Bülten: 2020-19 Bülten: 2020-18 Değerli Konut Vergisinde Değişiklik Yapıldı, Vergi Bir Yıl (2021’e) Ertelendi

Hatırlanacağı üzere, 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 7 Aralık 2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup dört bölümden ve 53 maddeden oluşan Kanun yürürlüğe girmezden evvel, içeriğindeki hususlardan bir kısmına ilişkin değerlendirmelerimize 2019/85, 86, 87, 88, 89, 90 nolu Bültenlerimizde konu başlıkları itibariyle ayrı ayrı yer verilmişti.

Nitekim Kanun’un, izaha davet müessesesinde sürelerin ve tutarların artırılması, cezada indirim oranının artırılması, kanun yolundan vazgeçme müessesesi ihdas edilmesi, sahte belge düzenleme riski yüksek olduğu tespit edilen mükelleflerle ilgili yeni tedbirler alınması gibi 213 sayılı Vergi Usul Kanunda önemli değişikliklerin yapıldığı 24., 25., ve 26. Maddeleri 2019/87 sayılı Bültenimizde değerlendirmişti.

Tekraren, 2019/87 sayılı Bültenimizin kanun yolundan vazgeçme müessesesi ihdas edilmesine ilişkin bölümü aynen aşağıdaki gibidir;

7193 Sayılı Kanun’un 27’nci maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 379’uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Kanun yolundan vazgeçme:

MADDE 379- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);

  1. Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,
  2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.

Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmez.

Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.

Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

Madde metnin de anlaşıldığı üzere, yapılan bu düzenleme ile vergi ihtilafları nedeniyle açılan davalarda ilk derece yargı merciindeki davanın sonuçlanmasını müteakip ihtilafın devam ettirilmemesi ve çekişmenin sonlandırılması adına mükelleflerin istinaf veya temyiz yolundan vazgeçmeleri halinde (lehte veya aleyhte) verilen ilk karara göre, dava konusu edilen verginin bir kısmı ve/veya cezanın bir kısmı ya da tamamından vazgeçilmesi durumunda (idarenin de ihtilafı sürdürmemesi suretiyle) ihtilafın sonlandırılması amaçlanmıştır.

 

Buna göre vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);

– Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,

– Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk edecektir.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenecektir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi halinde ise vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır

Bu kapsamda, yargılama aşamasında mükelleflerin istinaf veya temyiz yolundan vazgeçmeleri halinde verilen karara göre, dava konusu edilen verginin bir kısmı ve/veya cezanın bir kısmı ya da tamamından vazgeçilmesi ve idarece de ihtilafların sürdürülmemesi yönünde düzenlemeler yapılmıştır. Bu şekilde tahakkuk eden vergi ve cezaların vadesi geçirilmeksizin gecikme faiziyle birlikte ödenmesi halinde ayrıca vergi ve ceza tutarından %20 indirim yapılması öngörülmektedir.

Bunun yanı sıra 7193 sayılı Kanunun 23. Maddesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Özel ödeme zamanları” başlıklı 112’nci maddesinin üçüncü fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir. Maddenin devamı bir alt paragraftadır;

“c) 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar;”

Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz”

Yapılan düzenleme ile de kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda 213 sayılı VUK’nun 112. maddesi uyarınca uygulanacak gecikme faizinin hesaplanma süresi belirlenmiştir.

Buna göre yeniden düzenlenen 379. madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar faiz hesaplanacağı belirtilerek bu hususta yaşanabilecek tereddütler baştan ortadan kaldırılmıştır.

Yukarıda yer alan düzenlemelerin yürürlük tarihi 01.01.2020 olup, bu defa 20.02.2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde söz konusu 379’uncu maddeye ilişkin açıklamalar yapılmış ve uygulamaya yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.

 

Tebliğ uyarınca; vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) kanun yolundan vazgeçme kapsamındadır. Dolayısıyla bir yargı kararının kanun yolundan vazgeçme kapsamında olması için;

1) Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan dava sonucu verilen karar olması,

2) Vergi mahkemesince verilen karara karşı istinaf veya bölge idare mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolunun açık olması,

3) Kararın Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilmemiş olması şartlarını birlikte taşıması gerekmektedir.

Bu itibarla, örneğin;

⎯ Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde dava açılmaması nedeniyle davanın süre aşımı gerekçesiyle reddi yönünde verilen,

⎯ Davanın ehliyet yönünden reddi şeklinde verilen,

⎯ İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen,

⎯ Vergi mahkemesince verilip istinaf yolu açık olmayan kesin nitelikli,

⎯ Bölge idare mahkemesince verilip temyiz yolu açık olmayan kesin nitelikli,

⎯ Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen,

⎯ Vergi/ceza ihbarnamesine karşı açılmamış olan davalarda verilen,

⎯ Beyanname verilmesi üzerine tahakkuk fişi esasına göre yapılan tarhiyatlara açılan davalarda verilen,

⎯ 213 sayılı Kanun kapsamında yapılan şikâyet yoluyla müracaatın reddi üzerine açılan davalarda verilen,

⎯ Ödeme emrinin tebliği, haciz gibi takip ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalarda verilen kararlar ile buna benzer kararlar kanun yolundan vazgeçme müessesesi kapsamında değildir.

Tebliğde tebliğin amacı, kapsamı ve dayanağına ilişkin açıklamaları müteakiben;

– Kanun yolundan vazgeçme kapsamındaki kararların neler olduğuna,

– Kanun yolundan vazgeçme müessesesinden yararlanmak için gerekli şartların neler olduğuna,

– Kanun yolundan vazgeçme durumunda tahakkuk edecek vergi ve/veya cezaların durumunun ne olacağına,

– Vergi dairesince yapılması gereken işlemlerin neler olduğuna,

– Ödeme ve süresinde ödemeye bağlı olarak yapılacak indirimlere, yer verilmiş,

İlaveten;

– Kanun yolundan vazgeçmeye ilişkin alternatif durumlara uygun detaylı örnekler Tebliğde yer almıştır.

Tebliğin tam metni ekteki gibidir.

 

Bülten 2020-19 Eki Tebliğ

Bülten 2020-19 Eki Dilekçe Örnekleri


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-18 Değerli Konut Vergisinde Değişiklik Yapıldı, Vergi Bir Yıl (2021’e) Ertelendi

Hatırlanacağı üzere, 21.11.2019 tarih ve 7193 Sayılı Kanun ile mali güce göre vergilendirme ilkesini esas alarak 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile Türkiye sınırları içinde bulunan ve emlak vergisine esas bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenmiş değeri 5 milyon TL ve bu tutarı aşan mesken nitelikli taşınmazlardan “Değerli Konut Vergisi” alınması öngörülmüş, yeni ihdas edilen Değerli Konut Vergisine ilişkin değerlendirmelerimize 2019/90 sayılı Bültenimizde yer verilmişti.

Bu çerçevede Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen 42’nci madde ile değerli konut vergisinin konusu ve istisnası belirlenmiş olup buna göre, Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan;

– Bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanların değerli konut vergisine tabi olduğu,

– Emlak vergisine esas bina vergi değeri ve ilgili mevzuatının verdiği yetkiye istinaden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu belirlenmiş değeri 5 milyon TL’nin altında olan konutların ise vergiden istisna olduğu,

hüküm altına alınmıştı.

Bu defa 20 Şubat 2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7221 sayılı “Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile yine 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile değerli konut vergisine ilişkin önemli bir takım değişiklikler yapılmış olup yapılan değişiklikler aşağıda özetlenmiştir;

1- Vergi matrahının belirlenme yöntemi değiştirilmiştir

Daha önce değerli konut vergisinin matrahı, “bina vergi değeri” ve “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer” den “yüksek olanı” olarak belirlenmişken, 7221 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun; 42’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve” ibaresi “29 uncu maddeye göre belirlenen bina vergi değeri 5.000.000 Türk lirasının” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, değerli konut vergisi matrahının tespitinde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan değerlemelerin dikkate alınması uygulanmasına son verilmiş bunun yerine sadece belediyelerce belirlenen bina vergi değerinin esas alınmasında karar kılınmıştır.

2- Verginin muafiyetleri genişletilmiştir

İlk haliyle Emlak Vergisi Kanunu’nun “Muaflıklar” başlıklı 46’inci maddesine göre;

– Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin,

– Yabancı ülkelerin elçilik ve konsoloslukları ve milletlerarası kuruluşlar ile bunların mensuplarının,

– Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmaza sahip olmak kaydıyla kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin ve yine aynı şartla gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların,

sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar vergiden muaftır.

Bu defa 7221 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle;

– “ve üniversitelerin” ibaresi “, üniversitelerin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının” şeklinde değiştirilmiş,

– 46. Maddenin (b) bendi “b) Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar ile birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların, değerli konut vergisi konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişiklikle;

–  Genel ve özel bütçeli idareler ile belediyelere ilaveten üniversiteler de muafiyet kapsamına alınarak, daha önce yapılan teknik hata giderilmiş,

– İlaveten gelir durumuna bakmaksızın Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar da muafiyet kapsamına alınarak, bu konudaki haklı eleştiriler dikkate alınmış ve yaşanması muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilerek Kanun, amacına, mali güce göre vergilendirme ilkesine uygun hale getirilmiştir.

3- Verginin Matrahı ve Tarifesi Değiştirilmiştir

Değerli konut vergisinin ihdası sırasında, Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen “Matrah ve nispet” başlıklı 44. Maddenin ilk hali aşağıdaki gibidir;

MADDE 44- Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanıdır.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar             (Binde  3)

7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar           (Binde  6)

10.000.001 TL’yi aşanlar                                                (Binde 10)

oranında vergilendirilir.

Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınır.

42’nci maddede yer alan tutar, ikinci fıkrada yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen ve 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 10.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmaz (Şu kadar ki; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen taşınmaz değeri, değer tespitinin yapıldığı yıl yeniden değerleme oranında artırılmaz.).”

Bu defa 7221 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; vergi tarifesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“MADDE 44 – Verginin matrahı, bina vergi değerinin 42 nci maddede yer alan tutarı aşan kısmıdır.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (bu tutar dahil)

– 5.000.000 TL’yi aşan kısmı için                                                                      (Binde 3)

– 10.000.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dahil) 7.500.000 TL’si için

7.500 TL, fazlası için                                                                                         (Binde 6)

– 10.000.000 TL’den fazla olanlar 10.000.000 TL’si için 22.500 TL,

fazlası için                                                                                                         (Binde 10)

oranında vergilendirilir.

Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınır.

42’nci maddede yer alan tutar ile ikinci fıkrada yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 1.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmaz.

Cumhurbaşkanı, dördüncü fıkrada belirtilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetindeki artış oranını yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir.”

Yapılan bu değişiklikle;

– Değerli konut vergisinin matrahının değeri, 5.000.000 lirayı aşan konutlarda bu tutarı aşan kısmı olarak belirlenmiş, eskisinden farklı olarak artan oranlı tarifeye geçilmiştir.-

– “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen” ibaresi metinden çıkartılarak madde metni matrahın belirlenme yöntemine ilişkin yapılan değişikliğe uygun hale getirilmiş,

– Cumhurbaşkanına, izleyen yıllar için matrahın belirlenmesindeki artış oranını belirleme hususunda sınırlı ve şartlı yetki verilmiştir.

4- Verginin Matrahı ve Tarifesi Değiştirilmiştir

 7221 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

 “GEÇİCİ MADDE 24 – Bu Kanunun “Dördüncü Kısım” başlığı altında düzenlenen değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2021 yılının başından itibaren başlar. 2020 yılına ilişkin olarak 2020 yılında verilmesi gereken beyanname verilmez, vergi tahakkuk ettirilmez.

 Değerli konut vergisinin uygulamasında bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerler dikkate alınmaz.

 Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.”

Yapılan bu değişiklikle, değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyetin başlangıcı 2021 yılına ertelenmiştir.

Buna göre, 2020 yılına ilişkin olarak;

– Değerli konut vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

–  Değerli konut vergisi tahakkuk ettirilmeyecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-17 Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin Sunulan Hizmetlerde Tevkifat Zorunluluğu Getirildi

14/02/2020 Tarihli ve 31039 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği ile, ana tebliğde bir kısım değişiklikler yapılmış olup, yapılan değişiklikler konu başlıkları itibariyle aşağıda özetlenmiştir.

1) Kamu özel iş birliği modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin işletme döneminde sunulan hizmetlerin tevkifat uygulaması kapsamına alınması

Bilindiği üzere, Kamu Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin olarak 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, Sağlık Bakanlığınca işletme döneminde birtakım hizmetler alınmaktadır.

30 Seri Nolu Tebliğin 1’inci maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünden sonra gelmek üzere “2.1.3.2.14. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde Tevkifat Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiş olup, yapılan bu değişiklikle, 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye istinaden, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik işletme döneminde alınan hizmetlere uygulanacak tevkifat oranları ile tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinde, bu hizmetlere aşağıdaki tabloda karşılık gelen işlem türlerinin dikkate alınması uygun görülmüştür.

Diğer taraftan, sağlık tesislerine yönelik sunulan hizmetleri bilfiil ifa etmeyen alt yükleniciler tarafından düzenlenecek faturalarda (yapım işleri hariç) tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak, yüklenici firma tarafından alt yükleniciler aracılığıyla temin edilen ve Sağlık Bakanlığına sunulan hizmetlere ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında [yapım işlerinde (3/10) oranında] KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Söz konusu hizmetlerin, alt yüklenicilerden temin edilmeksizin doğrudan yüklenici firma tarafından Sağlık Bakanlığına sunulması halinde ise, aşağıdaki tabloda bu hizmetlere karşılık gelen işlem türleri dikkate alınarak [işlem türü sütununda işlem türü belirlenmeyenler için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10 oranında] tevkifat uygulanacaktır.

Tablo: Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Alınacak Hizmetlerde Uygulanacak Tevkifat Oranları 

Sözleşmede Öngörülen Hizmet Hizmeti Bilfiil ifa Eden Alt Yükleniciden Yapılacak Tevkifat Hizmeti Bilfiil İfa Etmeyen Alt Yüklenicilerden Yapılacak Tevkifat Oranı
İşlem Türü Oran
Yer ve Bahçe Bakım Hizmetleri Temizlik. Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri (Tebliğin l/C- 2.1.3.2-10. bölümü) 7/10 Tevkifat Yok
İlaçlama Hizmetleri
Çamaşır ve Çamaşırhane Hizmetleri
Temizlik Hizmetleri
Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon Hizmetleri
Alık Yönetimi Hizmetleri
Hasta Yönlendirme ve Refakat / Resepsiyon/Yardım Masası/Taşıma Hizmetleri İşgücü Temin Hizmetleri (lebi iğin l/C- 2.13.2.5 bölümü) 7/10 Tevkifat Yok
Güvenlik Hizmetleri
Otopark Hizmetleri
Diğer Tıbbi Ekipman Destek Hizmeti Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil. Bakım ve Onarım Hizmetleri (Tebliğin l>C- 2.1.3.23. bölümü) Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Mefruşat Hizmeti
Yemek Hizmeti Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri (Tebliğin l/C-2.13.2.4 bölümü) Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Olağanüstü Bakım ve Onarım Hizmeti Yapını İşleri (Tebliğin MC-2.1.3.2.1. bölümü) 3/10 3/10
Bina ve Arazi Hizmetleri
Laboratuvar Hizmeti Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Görüntüleme Hizmeti
Rehabilitasyon Hizmeti
Ortak Hizmetler Yönetimi Hizmeti
Hastane Bilgi Yönetim Hizmeti

 

Örnek: Yüklenici (A) firması, işletmeye alınan sağlık tesisine yönelik alt yüklenici (B) firmasından temin etmek suretiyle Sağlık Bakanlığına güvenlik hizmeti vermektedir. Alt yüklenici (B) firması da bu hizmeti bir alt yüklenici (C) firmasından sağlamaktadır.

Bu durumda, hizmeti bilfiil ifa eden (C) firması tarafından aracı (B) firmasına sunulan güvenlik hizmetinin, yukarıdaki tabloya göre “İşgücü Temin Hizmetleri” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde yer alan şartların sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın, bu hizmete ilişkin aracı (B) firması tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Aracı konumundaki (B) firması tarafından yüklenici (A) firması adına düzenlenecek faturada tevkifat uygulanmayacaktır. Yüklenici (A) firması tarafından Sağlık Bakanlığına düzenlenecek faturada ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır.”

Bu düzenleme, 1 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.

2) Yüklenici tarafından sağlık bakanlığına sunulan hizmetler ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan hizmetlerde KDV oranı

30 Seri Nolu Tebliğin 1’inci maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin  (III/B-2.6.) bölümünden sonra gelmek üzere “2.7. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde KDV Oranı Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiş olup bu bölümde;

– 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B)bölümünün 21’inci sırasına uygun olarak, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan laboratuvar, rehabilitasyon ve görüntüleme hizmetleri ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan hizmetlerin %8 oranında KDV’ye tabi olduğu,

– 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 24’üncü sırasına uygun olarak, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan yemek hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin alt yükleniciler tarafından sunulan yemek hizmetlerinin %8 oranında KDV’ye tabi olduğu,

Hüküm altına alınmıştır.

3) İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlarına sağlanan ilave teşviklerin uygulama süresinin uzatılmasına ilişkin düzenlemeler

Hatırlanacağı üzere, 24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 Sayılı Kanun ile sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerine ilişkin istisnanın uygulama süresi 31/12/2022 tarihine kadar uzatılmış akabinde 30.12.2019 tarih ve  30994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1950 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile KDV Kanunun, imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesi hakkındaki geçici 37’nci maddesinin süresi 2020 ve 2021 yılları için uzatılmıştı.

Bu defa 30 Nolu Tebliğin 3., 4., ve 5. maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesi hakkındaki ilgili bölümleri, yukarıda yer alan düzenlemelere uygun şekilde revize edilmiştir.

Benzer şekilde 30 nolu Tebliğin 6. maddesi ile ana Tebliğin imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerine ilişkin istisna uygulamasına yönelik açıklamaların yer aldığı ilgili bölüm yukarıdaki düzenlemeler doğrultusunda güncellenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-15 Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin Sunulan Hizmetlerde Tevkifat Zorunluluğu Getirildi

14/02/2020 Tarihli ve 31039 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği ile, ana tebliğde bir kısım değişiklikler yapılmış olup, yapılan değişiklikler konu başlıkları itibariyle aşağıda özetlenmiştir.

1) Kamu özel iş birliği modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin işletme döneminde sunulan hizmetlerin tevkifat uygulaması kapsamına alınması

Bilindiği üzere, Kamu Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin olarak 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, Sağlık Bakanlığınca işletme döneminde birtakım hizmetler alınmaktadır.

30 Seri Nolu Tebliğin 1’inci maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünden sonra gelmek üzere “2.1.3.2.14. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde Tevkifat Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiş olup, yapılan bu değişiklikle, 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye istinaden, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik işletme döneminde alınan hizmetlere uygulanacak tevkifat oranları ile tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinde, bu hizmetlere aşağıdaki tabloda karşılık gelen işlem türlerinin dikkate alınması uygun görülmüştür.

Diğer taraftan, sağlık tesislerine yönelik sunulan hizmetleri bilfiil ifa etmeyen alt yükleniciler tarafından düzenlenecek faturalarda (yapım işleri hariç) tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak, yüklenici firma tarafından alt yükleniciler aracılığıyla temin edilen ve Sağlık Bakanlığına sunulan hizmetlere ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında [yapım işlerinde (3/10) oranında] KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Söz konusu hizmetlerin, alt yüklenicilerden temin edilmeksizin doğrudan yüklenici firma tarafından Sağlık Bakanlığına sunulması halinde ise, aşağıdaki tabloda bu hizmetlere karşılık gelen işlem türleri dikkate alınarak [işlem türü sütununda işlem türü belirlenmeyenler için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10 oranında] tevkifat uygulanacaktır. 

Tablo: Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Alınacak Hizmetlerde Uygulanacak Tevkifat Oranları

 

Sözleşmede Öngörülen Hizmet Hizmeti Bilfiil ifa Eden Alt Yükleniciden Yapılacak Tevkifat Hizmeti Bilfiil İfa Etmeyen Alt Yüklenicilerden Yapılacak Tevkifat Oranı
İşlem Türü Oran
Yer ve Bahçe Bakım Hizmetleri Temizlik. Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri (Tebliğin l/C- 2.1.3.2-10. bölümü) 7/10 Tevkifat Yok
İlaçlama Hizmetleri
Çamaşır ve Çamaşırhane Hizmetleri
Temizlik Hizmetleri
Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon Hizmetleri
Alık Yönetimi Hizmetleri
Hasta Yönlendirme ve Refakat / Resepsiyon/Yardım Masası/Taşıma Hizmetleri İşgücü Temin Hizmetleri (lebi iğin l/C- 2.13.2.5 bölümü) 7/10 Tevkifat Yok
Güvenlik Hizmetleri
Otopark Hizmetleri
Diğer Tıbbi Ekipman Destek Hizmeti Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil. Bakım ve Onarım Hizmetleri (Tebliğin l>C- 2.1.3.23. bölümü) Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Mefruşat Hizmeti
Yemek Hizmeti Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri (Tebliğin l/C-2.13.2.4 bölümü) Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Olağanüstü Bakım ve Onarım Hizmeti Yapını İşleri (Tebliğin MC-2.1.3.2.1. bölümü) 3/10 3/10
Bina ve Arazi Hizmetleri
Laboratuvar Hizmeti   Tevkifat Yok Tevkifat Yok
Görüntüleme Hizmeti
Rehabilitasyon Hizmeti
Ortak Hizmetler Yönetimi Hizmeti
Hastane Bilgi Yönetim Hizmeti

 

Örnek: Yüklenici (A) firması, işletmeye alınan sağlık tesisine yönelik alt yüklenici (B) firmasından temin etmek suretiyle Sağlık Bakanlığına güvenlik hizmeti vermektedir. Alt yüklenici (B) firması da bu hizmeti bir alt yüklenici (C) firmasından sağlamaktadır.

Bu durumda, hizmeti bilfiil ifa eden (C) firması tarafından aracı (B) firmasına sunulan güvenlik hizmetinin, yukarıdaki tabloya göre “İşgücü Temin Hizmetleri” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde yer alan şartların sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın, bu hizmete ilişkin aracı (B) firması tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Aracı konumundaki (B) firması tarafından yüklenici (A) firması adına düzenlenecek faturada tevkifat uygulanmayacaktır. Yüklenici (A) firması tarafından Sağlık Bakanlığına düzenlenecek faturada ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır.”

Bu düzenleme, 1 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.

2) Yüklenici tarafından sağlık bakanlığına sunulan hizmetler ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan hizmetlerde KDV oranı

30 Seri Nolu Tebliğin 1’inci maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin  (III/B-2.6.) bölümünden sonra gelmek üzere “2.7. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde KDV Oranı Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiş olup bu bölümde;

– 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B)bölümünün 21’inci sırasına uygun olarak, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan laboratuvar, rehabilitasyon ve görüntüleme hizmetleri ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan hizmetlerin %8 oranında KDV’ye tabi olduğu,

– 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 24’üncü sırasına uygun olarak, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan yemek hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin alt yükleniciler tarafından sunulan yemek hizmetlerinin %8 oranında KDV’ye tabi olduğu,

Hüküm altına alınmıştır.

3) İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlarına sağlanan ilave teşviklerin uygulama süresinin uzatılmasına ilişkin düzenlemeler

Hatırlanacağı üzere, 24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 Sayılı Kanun ile sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerine ilişkin istisnanın uygulama süresi 31/12/2022 tarihine kadar uzatılmış akabinde 30.12.2019 tarih ve  30994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1950 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile KDV Kanunun, imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesi hakkındaki geçici 37’nci maddesinin süresi 2020 ve 2021 yılları için uzatılmıştı.

Bu defa 30 Nolu Tebliğin 3., 4., ve 5. maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesi hakkındaki ilgili bölümleri, yukarıda yer alan düzenlemelere uygun şekilde revize edilmiştir.

Benzer şekilde 30 nolu Tebliğin 6. maddesi ile ana Tebliğin imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerine ilişkin istisna uygulamasına yönelik açıklamaların yer aldığı ilgili bölüm yukarıdaki düzenlemeler doğrultusunda güncellenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Sermaye Artımı İndiriminden Yararlanan Mükelleflerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Bilindiği üzere, 27/03/2015 tarih ve 6637 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde;

– Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirebilecekleri,

– Bu indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap döneminden itibaren başlamak üzere izleyen her bir dönem için ayrı ayrı yararlanılacağı,

– Sonraki dönemlerde sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarının indirim hesaplamasında dikkate alınayacağı,

– Bu bent hükümlerine göre hesaplanacak indirim tutarının, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanacağı, matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarların, sonraki hesap dönemlerine devredeceği,

– Bu bendin uygulanmasında; sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12’nci maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımlarının, indirim hesaplamasında dikkate alınayacağı,

– Bu bentte yer alan oranı, şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya da sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150’ye kadar farklı uygulatmaya Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu,

Hüküm altına alınmıştır.

Akabinde 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 9) ile Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’ne eklenen 10.6. Sermaye artırımında indirim” başlıklı bölümde; düzenlemenin yasal dayanağı özetlenmiş, indirimin kapsamı, indirimden yararlanacak olan mükellefler, indirimin uygulamasına ilişkin esaslar, uygulama kapsamında sermaye artırımının tescili ve artırılan tutarın şirketin banka hesabına yatırılmasına ilişkin esaslar, sermaye atrımını indirimi uygulamasında sermaye avanslarının durumu, indirim uygulamasından her bir hesap dönemi için ayrı ayrı yaralanıp yararlanılamayacağı, kazanç yetersizliği nedeniyle indirim konusu edilemeyen tutarın sonraki dönemlere devri, sermaye azaltımı durumunda ne şekilde düzeltme yapılacağı, uygulamaya ilişkin verilen yetki çerçevesinde yayımlanan 26/6/2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen indirim oranları, indirim uygulamasına ilişkin sınırlamalar ve uygulamaya ilişkin diğer hususlar, tereddüte mahal vermeyecek şekilde örneklerle detaylı şekilde açıklanmıştır.

Öte yandan, Tebliğ’in “10.6.5. Diğer hususlar” bölümünde;

– Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarların, izleyen hesap dönemine ilişkin geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapılabileceği,

– İndirimden faydalanmak isteyen sermaye şirketlerinin, taahhüt edilen sermaye artırımı tutarının nakit olarak şirketin banka hesabına fiilen yatırıldığına ilişkin olarak bu işlemleri içeren ve ilgili banka şubesi tarafından onaylanmış banka hesap özetini kağıt ortamında veya elektronik ortamda ilgili dönem kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz etmeleri gerektiği,

– İndirimden faydalanmak isteyen sermaye şirketlerinin, nakdi olarak artırdıkları sermaye ile indirime konu edecekleri tutara ilişkin bilgileri, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde bildirmeleri gerektiği,

hüküm altına alınmış olup uygulamadan yararlanan mükelleflerimizin, indirimden yararlanma şartlarını yerine getirmedikleri gerekçesiyle cezalı tarhiyata muhatap olmamaları için, bu hususlara dikkat edilmeleri önem arz etmektedir.

Saygılarımızla.

KARDEM YMM


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-14 Kuyumcularda Fatura Düzenleme Sınırı 4.200 TL Oldu

Hatırlanacağı üzere, (23/12/2019 ve 30987 s. R.G.) 512 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranı %22,58 olarak ilan edilmiş, akabinde 513 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğ ile; 213 sayılı Kanununun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve mükerrer 355 inci maddelerinde yer alan ve 01/01/2020 tarihi itibarıyla uygulanacak had ve tutarlar tespit  ve ilan edilmişti.

 

Yapılan bu düzenleme sonrası, Kanun’un 232. Maddesinde yer alan fatura düzenleme mecburiyeti de 01.01.2020 tarihinden itibaren 1.400,00 TL olarak belirlenmişti.

 

Bahsi geçen 232. Maddeye göre;

 

“Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

  1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
  2. Serbest meslek erbabına,
  3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,                
  4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,
  5. Vergiden muaf esnafa,

sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (01.01.2020’den itibaren) 1.400,00 TL’yi geçmesi veya bedeli (01.01.2020’den itibaren) 1.400,00 TL’den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.”

Konuyu günlük hayata uyarlayacak olur ise;

– Mükellef/esnaf olan bir kişi yada kurum, yine mükellef olan başka bir kişi veya kuruma faaliyeti kapsamında, alım satıma konu, yapmış olduğu her türlü satış (teslim ve hizmet teslimi) için işlem bedeli ne olursa fatura düzenlemek zorundadır, karşı taraf ise fatura (düzenlenmesini) istemek zorundadır. Örneğin bir bakkal işyerinde kullanmak, sarf malzemesi olarak tüketmek üzere, karşı kırtasiyeden (1.400,00 TL’nin altında) kalem satın almış ise bu işlem yazar kasa fişi ile belgelendirebilir, ancak aynı bakkal yine aynı kırtasiyeden bu kez tekrar satmak üzere kalem satın almış ise tutarı ne olursa olsun bu işlem karşılığında fatura almak/istemek zorundadır.

Kırtasiyeci bu kalemin tekrar satışa konu olup olmayacağını bilemeyeceği durumlarda fatura yerine yazar kasa fişi düzenlemiş olabilir. Ancak bakkalın bunu satmak üzere aldığını beyan etmesi ve fatura istemesi mecburidir.

– Bu kez kırtasiyeci iş çıkışında aynı bakkaldan evine götürmek üzere ekmek, sigara, kibrit hatta kalem alması durumunda bu işlem karşılığında yazar kazar fişi düzenlenebilir.

Ancak kırtasiyecinin nihai tüketici sıfatıyla (almış olduğu bir adet kibrit dahi olsa, tutarı 1.400,00 TL’nin altında dahi olsa) istemesi durumunda alım satıma konu şeylere ilişkin olarak bakkal fatura düzenlemek durumundadır.

Bu zorunluluğa uyulmaması durumunda fatura almayan da vermeyen de (01.01.2020 tarihinden itibaren) her bir işlem/tespit için 350,00 TL’den az olmamak üzere KDV dahil işlem bedelinin %10’u oranında özel usulsüzlük cezasına muhatap olur. İstediği halde faturasını alamayan tarafın cezadan kurtulmasının yolu, İdare öğrenmeden önce durumu resmi mercilere iletmiş olmasıdır; noterden ihtar çekmek, vergi dairesine yazılı şikayette bulunmak, Alo 189’u arayarak şikayetçi olmak gibi…

Düne kadar düzenleme bu şekilde iken, bugünkü (4 Ocak 2020 Tarih ve) 30998 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 514) ile kuyumculara istisna getirildi.

Şöyleki; 01/01/2020 tarihinden geçerli olmak üzere kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerce gerçekleştirilen işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışları bakımından 213 sayılı Kanunun 232’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan fatura düzenleme mecburiyetine ilişkin had, mezkûr fıkrada yer alan ve işlemin gerçekleştiği yıla ait olan haddin 3 katı olarak belirlendi.

Yani, kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükellefler tarafından 01/01/2020 tarihiden itibaren yapılmış ve yapılacak olan işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışları tutarının 1.400,00 TL’yi değil; (1.400,00×3)= 4.200,00 TL’yi geçmesi durumunda bu işlemin yazar kasa fişi yerine fatura ile belgelendirilmesi mecburidir.

Diğer taraftan uyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerin, bu nitelikte olmayan başka faaliyetlerinin de (beyaz eşya alım-satımı, kafe işletmesi gibi) bulunması durumunda, diğer faaliyetler için 1.400,00 TL’lik sınırın dikkate alınması gerekmektedir. Örneğin; aynı mağazada hem altın ticareti hem de beyaz eşya ticareti yapan bir mükellefin 4.199 TL tutarındaki altın satışı için yazar kasa fişi düzenlemesi mümkün iken, aynı mükellef aynı tutardaki beyaz eşya satışı için fatura düzenlemek zorundadır.

Bir diğer husus; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar kapsamında faaliyet gösteren ve döviz büfesi olarak ta anılan yetkili müesseseler bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Nitekim bahsi geçen döviz büfeleri döviz alım satımının yanı sıra Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından üretilen basılı altınlar (milli ziynet, meskük vb.) ile bir kilogramdan küçük külçe şeklindeki standart altınların alım satımını da yapma yetkisine sahiptirler. Diğer bir ifade ile normalde döviz alım faaliyeti yapma yetkisine sahip döviz büfeleri, çeyrek altın, yarım, tam altın, 1 Kg.’dan küçük külçe altın alım satımı yapabilmektedirler. Ancak bahsi geçen müesseseler, diğer işletmelerden farklı olarak (hem döviz alım veya satımı hem altın alım veya satımı hem de ikisini birlikte gerçekleştirilmesi durumunda) kendilerine özel “Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi” adı altında ayrı bir belge düzenlemektedirler.

Yukarıda bahsi geçen ve yeni getirilen bu düzenleme, bu şekilde döviz büfesi olarak faaliyet gösteren ve aynı zamanda işlenmemiş altın alım satımı yapma hakkına sahip işletmeleri diğer bir ifade ile “Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi” düzenleme hakkına sahip işletmeleri kapsamamaktadır.

Yukarıda da değinildiği üzere, Tebliğ, 01.01.2020 tarihinden geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde (04.01.2020 günü) yürürlüğe girmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-13 2020 Yılında Uygulanacak Değerli Kağıt Bedelleri Yeniden Belirlendi

21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu’nun;

– 1. Maddesinde bu Kanuna bağlı tabloda yazılı kâğıtlar ve belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan noter belgelerinin “değerli kâğıt” sayılacağı, Kanun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kâğıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kâğıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu,

– 4. Maddesinde ise, değerli kâğıtların ilgililere, bu kanuna bağlı tabloda gösterilen bedeller karşılığında satılacağı,

hüküm altına alınmıştır.

Anılan Yasa hükmü gereğince Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 31.12.2019 tarih ve 30995 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 64 Sıra No.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği ile 2020 yılında uygulanacak değerli kağıt bedelleri, aşağıdaki tabloda yer aldığı şekilde, belirlenmiştir.

Değerli Kağıdın Cinsi Bedel (TL)
1 – Noter kağıtları :
a) Noter kağıdı 16,5
b) Beyanname 16,5
c) Protesto, vekaletname, re’sen senet 33
2 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
3 – Pasaportlar 160
4 – İkamet İzni (değişik:28/7/2016-6735/27 md.) 110
5 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
6 – (Değişik:14/1/2016-6661/3.md.)
a) Kanuni bildirim süresi dışında doğum nedeniyle düzenlenen
Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı 25
b) Değiştirme nedeniyle düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti
kimlik kartı 25
c) Kayıp nedeniyle düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı 50
7 – Aile cüzdanları 140
8 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
9 – Sürücü belgeleri 200
10 – Sürücü çalışma belgeleri (karneleri) 200
11 – (Mülga:06/01/2017-680 KHK/35.md)
12 – Motorlu araç tescil belgesi 180
13 – İş makinesi tescil belgesi 150
14 – Banka çekleri (Her bir çek yaprağı) 10
15 – Mavi Kart (Ek:9/5/2012-6304/9 md.) 14
16 – Yabancı çalışma izni belgesi (Ek:28/7/2016-6735/27. md.) 110
17-  Çalışma izni muafiyeti belgesi (Ek:28/7/2016-6735/27. md.) 110

 

Yukarıdaki tabloda yer alan değerli kağıtlar muhasebe birimleri, yetkili memurlar, noterler ve noterlik görevini yapan memurlar ile bankalar tarafından yeni bedelleri üzerinden satılacaktır.

 

Muhasebe birimleri ve yetkili memurlarda mevcut değerli kağıtların yeniden değerlendirilmesi ve muhasebeleştirilmesi işlemleri 27/12/2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülecektir.

 

Yurtdışı temsilcilikler tarafından satılan değerli kağıtların bedellerinin yabancı para cinsinden tahsilinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 2019 yılının son iş günü saat 15.30’da belirlenen gösterge niteliğindeki efektif alış kurları esas alınır ve bu hesaplamada ortaya çıkan ondalık küsuratlar tama iblağ edilecektir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-12 İhracat Bedellerinin Türk Lirasına Çevrilmesi Zorunluluğu Kaldırıldı

Hatırlanacağı üzere 4 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ ile ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenerek, bu tarihten itibaren 6 ay süreyle geçerli olmak üzere, ihracat bedellerin %80’nin yurda getirilmesi tekrar zorunlu hale getirilmişti.

 

Akabinde, bahsi geçen tebliğde yer alan “Bu Tebliğin uygulanmasına yönelik Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar ise Merkez Bankasınca ilan edilir” cümlesine istinaden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından konuya ilişkin hazırlanan ve uygulamanın detaylarının yer aldığı “İhracat Genelgesi” Bankanın internet sitesinde yayımlanmıştı.

 

Sonrasında T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 3 Mart 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ana Tebliğ’de değişiklik yapan Tebliğ ile ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen ve Resmi Gazete’nin 4 Eylül 2018 tarihli sayısında yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’de “6 ay” olarak belirtilen yürürlük süresi “1 yıl” olarak değiştirilmiş, en son 31 Ağustos 2019 tarih ve 30874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019-32/55 Tebliğ ile uygulamanın süresi bir yıldan 18 aya çıkarılmış; 4 Mart 2020 tarihine kadar uzatılmıştı.

 

Bu defa 31 Aralık 2019 tarih ve 30995 sayılı (5. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2019-32/56) ile daha önceki Tebliğlerle getirilen ve ihracat bedellerinin Türkiye’ye getirilmesine ilişkin sürelerle ilgili düzenlemeler devam ederken, söz konusu ihracat bedellerinin bir bankaya satılması zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

2019-32/56 Sayılı Tebliğin orijinal metni ekteki gibi olup, Tebliğ ile getirilen diğer yenilikler özetle aşağıdaki gibidir.

 

– İhracat bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılmasına ilişkin zorunluluk kaldırılmıştır. Ancak ihracat bedellerin yurda getirilme süresinde değişiklik yoktur, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmesi zorunludur.

 

– Döviz üzerinden yapılacağı beyan edilen ihracat karşılığında farklı bir döviz cinsinin veya Türk parası üzerinden yapılacağı beyan edilen ihracat karşılığında döviz getirilmesi mümkündür.

 

– Özelliği olan ihracat kapsamında, yurt dışına müteahhit firmalarca yapılacak ihracatın bedelinin 365 gün içinde yurda getirilerek bir bankaya satılması zorunluluğu kaldırılmıştır. Ancak bu kapsamdaki ihracat bedelinin 365 gün içinde yurda getirilme zorunluluğu devam etmektedir.

 

– Konsinye yoluyla yapılacak ihracatta, ihracat bedellerinin 180 gün içinde yurda getirilmesi zorunluluğu devam etmektedir. Ancak bu kapsamdaki ihracat bedelinin bir bankaya satılması zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

– Yurt dışına geçici ihracı yapılan malların verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi veya bu süreler içerisinde satılması halinde satış bedelinin süre bitiminden veya kesin satış tarihinden itibaren 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur. Ancak bu bedelin bir bankaya satılma zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

– İhracat Rejimi ve Finansal Kiralama (leasing) Mevzuatı çerçevesinde kredili veya kiralama yoluyla yapılan ihracatta, ihracat bedelinin kredili satış veya kiralama sözleşmesinde belirlenen vade tarihlerini izleyen 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur, ancak bu bedelin bir bankaya satılma zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

– İhracat işlemlerine ait sözleşmelerde bedellerin tahsili için fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günden fazla vade öngörülmesi durumunda, bedellerin vade bitiminden itibaren 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.

 

– İhracatçılar, sadece ihraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından sorumludur.

 

–  İhracata aracılık eden bankalar, sadece ihracat bedellerinin yurda getirilmesini izlemekle yükümlüdür.

 

– Bankalarca söz konusu bedellerin yurda getirildiğine dair (Tebliğ ekinde) EK-1’de yer alan İhracat Bedeli Kabul Belgesi düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak henüz. İhracat bedellerinin takip edileceği bilgi sistemi Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygulamaya alınmadığından, alınana kadar İhracat Bedeli Kabul Belgesi yerine bankalarca Döviz Alım Belgesinin kullanılması mümkün olacaktır.

 

– Mücbir sebeplerin varlığı nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce verilen 24 aylık ek sürenin sonunda mücbir sebebin devamının belgelenmesi halinde açık ihracat hesabının kapatılmasına ilişkin talepler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılacaktır.

 

– Mücbir sebep halleri dışında kalan, ancak bedel getirme süreleri içerisinde ihracat bedelinin yurda getirilmesine engel olan ve resmi kayıtlarla tevsik edilebilen durumlar Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince haklı durum olarak değerlendirilebilecektir.

 

– Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın terkin edilmek suretiyle kapatılacaktır.

 

– Terkin işlemleri 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilir.

 

– 31 Aralık 2019 tarihi itibariyle açık bulunan ihracat hesapları için, Tebliğin ihracatçı lehine olan hükümleri uygulanacaktır.

Bülten 2020-12 Eki Tebliğ Eki Ek 1

Bülten 2020-12 Eki 2019-32 56 Sayılı Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-11 Başta Mobilya Olmak Üzere Bir Kısım Malların Tesliminde KDV İndirimi Yapıldı

Bilindiği üzere genel katma değer vergisi oranı %18 olup, Cumhurbaşkanı bu oranı, dört katına kadar artırmaya, %1’e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir.  Nitekim bu yetkiye dayanarak alınan 2007/13033 sayılı Karar gereğince, KDV oranı;

– Karar’a ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1

– Karara ekli II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8,

olarak uygulanmaktadır.

Bu (özel) listelerde yer almayan mal ve hizmet teslimleri için ise %18 oranı (genel oran) uygulanmaktadır.

Yine hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yıl içerisinde ABD’nin başta Çin olmak üzere dünyanın birçok ülkesi ile girdiği ticaret savaşlarının etkileri ülke ekonomilerinde üzerinde giderek artan şekilde hissedilmeye başlanmış, rahip krizi ile birlikte Ülkemiz üzerindeki etkisi ise iktisaden izah edilemeyen şekilde gerçekleşen kur atakları ile zirve yapmıştı.

O dönemde bu çatışmanın ne zaman ne şekilde son bulacağı belli olmadığı için Hükümet tarafından bir dizi ekonomik tedbirler alınmış, bu kapsamda; otomotiv, mobilya ve inşaat gibi özellikle ihracata ve istihdama direk ve ciddi oranda katkı sağlayan sektörlerde geçici süreyle vergi indirimine gidilmiş, gelişmelere binaen indirim süreleri yenilenerek uzatılmış, bahsi geçen sektörlerdeki vergi indirimleri 30 Haziran 2019 ve 31 Aralık 2019 olarak yeniden revize edilmişti.

Nitekim tapu harçlarında indirim uygulaması ile konut ve işyeri teslimlerindeki KDV indirimi uygulamasının bitiş tarihi 31.12.2019 olarak revize edilmiş, ancak mobilya sektöründeki uygulamanın süresi 31/03/2019 tarihinde son bulmuştu. (Normalde mobilya teslimleri %18 oranında katma değer vergisine tabi iken bu sektördeki KDV oranı da geçici olarak %8’e indirilmişti).

Bu defa 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı (1. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 1994) Karar ile, kalıcı olarak;

– Karar ekindeki (aşağıdaki) listede yer alan mobilya teslimlerinde KDV oranı %8’e indirilmiş,

–  Tavuk yumurtasının toptan teslimlerinde KDV oranı %1’ indirilmiş,

– Toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunanlara yapılan balık teslimleri ile bu malların bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine teslimlerinde KDV oranı %1’e indirilmiştir.

Bahsi geçen bu değişiklik ile;

– (I) sayılı listenin 3’üncü sırasının sonuna “tavuk yumurtası,” ibaresi eklenmiş, böylece tavuk yumurtasının toptan teslimlerindeki KDV oranı %1’e indirilmiş, fakat perakende teslimlerinde ise KDV oran %8 olarak kalmıştır.

– Yine (I) sayılı listenin 6’ncı sırasında yapılan değişiklikle, toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunanlara yapılan balık teslimleri ile bu malların bunlar tarafından gerçek usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine tesliminde KDV oranı %1’e düşürülmüştür.

– (II) sayılı listenin “B) Diğer Mal Ve Hizmetler” başlıklı bölümüne aşağıdaki liste eklenmiş, böylece listede yer alan mobilya ürünlerinin teslimlerde KDV oranı %18’den %8’e düşürülmüştür.

9401.30 Yüksekliği ayarlanabilen oturmaya mahsus döner koltuk ve sandalyeler
9401.40.00.00.00 Yatak haline getirilebilen oturmaya mahsus mobilyalar (kamp veya bahçede kullanılanlar hariç)
9401.52.00.00.00 Bambudan
9401.53.00.00.00 Hintkamışmdan
9401.59.00.00.00 Diğerleri (Kamış, sepetçi söğüdü, bambu veya benzeri maddelerden oturmaya mahsus mobilyalar)
9401.61 İçleri doldurulmuş, kaplanmış olanlar
9401.69 Diğerleri (Ahşap iskeletti oturmaya mahsus diğer mobilyalar)
9401.71 İçleri doldurulmuş, kaplanmış olanlar (Metal iskeletli oturmaya mahsus diğer mobilyalar)
9401.79 Diğerleri (Metal İskeletli oturmaya mahsus diğer mobilyalar)
9401.80 Oturmaya mahsus diğer mobilyalar
9402.10.00.00.19 Diğerleri (Berber koltukları veya benzeri koltuklar)
9403.10 Bürolarda kullanılan türden metal mobilyalar
9403.20 Metalden diğer mobilyalar
9403.30 Bürolarda kullanılan türden ahşap mobilyalar
9403.40 Mutfaklarda kullanılan türden ahşap mobilyalar
9403.50 Yatak odalarında kullanılan türden ahşap mobilyalar
9403.60 Diğer ahşap mobilyalar

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-10 Ocak-Temmuz 2020 Döneminde Alkollü İçecekler ile Tütün Ürünlerinin Özel Tüketim Vergisi Tutarlarının Artırılmaması Kararlaştırıldı

Bilindiği üzere, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun “Oran veya tutar” başlıklı 12’nci maddesinin 3 numaralı fıkrasında “(III) sayılı listedeki mallar için belirtilen asgari maktu vergi tutarları veya Cumhurbaşkanınca bunlara ilişkin belirlenen en son asgari maktu vergi ve maktu vergi tutarları, Ocak ve Temmuz aylarında, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen üretici fiyat endeksinde son altı ayda meydana gelen değişim oranında, bu değişimin ilanı gününden geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş sayılır. Cumhurbaşkanı, uygulama dönemlerini gün veya ay olarak belirlemeye veya belirleyeceği mallar ve aylar itibarıyla yeniden belirlenmiş sayılan tutarların uygulanmamasına karar vermeye yetkilidir.” hükmüne yer almaktadır.

Bu düzenlemeye göre kolalı gazozlar, alkollü içecekler ve tütün mamullerinin yer aldığı ÖTV Kanununa ekli III Sayılı yer alan maktu ve asgari maktu vergi tutarları Ocak ve Temmuz aylarında üretici fiyat endeksinde son altı aya göre meydana gelen artış oranında artırılmaktadır...

Ancak anılan Yasa hükmüne istinaden 31 Aralık 2019 tarihli ve 30995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci Maddesinin (3) Numaralı Fıkrası Hükmünün 2020 Yılı Ocak-Haziran Dönemi İçin Uygulanmamasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 1952)” ile ÖTV Kanunu’na ekli (III) sayılı listede yer alan alkollü içecekler ve tütün mamullerinde 2020 yılı Ocak-Haziran dönemi için ÖTV artışı uygulanmayacağı kararlaştırılmıştır.

Bu tutarlarda en son değişiklik A) Cetvelinde yer alan kolalı gazozlar ve alkollü içecekler için 3/7/2019, (B) Cetvelinde yer alan tütün mamuller için ise 15/8/2019 tarihinde gerçekleşmiş olup son durum itibariyle Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (III) Sayılı Listenin güncel (A) ve (B) cetveli aşağıdaki gibidir;

(III) SAYILI LİSTE

[4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (12/3) maddesi uyarınca güncellenen liste]

(Yürürlük: 3/7/2019)

(A) CETVELİ

G.T.İ.P. NO Mal İsmi Vergi Oranı (%) Asgari Maktu

Vergi

Tutarı

(TL)

20.09 Meyva suları (üzüm şırası dahil) ve sebze suları (fermente edilmemiş ve alkol katılmamış), ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış olsun olmasın (Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler) (Sebze suları ve Türk Gıda Kodeksine göre % 100 meyve suyu sayılanlar hariç) 10
22.02 Sular (mineral sular ve gazlı sular dahil) (ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış veya aromalandırılmış) ve alkolsüz diğer içecekler (20.09 pozisyonundaki meyve ve sebze suları hariç) (Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler) (Doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler; şalgam suyu; Türk Gıda Kodeksine göre çeşnili ve aromalı/aromalandırılmış içme sütleri, bebek ve devam sütleri sayılanlar ile 2202.10.00.00.11, 2202.10.00.00.12, 2202.10.00.00.13, 2202.91.00.00.00 hariç) 10
2202.10.00.00.11 Sade gazozlar 10
2202.10.00.00.12 Meyvalı gazozlar 10
2202.10.00.00.13 Kolalı gazozlar 25
2202.91.00.00.00 Alkolsüz biralar 10
2203.00 Malttan üretilen biralar 63 1,9125
22.04 Taze üzüm şarabı (kuvvetlendirilmiş şaraplar dahil); üzüm şırası (20.09 pozisyonunda yer alanlar hariç) (2204.10 köpüklü şaraplar ve 2204.30 diğer üzüm şıraları hariç) 0 9,4033
2204.10 Köpüklü şaraplar 0 63,5302
22.05 Vermut ve diğer taze üzüm şarapları (bitkiler veya kokulu maddelerle aromalandırılmış) (2205.10.10.00.00, 2205.10.90.00.12 hariç) 0 95,8827
2205.10.10.00.00 Alkol derecesi hacim itibariyle % 18 veya daha az olanlar 0 76,1419
2205.10.90.00.12 Alkol derecesi hacim itibariyle % 22 ve fazla olanlar 0 261,2875
2206.00 Fermente edilmiş diğer içecekler (elma şarabı, armut şarabı, bal şarabı, sake gibi), tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan fermente edilmiş içeceklerin karışımları ve fermente edilmiş içeceklerle alkolsüz içeceklerin karışımları 0 9,4033
2207.20 Alkol derecesi ne olursa olsun tağyir (denatüre) edilmiş etil alkol ve damıtım yoluyla elde edilen diğer alkollü içkiler [Alkol derecesi ne olursa olsun tağyir (denatüre) edilmiş etil alkol hariç] 0 261,2875
22.08 Alkol derecesi hacim itibariyle % 80’den az olan tağyir (denatüre) edilmemiş etil alkol; damıtım yoluyla elde edilen alkollü içkiler, likörler ve diğer alkollü içecekler [(2208.90.91; 2208.90.99) Alkol derecesi hacim itibariyle % 80’den az olan tağyir (denatüre) edilmemiş etil alkol hariç, (2208.20; 2208.50; 2208.60; 2208.70 ve 2208.90 hariç)] 0 261,2875
2208.20 Üzüm şarabı veya üzüm cibresinin damıtılması yolu ile elde edilen alkollü içkiler 0 261,2875
2208.50 Cin ve Geneva 0 261,2875
208.60 Votka (2208.60.91.00.00, 2208.60.99.00.00 hariç) 0 261,2875
2208.60.91.00.00 Muhtevası 2 litreyi geçmeyen kaplarda olanlar (Alkol derecesi hacim itibariyle % 45.4’den fazla olanlar) 0 261,2875
2208.60.99.00.00 Muhtevası 2 litreyi geçen kaplarda olanlar (Alkol derecesi hacim itibariyle % 45.4’den fazla olanlar) 0 261,2875
2208.70 Likörler 0 261,2875
2208.90 Diğerleri (2208.90.48.00.11, 2208.90.71.00.11 hariç) 0 261,2875
2208.90.48.00.11 Rakı (Muhtevası 2 litreyi geçmeyen kaplarda olanlar) 0 261,2875
2208.90.71.00.11 Rakı (Muhtevası 2 litreyi geçen kaplarda olanlar) 0 261,2875

 

 

(B) CETVELİ

[14/8/2019 tarihli ve 1424 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişen liste]

(Yürürlük:15/8/2019)

G.T.İ.P. NO Mal İsmi Vergi Oranı (%) Asgari Maktu Vergi Tutarı (TL) Maktu Vergi Tutarı

(TL)

2402.10.00.00.11 Tütün içeren purolar 40 0,3506 0,4686
2402.10.00.00.12 Uçları açık purolar 40 0,3506 0,4686
2402.10.00.00.19 Sigarillolar 40 0,3506 0,4686
2402.20 Tütün içeren sigaralar 67 0,3899 0,4539
2402.90.00.00.00 Diğerleri (Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış purolar, uçları açık purolar, sigarillolar ve sigaralar)

– Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış purolar, uçları açık purolar ve sigarillolar

-Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar

40

67

0,3506

0,3899

0,4686

0,4539

24.03 Diğer mamul tütün ve mamul tütün yerine geçen maddeler;

“homojenize” veya yeniden tertip edilmiş tütün; tütün hülasa ve esansları

(2403.11.00.00.00, 2403.19.10.00.19, 2403.19.90.00.19,

2403.91.00.00.00, 2403.99.10.00.00, 2403.99.90.00.00 hariç)

67 0,3899 0,4539
2403.11.00.00.00 Bu faslın 1 nolu alt pozisyon notunda belirtilen nargile tütünleri 63 0,0787 0,4539
2403.19.10.00.19 Diğerleri (Net muhtevası 500 gr.ı geçmeyen ambalajlarda olanlar) 63 0,0787 0,4539
2403.19.90.00.19 Diğerleri (Net muhtevası 500 gr.ı geçen ambalajlarda olanlar) 63 0,0787 0,4539
2403.99.10.00.00 Enfiye ve çiğnemeye mahsus tütün 67 0,3899 0,4539
4813.10.00.80.00 Diğerleri (Makaron) 0 0,0540

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”