Bülten: 2019-80 Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura Kapsamında Yapılan Satışlara İlişkin, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapıldı

Bilindiği üzere Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlar, 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında KDV’den istisnadır.

Bu hükme ilişkin olarak, 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-1.2.2.) bölümünde gümrük beyannameli mal ihracatı kapsamında, Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar (Bavul Ticareti) başlığı altında bu istisnadan faydalanabilme şartları parağraflar halinde sıralanmış, özel fatura düzenleme yetkisine sahip mükelleflerin bu şartların mevcudiyeti halinde KDV hesaplamadan işlem yapabilecekleri belirtilmiştir.

Bu defa 08.11.2019 tarihli ve 30942 sayılı Resmi Gazete’de 28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-1.2.2.) bölümünün beşinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiş olup;

“Özel fatura onaylamaya yetkili gümrük müdürlüklerine bağlı geçici depolama yerlerine konulan ve gümrük mevzuatı çerçevesinde tescil işlemleri yapılan özel fatura kapsamı malların transit rejimi altında taşınarak başka bir sınır gümrük kapısından fiilen yurt dışına çıkarılması ile birlikte özel fatura onaylanmış sayılır.”

Yapılan bu değişiklikle, istisnadan faydalanma şartları genişletilerek, uygulamada mükelleflerin işlemleri kolaylaştırılmıştır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-79 Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Turizm Payı Beyannamesi

15 Temmuz 2019 tarih ve 30832 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7183 Sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulmuş olup, Ajansın kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesi ve faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere, Kanun kapsama giren işletmelerden yahut işletmeci olan gerçek veya tüzel kişilerden turizm payı alınmasına yönelik yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Kanunun amacı, Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılmasına, turizm yatırımlarının, turizmin ülke ekonomisindeki payının ve turizm sektörünün hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak, destek ve kaynak sağlamak amacıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kurulması, yönetimi, denetimi, gelirleri ve faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak tanımlanmıştır.

Kanun ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kuruluşu, yönetimi, denetimi, faaliyet konuları ve gelirlerine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, Ajansın faaliyet alanları aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

Bakanlıkça belirlenen turizm strateji ve politikaları doğrultusunda;

– Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasına ve turizm olanaklarının dünyada tanıtılmasına ve pazarlanmasına ilişkin strateji geliştirir ve tanıtım faaliyetlerini yürütmek,

– Turizm sektörü ve pazarının ihtiyaçlarını ve eğilimlerini belirleyerek ilgililere tavsiyelerde bulunmak,

– Turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılmasına, turizm yatırımlarının ve turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılmasına yönelik çalışmaları yapmak,

– Turizm sektörünün hizmet kalitesinin ve niteliğinin artırılması amacıyla gerekli tüm çalışmaları yürütmek,

– Turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapmak, destek ve kaynak sağlamak.

Ajansın gelirleri;

– Genel bütçeden aktarılan tutarlardan,

– Kanun’un 6’ncı maddesine göre alınacak turizm paylarından,

– Her türlü bağış ve yardımlardan, faaliyetler ile ilgili olarak yurt içi ve yurt dışından hibelerden,

– Ajansın faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden, diğer gelirlerden,

oluşmaktadır.

Kanun’a göre, Ajansın gelirlerinin en az yüzde seksen beşi, Ülke turizminin tanıtılmasına yönelik faaliyetlerin, kalan kısmı ise diğer faaliyetlerin finansmanında kullanılacak olup Ajans bütçesinin hazırlanması, uygulanması, harcamaların yapılması ve muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili kurumların görüşü çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir.

7183 Kanunun 6’ncı maddesi uyarınca,

– Bileşik tesisler ile konaklama tesislerinden binde yedi buçuk,

– Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinden binde yedi buçuk,

– Deniz turizmi tesisleri ile Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçlarından binde yedi buçuk,

– Seyahat acentalarından (münferit uçak bileti satışları hariç) on binde yedi buçuk,

– Havayolu işletmelerinden (ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden) on binde yedi buçuk,

– Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı ve terminal işletmelerinden binde iki,

oranında olmak üzere bu işletmelerin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişilerin bu faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış ve kira gelirlerinin toplamı üzerinden Turizm Payı alınması öngörülmüştür.

Diğer taraftan kış, termal, sağlık, kırsal ve nitelikli spor turizmi gibi Bakanlık tarafından teşvik edilmesi uygun görülen alanlarda faaliyet gösteren tesisler için ise bu oranların yüzde elli indirimli olarak uygulanması öngörülmüştür.

Kanun’un Turizm payına ilişkin 6’ncı maddesi 01/10/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, buna ilişkin ilk beyan ve ödeme tarihinin de bu tarihi takip eden 2019/Kasım ayının son günü olması nedeniyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan 1 Nolu Turizm Payı Beyannamesi Genel Tebliği 2 Kasım 2019 tarih ve 30936 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğde;

Turizm Payı Beyannamesinin Verilmesine İlişkin İşlemler başlığı altında kimlerin turizm payı mükellefi oldukları ve hangi oranda pay ödeyecekleri, turizm payı beyannamesinin ne şekilde verileceği, beyannamenin hangi mükellefler için (aylık/üçer aylık olmak üzere) hangi dönemleri kapsar şekilde verileceği, beyannamenin verilme zamanı ve ödeme süresinin ne olduğu hususları açıklığa kavuşturulmuş, alternatif mükellefiyet türleri ve faaliyet kollarına göre kurgulanmış güncel örneklerle konu açıklığa kavuşturulmuştur.

Turizm Payı Beyannamesinin verileceği vergi dairesi başlığı altında ise, Turizm Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesinin hangisi olduğu açıklığa kavuşturularak yine konu güncel örneklerle desteklenmiştir.

Turizm Payı Beyannamelerinin elektronik ortamda bizzat mükelleflerce gönderilmesi başlığı altında ise beyannamelerini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşıyan mükelleflerin, Turizm Payı Beyannamelerini elektronik ortamda kendilerinin gönderebilecekleri belirtilerek buna ilişki iş ve işlemler açıklanmıştır.

Buna ilaveten Turizm Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler başlıklı bölümde ise Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 340’ta yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi bulunan meslek mensuplarının müşterilerine ait Turizm Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermelerine ilişkin esaslara yer verilmiştir.

Tebliğin müteakip bölümlerinde turizm payı beyannamesinin onaylanması ve tahakkuk fişinin düzenlenmesi, süresinde beyan edilip ödenmeyen turizm payının takip ve tahsili, turizm payı beyannamesine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesine hususlarına açıklık getirilmiştir.

En önemlisi; Turizm payı mükellefiyetinin bildirimi başlıklı Geçici 1. Maddeye göre ise; Bu Tebliğin yürürlük tarihi itibarıyla Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olanların turizm payı mükellefiyetinin tesis işlemlerinin yapılması için bu Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde Başkanlığın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Turizm Payı Beyannamesinin ilk beyan dönemi başlıklı Geçici 1. Maddeye göre ise Turizm Payı Beyannamesini aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükelleflerinin Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini beyan dönemini takip eden ayın son günü olan 30/11/2019 tarihinin resmi tatil gününe denk gelmesi nedeniyle 2/12/2019 günü (resmi tatili takip eden ilk işgünü) saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri gerekmektedir.

Turizm Payı Beyannamesini üçer aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen mükelleflerin Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini 31/01/2020 günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri gerekmektedir.

Tekraren ve ilaveten Tebliğde öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir;

– Bileşik tesisler ile konaklama tesisleri, Turizm Bakanlığından belgeli yeme-içme ve eğlence tesisleri, deniz turizmi tesisleri ile Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları, (münferit uçak bileti satışları hariç) seyahat acentaları, havayolu işletmeleri Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı ve terminal işletmelerinin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişiler elektronik ortamda Turizm Payı Beyannamelerini vermekle yükümlüdürler.

– Beyannameler Kurumlar vergisi mükellefleri için aylık olarak, diğerleri için (Ocaktan başlamak üzere) üçer aylık dört dönem halinde verilecektir.

– Beyannamenin beyan dönemini takip eden ayın son günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi ve beyan edilen turizm payının aynı süre içerisinde ödenmesi gerekmektedir.

– Beyan dönemi içerisinde net satış ve kira geliri bulunmasa dahi, Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, “Beyan edilecek turizm payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretleyerek boş beyanname göndermek zorundadırlar.

– Beyannameler; Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu yer vergi dairesine verilecektir.

– Beyannamelerini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşıyan mükellefler, beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderebileceklerdir. Bu şartları taşımayan mükelleflerin (adi ortaklıklar dâhil) ise beyannamelerini elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişilerle sözleşme düzenlemek suretiyle onlar aracılığıyla elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir.

– Daha önce elektronik ortamda beyanname göndermek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifre alan mükellefler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanabileceklerdir.

– Süresi içinde veya süresinden sonra verilen beyannamenin hatalı ve/veya eksik olduğu hallerde, süresinde veya süresi geçtikten sonra bu hata ve/veya eksiklikleri düzeltici mahiyette elektronik ortamda yeni bir beyanname verilmesi mümkündür.

– Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olanların ilk beyanname gönderilmeden önce turizm payı mükellefiyetinin tesis işlemlerinin yapılması için Başkanlığın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesi https://ebeyanname.gib.gov.tr/internet adresinden görüntülenebilecektir.

– Ödenen turizm payı, kurumlar vergisi ve gelir vergisi mükellefleri tarafından matraha esas kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

– Otelin içinden müşterileri için doğrudan ulaşım imkânı sunan fiziki bağlantısı bulunmayan ve otel dışına hizmet veren banka, ATM, kuaför, kuyumcu, lokanta gibi ticari üniteler için turizm payı hesaplanmayacaktır.

– Turizm payının hesabında satıştan iade edilen tutar, iade edildiği dönem hasılat payından düşülecektir.

– Seyahat acentalarından münferit uçak bileti satışları Turizm Payı beyanına dahil edilmeyecektir.

– 02.11.2019 tarihine kadar Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olan mükelleflerin  turizm payı mükellefiyet tesisi işlemleri için Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesini aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükelleflerinin Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini beyan dönemini takip eden ayın son günü olan 30/11/2019 tarihinin resmi tatil gününe denk gelmesi nedeniyle 02/12/2019 günü (resmi tatili takip eden ilk işgünü) saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri ve aynı süre içerisinde ödemeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesini üç aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükellefleri dışındaki diğer mükelleflerin, Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini 31/01/2020 günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri ve aynı süre içerisinde ödemeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi; Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu, gelir veya kurumlar vergisinden mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu yer vergi dairesidir.

– Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, beyan dönemi içerisinde net satışı ve kira geliri bulunmasa dahi Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler. Bu durumda beyannamenin, “Beyan edilecek turizm payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek gönderilmesi gerekmektedir.

Tebliğ metni ektedir.

Bülten 2019-79 Eki Turizm Payı Tebliği


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-78 Tecil Faizi Oranı 25/10/2019 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Yıllık %19’a Düşürülmüştür

Geçtiğimiz günlerde 1592 Karar ile 01/07/2019 tarihinden bu yana aylık %2,5 olarak uygulanmakta olan gecikme zammı (ve aynı zamanda gecikme faizi ve pişmanlık zammı) oranı, 02/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere aylık %2’ye indirilmiş akabinde Tahsilat Genel Tebliği’nde yapılan değişiklikle de 11/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere, reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı ise yıllık %17,25 ; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı da yıllık %18,25 olarak yeniden belirlenmişti.

 

Bu defa 25/10/2019 tarih ve 30929 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)” ile tecil faizi oranı yıllık %22 olarak uygulanmaktayken 25/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere %19’a düşürülmüştür.

 

Dönemler itibariyle aylık tecil faizi oranları tablodaki gibidir.

 

Dönem Oran (Yıllık %) Yasal Düzenleme
04.03.2005 – 27.04.2006 30 434 seri no.lu Tahsilât Genel Tebliği
28.04.2006 – 20.11.2009 24 438 seri no.lu Tahsilât Genel Tebliği
21.11.2009 – 20.10.2010 19 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 1
21.10.2010 – 05.09.2018 12 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 2
06.09.2018 – 25.10.2019 22 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 3
25.10.2019 – 19 Tahsilat Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 4

 

Tebliğ metni aşağıdaki gibidir.

 

25 Ekim 2019 CUMA Resmî Gazete Sayı : 30929
TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ

(SERİ: C SIRA NO: 4)

Tecil Faizi

MADDE 1 – 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlenmiştir.

Bundan böyle, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

Bu Tebliğin yayımı tarihinden önceki müracaatlara dayanılarak tecil edilecek olan amme alacaklarına, müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanması gerekmektedir.

Aynı şekilde, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit tutarlarına, bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranlarda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.

Tecil faizi, Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğinde yer alan esaslar doğrultusunda hesaplanacaktır.

Yürürlük

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-77 Elektronik Belge Uygulamalarına İlişkin 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3) Yayımlandı

19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) ve Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3)  ile, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e- Defter uygulamarında önemli düzenlemeler ve değişiklikler yapılmış olup Tebliğ metinleri ekteki gibidir.

Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Tebliğ ile;

– E-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu bulunan mükelleflerin aynı zamanda e-Defter uygulamasına da geçmek zorunda olduğuna ve bu mükelleflerimizin mücbir sebepler haricinde faturalarını ve defterlerini kağıt ortam yerine elektronik ortamda düzenleyip, muhafaza ve ibraz edeceklerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

– Bağımsız denetime tabi olan ticaret şirketlerinin e-Defter tutma zorunluluğu kapsamına alınmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.

– Elektronik defterlerin kapanış tasdiki yerine geçen aylık berat dosyası oluşturma ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-Defter uygulamasına izleyen 3 ay içinde yükleme işleminin, üç aylık geçici vergi dönemleri bazında (bu döneme ait aylar için) ve geçici vergi beyannamelerinin verileceği ayın sonuna kadar gerçekleştirilebilmesine imkan tanıyan düzenleme yapılmıştır.

– Elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliğe ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-76 Elektronik Tebliğat Sisteminin Kapsamı Genişletildi, Bağlı Vergi Dairesi Müdürlükleri (Mal Müdürlükleri) de 1 Ocak 2020 Tarihi İtibarıyle Elektronik Tebligat Sistemine Geçti

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunla eklenen 107/A maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Kanunun 148’inci maddesinde; Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır.

Kanunun 149’uncu maddesinde ise Maliye Bakanlığının kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzel kişilere vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermek mecburiyeti getirmeye, mükerrer 257/4’üncü maddesinde de Kanunun 149’uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bahsi geçen Kanun hükümlerinin Bakanlığa verdiği yetkiye istinaden Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evraka ilişkin tebligatın elektronik ortamda yapılmasının sağlanması ile ilgili olarak 27 Ağustos 2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazete’de 456 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmış ve bu Tebliğ ile, vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 107/A maddesi hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esaslar açıklanmıştır.

Böylece; Kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanların (kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) 01.01.2016 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaları zorunlu hale getirilmiştir.

Bu defa 19/10/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra Nolu Tebliğ ile,  Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirleyen 456 sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde bir kısım değişiklikler yapılmıştır.

Tebliğin ilgili bölümünün önceki hali ile değiştirildikten sonraki güncel haline karşılaştırmalı şekilde aşağıda tablo halinde yer verilmiştir.

Yapılan bu değişiklik sonrası öne çıkan hususlar ise aşağıda özetlenmiş;

“İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr, https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamlar” olarak tanımlanmıştır.

– Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilecek olup; bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyecektir.

– Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Vergi Usul Kanunu’nun 93’üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.

– Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

– Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.

 

Önceki Hali Sonraki Hali
511 Sayılı Tebliğin 1’inci Maddesi ile 27/8/2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 456)’nin; “2. Amaç ve Kapsam” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Tebliğin amacı; vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir. Tebliğin amacı, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre muhataplarına tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir
511 Sayılı Tebliğin 2’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (i) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
f) İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından beyanname gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, borcu yoktur yazısı alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve https://intvd.gib.gov.tr adresinden ulaşılan elektronik ortamı, “f) İnternet Vergi Dairesi:  Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr,  https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamları,”
i) Vergi dairesi: Muhataplara 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilecek evrakı düzenleyen daireyi,

ifade eder.

YÜRÜRLÜKTEN KALKTI
511 Sayılı Tebliğin 3’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “6.Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi”  başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “vergi dairesi” ibaresi “tebligatı yapan birim” olarak değiştirilmiş, aynı bölüme aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi

213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak, elektronik imza ile imzalanacak ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilecektir.

6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi

213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak, elektronik imza ile imzalanacak ve tebliğatı yapan birim adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilecektir.

EN SONA EKLENEN PARAĞRAF Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilir. Bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez.
511 Sayılı Tebliğin 4’üncü Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış” başlıklı bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

 

7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış

Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.

Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır.

 

7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış

Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.

Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır.

Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.

511 Sayılı Tebliğin 5’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “10. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün ikinci paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve aynı bölüme aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
10. Diğer Hususlar

Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebilir.

Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri) elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları devam etmekte olduğundan, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin mükellefleri Tebliğ kapsamında bulunmamaktadır.

Elektronik Tebligat uygulamasına, 01.01.2016 tarihi itibariyle başlanılacaktır.

Ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 01.10.2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilir.

 

(EKLENEN PARAĞRAF)

 

 

 

(EKLENEN PARAĞRAF)

 

10. Diğer Hususlar

Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebilir.

 

(YÜRÜRLÜKTEN KALKAN PARAĞRAF)

 

 

Elektronik Tebligat uygulamasına, 01.01.2016 tarihi itibariyle başlanılacaktır.

Ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 01.10.2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilir.

 

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-75 Mükelleflerin İş Yeri Değişikliği Ve Nakil İşlemlerine İlişkin Vergi Dairesi Uygulamalarında Değişiklikler Yapıldı

19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 510) ile 28/6/1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nin “B-İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ” başlıklı bölümü değiştirilmiş olup, Tebliğin ilgili bölümünün önceki hali ile değiştirildikten sonraki güncel haline karşılaştırmalı şekilde aşağıda tablo halinde yer verilmiştir.

Yapılan bu değişiklik sonrası öne çıkan hususlar ise aşağıda özetlenmiş;

–  Bundan böyle adres değişikliğine ilişkin bildirim sadece yeni vergi dairesine verilecektir. Daha önceden olduğu gibi eski vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır.

– Mükellefin yeni işyerince yeni vergi dairesince yapılacak yoklama sonucunda mükellefin beyan ettiği yeni adresinde faaliyete başladığının tespitini müteakip,  yeni vergi dairesinde nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesindeki mükellefiyet kaydı yine nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin ettirilecektir.

– Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde de kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığının İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda, yahut yeni vergi dairesine dilekçe ile  başvuru yapabilecekler.

– Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacak.

– Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecek.

– İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 10/04/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacak.

 

Önceki Hali Sonraki Hali
B – İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ

 

Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 Sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.

 

Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.

 

Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

 

İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.

 

Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim; eski vergi dairelerine verilebileceği gibi yeni vergi dairelerine de verilmesi mümkün olacaktır.

 

Adres değişikliğine ilişkin bildirimin eski vergi dairesine verilmesi halinde; mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni işyerinde kullanmaya devam edebilmesi için kullanılmayan belgeler nev’i ve sayı itibariyle tespit edilerek bir tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalanacaktır. Adres değişikliğini içeren dilekçe ile belgelere ilişkin düzenlenecek tutanağın bir örneği mükellefin işyerini naklettiği yeni vergi dairesine bir yazı ile faks aracılığıyla gönderilecektir.

 

Yazıyı alan yeni vergi dairesince, yoklama işlemleri yapılarak yoklama sonucu eski vergi dairesine bildirilecektir.

 

Yeni vergi dairesince yapılacak yoklama sonucuna göre, eski vergi dairesince mükellefiyetin nakil nedeniyle terk işlemi tamamlanacaktır.

 

Terk işleminin yapıldığının yeni vergi dairesine bildirilmesi üzerine, yeni vergi dairesi mükellefiyet tesis işlemini tamamlayacaktır.

 

Adres değişikliğine ilişkin bildirimin yeni vergi dairesine verilmesi halinde; yeni vergi dairesince onaylı nüfus cüzdanı örneği istenecek ve yoklama işlemi yaptırılacaktır. Durum, mükellefiyet kaydının bulunduğu eski vergi dairesine faks aracılığıyla bildirilerek, mükellefin vergilendirmeye yönelik bilgileri istenecektir.

 

Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için, eski vergi dairesinden gelen bilgilere göre, bu belgeler nev’i ve sayı itibariyle tespit edilecek ve bu tespit bir tutanakla düzenlenerek vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalanacaktır.

 

Tutanak ve bildirimin birer örneği eski vergi dairesine gönderilerek sicil yönünden terk işleminin yapılması sağlanacaktır. Terk işleminin yapıldığının yeni vergi dairesine bildirilmesi üzerine yeni vergi dairesince mükellefiyet tesis işlemleri tamamlanacaktır.

 

B – İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ

 

Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.

 

Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.

 

Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

 

İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.

 

Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim yeni vergi dairesine verilecektir.

 

 

 

Mükelleflerin adres değişikliğine ilişkin dilekçeyi yeni vergi dairesine vermesi üzerine, vergi dairesi tarafından mükellefin bildirdiği yeni iş yeri adresinde yoklama yapılacaktır.

 

Yeni vergi dairesi tarafından yapılan yoklama sonucunda mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığının tespit edilmesi hâlinde yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesinde bulunan mükellefiyet kaydı nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin edilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler dilekçelerini yeni vergi dairesine verebilecekleri gibi başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda da yapabileceklerdir.

 

Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için vergi dairesine dilekçe vermesi hâlinde vergi dairesi tarafından bu belgeler nev’i ve sayı itibarıyla tespit edilerek tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalandıktan sonra tutanağın bir örneği mükellefe verilecektir. Mükelleflerin bu başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda yapmaları hâlinde ise kullanılmamış belgelere ilişkin tutanak düzenlenmeyecektir.

 

Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacaktır.

 

Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecektir.

 

İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 1/4/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-74 Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No 27) Yayımlamdı

15 Ekim 2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 27) ile yapılan değişiklikler, konu başlıkları itibariyle aşağıdaki gibidir;

1) 27 Nolu Tebliğin 1. Maddesi ile; 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-5.1) bölümünün altıncı paragrafında yer alan “otobüs (Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olanlar hariç), minibüs,” ibaresi “minibüs, otobüs (Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olan minibüs ve otobüsler hariç),” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olan minibüsler de yatırım teşvik belgesine istinaden alımda makine ve techizat olarak değerlendirilerek KDV istisnası kapsamına alınmıştır.

2) 27 Nolu Tebliğin 2. Maddesi ile; Ana  Tebliğin (II/B-7.1.) bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Diğer taraftan, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma-geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin teslimi de bu istisna kapsamında değerlendirilir.”

Yapılan bu değişiklikle; 3065 sayılı Kanunun 13/f maddesinde hüküm altına alınan ulusal güvenlik amaçlı teslim ve hizmetlere ilişkin istisna uygulaması kapsamına, kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma-geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin tesliminin de dahil olduğuna ilişkin açıklama yapılmaktadır.

3) 27 Nolu Tebliğin 3. Maddesi ile; Ana Tebliğin (II/B-12.2.2.) bölümünün birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferleri;

– Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya

– Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından, transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya, alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi

kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye’ye getirilen döviz olarak kabul edilir.”

Yapılan bu değişkilikle, 3065 sayılı Kanunun 13/i maddesinde hüküm altına alınan yabancılara ve Türkiye’de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına konut ve iş yeri tesliminde istisna uygulamasına ilişkin bedelin döviz olarak Türkiye’ye getirilmesinin tevsikine yönelik açıklama yapılmaktadır.

Bilindiği üzere, 08/03/2017 tarih 6824 Sayılı Kanun ile 01/04/2017 tarihinden itibaren; bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek şaryıtla, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun  3’üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilen, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç olmak üzere;

– Çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına,

– Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,

– Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara

yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde KDV istisnası uygulanmaktadır.

Ana Tebliğin (II/B-12.2.2.) bölümünün birinci paragrafından sonra gelmek üzere eklenen paragraf ile, alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferlerinin, istisna uygulaması kapsamında Türkiye’ye getirilen döviz olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan şartlara açıklık getirilmiştir.

4) 27 Nolu Tebliğin 4. Maddesi ile; Ana Tebliğin (II/B-15.1.3.) bölümünün ikinci paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfında bulunmakla birlikte, anılan Vakıf tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu Vakfa yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır.”

Yapılan bu değişiklikle, 3065 sayılı Kanunun 13/k maddesinde yer alan genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan tesislerin inşasına ilişkin istisna uygulamasında, mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfında bulunmakla birlikte, anılan Vakıf tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu Vakfa yapılan teslim ve hizmetlerin de istisna kapsamında olduğuna ilişkin açıklama yapılmaktadır.

5) 27 Nolu Tebliğin 5. Maddesi ile; Ana Tebliğin (IV/B-3.) ve (IV/C-3.) bölümlerinde yer alan “nihai” ibareleri Tebliğ metninden çıkarılmıştır.

Bilindiği üzere (İTUS) İndirimli Teminat Uygulaması Sistemi  Sertifikası veya (HİS) Hızlandırılmış İade Sistemi  sahibi mükelleflerden vergi borcunu ödemeyenlerin bu sertifikaları iptal edilmektedir.

Yapılan bu değişiklikle, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/B-3.) ve(IV/C-3.) bölümlerinde yer alan “nihai” ibareleri Tebliğ metninden çıkarılmış böylelikle, vergi borcunun nihai yargı kararı veya düzeltme işlemiyle tamamen kaldırılması halinde yargı kararının İdare’ye tebliğ edildiği veya düzeltme işleminin yapıldığı tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlerdeki iadeler ile bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerin “İTUS Uygulaması” veya “HİS Uygulaması” kapsamına alınması imkanı getirilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-73 Kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname ve bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılmasına ilişkin sirküler yayınlandı

Meslek Mensuplarımızca uzunca bir süredir beklenen, bu hususta kanun teklifleri dahi verilen bir konu Sirküler ile çözüme kavuşturuldu.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan 15.10.2019 tarihli ve VUK-118/2019-8 sayılı Sirkülerle, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, bu durum zor durum kapsamına alınarak yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır.

Sirküler uygulamasında; “eşi” ve “çocuğu” ile kendisinin veya eşinin “ana”, “baba” ve “kardeşi” meslek mensubunun yakını kabul edilecektir.

Camiamıza hayırlı olsun.

Bahsi geçen Sirküler aşağıdaki gibidir;

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/118

Konusu: Kendisi veya yakını  vefat eden meslek mensuplarının beyanname/bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

Tarihi: 15/10/2019

Sayısı: VUK-118/2019-8

1- Giriş

Kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname ve bildirimlerini verdikleri mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesinde yer alan zor durum hükümlerinden faydalandırılması hakkında açıklamalar işbu Sirkülerin konusunu teşkil etmektedir.

  1. Mevzuat

213 sayılı Kanunun “Mühlet verme” başlıklı 17 nci maddesine göre, zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir. Bu mühletin verilebilmesi için:

  1. Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
  2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.
  3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.

Mezkûr maddenin üçüncü fıkrasına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.

Aynı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan düzenleme ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi ile beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

Öte yandan aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre Bakanlığımızın beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından verilmiş addolunur.

Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, muhtelif Genel Tebliğlerde de beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin diğer açıklamalara yer verilmiştir. Durumları belirlenen kriterlere uyan mükelleflerin, istemeleri halinde kendi beyannamelerini kullanıcı kodu, parola ve şifre almak suretiyle elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüş olup belirtilen şartları taşımayan mükelleflerin beyannamelerini, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen açıklamalar doğrultusunda,  elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla anılan Tebliğ ekinde yer alan sözleşmelerden durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerektiği açıklanmıştır. Ayrıca elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen beyannameler için belirlenen usul ve esaslar, elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen bildirimler için de geçerlidir.

  1. Meslek mensuplarının kendisinin veya yakınının vefatı durumunda beyanname ve bildirimini verdikleri mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde hâlihazırda birçok mükellef beyanname ve bildirimlerini 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler (meslek mensubu) aracılığıyla göndermek zorunda olup, meslek mensupları aracılığıyla gönderilen beyannameler mükellef tarafından verilmiş kabul edilmektedir.

Öte yandan, beyanname ve bildirimleri meslek mensubu aracılığıyla verilen mükellefler, meslek mensubunun vefatından geç haberdar olabilmekte ya da yakını vefat eden meslek mensupları, defin işlemleri ve vefatla ilgili diğer vecibelerin yerine getirilecek olması nedeniyle süreye ihtiyaç duyabilmekte, bu nedenlerle beyanname ve bildirimlerin verilme süreleri aşıldığından vergi cezaları ile muhatap olunabilmektedir.

Bu itibarla, 213 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır.

Beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması, vergi dairelerince yukarıda belirtilen şartların oluştuğunun anlaşılması durumunda re’sen yapılabileceği gibi ilgililerin yazılı başvurusuna istinaden de yapılabilir. Vergi dairesince re’sen uzatma yapılmadığı durumlarda, bu sürelerin dolmasından önce veya sonra beyanname/bildirimleri veren meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat ettiğinin ve vefat tarihinin ispat ve tevsik edilmesi şarttır.

Bu Sirküler uygulamasında; eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını kabul edilir.

Örnek 1: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Keçiören Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (A) 20.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (A)’nın vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (A) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 26.11.2019 tarihine 7 günden az kalmış olması nedeniyle, 26.11.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu beyannameler 03.12.2019 tarihine kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler yine 03.12.2019 tarihine kadar ödenecektir.

Örnek 2: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bayan (B)’nin kardeşi 25.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bayan (B)’nin kardeşinin vefat ettiği tarih itibarıyla, bildirimleri Bayan (B) tarafından verilen mükelleflere ait Ba-Bs bildirimlerinin verilme süresinin bitimi olan 02.12.2019 tarihine 7 gün kalması nedeniyle, 02.12.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu bildirimler 09.12.2019 tarihine kadar verilecektir.

Örnek 3: Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı İslahiye Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (C)’nin kayınvalidesi 19.10.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (C)’nin kayınvalidesinin vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (C) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 28.10.2019 tarihine, 7 günden fazla kalması nedeniyle, bu Sirküler kapsamında zor durum hükümlerinden faydalanılmayacak, söz konusu beyannameler 28.10.2019 tarihine kadar verilecek ve tahakkuk eden vergiler de 28.10.2019 tarihine kadar ödenecektir.

Duyurulur.

                                                                                                             Bekir BAYRAKDAR

                                                                                                            Gelir İdaresi Başkan V.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-72 Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin Yurtdışı Döviz Kredisi Kullanımına İlişkin Maddelerinde Değişiklik Yapıldı

Bilindiği üzere Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’a göre yabancı yatırımcıların Türkiye’de yeni şirket kurmaları, şube açmaları, mevcut bir şirkete doğrudan veya dolaylı iştirak etmeleri, sermaye artışında bulunmak ya da ortaklık payını devralmak suretiyle yatırım yapmaları 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümleri tarafından aksi öngörülmedikçe serbesttir.

32 Sayılı Karara istinaden yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ No: 2008-32/34) 16. Maddesinde, Türk parası kıymetini koruma hakkında kararlar ve bu kararlara ilişkin tebliğler uyarınca Merkez Bankasınca çıkarılan genelgelerin tebliğ hükmünde olduğu belirtilmiş olup, bu yetkiye istinaden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan 2 Mayıs 2018 tarihli Sermaye Hareketleri Genelgesi ile, sermaye hareketleri kapsamında sermaye ve menkul kıymetlerin Türkiye’ye ithaline ve Türkiye’den ihracına, gayrimenkul kıymetlere ilişkin gelir ve satış bedellerinin transferine, yurt dışından ve yurt içinden döviz kredisi kullanımlarına ilişkin bankalar ve finansal kuruluşlarca takip edilecek usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Süreç içerisinde bahsi geçen Genelgede bir takım değişiklikler de yapılmış olup en son  T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 10.10.2019 tarih ve 410588 sayılı yazısına istinaden Genelgenin Yurt Dışından Kredi Alınması’na ilişkin 5. Bölümünde yer alan Genel esaslar başlıklı 19. Maddesinde değişiklik yapılmıştır.

İlgili maddedenin 6. bendinde yapılan değişikliğin karşılaştırmalı hali aşağıdaki gibi olup, yapılan bu değişiklikle; yurt dışından firma hesabına transfer edilen 50.000 ABD doları veya üzerindeki transfer sebebi belirlenemeyen tüm döviz tutarlarının kredi olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili firmadan  yazılı beyan alınması yeterli görülmüş, yazılı beyana ilaveten bu beyanı tevsik edici bilgi belge alınması zorunluğu kaldırılmıştır.

Bunun yanı sıra, değişikliğin yapıldığı 19. Maddenin 6. Bendine, Yazılı beyanın alınması bankaların bu maddenin beşinci fıkrası uyarınca yurt dışından gönderilen bedellere ilişkin SWIFT mesajlarında Türkçe veya yabancı bir dilde söz konusu bedelin kredi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alınacak yazılı beyanda “kredi” ifadesinin yurt dışında bulunan ortaklardan alınan borçları da kapsadığı açıkça belirtilir. ilave edilmiştir.

Eski Hali Yeni Hali
BEŞİNCİ BÖLÜM
Yurt Dışından Kredi Alınması
BEŞİNCİ BÖLÜM
Yurt Dışından Kredi Alınması
Genel esaslar

MADDE 19

 

………………

(6) Bankalar yurt dışından kullanılan kredilerin bu Genelgenin 14 üncü maddesinde belirtilen genel kurallara uyumunu kontrol etmekle yükümlüdür.

 

Bu çerçevede, yurt dışından firma hesabına transfer edilen 50.000 ABD doları veya üzerindeki transfer sebebi belirlenemeyen tüm döviz tutarlarının kredi olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili firmadan yazılı beyan ile bu beyanu tevsik edici bilgi ve belgeler  alınır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yurt dışından gelen transfere ilişkin firmanın yazılı beyan ve/veya bu beyanı tevsik edici bilgi ve belgeleri sunmaması halinde, transfer işlemi tamamlanmaz ve iade işlemi gerçekleştirilir.

 

Yurt dışından gelen transfere ilişkin firmanın yanıltıcı yazılı beyanda bulunduğunun tespiti halinde Bakanlığa bildirimde bulunulur.

Genel esaslar

MADDE 19

………………

 

(6) Bankalar yurt dışından kullanılan kredilerin bu Genelgenin 14 üncü maddesinde belirtilen genel kurallara uyumunu kontrol etmekle yükümlüdür.

 

Bu çerçevede, yurt dışından firma hesabına transfer edilen 50.000 ABD doları veya üzerindeki transfer sebebi belirlenemeyen tüm döviz tutarlarının kredi olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili firmadan yazılı beyan alınır.

 

 

Yazılı beyanın alınması bankaların bu maddenin beşinci fıkrası uyarınca yurt dışından gönderilen bedellere ilişkin SWIFT mesajlarında Türkçe veya yabancı bir dilde söz konusu bedelin kredi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alınacak yazılı beyanda “kredi” ifadesinin yurt dışında bulunan ortaklardan alınan borçları da kapsadığı açıkça belirtilir.

 

Yurt dışından gelen transfere ilişkin firmanın yazılı beyan sunmaması halinde transfer işlemi tamamlanmaz ve iade işlemi gerçekleştirilir.

 

 

 

Yurt dışından gelen transfere ilişkin firmanın yanıltıcı yazılı beyanda bulunduğunun tespiti halinde Bakanlığa bildirimde bulunulur.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-71 Alacak ve Borç Senetleri Reeskont İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranı Yeniden Belirlendi

Bilindiği üzere 213 sayılı Kanunun 281’inci maddesinde; “Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.

Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır.

Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile değerleme günü kıymetine irca ederler.” hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanunun 285’inci maddesinde de “Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.

Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanır.

Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet Merkez Bankasına resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler.

Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tâbi tutmak zorundadırlar.” hükmü bulunmaktadır.

Buna göre, 213 sayılı Kanun uyarınca vadesi gelmemiş olan alacak ve borç senetlerinin reeskonta tâbi tutulması mümkün olup, bir ödeme aracı olarak kullanılmakla beraber yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler çerçevesinde vergi uygulamaları bakımından vadeli çekler için de reeskont uygulamasından yararlanılması mümkündür.

Diğer taraftan 11/10/2019 tarih ve 30915 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği ile 11/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık %17,25; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık %18,25 olarak yeniden belirlenmiştir.

Bu durumda, geçici vergi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde 11/10/2019 tarihinden itibaren reeskont hesaplanmasında uygulanacak faiz oranının yıllık %18,25 olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Değişiklik ve yürürlük tarihleri itibariyle Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanan T.C. Merkez Bankası Faiz Oranları tablosu aşağıdaki gibidir.

Yürürlük Tarihi Reeskont İşlemlerinde 
Uygulanan İskonto Oranı (%)
Avans İşlemlerinde 
Uygulanan Faiz Oranı (%)
01.01.1990 40 45
20.09.1990 43 48,25
23.11.1990 45 50,75
15.02.1991 48 54,50
27.01.1994 56 65
21.04.1994 79 98
12.07.1994 70 85
27.07.1994 63 75
01.10.1994 55 64
10.06.1995 52 60
01.08.1995 50 57
02.08.1997 67 80
30.12.1999 60 70
17.05.2002 55 64
14.06.2003 50 57
08.10.2003 43 48
15.06.2004 38 42
13.01.2005 32 35
25.05.2005 28 30
20.12.2005 23 25
20.12.2006 27 29
28.12.2007 25 27
09.04.2009 19 20
12.06.2009 18 19
22.12.2009 15 16
30.12.2010 14 15
29.12.2011 17 17,75
19.06.2012 16 16,50
20.12.2012 13,50 13,75
21.06.2013 9,50 11
27.12.2013 10,25 11,75
14.12.2014 9 10,50
31.12.2016 8,75 9,75
29.06.2018 18,50 19,50
11.10.2019 17,25 18,25

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”