ÖZELGE 2024-7 Ar-Ge Faaliyetleri Kapsamında Cep Telefonu Alımı

10.01.2024 tarih ve             E-61504625-130-2389 sayı ile Kütahya Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre kurulan firma  … Teknokent Bölgesinde faaliyet göstermektedir. “82231 STB Kodlu Mobil Cihazlar İle Veri Okunabilmesi İçin Kullanıcı Ara Yüzü Geliştirilmesi” isimli Ar-Ge projesinde kullanılmak üzere “cep telefonu” alımının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/m maddesi kapsamında KDV’den istisna olup olmadığı hususu sorulmuştur.

Cevap:    3065 sayılı Kanunun 13/m maddesinde belirtilen teknoloji geliştirme bölgesi, ihtisas teknoloji geliştirme bölgesi, Ar-Ge ve tasarım merkezleri ve araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimlerine yöneliktir. Cep telefonları münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılabilecek makina ve teçhizat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, Firma tarafından bahse konu Ar-Ge projesinde kullanılmak üzere “cep telefonu” alımının 3065 sayılı KDV Kanununun 13/m maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-6 Konut Teslimlerinden Doğan İade Taleplerinde Jeneratörün İade Hesabına Dahil Edilip Edilmeyeceği

09.01.2024 tarih ve             E-39044742-130[KY]-36359 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Firma  tarafından yapılan konut projelerinin iskan ve asansör ruhsatlarının alınabilmesi için “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” “Sığınak Yönetmeliği” ne uygunluğu bakımından jeneratör bulundurulması zorunluluğundan dolayı indirimli orana tabi konut teslimlerinize ilişkin jenaratör harcamalarına ait yüklenilen katma değer vergisinin (KDV) iade hesabına dahil edilip edilmeyeceği sorulmuştur.

Cevap:    İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmez. Konut yapımına ilişkin zorunlu olmayan harcamalar iade hesabına dahil edilemeyeceğinden, söz konusu jeneratör harcamalarına ilişkin yüklenilen KDV’nin, indirim konusu yapılması mümkündür ancak indirimli orana tabi konut teslimlerine ilişkin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-8 7495 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı

03 Şubat 2024 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanan 7495 sayılı “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile ilgili önemli düzenlemeler yapılmıştır.

  1. Asgari Ücret Desteği Artırıldı:
    • 2023 yılında aylık 499,80 TL olan asgari ücret desteği, 2024 yılı Ocak ila Aralık ayları için aylık 700 TL’ye çıkarılmıştır.
  2. Kısa Çalışma Ödeneği Değişiklikleri:
    • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmek için gereken asgari prim ödeme gün sayısı 600 günden 450 güne düşürülmüştür.
    • Kısa çalışma gerekçelerine “genel salgın” durumu eklenmiştir.
    • Kısa çalışma ödeneği olarak ödenen süreler, kısa çalışma başlama tarihinden itibaren 3 yıl içindeki hizmet akdi fesihlerine istinaden yapılacak işsizlik ödeneği ödemelerine ilişkin hak sahipliği sürelerinden düşüleceği düzenlenmiştir.
    • Sigortalının kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte sigortalıdan tahsil edilecektir.
  3. İstihdam Teşviklerinin Uzatılması:
    • Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi sahibi olan işsizlerin istihdamını desteklemek için verilen teşvik süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmıştır. Ayrıca, uygulamanın 31/12/2026 tarihine kadar uzatılabilmesine ilişkin Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.
  4. En Düşük Emeklilik Aylığı Artışı:
    • 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “7.500” ibaresi “10.000” olarak değiştirilmiştir. Buna göre, malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ve aylıklar ile birlikte her ay itibarıyla yapılan ödemeler toplamı dosya bazında, ek ödeme dahil 10.000 Türk lirasından az olamayacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-5 İhraç Edilecek Malların Üretiminde Kullanılacak Model Kalıplarla Üretilip İlave Üretimle Nihai Ürünlere Dönüştürülen Ürünlerin İhracat İstisnası Kapsamında Değildir

08.01.2024 tarih ve             E-26696128-130[11-2021/35]-1837 sayı ile Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Firma  plastik enjeksiyon mamulleri üretimi ile iştigal etmektedir. Ürünlerinin bir kısmını yurt içinde satmakta, bir kısmını ise ihraç etmektedir. Merkezi İspanya’da bulunan … Şirketi için üretip ihraç ettiği ürünlerin imalatında kullanılan model kalıpları yurt içinde faaliyet gösteren tedarikçilere imal ettirmekte tedarikçiler tarafından üretilen bahse konu kalıpların bedelini ihracat istisnası kapsamında … İspanya Şirketi’ne faturalandırmaktadır. Diğer taraftan yurt içinden tedarik edilen kalıpları kullanarak üretimini gerçekleştirdiği ürünlerin yurt içinde bir başka firma tarafından üzerine ilaveler yapılarak ihraç konusu nihai ürüne dönüştürüldüğü ve söz konusu malların faturasını yurt dışındaki alıcı firmanın yurt içindeki temsilcisi (… Türkiye) adına düzenlediği, nihai ürünün ihracatının da söz konusu firma tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu işlemin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve model kalıp bedeli faturasına katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı sorulmuştur.

Cevap:    Yabancı firmaların Türkiye’den ithal edeceği (Türkiye’den ihraç edilecek) mallar dolayısıyla verilen hizmetler, bu hizmetlerden yurt dışında faydalanılacağından, ihracat istisnası kapsamında değerlendirilecektir. Söz konusu kalıpların yurt içinde satışa konu edilmesi halinde ise KDV uygulanacağı tabiidir. Şirketiniz tarafından üretilen malların yurt dışındaki alıcı adına hareket eden yurt içindeki firmaya teslimi (… Türkiye) genel esaslar çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır.

Şirket tarafından gerçekleştirilen bahse konu teslim ihracat kapsamında değerlendirilmediğinden, teslim konusu ürünlerin üretiminde kullanılan model kalıpların 3065 sayılı Kanunun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-7 Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren, 1 No.lu KDV beyannamesinde sehven hatalı tutar beyanını önlemek amacıyla üç yeni kontrol başlatılmıştır.

Yapılacak kontroller arasında ithalde ödenen KDV, kredi kartıyla tahsil edilen teslim ve hizmetlerin karşılığını teşkil eden bedel ve 7491 sayılı Kanun kapsamında sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’ye ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

1 No.lu KDV Beyannamesi Değişiklikleri Detayları:

    • İthalde ödenen KDV kontrolü artık beyan aşamasında yapılacak. Bu bölüme yazılan tutarın, Muhasebat Genel Müdürlüğünden alınan ilgili dönemdeki ödeme tutarını aşmaması gerekmektedir.
    • Kredi kartıyla tahsil edilen teslim ve hizmetlerin karşılığını teşkil eden bedel kontrolünde POS verileri ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği’nden verileri kullanılacak. İlgili alana girilmesi gereken tutar bankalar tarafından bildirilen POS verileri ile TÖDEB tarafından bildirilen veriler toplamından az olmamalıdır.
    • 7491 sayılı Kanun kapsamında sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’ye ilişkin düzenlemelerle ilgili olarak İndirimler tablosunda yer alan “109- Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV” alanının adı “109-Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilerek Ödenen KDV” olarak değiştirilmiştir. Bu seçeneği kullanarak ile indirim yapan mükelleflerin “Ekler” bölümüne yeni eklenen “109-Sorumlu Sıfatıyla Ödenen KDV’ye İlişkin Bildirim” tablosunu doldurması gerekmektedir.

2 No.lu Sorumlu Sıfatıyla Ödenen KDV Beyannamesi Değişikliği:

    • 7491 sayılı Kanun kapsamında, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV’nin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması sırasında sistemsel kontroller yapılacaktır.
    • Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen vergilerin vergi kodu 4017 olarak değiştirilmiştir.

ÖTV Beyannamesinde Değişiklik:

    • 27/12/2023 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, ÖTV Kanunu’na ekli (III) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan tütün mamullerinin özel tüketim vergisi oranları ile maktu ve asgari maktu vergi tutarları 01.01.2024 ila 03.01.2024 tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere güncellenmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-6 27 Ocak 2024 Cumartesi Tarihinde 32442 Sayılı Resmi Gazetede Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı (SERİ NO: 69)

Bu tebliğ ile 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 21. maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Kanunda yapılan değişiklikle, ihale kararlarına ve ihale makamı ile düzenlenen sözleşmelere ilişkin damga vergisi konusunda bazı değişikliklere gidilmiştir.

  • Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, kâğıtların düzenlenerek hukuken tamamlanmasıdır.
  • İhale kararları ve ihale makamı ile düzenlenen sözleşmeler damga vergisine tabidir.
  • İptal edilen ihale kararları ve sözleşmelerin damga vergisi kısmen veya tamamen iade edilebilir.
  • İade taleplerinde belirli belgelerin ibrazı gereklidir.

Tebliğde iki farklı örnekte, biri mahkeme kararı ile iptal edilen ihale, diğeri Kamu İhale Kurumu kararı ile iptal edilen ihale üzerinden damga vergisi iade talepleri örneklenmiştir. Bu Tebliğ, 28/12/2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/2 İlişkili Firmadan faiz ödenmeyeceği kararlaştırılarak alınan borcun örtülü sermaye kabul edilerek dağıtılmış kar payı sayılmasının, katma değer vergisi açısından işlemin finasman temin hizmeti niteliğini etkilemediği

Maddi Olay: Davacı tarafından, hisselerinin % 100’üne sahip yurt dışında mukim ilişkili şirketten faiz ödenmeyeceği kararlaştırılarak alınan ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin 7.fıkrası uyarınca dönem sonunda kar payı sayılacak olan örtülü sermaye niteliğindeki borç üzerinden hesaplanan faizin katma değer vergisinin konusuna girmediği ihtirazi kaydıyla 2018 yılının Ekim dönemi için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine ihtirazi kayda itibar edilmeyerek tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Ödenmeyen faiz üzerinden katma değer vergisinin doğmayacağı, aksi yöndeki kanaatin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun; vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas alınması yönündeki hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

Borç olarak alınan tutarın örtülü sermaye olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. KDV kanunu hükümlerinin incelenmesinden, banka, banker ve sigorta şirketleri dışında kim tarafından yapılırsa yapılsın her türlü borç verme ve finansman temini hizmetlerinin katma değer vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Kuruluş amacı kar elde etmek olan şirkete ait paranın karşılıksız olarak paydaşına kullandırılması suretiyle bu kaynağın, işletmenin gereksinimlerinde kullanılmadığı gibi borç veren bakımından kazançtan da yoksun kalınmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin %100 hisseli ortağı olan şirketten aldığı yüksek meblağ borçlar için düzenlenen sözleşmelerde faiz ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Faiz ödenmeyerek finansal bir avantaj sağlanmış olsa bile aradaki bu ticari ilişkinin bir finansman hizmeti olduğu ve bu finansman hizmetinin, işlemin mahiyetine göre emsal bedelinin belirlenmesi suretiyle matrahının tespit edilerek vergilendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Karar Özeti:  

İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Danıştay Üçüncü Daire:   04.04.2023 Tarih Ve E:  2020/2781, K: 2023/1144 Sayılı Kararı: 

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/1 İade Talebi Süresinde Yapılmadığı Gerekçesiyle Reddedilmesi Neticesinde İptal Davası

Maddi Olay: Davacı tarafından, 2007 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin, 08/11/2012 tarihinde verilen 2008 yılının Kasım dönemine ilişkin düzeltme beyannamesinde iade edilebilir katma değer vergisi olarak beyan edilmiştir. 19/11/2012 tarihinde nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun, izleyen yılın sonuna kadar iade talebinde bulunulması gerekirken 08/11/2012 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi ile süresinden sonra iade talebinde bulunulduğundan bahisle reddedilmiştir.  Reddedilen işlemin iptali ve iadesi reddedilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

Davacı şirketin 2007 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenmiş olduğu ve indirim yoluyla gideremediği katma değer vergilerinin nakden iadesi talebinin, beş yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceği ve uyuşmazlıkta da bu süre içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İade talebinin, süresinden sonra talepte bulunulduğu gerekçesiyle reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Vergi mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiş ve iadesi reddedilen tutarın faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.

Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2019/3736, K:2020/2018 sayılı kararı:  

Uyuşmazlıkta, 2007 takvim yılında gerçekleşen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle doğan katma değer vergisi iadelerinin talep edilebilmesi, indirimli orana tabi işlemlerden dolayı mahsuben iadenin varlığı; iadenin doğduğu tarihten itibaren verilecek katma değer vergisi beyannamelerinde gösterilmesi, mahsup yoluyla iade edilemediğinden iadesi gereken kısım için de (ihtilaflı yıl için) ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresinin son gününe kadar iade talebinde bulunulması gerekmektedir. Bu tarihe kadar mahsup yoluyla iade talebinde bulunmayan davacı şirketin, daha sonraki düzeltme beyannamesi ile iade talebinde bulunmasının hukuki dayanağı bulunmadığından, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.

Vergi Mahkemesinin Israr Kararı :

Vergi Mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU: 25.01.2023 Tarih Ve E:  2021/71, K: 2023/86 Sayılı Kararı: 

Davacının iade talebinin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur.Mahkemece re’sen araştırma ilkesi uyarınca gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak idareye başvuru tarihi itibarıyla davacının iade hakkının bulunup bulunmadığının ve dolayısıyla iadenin yapılıp yapılamayacağının ortaya konulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, Mahkemece, iadenin yapılması gerektiği sonucuna varılması halinde davacının faiz istemi yönünden de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen esaslar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Tüm bu hususlar dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın tamamı hakkında yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Asgari Ücret Fiyat Artışı Dolayısıyla Artan İhale Bedelinde Artış Tutarı Damga Vergisine Tabiidir

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2023/3 Esas sayılı Kararıyla; Daireler arasında oluşan görüş ayrılıklarının, hizmet alım işi nedeniyle yüklenici firmaya yapılan hak ediş ödemelerine asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farklarının dahil edilmesi durumunda anılan fiyat farkından kaynaklanan kısmın da damga vergisine tabi olduğuna 11.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Hizmet alım işi nedeniyle yüklenici firmaya yapılan hak ediş ödemelerine yeni ihale kararı alınmadan, ek sözleşme düzenlenmeden veya bunların mahiyetini iktisap eden herhangi bir kağıt düzenlenmeden ya da harcama yetkilisinden “olur” veya “onay” alınmadan asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farklarının dahil edilmesi durumunda anılan fiyat farkından kaynaklanan kısmın da damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-4 Yurt Dışında Mukim Grup Şirketi Tarafından Verilen Hizmetlerin Vergilendirilmesi

03.01.2024 tarih ve 39044742-130[Özelge]-7154 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Firma GSM operatörleri aracılığı ile son kullanıcılara dijital içerik satışı faaliyeti ile iştigal etmektedir. Şirketin hisselerinin tamamı Fransa’da mukim bir firmaya aitdir.  … ‘nın … aracılığıyla aralarında Şirketin de olduğu iştiraki olan firmaların reklamını yaptırdığı ve bu reklam bedellerinin Fransa’da mukim firma tarafından ödendiği, ayrıca satışını yapılan dijital içeriklerin de ….. tarafından oluşturulduğu ve … ‘nın söz konusu reklam giderleri ile dijital içerikler için yaptığı giderleri belirli periyotlarla iştiraklerine ciroları oranında fatura ettiği belirtilmiştir. Söz konusu giderlerin yurt dışında mukim firma tarafından Şirkete yansıtılması durumunda yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı ve katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı sorulmuştur.

Cevap:

  1. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden:

Şirketin Fransa mukimi grup şirketinden aldığı hizmetlere ihtiyacının olması, bu hizmetlerin fiilen sağlanmış olması ve hizmetlere ilişkin fatura bedelinin emsallere uygun olması şartıyla, Fransa mukimi grup şirketine ödenen bedeller kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Ancak, ilişkili kişiye yapılan bu ödemelerin veya kullanılan dağıtım anahtarlarının emsallere uygunluk ilkesine aykırı olması durumunda, yapılan ödemelerin emsallere uygun bedeli aşan kısmı diğer bir ifadeyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, bir taraftan kanunen kabul edilmeyen indirim kabul edilmek suretiyle, dönem kazancına eklenirken; diğer taraftan, ilgili hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılacaktır.

 

  1. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Yönünden:
  • Fransa mukimi firmadan aldığınız dijital içerikleri, değiştirme veya çoğaltma gibi telif hakkı kapsamındaki haklara sahip olmadan satmanız durumunda Fransa mukimi firmaya yapılacak ödemelerin ticari kazanç olarak değerlendirilir. Ve elde ettiği gelirlerin Türkiye’de vergilendirilebilmesi için Fransa mukimi firmanın faaliyetlerini Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye’de sahip olduğu bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir.
  • Telif hakkı kapsamında bir dijital içeriğin çoğaltma, değiştirme vb. gibi haklarının kullanımı karşılığında Fransa mukimi firmaya yapılacak ödemeler gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerekecektir. Bu firmaya yapılacak gayrimaddi hak bedeli ödemeleri üzerinden Türkiye’nin %10 oranında vergi alma hakkı bulunmaktadır.
  • Daha önce piyasada bulunmayan bir dijital içeriğin özel olarak hazırlatılması durumunda bu hizmetlere ilişkin ödemeleri “Serbest Meslek Faaliyetleri” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.  Buna göre, Fransa mukimi şirketin Türkiye’ye gelmeksizin icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnızca bu ülkeye aittir. Söz konusu faaliyetlerin Türkiye’de icra edilmesi durumunda ise, Fransa mukimi şirketin bu faaliyetleri Türkiye’de, bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye’deki faaliyetlerinin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması halinde Türkiye’nin de bu gelirleri vergileme hakkı bulunmaktadır.

 

Fransa mukimlerinin Fransa’da tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerini Fransa yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile noterce veya Fransa’daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına ibraz edilmesi gerekmektedir. Vergi sorumluları teslim aldıkları bu belgeyi gerektiğinde yetkili makamlara ibraz etmek üzere muhafaza edeceklerdir. Söz konusu belgenin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir.

 

III. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:

 

Fransa’da mukim … firması tarafından … aracılığıyla Şirketinizin reklamının yaptırılması ve dijital içeriklerin oluşturulması suretiyle verilen hizmetlere ilişkin yapmış olduğu giderlerden Şirketiniz payına düşen tutarların yansıtılması işlemi, söz konusu hizmetlerden Türkiye’de faydalanılması nedeniyle KDV’ye tabi olup, hesaplanan KDV’nin tamamının Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”