Maddi Olay: Davacı tarafından, 2007 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin, 08/11/2012 tarihinde verilen 2008 yılının Kasım dönemine ilişkin düzeltme beyannamesinde iade edilebilir katma değer vergisi olarak beyan edilmiştir. 19/11/2012 tarihinde nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun, izleyen yılın sonuna kadar iade talebinde bulunulması gerekirken 08/11/2012 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi ile süresinden sonra iade talebinde bulunulduğundan bahisle reddedilmiştir. Reddedilen işlemin iptali ve iadesi reddedilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
Davacı şirketin 2007 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenmiş olduğu ve indirim yoluyla gideremediği katma değer vergilerinin nakden iadesi talebinin, beş yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceği ve uyuşmazlıkta da bu süre içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İade talebinin, süresinden sonra talepte bulunulduğu gerekçesiyle reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiş ve iadesi reddedilen tutarın faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2019/3736, K:2020/2018 sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, 2007 takvim yılında gerçekleşen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle doğan katma değer vergisi iadelerinin talep edilebilmesi, indirimli orana tabi işlemlerden dolayı mahsuben iadenin varlığı; iadenin doğduğu tarihten itibaren verilecek katma değer vergisi beyannamelerinde gösterilmesi, mahsup yoluyla iade edilemediğinden iadesi gereken kısım için de (ihtilaflı yıl için) ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresinin son gününe kadar iade talebinde bulunulması gerekmektedir. Bu tarihe kadar mahsup yoluyla iade talebinde bulunmayan davacı şirketin, daha sonraki düzeltme beyannamesi ile iade talebinde bulunmasının hukuki dayanağı bulunmadığından, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Vergi Mahkemesinin Israr Kararı :
Vergi Mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU: 25.01.2023 Tarih Ve E: 2021/71, K: 2023/86 Sayılı Kararı:
Davacının iade talebinin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur.Mahkemece re’sen araştırma ilkesi uyarınca gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak idareye başvuru tarihi itibarıyla davacının iade hakkının bulunup bulunmadığının ve dolayısıyla iadenin yapılıp yapılamayacağının ortaya konulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Mahkemece, iadenin yapılması gerektiği sonucuna varılması halinde davacının faiz istemi yönünden de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen esaslar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Tüm bu hususlar dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın tamamı hakkında yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmiştir.
