Bülten: 2021/29 7326 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru, Beyan ve Ödeme İşlemleri Hakkında Yeni Duyuru Yayınlandı

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca, 7326 Sayılı Kanun kapsamında başvuru, beyan ve ödeme işlemlerine ilişkin 30.06.2021 tarihli duyuru yayınlanmıştır.

Duyuruya göre;

  1. 7326 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde yer alan kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar ile 4’üncü maddesinde yer alan inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler içinyapılandırma başvurularına ait yapılandırma dosyalarının ve ödeme planlarının oluşturulması ile tahsilat işlemlerine başlanmıştır.
  2. 7326 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin 10’uncu fıkrası kapsamında pişmanlıkla veya kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilecek beyannamelere-beyanname sisteminden alınmaya başlanmıştır.
  3. 7326 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde yer alan matrah ve vergi artırımı için aşağıdaki bildirimler e-beyanname sitesinden alınmaya başlanmıştır.

– Gelir Vergisi Mükelleflerinde Matrah Artırım Bildirimi (Madde 5/1-A, B)

– Kurumlar Vergisi Matrah Artırımı

– Kurumlar (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi (G.V.K. Geçici Madde 61 Kapsamında)

– Ücret Ödemeleri İçin Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Serbest Meslek Ödemeleri İçin Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Kira Ödemeleri İçin Gelir (Stopaj) Ve Kurumlar (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Yıllara Sari İnşaat Ve Onarım İşleri Nedeniyle Yapılan Hakediş Ödemeleri İçin Gelir (Stopaj) Veya Kurumlar (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Çiftçilerden Satın Alınan Zirai Mahsuller Ve Hizmetler Nedeniyle Yapılan Ödemeler İçin Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Vergiden Muaf Esnafa Yapılan Ödemeler İçin Gelir (Stopaj) Vergisi Artırım Bildirimi

– Yıl İçindeki Tüm Dönemlere Ait Beyannameleri Veren Ve Tüm Dönemlerde Hesaplanan KDV Bulunan Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

– Yıl İçinde 12 Dönemden Az, 2 Dönemden Fazla Beyanname Veren Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

– Yıl İçinde Hiç Beyanname Vermeyen Veya Sadece (1) Ya Da (2) Dönem Beyanname Verenler İle Vergilendirme Dönemi Üç Aylık Olup Hiç Beyanname Vermeyen Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

– İstisnalar Veya Tecil-Terkin Kapsamına Giren İşlemler İle Bazı Dönemlerde Hesaplanan KDV’si Bulunan Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

  1. 7326 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi kapsamında işletme kayıtlarının düzeltilmesi işlemlerineilişkin olarak aşağıdaki beyanname ve bildirimler uygulamaya açılmıştır:

– 7326 sayılı Kanunun 6/1 inci maddesine göre stok beyanında bulunacak vergi sorumluları için KDV stok bildirimi- Gerçek usulde katma değer vergisi mükellefleri için 1 No.lu KDV beyannamesine 7326 sayılı Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında beyanların yapılacağı tablo eklenmiştir.

– Hasılat esaslı vergilendirilen mükellefler için 4 No.lu KDV beyannamesine 7326 sayılı Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında beyanların yapılacağı tablo eklenmiştir.

– 7326 sayılı Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında beyanların taksitli ödenmesi durumunda verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamesi (Ek) (7326 Sayılı Kanunun (6/2-A) Maddesine Göre Beyanda Bulunanlar İçin) 7326 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında “Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan (Net) Alacaklar İçin Vergi Beyannamesi” çalışmaları devam etmekte olup, 06.07.2021 tarihinde uygulamaya açılması planlanmaktadır.

  1. Daha önce ilgili Tebliğin yayım tarihi +15 gün sonunda uygulama konulması planlanan, 7326 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde yer alan taşınmazların yeniden değerlemesine ilişkin “Yeniden Değerleme (Taşınmaz) VUK Geçici 31 inci Madde” beyannamesi uygulamaya açılmıştır.

Söz konusu duyuru ektedir.

Bülten 2021-29 Eki Duyuru


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/28 7326 SAYILI BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

 

  1. GENEL BİLGİ

Hatırlanacağı üzere, küresel salgının yayılımının ve etkilerinin devam etmesi nedeniyle yapılandırma taksitlerini ödeyemeyen ya da borçları yapılandırma kapsamında bulunmayan vatandaşlarca yeni bir imkân verilmesi taleplerinin yoğunlaşması ve ayrıca kesinleşmiş borçlar dışında ihtilaflı aşamada bulunan veya henüz inceleme ve takdir işlemleri tamamlanmamış borçlar için de ihtilaflara son verilmesi ya da yeni ihtilaflar başlatılmaması amacıyla düzenleme yapılmasına ilişkin kamuoyundan talepler üzerine yeni bir yapılandırma düzenlemesi içeren yasa teklifi Meclise sunulmuş buna ilişkin değerlendirmelerimize ise 27.05.2021 tarih ve  2021/27 sayılı bültenimizde yer verilmişti.

Bahsi geçen Kanun teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında bazı değişikliklere uğrayarak 7326 Kanun numarası ve “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” başlığı ile yasalaşmıştır.

Komisyonda yapılan değişikliklere örnek olarak;

– Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince matrah artırımına esas beyan edilen matrahlara uygulanacak oran 2016 yılı için %30 olarak öngörülmüşken %35 olarak yasalaşmış 2020 yılı için %20 olarak öngörülen oran ise %15 olarak yasalaşmıştır.

– Kasa ve ortaklar cari hesaplarının düzeltilmesi için ödenmesi gereken oran %5 olarak öngörülmüşken %3 olarak yasalaşmıştır.

Daha önceki bültende de değinildiği üzere Kanunda;

– İhtilaflı ya da inceleme ve takdir işlemleri devam eden alacaklar için de yapılandırma imkânı getirilerek bu aşamalardaki alacakların bir an önce hazineye intikalinin sağlanması, matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması ve işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesine yönelik düzenlemeler öngörülmüştür.

– İşletmelerin bilançolarında yer alan gayrimenkuller ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapma imkânı sağlanarak bu kıymetlerin bilançolarda güncel değerleriyle yer alması yönünde düzenleme önerilmiştir.

– Bazı kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarına olan borçların yapılandırılması da düzenlenmiştir.

– Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemeyen kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmayacağı hususunda düzenlemeler yapılmıştır.

Maddeler itibariyle Kanun’un içeriği aşağıdaki gibidir.

Madde 1 Kapsam ve Tanımlar
Madde 2 Kesinleşmiş alacakların tahsilinden vazgeçme
Madde 3 Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar
Madde 4 İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler
Madde 5 Matrah ve vergi artırımı
Madde 6 İşletme kayıtlarının düzeltilmesi
Madde 7 Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları
Madde 8 Ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları ve kesinleşmemiş idari para cezalar
Madde 9 Ortak hükümler
Madde 10 Diğer hükümler
Madde 11 Taşınmazlar ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesi
Madde 12 30/04/2021 tarihi itibarıyla prim borcu olan ve ödeme yapmayan sigortalıların, sigortalılık sürelerinin durdurulması, prim borçlarının silinmesi, talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesi
Madde 13 Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemedikleri için Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilen kişilerin ve kredi müşterilerinin geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmaması hususunda düzenleme
Madde 14, 15, 16 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ile ilgili değişiklikler

 

  1. KAPSAM

2.1 Yapılandırma kapsamına giren alacaklar

1) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi ve vergi cezalara ilişkin olarak;

– 30/4/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,

– 2021 yılına ilişkin olarak 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2021 yılı için
tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),

– 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına
bağlı olmayan vergi cezaları,

2) 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları (24/04/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre verilen idari para cezaları, 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre verilen idari para cezaları, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca verilen idari para cezaları hariç)

3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları (adli para cezaları hariç),

4) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı
hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu
ve ortaklardan alacakların beyanı,

5) 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük
Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret
Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip
edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı
alacakları,

6) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili
hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

– 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı alacakları,

– 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk
sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

– 30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale
konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda
bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı
gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

– 30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları
uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme
zammı alacakları,

– İlgili kanunları gereğince takip edilen 2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin damga
vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı
alacakları,

7) İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde Kanunun tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan asli ve fer’i alacakları,

8) Belediyelerce takip edilmekte olan;

  1. a) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki
    dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken
    beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
    gecikme zamları, 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
    tahakkuk eden vergi (2021 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve
    diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi hariç) ve bunlara
    bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
    ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları,
  2. b) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97’nci maddesine göre tahsili gereken ve
    vadesi 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı
    tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,
  3. c) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su
    abonelerinden olan ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
    bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık
    ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
    zamlar dâhil) alacakları,
  4. d) Büyükşehir belediyelerinin, 09/08/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11
    inci maddesine göre vadesi 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
    bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile
    bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
    alacakları,

9) 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon
idarelerinin, vadesi 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları
ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,

10)Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) vadesi 30/04/2021
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme
alacakları.

2.2. Kanunun kapsadığı dönem

30/04/2021 Tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere ilişkin olup, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

Buna göre;

– Gelir/Kurumlar vergisi beyannamesi yönünden 2021 takvim yılı kapsam dışı kalmaktadır.

– Aylık beyanı gereken stopaj gelir vergisi ve katma değer vergisi yönünden Nisan/2021 ve müteakip vergilendirme dönemleri kapsam dışı kalmaktadır.

– 15 Günlük dönemler halinde vergilendirmeyi gerektirir mükellefiyetler için beyanname verme süresinin son günü 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) öncesine rastlayanlar kapsama girmektedir.

  1. KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARIN TAHSİLİNDEN VAZGEÇME

Kesinleşmiş alacakların yeniden yapılandırılmasında alacağın bir kısmının ödenmesi bir kısmının ise silinmesi öngörülmüş olup buna göre Maliye Bakanlığı’na, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklarla ilgili durum aşağıdaki gibidir;

Ödenecek Kısım Tahsilinden Vazgeçilecek Kısım
Vergi asıllarının tamamı Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların ya da idari para cezalarının tamamı
Vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 50’si Vergi aslına bağlı olmayan cezaların kalan % 50’si
İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının % 50’si İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının kalan % 50’si
Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının kalan % 70’i,
Gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme cezası yerine Yİ-ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar Gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamı

 

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında Teklifin 2’nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraların a bendi hükmü uygulanacak, Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanunun 2’nci maddesi kapsamında yapılandırılacak, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

Ödenecek Kısım Tahsilinden Vazgeçilecek Kısım
Tahakkuk etmiş vergilerin tamamı Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların ya da idari para cezalarının tamamı
Gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar Gecikme zammı

 

Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme
faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13’üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz.

Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve
ithalatçılarının, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (6)
numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma
zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi, vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra gelen katma değer vergisi ve bu vergilere ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamının ödenmesi şarttır.

2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin,
vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

YİKOB’ların, vadesi 30/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen
alacak asılları ile buna bağlı fer’i alacakları hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine
göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.

Bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamazlar.

Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için
mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarih kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.

Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir.

Mart 2021 ve öncesi dönemlere ait katma Değer Vergisi Beyannameleri ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri Kanun kapsamındadır. Nisan 2021 dönemine ilişkin Katma Değer Vergisi Beyannameleri ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri Kanun kapsamı dışındadır.

1-15 Nisan dönemine ilişkin ÖTV beyannameleri Kanun kapsamındadır. 16-30 dönemine
ilişkin ÖTV beyanları ise kapsam dışındadır.

  1. KESİNLEŞMEMİŞ VEYA DAVA SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLAR

Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar üç grupta yer almaktadırlar;

Birincisi; Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar.

İkincisi; Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar.

Üçüncüsü; uzlaşma aşamasında bulunan tarhiyatlar.

Birinci Durum

Kanunun yayımı tarihi itibariyle;

– İlk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da,

– Dava açma süresi henüz geçmemiş olan

ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklardan

Alacağın konusu Alacağın Durumu
Vergi/Gümrük vergilerinin asıllarının %50’si ödenecek.
Kalan kısmın (%50’nin) tahsilinden vazgeçilecek
Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek
Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i ödenecek.
Kalan kısmın (% 75’in) tahsilinden vazgeçilecek.
Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek,
Bunların yerine, vergi aslının ödenecek %50’lik kısmı üzerinden, aylık Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.
İkinci Durum

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre;

– İstinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da,

– İstinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya,

– Karar düzeltme yoluna başvurulmuş,

olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklardan

2.1. Vergi Mahkemesi Tarhiyatı Terkin Etmişse Alacağın konusu Alacağın Durumu
Vergi/Gümrük vergilerinin asılları İlk tarhiyata/ tahakkuka esas verginin/gümrük vergisinin %10’u ödenecek.

Kalan kısmın (% 90’ın) tahsilinden vazgeçilecek.

Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek
Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezaların % 10’u ödenecek.

Kalan kısmın (% 90’ın) tahsilinden vazgeçilecek

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek, bunların yerine, vergi aslının ödenecek %10’luk kısmı üzerinden, aylık Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.
2.2 Vergi Mahkemesi Tarhiyatı Tasdik Etmişse Alacağın konusu Alacağın Durumu
Vergi/Gümrük vergilerinin aslları Tasdik edilen kısmın tamamı,

terkin edilen kısmın % 10’u ödenecek.

Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek
Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezalarda tasdik edilen ceza tutarının % 50’si, terkin edilen

Ceza tutarının % 10’u ödenecek.

Kalan kısmın tahsilinden vazgeçilecek.

Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek,

Bunların yerine, Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.

2.3. Danıştay veya bölge idare mahkemesi bozma kararı vermişse Alacağın konusu Alacağın Durumu
Vergi/Gümrük vergilerinin aslları %50’si ödenecek.
Kalan kısmın (% 50’nin) tahsilinden vazgeçilecek.
Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek
Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i ödenecek.
Kalan kısmın (% 75’i) tahsilinden vazgeçilecek.
Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek,

Bunların yerine, Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.

2.4. Kısmen onama, kısmen bozma kararı verilmişse; onanan kısım için “tasdik kararı”, bozulan kısım için “bozma kararıhükümleri geçerli olacaktır.
Üçüncü Durum

(Tarhiyat Sonrası) Uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere;

– Başvuruda bulunulmuş,

– Uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da,

 – Uzlaşma sağlanamamış ancak dava açma süresi geçmemiş

olanlar.

 
 
 
Alacağın konusu Alacağın Durumu  
Vergi/Gümrük vergilerinin asılları %50’si ödenecek.
Kalan kısmın (% 50’nin) tahsilinden vazgeçilecek.
 
Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek  
Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i ödenecek.

Kalan kısmın (% 75’i) tahsilinden vazgeçilecek.

 
Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek,

Bunların yerine, Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.

 
 

 

  1. İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN İŞLEMLER

5.1. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan mükelleflerin durumu

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış ve Kanun’un yayım tarihi itibariyle henüz tamamlanamamış vergi incelemeleri sonucunda tarh edilecek vergiler ile bunlara bağlı cezalar ve gecikme faizleri ile vergi aslına bağlı olmayan cezalardan;

– Vergi aslının %50’si ödenecek; kalan %50’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek, iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezaları için vergi cezasının %25’i ödenecek kalan kısmı silinecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan (usulsüzlük, özel usulsüzlük) cezaların %25’i ödenecek; kalan (% 75’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Gecikme faizleri yerine verginin vade tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar aylık Yİ-ÜFE oranlarıyla hesaplanacak tutar ödenecektir.

Kanun’un yayımı tarihini izleyen (muhtemelen) iki ay içerisinde tamamlanamayan incelemeler ise düşecektir.

 

 

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış ve Kanunun yayım tarihi itibariyle tamamlanamamış vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerinin tamamlanması sonucunda tarh edilecek vergiler ile bunlara bağlı cezalar ve gecikme faizleri ile vergi aslına bağlı olmayan cezalar
Alacağın konusu Alacağın Durumu
Vergilerinin asılları %50’si ödenecek.
Kalan kısmın (% 50’nin) tahsilinden vazgeçilecek.
Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları Tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

İştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezaları için vergi cezasının %25’i ödenecek

Vergi aslına bağlı olmayan cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük) Asla bağlı olmayan cezaların % 25’i ödenecek.
Kalan kısmın (% 75’in) tahsilinden vazgeçilecek.
Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Gecikme faizleri yerine verginin vade tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar aylık Yİ-ÜFE oranlarıyla hesaplanacak tutar ödenecek.

 

Diğer ücret mükelleflerinin, 31/08/2021 tarihine kadar vergi dairelerine başvurarak 2021
takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Madde uygulamasında incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140’ıncı maddesine göre tayin olunur.

Madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma ve 5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanamazlar.

Matrah veya vergi artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, 5’inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 02/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.

Madde hükmünden yararlanmak için ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi ve dava açılmaması gerekmektedir.

5.2. Pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılan beyanlar

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;

– 213 Sayılı VUK’nun 371’inci maddesine göre pişmanlıkla veya 30/4’üncü maddesine göre kendiliğinden verilen beyannameler,

– 4458 sayılı Kanun’a ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği halde beyan edilmeyen aykırılıklara ait gümrük vergileri ile faizleri ile,

– 30/04/2021 Tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği halde bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması,

bu kapsamda olup buna göre;

– Tarh edilen verginin tamamı ödenecek; vergi aslına bağlı olmayan cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Pişmanlık zammı veya gecikme faizi yerine Kanun’un yayımlandığı tarihine kadar Yi-ÜFE tutarı ödenecek; pişmanlık zammı ve gecikme faizinin tamamı silinecektir.

– Vergi ziya cezasının tamamı silinecektir.

  1. MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI

6.1. Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrahlarının Artırımı

Mükellefler, belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları
takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi
incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat
yapılmaz.

Hem asgari oran hem de asgari tutar koşulu bulunmaktadır.

Eğer mükellefler o yıla ilişkin olarak kanuni süresinde beyanname vermiş, bunun üzerinden tahakkuk eden vergiyi süresinde ödemiş (ve bu vergi türleri için bu Kanun’un 2’nci ve 3’üncü madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla) bu şekilde artırılan matrah üzerinden %15 oranında hesaplanacak tutarda daha vergi ödeyecektir. Bu durumda olanlar için; istisna, indirim ve/veya mahsup nedeniyle ödenmesi gereken vergi doğmamış olması halinde de mükellefler düzenlemeden yararlanacaklardır.

Eğer mükellefler o yılda matrah beyan etmemiş ise veya hiç beyanname verilmemiş ise elde ettiği gelir unsuru ve/veya vergilendirme yönetime göre asgari matrah tutarı esas alınacak artırılan/beyan edilen matrah üzerinden her yıl için (sabit) %20 oranında vergi hesaplanacak ve ödenecektir. – Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10’undan,

– Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/5’inden,

– Bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan,

az olamaz. Bunlara ilişkin tablo aşağıdaki gibidir;

Yıl Artırım Oranı Zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç
beyanname verilmemiş olması halinde beyanı gereken asgari matrah tutarları
İşletme Hesabına tabi olanlar Bilanço esasına tabi olanlar ile Serbest Meslek erbapları Sadece Basit Usule tabi olanlar Sadece GMSİİ Diğer gelir vergisi mükellefleri Kurumlar vergisi mükellefleri
2016 35% 31.900 47.000 4.700 9.400 31.900 94.000
2017 30% 33.200 49.800 4.980 9.960 33.200 99.600
2018 25% 35.250 52.900 5.290 10.580 35.250 105.800
2019 20% 37.500 56.200 5.620 11.240 37.500 112.400
2020 15% 42.500 63.700 6.370 12.740 42.500 127.500

 

6.2. Katma Değer Vergisi Matrahlarının Artırımı

Katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerinde yer alan Hesaplanan KDV tutarı toplamları üzerinden aşağıda belirtilen oranlarda katma değer vergisini artırmaları halinde ilgili dönemlere ilişkin katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yıl Oran
2016 3%
2017 3%
2018 2,5%
2019 2%
2020 2%

 

Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.

Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecektir.

Buna göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara alınmayacak, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmeyecek veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmayacaktır.

Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;

– Verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden yukarıda belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanacaktır.

– Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle kanun hükmünden yararlanılabilecektir. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları şarttır.

– İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılının bütün dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle kanun hükmünden faydalınabilecektir. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde burada belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükellefler ile yıl içinde beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte beyannamelerinin bazılarında hesaplanan KDV bulunmayan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken KDV tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki KDV tutarından aşağı olmamak kaydıyla, hesaplanan KDV bulunan beyannamelerdeki vergiler toplamına yukarıda belirtilen oranlar uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır. Bu kapsama giren mükelleflerin, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir.

6.3. Ücret stopajında artırım

Ücretli olarak çalışanlardan vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların beyan ettikleri ücret ödemelerine ilişkin tutarların yıllık toplamı üzerinden aşağıda belirtilen oranlarda gelir (stopaj) vergisini artırmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

İlgili yıllarda muhtasar beyanname vermemiş mükellefler için bu maddede asgari işçi sayıları ve bu işçilere ilişkin asgari ücret tutarları belirtilerek düzenleme yapılacaktır.

 

Yıl Vergi artırım oranı
2016 6%
2017 5%
2018 4%
2019 3%
2020 2%

 

6.4. Serbest meslek ve kira stopajında matrah artırım

Muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden; aşağıda belirtilen oranlarda gelir (stopaj) vergisini artırmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

İlgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeyecektir.

Yıl Vergi artırım oranı
2016 6%
2017 5%
2018 4%
2019 3%
2020 2%

 

  1. İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ

7.1. İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların durumu

Mükellefler işletmelerde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir.

Bu şekilde aktife kaydedilen emtia için ayrı; makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açılacaktır.

Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde bu tutar sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ise ayrılan karşılıklar birikmiş amortisman olarak dikkate alınacaktır.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına Satın Alınan Mal olarak kaydedeceklerdir.

Bu şekilde beyan edilen makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanacak ve bu tutar ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi Hesaplanan KDV’den indirilemeyecektir. Ancak emtia üzerinden ödenen vergiler genel esaslara göre indirim konusu yapılabilecektir.

Beyan edilen mallar ÖTV’nin konusuna giriyorsa beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini, beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

7.2. Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların durumu

Mükellefler kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil), emtialar bakımından aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafı kâr oranını, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebileceklerdir.

Gayrisafı kar oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği durumlarda mükelleflerin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.

Bu şekilde hesaplanıp ödenmesi gereken katma değer vergisinin ilk taksitinin beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitlerinin ise beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü aylarda olmak üzere üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

7.3. Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların durumu

Mükellefler 31/12/2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

Belirtilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecek kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyecektir.

Bu şekilde beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır. Bu kapsamda beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme yapmaları gerektiği durumlarda düzeltme işlemlerinin de aynı süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza önerilmeyecek, faiz tahakkuk ettirilmeyecektir.

  1. SGK ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI

8.1. SGK alacaklarının yapılandırma kapsamı

Yapılan düzenleme ile 2021/ Nisan ayı ve öncesi dönemlere ait, 4/a, 4/b ve 4/c sigortalılarına ait;

– Sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, ek karşılık primi, işsizlik sigortası
primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi,

– 5510 sayılı Kanunun ek 5 ve ek 6^’ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanlara ait sigorta primi,

– 2925 sayılı Kanun kapsamındaki tarım sigortalılarına ilişkin sigorta primi,

İdari para cezaları,

– İş kazası, meslek hastalığı veya işveren ya da üçüncü kişilerin sigortalılara yaptıkları haksız fiiller sonucunda doğan rücu alacakları,

– Yersiz bağlanan gelir ve aylıklardan doğan alacaklar,

– Asgari İşçilik değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan eksik işçilik tutarları,

– 4/b sigortalılarının daha önce dondurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak
alacaklar,

– Tarımsal kesinti sorumlularının tevkifat borçları,

Yapılandırılmaktadır.

8.2. İdari Para cezalarının yapılandırılması

7326 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma başvurusunda bulunan işverenlerin 30/4/2021
tarihi (bu tarih dâhil) ve önceki sürelerde işlemiş oldukları fiiller dolayısıyla uygulanan idari
para cezalarından en geç Kanunun yayım tarihinden önce kesinleşmiş olan idari para
cezaları (İPC) yeniden yapılandırma kapsamına dâhil edilecektir.

Aynı şekilde 30/4/2021 tarihi (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup son başvuru tarihine
kadar başvuran borçlulara ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar tebliğ edilen idari para
cezası asılları da yeniden yapılandırma kapsamına alınacaktır.

30.04.2021 tarihinden önce işlenen fiillere ilişkin idari para cezasının yarısı silinerek, kalan yarısı ile beraber idari para cezasının aslına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE ile güncellenerek yapılandırılmaktadır.

8.3. Genel sağlık sigortalıların prim borçlarının yapılandırılması

5510 sayılı Kanunun 60/1/g bendi kapsamındaki genel sağlık sigortalıları; gecikme cezası
ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilen 2021 Nisan ayı ve önceki
aylara ilişkin olan genel sağlık sigortası prim borç asıllarını, başvuru şartı aranmaksızın 31/12/2021 (dahil) tarihine kadar, peşin veya taksitler halinde ödeyebileceklerdir. 5510 sayılı Kanunun 60/1/g bendi kapsamındaki 2021 yılı Nisan ayı ve öncesi borçların 31/12/2021 (dahil) tarihine kadar kısmen veya tamamen ödenmemesi halinde, 2017 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin kalan prim borçlarına 1/4/2017 tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar, 2017 yılı Mart ayı ve sonrasına ilişkin kalan prim borçlarına ise son ödeme tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar geçen süre için gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.2021/Nisan ayı ve öncesine ait GSS primlerinin 31.12.2021 tarihine kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı silinecek ve bu kapsamdakiler 31.12.2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden yararlanabilecektir.

8.4. Eksik işçilikten kaynaklanan prim borçlarının yapılandırılması

30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale
konusu işlere ilişkin eksik işçilikten kaynaklanan prim borçlarının, ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar işverene tebliğ edilmiş ve peşin ödeme seçeneği ile yapılandırma
başvurusunda bulunulmuş olması halinde, söz konusu borcun tamamının varsa aynı
işyerinin yapılandırılmış diğer borçlarıyla birlikte en geç ilk taksit son ödeme tarihine kadar(bu tarih dâhil) ödenmesi gerekmektedir.

Peşin olarak hesaplanan borcun ilk taksit son ödeme tarihine kadar ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen tutarın 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı üzerinden hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 30/11/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ödenmesi halinde peşin ödeme hükümlerinden yararlandırılacaktır.

8.5. Rücu alacaklarının yapılandırılması

7326 sayılı Kanun kapsamında olan, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39
uncu ve 76 ncı maddeleri, 506 sayılı Kanunun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 5434 sayılı Kanunun mülga 129’uncu maddesi gereğince, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan rücuan alacak davalarının karara çıkıp kesinleşmesi halinde, kesinleşen kusur durumuna göre bakiye SGK alacağının tahsili için açılan ve derdest olan davalarda, kesinleşen kusur durumuna göre Kurum alacağı belli ve sabit olduğundan, bu nitelikteki derdest davalarda davalıların, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunmaları durumunda, davaya konu SGK alacağı yapılandırılabilecektir.

8.6. Bağ-Kur sigortalılarının durdurulmuş hizmetlerinin ihyası

Köy ve mahalle muhtarları ile Bağkur sigortalılarının, durdurulmuş sigortalılık sürelerinin,
durdurulmuş sürelere ait prim tutarının Yİ-ÜFE ile güncellenmiş halinin, 1/11/2021 tarihine
kadar(31/10/2021 tarihi hafta sonuna denk geldiğinden) müracaat etmeleri ve 1/11/2021
tarihine kadar (31/10/2021 tarihi hafta sonuna denk geldiğinden) ödemeleri halinde,
durdurulmuş süreleri ihya edilerek sigortalılık süresinden sayılacak, bu kapsamdakilerden
ödeyecekleri Yİ-ÜFE’li tutarda herhangi bir indirim yapılmayacaktır.

Durdurulan sürelere ilişkin ödenmesi gereken tutarın tamamını en geç ilk taksit ödeme
süresi olan 1/11/2021 (bu tarih dâhil) ödenmemesi halinde ise ihya işlemi geçerli
sayılmayacak, yapılmış olan ödemeler varsa bu süreler dışındaki prim borçlarına mahsup
edilecek, yoksa ayrıca bir faiz hesaplanmaksızın ilgililere iade edilecektir.

8.7. SGK Yapılandırması dışında tutulan alacaklar

  1. a) 15-5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar,
  2. b) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar,
  3. c) 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacaklar,
  4. d) Sağlık hizmeti sunucularına (hastaneler, eczaneler, optikçiler) yersiz yapılan ödemelerden veya bunlara kesilen cezai şartlardan doğan alacaklar,
  5. e) Kira alacakları,

8.8. Yapılandırılan SGK alacaklarının peşin veya taksitler halinde ödenmesi

Prim aslının ve prim aslına uygulanan Yİ-ÜFE’nin %10’nunun en son 01.11.2021 tarihinde (31.10.2021 tarihi hafta sonuna denk geldiğinden) peşin ödenmesi halinde, kalan Yİ-ÜFE uygulanan tutar (%90) silinecektir.

– Taksitli ödeme seçeneği tercih edenlerin, borçlarını 2 taksit halinde ödemeleri halinde, prim aslının ve prim aslına uygulanan Yİ-ÜFE’nin %50’sinin en son 31.12.2021 tarihinde peşin ödenmesi halinde, kalan Yİ-ÜFE uygulanan tutarı (%50) silinecektir.

8.9. Başvuru, taksit sayıları ve ödeme süreleri

Yapılandırmadan yararlanmak için 31.08.2021 tarihine kadar başvuruda bulunmak gerekmekte olup ilk taksit 2021/Ekim ayında başlamak üzere, ikişer aylık dönemlerde en fazla 18 taksitte ödenebilecektir.

Taksitle ödemeyi tercih edenler; 6, 9, 12, 18 eşit taksitle ödeme yapabileceklerdir.
Taksitle ödemelerde;

– 6 eşit taksit için (1,09),

– 9 eşit taksit için (1,135),

– 12 eşit taksit için (1,18),

– 18 eşit taksit için (1,27),

katsayısı uygulanacaktır.

Belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca yapılandırılan borçlar, aylık taksitler halinde azami 120 eşit taksitte ödenebilecektir.

İl özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler halinde azami otuz altı (36) eşit taksitte (72 ay vade) ödenebilir.

6736, 7020 ve 7143 sayılı kanuna göre yapılandırılan ve yapılandırılmaları devam eden alacaklar için, devam eden yapılandırmalarını bozup 7326 sayılı kanun hükümlerinden yararlanamayacaktır. Asılları ödenmiş alacakların, fer’ilerinin %40’ının ödenmesi halinde kalan %60’ı silinecektir.

8.10. Yapılandırmanın bozulması

Peşin ödeme yolunu tercih etmiş olan borçlular, 7326 sayılı Kanun uyarınca ödemeleri
gereken tutarları, en geç ilk taksit son ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödememeleri
veya aynı tarihe kadar peşin ödeme taleplerini taksitle ödeme talebine dönüştürüp ilk taksit ödemesini de yine en geç ilk taksit son ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapmamaları halinde yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkını kaybedeceklerdir.

Yapılandırmadan yararlanmak isteyen ve borçlarını taksitler halinde ödeme talebinde
bulunan borçluların;

– Birinci taksitini ilk taksit son ödeme tarihine kadar (bu tarih dahil), ikinci taksiti
31/12/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil), tam olarak ödememesi,

– İlk iki taksit süresinde ve tam olarak ödenmekle birlikte bir takvim yılında 2’den fazla
taksitini ödememesi,

– İlk iki taksit süresinde ve tam olarak ödenmekle birlikte bir takvim yılında en fazla iki
taksit ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının yapılandırmanın son taksitini
takip eden ay sonuna kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51
inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme
zammı ile birlikte ödememesi, halinde yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

8.11. Yapılandırmanın faydaları

Yapılandırma kanununa göre süresinde ödenen alacaklara, kanunun yayımı tarihinden
sonra gecikme zammı ve gecikme cezası uygulanmayacaktır. Yapılandırma için herhangi
bir teminat istenmeyecektir. Yapılandırma kapsamında yapılacak ödemeler tutarında, tatbik edilen hacizler kaldırılacaktır. Tatbik edilen hacizlere konu mallar borçlunun talebi halinde satılabilecektir. Borçlardan dolayı icra takibi ve haciz işlemleri yapılmayacaktır.

Taksitlendirmede ilk taksitin ödenmesi durumunda borcu yoktur yazısı alınabilecektir.

  1. ORTAK HÜKÜMLER

Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;

– 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,

– Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere
ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 30/9/2021
tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ise ilk taksitini 31/10/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer
taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit
taksitte ödemeleri,

gerekmektedir.

Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.

– Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak
ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,

1) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarların (Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme
faizi dâhil) %90’mın tahsilinden vazgeçilir.

2) Bu Kanunun l inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı
alt bendi kapsamında olan ve bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından
%25 indirim yapılır.

3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde
fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutardan
(bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %50
indirim yapılır.

– Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde
katsayı uygulanmaz ve,

1) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak
tutarlar (Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme
faizi dâhil) üzerinden %50 indirim yapılır.

2) Bu Kanunun l inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı
alt bendi kapsamında olan ve bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından
%12,5 indirim yapılır.

3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde
fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutardan
(bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %25
indirim yapılır.

– Taksitle ödenmek istenmesi halinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak
şartıyla borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte
ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden
daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.

Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

  1. Altı eşit taksit için (1,09),
  2. Dokuz eşit taksit için (1,135),
  3. On iki eşit taksit için (1,18),
  4. On sekiz eşit taksit için (1,27),

katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler
halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır.

Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ve tam ödenmek
koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit
tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti)
izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme
zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.

İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik
ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı
idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

Kanuna göre ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına
(bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.

Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen
ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun
hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi
dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun
yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı
yerden devam eder.

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından,
borçlular talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir.

Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan
hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için
faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmaz.

Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan
ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir. Bu Kanuna
göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun
talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir.
Bu talep, Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre
ödenmesine engel teşkil etmez. Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılan
borçların, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için bu borçların en az
%10’unun ödenmiş olması şarttır.

Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler
uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için
ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini
belirtmeleri şarttır.

Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara ilişkin dava
açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz.

Cumhurbaşkanı 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan
edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı idarelere) mücbir sebep hâlinin vukuu tarihinden
itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim
tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar
uzatmaya yetkilidir.

  1. DİĞER HÜKÜMLER

18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve
Borsalar Kanunu hükümlerine göre, 30/4/2021 tarihine kadar ödenmesi gerekmesine
rağmen ödenmemiş olan, üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından
alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları asılları tamamının, birinci taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden dördüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i
alacakların tahsilinden vazgeçilir. Düzenlemeden yararlanılabilmesi için 30/09/2021
tarihine kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.

30/4/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı
tarihine kadar ödenmemiş olan; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek
mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik
payı borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip
eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı
eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Düzenlemeden yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır.

193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların, bu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılarak
kesinleşmesi ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla, ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergilerin vergi ziya cezası uygulanmaksızın tarh edileceği hükmü uygulanmaz. Bu Kanunun 3 ve 4’üncü maddelerine göre yapılandırılarak kesinleşen tarhiyatlar, yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında değerlendirilmez. Şu kadar ki, anılan bent kapsamında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konuşu tarhiyatlar nedeniyle 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi kapsamında yararlanılamayan indirim tutarları için bir düzeltme yapılamaz.

30/04/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan; 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkârların
üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları
federasyonlara, birlik ve federasyonların Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonuna olan katılma payı, esnaf ve sanatkârların meslek eğitimini
geliştirme ve destekleme fonu borç asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık
dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Düzenlemeden yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine kadar alacaklı
birime başvurulması şarttır.

30/04/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan; 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu hükümlerine göre avukatların ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile staj
kredisi borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami
toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına
isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine kadar baro
kesenekleri için ilgili baroya, staj kredisi alacakları için Türkiye Barolar Birliğine
başvurulması şarttır.

30/04/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun
yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis
ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi
oldukları odalara olan aidat borçları asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun
yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde
ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun
yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Düzenlemeden yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine
kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.

30/04/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan; 23/1/1953 tarihli ve 6023 sayılı Türk
Tabipleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları ile odaların Merkez Konseyine olan birlik payı borçlarının
asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden
üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit
taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Düzenlemeden yararlanılabilmesi
için 31/08/2021 tarihine kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.

30/04/2021 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun
yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş
Hekimleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları ile odaların Türk Diş Hekimleri Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini
takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam
altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine kadar alacaklı birime başvurulması veya
bu fıkrada belirtilen ödeme zamanında ilk taksitin ödenmesi şarttır.

09/03/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk
Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair
Kanun hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat
borçları ile odaların Türk Veteriner Hekimleri Birliğine olan birlik payı borçlarının
asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden
üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit
taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra
hükmünden yararlanılabilmesi için 31/08/2021 tarihine kadar ilgili odaya/birliğe
başvurulması şarttır.

  1. TAŞINMAZLAR İLE AMORTİSMANA TABİ DİĞER İKTİSADİ KIYMETLERİN YENİDEN DEĞERLENMESİ

213 sayılı Kanunun geçici 31’inci maddesine altıncı fıkrasından sonra gelmek üzere
eklenecek olan fıkra uyarınca;

– Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri değişiklik fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla aktiflerine kayıtlı
bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri al
işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç)
31/12/2021 tarihine kadar geçici 31’nci maddede yer alan kapsam, şart ve hükümlere
uymak koşuluyla yeniden değerleyebilirler.

– Bu fıkra kapsamında yapılan yeniden değerleme sonrası pasifte özel bir fon
hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %2 oranında hesaplanan vergi,
yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar bir beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine
beyan edilir ve ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname
verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Önceki fıkralarda taşınmazlar için öngörülen hükümler bu fıkra uygulamasında
amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için de geçerlidir.

  1. 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’NDA YAPILAN DÜZENLEME

30/04/2021 tarihi itibarıyla prim borcu olan ve ödeme yapmayan sigortalıların, sigortalılık
sürelerinin durdurulması, prim borçlarının silinmesi, talep edilmesi halinde durdurulan
sigortalılık sürelerinin ihya edilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

  1. 5834 SAYILI KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN’DA YAPILAN DÜZENLEME

22/1/2009 tarihli ve 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi
Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici
madde ilave edilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 3- (1) Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 20/5/2021 tarihinden önce olup
da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin
ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek
kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer
kredi borçlarına ilişkin 5411 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca kurulan Türkiye
Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi
geciken kısmının 31/12/2021 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden
yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşlar tarafından dikkate alınmaz.

(2) Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların birinci fıkra hükmü uyarınca mevcut kredileri
yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai
sorumluluk doğurmaz.”

Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında
ödeyemedikleri için Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilen kişilerin ve kredi
müşterilerinin maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesi halinde geçmiş ödeme
performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmayacağı hususunda düzenleme
yapılmıştır.

Söz konusu Kanun düzenlemeleri yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Kanun’un tam metni ektedir.

 

Bülten 2021-28 Eki


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/27 Matrah Artırımını da Kapsayan Bazı Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Yasa Teklifi TBMM’ye Sunuldu

Hatırlanacağı üzere, Covid-19 salgınının ülke ekonomisine etkilerini azaltmak, istihdamı ve üretimi korumak ve vatandaşların salgından en az şekilde etkilenmesini sağlamak için alman önlemler ve sağlanan desteklerin yanı sıra 17 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla kişi ve kuruluşların, Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumuna, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ve çok sayıda kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlara olan kesinleşmiş borçlarının yapılandırılması ve taksitler halinde ödenmesi imkânı getirilmişti.

Ancak, küresel salgının yayılımının ve etkilerinin devam etmesi nedeniyle yapılandırma taksitlerini ödeyemeyen ya da borçları yapılandırma kapsamında bulunmayan vatandaşlarca yeni bir imkân verilmesi taleplerinin yoğunlaşması ve ayrıca kesinleşmiş borçlar dışında ihtilaflı aşamada bulunan veya henüz inceleme ve takdir işlemleri tamamlanmamış borçlar için de ihtilaflara son verilmesi ya da yeni ihtilaflar başlatılmaması amacıyla düzenleme yapılması talepleri artış göstermiştir.

Kamuoyundan bu yönde gelen talepler üzerine, 7256 sayılı Kanunun kapsamından sonraki dönemlerden borcu bulunan vatandaşlar ile 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvurduğu halde gerekli ödemeleri yapmaması nedeniyle Kanunu ihlal etmiş olanları da kapsayacak şekilde kesinleşmiş alacaklar için yeniden yapılandırma düzenlemesi yapılması amacıyla hazırlanan yasa teklifi Meclise sunulmuştur.

Teklifte, ihtilaflı ya da inceleme ve takdir işlemleri devam eden alacaklar için de yapılandırma imkânı getirilerek bu aşamalardaki alacakların bir an önce hazineye intikalinin sağlanması, matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması ve işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesine yönelik düzenlemeler öngörülmüştür.

Teklifle, işletmelerin bilançolarında yer alan gayrimenkuller ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapma imkânı sağlanarak bu kıymetlerin bilançolarda güncel değerleriyle yer alması yönünde düzenleme önerilmiştir.

Diğer taraftan, bazı kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarına olan borçların yapılandırılması da düzenlenmiştir.

Ayrıca, karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemeyen kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmayacağı hususunda düzenleme yapılmaktadır.

Teklifin, yasalaşmadan önce yetkili Komisyonda ve Mecliste verilmesi muhtemel önergelerle küçük değişiklere uğrama ihtimali mevcut olup, son haline ilişkin özet değerlendirme aşağıdaki gibidir;

Yapılandırma kapsamına giren alacaklar

– Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, ÖTV, Damga ve Emlak Vergisi gibi Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ile bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2021 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç) ve vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları (usulsüzlük, özel usulsüzlük).

– Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları.

– Sosyal güvenlik primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, SGDP, isteğe bağlı sigorta primleri ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları.

– Belediyelerin idari para cezaları ile su, atık su, katı atık ücreti alacakları, büyükşehir belediyelerinin katı atık ücreti alacakları ile büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar.

– Yukarıda sayılanlar dışında kalan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları (adli para cezaları hariç.

– (Kapsama girmediği açıkça belirtilen) Diğer idari para cezaları.

Yapılandırma kapsamına girmeyen idari para cezaları

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre verilen idari para cezaları ve,

– 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre verilen idari para cezaları ve

– 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu,  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından verilen idari para cezaları.

 

 

Kanunun kapsadığı dönem

30/04/2021 Tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere ilişkin olup, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

Kesinleşmiş alacaklar

Kesinleşmiş alacakların yeniden yapılandırılmasında alacağın bir kısmının ödenmesi bir kısmının ise silinmesi öngörülmüştür.

Buna göre genel olarak ödenecek ve silinecek kamu alacakları aşağıdaki gibidir;

– Gümrük vergisi/Vergilerin tamamı ödenecektir; vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların ya da idari para cezalarının tamamı silinecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan cezaların %50’si silinecek; kalan yüzde ellisi ödenecektir.

– İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının %50’si ödenecek; kalan diğer yüzde ellisi silinecektir.

– Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergisi aslının tamamı ödenecek, cezaların kalan %70’i silinecektir.

– Gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme cezası yerine Yİ-ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar ödenecektir; bu durumda gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamı silinecektir.

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında Teklifin 2’nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraların a bendi hükmü uygulanacak, Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanunun 2’nci maddesi kapsamında yapılandırılacak, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

Bu durumda da;

– Tahakkuk etmiş vergilerin tamamı ödenecek; vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların ya da idari para cezalarının tamamı silinecektir.

–  Gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar ödenecek; gecikme zammının tamamı silinecektir.

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde henüz mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da yapılandırılabilecektir.

Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanun’un yayımı tarihi kabul edilecektir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmayacaktır.

Bu durumda olup;

– Yargı Kararı sonucu kesinleşen vergilerin tamamı ödenecek; vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların tamamı silinecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 50’si ödenecek; kalan diğer yarısı silinecektir.

– Gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme cezası yerine Yİ-ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar ödenecek; gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamı silinecektir.

Bu imkandan yararlanmak isteyen mükelleflerin/borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.

Bu imkandan yararlananlar mükellefler ayrıca 213 sayılı Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamayacaklardır.

Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar

Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar üç grupta yer almaktadırlar;

Birincisi; Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar.

İkincisi; Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar.

Üçüncüsü; uzlaşma aşamasında bulunan tarhiyatlar.

Birinci Grupta yer alan, Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar için vergi mahkemesinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş ise;

– Gümrük vergisinin/ Verginin aslının %50’si ödenecek; kalan diğer % 50’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan cezaların (usulsüzlük, özel usulsüzlük) % 25’i ödenecek, kalan diğer(% 75’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek; bunların yerine, vergi aslının ödenecek %50’lik kısmı üzerinden, aylık Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecektir.

İkinci Grupta yer alan, Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar için; Kararın terkin, tasdik veya tadilen tasdik veya bozma kararı olması sonucuna göre farklı durumlar mevcuttur.

Kanunda geçen ve alacakların tespitinde esas alınacak olan “en son karar” ifadesi tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve Kanun’un yayımı tarihinden önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır. İdareye tebliğ edilip, mükellefe tebliğ edilmemesinin veya tam tersi durumun herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Eğer vergi mahkemesi tarhiyatı terkin etmiş ise;

Vergilerin/Gümrük vergisinin aslı İlk tarhiyata/tahakkuka esas verginin/gümrük vergisinin %10’u ödenecek; kalan diğer % 90’llık kısmının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamları tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan cezaların (usulsüzlük, özel usulsüzlük) % 10’u ödenecek; kalan diğer % 90’lık kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek, bunların yerine, vergi aslının ödenecek %10’luk kısmı üzerinden, aylık Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecek.

Eğer vergi mahkemesi tarhiyatı tasdik etmişse

– Verginin/Gümrük vergisinin tasdik edilen aslının tamamı ödenecek; terkin edilen kısmın % 10’u ödenecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan (usulsüzlük, özel usulsüzlük) tasdik edilen ceza tutarının % 50’si ile terkin edilen ceza tutarının % 10’u ödenecek, kalan kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek bunların yerine Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecektir.

Eğer Danıştay veya bölge idare mahkemesi bozma kararı vermişse;

– Verginin/Gümrük vergisinin aslı %50’si ödenecek; kalan diğer % 50’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan (usulsüzlük, özel usulsüzlük) cezaların % 25’i ödenecek; kalan % 75’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek, bunların yerine, Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecektir.

Eğer Danıştay veya bölge idare mahkemesi kısmen onama, kısmen bozma kararı verilmişse;

– Onanan kısım için tasdik kararı, bozulan kısım için bozma kararı geçerli olacaktır.

Tarhiyat sonrası uzlaşma aşamasında olan alacaklar

Tarhiyat sonrası uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak dava açma süresi geçmemiş olanlar için;

– Verginin/Gümrük vergisinin aslının %50’si ödenecek; kalan diğer % 50’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan (usulsüzlük, özel usulsüzlük) cezaların % 25’i ödenecek, kalan diğer (% 75’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek bunların yerine Yİ/ÜFE oranları ile hesaplanacak tutar tahsil edilecektir.

Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme yapılmış olması durumunda;

– Vergi mahkemeleri nezdinde dava devam ederken tahakkuk etmeyen vergilerin, Kanun’un yayım tarihinden önce ödenmiş olması halinde,

– İlk derece mahkemesince verilen tasdik kararının üst yargı organınca bozulması üzerine, vergilerin Kanunun yayım tarihinden önce ödenmiş olması halinde

ödenmiş tutar, yapılandırılma sonucunda hesaplanan vergi ve Yİ-ÜFE tutarından mahsup edilecek; kalan tutar red ve iade edilecektir.

İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan mükelleflerin durumu

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış ve Kanun’un yayım tarihi itibariyle henüz tamamlanamamış vergi incelemeleri sonucunda tarh edilecek vergiler ile bunlara bağlı cezalar ve gecikme faizleri ile vergi aslına bağlı olmayan cezalardan;

– Verginin/Gümrük vergisinin aslı %50’si ödenecek: kalan %50’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Vergi aslına bağlı vergi cezası/idari para cezası ve gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek, iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezaları için vergi cezasının %25’i ödenecek kalan kısmı silinecektir.

– Vergi aslına bağlı olmayan (usulsüzlük, özel usulsüzlük) cezaların %25’i ödenecek; kalan (% 75’lik kısmın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Gecikme faizleri yerine verginin vade tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar aylık Yİ-ÜFE oranlarıyla hesaplanacak tutar ödenecektir.

Kanun’un yayımı tarihini izleyen (muhtemelen) iki ay içerisinde tamamlanamayan incelemeler ise düşecektir.

Pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılan beyanlar

Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;

– 213 Sayılı VUK’nun 371’inci maddesine göre pişmanlıkla veya 30/4’üncü maddesine göre kendiliğinden verilen beyannameler,

– 4458 sayılı Kanun’a ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği halde beyan edilmeyen aykırılıklara ait gümrük vergileri ile faizleri ile,

– 30/04/2021 Tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği halde bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması,

bu kapsamda olup buna göre;

– Tarh edilen verginin tamamı ödenecek; vergi aslına bağlı olmayan cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

– Pişmanlık zammı veya gecikme faizi yerine Kanun’un yayımlandığı tarihine kadar Yi-ÜFE tutarı ödenecek; pişmanlık zammı ve gecikme faizinin tamamı silinecektir.

– Vergi ziya cezasının tamamı silinecektir.

Matrah ve vergi artırım

2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak gelir ve kurumlar vergisi ile katma değer vergisi ve bazı gelir ve kurumlar vergisi stopajları için matrah artımı yapılabilecektir. Daha önceki benzer düzenlemelerde yer adlığı üzere, matrah artırımında bulunulan yıllar için daha sonra vergi incelemesi yapılamayacak incelemeye dayalı vergi önerilemeyecek ceza kesilemeyecektir. Mükellefler bu yıllardan herhangi bir yada bir kaçı için ayrı ayrı yahut tamamı için artırımda bulunabileceklerdir.

Artırılan matrahlar üzerinden ödenecek vergiler KKEG niteliğinde değerlendirilecektir.

Kurumlar vergisi mükellefleri için öngörülen matrah artırım oranı, asgari matrah tutarı ve artırılan tutar üzerinden hesaplanacak vergi oranına ilişkin tablo aşağıdaki gibidir.

Yıl Artırım Oranı Asgari Matrah Tutarı Vergi Oranı 1 Vergi Oranı 2
2016 30% 94.000 20% 15%
2017 30% 99.600 20% 15%
2018 25% 105.800 20% 15%
2019 20% 112.400 20% 15%
2020 20% 127.500 20% 15%

 

Eğer mükellefler o yılda matrah beyan etmemiş ise veya hiç beyanname verilmemiş ise tablonun üçüncü sütununda yer alan asgari matrah tutarı esas alınacak artırılan/beyan edilen matrah üzerinden her yıl için (sabit) %20 oranında vergi hesaplanacak ve ödenecektir.

Fakat mükellefler o yıla ilişkin olarak kanuni süresinde beyanname vermiş, bunun üzerinden tahakkuk eden vergiyi süresinde ödemiş (ve bu vergi türleri için bu Kanun’un 2’nci ve 3’üncü madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla) bu şekilde artırılan matrah üzerinden %15 oranında hesaplanacak tutarda daha vergi ödeyecektir. Bu durumda olanlar için; istisna, indirim ve/veya mahsup nedeniyle ödenmesi gereken vergi doğmamış olması halinde de mükellefler düzenlemeden yararlanacaklardır.

Bilanço esasına tabi ve serbest meslek kazancına esas geliri olan gelir vergisi mükellefleri için öngörülen matrah artırım oranı, asgari matrah tutarı ve artırılan tutar üzerinden hesaplanacak vergi oranına ilişkin tablo aşağıdaki gibidir.

Yıl Artırım Oranı Asgari Matrah Tutarı Vergi Oranı 1 Vergi Oranı 2
2016 30% 47.000 20% 15%
2017 30% 49.800 20% 15%
2018 25% 52.900 20% 15%
2019 20% 56.200 20% 15%
2020 20% 63.700 20% 15%

 

– Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10’undan,

– Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/5’inden,

– Bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan,

az olamaz.

Katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerinde yer alan Hesaplanan KDV tutarı toplamları üzerinden aşağıda belirtilen oranlarda katma değer vergisini artırmaları halinde ilgili dönemlere ilişkin katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yıl Oran
2016 3%
2017 3%
2018 2,5%
2019 2%
2020 2%

 

– Artırımda bulunulan yılın tüm dönemlerinin dikkate alınması zorunludur. Dönem içerisinde işe başlama / işi bırakma durumu olması halinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemlerin tamamının dikkate alınması gerekmektedir.

– Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

– Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, “Sonraki Dönemlere Devreden KDV” yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için “İhraç Kayıtlı Teslimlerden” veya “İade Hakkı Doğuran İşlemlerden” doğan “terkin” ve “iade” işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Ancak sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan önceki dönemler için tarhiyat önerilemeyecektir.

Bu şekilde beyan edilip ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider ve/veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır. Bu şekilde belirlenen tutar, mahsup ve iade konusu yapılmayacaktır.

Çalıştırdıkları ücretlilere yaptıkları ödemelere ilişkin tevkifat yapmaya mecbur olanların beyan ettikleri ücret ödemelerine ilişkin tutarların yıllık toplamı üzerinden aşağıda belirtilen oranlarda artırımda bulunmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

İlgili yıllarda muhtasar beyanname vermemiş mükellefler için ise madde yer alan asgari işçi sayıları ve asgari ücret tutarları esas alınarak beyanda bulunulacaktır.

Yıl Vergi artırım oranı
2016 6%
2017 5%
2018 4%
2019 3%
2020 2%

 

Muhtasar beyanname vermek zorunda mükellefler için aşağıda belirtilen oranlarda gelir (stopaj) vergisi artırmaları halinde, ilgili dönemlere ilişkin gelir (stopaj) yönünden vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yıl Vergi artırım oranı
2016 6%
2017 5%
2018 4%
2019 3%
2020 2%

 

İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların durumu

Mükellefler işletmelerde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir.

Bu şekilde aktife kaydedilen emtia için ayrı;  makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açılacaktır.

Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde bu tutar sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ise ayrılan karşılıklar birikmiş amortisman olarak dikkate alınacaktır.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına Satın Alınan Mal olarak kaydedeceklerdir.

Bu şekilde beyan edilen makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanacak ve bu tutar ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi Hesaplanan KDV’den indirilemeyecektir. Ancak emtia üzerinden ödenen vergiler genel esaslara göre indirim konusu yapılabilecektir.

Beyan edilen mallar ÖTV’nin konusuna giriyorsa beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini, beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların durumu

Mükellefler kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil), emtialar bakımından aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafı kâr oranını, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebileceklerdir.

Gayrisafı kar oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği durumlarda mükelleflerin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.

Bu şekilde hesaplanıp ödenmesi gereken katma değer vergisinin ilk taksitinin beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitlerinin ise beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü aylarda olmak üzere üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların durumu

Mükellefler 31/12/2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini 31/08/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

Belirtilen tutarlar üzerinden %5 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenecektir. (Komisyonda bu oranın %3’e indirildiği bilgisi mevcuttur)

Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecek kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyecektir.

Bu şekilde beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır. Bu kapsamda beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme yapmaları gerektiği durumlarda düzeltme işlemlerinin de aynı süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza önerilmeyecek, faiz tahakkuk ettirilmeyecektir.

Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilecektir

Tahakkuk eden vergilerin tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi halinde bu vergiler üzerinden katsayı hesaplanmayacak ayrıca %10 indirim yapılacaktır. İlaveten;

Kanunun 4’üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) %90’mın tahsilinden vazgeçilecektir.

– Kanun’un 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan ve bu Kanun’a göre yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılacaktır.

– Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (Kanun’un 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %50 indirim yapılacaktır.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmayacaktır. İlaveten;

– Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar (Kanun’un 4’üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden %50 daha indirim yapılır.

– Kanun’un 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan ve bu Kanun’a göre yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 oranında indirim yapılacaktır.

– Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %25 indirim yapılacaktır.

Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitler halinde tercihte bulunmak mümkün olacaktır.

Taksitli ödemelerde ödenecek tutar;

– 6 taksit seçiminde 1,09

– 9 taksit seçiminde 1,135

– 12 taksit seçiminde 1,18

– 18 taksit seçiminde 1,27

(katsayısı) ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle dönemlik taksit tutarı hesaplanacaktır.

Başvuruda bulunan borçluların ilk başta tercih ettikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapmak istemeleri hâlinde ödenecek tutar ilgili yeni taksit sayısına isabet eden katsayıya düzeltilir.

Teklifin tam metni ektedir.

KANUN TEKLİFİ…

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/26 Finansman Gider Kısıtlamasına İlişkin Tebliğ Yayımlandı

Hatırlanacağı üzere, 15.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun ile mükelleflerin finansman ihtiyaçlarını öz kaynaklar yoluyla karşılamalarını teşvik etmek amacıyla, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” başlıklı 41’inci maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun, “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11’inci maddesinde yapılan değişiklikle geçmişte “finansman gider kısıtlaması” olarak bilinen uygulama bazı değişikliklerle yeniden getirilmiş, bu hususta Cumhurbaşkanına düzenleme yapma yetkisi verilmiş,  ancak yakın zamana kadar bahsi geçen uygulaya ilişkin herhangi bir ikincil düzenleme yapılmamıştı.

Uzun bir aradan sonra, 4 Şubat 2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3490 sayılı Karar ile finansman gider kısıtlaması uygulaması fiilen hayata geçmiş ve 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere;

– 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi hükümlerine göre; kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyeceği,

– 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi hükümlerine göre (kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri hariç) kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin; faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının % 10’unun kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmeyeceği,

kararlaştırılmıştı.

Bahsi geçen düzenlemelerde, belirlenen %10’luk gider kısıtlama oranını sektörler itibariyle farklılaştırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiş olmasına karşın Karar’da böyle bir oran farklılaştırmasına gidilmediği, ilaveten 01 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan bu uygulamaya ilişkin ilişkin bazı belirsizliklerin mevcut olduğu görülmüştü.

Gelir İdaresi Başkanlığı bahsi geçen düzenlemelerin uygulamasına yön vermek amacıyla hazırlamış olduğu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde (Seri No:1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı’nı kamuoyunun da görüşünü almak üzere 24.03.2021 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlamıştı.

Bu defa kamuoyundan gelen geri bildirimler de dikkate alınarak son halini alan düzenlemeler, 25 Mayıs 2021 tarih ve 31491 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğde;

–  Finansman gider kısıtlamasının yanı sıra,

– Tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisseleri ve ortaklık paylarını satın almaları halinde vergilendirilmesi,

– Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumlarda kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli uygulanması ve,

– Kurumlar vergisi oranının 2021 yılı için %25, 2022 yılı için %23 olarak uygulanması hususlarında açıklamalara da

yer verilmiş olup Tebliğin finansman gider kısıtlamasına ilişkin değerlendirmesi aşağıdaki gibidir;

Kısıtlama kapsamına giren-girmeyen mükellefler

Finansman gider kısıtlaması, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan mükellefler hakkında uygulanacaktır. Dolayısıyla “öz kaynak” kavramı bilançoya özgü bir tabir olduğu için, işletme hesabı esasına tabi mükellefler doğal olarak kapsam dışıdır.

İlaveten esas faaliyet konusu yabancı kaynak sağlamak olan yahut başlarına ait kaynakları yönetmek olan ve taslakta tek tek sayılan; emeklilik şirketleri, banka ve benzeri finansman kuruluşları, sigorta ve reasürans şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring ve finansman şirketleri ile sermaye piyasası faaliyetinde bulunan kurumlar da kapsam dışı bırakılmıştır.

Finansman gider kısıtlamasının uygulanacağı dönem

Kapsama giren mükellefler, 2021 yılının ilk geçici vergi döneminden başlamak üzere, her bir geçici vergilendirme döneminin son günü itibarıyla çıkarılmış bilançoyu esas alarak öz kaynak ve yabancı kaynak mukayesesi yaparak finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmayacaklarını tespit edebileceklerdir. Doğal olarak aynı kıyaslama 31.12.20XX Tarihli yıllık bilançolarda da yapılacaktır. (Özel hesap dönemine tabi mükellefler de buna göre gerekli tarih uyarlamalarını yapacaklardır)

01/01/2021 tarihinden önce yapılan borçlanmalara ilişkin finansman giderlerinin durumu

Finansman gider kısıtlamasında finansman hizmetinin hangi yılda sağlandığı veya kredi sözleşmesinin hangi yılda yapıldığının önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle, dönem sonu itibarıyla kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, söz konusu yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.

Öte yandan, 01/01/2021 tarihinden önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşerek tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri gereği 2020 yılı kurum kazancının tespitinde dikkate alınmış olan finansman giderlerinin finansman gider kısıtlamasına tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

Kapsama giren yabancı kaynaklar

Tebliğe göre;

Yabancı kaynaklar: Bilançonun kısa vadeli yabancı kaynaklar ve uzun vadeli yabancı kaynaklar toplamını,

Finansman giderleri: Yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğan her türlü faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı, faktoring kuruluşlarına verilen iskonto bedelleri ve benzeri adlar altında yapılmış olan gider ve maliyet unsurlarını,

ifade etmektedir.

Buna göre, yabancı kaynak öz kaynak kıyaslamasında dikkate alınacak yabancı kaynaklar, bilançodaki vadeye (kullanım süresine) bağlı olarak finansman giderine yol açan yabancı kaynakları değil tüm yabancı kaynakları (kısa vadeli yabancı kaynaklar ve uzun vadeli yabancı kaynakların tamamını) kapsamaktadır.

O sebeple Tebliğde hesaplamaya dahil edilmeyecek bir yabancı kaynak tanımına yer verilmemiştir; ancak kapsama girmeyen gider ve maliyet unsurlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Tebliğe göre, finansman giderlerine ilişkin bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için bunların yabancı kaynak kullanımına ve bu kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmuş olması gerekmektedir.

Bu sebeple;

– Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerinin,

– Aynı şekilde finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme iskontoları veya peşin ödeme ıskontolarının,

gider kısıtlamasına konu edilmesinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir.

Bunun yanı sıra Tebliğde bilançolarda izlenen Satıcılar vb hesaplar için finansman gideri hesaplanmaması halinde bu işlemler için ayrıca ayrıştırma yapılarak satış bedelinin belirli bir kısmının gider kısıtlamasına tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.

Bu kapsamda, vade farkının fiyatın dışında belirlenmiş olması durumunda, fiyattan ayrı olarak ödenen vade farklarının finansman gider kısıtlamasına tabi olacağı değerlendirilmektedir.

Bunun yanı sıra yine Satıcılar vb hesaplarda izlenen tutarlara ilişkin kur farkı giderlerinin ise gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi, eft/havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları ise kısıtlamaya tabi olmayacaktır. Ancak bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan BSMV gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanlar kısıtlama uygulamasına tabi olacaktır.

Kredilerin, finansman yüküyle birlikte grup şirketlerine aktarılması durumunda ise bu kredilere ilişkin finansman gideri krediyi fiilen kullanan şirket bünyesinde kısıtlamaya tabi tutulacaktır.

İmalatçı veya tedarikçi şirketlerle imzalanan aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden aynı değerle alınıp aynı değerle ihracatı gerçekleştirilenmalın üretimi veya tedarikine ilişkin tüm yükümlülüklerden doğrudan ve münhasıran imalatçı veya tedarikçi şirketlerin sorumlu olması ve ihracattan doğan finansman yükünün aracılı ihracat sözleşmesinin tarafı olan imalatçı veya tedarikçi şirketlere aktarılması kaydıyla, bu işlemler nedeniyle dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri nezdinde finansman gider kısıtlaması uygulanmayacaktır. Ancak, dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketlerinin kendi nam ve hesabına yurt içinden satın aldıkları malların satışından doğan finansman giderleri finansman gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.

Finansman gideri yanında finansman gelirinin de bulunması durumu

Finansman gelirleri ile giderleri arasında netleştirme yapılmayacaktır. Finansman giderleri toplamı gider kısıtlamasına konu edilecektir.

Örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ve binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle KKEG olarak dikkate alınan finansman giderlerinin durumu

İşletmenin kullanmış olduğu yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerden örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı veya binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle kurum kazancının tespitinde hali hazırda KKEG olarak dikkate alınmış olanlar finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır.

Kur Farkları

Yabancı kaynak kullanımından doğan kur farkı giderleri döviz kurlarındaki değişim dikkate alınarak hesaplanan gerçek tutarı ile dikkate alınacaktır.

Aynı kaynağa ilişkin olarak bir hesap dönemi içindeki aynı veya farklı geçici vergilendirme dönemlerinde oluşan kur farkı gelir ve giderleri mahsuplaştırılarak işlem tarihi veya dönem sonu itibarıyla bu kaynağa ilişkin net kur farkı gideri doğması halinde bu tutar finansman gideri kısıtlamasında dikkate alınacaktır. Aynı dönem içinde olsa bile farklı yabancı kaynaklara ilişkin olarak oluşan kur farkı gelirleri ile kur farkı giderleri birlikte değerlendirilemeyecektir. Buna durumda, her bir kredinin kur farkı gelir ve giderlerinin ayrı ayrı takip edilmesi yerinde olacaktır.

Diğer taraftan, temin edilen yabancı kaynağın mevduat vb şekillerde değerlendirilmesi sonucu doğacak kur farkı geliri şirketin bilançosunun aktifinde yer alan bir varlığın değerlemesi sonucu oluştuğu için, yabancı kaynağa ilişkin kur farkı giderinden mahsup edilemeyecektir.

Yıllara sari inşaat ve onarma işleri ile uğraşan mükelleflerde uygulama

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri ile uğraşanların kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderleri, işin kesin kâr veya zararının tespit edildiği yıl kazancının hesaplanmasında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacağından, gider kısıtlamasına ilişkin uygulama da aynı dönemde yapılacaktır.

Birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması veya yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin yanı sıra başka işlerin de bulunması halinde, yapılan finansman giderleri hangi yılın kâr veya zarar tutarının tespitinde dikkate alınıyorsa, o yılda gider indirimi kısıtlamasına konu edilecektir.

Diğer taraftan, gider kısıtlamasına ilişkin hükümler 01/01/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmiş olan ancak yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin kazancı işin bittiği yılın kazancı olarak beyan edileceğinden henüz kurum kazancının tespitinde dikkate alınmamış olan finansman giderlerinin, inşaat ve onarma işi kazancının hangi yıl beyan edildiğine bakılmaksızın, gider indirimi kısıtlanmasına konu edilmemesi gerekmektedir.

Adi ortaklıklarda finansman gider kısıtlaması

Adi ortaklıklar, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ayrı bir birim olarak değerlendirilecek, adi ortaklığın finansman giderleri, adi ortaklığın ortakları tarafından doğrudan kendi finansman giderlerine dahil edilmeyecektir. Ancak, bilançolarında yabancı kaynak tutarı öz kaynak tutarını aşan adi ortaklıklarda, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’u ortakların hisseleri oranında, verecekleri beyannamelerinde KKEG olarak dikkate alınacaktır.

Finansman giderlerine ilişkin katma değer vergisinin (KDV) durumu

Tebliğ değişikliğinde KKEG gider olarak dikkate alınmış olan finansman giderleri ile ilgili ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkin şu an için bir düzenleme mevcut değildir. Doğrudan işletmenin faaliyeti ile ilgili olan bu giderler için yüklenilen katma değer verisinin indirim konusu yapılamaması, katma değer vergisinin temel prensibi olan işle ilgili giderler için yüklenilen vergilerin mükellef üzerinde kalmaması prensibi ile çelişeceğinden KDV Kanunu’nun 30/d maddesi hükmünün söz konusu işlemler bakımından uygulanmaması gerektiği değerlendirilmekle birlikte konuyla ilgili olarak Bakanlığın yapacağı düzenlemelerin takip edilmesi gerekmektedir.

Tebliğin tam metni ektedir.

Bülten 2021-26 Eki Tebliğ Metni


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/25 Evde Üretilen Malların İnternetten Satışında Esnaf Muaflığına İlişkin 314 Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı

Hatırlanacağı üzere, 11/11/2020 Tarih ve 7256 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Vergiden Muaf Esnaf başlıklı 9. Maddesinin birinci fıkrasının onuncu bendinde yapılan değişiklikle madde metni revize edilmiş, yapılan değişiklikle 01/01/2021 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere; Ayrı bir iş yeri açmaksızın ve sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanların Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi alması, Türkiye’de kurulu bankalarda bir ticari hesap açması ve tüm hasılatını münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil etmesi şartıyla muafiyetten yararlanabilecekleri hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, bankalar, bu bent kapsamında açılan ticari hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %4 (bir ve üzeri işçi çalıştırıldığı durumda %2) oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve 98 ve 119 uncu maddelerdeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacaklardır. Bu hasılat tutarı üzerinden ayrıca 94’üncü madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır.

İstihdama bağlı indirimli oranın uygulanması için ise ilgili ayda bir işçinin en az on gün süreyle çalıştırılması gerekir.

Diğer taraftan bu bent kapsamında elde edilen hasılatın (2021 yılı için) 240.000,00 TL’yi aşması hâlinde ise mükellef izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilecek ve tekrar bu muafiyetten faydalanamayacaktır.

Benzer şekilde bentte yer alan hasılat koşulu dışındaki diğer şartların ihlal edildiğinin tespit edilmesi hâlinde de muafiyetten faydalanılamayacak olup bu durumda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacaktır.

Bentte yer alan oranları ve tutarı, yarısına kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Yine 11/11/2020 Tarih ve 7256 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Diğer indirimler” başlıklı 89. Maddesin eklenen 16. Bent ile, 01/01/2021 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere;

– Tam mükellef gerçek kişilerin, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 225 inci maddesi kapsamında dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın %50’sini gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirebilecekleri, bu indirimden yararlanılabilmesi için bu kapsamda sayılan;

  1. a) İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olmasının,
  2. b) İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 800.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama bir tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırmasının,
  3. c) İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 1.600.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırmasının,
  4. d) İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 2.400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama üç tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırmasının,

şart olduğu,

– Cumhurbaşkanının bu bentte yer alan oran, tutar ve sayıları yarısına kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya,

– Hazine ve Maliye Bakanlığının maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye

Yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu defa 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9’uncu ve 89’uncu maddelerinde, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan tebliğ, 30 Nisan 2021 tarih ve 31470 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu Tebliğde, bahsi geçen 9’uncu ve 89’uncu maddelerde yapılan değişiklikler kapsamında; evde imal edilen ürünlerin internet ve benzeri ortamlarda satışında esnaf muaflığı uygulaması ve gelir vergisi mükelleflerince gerçekleştirilen mikro ihracat kapsamında elde edilen kazançlara indirim uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara yönelik açıklanmalara yer verilmiştir.

Giriş bölümü dahil üç bölümden oluşan tebliğin birinci bölümünde Evlerde Üretilen Malların İnternetten Satışında Esnaf Muaflığı altında 9’unca maddedeki değişikliklerin uygulanmasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Bu bölümün ilk maddesinde (yukarıda bahsettiğimiz) yasal düzenlemelere değinilmiş, esnaf muaflığından faydalanabilmek için gerekli olan genel şatlar (9’uncu maddenin 1. ve 6. bentleri) özetlenmiştir. Akabinde 7256 sayılı Kanunla eklenen 10. bentte yer alan şartlar kanuna paralel tekrarlanmıştır. Buna göre;

Evlerde Üretilen Malların İnternetten Satışında Esnaf Muaflığı

Muafiyetten yararlanma şartları

Evde üretilen malların internetten satışında esnaf muaflığından faydalanılabilmesi için genel şartlara ilaveten;

  1. a) İkametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak “Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi” alınması,
  2. b) Türkiye’de Kurulu bankalarda internetten yapılan satış gelirlerinin tahsilini ve bu gelirleri üzerinden tevkifat yapılmasını teminen bir ticari hesap açılması ve tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi,

gerekmektedir.

Bunun yanı sıra bir takvim yılında elde edilen hasılatın (2021 yılı için) 240.000,00 TL’yi aşması halinde, içinde bulunulan takvim yılında esnaf muaflığından faydalanılabilecek, izleyen takvim yılının başından itibaren ise esnaf muaflığından faydalanılamayacaktır. Muaflığa ilişkin şartları kaybedenler ise izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilecek ve bir daha aynı muafiyetten faydalanamayacaklardır. Belirtilen hasılat tutarı ((2021 yılı için; 240.000,00) her yıl yeniden değerlenme oranında artırılmak suretiyle yeniden belirlenecektir.

Birden fazla ürünün imal edilerek internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satılması durumunda ise tüm ürünlerden elde edilen toplam hasılat dikkate alınacaktır,

Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar ile faaliyetini, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar bu muafiyetten yararlanamayacaklardır.

Bu muafiyetten faydalanılabilmesi için evlerde imal edilen ürünlerin münhasıran internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satılması şart olup, satışların bir kısmının internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden, bir kısmının ise diğer şekillerde yapılması halinde ise muafiyetten faydalanılması mümkün değildir.

Şartların varlığı halinde, 9’uncu maddenin 1 ve 6 numaralı bentleri kapsamında esnaf muaflığından faydalanılması mümkündür. Ancak 9’uncu maddenin 6 ve 10 numaralı bentlerinde düzenlenen muafiyetlerden aynı takvim yılında aynı anda faydalanılması ise mümkün değildir.

9’uncu maddenin 6 numaralı bendi kapsamında muafiyetten faydalananlardan, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yıl içerisinde yapılan satışların ilgili yılda geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmesi nedeniyle esnaf muafiyetini kaybedecek ve izleyen takvim yılı başı itibarıyla gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecek olanlar, izleyen yıl Ocak ayının sonuna kadar mezkûr maddenin birinci fıkrasının 10 numaralı bendinde belirtilen şartları sağlamaları halinde, izleyen yılda bu bent kapsamında esnaf muaflığından faydalanabilecektir.

Örnek 1: Bayan (A), sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın evinde ürettiği ekmek, bazlama, kurabiye ve pasta ile reçel, salça ve turşu gibi ürünleri internet üzerinden satışa aracılık eden bir platform aracılığıyla satmaktadır. Bayan (A) bu ürünlerin satışı dolayısıyla 2021 yılında 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından faydalanmaktadır. Bayan (A)’nın internet üzerinden yapmış olduğu satış tutarı olan 50.000 TL, 2021 yılı için belirlenen yıllık asgari ücretin brüt tutarı olan 42.930 TL’yi aştığından, Bayan (A) izleyen takvim yılı başından itibaren 6 numaralı bent kapsamında muafiyetten faydalanamayacaktır. Ancak Bayan (A), 2022 yılı Ocak ayının sonuna kadar maddenin birinci fıkrasının 10 numaralı bendinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla 2022 yılında internet ve benzeri alanlar üzerinden yapacağı satışları için 10 numaralı bent kapsamında esnaf muaflığından faydalanabilecektir.

Bankalar tarafından yapılacak işlemler ve tevkifat uygulaması

Bankalar tarafından, Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen 10 numaralı bent hükmü kapsamında Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi ibraz edenlere, münhasıran internet ve benzeri elektronik ortamlarda yapılacak mal satışlarına ilişkin elde edilen hasılatın yatırılacağı ticari bir hesap açılacaktır. Birden fazla bankada veya aynı bankanın değişik şubelerinde birden fazla ticari hesap açılması mümkün bulunmaktadır. Açılacak ticari hesaba yatırılan tüm ödemelerden tevkifat yapılacağından, açılacak hesabın münhasıran esnaf muafiyeti kapsamındaki satış bedellerin tahsili için kullanılması gerekmektedir.

Bankalar, bu ticari hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %4 oranında gelir vergisi tevkifatı yapacaklar ve bir aya ilişkin aktarılan tutarlar üzerinden tevkif edilen vergileri, 98 ve 119’uncu maddelerdeki esaslar çerçevesinde muhtasar beyanname ile beyan edip ödeyeceklerdir. Yapılan gelir vergisi tevkifatları, 3/1/2012 tarihli ve 28162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 281)’nde yapılan açıklamalar çerçevesinde bankaların şubeleri veya banka genel müdürlükleri tarafından verilen muhtasar beyannameyle beyan edilip ödenebilecektir.

Bu bent kapsamında esnaf muaflığından yararlanan kişilerin bir veya üzeri işçi çalıştırdığı durumlarda tevkifat oranı %2 olarak uygulanacaktır. İndirimli oranın uygulanması için ilgili ayda bir işçinin en az on gün süreyle çalıştırılması gerekmektedir. İndirimli tevkifat oranından faydalanmak isteyenler, faaliyetlerinde işçi çalıştırdığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan tevsik edici belgelerle birlikte ticari hesap açtıkları bankalara bildireceklerdir. Çalıştırılan işçinin, işten çıkartılması veya ayrılması durumları da ayrıca ilgili bankalara bildirilecektir. Çalışanın işten ayrıldığı yönünde bir bildirimde bulunulmadığı sürece bildirim tarihini izleyen dönemlerde de indirimli tevkifat uygulamasına devam edilecektir.

İşçi çalıştırıldığını veya çalıştırılan işçinin işten ayrıldığının bankaya bildirilmesi sorumluluğu muafiyetten yararlanan kişilerdedir. Bankalar kendilerine yapılan bildirim durumuna göre vergi tevkifatı yapacaklardır. İlgili ayda on günden fazla işçi çalıştırılmadığı halde çalıştırıldığının bildirilmesi veya çalıştırılan işçinin işten ayrıldığının bildirilmemesi nedeniyle eksik yapılan tevkifatın sorumluluğu vergiden muaf esnafta olup, eksik hesaplanan vergiler muafiyetten yararlananlar adına cezalı olarak tarh edilecek ve bunlardan gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir.

Bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşması durumunda da takvim yılının sonuna kadar muafiyet devam edeceğinden, bankalarca ticari hesaba aktarılan tutarlardan tevkifat yapılmaya devam edilecektir. Dolayısıyla bankaların, bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşıp aşmadığının kontrolü yönünde bir sorumlulukları bulunmamaktadır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında elde edilen hasılat tutarı üzerinden gelir vergisi tevkifatı bankalar tarafından yapılacağından, mezkûr bent kapsamında bulunanlardan mal alımı yapanlardan Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkifat yapmakla yükümlü olanlarca, ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Satışa konu malların, tutarı ödenip tevkifat yapıldıktan sonra herhangi bir nedenle iade edilmesi halinde, söz konusu mal bedelleri üzerinden yapılan vergi tevkifat tutarı muafiyetten yararlanan kişinin yazılı başvurusu üzerine, tevkifatın yatırıldığı ve ödendiği vergi dairesi tarafından yersiz ödenen vergiler kapsamında red ve iade edilebilecektir.

Muafiyetten faydalananların yükümlülükleri ve belgelendirme

193 Sayılı Kanunun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından faydalananların mükellefiyet tesisi, belge düzenleme, defter tutma, beyanname verme gibi yükümlülükleri olmayacaktır. Bu muafiyetten yararlananların, kendilerine düzenlenen gider pusulalarını ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mal ve giderlerine ilişkin belgelerini 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda öngörülen süre boyunca saklamaları zorunludur.

193 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından faydalanmak isteyenlerin, tarha yetkili vergi dairelerine başvurarak bu Tebliğin Ek-1’inde yer alan “Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi (GVK Madde 9/10 Kapsamında Olanlar İçin)” almaları gerekmektedir. Bu belgeyi alarak esnaf muaflığından faydalananların üç yılda bir tarha yetkili vergi dairelerine başvurarak durumlarını güncellemeleri gerekmektedir.

Esnaf vergi muafiyeti belgesi, ilgili bölümleri doldurulduktan sonra vergi dairesince onaylanacaktır. Söz konusu belge, geçerli olduğu süre içerisinde çoğaltılmak suretiyle kullanılabilir.

İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlarda, ürünün satışının tevsik edilmesi, güvenli bir şekilde taşınması ve alıcıya ulaşması için, onaylı esnaf vergi muafiyeti belgesi örneğinin (fotokopisinin) alt kısmında boş olarak yer alan ürün satışına ilişkin bölümün vergiden muaf esnaf tarafından doldurulması ve ürünle birlikte gönderilmesi mümkündür.

Örnek 2: 193 Sayılı Kanunun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından yararlanan Bayan (B) evinde ürettiği çeyizlik eşyaları (masa örtüsü, perde, yatak örtüsü ve benzeri) internette satmaya başlamış ve Bayan (C)’ye 1 adet masa örtüsü ve 2 adet yatak örtüsünü kargo ile göndermiştir.

Satışa konu ettiği ürünün satışının tevsik edilmesi, güvenli bir şekilde taşınması ve alıcıya ulaşması için onaylı esnaf muafiyeti belgesinin bir örneğinin, belgenin alt kısmında boş olarak yer alan ürün satışına ilişkin bölümde yer alan, ürün cinsi kısmına masa örtüsü ve yatak örtüsü, ürün miktarı kısmına 1 ve 2 adet ile ürün bedeli kısmına da her bir ürünün toplam bedeli yazılmak suretiyle doldurularak ürünle birlikte gönderilmesi mümkün bulunmaktadır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince, mezkûr madde kapsamında faaliyette bulunanlardan yapılan mal alımlarının, tamamının gider pusulası ile belgelendirilmesi esas olmakla birlikte, münhasıran bu ödemelere ilişkin olmak üzere, gider pusulasında bulunması gereken bilgileri (imza hariç) ihtiva eden banka dekontları ile de belgelendirilmesi mümkündür.

Örnek 3: 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından yararlanan Bay (D), evinde ürettiği tespih, pipo ve süs eşyası niteliğindeki bibloları, internet ortamında satışa aracılık eden bir platform aracılığıyla satmaktadır.

Hediyelik eşya alım satım faaliyeti nedeniyle gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olan Bay (E), Bay (D)’den internet üzerinden 5.000 TL’lik ürün satın almış ve bedelini Bay (D)’nin bildirdiği banka hesabına aktarmıştır.

Bay (E) tarafından Bay (D)’den satın alınan ürünlerin, gider pusulası veya gider pusulasında bulunması gereken bilgileri ihtiva eden banka dekontuna istinaden belgelendirilmesi mümkündür.

Satın alınan ürünlerine ilişkin Bay (D)’nin banka hesabına aktarılan tutar üzerinden banka tarafından tevkifat yapılacağından, Bay (E) tarafından 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesiyle Mal İhracatı Kapsamında Elde Edilen Kazançlarda İndirim

Tebliğin üçüncü bölümünde elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle mal ihracatı kapsamında elde edilen kazançlarda indirime ilişkin düzenlemenin uygulamasına yönelik açıklamalara yer verilmiştir. Yasal düzenlemelere tanımlara ilişkin maddelerden sonra bahsi geçen düzenlemeden faydalanılabilme şartları düzenlenmiş olup buna göre; İndirimden, 4458 sayılı Kanunun 225’inci maddesi kapsamında dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle mal ihracatı gerçekleştiren tam mükellef gerçek kişiler yararlanabilecektir.

10/3/2013 tarihli ve 28583 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4) uyarınca, miktarı brüt 300 kilogramı ve değeri 15.000 Avro’yu geçmeyen mallar için dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından elektronik ticaret gümrük beyannamesi düzenlenebileceğinden, miktar veya değer itibarıyla bu sınır içerisinde yer alan malların ihracatından elde edilen kazançlar beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilecektir.

İndirim şartı olarak belirtilen işçi çalıştırma sayısının tespitinde, mükelleflerin ilgili takvim yılında aylık ya da üç aylık olarak verdikleri muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirdikleri çalışan sayılarının ortalaması dikkate alınacaktır.

Mezkûr bent kapsamında yapılan mal ihracatından kaynaklanan döviz cinsi hasılatların Türk lirasına çevrilmesinde, satış hasılatının fiili ihraç tarihi itibarıyla tahakkuk ettiği kabul edilerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının o gün için tespit ve ilan ettiği döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatı dışında, mükelleflerin başka şekillerde ihracat gelirlerinin olması, söz konusu indirimden yararlanmalarına engel teşkil etmeyecektir. Ancak anılan mükellefler tarafından diğer şekillerde yapılan ihracat kazançları beyanname üzerinden indirim konusu yapılamayacak olup, yalnızca Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı aracılığıyla bent kapsamında yapılan mal ihracatından elde edilen kazançlar indirime konu edilebilecektir.

Örnek 4: Tam mükellef Bay (F), büro mobilyalarının imalatı faaliyetinin yanında mobilya aksesuarlarının perakende ticareti faaliyetiyle de iştigal etmektedir. Mükellefin bu faaliyetlerine ilişkin ihracat gelirleri de bulunmaktadır. Bay (F)’nin 2021 takvim yılında elde etmiş olduğu gelirler aşağıdaki gibidir:

Bay (F), ihraç etmiş olduğu mobilya aksesuarlarını hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket aracılığıyla büro mobilyalarını ise lojistik tırlar vasıtasıyla yurtdışındaki alıcılarına teslim etmektedir.

Buna göre Bay (F), Kanundaki diğer şartların da oluşması halinde, sadece mobilya aksesuarlarının ihracından elde ettiği kazanç için indirimden faydalanabilecek olup, lojistik tırlar vasıtasıyla yaptığı büro mobilyalarının ihracatından elde ettiği kazanç için indirimden faydalanamayacaktır. İndirim şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinde hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket aracılığıyla yapılan mobilya aksesuarlarından elde edilen ihracat hasılat bedeli dikkate alınacak olup, Bay (F) tarafından bu kapsamdaki ihracat faaliyetinden 900.000 TL ihracat hasılatı elde edildiğinden, ilgili dönemde mükellefin kendisinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması koşuluyla söz konusu indirimden faydalanılabilecektir.

Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatı yanında, başka şekillerde de ihracatları bulunan mükelleflerin, faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarını ayrı ayrı izlemeleri gerekmektedir. Bu mükelleflerin indirim konusu yapılabilecek ihracat faaliyetine ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarını diğer faaliyetlerle ilişkilendirmemeleri ve kayıtlarını da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutmaları şarttır.

Mezkûr bent kapsamında belirtilen şartlar dâhilinde yapılan ihracat faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen diğer faaliyetlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, indirim konusu yapılabilecek ihracat faaliyetlerinden elde edilecek hasılatların toplam hasılat içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. İndirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsamda değerlendirilmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanları ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işte ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar ise, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.

Hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler ve Posta İdaresine dolaylı temsil yetkisi verilerek yapılan mal ihracatlarına yönelik 193 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine eklenen  (16) numaralı bendin alt bentlerinde yer alan tutarlar, indirimden yararlanabilmek için bu kapsamda elde edilebilecek azami ihracat hasılatlarını göstermektedir. Bu bağlamda, bir takvim yılı içerisinde söz konusu bendin (a), (b) ve (c) alt bentlerinde yer alan hasılat tutarlarının aşılması halinde, indirimden yararlanabilmek için bir sonraki alt bentte yer alan istihdam şartlarının sağlanması gerekmektedir. Diğer taraftan, (d) alt bendinde yer alan hasılat tutarından daha fazla ihracat hasılatı elde eden mükellefler, sigortalı olma ve işçi çalıştırma şartlarını sağlasalar bile söz konusu indirimden yararlanamayacaklardır.

Örnek 5: Tam mükellef Bay (G), oltu taşından tespih ve süs eşyaları üretmekte olup, söz konusu ürünleri hem yurtiçine hem de yurtdışına satmaktadır. Mükellef yurtdışındaki alıcılara, hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket aracılığı ile ürünlerin teslimini gerçekleştirmektedir. Mükellefin 2021 yılında söz konusu ürünlerin ihracatından elde ettiği hasılatı 3.000.000 TL’dir.

Buna göre Kanundaki diğer şartlar sağlansa dahi, bir takvim yılında hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesi aracılığıyla elde edilen ihracat hasılatı, Kanunda belirtilen ihracat hasılatının azami tutarı olan 2.400.000 TL’yi aştığından, mükellef Bay (G) söz konusu indirimden faydalanamayacaktır.

Örnek 6: Tam mükellef Bay (H), 2021 takvim yılında kendisine ait tekstil atölyesinde üretmiş olduğu bebek giyim ürünlerini, hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle ihraç etmiştir. Mükellef 2021 takvim yılı içerisinde gerçekleştirilen ihracat kapsamında 1.650.000 TL hasılat elde etmiş olup, ihracat kazancı 500.000 TL’dir. İlgili takvim yılında mükellef sigortalı olup, iki tam zamanlı da işçi çalıştırmaktadır. Buna göre Bay (H) 2021 takvim yılında üç tam zamanlı işçi çalıştırmadığından söz konusu indirimden faydalanamayacaktır.

Mezkûr bent kapsamında ihraç edilen malların sonradan çeşitli nedenlerle tamamen veya kısmen geri gelmesi halinde, geri gelen mallara tekabül eden tutarlar indirim konusu yapılamayacaktır.

Yazılım, tasarım, mimarlık, mühendislik başta olmak üzere her türlü hizmet ihracı kapsamında elde edilen kazançlar düzenleme kapsamında yer almamaktadır.

193 sayılı Kanunun 89’uncu maddesine eklenen (16) numaralı bent kapsamında, Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatından kaynaklanan kazancın %50’si (bentte yer alan diğer şartlar dâhilinde) kazancın elde edildiği takvim yılına ait verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirim konusu yapılabilecektir.

Mezkûr bent kapsamında elde edilen kazançların indirim konusu yapılabilmesi için yıllık gelir vergisi beyannamesinde vergiye tabi gelirin bulunması gerekmekte olup, zarar halinde indirim söz konusu olmayacaktır. İndirim konusu yapılamayan tutarların gelecek yıllara devri mümkün değildir.

Örnek 7: Türkiye’de yerleşik Bay (I), üretmiş olduğu kalem ve anahtarlıktan oluşan set şeklindeki ürünleri hem yurtiçinde satmakta hem de yurtdışına ihraç etmektedir. Malların yurtdışındaki alıcılara teslimi, hızlı kargo taşımacılığı yapan şirket aracı kılınarak elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilmektedir. Mükellefin 2021 takvim yılında bu ihracattan elde ettiği hasılatı 450.000 TL, ihracat kazancı ise 200.000 TL’dir.

Mükellef Bay (I) 2021 takvim yılındaki faaliyetleri nedeniyle 5.000 TL zarar beyan etmiştir.

Buna göre Bay (I), Kanunda belirtilen diğer şartları taşımış olsa bile 2021 takvim yılında zarar beyan etmesi nedeniyle söz konusu indirimden faydalanamayacaktır. Ayrıca ilgili takvim yılında faydalanılamayan indirim tutarı (200.000 x %50=100.000 TL) gelecek yıla devredilemeyecektir.

Mükellefler geçici vergi dönemlerinde de anılan indirimden faydalanabileceklerdir. İndirimden yararlanılabilmesi için Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler aracılığıyla yapılan mal ihracatından elde edilen hasılatlara ve çalıştırılan işçi sayılarına ilişkin Kanunda belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı her bir geçici vergi dönemi için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Geçici vergi dönemlerinde aranılacak azami hasılat tutarı, alt bentlerde yer alan ve bir takvim yılı için belirlenen hasılat tutarlarının geçici vergi dönemine tekabül eden kısmı olacaktır.

Örnek 8: Tam mükellef Bayan (İ)’nin kendisi sigortalı olup, mükellefin 2021 takvim yılında hızlı kargo taşımacılığı aracılığıyla mal ihracatından elde ettiği hasılat tutarları ile aylık olarak verdiği muhtasar beyannamelerinde bildirimde bulunduğu işçi sayılarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

Yukarıdaki tabloya göre Bayan (İ)’nin birinci geçici vergi döneminde hasılatı 90.000 TL ve bu dönemde çalıştırdığı işçi sayısı ortalama 1,33 (4/3)’tür. Mükellef birinci geçici vergi döneminde (a) alt bendinde yer alan ve ilk geçici vergi dönemine tekabül eden [(400.000/(12/3))= 100.000 TL] hasılat sınırını geçmediğinden indirimden yararlanabilmesi için yalnızca kendisinin sigortalı olması yeterli olup, bu şart sağlandığından mükellef indirimden faydalanabilecektir.

İkinci geçici vergi döneminde Bayan (İ)’nin hasılatı 290.000 TL (90.000+200.000) ve bu dönemde çalıştırdığı işçi sayısı ortalama 1,66 (10/6)’dır. Mükellef ikinci geçici vergi döneminde (a) alt bendinde yer alan ve ikinci geçici vergi dönemine tekabül eden [(400.000/(12/6))= 200.000 TL] hasılat sınırını geçmiş olmakla birlikte (b) alt bendinde yer alan ve ikinci geçici vergi dönemine tekabül eden [(800.000/(12/6))=400.000 TL] hasılat sınırını geçmediğinden,  Bayan (İ)’nin indirimden yararlanabilmesi için kendisinin sigortalı olması ve en az ortalama bir tam zamanlı işçi çalıştırması yeterli olup, mükellef bu şartları sağladığından indirimden faydalanabilecektir.

Üçüncü geçici vergi döneminde Bayan (İ)’nin hasılatı 790.000 TL (90.000+200.000+500.000) ve bu dönemde çalıştırdığı işçi sayısı ortalama 2 (18/9)’dir. Mükellef üçüncü geçici vergi döneminde (c) alt bendinde yer alan ve üçüncü geçici vergi dönemine tekabül eden [(1.600.000/(12/9))=1.200.000 TL] hasılat sınırını geçmediğinden, indirimden yararlanılabilmesi için mükellefin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı işçi çalıştırılması yeterli olup, adı geçen bu şartları sağladığından indirimden faydalanabilecektir.

Dördüncü geçici vergi döneminde Bayan (İ)’nin hasılatı 1.400.000 TL (90.000+200.000+500.000+610.000) ve bu dönemde çalıştırdığı işçi sayısı ortalama 3 (36/12)’tür. Mükellef dördüncü geçici vergi döneminde (c) alt bendinde yer alan ve dördüncü geçici vergi dönemine tekabül eden (1.600.000 TL) hasılat sınırını geçmediğinden, Bayan (İ)’nin indirimden yararlanabilmesi için kendisinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı işçi çalıştırması yeterli olup, mükellef bu şartları sağladığından indirimden faydalanabilecektir.

Mükellefler tarafından söz konusu kapsamda yapılan mal ihracatından kaynaklanan döviz cinsinden hasılatların fiili ihraç tarihinden ileriki bir tarihte tahsil edilmesi durumunda; tahsilatın yapıldığı tarihteki kur farkından dolayı oluşan kar veya zarar hasılat hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Bülten 2021-25 Ek 1 Tebliğ Metni

Bülten 2021-25 Ek 2 Tebliğ Eki


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/24 Fesih Yasağı ve İşçiyi Ücretsiz İzine Ayırma Uygulaması Süresi Uzatıldı

Hatırlanacağı üzere, pandemiyle mücadele tedbirleri kapsamında 7244 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan değişiklikle;

– Her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin, (4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri dışında) işveren tarafından feshedilemeyeceği,

– Benzer şekilde üç aylık süreyi geçmemek üzere işverenin işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği, bu kapsamda ücretsiz izne ayrılmanın işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği,

yönünde düzenleme yapılmıştı.

Bu defa 30 Nisan 2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de “4857 Sayılı İş Kanunu’nun Geçici 10’uncu Maddesinin Birinci ve İkinci Fıkralarında Belirtilen Sürelerin 17/05/2021 Tarihinden İtibaren 30/06/2021 Tarihine Kadar Uzatılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 3930)” yayımlanmış olup bu Karar ile sözleşme fesih yasağı süresi ve işverenin işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırma yetkisi 17/05/2021 tarihinden itibaren 30/6/2021 tarihine kadar uzatılmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/23 7318 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı

Yürürlük ve yürütme maddeleriyle birlikte toplam 17 maddeden oluşan ve;

– 213 sayılı Vergi Usul Kanunu olmak  başta olmak üzere, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da değişiklik yapan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30/4/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanunun ön çıkan yönleri başlıklar itibariyle 7 aşağıda özetlenmiştir.

1) Fatura düzenleme süresini indirme konusunda Bakanlığa yetki verildi

7318 Sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 213 sayılı VUK’nun Fatura Nizamı başlıklı 231’inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir.

Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir.

Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir.

 

Yapılan bu değişiklikle mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, 7 günlük fatura düzenleme süresini indirme (7 günlük süreden daha kısa belirlemeye) ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

2) Çeklerin bankalara ibrazı ile icra ve iflas takipleri 31/5/2021 tarihine kadar durduruldu

7318 Sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen geçici 3’üncü madde uyarınca çeklerin bankalara ibrazı ile icra ve iflas takipleri 31/05/2021 tarihine kadar durdurulmuştur.

Buna göre;

– İbraz süresinin son günü 30/04/2021 ila 31/05/2021 (bu tarihler dahil) tarihleri arasına isabet eden çekler, bu tarihler arasında ibraz edilemeyecek; 01/06/2021 tarihinden sonra, kalan ibraz süresi içinde ibraz edilebilecektir.

– 30/4/2021 ila 31/5/2021 (bu tarihler dahil) tarihleri arasında vadesi gelen kambiyo senedine dayalı alacaklar hakkında bu tarihler arasında icra ve iflas takibi başlatılamayacak, ihtiyati haciz kararı verilemeyecek ve başlamış olan takipler duracaktır.

– 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamına giren kamu idarelerinin kamu hukukundan veya özel hukuktan doğan alacakları hakkında, 30/4/2021 ila 31/5/2021 (bu tarihler dahil) tarihleri arasında icra ve iflas takibi başlatılamayacaktır.

3) Petrol ve LPG sektöründe faaliyete bulunanlardan teminat alınması

7318 Sayılı Kanun’un 2’inci maddesi ile 213 sayılı VUK’nun Yetki başlıklı mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasına eklenen 8’inci bentle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlar ile bu madde uyarınca bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden teminat alınmasına yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

Yine 7318 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi ile 213 sayılı VUK’nun Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, 256, 257, mükerrer 257’nci madde ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza başlıklı mükerrer 355’inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, yukarıda yer verilen 8’inci bent kapsamındaki zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.

4) Ödeme kaydedici cihazlara yapılan müdahalelere hapis cezası getirilmiştir

7318 Sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi ile 213 sayılı VUK’nun Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359’uncu maddesinde yapılan değişikle, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihazlara müdahale edenler için hapis cezası getirilmiştir.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımım değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da satış, denetim, otomasyon sistemi ve benzeri ilgili diğer sistemlere (akaryakıt istasyonu otomasyonu, pompa ve tank elektronik kontrol sistemleri gibi elektronik kontrol ve denetim sistemlerine veya akaryakıt şirketi veri merkezi gibi ilgili diğer sistemlere) fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin ödeme kaydedici cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, ödeme kaydedici cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer harici donanım ve sistemler ya da satış, denetim, otomasyon sistemi ve benzeri ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenlerin verenler üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.

Aynı Kanun’un 5’inci maddesi ile yin 213 sayılı VUK’nun Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul başlıklı 367’nci maddesinde yapılan değişiklikle, yukarıdaki kapsamdaki suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenmesi ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ve kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.

5) Petrol Piyasası Kanunu uyarınca yapılacak lisans başvuru, lisans tadili veya lisans süresi uzatılmasında vadesi geçmiş vergi borcu bulunmaması şartının getirilmesi

7318 Sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 3’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, 5015 sayılı Kanun’a göre dağıtıcı, ihrakiye teslimi ve bayilik lisansları ile Kurum tarafından belirlenen diğer lisans türlerine ilişkin olarak lisans başvurusu, lisans tadili veya lisans süresi uzatılmasına ilişkin taleplerin yerine getirilmesi için 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şartı getirilmektedir. Lisans sahiplerinin vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair bilgiler, Kurum tarafından Gelir İdaresi Başkanlığından temin edilebilecektir.

7318 Sayılı Kanun’un tam metni ekteki gibidir.

BÜLTEN 2021-23 Eki 718 Sayılı Kanun


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/22 Konaklama Tesislerinde KDV İndirimi Uygulaması 30/06/2021 Tarihine Kadar Uzatıldı

Bilindiği üzere 2007/13033 sayılı Karar’a ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için KDV oranı %1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler içinse %8 olarak tespit uygulanmaktadır. Bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için ise aynı Kararın birinci maddesinin (a) bendi uyarınca %18 oranındaki genel KDV oranı uygulanmaktadır.

Daha önce pandemiden etkilenen sektörlere vergisel avantajlar sağlamak amacıyla, 23.12.2020 tarih ve 3318 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetleri için KDV oranın %1 uygulanmasına ilişkin karar 31/05/2021 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bu defa 30/4/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 3931)” Karar ile 2007/13033 Sayılı Karar’a aşağıdaki geçici 9’uncu madde eklenmiştir:

GEÇİCİ MADDE 9- (1) 30/6/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) ekli (II) sayılı listenin ‘B) DİĞER MAL VE HİZMETLER’ bölümünün 25 inci sırasında yer alan geceleme hizmetleri için 1 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır.”

Böylece, konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetleri için KDV oranının %1 olarak uygulanmasına ilişkin Karar 30/06/2021 tarihine kadar uzatılmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/21 Finansman Gider Kısıtlaması Uygulamasında Son Durum

15.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun ile mükelleflerin finansman ihtiyaçlarını öz kaynaklar yoluyla karşılamalarını teşvik etmek amacıyla, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” başlıklı 41’inci maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun, “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11’inci maddesinde yapılan değişiklikle geçmişte “finansman gider kısıtlaması” olarak bilinen uygulama bazı değişikliklerle yeniden getirilmiş, bu hususta Cumhurbaşkanına düzenleme yapma yetkisi verilmiş,  ancak yakın zamana kadar bahsi geçen uygulaya ilişkin herhangi bir ikincil düzenleme yapılmamıştı.

Uzun bir aradan sonra, 4 Şubat 2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3490 sayılı Karar ile finansman gider kısıtlaması uygulaması fiilen hayata geçirildi ve 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere;

– 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi hükümlerine göre; kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyeceği,

– 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi hükümlerine göre (kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri hariç) kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin; faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının % 10’unun kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmeyeceği,

kararlaştırılmıştı.

Bahsi geçen düzenlemelerde, belirlenen %10’luk gider kısıtlama oranını sektörler itibariyle farklılaştırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiş olmasına karşın Karar’da böyle bir oran farklılaştırmasına gidilmediği, ilaveten 01 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan bu uygulamaya ilişkin ilişkin bazı belirsizliklerin mevcut olduğu görülmüştü.

Gelir İdaresi Başkanlığı bahsi geçen düzenlemelerin uygulamasına yön vermek amacıyla hazırlamış olduğu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde (Seri No:1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı’nı kamuoyunun da görüşünü almak üzere 24.03.2021 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlamış olmakla birlikte henüz resmi olarak tebliğ yürürlüğe girmiş değildir. Diğer taraftan düzenlemelerin 1 Ocak tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olması ve 1. Geçici vergi dönemi beyanname verme süresinin yaklaşmış olduğu dikkate alındığında taslağın fazla değişikliğe uğramadan kısa sürede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

Taslağa göre, 3490 Karara istinaden yapılan düzenlemelere yön vermek üzere, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nin “11. Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı bölümünün “11.12. Kanunen yasaklanmış fiiller nedeniyle katlanılan giderler” alt başlıklı bölümünden sonra gelmek üzere “11.13. Finansman gider kısıtlaması” başlıklı alt bölümü eklenecektir.

“11.13. Finansman gider kısıtlaması” başlıklı alt bölüm on bir alt başlıktan oluşmakta olup, öne çıkan yönler aşağıdaki gibidir;

Kısıtlama kapsamına giren-girmeyen kurumlar vergisi mükellefleri

Finansman gider kısıtlaması, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan kurumlar vergisi mükellefleri hakkında uygulanacaktır. Dolayısıyla “öz kaynak” kavramı bilançoya özgü bir tabir olduğu için, işletme hesabı esasına tabi mükellefler doğal olarak kapsam dışıdır.

İlaveten esas faaliyet konusu yabancı kaynak sağlamak olan yahut başlarına ait kaynakları yönetmek olan ve taslakta tek tek sayılan; emeklilik şirketleri, banka ve benzeri finansman kuruluşları, sigorta ve reasürans şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring ve finansman şirketleri ile sermaye piyasası faaliyetinde bulunan kurumlar da kapsam dışı bırakılmıştır.

Finansman gider kısıtlamasının uygulanacağı dönem

Kapsama giren mükellefler, 2021 yılının ilk geçici vergi döneminden başlamak üzere, her bir geçici vergilendirme döneminin son günü itibarıyla çıkarılmış bilançoyu esas alarak öz kaynak ve yabancı kaynak mukayesesi yaparak finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmayacaklarını tespit edebileceklerdir. Doğal olarak aynı kıyaslama 31.12.20XX Tarihli yıllık bilançolarda da yapılacaktır. (Özel hesap dönemine tabi mükellefler de buna göre gerekli tarih uyarlamalarını yapacaklardır)

1/1/2021 tarihinden önce yapılan borçlanmalara ilişkin finansman giderlerinin durumu

Finansman gider kısıtlamasında finansman hizmetinin hangi yılda sağlandığı veya kredi sözleşmesinin hangi yılda yapıldığının önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle, dönem sonu itibarıyla kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, söz konusu yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.

Öte yandan, 01/01/2021 tarihinden önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşerek tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri gereği 2020 yılı kurum kazancının tespitinde dikkate alınmış olan finansman giderlerinin finansman gider kısıtlamasına tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

Gider kısıtlaması kapsamına giren yabancı kaynaklara ilişkin giderlerin maliyete dahil edilmesi durumunda kısıtlama olmayacaktır

Gider ve maliyet unsurlarından yatırımın maliyetine eklenenler gider kısıtlaması kapsamı dışındadırlar. Finansman gider kısıtlaması kapsamında yatırım olarak kabul edilen kıymetlerin maliyet bedelinin hangi unsurlardan oluştuğu Vergi Usul Kanununun 262’nci maddesinde belirlenmiştir. Bu madde ve bu maddeye ilişkin Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, zorunlu olarak ya da mükellefin ihtiyarında maliyete eklenen yabancı kaynaklara ait gider ve maliyetler gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.

Finansman gideri benzeri bazı giderlerin durumu

Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edilmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde bir finansman gideri olmayıp finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme iskontoları veya peşin ödeme iskontoları da gider indirimi kısıtlaması kapsamı dışındadır. Bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için bunların yabancı kaynak kullanımına ve bu kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmuş olması gerekmektedir.

Öte yandan, kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi veya banka havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları gider indirimi kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır. Bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanların ise gider indirimi kısıtlaması uygulamasına konu edileceği açıktır.

Buna ilişkin Taslakta iki farklı örnek uygulamaya yer verilmiştir.

Geçici vergi dönemlerinde finansman gider kısıtlaması

Düzenleme 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmaya başlandığından;

– Hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerde 2021 yılının ilk geçici vergilendirme döneminde,

– Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan mükelleflerde ise 2021 yılında başlayan özel hesap döneminin ilk geçici vergilendirme döneminde,

uygulanacaktır.

Önceki geçici vergilendirme dönemlerinde finansman gider kısıtlaması şartlarını taşımayan mükellefler, şartların oluştuğu geçici vergilendirme döneminden itibaren finansman gider kısıtlamasına tabi olacaklardır. Böyle durumlarda, geçmiş dönemlere ilişkin olarak düzeltme beyannamesi verilmeyecektir.

Yıllık dönemde finansman gider kısıtlamasına tabi olunup olunmayacağı ise hesap döneminin son günü itibarıyla çıkarılacak kesin bilanço esas alınarak tespit edilecektir.

 

Özel hesap dönemi 2021 yılı içinde sona eren mükelleflerin durumu

Özel hesap dönemi 2020 yılı içinde başlayıp 2021 yılında sona erecek mükellefler bahsi geçen dönem için finansman gider kısıtlamasına tabi tutulmayacaklardır. Ancak şartların oluşması halinde bu mükelleflerin, 2021 yılı içinde başlayıp 2022 yılında sona erecek özel hesap dönemlerinde finansman gider kısıtlamasını uygulamaya başlayacakları tabidir.

Yıllara sari inşaat ve onarma işleri ile uğraşan mükelleflerde gider kısıtlaması uygulaması

GVK  Madde 42 kapsamında faaliyet faaliyet gösteren mükelleflerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin, işin kesin kâr veya zararının tespit edildiği yıl kazancının hesaplanmasında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerektiğinden, gider kısıtlamasına ilişkin uygulama da aynı dönemde yapılacaktır.

Birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması veya yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin yanı sıra başka işlerin de bulunması halinde, yapılan finansman giderleri hangi yılın kâr veya zarar tutarının tespitinde dikkate alınıyorsa, o yılda gider indirimi kısıtlamasına konu edilecektir.

Öte yandan, gider indirimi kısıtlamasına ilişkin hükümler 01/01/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmiş olan ancak yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin kazancı işin bittiği yılın kazancı olarak beyan edileceğinden henüz kurum kazancının tespitinde dikkate alınmamış olan finansman giderlerinin, inşaat ve onarma işi kazancının hangi yıl beyan edildiğine bakılmaksızın, gider indirimi kısıtlanmasına konu edilmezler.

Taslakta buna ilişkin detaylı bir örnek uygulamaya yer verilmiştir.

Finansman gideri yanında finansman gelirinin de bulunması durumu

Finansman giderlerinin yanı sıra finansman geliri de elde etmiş olan mükelleflerin gider kısıtlaması uygulamasında söz konusu gelir ve giderlerini birbiri ile mukayese etmek suretiyle netleştirmeleri mümkün olmayıp finansman giderleri toplamının gider kısıtlamasına konu edilmesi gerekmektedir.

Taslakta buna ilişkin detaylı bir örnek uygulamaya yer verilmiştir.

Gider indirimi kısıtlaması uygulamasında kur farklarının durumu

Yabancı kaynağın hangi yılda kullanıldığına bakılmaksızın, yabancı kaynak kullanımından doğan kur farkı giderleri 2021 yılı kazancının tespiti de dahil olmak üzere döviz kurlarındaki değişim dikkate alınarak hesaplanan gerçek tutarları ile gider indirimi kısıtlamasına konu edilecektir.

Örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ve binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle KKEG olarak dikkate alınan finansman giderlerinin durumu

İşletmenin kullanmış olduğu yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerin örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı veya binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle zaten kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmamış olduğundan, KKEG olarak dikkate alınmış olan bu kısım finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınır.

Taslakta bu konuya ilişkin detaylı iki örnek uygulamaya yer verilmiştir.

Adi ortaklıklarda finansman gider kısıtlaması

Bu tür ortaklıkların tüzel kişilikleri bulunmadığından, kazançları dolayısıyla gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları söz konusu değildir. Bu nedenle, adi ortaklık bünyesinde yürütülen faaliyetten doğan kâr veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmektedir.

Finansman gider kısıtlaması uygulamasında adi ortaklıklar, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ayrı bir birim olarak değerlendirilecektir. Adi ortaklığın finansman giderleri, adi ortaklığın ortakları tarafından doğrudan kendi finansman giderlerine dahil edilmeyecektir. Ancak, bilançolarında yabancı kaynak tutarı öz kaynak tutarını aşan adi ortaklıklarda, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’u ortakların hisseleri oranında, verecekleri beyannamelerinde KKEG olarak dikkate alınacaktır.

Taslak düzenlemelerin 2021/1. Geçici vergilendirme döneminde uygulanmak üzere kısa sürede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenilmektedir.

Tebliğ taslağı ektedir.

Tebliğ Taslağı


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2021/18 Kurumlar Vergisi Oranını da Değiştiren 7136 Sayılı Torba Kanun Yürürlüğe Girdi

Yürütme ve yürürlük maddeleriyle birlikte 15 maddeden oluşan ve içerisinde vergi kanunlarının da yer aldığı toplam 7 farklı kanunda değişiklik yapan 7316 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 22/4/2021 tarih ve 31462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Torba Kanun ile, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda da bazı değişiklikler yapılmış olup, konu başlıkları itibariyle yeni düzenlemelere ilişkin detaylar aşağıdaki gibidir;

1) 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi oranında değişiklik yapıldı

Bilindiği üzere uzun yıllardan beri yüzde 20 olarak uygulanan kurumlar vergisi oranı 2018, 2019, 2020 yılları kazançları için yüzde 22 olarak uygulanmaktaydı.

7136 Sayılı Kanun’un 11’inci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 13’üncü Maddeye göre, kurumlar vergisi oranı; 2021 yılı kurum kazançları için %25, 2022 yılı kurum kazançları için ise %23 oranında uygulanacaktır. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için ise bu oran ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine ait kazançlarına uygulanacaktır.

Diğer taraftan Torba Kanun’un yürütme (14’üncü) maddesine göre, oran değişikliği 01/07/2021 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere 22/4/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Buna göre (normal hesap dönemine tabi mükellefler için);

– 2021/I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait kurum geçici vergi beyanında kurumlar vergisi oranı %20 olarak uygulanacak,

– 2021/2. (Ocak-Haziran), 2021/3. (Ocak-Eylül), 2021/4. (Ocak-Aralık) Geçici Vergi Dönemine ait kurum geçici vergi beyannamelerinde ise bu oran %25 oranında uygulanacaktır.

Ancak her ne kadar geçici vergi beyannamesi üç ayda bir veriliyor olsa da vergi kümülatif matrahlar toplamları üzerinden hesaplandığından, ikinci ve sonraki dönemlerde kar çıkması durumunda ilk dönem kazancı için de %25 oranında vergi hesaplanmış ve ödenmiş olacaktır.

2) Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda sayılan menkul malların ve gayrimenkullerin satış işlemlerinde değişiklikler yapıldı

7136 Sayılı Kanun’un 1., 2., 3., 4. ve 5. maddeleriyle, 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında haczedilen menkul malların ve gayrimenkullerin satışına ilişkin değişiklikler yapılmıştır. Buna göre;

– Kanun’un1’nci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un 85. Maddesinde yapılan değişiklikle, muhafazası tehlikeli veya masraflı olan menkul malların da pazarlık usulü ile satılmasına imkân sağlanmıştır.

– Kanun’un 2’nci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un 86. Maddesinde yapılan değişiklikle, artırma sonucunda kendisine ihale edilen malı almaktan vazgeçen kişilerin ödemeleri gereken yıllık %5 oranındaki faiz yerine tecil faizi oranında faiz ödemelerine imkan sağlanmıştır.

– Kanun’un 3’nci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un 90. Maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkullerin fiziki ortamlara ilaveten elektronik ortamlarda kurulacak komisyonlar huzurunda da açık artırma ile satışına imkân sağlanmıştır.

– Kanun’un 4’nci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un 97. Maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi durumunda bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmiştir. Buna göre İhale bedelinin tamamını ödememek suretiyle ihalenin feshine sebep olan kimse teklif ettiği bedel ile bir sonraki ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve fark üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faizden sorumlu olacaktır.

– Kanun’un 5’nci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’a 97’nci maddesinden sonra gelmek üzere “Menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışı” başlıklı 97/A maddesi eklenmiştir. Bu madde ile, menkul ve gayrimenkul malların bu Kanun hükümlerine göre elektronik ortamda açık artırma ile satılabilmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

3) ÖTV Kanunu (III) sayılı liste kapsamındaki malların (içecek ve tütün mamülleri) komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle satışındaki vergiyi doğuran olayın tanımı değiştirildi

Bilindiği üzere, ÖTV Kanunu’nun “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 3’üncü maddesinin (d) bendi uyarınca, komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda malların alıcıya tesliminde ÖTV doğmaktaydı.

7136 Sayılı Bu Kanun’un 8’inci  maddesi ile ÖTV Kanunu’nun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklikle, ÖTV Kanun’a ekli (III) sayılı liste kapsamındaki içecek ve tütün mamüllerinin, komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle satışında, imalatçı tarafından komisyoncuya veya konsinyi işletmelere verildiği anda vergilendirileceği hüküm altına alındı.

4) Prim teşviki, destek ve indirimlerinden geriye yönelik yararlanabilme imkanı kaldırıldı

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 17’nci  maddesi uyarınca, 5510 Sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı dönemlere ilişkin gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan dönemi takip eden 6 ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden itibaren geriye dönük en fazla altı aya kadar olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilmekte yahut yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilmekteydi.

Bu defa 7136 satılı Kanun’un 10’uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un Ek 17’nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerden yararlanılamayacağı hüküm altına alınmış olup değişiklik 22/4/2021, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5) Bazı sektör çalışanlarına destek verilmesine ilişkin düzenlemeler getirildi

7136 Sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Geçici 24’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, bazı sektör çalışanlarından Nisan ve Mayıs aylarında aylıksız izne ayrılanlara günlük 50,00 TL (aylık 1.500,00 TL) ödeme yapılması ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre aşağıda sayılan;

Yiyecek ve içecek sektörü, internet kafelerin faaliyetleri, spor ve eğlence eğitim kursları (futbol, dövüş sanatları, jimnastik, binicilik, yüzme, dalgıçlık, paraşüt, briç, yoga, vb. eğitimi ile profesyonel spor eğitimcilerinin faaliyetleri dahil, temel, orta ve yükseköğretim düzeyinde verilen eğitim hariç) spor tesislerinin işletilmesi (futbol, hokey, paten, golf, vb. sahaları, yarış pistleri, stadyumlar, yüzme havuzları, tenis kortları, bovling alanları, boks arenaları, vb. tesisler), yüzme kulüplerinin faaliyetleri, form tutma ve vücut geliştirme salonlarının faaliyetleri, bilardo salonlarının faaliyetleri, eğlence parkları ve lunaparkların faaliyetleri, düğün, balo ve kokteyl salonlarının işletilmesi (yiyecek ve içecek sunum hizmetleri hariç), bozuk para veya jetonla çalışan oyun makinelerinin işletilmesi (langırt, tilt, atari salonları, vb.), güzellik salonlarının faaliyetleri (cilt bakımı, kaş alma, ağda, manikür, pedikür vb.nin bir arada sunulduğu salonlar) (sağlık bakım hizmetleri hariç), hamam, sauna, vb. yerlerin faaliyetleri, kaplıca, ılıca, içmeler, spa merkezleri, vb. yerlerin faaliyetleri (konaklama hizmetleri hariç) zayıflama salonu, masaj salonu, solaryum, vb. yerlerin işletilmesi faaliyetleri (form tutma salonlarının ve diyetisyenlerin faaliyetleri hariç)

sektörlerde faaliyet gösteren işyerlerinde, 2021 yılı Mart ayında hizmet akdi bulunan ve ücretsiz izne ayrılan çalışanlardan halihazırda uygulanmakta olan nakdi ücret desteğinden faydalanmayanlara, 2021 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olarak, ücretsiz izne ayrıldıkları dönem için, günlük 50,00 TL ödeme yapılacaktır. Ayrıca halihazırda nakdi ücret desteği alan kişiler için de destek tutarı 50 TL’ye çıkarılmıştır.

Bunun yanı sıra, aynı Kanun’un 7’nci maddesiyle yapılan değişikle (Yürürlük tarihi) 22/4/2021 tarihi itibariyle, sayılan özel sektör işyerlerinde 2021/Mart dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bu Kanun kapsamında bildirilen sigortalılar için 2021 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı, bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle İşsizlik Fonundan karşılanacaktır.

6) Geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazancın hesabında dikkate alınan 3 aylık dönemin 12 aya çıkarıldı

Bilindiği üzere geçici iş göremezlik ödeneği hesaplanırken ödeneğe esas kazanç, sigortalının son 3 aydaki ortalama kazancına göre belirlenmektedir.

7136 Sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 17’nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, hastalık ve analık sigortasından ödenecek olan geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazancın hesabında dikkate alınan 3 aylık dönem 12 aya çıkarılmıştır.

İlaveten, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olanlara hastalık ve analık halinde ödeneğe esas tutulacak günlük kazanç, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçemeyecektir. Böylece belirli bir prim ödeme gün sayısı şartını sağlamayan sigortalılara ödenek tutarında üst limit belirlenmesi suretiyle fazla ödenek ödenmesinin engellenmesi sağlanmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”