ÖZELGE 2023-08 Facebook firmasından alınan reklam hizmeti karşılığında yapılan ödemelerin vergilendirilmesi

 30.05.2023 tarih ve E-39044742-130[Bakanlık Görüşü]-593557 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Konu: Facebook firmasından alınan reklam hizmeti karşılığında yapılan ödemelerin vergilendirilmesi

Soru: Şirketin yurt dışı merkezli Facebook firmasından reklam hizmeti aldığı ve ödemeler üzerinden Facebook tarafından fatura düzenlendiği belirtilerek yapılan ödemelerin bu firmalardan alınan faturalar dayanak gösterilerek 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip edilmeyeceği Ba-Bs bildirimi yapılıp yapılmayacağı sorulmuştur.

Cevap: Reklam hizmeti kapsamında Facebook’a yapılan ödemelerin fatura veya fatura yerine geçen belge ile tevsik edilmesi halinde bu belgelerin, ödemenin fatura veya fatura yerine geçen belge ile tevsik edilmeyip makbuz/ekstre verilmesi halinde ise söz konusu makbuz/ekstrenin ilgili ülke mevzuatına göre muteber bir belge mahiyetinde olması durumunda ödemeye ilişkin makbuz/ekstrenin Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.

Google ve Facebook gibi firmaların Türkiye’de temsilciliklerinin bulunması durumunda internet ortamında verilen söz konusu reklam hizmetleri Türkiye’deki iş yerinde veya daimi temsilcisi vasıtasıyla yapılan işler olarak değerlendirilecektir. Reklam hizmetlerine ilişkin olarak dar mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesine göre %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Buna göre, yurt dışından alınan söz konusu hizmet nedeniyle Facebook’un Türkiye’ de iş yeri oluşması halinde reklam hizmetine ilişkin hesaplanacak KDV için (3/10) oranında tevkifat uygulanarak Şirket tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, bu hizmetler nedeniyle Facebook’un Türkiye’ de iş yeri oluşmaması halinde ise, hesaplanan KDV’nin tamamının şirket tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-07 Sosyal İçerik Üreticiliğinde Kazanç İstisnası

07.04.2023 tarih ve E-11355271-120[(mük.20/B)-2022/3]-19661 sayı ile Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’na

Konu: Sosyal İçerik Üreticiliğinde Kazanç İstisnası

 Soru: Yazılım geliştirme, finans, öğretim gibi alanlarda ücretli ve ücretsiz kursların bulunduğu ayrıca video, metin, görüntü gibi araçlarla hazırladıkları eğitimleri satışa sunan online bir eğitim platformu bulunmaktadır. Ücretli kurslara erişim sağlamak isteyenlerin eğitmenler tarafından belirlenen ücreti bu platforma ödemeleri halinde ömür boyu erişim hakkı kazanmaktadırlar. Bu platform eğitmenlerin elde ettikleri kazancı belirli bir komisyon almak suretiyle eğitmenlerin banka hesabına yatırmaktadır. Söz konusu platformda lise matematiği ve yazılım derslerine ilişkin oluşturulan videolu kurstan elde edilen kazanç Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği sorulmuştur.

Cevap:  Eğitim platformu sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, video gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan sosyal ağ sağlayıcısı olarak kabul edilemeyecektir. Söz konusu platformda oluşturulacak lise matematiği ve yazılım dersleri ve videolu kurslardan elde edilecek kazanç ile ilgili olarak sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliği kazanç istisnasından faydalanmak mümkün değildir. Elde edilecek kazanç Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesine göre “ticari kazanç” kapsamında değerlendirilmelidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-06 Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde damga vergisi

08.03.2023 tarih ve E-31435689-155-34376 sayı ile Konya Vergi Dairesi Başkanlığı’na

Konu: Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde damga vergisi

Soru: Bir belediye başkanlığına ait taşınmazın ilgili mevzualar kapsamında satılmasına karar verilmiştir. Noter huzurunda “Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” düzenlenmiş olup, sözleşmenin 6 ncı maddesinde kesin teminatın ihale sonunda oluşan ihale bedelinin %6’sı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca 9 uncu maddesinde, gayrimenkul satış bedeli ve ihale masraflarının tamamı ödenmeden gayrimenkulün tapusunun verilmeyeceği ancak gayrimenkul satış bedelinin kalan kısmı tutarında bankalar veya özel finans kurumlarının verecekleri süresiz kesin teminat mektubu verilmesi halinde tapu devrinin yapılabileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye konu gayrimenkulün toplam ihale bedeli üzerinden mi yoksa teminat bedeli üzerinden mi damga vergisine tabi tutulacağı sorulmaktadır.

Cevap:  “Düzenlenme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı kağıda “0” (sıfır) nispetinde damga vergisi uygulanması mümkün bulunmakla birlikte, söz konusu sözleşmenin; 6 ncı maddesinde kesin teminata ilişkin belirlemelere yer verildiği, 9 uncu maddesinde yapılan düzenlemeye göre kağıdın düzenlendiği tarih itibarıyla belli ve hesap edilebilir bir tutarın tespit edilemeyeceği hususu dikkate alındığında, en yüksek vergi alınmasını gerektiren kesin teminat tutarı üzerinden Damga Vergisi Kanununun ekli (1) sayılı tablonun I/A-3 fıkrasına göre damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-05 Yurt dışı mukimi kişi ya da şirketlere verilen danışmanlık hizmetinden elde edilen kazancın indirim konusu yapılıp yapılamayacağı

22.05.2023 tarih ve E-17192610-120[GV-22-334]-107854 sayı ile Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Konu:  Yurt dışı mukimi kişi ya da şirketlere verilen danışmanlık hizmetinden elde edilen kazancın indirim konusu yapılıp yapılamayacağı

Soru: Ziraat mühendisi olan kişi yurt dışı mukimi firmaya “…” isimli pestisit/bitki büyüme düzenleyici tipindeki ürüne ilişkin danışmanlık hizmeti vermektedir. Söz konusu hizmet nedeniyle elde edilen kazancı, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi kapsamında gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ve Katma Değer Vergisi Kanununa göre istisna olup olmadığı sorulmuştur.

Cevap: Faaliyet konusu “Başka Yerde Sınıflandırılmamış Diğer Mesleki, Bilimsel Ve Teknik Faaliyetler (Çevre Danışmanlığı, Güvenlik Danışmanlığı, Matematikçiler, İstatistikçiler, Agronomlar vb. Tarafından Verilen Danışmanlık Hizmetleri, Patent Aracılığı vb.)” olduğu anlaşılmaktadır.  İşe başlama yoklamasında faaliyetin tarımsal konularda danışmanlık hizmeti faaliyeti olarak beyan edildiği yapılan sözleşmenin danışmanlık sözleşmesi olduğu anlaşıldığından, söz konusu danışmanlık faaliyeti nedeniyle indirimden faydalanılması mümkün değildir.

Yurt dışı mukimi firmaya sözleşme kapsamında ilgili kişi tarafından verilen zirai ürünün yasal tescil işleminin yapılması, ilgili ürüne ilişkin etkinlik denemelerinin hazırlanması ve yapılması hizmetleri, Türkiye’de ifa edildiğinden ve ilgili firma söz konusu hizmetlerden Türkiye’de faydalandığından genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisine tabidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-04 İndirimli Kurumlar Vergisi Konusunda Bazı Özelge Özetleri

04.01.2023 tarih ve : E-71387770-125-778 sayı ile Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Sahip olduğu yatırım teşvik belgesi kapsamında tamamlama vizesi yapılan, işletme dönemine geçmiş olan firma, tamamlama vizesinden sonraki yıllar için (2023 ve sonraki yıllar) 15 puanlık ek yatırıma katkı oranından ve % 100 oranında kurumlar vergisi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağını, endeksleme uygulamasının nasıl olacağını ve bahse konu arttırılan yatırıma katkı oranı ve vergi indiriminden tevsi ve modernizasyon yatırımları için kullanılabilirliğini  sormuştur.

Cevap: İmalat sanayine yönelik tamamlama vizesi yapılan yatırım harcamaları için yatırıma katkı oranına 15 puan ilave etmek ve vergi indirimini yüzde yüz olarak uygulamak suretiyle yatırıma katkı tutarının tamamına ulaşıncaya kadar yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren bu yatırımdan elde edilen kazançlarınıza indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir. Tamamlama vizesi tamamlandıktan sonra işletme dönemi içerisinde sadece bu yatırımdan elde edilen kazançlara artırılmış yatırıma katkı oranı ve yüzde yüz indirilmiş vergi oranı uygulanmaya devam edilebilir.

Yatırım döneminde diğer faaliyetlerinizden elde ettiğiniz kazancınızın bulunması halinde söz konusu kazançlarınıza da yatırım dönemiyle sınırlı olmak üzere yatırıma katkı tutarının %100’üne ulaşıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.

1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında belirlenen orana göre hesaplanan toplam yatırıma katkı tutarının yatırımın tamamlandığı hesap döneminin sonuna kadar yararlanılamayan kısmının yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında imalat sanayine yönelik düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilen yatırımların türüne ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamış olduğundan artırılmış yatırıma katkı oranı ve vergi indirim oranından tevsi ve modernizasyon yatırım türleri için yararlanılmasına engel bulunmamaktadır.

23.11.2010 tarih ve 64597866-KVK-32/A-51 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Tamamlama vizesinden önce üretime başlanması halinde indirimli kurumlar vergisinden yararlanmaya ne zaman başlanacağı sorulmuştur.

Cevap: Yapılan yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılması durumunda fiili işletilme başladığı hesap döneminden itibaren indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilecektir. Yapılan tevsi yatırım kapsamında kısmen faaliyete geçirilen kısımlardan elde edilen kazançlar nedeniyle, yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanılabilecektir.

Yatırımların öngörülen süre içinde tamamlanamaması veya asgarî yatırım tutarlarına uyulmaması hâlinde, teşvik belgelerinin iptal edilerek veya kısmî olarak müeyyide uygulanarak, sağlanmış olan destek unsurlarının ilgili mevzuat çerçevesinde yatırımcılardan geri alınacağı bildirilmiştir.

22.12.2011 tarih ve 64597866-KVK-32/A-172 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: İndirimli kurumlar vergisi teşvikinden yararlanmaya başlamak için yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmiş olmasının yeterli olup olmadığı, yatırım teşvik belgesine konu yatırımın tevsi-nakil niteliğinde olmasına rağmen ilave kapasitenin %100’ü geçmesi nedeniyle komple yeni yatırım olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu yatırımdan elde edilecek kazancın yapılan tevsi yatırım tutarının sabit kıymetler tutarına oranlanması usulüyle hesaplanıp hesaplanamayacağı, söz konusu hesaplama yapılırken sabit kıymetler tutarından birikmiş amortismanların düşülüp düşülemeyeceği ve amortisman mevzuuna girmeyen boş arsa ve arazilerin toplam sabit kıymet tutarının kapsamı dışında bırakılıp bırakılmayacağı sorulmuştur.

Cevap:  Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan geçici vergi döneminin son gününden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

Bir yatırımın tevsi yatırım olarak değerlendirilmesi yatırım teşvik belgesinde yatırım cinsinin tevsi yatırım olarak belirtilmesine bağlıdır. İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın işletme bütünlüğü içinde ayrı hesaplarda takip edilmesi esas olan yöntemdir. Bu yöntemin hiçbir koşulda uygulanamaması durumunda alternatif olarak kazanç oranlama yöntemi ile tespit edilecektir. Dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın oranlama yapılmak suretiyle belirlenmesi seçimlik bir hak değildir.

İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın ayrı bir şekilde belirlenme imkanı olmadığında, yatırım tutarının dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil)  oranlanması suretiyle belirlenecektir. Oranlamada sabit kıymetler tutarından birikmiş amortismanlar düşülmeden önceki brüt tutarları ile dikkate alınacaktır. Amortisman mevzuuna girmeyen boş arsa ve araziler toplam sabit kıymet tutarının kapsamı dışında bırakılmalıdır.

10.05.2012 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-114sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Kısmen veya tamamen işletilmesine başlanan modernizasyon yatırımının toplam tutarının sabit kıymet toplamına oranlanmasıyla belirlenecek oranın, kurumlar vergisi matrahına uygulanmak suretiyle indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespit edilip edilemeyeceği, Sabit kıymetlerin bu oranlamada yeniden değerlenmiş değerleriyle dikkate alınıp alınmayacağı sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın, işletme bütünlüğü içinde ayrı hesaplarda belirlenmesine imkan bulunmayan hallerde kazanç oranlama yapılmak suretiyle tespit edilecektir. Beyannamede indirimli kurumlar vergisi; oranlama suretiyle tespit edilen kazanç tutarını aşmamak şartıyla ticari bilanço kâr veya zararına kanunen kabul edilmeyen giderler eklendikten tüm indirim, istisna ve geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan safi kazanca uygulanabilecektir. Sabit kıymetlerde enflasyon düzeltmesi yapılabilmesi için gerekli şartların varlığı aranır. Enflasyon düzetmesi yapılması için gerekli şartlar yoksa başkaca bir değerleme yapmak mümkün değildir.

29.12.2014 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-114sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Modernizasyon tipi yatırımlarda İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın ayrı bir şekilde belirlenme imkânı olmadığında, yapılan harcamaların sabit kıymet tutarına oranlanması yöntemi kullanırken hangi tarihteki sabit kıymet tutarı esas alınmalıdır?

Cevap: Sabit kıymet tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespit edileceği geçici vergilendirme dönemleri için, ilgili geçici vergi döneminin son günü; hesap dönemleri için ise ilgili hesap döneminin son günü itibariyle tespit edilecek ve indirimli oran uygulanacak kazancın bulunmasında dikkate alınacaktır.

29.12.2014 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-170 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan harcamalara ilişkin indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmak üzere YMM Raporu ibraz edilip edilmeyeceği sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmak için yatırımın Teşvik Belgesi kapsamında olması yeterlidir. Ayrıca yeminli mali müşavir raporu ibraz mecburiyeti bulunmamaktadır.

13.01.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-3 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket adına biri tevsi diğeri yeni yatırım kapsamında düzenlenen iki ayrı Yatırım Teşvik Belgesinin bulunduğu yapılan harcamalar nedeniyle yatırım dönemindeki diğer kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi ile ilgili olarak;

-Tevsi yatırımınız için yaptığınız harcamalar dolayısıyla yatırım dönemindeki diğer kazançlarınıza uygulanacak indirimli kurumlar vergisinin hesabında işletme döneminde olduğu gibi orantı mı yapılacağı, yoksa orantı yapılmaksızın diğer kazançlara doğrudan indirimli oran mı uygulanacağı,

-Komple yeni yatırımlarınızda da aynı şekilde bir orantı hesabına gidilip gidilmeyeceği, sorulmuştur.

Cevap: İndirimli kurumlar vergisi uygulamaya başlama şartlarında yatırımın cinsi dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla, teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden (geçici vergi dönemleri dahil) itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulabilecektir. Yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan henüz kazanç elde edilmemiş olsa dahi “yatırım döneminde” belirli oranlarda diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkündür.

Yatırım dönemi” fiilen yatırıma başlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından, tamamlama vizesi için müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan süredir. Yapılan yatırım fiilen daha erken tamamlanması durumunda fiilen tamamlanma tarihini içeren geçici vergi dönemi son günü esas alınır.

Şirket adına düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında yatırımlar devam ederken, hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben,

1) Gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşmamak ve

2) Toplam yatırıma katkı tutarının yatırım türleri ve bölgeler itibarıyla fıkrada belirlenmiş olan oranlardaki kısmını geçmemek üzere   (Toplam yatırıma katkı tutarı = Öngörülen yatırım tutarı x Yatırıma Katkı Oranı)

Yatırım döneminde şirketinizin diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.

30.04.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-11652 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yapılan yatırım harcaması ile ilgili indirimli kurumlar vergisi hesaplaması yapılırken fiilen yapılan yatırım harcaması tutarının mı, yoksa yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarının mı dikkate alınacağı, indirimli kurumlar vergisi hesaplamasının doğrudan diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara mı yoksa sabit kıymet/yatırım harcaması orantılaması yöntemi ile elde edilecek ticari kazanca mı uygulanacağı sorulmuştur.

Cevap: Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlar devam ederken, teşvik belgesinde yer alan toplam yatırım tutarı ile yatırıma katkı oranının çarpılması suretiyle bulunacak toplam yatırıma katkı tutarının yarısını (bu  oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir) geçmemek ve fiilen gerçekleştirilen yatırım harcamasını aşmamak üzere, yatırım döneminde şirketinizin diğer faaliyetlerinden elde edilen kazancına indirimli kurumlar vergisi uygulanacaktır. Diğer bir deyişle yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulanması suretiyle tahsilinden vazgeçilecek vergi tutarının üst sınırını, toplam yatırıma katkı tutarının yarısı (bu oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir)  ile fiilen gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarından düşük olanı oluşturmaktadır.

Teşvik belgesi kapsamında fiilen yapılan yatırım harcaması tutarının, yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarını aşması durumunda indirimli kurumlar vergisi matrahının tayininde, yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlarınız için yatırıma katkı tutarının %50 sini (bu oran bölge durumuna göre değişikli gösterebilir) aşmamak üzere, yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım harcaması tutarı dikkate alınacaktır.

Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması yatırım dönemi ile sınırlı olarak uygulandığından bu dönemin sona ermesinden sonra söz konusu kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması mümkün bulunmamaktadır.

 

18.09.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-20870 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırım sonucu üretilen elektriğin satışa konu edilmeyip, üretimde kullanılması halinde indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespiti nasıl yapılmalıdır?

Cevap: Teşvik belgesi kapsamındaki söz konusu yatırım neticesinde üretilen ve kullanılan elektrik enerjisinin dışarıdan satın alınması halinde doğrudan elektrik enerjisi için (KDV, TRT Payı, BTV ve Enerji Fonu gibi elektrik tüketimine bağlı unsurlar hariç) ödenecek bedel  ile bu elektrik enerjisinin şirket tarafından üretilmesi nedeniyle katlanılan maliyetler arasındaki farkın indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç olarak dikkate alınmalıdır.

 

21.12.2015 tarih ve    64597866-125[32/A-2016]-26156 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Komple yeni yatırımda üretilen ürünün kendi faaliyetlerinde kullanılması sonucu kazanç elde edilmemesi durumunda indirimli kurumlar vergisi uygulaması nasıl olmadır?

Cevap: Teşvik belgesi kapsamındaki söz konusu yatırımınız neticesinde üretilen ve faaliyetlerinizde kullanılan alçı taşının dışarıdan satın alınması halinde doğrudan alçı taşı için  ödenecek bedel (KDV hariç) ile bu alçı taşınının şirketiniz tarafından üretilmesi nedeniyle katlandığınız maliyetler arasındaki farkın indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç olarak dikkate alınmalıdır.

 

31.12.2015 tarih ve 64597866-125[32/A-2016]-26990 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Modernizasyon tipi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespiti nasıl yapılmalıdır?

Cevap:  Modernizasyon yatırımlarının da tevsi yatırımlara benzer özellikler taşıdığı için, tevsi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespitine ilişkin belirlenen hesaplama yöntemi uygulanacaktır.

 

19.07.2019 tarih ve    64597866-125[32/A]-14080 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Makine ve teçhizat için ödenen avansların ilgili dönemde yatırım harcaması olarak indirimli kurumlar vergisinden yararlanıp yararlanmayacağı sorulmuştur.

Cevap: Şirket tarafından yatırım teşvik belgesine istinaden 2018 yılında yurt dışından temin edilecek makine ve teçhizatlar için 2017 yılında akreditif açılarak yapılan avans ödemelerinin indirimli kurumlar vergisi uygulaması açısından yatırım harcaması olarak dikkate alınamaz. Bu harcamaların söz konusu makine ve teçhizatın şirkete teslim edildiği dönemde gerçekleştirilen yatırım harcaması olarak değerlendirilmesi ve indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınması gerekmektedir.

 

10.04.2023 tarih ve    E-68509125-125[2023/8]-7831 sayı ile Bolu Valiliği Defrterdarlık Genel Müdürlüğü’ ne

Soru: Firma yatırım teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarlarının bir kısmını kullanmış olup yatırım dönemi bitmiş işletme dönemine geçmiştir. Bu sırada ikinci bir yatırım teşvik belgesi edinmiş olup bu teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarlarını kullanmaya başlamıştır. (ilk teşvik belgesi kapsamında yatırıma katkı tutarlarının tamamı kullanılmadan) İlk teşvik belgesi kapsamında hak kazandığı yatırıma katkı tutarından kalan kısmını yeniden değerleme yapılarak, sonraki dönemler için verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle kullanıp kullanamayacağını sormuştur.

Cevap: Tamamlanmış yatırımlarla ilgili olarak önceki dönemlerden kalan yararlanamadığınız yatırıma katkı tutarının tamamı kullanılmadan bu yatırımdan elde edilen kazançlara diğer yatırım teşvik belgesi kapsamında hak edilen yatırım katkı tutarları dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanamaz.

İşletme döneminde yararlanılması mümkün olduğu halde yararlanmadığı ilk teşvik belgesine konu yatırıma katkı tutarlarının, endekslenmek suretiyle sonraki dönemlerde kullanılması mümümkün değildir. Ancak düzeltme zamanaşımı şartları dikkate alınarak ilgili dönemler için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle yapılan işlemler düzeltilebilir.

15.06.2020 tarih ve    64597866-125[32/A]-14080 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: … A.Ş. adına düzenlenmiş olan ve 22.05.2015 tarihinde tamamlama vizesi yapılan yatırım teşvik belgesinin, şirket tarafından devralınması durumunda 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının geçici 8 inci maddesinde yer alan düzenlemeden yararlanılıp yararlanılamayacağı sorulmuştur.

Cevap: İndirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yararlanabilecektir. Devralınan yatırıma ilişkin yatırıma katkı tutarının devreden tarafından kullanılmamış kısmı için yatırımdan elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle faydalanmak mümkündür. Yatırıma katkı tutarının hesabında, söz konusu yatırımın devralınması için yapılan harcama tutarının değil, yatırımı gerçekleştiren şirket tarafından teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırım harcamalarının dikkate alınması gerekmektedir.

2012/3305 sayılı Kararın geçici 8 inci maddesinde yer alan artırımlı yatırıma katkı tutarı ve indirimli kurumlar vergisi oranı, 1/1/2017 ile 31/12/2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek yatırım harcamaları için uygulanabileceğinden, 22.05.2015 tarihinde tamamlama vizesi yapılarak tamamlanan yatırım teşvik belgesine konu yatırımlar dolayısıyla geçici 8 inci maddenin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.

Yatırım Teşvik Belgesinin 1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında uygulanması


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-03 Örtülü Sermaye ve Transfer Fiyatlandırması konularında Bazı Özelge Özetleri

18.03.2014 tarih ve 64597866-125[13-2016]-22 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketlerinin fonlarını grup üyelerine borç vermesi durumlarında ilgili Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi mevzuatı çerçevesinde nasıl değerlendirilmedir?

Cevap: Durum Kurumlar Vergisi yönünden değerlendirildiğinde iki açıdan incelenmelidir.

1-Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı açısından bakıldığında ilk dikkat edilecek husus işlemin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olup olmadığıdır. Emsallere uygunluk ilkesi ihlal edilmediğinde vergi mevzuatı hükümlerine göre eleştirilecek bir husus olmayacaktır.

2- Örtülü sermaye açısından değerlendirildiğinde, bankadan temin ettiği kredinin bir kısmını veya tamamını grup şirketlere veya ortaklara şartlarda değişiklik yapmadan aynı şartlarla kullandırması durumunda, söz konusu krediler örtülü sermaye tutarının tespitinde borç olarak dikkate alınmayacaktır.

Katma Değer Vergisi yönünden incelendiğinde grup şirketleri veya ortakları arasındaki borç verme işlemleri, KDV Kanununa göre finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve borç verme işlemini esas iştigal konusu olarak yapmayan şirketlerin yaptığı bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları KDV’ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu işleme ilişkin olarak komisyon ve benzer adlar altında herhangi bir bedel alınması durumunda bu tutarlar üzerinden KDV hesaplanacaktır.

Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden, durum bu kapsama girerse bu giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin de indirim konusu yapılması mümkün bulunmayacaktır. Ancak, durumun örtülü sermaye olarak değerlendirilmemesi durumunda, buna ilişkin KDV’nin indirim konusu yapılacağı tabiidir.

28.11.2011 tarih ve 64597866-KDV-1/1-155  sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketi tarafından ihraç edilen tahvillerin satın alınması halinde elde edilen faiz gelirinin KDV’ye tabi olup olmayacağı nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap: Grup şirketi arasında gerçekleşen borçlanma işlemi Örtülü Sermaye ve Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı hükümleri kapsamında değerlendirilirse söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerin indirim konusu yapılamayacak, bu tutarlar kurumlar vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınabilecektir.

05.12.2011tarih ve 64597866-KDV-1-157 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Örtülü sermaye sayılan borçlanmalar üzerinden hesaplanan faizlerin katma değer vergisi mevzuatı karşısındaki durumu nedir?

Cevap: Ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemleri, finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları KDV ye tabi bulunmaktadır. Kurumlarla ilişkili kişiler arasında gerçekleşen ticari faaliyetlerin sonradan örtülü sermaye olarak değerlendirilerek dağıtılmış kar payı sayılması, KDV açısından işlemin finansman temin hizmeti olmasını etkilememektedir. Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden bu giderler dolayısıyla ödenen KDV’de, indirim konusu yapılamayacak ve iade/mahsup yoluyla alınması mümkün bulunmayacaktır.

24.05.2013 tarih ve   64597866-125[13-2016]-78 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Bankadan kullanılan kredinin grubun diğer şirketine faiz oranları aynı vadesi değiştirilmek suretiyle aktarılması durumunda konu transfer fiyatlandırılması ve KDV açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap: Grup şirketlerinizden birisinin bankadan temin ettiği krediyi aynı şartlarla grubun diğer şirketine anapara, faiz ve masraflarıyla birlikte aynen aktarması işleminde aynen aktarılan bu bedeller için KDV hesaplanmayacaktır. Ancak, aktarılan kredi tutarına ilaveten herhangi bir bedel alınması halinde ise bu bedel, krediyi kullandıran şirketin sunduğu hizmetin karşılığını teşkil edeceğinden, genel oranda katma değer vergisine tabi tutulacaktır. KDV’ye tabi olmadığından söz konusu kredi ve giderlerin yansıtma faturası ile kredinin aktarıldığı diğer şirkete yansıtılması halinde faturada katma değer vergisinin hesaplanmaması ancak, kredi kullandıran şirket tarafından,  aktarılan kredi tutarına ilaveten herhangi bir bedel alınması halinde düzenlenen faturada ilave tutar için katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir.

09.08.2021 ve 21152195-130[99-2019.2309]-247883 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Grup şirketinden temin edilen kredinin erken kapatılması durumunda konu transfer fiyatlandırılması ve KDV açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap:  topluluk şirketi tarafından bankadan temin edilerek Şirkete kullandırılan kredi “aynı şartlarda krediyi kullandırma/kullanma şartı” ihlal edilmemesi gerekmektedir. Söz konusu kredinin erken kapatılması aynı şartlar kuralını ihlal edilmiş olacağından, bu durumda topluluk şirketi ile gerçekleştirilen kredi devri işleminin topluluk şirketi tarafından sağlanan finansman hizmeti kapsamında KDV’ye tabi tutulması gerekecektir.

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 24.05.2013 tarih ve 64597866-125[13-2016]-78 sayılı özelge ile bildirdiği görüşte vade değişiminin aynı şartlar kuralını ihlali niteliğinde görmediğini hatırlatıldığımızda 09.08.2021 İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının görüşünün esas alınması daha isabetli olacaktır.

14.02.2017 tarih ve 64597866-125.12-2613 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Yurt dışındaki şirket ortağı firmaya yapılan kredi faiz ödemeleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı ve örtülü sermaye hesabında dikkate alınması gereken dönem başı özsermaye tutarı nasıl belirlenmelidir?

Cevap: Şirketin ortağı olan İngiliz Virgin Adaları mukimi şirketinden kullanacağı kredi için ödeyeceği faiz tutarları üzerinden sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilecek olup %10 (Kurumlar Vergisi 30/1-ç %15) vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Söz konusu borçların kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılacaktır. Uygulanması gereken faiz oranın emsallere uygun olması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanı kullanılmalıdır.

Şirketin ortağı olan İngiliz Virgin Adaları mukim … şirketinden kullanacağı kredi nedeniyle örtülü sermaye ve/veya örtülü kazanç dağıtımı şartlarının gerçekleşmesi durumunda, örtülü sermaye kapsamına giren borç tutarları üzerinden yabancı şirket ortağına ödenen faiz tutarları ile örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarının şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılması ve net kâr payı tutarı olarak dikkate alınacak bu tutarın brüte tamamlanarak %15 kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Kâr payı dağıtımı sayılan tutarlar üzerinden yapılacak vergi kesintisinden, daha önce bu tutarlara ilişkin olarak yabancı ortağa ödenen faiz tutarlarından Kanunun 30/1-ç maddesi uyarınca yapılan vergi kesintileri mahsup edilebilecektir.

Diğer taraftan, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Ayrıca, örtülü sermaye tutarının tayininde, şirketin hesap dönemi başındaki bilançosunda yer alan öz sermayesinin esas alınması gerekmektedir.

15.12.2020 tarih ve 62030549-125[12-2020/498]-E.933530 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına

Soru: Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve kur farklarının beyanı ve düzeltme işlemleri nasıl olmalıdır?

Cevap: İlişkili şirketlere ve iştiraklere verilen döviz cinsin borçların genel hükümler çerçevesinde değerlemeye tabi tutulması gerekmektedir. Faiz gelirlerinden örtülü sermayeye isabet eden kısımlar kâr payı geliri olarak dikkate alınacak ve şartların varlığı halinde iştirak kazançları istisnası olarak vergiden istisna edilecek olup kur farkı gelir veya giderlerinden örtülü sermayeye isabet eden herhangi bir tutar var ise bu gelir veya giderler vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Kullanılan borçların örtülü sermaye kapsamında olduğunun geçici vergi dönemi/hesap dönemi kapandıktan sonra tespit edilmesi halinde, dönem kazancının tespitinde dikkate alınan lehe ve aleyhe oluşan kur farkları için borç veren tarafından düzeltme yapabilmesi için,borç alan nezdinde yapılan düzeltme neticesinde bir tarhiyatın olması ve bu tarhiyata konu verginin de kesinleşmesi gerekmekte olup düzeltmede dikkate alınacak tutar ise kesinleşen ve ödenen tutar olacaktır.

Ancak, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği geçici vergi döneminde örtülü sermaye hükümleri dikkate alınarak hesaben düzeltme yapılabilmesi için verginin kesinleşmesi ve ödenmesi şartları aranmayacaktır.

18/04/2014 tarih ve 38418978-125[13-13/1]-434 sayı ile Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına;

Soru: Şirketin yurt dışında mukim ilişkili firmaya sermayeye ilave edilmesi amacıyla gönderilen ancak, ilgili ülkenin prosedürleri gereği henüz sermayeye ilave edilemeyen tutarlar üzerinden faiz hesaplanmalı mıdır?

Cevap: Şirket ile ilişkili kişi konumundaki yurt dışında bulunan iştiraki arasında imzalanan finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde, iştirake gönderilen tutarlar üzerinden emsallere uygun bir faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olan kullanılmalıdır.

 

 

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-02 Satın Alınan Gayrimenkulün Beş Yıl İçerisinde Satışı Yapılması Halinde Özelge

Konu: Satın alınan gayrimenkulün beş yıl içerisinde satışı yapılırsa daire için yapılan giderler (PVC Cam Balkon Yapımı, Elektrik Tesisatının Yenilenmesi, Banyo Dolabı Yapımı, Duşa kabin konulması mutfak dolabı, banyo, parke ve fayans döşeme gibi giderler…) bankaya ödenen kredi faizleri ile erken ödeme bedelleri değer artışı kazancının beyanında maliyet artırıcı unsurlar olarak görülebilir mi?

15/04/2014 tarih 84098128-120.07.01[Mük.81-2013-3]-202 sayılı İzmir Vergi Dairesi başkanlığınca ve 09.03.2017 tarih 11355271-120.07.01[M81-2016/5]-14172 sayılı Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığınca özelge talebine verilen cevaplar aşağıdaki gibidir.

Gayrimenkulün satın alınması sırasında veya değerinin artırılması dolayısıyla yapılan ödemeler ile bunlarla ilgili giderler maliyet bedelini oluşturur. Gayrimenkulü değiştirmek veya iktisadi kıymetini sürekli olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler maliyet bedeline ekleneceğinden, PVC Cam Balkon Yapımı, Elektrik Tesisatının Yenilenmesi, Banyo Dolabı Yapımı, Duşa kabin konulması mutfak dolabı, banyo, parke ve fayans döşeme gibi giderler vs. maliyet bedeline eklenmelidir. Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri maliyet bedeline eklenmesi ya da gider yapılması söz konusu değildir.

Gayrimenkulün satışı sırasında maliyet bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Üretici Fiyat Endeksi artış oranında artırılarak tespit edilir. Bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şartı aranmaktadır.

Gayrimenkulün iktisabında kullandığının tevsik edilmesi şartıyla, kullanılan konut kredisinin vadesi sona ermeden ve kredi bakiyesi kapanmadan gayrimenkulün satışı nedeniyle, bankaca tahsil edilen erken ödeme bedelinin ve konut kredi faizlerine ilişkin ödemelerin başkaca bir gelirden indirim konusu yapılmaması kaydıyla herhangi bir endeksleme yapılmaksızın maliyet bedeline eklenir. Gayrimenkulün satılması sırasında maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan giderler, ödenen vergi ve harçlar elde edilen menfaatlerden indirilerek safi kazanç tespit edilir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2023-01 Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zarar, finansman gider kısıtlamasında dikkate alınmamalıdır

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nca E-62030549-125[11-2021/]-1317755 sayılı özelge talebine istinaden 11.11.2022 tarihinde bildirilen görüşlerine göre “Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zararın, finansman gider kısıtlamasında dikkate alınmaması ” hususu netlik kazanmıştır.

İşletme tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi kapsamında yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan enflasyon düzeltmesi zararları, 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliği’nde açıklanan “finansman giderleri” arasında yer almadığından, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan zararların finansman gider kısıtlaması hesabında dikkate alınması söz konusu değildir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE KDVK 2021-20 Yurt dışından limanlara gelen malların limanlardan serbest bölgelere taşınması hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı hak.

T.C. 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü

   

 

Sayı : 84974990-130[KDV-4-14017-İ-2017/17]-18341                    15.01.2021
Konu : Yurt dışından limanlara gelen malların limanlardan serbest bölgelere taşınması hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı hak.  
         

 

 

İlgi :
… tarihli özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … San. ve Tic. A.Ş. Kayseri Serbest Bölge Şubesi tarafından ithal edilen ve Zonguldak Limanına gelen rulo sacların, millileşmeden Şirketiniz vagonlarıyla Kayseri Boğazköprü İstasyonuna transit beyannameleri ile sevk edildiği, Kayseri Serbest Bölgeye demir yolu bağlantısı olmadığı için Kayseri Gümrük Müdürlüğü gözetiminde araçlarla Kayseri Boğazköprü İstasyonundan Kayseri Serbest Bölgesine taşındığı belirtilerek bahsi geçen taşıma hizmetinin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

3065 sayılı KDV Kanununun;

 

-1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

 

-4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

 

-17/4-ı maddesinde ise, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV’den istisna olduğu

 

hükme bağlanmıştır.

 

KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri” başlıklı (II/F-4.9.) bölümünde;

 

            “3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV’den müstesnadır.

 

            Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV’ye tabidir.

 

            Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV’den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV’ye tabi olacaktır.

           

            …

 

            Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti.’ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.’ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş.’ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV’den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV’ye tabi olacaktır.”

 

açıklamaları yer almaktadır.

 

Buna göre, yurt dışından deniz yoluyla limanlara gelen malların demir yolu taşımacılığı kullanılmak suretiyle vagonlarla limandan serbest bölge dışında bulunan bir istasyona kadar  taşınması hizmeti, serbest bölgeye verilen bir yük taşıma işi olmadığından, KDV Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında istisna olarak değerlendirilemeyecektir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE KDVK 2021-19 KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamındaki işlemler

T.C. 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı

(Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü)

   

 

Sayı : 76464994-130[KDV.2018.65]-8367                      22.01.2021
Konu : KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamındaki işlemler  
         

 

 

İlgi   :
a) … tarihli özelge talep formunuz.
b) … tarihli dilekçeniz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısına istinaden yat limanı olduğu anlaşılan Kaleiçi Yat Limanında … San. ve Tic. A.Ş. ile yapılan yat/tekne bağlama sözleşmesi çerçevesinde, Kooperatifinizce yat limanında 47 adet yat/teknelik yer için kooperatif ortaklarına ve 3. kişilere verilecek tekne bağlama hizmetinde Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/b maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ile bu işlem karşılığında düzenlenecek faturalara isabet eden bedel üzerinden hangi oranda damga vergisi hesaplanacağı hususlarında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

 

KDV KANUNU YÖNÜNDEN:

 

3065 sayılı KDV Kanununun;

 

– 1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

 

– 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV’ye tabi olduğu,

 

– 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu,

 

hüküm altına alınmıştır.

 

KDV Genel Uygulama Tebliğinin;

 

– “Kiralama İşlemleri” başlıklı (I/C-2.1.2.3.) bölümünde,

 

“3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir.

 

Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV’ye tabi olacaktır.”,

 

-“Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlere İlişkin İstisna” başlıklı (II/B-2.) bölümünün “Kapsam” başlıklı (II/B-2.1.) alt bölümünde,

 

“Bu hükme göre istisnanın uygulanması için hizmetin;

 

-Liman ve hava meydanlarında,

 

-Deniz ve hava taşıma araçları için,

 

yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir.

 

İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir.

 

Bu kapsamda deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev’inin yanı sıra, hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi şarttır.

 

İstisna kapsamındaki liman ve hava meydanlarının sınırları, alanları İdare tarafından belirlenmiş ve liman veya hava meydanı olarak tanımlanmış yerler olması gerekmektedir…”,

 

– “İstisna Uygulamalarında Alt Sınır” başlıklı (II/B-18.) bölümünde,

 

“3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca, 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddi, istisna uygulamasında asgari tutar olarak belirlemeye ve belirlenen bu tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye Bakanlar Kurulu, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

 

Bakanlar Kurulunca bu yetki, 2004/8127 sayılı Kararname ile kullanılarak, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan istisnaların uygulanmasında alt limit, KDV hariç 100 TL olarak tespit edilmiştir.

 

Bu düzenleme uyarınca, 13 üncü maddede sayılan istisnalar kapsamına giren işlemler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen işlem bedelinin KDV hariç tutarının 100 TL’ nin altında olması halinde bu işlemlerde istisna uygulanmaz ve genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanır…”

 

açıklamaları yer almaktadır.

 

60 No.lu KDV Sirkülerinin “Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler” başlıklı (3.2.2.) bölümünde ise,

 

“KDV Kanununun 13/b maddesi ile deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler KDV’den müstesnadır.

 

İstisna kapsamına liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarına verilen hizmetler girmektedir. Bu kapsamda, hava ve deniz taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi hizmetler KDV’den istisna olacaktır.”

 

açıklamaları yer almaktadır.

 

Buna göre, … San. ve Tic. A.Ş. ile Kooperatifiniz arasında yapılan sözleşmeye konu yat/tekne bağlama yeri tahsisi işlemi, işletme hakkının kiralanması mahiyetinde olduğundan KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV’ye tabi olacaktır.

 

Diğer taraftan, Kaleiçi Yat Limanı içeresinde Kooperatifiniz tarafından üyelerinize veya 3. kişilere verilecek yat/tekne bağlama hizmeti (yer tahsisi/gemi parkı) ve palamar hizmeti ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin “3.2.2.” bölümünde belirtilen diğer hizmetler 3065 sayılı Kanunun 13/b maddesi uyarınca istisna olup, bunlar dışında sunulacak hizmetler genel esaslar çerçevesinde KDV’ye tabi tutulacaktır.

 

DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 3 üncü maddesinde, damga vergisi mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu ve resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükümleri yer almaktadır.

 

Aynı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “IV-Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında ise resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Bu çerçevede, faturalar damga vergisine tabi olmayıp 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrasına göre resmi dairelerce yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenlenen ödeme belgeleri damga vergisine tabi bulunmakta olup kişiden kişiye yapılan ödemeler söz konusu fıkra kapsamına girmemektedir.

 

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 488 sayılı Kanuna göre resmi daire kapsamında olmayan Kooperatifinizin mal ve hizmet alımları nedeniyle yapacağı ödemelere ilişkin düzenlediği kağıtların, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV-1/a fıkrası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”