDV tevkifatı uygulaması zorunlu kılınmıştır.

Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi vb benzeri nedenlerle toplam bedelin sonradan 5 milyon lirayı geçmesi halinde ise zorunlu tevkifat uygulaması bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren başlayacaktır.

Diğer taraftan bu iş ve hizmetlerdeki tevkifat oranı 3/10 iken 4/10 olarak değiştirilmiştir.

Yine bu düzenleme kapsamında Tebliğin 3’üncü maddesi ile Ana Tebliğin “Kapsam” başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2.) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlar arasında yer almaması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL’nin altında olması” ibaresi eklenmiştir. Buna göre, alıcının belirlenmiş alıcılar arasında yer almaması veya KDV mükelleflerine yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL’nin altında kalması halinde ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmayacaktır.

  1. c) Diğer bazı KDV tevkifat oranlarında değişiklikler yapıldı

35 Nolu Tebliğ ile Ana tebliğde yapılan değişikliklerle diğer bazı KDV tevkifat oranlarında değişiklikler yapılmıştır. Buna göre;

– Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde uygulanan tevkifat oranı (5/10) iken (7/10) olarak,

– Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetlerinde uygulanan tevkifat oranı (5/10) iken (7/10) olarak,

– Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında uygulanan tevkifat oranı (7/10) iken (9/10) olarak,

– Baskı ve basım hizmetlerinde uygulanan tevkifat oranı (5/10) iken (7/10) olarak,

değiştirilmiştir.

Kamu özel iş birliği modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin işletme döneminde sunulan hizmetlerde;

–  Yapım işlerinde uygulanan tevkifat oranı (3/10) iken (4/10) olarak,

– Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetlerinde uygulanan tevkifat oranı (7/10) iken (9/10) olarak

değiştirilmiştir.

– Yük taşımacılığı hizmeti alımlarında tevkifat oranı (2/10) olarak,

– Servis taşımacılığı hizmeti alımlarında tevkifat oranı (5/10) olarak belirlenmiştir.

  1. e) Taşımacılık hizmetlerinde KDV tevkifatı

Tebliğin 7’nci maddesi ile Ana Tebliğin “Servis Taşımacılığı Hizmeti” başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

Eski Hali Yeni Hali
2.1.3.2.11. Servis Taşımacılığı Hizmeti

2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki taşımacılık hizmeti alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.11.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları girmektedir.

 

 

 

Söz konusu hizmetin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.

 

 

Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.

2.1.3.2.11. Taşımacılık Hizmetleri

2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.11.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.

Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.

Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.

Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.

 

Yapılan bu değişikliğe göre, KDV mükelleflerinin ve belirlenmiş alıcıların;

– Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10),

– Servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10)

oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Diğer taraftan kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri muaf tutulmuştur.

Bunun yanı sıra, taşımacılık hizmetini yüklenen bir firma bu işi bizzat yapmayıp başka bir firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmayacak, ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için ise KDV tevkifatı uygulanacaktır.

  1. f) Diğer hizmetlerde KDV tevkifatı uygulamasına ilişkin değişiklikler yapıldı

Tebliğin 9’uncu maddesi ile Ana Tebliğin “Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler” başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü başlığıyla birlikte değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
2.1.3.2.13. Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler

KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

 

“2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler

KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.”

 

Bilindiği üzere, KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanmaktadır.

Yapılan bu değişiklikle, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında bahsi geçen alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

  1. f) Ticari reklam hizmetleri

Tebliğin 11’inci maddesi ile Ana Tebliğde, aşağıdaki “Ticari Reklam Hizmetleri” başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölüm eklenmiştir.

2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri

2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.15.2. Kapsam

Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır.

Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.

Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.”

Yapılan bu değişikle, KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılar tarafından, reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımlarında  (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Bu işlerin yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılacaktır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmeyecektir.

Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında 7/10 oranında tevkifat uygulanacaktır.

  1. g) Devlet malzeme ofisi genel müdürlüğüne yapılan teslimler

Tebliğin 12’nci maddesi ile Ana Tebliğe, “Diğer Teslimler” başlıklı aşağıdaki (I/C-2.1.3.3.7.) bölümü eklenmiştir.

2.1.3.3.7. Diğer Teslimler

KDV mükellefleri tarafından Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün teslimlerde (su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji kullanımları hariç), söz konusu kurum tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

Buna göre, KDV mükellefleri tarafından Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’ne yapılan ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen (su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji kullanımları hariç) diğer bütün teslimlerde, adı geçen kurum tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması kararlaştırılmıştır.

ı) İade taleplerinin yerine getirilmesinde alıcı tarafından 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı

Bilindiği üzere, tevkifat kaynaklanan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması ve alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 Nolu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması gerekmekteydi. Bunun yanı sıra iade taleplerinin yerine getirilmesinde alıcı tarafından 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmamaktaydı.

Tebliğin 15’inci maddesi ile Ana Tebliğin “Tevkifata Tabi İşlemlerde KDV İadesi” başlıklı 2.1.5. böülümün “Genel Açıklamalar” başlıklı (I/C-2.1.5.1.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “şartı aranmaz” ibaresi “şarttır” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması zorunluluğu getirilmiştir.

  1. i) Tebliğde yer alan bazı örneklerin değiştirilmesi

Tebliğin;

– 13’üncü maddesi ile Ana Tebliğin “Matrahta Değişiklik” başlıklı (I/C-2.1.4.2.) bölümünde yer alan örnek,

– 14’üncü maddesi ile Ana Tebliğin “Fazla veya Yersiz Tevkif Edilen Vergilerin İadesi” başlıklı (I/C-2.1.4.3.) bölümünde yer alan Örnek,

Bu tebliğ ile yapılan değişikliklerine uygun olarak güncellenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/12 Elektronik Belge Uygulamalarına Geçişe İlişkin 509 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde Değişiklik Yapıldı

09.02.2021 Tarih ve 31390 sayılı Resmi Gazete’de elektronik belge uygulamalarına geçişe ilişkin  19.10.2019 tarih ve 509 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklik yapan 526 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

Söz konusu Tebliğ ile elektronik belge uygulamalarına ilişkin yapılan güncel değişiklikler konu başlıkları itibariyle aşağıda değerlendirilmiştir.

1) Sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükelleflere e-fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu getirildi

Tebliğin 1’inci maddesi ile 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümünün (a) fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş;

6. Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükellefler (hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczaneler, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, beşeri tıbbi ürün/ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri, ecza depoları vb.).

Yine bu Tebliğin 2’nci maddesi ile aynı Tebliğin “IV.1.5. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi” başlıklı bölümünün birinci fıkrasına aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir;

d) Bu Tebliğin “IV.1.4” numaralı bölümünün (a) fıkrasının (6) numaralı bendinde sayılanlar 1/7/2021 tarihinden itibaren, bu tarihten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayanlar ise söz konusu Kuruma fatura düzenlemeye başlamadan önce e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

Buna göre, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükelleflerin e-Fatura uygulamasına dâhil olmaları ve e-Fatura uygulamasına kayıtlı diğer kullanıcılara faturalarını e-Fatura olarak düzenlemeleri ve bunlardan e-Fatura olarak almaları zorunlu hale gelmiştir.

Ayrıca yukarıda sayılan mükelleflerin 01/07/2021 tarihinden itibaren, bu tarihten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayanların ise söz konusu Kuruma fatura düzenlemeye başlamadan önce e-Fatura uygulamasına geçmeleri gerekmektedir.

 

 

2) E-Arşiv faturanın özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenebilmesi imkanı getirildi

Tebliğin 3’üncü maddesi ile aynı Tebliğin “IV.2.4.3. e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar” başlıklı bölümünün birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
“e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi) aşması halinde, söz konusu faturaların, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden düzenlenmesi zorunludur. Söz konusu faturaların bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde e-Arşiv Fatura yerine matbu (kağıt) fatura olarak düzenlenmesi veya alınması halinde, faturayı düzenleyen ile nihai tüketici dışındaki vergi mükellefiyeti bulunan alıcı hakkında düzenlenen veya alınan her bir kağıt fatura için ayrı ayrı olmak üzere Kanunun 353 üncü maddesinde öngörülen cezai hüküm uygulanır.”

 

“e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi) aşması halinde, söz konusu faturaların, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portaline gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur. Söz konusu faturaların bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde e-Arşiv Fatura yerine matbu (kağıt) fatura olarak düzenlenmesi veya alınması halinde, faturayı düzenleyen ile nihai tüketici dışındaki vergi mükellefiyeti bulunan alıcı hakkında düzenlenen veya alınan her bir kağıt fatura için ayrı ayrı olmak üzere Kanunun 353 üncü maddesinde öngörülen cezai hüküm uygulanır.”

 

Buna göre e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5.000 TL’yi) aşması halinde, Gelir İdaresi Başkanlığınca sunulan e-belge düzenleme portali üzerinden düzenlenme zorunluluğu Başkanlığın e-belge düzenleme portaline gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenebilmesi yönünde genişletilmiştir.

3) E-İrsaliye uygulamasına yönelik açıklamalar

Tebliğin 4’üncü maddesi ile aynı Tebliğin “IV.3.6. e-İrsaliye Uygulamasına Geçiş Süresi” başlıklı bölümünün ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
1/1/2020 tarihinden itibaren Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle EPDK’dan lisans alanlar, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenler, maden ruhsat veya sertifikası alanlar, şeker imalini gerçekleştirenler, demir, çelik ürünlerinin imal, ithal veya ihracını gerçekleştirenler, Gübre Takip Sistemine dahil olanlar, Hal Kayıt Sistemi kapsamındaki sebze ve meyvelerin toptan ticaretini yapmaya başlayanlar için, e-İrsaliye uygulamasına geçme zorunluluğu, söz konusu işlemlerinin gerçekleştirildiği ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren başlayacaktır. “1/1/2020 tarihinden itibaren; Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle EPDK’dan lisans alanlar, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenler, maden ruhsat veya sertifikası alanlar (yaptıkları sözleşmeye istinaden maden üretim faaliyetinde bulunan mükellefler dahil), şeker imalini gerçekleştirenler, demir, çelik ürünlerinin imal, ithal veya ihracını gerçekleştirenler, Gübre Takip Sistemine dahil olanlar, Hal Kayıt Sistemi kapsamındaki sebze ve meyvelerin toptan ticaretini yapmaya başlayan tüccar veya komisyoncular söz konusu şartların sağlandığı ayı izleyen dördüncü ayın başından, ilgili hesap dönemi brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin ise müteakip hesap döneminin yedinci ayı başından itibaren e-İrsaliye uygulamasına geçmeleri ve bu tarihten itibaren düzenleyecekleri sevk irsaliyelerini bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, e-İrsaliye olarak düzenlemeleri ve kayıtlı kullanıcılardan e-İrsaliye olarak almaları zorunludur.”

 

Yapılan bu değişiklikle;

– Hal Kayıt Sistemi kapsamındaki sebze ve meyvelerin toptan ticaretini yapmaya başlayanlar ifadesinin hem tüccar hem de komisyoncuları kapsadığı,

– İlgili hesap dönemi brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin müteakip hesap döneminin yedinci ayı başından itibaren e-İrsaliye uygulamasına geçmelerinin zorunlu oluğu,

açıklanmış,

– İlgili hesap dönemi brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin müteakip hesap döneminin dördüncü ayı başından itibaren E-İrsaliye düzenlemeleri ve kayıtlı kullanıcılardan e-İrsaliye olarak almalarının zorunluluğu, müteakip hesap döneminin yedinci ayı başı olarak değiştirilmiştir (Diğer mükelleflerin durumlarında değişiklik yapılmamıştır).

4) E-Döviz alım-satım belgesi uygulamasını tüm mükelleflerin kullanabilmesi

Tebliğin 5’inci maddesi uyarınca, aynı Tebliğin “IV.10.1. Genel Olarak” başlıklı bölümünün birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
e-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması, döviz alım ve satım faaliyetinde bulunan yetkili müesseseler tarafından kağıt ortamda düzenlemekte olan Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satım Belgesi’nin, elektronik ortamda düzenlenmesi, muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt ortamda iletilebilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesine imkan veren uygulamadır. “e-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması, döviz alım ve satım faaliyetinde bulunan yetkili müesseseler dahil olmak üzere ilgili mevzuat gereğince döviz alım-satım belgesi düzenleyebilen tüm mükellefler tarafından kağıt ortamda düzenlemekte olan Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satım Belgesi’nin, elektronik ortamda düzenlenmesi, muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt ortamda iletilebilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesine imkan veren uygulamadır.”

 

 

Yapılan değişiklikle, e-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması, ilgili mevzuat gereğince döviz alım-satım belgesi düzenleyebilen tüm mükellefler tarafından kullanılabilecektir.

5) E-Adisyon uygulaması

Tebliğin 6’ncı maddesi ile aynı Tebliğe aşağıdaki “IV.12. e-Adisyon Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiştir.

IV.12. e-Adisyon Uygulaması

IV.12.1. Genel Olarak

185, 200, 298 ve 299 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca, masada servis yapılan ve gerçek usulde (bilanço veya işletme hesabı esasına göre) vergilendirilen hizmet işletmeleri (lokanta, kafeterya, pastane, gazino, bar, pavyon gibi) tarafından kullanılması zorunluluğu bulunan ve kağıt ortamda düzenlenmekte olan “adisyon”un elektronik belge olarak düzenlenmesi, muhafaza ve ibraz edilebilmesi ile belge veya bilgilerinin Başkanlığa elektronik ortamda iletilmesine veya raporlanmasına ilişkin düzenlemeler bu bölümün konusunu oluşturmaktadır.

Bu Tebliğde düzenlenen e-Adisyon belgesi, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki “Adisyon” belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.

IV.12.2. e-Adisyon Uygulamasına Dâhil Olma

e-Adisyon uygulaması bu Tebliğin “IV.12.4.” numaralı bölümünde belirtilen mükellefler dışındaki mükellefler için zorunlu bir uygulama olmayıp, uygulamaya dahil olmak isteyen mükelleflerin;

  1. a) e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına dâhil olması,
  2. b) Bu Tebliğde açıklanan usul ve esaslara uygun olarak, e-Adisyon belgesini düzenleyebilme, muhafaza ve ibraz edebilme, belge ve bilgilerini elektronik ortamda Başkanlığa iletebilme konusunda gerekli hazırlıklarını tamamlamış olması,
  3. c) Bu Tebliğin “V.1.” numaralı bölümünde belirtilen, uygulamadan yararlanma yöntemleri arasında bulunan “Özel Entegratör Yöntemi” ya da “Doğrudan Entegrasyon Yöntemi”nden birisini tercih ederek başvuru esaslarına uygun şekilde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmak için başvuruyu yapması,

gerekmektedir.

IV.12.3. e-Adisyon Belgesinin Düzenlenmesi ve Belgede Bulunması Gereken Bilgiler

Bu bölümde belirtilen gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmeleri tarafından sunulan hizmetin veya emtianın cins ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen adisyon belgeleri, e-Adisyon uygulamasına dahil olan mükellefler tarafından müşteriden sipariş alınırken Başkanlıkça belirlenen asgari bilgileri ihtiva edecek içerikte ve belirlenen belge formatında elektronik ortamda düzenlenecektir.

Elektronik ortamda düzenlenen adisyon belgesinin, hizmetin sunumu süresince müşterinin masasında kağıt çıktısının bulundurulması zorunlu olmayıp, oluşturulmaya başlanan (açılan) her adisyon belgesinin hizmetin tamamlanması ile birlikte eş zamanlı olarak, ayrıca üzerinde e-Adisyon Belgesinin evrensel tekil numarasının (ETTN) yer alacağı e-Fatura, e-Arşiv Fatura ya da yeni nesil ÖKC’lerden düzenlenen perakende satış fişinin düzenlenmesi zorunludur.

e-Adisyon belgesinde aşağıda yer alan bilgilerin bulunması zorunludur:

  1. a) Hizmet işletmesinin adı, soyadı veya unvanı, vergi dairesi, TCKN/VKN’si ve adresi,
  2. b) e-Adisyon belgesinin düzenlenme tarihi, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanı, evrensel tekil numarası ve e-Belge numarası,
  3. c) Sunulan hizmetin veya emtianın adı (cinsi) ve miktarı,

ç) Hizmetin tamamlanması ile birlikte düzenlenecek e-Fatura, e-Arşiv Fatura veya yeni nesil ÖKC’den düzenlenecek perakende satış fişinde yer alacak vergiler hariç ve dahil toplam hizmet tutarı,

  1. d) Düzenlenen e-Adisyon belgesinin ilişkili olduğu e-Fatura veya e-Arşiv Fatura’nın evrensel tekil tanımlama numarası (ETTN) veya perakende satış fişinin düzenlendiği ÖKC’nin cihaz sicil numarası.

Başkanlık, ihtiyaç duyulması halinde söz konusu bilgilere ilave bilgilerin de e-Adisyon belgesinde bulunmasını, mükelleflere gerekli duyuruları ebelge.gib.gov.tr adresinde yaparak isteyebilir.

Mükellefler e-Adisyon belgesi üzerindeki zorunlu bilgilere ilave olarak ihtiyaçları doğrultusunda farklı bilgilere de yer verebileceklerdir.

IV.12.4. e-Adisyon Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu

Başkanlık, adisyon belgesi düzenleyen hizmet işletmelerine, yıllık veya aylık satış hasılatı tutarlarını dikkate alarak, geçiş hazırlıkları için en az 3 ay geçiş süresi vermek ve yazılı bildirim ya da ebelge.gib.gov.tr adresinde duyurmak suretiyle e-Adisyon uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkilidir.

Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin yazılı bildirim ve duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmaları gerekmektedir. Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin, yazıda veya duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olması ve düzenleyeceği adisyon belgelerini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri gerekmektedir. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Kanunda öngörülen cezai hükümler uygulanır.

IV.12.5. e-Adisyon Uygulamasına Geçiş Süresi

Başkanlık tarafından e-Adisyon uygulamasına zorunlu olarak dahil olacağı yazılı bildirim veya duyuru ile bildirilen mükelleflerin, Başkanlık tarafından yapılan bildirim veya duyuruda belirtilen süre içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olmaları ve bu tarihten itibaren bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, adisyon belgesini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri zorunludur.

IV.12.6. Ceza Uygulaması

Zorunluluk getirildiği halde e-Adisyon uygulamasına süresi içinde geçmeyen mükellefler ile e-Adisyon şeklinde düzenlenmesi gereken adisyon belgesini, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeyen mükellefler (kağıt adisyon olarak düzenleyenler dahil) hakkında Kanunda öngörülen cezai hükümler uygulanır.”

Buna göre masada servis yapılan ve gerçek usulde (bilanço veya işletme hesabı esasına göre) vergilendirilen hizmet işletmeleri (lokanta, kafeterya, pastane, gazino, bar, pavyon gibi) tarafından kullanılması zorunluluğu bulunan ve kâğıt ortamda düzenlenmekte olan “adisyon” elektronik belge olarak düzenlenecektir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, adisyon belgesi düzenleyen hizmet işletmelerine, yıllık veya aylık satış hasılatı tutarlarını dikkate alarak, geçiş hazırlıkları için en az 3 ay geçiş süresi vermek ve yazılı bildirim ya da ebelge.gib.gov.tr adresinde duyurmak suretiyle e-Adisyon uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bunun dışındaki mükellefler için zorunluluk bulunmaktadır.

Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin yazılı bildirim ve duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmaları gerekmektedir. Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin, yazıda veya duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olması ve düzenleyeceği adisyon belgelerini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri gerekmektedir.

6) Mali mühür üretimi ve satışı

Tebliğin 7’nci maddesi ile aynı Tebliğin “V.9. Mali Mühür” başlıklı bölümünün sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Başkanlık, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlarından mali mühür üretimi konusunda Başkanlıkça belirlenen ve ebelge.gib.gov.tr internet adresinde yayımlanan “Mali Mühür Üretimi Başvuru, Değerlendirme ve İzin Kılavuzu”nda açıklanan teknik koşulları sağlayan kuruluşları da mali mühür üretimi ve satışı konusunda yetkilendirebilir. Başkanlıkça yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlar ebelge.gib.gov.tr adresinde yayınlanır.”

Buna göre Başkanlık, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlarından mali mühür üretimi konusunda Başkanlıkça belirlenen ve ebelge.gib.gov.tr internet adresinde yayımlanan “Mali Mühür Üretimi Başvuru, Değerlendirme ve İzin Kılavuzu”nda açıklanan teknik koşulları sağlayan kuruluşları da mali mühür üretimi ve satışı konusunda yetkilendirebilecektir. Başkanlıkça yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlar ebelge.gib.gov.tr adresinde yayınlanacaktır.

7) E-Belgelere ilişkin iptal/itiraz, ihbar ve ihtarların bildirilmesi

Tebliğin 8’inci maddesi ile aynı Tebliğe “V.10. e-Belgelere İlişkin İptal/İtiraz, İhbar ve İhtarların Bildirilmesi” başlıklı bölüm eklenmiştir.

 “V.10. e-Belgelere İlişkin İptal/İtiraz, İhbar ve İhtarların Bildirilmesi

Bu Tebliğ kapsamında düzenlenen e-Belgelere ilişkin olarak 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılan ihbar veya ihtarlar ile e-Belge iptal işlemlerinin 1/5/2021 tarihinden itibaren, ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzda belirtilen usul, esas ve süreler içinde, elektronik ortamda Başkanlık bilgi işlem sistemine bildirilmesi zorunludur.

Buna göre Tebliğ kapsamında düzenlenen e-Belgelere ilişkin olarak 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılan ihbar veya ihtarlar ile e-Belge iptal işlemlerinin 1 Mayıs 2021 tarihinden itibaren, ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzda belirtilen usul, esas ve süreler içinde, elektronik ortamda Başkanlık bilgi işlem sistemine bildirilmesi zorunludur.

Bahsi geçen 6102 sayılı Kanunun 18/3 fıkrası şu şekildedir; “(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.”

8) E-Belge uygulamalarından yararlanma yöntemlerinden herhangi birini seçmeyenler için GİB tarafından re’sen tanımlama yapılması

Tebliğin 9’uncu maddesi ile aynı Tebliğin “VIII-Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Başkanlık, kendilerine e-Belge uygulamalarına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflerin zorunluluklarının başlayacağı tarihe kadar e-Belge uygulamalarından yararlanma yöntemlerinden herhangi birini seçerek uygulamaya dahil olmamaları halinde, bu Tebliğin “V.1.1.” numaralı bölümünde belirtilen “GİB Portal Yöntemine göre kullanıcı hesaplarını re’sen tanımlamaya yetkilidir.”

Buna göre Gelir İdaresi Başkanlığının, kendilerine e-Belge uygulamalarına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflerin zorunluluklarının başlayacağı tarihe kadar e-Belge uygulamalarından yararlanma yöntemlerinden herhangi birini seçerek uygulamaya dahil olmamaları halinde, bu Tebliğin “V.1.1.” numaralı bölümünde belirtilen “GİB Portal Yöntemine göre kullanıcı hesaplarını re’sen tanımlamaya yetkili olduğu belirtilmiştir

Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup tam metni ektedir.

 

Bülten 2021-12 Eki Tebliğ

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/11 Yabancı Paraların 31.12.2010 Tarihi İtibariyle Yapılacak Değerlemesinde Esas Alınacak Kurların Tespit ve İlan Edildiği 525 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği Yayımlandı

Bilindiği üzere 213 sayılı VUK’nun 280’inci maddesinde yabancı paraların değerlemesiyle ilgili olarak, “Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Bu düzenlemeye göre yabancı paraların değerleme ölçüsü, borsa rayicidir. Diğer taraftan Ülkemizde döviz alım ve satımı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararla yapılan değişikliklerle genel olarak serbest bırakılmış olup henüz yabancı para borsası kurulmamıştır. O nedenle de yabancı paraları değerlemede uygulanacak kurlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca değerlemenin yapılacağı Aralık ayının son günü itibariyle TC Merkez Bankasından almak suretiyle Resmi Gazetede yayımlanarak tespit ve ilan edilmektedir.

Bakanlık bu şekilde efektif ve döviz alış olmak üzere iki farklı kur ilan etmekte olup efektif alış kurları, mükelleflerin nakit (banknot) yabancı paraları için uygulanmaktadır. Bankada mevcut yabancı paralar da efektif alış kuru ile değerlenmekte, döviz alış kurları ise yabancı para cinsinden düzenlenen mektuplar, senetler, kıymetli evraklar gibi nakit olmayan yabancı paralar için uygulanmaktadır.

Bakanlıkça kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması gerekmekte olup bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanması gerekmektedir.

Diğer taraftan vergi uygulamaları bakımından bankaların Bakanlıkça belirlenen kurlar yerine, T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerekmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca 09 Şubat 2021 Tarihli ve 31390 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 525 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile borsada rayici olmayan yabancı paralar için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince 31.12.2010 tarihinde yapılacak değerlemelere esas kurları aynı Kanunun 280’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan hükümlere dayanarak tespit ve ilan etmiştir.

Döviz ve efektif kurlarının yer aldığı tebliğ eki tablo ile Tebliğ metni aşağıdaki gibidir.

 

SIRA NO DÖVİZLER KUR (TL)
1 I ABD Dolan 7,3405
2 1 Arjantin Pesosu 0,08744
3 1 Arnavutluk Leki 0,07278
4 1 Avustralya Doları 5,6076
5 1 Azerbaycan Yeni Manalı 4,3244
6 1 B.A.E. Dirhemi 2,0002
7 1 Bahama Doları 7,3471
8 1 Bahreyn Dinarı 19,4875
9 1 Bangladeş Takası 0,08665
10 1 Barbados Doları 3,6388
11 1 Bolivya Boliviyanosu 1,06867
12 1 Bosna Hersek Markı 4,5981
13 1 Botsvana Pulası 0,68107
14 1 Brezilya Reali 1,4101
15 1 Bulgar Levası 4,5798
16 1 Burundi Frangı 0.00379
17 1 Cezayir Dinarı 0,05563
18 1 Çek Korunası 0,34442
19 1 Çin Yuam 1,1182
20 1 Danimarka Kronu 1,209
21 1 Dominik Pesosu 0,1265
22 1 Endonezya Rupisi 0,00052
23 1 Etiyopya Birri 0,18678
24 1 Fas Dirhemi 0,82402
25 1 Filipin Pesosu 0,15293
26 1 Gana Yeni Sedisi 1,25377
27 1 Guatemala Çuetzali 0,94254
28 1 Guyana Doları 0,03512
29 1 Güney Afrika Randı 0,50288
30 1 Güney Kore Wonu 0,00676
31 1 Güney Sudan Lirası 0,04181
32 1 Gürcistan Larisi 2,2434
33 1 Haiti Gourdesi 0,1011
34 1 Hırvatistan Kunası 1,1949
35 1 Hindistan Rupisi 0,10025
36 1 Honduras Lempirası 0,30468
37 1 Hong Kong Doları 0,94771
38 1 İrak Dinarı 0,00503
39 1 İngiliz Sterlini 9,9438
40 100 İran Riyali 0,01738
41 1 İsveç Kronu 0,89313
42 1 İsviçre Frangı 8,2841
43 1 İzlanda Kronu 0,05776
44 100 Japon Yeni 7,093
45 1 Kanada Doları 5,7315
46 1 Katar Riyali 2,0048
47 1 Kazakistan Tengesi 0,01743
48 1 Kolombiya Pesosu 0,00211
49 1 Kosta Rika Kolonu 0,01204
50 1 Kuveyt Dinarı 23,9533
51 1 Laos Kipi 0,00079
52 1 Lesotho Lotisi 0,50292
53 1 Liberya Doları 0,04501
54 1 Libya Dinarı 5,4829
55 1 Lübnan Lirası 0,00486
56 1 Macar Forinti 0,02472
57 1 Makedonya Dinarı 0,14634
58 1 Malezya Ringgiti 1,8199
59 1 Meksika Pesosu 0,37021
60 1 Mısır Lirası 0,46695
61 1 Moldova Leyi 0,42728
62 1 Namibya Doları 0,50285
63 1 Nepal Rupisi 0,06264
64 1 Nijerya Nayrası 0,01927
65 1 Nikaragua Kordobası 0,21082
66 1 Norveç Kronu 0,8539
67 1 Özbekistan Somu 0,0007
68 1 Pakistan Rupisi 0,04546
69 1 Panama Balboası 7,3471
70 1 Paraguay Guaranisi 0,00107
71 1 Peru Yeni Solu 2,0304
72 1 Polonya Zlotisi 1,9902
73 1 Rumen Leyi 1,8373
74 I Rus Rublesi 0,09844
75 1 Sırp Dinarı 0,0767
76 1 Singapur Doları 5,5477
77 1 Somali Şilini 0,0127
78 1 Sri Lanka Rupisi 0,03961
79 1 Sudan Poundu 0,13327
80 1 Suriye Lirası 0,00584
81 1 Suudi Arabistan Riyali 1,9563
82 1 Svaziland Lilangenisi 0,50285
83 1 Şili Pesosu 0,01031
84 1 Tayland Bahtı 0,24531
85 1 Tunus Dinarı 2,7383
86 1 Türkmenistan Manalı 2,1022
87 l Ukrayna Hryvnası 0,25927
88 1 Umman Riyali 19,1081
89 1 Uruguay Pesosu 0,17425
90 1 Ürdün Dinarı 10,3626
91 1 Venezuela Bolivarı Fuertesi 0,00003
92 l Vietnam Dongu 0,00032
93 1 Yemen Riyali 0,02933
94 1 Yeni Belarus Rublesi* 2,83409
95 1 Yeni İsrail Şekeli 2,2886
96 1 Yeni Tay van Doları 0,26136
97 1 Yeni Zelanda Doları 5,287
98 1 Zambiya Kvaçası 0,3472
99 I Euro 9,0079
SIRA NO EFEKTİFLER KUR (TL)
1 1 ABD Doları 7,3353
2 1 Avustralya Doları 5,5818
3 1 Danimarka Kronu 1,2081
4 1 Euro 9,0015
5 1 İngiliz Sterlini 9,9369
6 1 İsveç Kronu 0,8925
7 I İsviçre Frangı 8,2717
8 100 Japon Yeni 7,0668
9 1 Kanada Doları 5,7103
10 1 Kuveyt Dinarı 23,594
11 1 Norveç Kronu 0,85331
12 1 Suudi Arabistan Riyali 1,9417

 

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/10 KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 34 Seri No.lu Tebliğ Yayımlandı

5 Şubat 2021 tarih ve 31386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 34 Seri No.lu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde önemli bir takım değişiklikler yapılmış olup, konu başlıkları itibariyle yapılan değişiklikler aşağıda özetlenmiştir.

  1. a) Alıcı ve satıcının mücbir sebep kapsamında bulunması halinde (KDV) tevkifat uygulamasına devam edilecek

Bilindiği üzere, mücbir sebebin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar geçen sürede, mücbir sebep kapsamında olan mükelleflerin ödevleri ertelenmektedir. Bu kapsamda beyanname verme yükümlülükleri ileri tarihe ertelenen mükelleflerin, mücbir sebep halinde bulunduğu süre içerisinde kısmi tevkifat kapsamındaki alımları için de tevkifat uygulanmamaktadır.

34 Nolu Tebliğin 1. Maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünün son paragrafının sonuna eklenen “Şu kadar ki, işleme taraf satıcı mükellefin de mücbir sebep kapsamında bulunması halinde, söz konusu alımlarda genel hükümler çerçevesinde tevkifat uygulamasına devam olunur.” cümlesi ile hem alıcının hem de satıcının mücbir sebep kapsamında bulunması halinde KDV tevkifatı uygulamasına devam edileceği hüküm altın alınmıştır.

  1. b) Faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden iade yapılabilmesi mümkün kılınmıştır

Bilindiği üzere, hizmet ihracına ilişkin beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye’ye gelmeden yerine getirilmemektedir.

Tebliğin 2’nci maddesiyle, aynı ana Tebliğin “İstisnanın Tevsiki ve Beyanı” başlıklı (II/A-2.2.) bölümünün birinci paragrafında parantez içi kısımda yer alan “dövizin” ibaresi “bedelin” olarak değiştirilmiş, dördüncü paragrafının sonuna “Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.” cümlesi eklenmiş, beşinci paragrafında ve devamındaki “Örnek”te yer alan “döviz olarak” ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve (II/A-2.3.) bölümünün birinci paragrafında parantez içi kısımda yer alan “dövizin” ibaresi “bedelin” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu düzenlemeler uyarınca, faturada Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.

  1. c) İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında yapılacak teslim ve hizmetlerde istisna süresi uzatıldı 

Tebliğin 3’üncü maddesiyle, ana Tebliğin (II/E-5.), (II/E-5.1.) ve (II/E-5.3.) bölümlerinin birinci paragraflarında yer alan “İstanbul İl Özel İdaresine” ibareleri “İstanbul Valiliğine” olarak, (II/E-5.) ve (II/E-5.1.) bölümlerinin birinci paragraflarında yer alan “31/12/2020” ibareleri “31/12/2025” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında yapılacak teslim ve hizmetlerde istisna süresi 31/12/2025 tarihine uzatılmıştır.

  1. d) 2021 UEFA şampiyonlar ligi finali müsabakaları kapsamında yapılacak teslim ve hizmetler istisna kapsamına alınmıştır

Tebliğin 4’üncü maddesiyle, ana Tebliğin (II/E-10.) bölümünün başlığında ve birinci paragrafında yer alan “2020” ibareleri “2021” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, 2021 UEFA şampiyonlar ligi finali müsabakaları kapsamında yapılacak teslim ve hizmetler de KDV istisnası kapsamına alınmıştır.

  1. e) Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetlerindeki istisna süresi uzatılmıştır

Tebliğin 5’inci maddesiyle, ana Tebliğin (II/G-3.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “31/12/2020” ibaresi “31/12/2023” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, KDV Kanunu’nun Geçici 23’üncü maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetleri ile bu mal ve hizmetlerin bağışı yapacak olanlara teslim ve ifasında uygulanan KDV istisnası süresi  31/12/2023 tarihine kadar uzatılmıştır.

  1. f) Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun Ek 1’inci maddesi kapsamında yapılan devirlere KDV istisnası getiriliştir

Hatırlanacağı üzere, 02/12/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7257 sayılı “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen Geçici Madde ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun Ek 1’inci maddesi kapsamındaki devirler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Tebliğin 6’ncı maddesiyle, söz konusu düzenlemeye ilişkin açıklama getirmek amacıyla, ana Tebliğin “Geçici Maddelerde Yer Alan İstisnalar” (II/G.)  bölümünün sonuna başlığı ile birlikte aşağıdaki bölümler eklenmiştir.

9. Doğal Gaz Piyasası Kanununun Ek 1 inci Maddesi Kapsamında Yapılan Devirler

3065 sayılı Kanuna 7257 sayılı Kanunla eklenen geçici 41 inci maddede;

“18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirler katma değer vergisinden müstesnadır. Bu kapsamda yapılan işlemler için yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla giderilemeyen vergiler iade edilmez. Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

hükmü yer almaktadır.

İstisna uygulaması, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirleri kapsamakta olup, söz konusu istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak yüklendikleri vergileri indirim konusu yapmaları mümkündür. Bununla birlikte, söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen verginin iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır.”

  1. g) Yapı kullanma izin belgesi bulunan ve mülkiyeti devredilen konutların tesliminde iade uygulaması

Tebliğ’in 7’nci maddesiyle ana Tebliğin indirimli orana tabi işlemlerde iade uygulamasına ilişkin olarak, “Vergi İnceleme Raporuna Göre Mahsuben İade” başlıklı (III/B-3.4.8.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

3.4.9. Yapı Kullanma İzin Belgesi Bulunan ve Mülkiyeti Devredilen Konutların Tesliminde İade

İndirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle iade talebinde bulunulabilmesi için konutların tamamlanarak alıcılara fiilen teslim edildiğinin tevsiki gerekmektedir.

Gayrimenkul satışlarında mülkiyetin devri ise gayrimenkulün tapuda alıcı adına tescil edilmesi suretiyle gerçekleşmektedir.

Diğer taraftan, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 30 uncu maddesine göre, yapı inşaatının tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye veya valilikten yapı kullanma izni alınması mecburidir. Bu izin, yapı sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespitine ilişkindir.

Bu itibarla, yapı kullanma izin belgesi bulunan ve tapuda mülkiyet devri gerçekleşen konutlara ilişkin KDV iade talepleri, konutun fiilen kullanımına ilişkin başkaca bir belge aranmasına veya bu bağlamda bir yoklama yapılmasına gerek bulunmaksızın değerlendirmeye alınır.

Yapılan bu değişiklikle, yapı kullanma izin belgesi bulunan ve tapuda mülkiyet devri gerçekleşen konutlara ilişkin KDV iade talepleri, konutun fiilen kullanımına ilişkin başkaca bir belge aranmasına veya bu bağlamda bir yoklama yapılmasına gerek bulunmaksızın değerlendirmeye alınacaktır.

  1. h) (ÖTV’ye tabi olan malların indirimli oran uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) KDV iade alacağı ÖTV Kanunu’ndan doğan borçlara mahsup edilemeyecek

Bilindiği üzere, mükellefler, KDV iade alacaklarını, vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına, ithalde alınan vergilere ve SGK prim borçlarına mahsup edebilmektedirler.

Tebliğin 8’inci maddesiyle, ana Tebliğin KDV iadesine ilişkin, “Mahsup Edilebilecek Borçlar” başlıklı (IV/A-2.1.1.) bölümünün birinci paragrafının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Şu kadar ki, 3065 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, KDV iade alacağı ÖTV Kanunundan doğan borçlara (ÖTV’ye tabi olan malların indirimli oran uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) mahsup edilemez.

Yapılan bu düzenleme uyarınca, KDV iade alacağı ÖTV Kanunundan doğan borçlara (ÖTV’ye tabi olan malların indirimli oran uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) mahsup edilemeyecektir.

ı) Özel esaslar uygulamasına ilişkin olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümlerinde yeni düzenlemeler yapıldı

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370. maddesinin (b) fıkrasında, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış olan sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitler bakımından mükelleflere ön tespite ilişkin yazının tebliğ edilebileceği ve mükelleflerin beyanlarını düzeltebilecekleri düzenlenmiştir.

Tebliğin 9’uncu maddesiyle, aynı Tebliğin “İşlemlerin Gerçekliğini İspat” başlıklı (IV/E-5.) bölümünün ikinci paragrafı ile yedinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Tebliğin ikinci paragrafında yapılan düzenleme uyarınca, söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasların 30/7/2020 tarihli ve 31201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve izaha davet uygulamasına ilişkin 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlendiği açıklanmıştır.

Benzer şekilde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesinin (b) fıkrası uygulaması kapsamında, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespit yazısına konu beyanlarını düzeltmeyen mükellefler özel esaslara alınmaktadır.

Tebliğin yedinci paragrafında yapılan düzenleme uyarınca, mükellefin söz konusu belgelere isabet eden KDV’yi indirimlerinden çıkararak düzelttiğini veya hiç indirim hesaplarına almadığını vergi dairesine tevsik etmesi ya da Tebliğin “Genel Esaslara Dönüş” başlıklı (IV/E-7.2.2) bölümünde yer alan ve aşağıda yer verilen şartlardan birini sağlaması halinde, (birinci paragrafın (a) ayrımı hariç) vergi incelemesi neticesi beklenmeksizin, genel esaslara dönüşü yapılacaktır.

– Olumsuz tespitin ilişkin olduğu belgelere dayanılarak indirim ve iade konusu yapılan KDV tutarlarının sahte belge için üç katı, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge için iki katı teminat gösterilmesi,

– İlgili dönem veya daha sonraki bir dönemle ilgili inceleme sonucunda düzenlenecek olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,

– Tespitin veya tespite dayanılarak tesis edilen işlemlerin yargı kararıyla iptal edilmesi,

– Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit tarihinden itibaren), sahte belge kullanma tespitlerinde üç yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespitlerinde iki yıl geçmesi.

Eski Hali: Yeni Hali:  
Öte yandan, aynı Kanunun 370’inci maddesinde, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükelleflerin izaha davet edilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin olarak 25/7/2017 tarihli ve 30134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde izaha davetin kapsamı ve şekli, ön tespitin niteliği, izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek merciler, davet yapılacaklar, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar belirlenmiştir. 213 sayılı Kanunun 370’inci maddesinde yer alan izaha davet uygulaması kapsamında izaha davet komisyonlarınca yapılması gereken işlemler 482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yerine getirilir, izaha davet uygulaması kapsamına girmeyen işlemlerin gerçekliğini ispatta ise bu Tebliğdeki hükümler uygulanır. Bu düzenlemeler çerçevesinde, izaha davet kapsamında olan ve izahı kabul edilen mükellefler hakkında özel esaslar uygulanmaz. “Öte yandan, 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış olan sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitlerbakımından mükelleflere ön tespite ilişkin yazının tebliğ edilebileceği ve mükelleflerin beyanlarını düzeltebilecekleri düzenlenmiştir. Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 30/7/2020 tarihli ve 31201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenmiştir. Buna göre, 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan uygulama kapsamında ön tespit ve izah değerlendirme komisyonlarınca yapılması gereken işlemler 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yerine getirilir, mezkur uygulama kapsamına girmeyen işlemler bakımından ise bu Tebliğin bu bölümündeki açıklamalar uygulanır.”  
Yapılan izahın izaha davet komisyonlarınca yeterli bulunmaması ve mükellef tarafından Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinde öngörülen işlemlerin gerçekleştirilmemesi durumunda incelemeye veya takdire sevk işlemleri yapılan mükellefler de aynı şekildeözel esaslara alınır. “213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası uygulaması kapsamında, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespit yazısına konu beyanlarını düzeltmeyen mükellefler özel esaslara alınır.Ancak, mükellefin söz konusu belgelere isabet eden KDV’yi indirim hesaplarından çıkararak düzelttiğini veya hiç indirim hesaplarına almadığını vergi dairesine tevsik etmesi ya da Tebliğin (IV/E-7.2.2) bölümünde yer alan şartlardan [birinci paragrafın (a) ayrımı hariç] birini sağlaması halinde, vergi incelemesi neticesi beklenmeksizin, genel esaslara dönüşü yapılır.”

 

Yapılan bu değişiklikle, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına  ilişkin, izaha davet müessesesi kapsamında beyanlarını düzelten mükelleflerin, bu  düzeltmelerinin KDV özel esas uygulaması açısından da geçerli olduğu ve bu  şekilde beyanlarını düzeltenler için özel esasların uygulanmayacağı açıklanarak,  aynı konu hakkında iki işlem yapılması önlenmiş oldu.

Ayrıca, söz konusu belgeleri kayıtlarına hiç almamış veya izaha davet  uygulamasından önce kayıtlarından çıkarmış olanların, bu durumlarını vergi  dairelerine açıklamaları durumunda, özel esas uygulamasına muhatap olmamaları  sağlanarak KDV iade süreçlerinde yaşanabilecek olası gecikmelerin önüne geçilmiştir.

Bülten 2021-10 Ek Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/9 Değerli Konut Vergisi Tebliği Yayımlandı

Hatırlanacağı üzere, 21.11.2019 tarih ve 7193 Sayılı Kanun ile mali güce göre vergilendirme ilkesini esas alarak 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile Türkiye sınırları içinde bulunan ve emlak vergisine esas bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenmiş değeri 5 milyon TL ve bu tutarı aşan mesken nitelikli taşınmazlardan “Değerli Konut Vergisi” alınması öngörülmüş, yeni ihdas edilen Değerli Konut Vergisine ilişkin değerlendirmelerimize 2019/90 sayılı Bültenimizde yer verilmişti.

Akabinde 20 Şubat 2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7221 sayılı Kanun ile yine 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile değerli konut vergisine ilişkin önemli bir takım değişiklikler yapılmış olup;

– Daha önce değerli konut vergisinin matrahı, “bina vergi değeri” ve “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer” den “yüksek olanı” olarak belirlenmişken, 7221 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun; 42’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve” ibaresi “29 uncu maddeye göre belirlenen bina vergi değeri 5.000.000 Türk lirasının” şeklinde değiştirilmiş,

–  Genel ve özel bütçeli idareler ile belediyelere ilaveten üniversiteler de muafiyet kapsamına alınarak, daha önce yapılan teknik hata giderilmiş,

– İlaveten gelir durumuna bakmaksızın Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar da muafiyet kapsamına alınarak, bu konudaki haklı eleştiriler dikkate alınmış ve yaşanması muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilerek Kanun, amacına, mali güce göre vergilendirme ilkesine uygun hale getirilmiş,

– Verginin matrahı ve tarifesi değiştirilmiş; Değerli konut vergisinin matrahının değeri, 5.000.000 lirayı aşan konutlarda bu tutarı aşan kısmı olarak belirlenmiş, Cumhurbaşkanına, izleyen yıllar için matrahın belirlenmesindeki artış oranını belirleme hususunda sınırlı ve şartlı yetki verilmiş,

– En önemlisi de 7221 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 24. Madde ile değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyetin başlangıcı 2021 yılına ertelenmiştir.

Buna göre, 2021 yılında;

– Değerli konut vergisi beyannamesi verilecek, değerli konut vergisi tahakkuk ettirilecektir.

Buna ilişkin olarak 15 Ocak 2021 tarih ve 31365 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği ile uygulamanın esaslarına ilişkin detaylara yer verilmiştir. Tebliğe göre;

Bina vergi değerinin, (2020 yılı için) 5.000.000 TL’yi aşması halinde, bu durumun gerçekleştiği tarihi takip eden yılın başından itibaren değerli konut vergisi mükellefiyeti başlayacaktır.

Bina vergi değeri 2020 yılında 5.000.000 TL’yi aşan mesken nitelikli taşınmazın sahipleri değerli konut vergisinin mükellefidirler ve 2021 yılında değerli konut vergisini beyan edip ödeyeceklerdir.

Yıl içerisinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi halinde mükellefiyet takip eden yıldan itibaren başlayacak olup değerli konut vergisi beyannamesi de takip eden yılın Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar verilecektir.

Örneğin, vergiye tabi tabi mesken nitelikli bir taşınmazı 2021 yılı içerisinde satın alan bir kişinin mükellefiyeti takip eden yıldan itibaren başlayacak ve beyanname 2022 yılı Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar verilecektir.

Değerli konut vergisi hesaplamasında belediyelerce belirlenen bina vergi değeri esas alınacak olup 2021 yılı için açıklanan değerli konut vergisi alt ve üst sınırları 78 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile şu şekilde belirlenmiştir.

5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dahil)  
5.227.000 TL’yi aşan kısmı için (Binde 3)
10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dahil) 7.841.000 TL’si için  
7.842 TL, fazlası için (Binde 6)
10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için 23.526 TL,  
fazlası için (Binde 10)

 

Değerli konut vergisi konusuna giren mesken nitelikli taşınmazın mükellefiyetin başladığı 1 Ocak ile 20 Şubat tarihleri arasında elden çıkarılması durumunda da 20 Şubat 2021 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameye bu taşınmazın dahil edilmesi ve bu taşınmaz için tahakkuk edecek verginin tamamının ödenmesi gerekmektedir.

Tebliğ2de konuya ilişkin verilen Örnek aşağıdaki gibidir.

“ÖRNEK 1: Mükellef (A)’nın, değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli 3 adet taşınmazı bulunmaktadır. Bu taşınmazlardan, birinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 5.500.000 TL, ikinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 6.000.000 TL, üçüncü taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 6.500.000 TL’dir.

Mükellef (A)’ya ait mesken nitelikli taşınmazların 2020 yılı bina vergi değerleri 1319 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen değeri aştığından söz konusu taşınmazlar değerli konut vergisinin konusuna girmektedir. Dolayısıyla, mükellef (A)’nın mükellefiyeti, takip eden yıl olan 2021 yılı başından itibaren başlayacaktır.

Mükellef (A) 2021 yılına ilişkin değerli konut vergisi beyannamesini 2021 yılı Şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar vermiş olup tahakkuk eden verginin ilk taksitini Şubat ayının sonuna kadar ödemiştir. Mükellef (A) 2020 yılı bina vergi değeri 6.000.000 TL olan mesken nitelikli taşınmazını 2021 yılı Mayıs ayı içerisinde mükellef (B)’ye satmıştır.

Bu durumda, mükellef (A) tahakkuk eden değerli konut vergisinin ikinci taksitini de Ağustos ayı sonuna kadar ilgili vergi dairesine ödeyecektir.

Mükellef (A), değerli konut vergisi konusuna giren söz konusu mesken nitelikli taşınmazını mükellefiyetinin başladığı 1 Ocak ile 20 Şubat arasında elden çıkarması durumunda da 20 Şubat 2021 tarihine kadar vermesi gereken beyannameye bu taşınmazını dahil edecek ve bu taşınmaz için tahakkuk edecek verginin tamamını ödemekle mükellef olacaktır.”

Mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar hisseleri oranında mükellef olacaklar, elbirliği mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Değerli konut vergisine tabi olan mesken nitelikli taşınmazların daha sonraki yıllarda bina vergi değerinin, beyannamenin verileceği yılda geçerli tutarın altında kalması halinde ise bu durum mükellef tarafından tevsik edici belgeler ile birlikte ilgili vergi dairesine bildirilecek  ve bu durumda ilgili yıla ilişkin beyanname verilmeyecektir.

Diğer taraftan, yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet ise bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erecektir.

Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanların bu taşınmazı ile birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) için değerli konut vergisi muafiyeti uygulanacak, bu muafiyet bu kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım için de uygulanacaktır.

Birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunan mükellefler, değerli konut vergisi konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazını, Tebliğ ekinde yer alan (Ek 2A) “Birden Fazla Meskeni Olanların, Muafiyet Uygulanacak En Düşük Değerli Tek Meskenlerine (İntifa Hakkına Sahip Olunan Dahil) İlişkin Bildirim” ile beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine bildirmeleri gerekmektedir.

Örneğin, 2020 yılında mükellef (M)’nin mesken nitelikli 3 adet taşınmazı bulunsun, bu taşınmazlardan birincisinin bina vergi değeri 3.000.000 TL, ikincisinin bina vergi değeri 6.000.000 TL, üçüncüsünün bina vergi değeri ise 7.000.000 TL olsun;

Buna göre;

– Mükellef (M)’ye ait mesken nitelikli birinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 5.000.000 TL’yi aşmadığından bu taşınmaz verginin konusuna girmeyecektir.

– İkinci ve üçüncü taşınmazlar o yıl için belirlenen değeri aştığından verginin konusuna girmekte olup mükellefin değerli konut vergisinin konusuna giren birden fazla mesken nitelikli taşınmazı olduğu için söz konusu taşınmazlardan bina vergi değeri en düşük olan taşınmaz (6.000.000 TL), 1319 sayılı Kanunun 46’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği vergiden muaf olacaktır. Bu durumda mükellefin söz konusu taşınmazı (Ek 2A) ile bildirmesi gerekecektir.

– 7.000.000 TL değerindeki diğer konut için ise değerli konut vergisi ödenecektir.

Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar ilk satışa, devir ve temlike konu edilmediği sürece vergiden muaf olacaklardır. Bu muafiyet hükmü arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar için de uygulanacaktır. Söz konusu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması durumunda ise muafiyetten yararlanılması mümkün değildir.

Mükellefler beyannamelerini, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alınan bina vergi değerini (beyanname verilen yıl ve bir önceki yıla ilişkin) gösteren belgeyi eklemek suretiyle, ilgili yılın Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine vereceklerdir.

Mükellefler beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderebilecekleri gibi aynı zamanda Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler ile sözleşme imzalamak suretiyle e-beyanname şeklinde de verebileceklerdir. Beyannamenin elektronik ortamda verilmesi durumunda, beyannameye eklenecek bina vergi değerini gösteren belge, beyannamenin verildiği tarihi takip eden 15 gün içinde elden veya posta yoluyla ilgili vergi dairesine gönderilecektir.

Beyan edilmesi gereken birden fazla değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmaza sahip olan mükellefler (tam mülkiyet, paylı mülkiyet ve intifa hakkı sahipleri), bu taşınmazların tamamı için bu Tebliğ ekinde yer alan (Ek 1A) 1 No.lu Değerli Konut Vergisi Beyannamesini kullanarak tek beyanname vereceklerdir. Birden fazla meskeni olanların, muafiyet uygulanacak en düşük değerli tek meskenleri beyannameye dahil edilmeyecek, bu meskene ilişkin bilgiler Tebliğ ekinde yer alan (Ek 2A) ile bildirilecektir.

Aynı beyannamede beyan edilen taşınmazların farklı vergi dairelerinin yetki alanında bulunması durumunda beyanname, mükellefçe bu taşınmazların bulunduğu yer yetkili vergi dairelerinden herhangi birine verilebilecektir.

Gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunan mükellefler değerli konut vergisi beyannamelerini bağlı bulundukları bu vergi dairelerine vereceklerdir.

Elbirliği ile mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin yapılacak beyanlarda Tebliğ ekinde yer alan (Ek 1B) 2 No.lu Değerli Konut Vergisi Beyannamesi kullanılacaktır. Elbirliği ile mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin beyanlarda, her bir taşınmaz için ayrı beyanname verilecektir.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli bir taşınmaza elbirliği ile mülkiyet halinde malik olunması durumunda mükellefler, müşterek imzalı bir beyanname verebilecekleri gibi bir mükellef tarafından münferiden de beyanname verilmesi mümkündür. Bu kapsamda münferiden beyanname verilmesi durumunda, diğer malikler de beyannamede gösterilecek, bu maliklerce ayrıca beyanname verilmeyecektir. Münferiden veya müştereken verilen beyannameye maliklerin durumlarına uygun (Ek 2A) ve (Ek 2B) eklenecektir.

Mesken nitelikli taşınmaza gerek paylı mülkiyet gerekse elbirliği ile mülkiyet halinde malik olunması durumunda, mesken nitelikli taşınmazın, değerli konut vergisinin konusuna girip girmeyeceğinin belirlenmesinde ve matrahın hesaplanmasında taşınmazın toplam değeri esas alınacaktır.

Bülten 2021-09 Ek Tebliğ Eki

Bülten 2021-09 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/8 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım İşlerinde Tevkifatı Oranı Yüzde 5 Olarak Belirlenmiştir

Hatırlanacağı üzere, yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin tevkifatı oranı yüzde 3 olarak uygulanmaktaydı.

04 Şubat 2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerindeki tevkifatı oranına ilişkin yayımlanan 3491 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile;

– Gelir vergisi tevkifat oranlarına ilişkin 2009/14592 Sayılı Kararda ve,

– Kurumlar vergisi tevkifat oranlarına ilişkin 2009/14593 ve 2009/14594 Sayılı Kararda

değişiklik yapılarak,  yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin vergi tevkifatı oranı, 1 Mart 2021 tarihinden itibaren yapılan ödemelere uygulanmak üzere yüzde 3’ten yüzde 5‘e çıkarılmıştır.

Bülten 2021-08 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”