Bülten: 2022/27 Sermayesinin Yarısından Fazlası Kamuya Ait Olan Şirketlerde Avans Kar Dağıtımı

18/01/2022 Tarih ve 31723 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirketlerin, kesinleşmemiş hesap dönemi sonu finansal tablolarında yer alan kâr üzerinden, ilgili hesap döneminin bitiminden itibaren, bir ay yerine,  iki ay içinde yapılacak genel kurullarında alınacak karara göre kâr payı avansı dağıtabileceği düzenlenmiştir.

Bahsi geçen Tebliğin değişiklik yapılan maddesinin yeni hali aşağıdaki gibidir;

“Kâr payı avansı dağıtım şartları

 MADDE 5 – (1) Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.

(2) Sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirketler, kesinleşmemiş hesap dönemi sonu finansal tablolarda yer alan kâr üzerinden, ilgili hesap döneminin bitiminden itibaren iki ay bir ay içinde yapılacak genel kurullarında alınacak karara göre kâr payı avansı dağıtabilirler. Bu durumda ödenecek kâr payı avansı, hesap dönemi sonu kârından 7 nci madde gereği indirimler yapılmak suretiyle hesaplanan tutarın yüzde doksanını geçemez.”

Yapılan değişiklikle daha önce bir ay olan süre iki ay olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

 

Bülten 2022- 27 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/26 Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 7351 Sayılı Kanun

22.01.2022 Tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de 7351 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmıştır.

7351 Sayılı Kanun ile vergi kanunlarına yönelik yapılan değişiklikler konu başlıkları itibariyle aşağıdaki gibidir;

  1. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

1.1. İştirak Kazançları İstisnası

7351 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun iştirak kazançları istisnasını düzenleyen 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiş ve bendin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4′) Tam mükellefiyete tabi diğer yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları (portföyünde yabancı para birimi cinsinden varlık ve altın ile diğer kıymetli madenler ve bunlara dayalı sermaye piyasası araçları bulunan yatırım fonlarından elde edilen kazançlar hariç).”

“Diğer yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları bu istisnadan
yararlanamaz.”

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemeden önce sadece tam mükellefiyete
tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının
hisse senetlerinden elde edilen kâr payları istisna kapsamına alınmıştı. Yapılan değişiklikle birlikte kurumların tam mükellefiyete tabi diğer yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları da istisna kapsamına alınmıştır. Ancak portföyünde yabancı para birimi cinsinden varlık ve altın ile diğer kıymetli madenler ve bunlara dayalı sermaye piyasası araçları bulunan yatırım fonlarından elde edilen kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Ayrıca öncesinde olduğu gibi girişim sermayesi yatırım ortaklıkları dışında kalan diğer yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan bu değişiklik 01.01.2022 tarihinden, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde 2022 takvim yılında başlayan özel hesap döneminin başından itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1.2. Kurumlar Vergisi Oranın İndirimli Uygulanması

7351 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(7) İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır.

(8) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için yedinci fıkra hükmüne göre ayrıca indirim uygulanmaz.

(9) Yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranlar, bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır.”

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine eklenen fıkralarla, ihracat yapan kurumlar ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlara, kurumlar vergisinin indirimli uygulanması imkanı getirilmiştir. Buna göre;

– İhracat yapan kurumların sadece ihracattan elde ettikleri kazançlarına,

– Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların sadece üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına,

kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanacaktır.

Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların ihracat yapması halinde ise ihracattan elde ettikleri kazançlarına ayrıca indirimli kurumlar vergisi uygulanmayacak olup indirim oranı 1 puan ile sınırlı kalacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine eklenen (9) numaralı fıkrada ise yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranların, bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre mükelleflerin öncelikle varsa 32’nci madde kapsamında indirim oranı uygulanacak daha sonra 1 puanlık indirim uygulanacaktır. Örneğin, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin (6) numaralı fıkrasında, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların, paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda olan kurumların, kurum kazançlarına 2 puanlık indirim uygulandıktan sonra ihracattan elde ettikleri kazançlarına veya sanayi sicil belgesine sahip olmak şartıyla üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına ayrıca 1 puanlık indirim gerçekleştirilecektir.

Yeni getirilen kanun hükmü ihracattan elde edilen kazançlara ve üretim faaliyetinden elde edilen kazançlara uygulanacağından mükelleflerin ihracat ve fiili üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarını ayrı hesaplarda takip etmesi gerekmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan bu değişiklik 01.01.2022 tarihinden, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde 2022 takvim yılında başlayan özel hesap döneminin başından itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

  1. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

7351 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu tutarın yüzde ellisi oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemez.”

Yapılan düzenleme ile, vergi iadelerine ilişkin olarak açılan davalarda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için dava konusu iade tutarının yüzde ellisinin teminat olarak gösterilmesi zorunlu tutulmuştur. Yeni duruma göre davacı mükellefler tarafından iade tutarının yüzde ellisinin teminat olarak gösterilmemesi halinde yürütmeyi durdurma kararı verilemeyecektir.

  1. Bireysel Emeklilik Sisteminde yapılması öngörülen bazı değişiklikler

Kanunun;

– 4’üncü maddesi ile konut alımı, evlilik, eğitim ve benzeri özellik arz eden durumlarda ihtiyaç duyulabilecek tasarrufların bireysel emeklilik sistemi çatısı altında biriktirilerek kullanılabilmesine imkân verilmesi amaçlanmakta ve bu itibarla, BES’te belirli bir süre bulunmuş katılımcılara kısmen ödeme alma imkânı sağlanmaktadır.

– 6’ncı maddesi ile Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda katılımcıların hak ve menfaatlerinin korunması adına %25 oranında Devlet katkısı hesaplamasına tabi olan sözleşmelere Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla Devlet katkısının %30 olarak uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.

– 7’nci maddesi ile talepleri halinde 45 yaş üstü katılımcıların da otomatik katılım sistemine dahil edilmesi amaçlanmaktadır.

– 9’uncu maddesi ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarına yönelik yapılan düzenlemenin (Devlet katkısının %30 olarak uygulanması) halihazırda sistemde yer alan katılımcılara da uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.

Söz konusu Kanun ektedir.

Bülten 2022- 26 Eki 7351 Sayılı Kanun


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/25 E-Uygulamalarda Bazı Değişiklikler Yapan 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı

22/01/2022 Tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik belge uygulamalarına ilişkin 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

1) E-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu

e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflere 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümünde yer verilmiştir.

535 No’lu Tebliğ ile yapılan değişiklikle birlikte e- fatura düzenleme ve kullanma zorunluluğu getirilen mükellefler yeniden belirlenmiştir. Yapılan bir kısım değişikliklerle birlikte e-fatura düzenlemek ve kullanmak zorunda olan mükellefler aşağıda sıralanmıştır.

1) Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemleri için 5 Milyon TL,
  2. b) 2021 hesap dönemi için 4 Milyon TL,
  3. c) 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 3 Milyon TL

ve üzeri olan mükelleflere,

2) Aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden, 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) olanlara,

3) Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL,
  2. b) 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL

ve üzeri olan mükelleflere,

4) Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerine,

e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

2) e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi

Yukarıda belirtilen;

– Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2018 veya 2019 hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler 1/7/2020 tarihinden itibaren, 2020 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayının başından itibaren, e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

– Aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayanlar 1/7/2020 tarihine kadar (2020 veya müteakip hesap dönemlerinden itibaren bu paragrafta belirtilen işler ile iştigal etmek üzere işe başlayacak mükellefler ise işe başlama tarihinden itibaren 3 ay içinde), kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden söz konusu bölümün (a) fıkrasının (4) numaralı bendinde belirtilen brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2020 veya 2021 hesap dönemlerinde sağlayanlar 1/7/2022 tarihine kadar, 2022 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayanlar ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır. Bu suretle aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında ilan yayınlayanlar, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışını gerçekleştirenler tarafından belirtilen tarihlerden itibaren düzenlenecek faturaların, 509 No.lu VUK Tebliğinin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi zorunludur.

– Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2020 veya 2021 hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler 1/7/2022 tarihine kadar, 2022 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

– Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerinden, bu Tebliğin yayım tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla faaliyette bulunanlar 1/7/2022 tarihine, bu Tebliğin yayım tarihinden sonra faaliyete başlayanlar ise, faaliyete başladıkları ayı izleyen dördüncü ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

3) e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayanlar tarafından düzenlenecek faturanın e-Belge düzenleme portali üzerinden düzenlenme zorunluluğuna ilişkin sınır düşürülmesi

Şu anda, e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi) aşması halinde söz konusu faturaların, istisnai durumlar haricinde, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portaline gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur.

01/03/2022 tarihinden itibaren vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilere yapılan satışlarda vergiler dahil toplam tutarının 5 Bin TL’yi, vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından ise 213 Sayılı Kanunun 232 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, işlemin gerçekleştiği yıla ait, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutarı (2022 yılı için 2.000 TL) aşması halinde, faturaların kağıt fatura yerine, Gelir İdaresi Başkanlığının e-Belge Portali üzerinden veya Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi sistemleri ile entegrasyonu sağlayabilmiş olan özel entegratör kuruluşların bilgi sistemleri aracılığıyla elektronik ortamda e-Arşiv Fatura olarak düzenlemesi zorunlu olacaktır.

4) Elektronik ticaret kapsamında düzenlenen e-Arşiv faturalara ilişkin düzenlemeler

E-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olup internet üzerinden mal ve hizmet satışı yapanlar, yaptıkları satışlara ilişkin e-Arşiv Faturaları elektronik ortamda iletmek zorundadır. Ayrıca, söz konusu satışlarda irsaliye yerine geçen; e-Arşiv Faturanın kağıt çıktısı, ÖKC fatura bilgi fişi ya da sevk irsaliyesinin sevk edilen malın yanında bulunması gerekmekteydi.

Yapılan değişiklikle, söz konusu satışlarda sevk irsaliyesi ya da e-irsaliyenin bir örneğinin (veya format ve standardı Başkanlıkça belirlenen ve bu satışa ilişkin olarak düzenlenen e-İrsaliyenin elektronik ortamda sorgulanmasına, görüntülenmesine, doğrulanmasına imkan veren bilgileri barındıran özel kodlu belgenin kağıt çıktısının), sevk irsaliyesi yerine geçen e-Arşiv Faturanın kağıt çıktısının ya da ÖKC fatura bilgi fişinin sevk edilen malın yanında bulunması gerekmektedir.

5) E-İrsaliye uygulamasına zorunlu olarak dahil olması gereken mükelleflerin kapsamının genişletilmesi

Mevcut uygulamada, diğer bazı mükelleflerin yanı sıra;

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerden, demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler ile

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan ve 2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin

e-irsaliye uygulamasına dâhil olmaları ve düzenleyecekleri sevk irsaliyelerini, istisnai durumlar haricinde “e-İrsaliye” olarak düzenlemeleri ve uygulama kapsamındaki mükelleflerden alacakları sevk irsaliyelerini de “e-İrsaliye” olarak almaları zorunluydu.

Yapılan değişiklikle;

– Demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler hariç) ve

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan ve brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemlerinde 25 Milyon TL,
  2. b) 2021 veya müteakip hesap dönemlerinde 10 Milyon TL

ve üzeri olan mükelleflere e-İrsaliye uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilmiştir.

Buna göre, yukarıda sayılan bu mükelleflerin takip eden hesap döneminin yedinci ayı başından itibaren e-irsaliye uygulamasına geçmeleri ve bu tarihten itibaren düzenleyecekleri sevk irsaliyelerini, istisnai durumlar haricinde, e-İrsaliye olarak düzenlemeleri ve kayıtlı kullanıcılardan e-İrsaliye olarak almaları zorunludur.

6) E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması

E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması, döviz alım ve satım faaliyetinde bulunan yetkili müesseseler dahil olmak üzere ilgili mevzuat gereğince döviz alım-satım belgesi düzenleyebilen tüm mükellefler tarafından kağıt ortamda düzenlemekte olan Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satım Belgesi’nin, elektronik ortamda düzenlenmesi, muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt ortamda iletilebilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesine imkan veren uygulamadır.

Yapılan değişiklikle, E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulamasının, yukarıda belirtilen mükelleflerden, aynı zamanda ilgili mevzuat dahilinde kıymetli maden alım/satım yapma yetkisi de bulunanlar bakımından, döviz ve kıymetli maden alım/satım işlemlerinde 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında tek belge olarak düzenlenebilen “Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi” ile “Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi”ni de kapsadığı belirtilmiştir.

7) E-Gider Pusulasının düzenlenmesi ve teslimi

Gider pusulasının muhatabına kâğıt ortamda iletilmesi halinde, kâğıt çıktının düzenleyen ve muhatabı tarafından ıslak imza ile imzalanmış olması esastır.

Mevcut uygulamada, belgeyi düzenleyen ve muhatabı tarafından ıslak imza imzalanması ve düzenleyen tarafından kâğıt ortamda da muhafaza ve ibraz edilmesi, muhatabına ise elektronik veya kâğıt ortamda iletilmesi gerekmektedir.

Yapılan değişiklikle, gider pusulası düzenlenmek suretiyle tevsiki uygun görülen durumlarda; elektronik ortamda düzenlenen ve elektronik sertifika ile imzalanan e-Gider Pusulasının en az bir örnek kâğıt çıktısının alınarak, çıktının muhatabı tarafından ıslak imza ile imzalanması, elektronik imzalı belgenin muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt örneğinin iletilmesi ve elektronik imzalı belge ile birlikte ıslak imzalı örneğinin düzenleyen tarafından kâğıt ortamda da muhafaza ve ibraz edilmesi gerektiği açıklanmıştır.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

 

Bülten 2022- 25 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/24 Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair (40 Seri Nolu) Tebliğ Yayımlandı

18.01.2022 tarih ve 31723 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 40 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (40 No’lu Tebliğ) ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde (KDV Tebliği) değişiklikler yapılmıştır.

Bu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, savunma sanayii projelerinde uygulanan KDV istisnası ve imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesine ilişkin düzenlemenin  2022, 2023 ve 2024 yılları için de uygulanması Kararına yönelik  değişlikler yapılmıştır. Konu başlıkları itibariyle yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar aşağıdaki gibidir;

1- Ulusal Güvenlik Amaçlı Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 1’inci maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler” ibaresi ile (II/B-7.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiş; (II/B-7.) ile (II/B-7.1.) bölümlerindeki “Müsteşarlığı” ibareleri “Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.

“Öte yandan, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler ile bu projeler kapsamındaki teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri bu kurumlarca onaylanan teslim ve hizmetler 25/12/2021 tarihinden itibaren KDV’den istisna edilmiştir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması Tebliğin (II/B-7.2.), istisnaya ilişkin bildirim zorunluluğu Tebliğin (II/B-7.3.), istisna işlemin beyanı Tebliğin (II/B-7.4.), bu kapsamdaki işlemlere ilişkin iade uygulaması Tebliğin (II/B-7.5.) ve sorumluluk uygulaması ise Tebliğin (II/B-7.6.) bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde yürütülür. Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen ve istisna hükmünün yürürlüğe girdiği 25/12/2021 tarihinden önce başlayan ve devam etmekte olan savunma sanayii projelerine ilişkin, 25/12/2021 tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır.”

Yapılan değişiklikle Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler de KDV’den müstesna olmuştur.

2- Ulusal Güvenlik Kuruluşlarına Doğrudan Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 2’nci maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.2.1.) bölümünün ikinci paragrafının birinci ve ikinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İstisna kapsamında mal ve hizmet temin etmek isteyen ulusal güvenlik kuruluşlarınca, söz konusu mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda tereddüt bulunursa, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. Bu mal ve hizmetleri alan ulusal güvenlik kuruluşları tarafından faturayı düzenleyen yükleniciye istisna kapsamında yapılan işlemin belgelenmesi amacıyla (EK: 11A)’da yer alan yetkili birim amirinin kaşe ve imzasının tatbik edileceği bir belge verilir.”

Yapılan bu değişiklikle istisna kapsamında mal ve hizmet temin etmek isteyen ulusal güvenlik kuruluşlarınca, söz konusu mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olduğuna dair Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan uygunluk bildirimi alma zorunluluğu kaldırılmış olup ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı hususunda tereddüt olması halinde Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan görüş alınabilecektir.

3- Yüklenici Firmalara Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 3’üncü maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.2.2.) bölümünün dördüncü paragrafının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ulusal güvenlik kuruluşu bu listeyi, nihai mal veya hizmetin üretimine yönelik olarak sarf edilecek mal ve hizmetlerden oluşup oluşmadığı bakımından inceleyerek ve üzerinde gerek duyduğu değişiklikleri yaparak örneği (EK: 11B)’de yer alan biçimde onaylar. Ulusal güvenlik kuruluşunca nihai mal veya hizmetin ve söz konusu listedeki mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda tereddüt bulunursa, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. ”

Yapılan bu değişiklikle yüklenicilere yapılan, kapsam ve niteliği ilgili ulusal güvenlik kuruluşu tarafından onaylanan mal teslimleri ile hizmet ifaları istisna kapsamında olduğuna dair Gelir İdaresi Başkanlığından uygunluk bildirimi alma zorunluluğu kaldırılmış olup ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı hususunda tereddüt olması halinde Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilecektir.

4- İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri

Bilindiği üzere 31.12.2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30.12.2021 tarih ve 5047 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 37’nci maddesinin uygulaması süresi yeniden belirlenmiştir.

Bahsi geçen Karar’a göre ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iade edilmesi hakkındaki geçici 37’nci maddesi, mezkur maddede düzenlendiği şekilde, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi için de uygulanabilir hale getirilmiştir.

40 No’lu Tebliğ’in 4’üncü maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/E-7.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “2020 ve 2021 yıllarında” ibaresinden sonra gelmek üzere “; 31/12/2021 tarihli ve 31706 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/12/2021 tarihli ve 5047 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında” ibaresi eklenmiştir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

Bülten 2022- 24 Eki 40 Seri Nolu VUK Tebliği


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/23 Bazı Binek Otomobillerin ÖTV Matrah Aralıkları ve ÖTV Oranları Hakkında Karar Yayımlandı

Bilindiği üzere 2016/9542 sayılı BKK sonrası, binek otomobillere ilişkin ÖTV oranları motor silindir hacminin yanı sıra otomobil fiyatı (taşıt değeri) da dikkate alınarak belirlenmektedir.

13/01/2022 Tarih ve 31718 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Tespiti Hakkında Karar (Karar Sayısı: 5096)” ile bazı binek otomobillerin ÖTV matrah aralıkları ve ÖTV oranları yeniden belirlenmiştir.

Karar ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (III) sayılı listedeki 87.03.G.T.İ.P. numaralı mallardan “Diğerleri” satırı altında yer alan bazı araçların ÖTV oranlarına esas ÖTV matrah aralıkları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; ayrıca bazı araçlar için farklı matrah grupları ile bu matrah gruplarına ilişkin yeni ÖTV oranları oluşturulmuştur.

Eski Hali Yeni Hali
Eski Matrah Aralığı Vergi Oranı (%) Yeni Matrah Aralığı Vergi Oranı (%)
-Diğerleri   -Diğerleri  
— Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler   — Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler  
— Özel tüketim vergisi matrahı 92.000 TL’yi aşmayanlar 45 — Özel tüketim vergisi matrahı 120.000 TL’yi aşmayanlar 45
— Özel tüketim vergisi matrahı 92.000 TL’yi aşıp,150.000 TL’yi aşmayanlar 50 — Özel tüketim vergisi matrahı 120.000 TL’yi aşıp,150.000 TL’yi aşmayanlar 50
    — Özel tüketim vergisi matrahı 150.000 TL’yi aşıp,175.000 TL’yi aşmayanlar 60
    — Özel tüketim vergisi matrahı 175.000 TL’yi aşıp,200.000 TL’yi aşmayanlar 70
-Diğerleri 80 -Diğerleri 80
— Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler   — Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler  
— Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler   — Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler  
—- Özel tüketim vergisi matrahı 114.000 TL’yi aşmayanlar 45 —- Özel tüketim vergisi matrahı 130.000 TL’yi aşmayanlar 45
—- Özel tüketim vergisi matrahı 114.000 TL’yi aşıp,170.000 TL’yi aşmayanlar 50 —- Özel tüketim vergisi matrahı 130.000 TL’yi aşıp,210.000 TL’yi aşmayanlar 50
-Diğerleri 80 -Diğerleri 80

 

Söz konusu Karar ektedir.

Bülten 2022-23 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/22 Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliğinde Kazanç İstisnasına İlişkin 318 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Yayımlandı

Bilindiği üzere sosyal medyada sosyal içerik üreticilerinin elde ettikleri kazançların tamamı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulmaktayken 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 Sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile 193 sayılı gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/B maddeyle, sosyal medya üzerinden paylaşım yapan sosyal içerik üreticilerinin elde ettikleri kazançlar ile mobil cihazlarda uygulama geliştirenlerin bu uygulamalardan 01/01/2022 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançları GVK’nin 103’üncü madde yer alan tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2022 yılı için 880.000 TL) aşmamak kaydıyla istisna kapsamına alınmıştır.

Nitekim 26.10.2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de 7338 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2’nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na mükerrer 20’nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası:

MÜKERRER MADDE 20/B – Internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.

Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye ’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir.

Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Yapılan düzenleme ile birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren sosyal içerik üreticiliği ile
mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğine yönelik faaliyetlerden elde edilen kazançlar
istisna kapsamına alınmıştır.

İstisnadan Kimler Faydalanabilecek

İstisnadan, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir.

Söz konusu istisna uygulamasında mükelleflerin tam veya dar mükellef olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

İstisnadan Faydalanma Şartları

İstisnadan yararlanabilmek için madde kapsamındaki faaliyetlerde bulunan kişilerin bu faaliyetleri sonucu elde edecekleri tüm hasılatı tahsil etmelerini teminen Türkiye’de Kurulu bankalarda hesap açmaları şarttır.

Bu kapsamda, istisnadan faydalanmak isteyen mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak istisna kapsamındaki faaliyetine ilişkin olarak ilgili vergi dairelerinden Tebliğe ekli Ek-1’de yer alan “193 Sayılı Kanunun Mükerrer 20/B Maddesi Uygulamasına İlişkin İstisna Belgesizdi (İstisna Belgesi) almaları gerekmektedir. Başvuruda bulunanların istisna kapsamına giren faaliyetleriyle ilgili olarak;

–  Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunması halinde, vergi dairelerince mükelleflerin kayıtlı faaliyetlerinin istisna kapsamına giren faaliyetlere uygun olup olmadığı kontrol edilecek, vergi dairelerine kayıtlı bu faaliyetlerin mezkûr madde hükmüne göre istisna edilen faaliyetler arasında olduğunun tespitini veya uygun faaliyet kodunun tesisini müteakip başvuru sahiplerine istisna belgeleri verilecektir.

– Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde ise istisna kapsamına giren faaliyetlerle ilgili mükellefiyet tesisinin ardından istisna belgeleri alınabilecektir.

Vergi dairelerinden temin edilen istisna belgeleri, madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerle ilgili hasılatın tahsil edileceği banka hesaplarının açılışında kullanılacaktır. Mükelleflerin bankalardaki mevcut hesapları da istisna belgesinin ilgili bankaya ibrazı suretiyle, münhasıran bu faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılabilecektir.

İstisnadan yararlanabilmek için istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılat toplamının Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2022 yılı için 880.000 TL) aşmaması şarttır. İstisna uygulamasında söz konusu tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın aşılıp aşılmadığı, takvim yılı sonu itibarıyla her bir yıl için ayrı ayrı değerlendirilecektir.

İstisna şartlarını haiz mükelleflerin, istisna kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle elde ettikleri kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, diğer gelirleri nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu kazançlar beyannameye dâhil edilmeyecektir.

İstisna Şartlarının İhlal Edilmesi

İlgili takvim yılında istisna şartlarını sonradan kaybedenler ile bu şartları ihlal edenler,
şartın kaybedildiği veya ihlal edildiği yıl için söz konusu istisnadan yararlanamayacak olup, bu
kapsamda elde edilen kazançların tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
Bu durumda, madde hükmü uyarınca tevkif edilen vergiler beyanname üzerinden hesaplanan
gelir vergisinden mahsup edilebilecektir. İlgili takvim yılında herhangi bir nedenden ötürü
istisnadan yararlanılamaması, sonraki yıllarda istisnadan yararlanılmasına engel teşkil
etmeyecektir.

İstisna şartlarının ihlali nedeniyle yıllık beyanname verilmesi durumunda, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde sayılan giderler ile 89’uncu maddesinde yer alan indirimler beyannamede beyan edilen gelirden indirim konusu yapılabilecektir. Söz konusu giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi şarttır.

İstisnadan faydalanma şartlarını kaybeden veya istisna şartlarını ihlal eden mükelleflerin istisnadan faydalanılamayan dönemler için geçici vergi beyannamesi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır. Madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerin yanı sıra mükelleflerin ticari kazanç yönünden başka faaliyetlerinin bulunması halinde ise istisna dışı diğer faaliyetler nedeniyle geçici vergi beyannamesi verme yükümlülüğü devam edecektir.

Özellik Arz Eden Durumlar

Bankalar tarafından Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında elde edilen hasılat tutarı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacağından, aynı Kanun’un 94’üncü maddesi uyarınca tevkifat yapmakla yükümlü olanlarca istisnadan faydalananlara bu faaliyetleri nedeniyle yapılacak ödemelerden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinin beşinci fıkrasına göre, madde kapsamındaki kazançları toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenlerin bu istisnadan faydalanamayacakları hükme bağlanmış ve bu durumda olanların, 94’üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, Kanun’un mükerrer 20/B maddesi kapsamında kazanç elde eden ve aynı Kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması nedeniyle istisnadan yararlanamayacak olan mükelleflerin, Kanunun 94’üncü maddesi kapsamında ücret, kira gibi yapacağı ödemeler üzerinden tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

İstisna kapsamındaki faaliyetler sonucu elde edilen hasılat üzerinden tevkif edilen vergiler nihai vergi olacağından, bu vergilerin başka gelirler nedeniyle verilecek yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergilerden mahsubu mümkün değildir.

İstisna edilen faaliyetlere ilişkin gelirin ayni olarak tahsil edilmesi halinde, tahsile konu mal veya hizmetin tahsil tarihindeki rayiç bedelinin gelirin elde edildiği ay içerisinde, ayni olarak tahsil edilen gelirin içinde bulunulan ayın son yedi günü içerisinde elde edilmiş olması halinde ise en geç takip eden ayın ikinci iş günü bitimine kadar banka hesabına yatırılması durumunda istisna şartları ihlal edilmemiş olacaktır.

Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından sadece gelir vergisi mükellefleri yararlanabilecek olup kurumlar vergisi mükellefleri bu istisnadan yararlanamayacaktır.

Mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliği faaliyeti kapsamında yalnızca elektronik
uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde edilen kazançlar mezkûr madde
kapsamında istisna edilmektedir. Bu platformlar üzerinden elde edilen; ücretli uygulama satış
geliri, reklam geliri, uygulama içi satış geliri, sponsorluk geliri, ücretli abonelik geliri gibi
gelirler istisna kapsamında dikkate alınacaktır. Diğer taraftan, elektronik uygulama paylaşım
ve satış platformları dışında elde edilen kazançlar ise istisna kapsamında
değerlendirilemeyecektir.

Sosyal içerik üreticiliği faaliyeti kapsamında sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden elde edilen;
reklam gelirleri, sponsorluk gelirleri, bağışlar, hediyeler, bahşişler, ücretli abonelik gelirleri gibi gelirler istisna kapsamında dikkate alınacaktır.

Sosyal içerik üreticileri tarafından internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden elde edilen gelirlerin üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları aracılığıyla elde edilmesi durumunda da istisnadan yararlanılabilecektir.

Sosyal ağ sağlayıcısı olarak kabul edilmeyen kişisel internet siteleri, elektronik ticaret siteleri, haber siteleri gibi etkileşim amaçlı içeriğin ikincil ve yan hizmet olarak sunulduğu platformlarda faaliyette bulunan kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için mezkûr istisna hükümleri uygulanmayacaktır.

Bankalar Tarafından Yapılacak İşlemler ve Tevkifat Uygulaması

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergi dairelerinden alınacak istisna belgesi, sosyal içerik üreticileri ve uygulama geliştiricilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri hasılatın yatırılacağı hesap açılışında kullanılmak üzere bankalara ibraz edilecektir.

Bankalar, aktarım tarihi itibarıyla gelir vergisi tevkifatı yapacaklar ve tevkif edilen vergileri, Gelir Vergisi Kanunu’nun 98 ve 119’uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde muhtasar beyanname ile beyan edip ödeyeceklerdir.

Bu kapsamda açılan hesaplara döviz cinsinden bedellerin yatırılması durumunda, hesaba yatırılan döviz bedellerinin aktarım tarihindeki kur (işlem tarihindeki döviz alış kuru) Türk lirası karşılıkları dikkate alınmak suretiyle tevkifat matrahı tespit olunacaktır.

Bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşması durumunda da bankalarca hesaba aktarılan tutarlar üzerinden tevkifat yapılmaya devam edilecektir. Dolayısıyla bankaların, Kanunda öngörülen tutarı aşıp aşmadığının kontrolü yönünde bir sorumlulukları bulunmamaktadır.

İstisnadan Faydalananların Yükümlülükleri ve Belgelendirme

Vergi Usul Kanunu’nun 172’nci maddesinde ticaret erbabının defter tutmaya mecbur olduğu hüküm altına alınmış olup, aynı Kanunun 176’ncı maddesinde ticari kazanç mükelleflerinin durumlarına göre bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutmak zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir.

İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden içerikler paylaşan sosyal içerik üreticileri gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar ticari kazanç kapsamında vergilendirilmekte olup, Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/B maddesiyle bu faaliyetlerden elde edilen kazançlar belirli şartlar dâhilinde gelir vergisinden istisna edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilen yetkiye istinaden, münhasıran Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinde istisna edilen türdeki faaliyetlerde bulunan mükelleflerden istisnadan faydalananların yıl içindeki kazançları toplamının 103’üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2022 yılı için 880.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.

Mezkûr madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerin yanı sıra mükelleflerin ticari, zirai
veya serbest meslek kazancı yönünden başka faaliyetlerinin bulunması halinde, defter tasdik
ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge
düzenleme zorunlulukları devam etmektedir. Başkaca faaliyetleri nedeniyle mükellefiyeti
bulunan ve defter tutan mükelleflerin, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, istisna kapsamındaki faaliyete ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Mevcut istisna uygulaması kapsamında icra edilen faaliyet ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılat içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden istisna kapsamındaki faaliyete düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve matrahın tespitinde dikkate alınmayacaktır

Takvim Yılı İçerisinde İstisnadan Faydalanmak veya İstisnadan Vazgeçmek İsteyen Mükelleflerin Durumu

Takvim yılı içerisinde istisnadan faydalanmak isteyen mükellefler, Tebliğin 4’üncü maddesi kapsamında başvuruda bulundukları vergi dairelerinden istisna belgelerini almalarını müteakip;

– Yeni hesap açılışında bankalarda hesap açtırdıkları tarih itibarıyla istisnadan faydalanabileceklerdir.

– Mevcut hesaplardan münhasıran istisna faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılacak hesaplar için ise mevcut hesabın bu amaçla kullanılacağına dair istisna belgesinin bankaya ibraz edildiği tarih itibarıyla istisnadan faydalanabileceklerdir.

Mükellefler, takvim yılı başı ile istisnadan faydalanabilecekleri tarih arasındaki kıst dönem faaliyetleri için ise yıllık gelir vergisi beyannamesi ve geçici vergi beyannamesi verecekler, bu kişilerin söz konusu dönem için defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunlulukları da bulunacaktır.

İstisnadan faydalanmakta iken takvim yılı içerisinde mevcut istisna uygulamasından vazgeçmek isteyen mükellefler, bağlı bulundukları vergi dairesine bu durumu bildirdikleri tarih itibarıyla istisna kapsamından çıkabileceklerdir. Mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyannamesi ve geçici vergi beyannamesi verme yükümlülükleri ile istisnadan vazgeçtikleri tarihten itibaren on gün içerisinde defter tasdik ettirme ve belge düzenleme yükümlülükleri başlayacaktır. İstisnadan ayrılma tarihinden takvim yılının son günü arasında geçen kıst dönem için yukarıda sayılan beyannameler mükellefler tarafından bağlı bulunulan vergi dairelerine verilecektir.

İstisna Şartlarını Sağlamadığı Tespit Edilenler

Türkiye’de Kurulu bankalarda hesap açılmadığı, elde edilen hasılatın tamamının açılan banka hesabına yatırılmadığı veya eksik yatırıldığı veya istisnaya ilişkin şartları taşımamasına rağmen istisnadan faydalandığı tespit edilen mükelleflerin söz konusu kazançlarına ilişkin olarak eksik tahakkuk etmiş olan vergi, mükellefin bağlı bulunduğu yerdeki vergi dairesi tarafından vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

İstisna kapsamındaki faaliyetlerde bulunan ancak bazı dönemlerde istisna şartlarını sağlamadığı tespit edilen mükellefler, şartları haiz olmadıkları dönemler için istisnadan faydalanamayacak, şartları sağladıkları dönemler için ise istisnadan faydalanabileceklerdir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

Bülten 2022-22 Eki 318 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğ

Bülten 2022-22 Eki 318 Seri Nolu Tebliğ Eki Dilekçe

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/21 İhracat Bedellerinin %25’inin Merkez Bankasına Satış Zorunluluğu Getirildi

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca, İhracat Genelgesi’ne “İhracat bedellerinin Merkez Bankasına Satışı” başlıklı “Ek 1’inci Madde” eklenmiş ve buna ilişkin olarak  TCMB tarafından “İhracat Genelgesi’nin Ek 1’inci Maddesi Kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na Yapılacak Döviz Satışına İlişkin Uygulama Talimatı” yayımlanmıştır.

Söz konusu talimata göre;

– 3 Ocak 2022 Tarihinden itibaren, İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) ve Döviz Alım Belgesi’ne (DAB) bağlanan ihracat bedellerinin %25’i İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılacaktır. Bu bedeller bankaca Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün Merkez Bankası’na satılacak ve Merkez Bankası’nın banka nezdindeki hesabına aktarılacaktır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenecektir.

– Banka nezdinde Merkez Bankası adına ABD doları, Euro ve İngiliz sterlini hesapları açılacak ve bankanın uygulama talimatı kapsamında satın aldığı dövizler saat 17:00’ye kadar Merkez Bankası’na bildirilerek toplu bir şekilde söz konusu hesaplara aktarılacaktır.

– Merkez Bankası’nın hesabına aktarılan dövizlere ilişkin dekont, ekstre ve benzeri belgeler ile bilgiler ve döviz alışı yapılan tutarlara ait bilgiler bankalarca uygulama talimatı talimat ekinde  yer alan bildirim formuna uygun olarak Merkez Bankası’na aynı gün elektronik ortamda bildirilecektir.

– Banka tarafından Merkez Bankası’nın hesabına aktarılan dövizler, Merkez Bankası’nca işlem kuru üzerinden satın alınacaktır.

– Döviz alış işlemleri karşılığı Türk lirası tutarları Merkez Bankası’nca bankanın EFT merkezine masrafsız olarak gönderilecektir. Saat 17:30’a kadar sonuçlandırılamayan işlemler için ise Türk lirası tutarlar bankanın Merkez Bankası nezdindeki zorunlu karşılık hesabına aktarılacaktır.

– Bu Uygulama Talimatı kapsamında bir gün valörlü olarak transfer edilecek döviz tutarlarına ilişkin bankanın kendi muhabirine göndereceği döviz transferlerinde; MT202’nin 21. Alanına “CIRCULAR”, 72. alanına “/BNF/…. (Firma Unvanı) EXPORT CIRCULAR ADD.ART.1 REF:……… IBAN:…………… (söz konusu işlemler için Merkez Bankası nezdinde açılacak hesaba ilişkin IBAN bilgisi)” ve MT202’nin 58. alanına “TCMBTR2A” açıklamaları yazılacaktır.

– Banka tarafından yapılan döviz transferlerine ilişkin tüm masraflar, aylık olarak toplu bir şekilde banka tarafından gönderilen MT291 mesajına istinaden ödeme gününde saat 11:00’de Merkez Bankası tarafından ilan edilen döviz alış kuru üzerinden, takip eden ayın son iş gününe kadar Merkez Bankasınca Türk lirası olarak ödenecektir.

Söz konusu Genelge ve Uygulama Talimatı ektedir.

Bülten 2022-21 Eki Merkez Bankasına Yapılacak Döviz Satışınana İlişkin Uygulama Talimatı Bülten 2022-21 Eki İhracat Genelgesi

Bülten 2022-21 Eki İhracat Genelgesi


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/20 Varlık Barışında Süre Bir Kez Daha Uzatıldı

Hatırlanacağı üzere 7256 sayılı Kanun ile yeni bir varlık barışı uygulaması getirilmiş ve yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunup işletme kayıtlarında yer almayan varlıkların Türkiye’ye getirilmesine ya da kayıtlara alınmasına yönelik çeşitli imkanlar sağlanmıştı.

Buna göre;

– Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası varlıklarının, banka veya aracı kurumlara,

– Türkiye’de bulunmakla birlikte işletme kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarınsa vergi dairelerine,

30 Haziran 2021’e kadar bildirilmesi gerektiği düzenlenmişti.

Akabinde 30 Haziran 2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4196 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında getirilen varlık barışı uygulamasının süresi 6 ay (31.12.2021 tarihi dahil bu tarihe kadar) uzatılmıştı.

Bu defa 31.12.2021 tarih ve 31706 (6. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5058 sayılı Karar ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 93 üncü maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan sürelerin, 31/12/2021 tarihinden itibaren 30/6/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uzatılmasına, 193 sayılı Kanunun mezkûr maddesinin sekizinci fıkrası gereğince karar verilmiştir.

Bu Karar ile birlikte 7256 sayılı Kanunla getirilen varlık barışı uygulamasının süresi uzatılarak henüz yararlanmamış olanların da varlık barışından yararlanmasına bir fırsat daha sunulmuştur.

Söz konusu Karar ektedir.

Bülten 2022-20 Varlık Barışı Uzatımına İlişkin 5058 Sayılı Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/19 Ücretlerin Vergilendirilmesinde Uygulanacak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunda Yer Alan Bazı Tarifeler ile Diğer Çeşitli Had ve Tutarlar 2022 Yılında Uygulanmak Üzere Yeniden Belirlendi

Bilindiği üzere;

– 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinde; “…Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

– 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinde; “…2. Bu Kanunun 9/10, 19, 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddeleri ile 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan maktu had ve tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları % 50’sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir. 3. Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilim tutarları hakkında, bu maddenin (2) numaralı fıkrası uygulanır.”

hükmü yer almaktadır.

31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9/10, 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82, 86, 103 ve mükerrer 121 inci maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar, basit usule tabi mükelleflerde toplu belge düzenleme uygulaması ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2021 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin hususların açıklanması amacıyla, 21/12/2021 tarihli ve 31696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 317 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun bahsi geçen maddelerinde yer alan maktu had ve tutarlar 2022 takvim yılında uygulanmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

Yeniden Değerleme Oranında Arttırılan Bazı Had ve Tutarlar

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2022 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

32.000 TL’ye kadar 15%
70.000 TL’nin 32.000 TL’si için 4.800 TL, fazlası 20%
170.000 TL’nin 70.000 TL’si için 12.400 TL (ücret gelirlerinde 250.000 TL’nin 70.000 TL’si için 12.400 TL), fazlası 27%
880.000 TL’nin 170.000 TL’si için 39.400 TL (ücret gelirlerinde 880.000 TL’nin 250.000 TL’si için 61.000 TL), fazlası 35%
880.000 TL’den fazlasının 880.000 TL’si için 287.900 TL (ücret gelirlerinde 880.000 TL’den fazlasının 880.000 TL’si için 281.500 TL), fazlası 40%

 

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21. maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan bistisna tutarı 9.500 TL olarak belirlenmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 34.00 TL olarak belirlenmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 17 TL olarak tespit edilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları;

–  birinci derece engelliler için 2.000 TL,

– ikinci derece engelliler için 1.170 TL,

– üçüncü derece engelliler için 500 TL

olarak tespit edilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının;

(1) numaralı bendinde yer alan kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedeli 8.000 TL,

– (1) numaralı bendinde yer alan gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 200.000 TL,

– (7) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 230.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 430.000 TL,

olarak belirlenmiştir.

Basit Usulde Kazanç Tespiti ile İlgili Hususlar

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı, büyükşehir belediye sınırları içinde 16.000 TL, diğer yerlerde 10.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Basit usule tabi olmanın özel şartlarına ilişkin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hadler;

–  (1) numaralı bent için 200.000 TL ve 320.000 TL,

–  (2) numaralı bent için 100.000 TL,

–  (3) numaralı bent için 200.000 TL,

olarak belirlenmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddenin birinci fıkrasının;

– (4) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 230.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 430.000 TL,

– (5) numaralı bendinde yer alan kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedeli 8.000 TL, gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 200.000 TL,

olarak tespit edilmiştir.

Değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarına daire 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı 25.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Arızi kazançlara ilişkin istisna tutarına dair, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı 58.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırına ilişkin olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 3.800 TL olarak tespit belirlenmiştir.

Kâr Hadleri Emsallerine Göre Düşük Olarak Tespit Edilmiş Bulunan Emtia İçin Özel Hadler

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2016 yılı için 25/12/2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 290) ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.

Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2022 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için; alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2022 tarihi itibariyle aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir.

Emtianın Cinsi Büyükşehir Belediye Sınırları Dışında Kalan Yerlerde Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Kalan Yerlerde
Yıllık Alım Ölçüsü (TL) Yıllık Satış Ölçüsü(TL) Yıllık Alım Ölçüsü (TL) Yıllık Satış Ölçüsü (TL)
Değerli Kağıt 340.000 380.000 420.000 490.000
Şeker –Çay 250.000 340.000 320.000 400.000
Milli Piy. Bil., Hemen Kazan, Süper Toto vb. 250.000 340.000 320.000 400.000
İçki (Bira ve Şarap Hariç) -İspirto– Sigara–Tütün 250.000 340.000 320.000 400.000
Akaryakıt ( LPG hariç ) 380.000 400.000 490.000 570.000

 

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması

Basit usule tabi mükelleflerle ilgili 6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:215) ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlenmesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2022 tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.

2021 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı Uygulaması

2021 takvim yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulaması aşağıdaki şekilde olacaktır.

193 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

193 sayılı Kanunun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması bahsi geçen menkul kıymet gelirleri için devam etmektedir.

İndirim oranı; 213 sayılı Kanuna göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmekte olup 213 sayılı Kanun hükümlerine göre 2021 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 36,20’dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 16,64’tür. Buna göre, 2021 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı (%36,20 / %16,64=) % 2,17 olmaktadır.

Bu oranlar dikkate alındığında, 2021 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.

Bu kapsamda, 2021 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından,  1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının ve ticari işletmelere dahil kazanç ve iratların beyanında indirim oranı uygulanmamaktadır.

193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, anılan Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları 1/1/2006 tarihinden itibaren nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmekte olup bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

Bülten 2022-19 Eki 317 Seri Nolu GVKGT


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/18 Engellilere Araç Satışındaki ÖTV İstisna Tutarı Sınır Yeniden Belirlenmiştir

21/12/2021 Tarih ve 31696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 9) ile18/4/2015 tarihli ve 29330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin;

  1. a) (II/C/1.2.1) ve (II/C/1.3) bölümlerinin birinci paragraflarında yer alan “330.800 TL’nin” ibareleri “450.500 TL’nin” şeklinde,
  2. b) (II/C/5.1) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “330.800 TL’yi” ibaresi “450.500 TL’yi” şeklinde,

değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren engellilik derecesi %90 ve üzerinde olanlar ile engellilik derecesi %90’ın altında olanların binek otomobili, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların ilk iktisabında taşıtın ÖTV’den müstesna olması için öngörülen taşıtın her türlü vergiler dâhil bedelinin 330.800’TL’nin altında olması gerektiğine ilişkin had 450.500 TL’ye yükseltilmiştir.

Buna göre;

– Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca, Kanun’a ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin, 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dâhil bedeli 450.500 TL’nin altında olan binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların,

– Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (c) alt bendi uyarınca, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin, 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dâhil bedeli 450.500 TL’nin altında olan binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların

5 yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den istisnadır.

Öte yandan ÖTV Kanununa ekli 87.03 G.T.İ.P numarasında “-Diğerleri” satırı altında yer alan taşıtlardan, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi dahil gümrük vergilerine ilişkin istisna uygulanmaması durumunda belirlenecek gümrüklenmiş değeri 450.500TL’yi aşanlar ithalat istisnasından hariç tutulmuştur. Buna göre, bu istisna kapsamında, bedeli söz konusu tutarın altında olan taşıtların iktisap edilmesi mümkündür. Gümrüklenmiş değeri, bu şekilde belirlenen tutarı aşan taşıt ithal etmek isteyen malul veya engellilerce, ilgili gümrük idaresine özel tüketim vergisinin beyan edilip ödenmesi gerekirir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”