ÖZELGE 2024-24 Kooperatife Ait Taşınmazın Kiralanması Karşılığında Yapılan Kira Ödemeleri Üzerinden Vergi Tevkifatı Yapılıp Yapılmayacağı

02.02.2024 tarih E-38418978-125[15-2023/10]-70799 sayı ile Ankara  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanuna göre kurulan S.S. … Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ve S.S. … Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan depoların Kooperatif Genel Müdürlüğünce kiralanması karşılığında yapılacak kira ödemelerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı sorulmuştur.

Cevap: 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun “Muafiyet ve İstisnalar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, sermaye ve yedek akçeleri ile taşınmaz malları ve bunların gelirleri, ihtiyaçları için satın aldıkları ve alacaklarını tahsil gayesiyle mülk edindikleri taşınmaz malları ve bunların bir önceki sahiplerine geri verilmesi işlemi ile gayrimenkullerine ilişkin cins ve nev`i, isim ve unvan değişiklikleri ile tashihleri her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin Genel Müdürlüğünüze kiralanması neticesinde anılan Birlik ve Kooperatife yapılacak kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-23 İştirak amacıyla elde tutulan aynı kuruma ait iştirak hisselerinin bir kısmının satılması durumunda 2 yıllık sürenin tespiti

02.02.2024 tarih E-64597866-125-2798 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Holding olarak faaliyette bulunan şirket uzun dönemli yönetim amacıyla çeşitli şirketlerin iştirak hisselerini farklı şekillerde (satın alma, bölünme/devir, sermaye artırımı vb.), farklı tarihlerde ve farklı alış bedelleriyle iktisap etmiştir. İktisap edilen söz konusu iştirak hisseleri farklı tarihlerde, farklı satış bedelleriyle de elden çıkarılabilmektedir. Farklı tarihlerde iktisap edilen iştirak hisselerinin bir kısmının elden çıkarılmasının; kazancın tespiti, kazanca ilişkin istisna şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve 2023 yılı sonunda aktifte yer alan enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak olan iştirak hisselerin tespiti açısından önem arz etmektedir. Aynı kuruma ait olup farklı tarihlerde iktisap edilen iştirak hisselerin bir kısmının sonradan satılması halinde, satışa ilişkin kazancın tespitinde hangi yöntemin uygulanacağı sorulmuştur.

Cevap: 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde; “Kurumlar vergisi mükelleflerinin, aynı kuruma ait değişik tarihler itibarıyla iktisap ettikleri iştirak hisselerinin bir kısmını satmaları durumunda, söz konusu iştirak hisselerinin iki tam yıl aktifte yer alma şartını sağlayıp sağlamadığının tespitinde ilk giren ilk çıkar (FİFO) yönteminin kullanılması gerektiği belirtilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-22 Yurtdışı şube zararının indirim konusu yapılıp yapılmayacağı

24.01.2024 tarih E-17192610-125[KV-21/13]-21479 sayı ile Bursa  Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket yurt dışında  pazar araştırma faaliyetinde bulunmak üzere şube açmıştır. Şube zarar etmiştir, zarar şubenin genel giderleri için yapılan harcamalardan (kira, personel ücreti vs.) kaynaklanmıştır. Söz konusu zararın karşılanabilmesi için merkez tarafından şubeye … Euro gönderilmiştir. Zarara ilişkin ilgili ülkede denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapor hazırlatılacak olmakla birlikte kurumlar vergisi beyanname verme süresi içerisinde ilgili ülkede beyanname verilememiş olacağı belirtilmiştir. İstisna dışı faaliyetlerden oluşan ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili zararın kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği, yurt dışı şube zararının genel sonuç hesaplarına intikal ettirilip ettirilmeyeceği ve merkezin yurt dışı şubesine masrafların karşılanması amacıyla gönderdiği tutar için değerleme yapılması gerekip gerekmediği sorulmuştur.

Cevap:

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden

Şubeden elde edilen kazancın; %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması ve elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması şartıyla, kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür. Şartların sağlanamaması halinde ise bu istisnadan yararlanılamayacağından, faaliyette bulunulan ülkenin mevzuatına göre hesap döneminin kapandığı tarih itibarıyla ilgili ülke mevzuatına göre tespit edilen ve aynı tarih itibarıyla genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen şube zararının, kurum kazancından indirim konusu yapılması mümkündür.

Öte yandan, ülkedeki denetim yetkisi verilen kuruluşlarca hazırlanan raporun, kurumlar vergisi beyannamesi verilmesi gereken süre içerisinde verilememesi durumunda, yukarıda yer verilen şartlar sağlanamayacağından, söz konusu zarar indirim konusu yapılamayacaktır. Bahse konu raporun kurumlar vergisi beyannamesi ile ilgili düzeltme beyannamesi ekinde ibraz edilmesi durumunda ise, öngörülen diğer şartların da sağlanması koşuluyla şubeye ait zararın kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabileceği tabiidir.

Vergi Usul Kanunu Yönünden

– Yurt dışındaki şube ile merkez arasında gerçekleşen mal ve/veya hizmet temininden doğan dövize bağlı alacak ve borçların aynen mal veya hizmet ihracından/ithalatından doğan alacak ve borçlarda olduğu gibi değerlemeye tabi tutulması ve oluşan kur farklarının gelir/gider hesapları ile ilişkilendirilmesi,

– Yurt dışındaki şube ile merkez arasında gerçekleşen diğer para hareketlerinden doğan alacak ve borçların ise gerçek bir alacak ve borç niteliği taşımaması nedeniyle bu para hareketlerine dayalı hesap bakiyesinin değerlemeye tabi tutulmaması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-21 Kurumlar Vergisi muafiyeti bulunan kooperatife kayıtlı olan üyelerin üyeliklerini devir edilirken devir bedeli alınmasının kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği

17.01.2024 tarih E- 31435689-125-9683 sayı ile Konya Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: ; Kooperatifin Kurumlar Vergisi Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine istinaden muafiyeti vardır. Kooperatife kayıtlı üyelerin üyeliklerini devrederken gider katılımı için bir devir bedeli alınması kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği sorulmuştur.

 Cevap:

Kooperatife kayıtlı üyelerinizin üyeliklerini devrederken gider katılımı için alınacak devir bedelinin ortaklara dağıtılmayıp kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması halinde, yapılan bu işlem; ortak dışı işlem sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetinizi etkilemeyecektir.

Ancak, alınan devir bedellerinin üyelerinize, yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtılması halinde kurumlar vergisi muafiyet şartlarından olan “sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması” şartı ihlal edilmiş olacağından, bu şartın ihlal edildiği tarih itibari ile kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekeceği tabiidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-20 Tedarikçi vasıtasıyla iskonto ettirilen çeklerin finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı

11.01.2024 tarih E-64597866-125-869 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Mükellef kurum alüminyum billet, alüminyum profil ve alüminyum kompozit panel imalatı işi ile iştigal etmektedir. Şirket külçe alüminyum satın almış ve karşılığında müşteri çeklerini ciro ederek ödeme yapmıştır. Tedarikçiler bu çekleri iskonto ettirerek iskonto maliyetini şirkete fatura ile yansıtmıştır. ilk madde ve malzeme maliyetine dahil edilen iskonto tutarları ve stok maliyetine eklenen bedellerin finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı  sorulmuştur.

 Cevap:

Mükellef kurum elindeki müşteri çeklerinin tedarikçileri vasıtasıyla iskonto ettirilmesi nedeniyle oluşan ve Şirkete fatura edilmek suretiyle yansıtılan tutarlar esas itibarıyla finansman gideri niteliğinde olduğundan, yabancı kaynakların öz kaynakları aşması durumunda aşan kısma ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamına bu tutarların da dahil edilmesi ve toplam bedelin … kısmının … tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/4 Şüpheli Alacağın Doğduğu Tarihte Ayrılmayan Karşılık Sonraki Yıllarda Ayrılabilir

Maddi Olay: : Davacı tarafından, 2014,2015,2016 yıllarında şüpheli hale gelen ve 2018 yılında kanunen kabul edilmeyen giderlere kaydedilen 2.704.356,31-TL tutarındaki şüpheli alacağın gerçek gider olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle beyanname ihtirazi kayıtla verilmiştir.  Dava tahakkuk eden kurumlar vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

2014, 2015 ve 2016 yıllarında

Şüpheli hale geldiği ihtilafsız olduğu ve karşılığın anılan mevzuat hükmü uyarınca bu yıllarda ayrılması gerektiğinden, şüpheli alacağın doğduğu tarihte ayrılmayan karşılığın 2018 yılında ayrılması için ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen ve davacıdan tahsil edilen kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Karar Özeti:  

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde, alacağın şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir hükme yer verilmemektedir. Alacağın 323. maddede gösterilen niteliklere sahip olup olmadığı hususunun önem taşıdığı, dönemin değişmesiyle alacağın şüpheli olma niteliğini kaybettiğinin kabulünün kanunda öngörülmeyen bir sınırlama getireceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle de kanunla tanınan bir hakkın bertaraf edilmesi anlamına geleceği kanaatine varıldığı, bu durumda, davacı tarafından tahsil edilemeyen alacağın teminata bağlanmamış olduğu ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olduğu ve alacakların şüphelilik halinin devam ettiği de tespit edilmiştir. İstinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, fazladan tahsil edilen verginin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir

Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28.03.2023 tarih ve E: 2021/1101, K: 2023/1057

sayılı kararı:

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-19 Finansal Kiralama Sözleşmesine (sat ve geri kiralama) konu edilen makine teçhizat bedelinin indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınıp alınmayacağı

05.01.2024 tarih E-17192610-125[KV-22-620]-4627 sayı ile Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Mükellef kurumun Yatırım Teşvik Belgenizin bulunmaktadır.  Belge kapsamında … TL tutarında bina-inşaat, … TL tutarında ithal-makina teçhizat, … TL tutarında yerli makina-teçhizat olmak üzere toplam … TL tutarında tamamlanan yatırımınız ile ilgili olarak tamamlama vizesinin yapılmıştır.

– Yatırım teşvik belgeniz kapsamında temin edilen … TL tutarındaki makine-teçhizata ilişkin olarak … ile … tarihinde finansal kiralama sözleşmesi (sat ve geri kiralama) imzalandığı ve bu işlemin T.C. … Bakanlığı … Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile zilyetliğin firmanızda kalması ve teşvik belgesine konu yatırımda kullanılması, sat ve geri kiralamaya ilişkin sözleşmenin ileride feshinin söz konusu olması halinde bu durumun … içerisinde yazılı olarak bildirilmesi kaydıyla ilgili Bakanlıkça uygun görülmüştür.

– Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırımdan elde edilecek kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilememesi nedeniyle de indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın yapılan yatırım tutarı dönem sonunda şirket aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle belirlenmektedir.

İndirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın belirlenmesine ilişkin hesaplamada yatırım tutarı olarak teşvik belgesi kapsamında Finansal Kiralama Sözleşmesi ile satın alınanlar da dahil … TL toplam makine-teçhizat bedelinin mi yoksa finansal kiralamaya konu olmayan … TL tutarındaki makine teçhizat bedelinin mi dikkate alınacağı sorulmuştur.

 Cevap:

İndirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın yapılan yatırım harcaması tutarının dönem sonunda Şirketin aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle hesaplanmasında esas alınacak yatırım tutarına, ilgili Bakanlıkça uygun görülen sat ve geri kiralama sözleşmesine konu makine-teçhizat bedelinin (…TL) de dahil edilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-13 2024 yılı asgari ücret desteği uygulamasının usul ve esaslarıyla ilgili 29.02.2024 tarihli ve 2024/03 sayılı SGK Genelgesi Yayımlanmıştır

2024 yılında geçerli olan asgari ücret desteği uygulamasının detayları açıklanmaktadır. Özetle, bu destekten yararlanmak isteyen işverenlerin belirli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. İşverenlerin hangi koşullarda ve nasıl destekten yararlanabilecekleri kısaca aşağıda belirtilmiştir:

 

  1. Kapsama Giren İşverenler: Özel sektör işyerleri ve belirli kamu idareleri bu destekten yararlanabilir. Ancak uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanmayan işyerleri kapsam dışındadır.
  2. İşyerlerinin Tescili: 2024 yılı Ocak-Aralık dönemi için asgari ücret desteğinden yararlanmak isteyen işyerlerinin belirli koşullara uyması gerekmektedir. Önceden tescil edilmiş işyerlerinin ve 2024 yılında tescil edilecek işyerlerinin belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir.
  3. Destekten Yararlanma Şartları: Destekten yararlanmak için işverenlerin belirli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartlar arasında prim ödemelerinin zamanında yapılması, sigortalıların bildirilmiş ve çalıştırılmış olması gibi koşullar bulunmaktadır.
  4. Alt İşverenlerin Destekten Yararlanması: Alt işverenler de asıl işverenler gibi belirli koşulları yerine getirerek bu destekten faydalanabilirler. Ancak alt işverenler sadece kendi çalıştırdıkları sigortalılar için sorumlu tutulacaktır.
  5. Sigortasız veya Sahte Sigortalı Çalıştırma Durumu: İşverenlerin denetim ve kontrolle görevli memurlar tarafından yapılan incelemelerde sigortasız veya sahte sigortalı çalıştırmaları tespit edilirse, bu durumda destekten yararlanamazlar.
  6. Destek Tutarının Mahsubu: Destek tutarı, ilgili ayı takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecektir. Ancak işverenin borçlu olduğu bir diğer tutar varsa, bu tutar destekten mahsup edilir.

 

Bu kuralların ışığında, işverenler belirli koşulları yerine getirerek 2024 yılında asgari ücret desteğinden faydalanabilirler.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-18 İnternet Sitesi Aracı Kılınarak Yapılan Satışların Vergisel Durumu

05.01.2024 tarih E-62030549-125[8-2020/412]-24718 sayı ile İstanbul  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Firma internet üzerinden yurt dışında bulunan nihai tüketicilere e-ticaret yapmaktadır.  Ürünlerin pazarlamasının yapıldığı ticaret platformları yurt dışı mukimidir.

– Yapılan satışlar üzerinden adı geçen firmalar tarafından komisyon bedeli kesildiği ve kalan tutarın firmanız hesabına aktarıldığı,

– Yurt dışına satılan mal bedeli üzerinden, malı teslim alan nihai tüketicilerin kendi ülkelerinde ödemesi gereken tüketici vergisini düştükten sonra kalan net bakiyeyi hesabınıza aktardığı,

– Bu kesintilerin, satılan mal karşılığı paranın hesaplarınıza gelene kadar yapıldığı ve yurt dışında yerleşik firmalar ve nihai tüketicilerden fatura veya fatura yerine geçen belgeler alınamadığı,

– Banka hesabınıza aktarılan yabancı para birimi olan tutardan, yurt içinde yerleşik bankalar tarafından da kesinti yapıldığı belirtilmiş olup, söz konusu giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile Katma Değer Vergisi ve Vergi Usul Kanunları yönünden ne şekilde değerlendirileceği sorulmuştur.

Cevap:

I.Vergi Usul Kanunu Yönünden:

1- Yurt dışı merkezli e-ticaret platformları/kuruluşları üzerinden ürün satışlarına ilişkin olarak, satışa konu malın tesliminden itibaren 7 gün içerisinde, gerçek satış bedeli (komisyon, transfer işlem ücreti, ilgili ülke tüketici vergisi gibi adlarla malın bedelinden yapılan kesintiler dahil) üzerinden şirket tarafından müşteri adına fatura düzenlenmesi,

2- Ürün satış bedelinden yurt dışı merkezli e-ticaret platformları/kuruluşları tarafından yapılan kesintilere ilişkin kayıtların;

– E-ticaret platformlarının/kuruluşlarının, ülkemizde mükellefiyetinin bulunması durumunda, söz konusu kesintilere konu hizmet ifalarına ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde şirket adına düzenlenen fatura ile,

– E-ticaret platformlarının/kuruluşlarının, ülkemizde mükellefiyetinin bulunmaması durumunda ise söz konusu kesintilere konu hizmet ifalarına ilişkin şirket adına düzenlenen fatura veya ilgili ülke mevzuatına göre muteber bir belge ile tevsik edilmesi,

3- Yurt içinde yerleşik banka tarafından dövizin Türk Lirasına dönüştürülmesi işlemi sırasında yapılan %2,5 oranında kesintiye ilişkin kayıtların ise 243 ve 246 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde öngörülen usul ve esaslar dahilinde ilgili banka tarafından düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetveli ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

II. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: Şirketin yurt dışında yapmış olduğu giderlerin, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması ve tevsik edici vesikalarla belgelendirilmesi halinde, bu giderlerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.

III. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: Şirket tarafından internet siteleri üzerinden yurt dışındaki müşterilere yapılan ürün satışıyla ilgili olarak, söz konusu platformları kullanması şeklinde verilen aracılık hizmeti yurt dışında verildiğinden ve bu hizmetten yurt dışında yararlanıldığından, söz konusu hizmet KDV’nin konusuna girmemekte yapacak ödemeler üzerinden şirket sorumlu sıfatıyla KDV tevkif edilip … KDV Beyannamesiyle beyan etmesine gerek bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-17 İndirimli Kurumlar Vergisi

03.01.2024 tarih 84098128-125[32/A-2023/5]-5562 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirketin teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımları VUK Geçici 31 kapsamında yeniden değerlenen kıymetler arasında bulunmaktadır. İşletme dönemine ait tevsi yatırımlara ilişkin olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinde yer alan kazanç hesaplama yöntemi uygulamasında tereddütlerin olmuştur. Şirket tarafından tevsi yatırıma isabet eden kazanç tespit yöntemi olarak, yeniden değerlenmiş tutarların dikkate alındığı yatırım tutarlarının aktife kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması yöntemi uygulanmıştır.

Tevsi yatırımlara yönelik olarak işletme döneminde elde edilen kazanç yöntem hesaplaması esnasında pay ve payda da yer alan tutarları dikkate alırken Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesine göre değerlenmiş tutarların dikkate alınıp alınamayacağı sorulmuştur.

 Cevap: Tevsi yatırımlardan elde edilen kazancın oranlama yapılmak suretiyle hesaplanmasında; pay ve paydayı oluşturan tevsi yatırım tutarı ile sabit kıymet tutarlarının Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi kapsamında yeniden değerlenen tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki iktisadi kıymetlerin Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi uyarınca yeniden değerlemesi, yatırıma katkı tutarını değiştirmeyecek teşvik belgesine göre belirlenen indirimli kurumlar vergisine esas yatırıma katkı tutarı, yeniden değerleme kapsamında artmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”