HIZLANDIRILMIŞ KDV İADE SİSTEMİ (HİS) SERTİFİKASI

His sertifikası; Mali tabloları nazara alındığında Büyük Mükellef olarak adlandırılan, vergisel yükümlülüklerini zamanında ve düzenli olarak yerine getiren, Özel Esaslar Sisteminde bulunmayan mükelleflerin, KDV iade taleplerini hızlı bir şekilde sonuçlandıran uygulamanın sertifikasıdır.

Bu sertifikaya sahip olan mükellefler KDV iadelerini teminat, Vergi İnceleme Raporu ve YMM Raporu aranmaksızın hızlı bir şekilde elde edebileceklerdir.

Kimler HİS Sertifikası Alabilirler

Aşağıdaki şartları  sağlayan mükellefler,  aşağıda belirtilen belgeleri bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına (bulunmayan yerlerde Defterdarlık)  ibraz etmeleri durumunda HİS Sertifikası alabilirler.

 

  • Başvuru tarihinden önce verilen son Kurumlar Vergisi Beyannamesi eki Bilançoya göre en az;
    • Aktif toplamının 200.000.000 TL,
    • Maddi duran varlıkları toplamının 50.000.000 TL,
    • Öz sermaye tutarının 100.000.000 TL,
    • Net satışlarının 250.000.000 TL,

Olması,     (Bu koşullardan herhangi üç tanesinin sağlanmış olması yeterlidir.)

  • Başvuru tarihinden önceki son beş takvim yılı itibarıyla vergi mükellefiyetinin bulunması,
  • Başvurudan önceki takvim yılında vergi dairesine vermiş olduğu muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısının 250 veya daha fazla olması,
  • Başvuru tarihinden önceki son beş takvim yılı içinde;
    • Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
    • Gelir veya kurumlar vergisi, ÖTV ve KDV uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla birden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç),
    • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle özel esaslara tabi tutulmamış veya tutulmuşsa genel esaslara dönülmüş olması,
  • Başvuru tarihi itibarıyla;
    • KDV iade taleplerinde özel esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun bulunmaması,
    • Vergi borcunun bulunmaması (vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz) gerekmektedir.

Bu şartları birlikte sağlayan mükellefler bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmaları halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde “HİS Sertifikası” alabilmektedirler.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023/3 2011 Yılında Gerçekleşen Teslime ait KDV’nin İndirim Yoluyla Giderilememesi Neticesinde 2017 Yılında Yeminli Mali Müşavir Tarafından Hazırlanan 2012/Haziran Dönemi KDV İade Tasdik Raporuna İstinaden Talep Edilmesi

Maddi Olay:

2011 yılında yapılan indirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle yüklenilip indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi ile ilgili olarak 2012 yılının Haziran dönemi için 01/11/2017 tarihinde düzeltme beyanı verilmiş ve KDV İade Tasdik Raporuyla birlikte veregi dairesine başvurulmuştur. Vergi dairesi tarafından, 2011 yılında gerçeklesen teslimler nedeniyle 2012 yılının Haziran dönemine ilişkin olarak yapılan iade talebi için düzeltme zaman aşımı süresinin 31/12/2016 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra ibraz edilen rapor uyarınca katma değer vergisi iadesi yapılamayacağı bildirilerek reddedilmiştir. Bunun üzerine de vergi mahkemesine başvurulmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde yeminli mali müşavir iade tasdik raporunun ibraz süresine ilişkin olarak gerek KDV Kanunu’nda gerek KDV Genel Uygulama Tebliği’nde sınırlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı tarafından iade talep edilen dönemde indirimli orana tabi teslimlerin mevzuata uygun bir şekilde beyan edildiği de anlaşıldığından, düzeltme zaman aşımı süresinin sona ermiş olması neden gösterilerek tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bölge Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/5665 E.  ,  2022/3254 K.

İade talebi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannameler ile yapılabilecek olup bu süre içerisinde iade hakkının kullanmaması durumunda daha sonra düzeltme beyannameleri ile iade talebinde bulunulamayacağı açıktır.

Vergi Mahkemesince, yeminli mali müşavir iade tasdik raporunun ibrazı süresine ilişkin sınırlayıcı bir düzenleme olmadığı belirtilmiştir. Yeminli mali müşavir tasdik raporunda da 2012 yılının Haziran döneminde nakden iade talebinde bulunulduğuna ilişkin bir ifade yer almış olmasına karşın davalı idare tarafından istinaf dilekçesinde, davacının 2012 yılı içerisinde mahsup yoluyla iade talebinde bulunmayarak süresinden sonra düzeltme beyannamesiyle iade talebinde bulunduğu iddia edilmiştir. Dava dosyasına iade talebinde bulunulan 2012 yılının Haziran dönemine ilişkin yasal süresinde verilmiş katma değer vergisi beyannamesi sunulmamıştır. Tüm hususlar yukarıda yer verilen düzenlemeler de dikkate alınarak yapılacak araştırma neticesinde yeniden karar verilmek üzere istinaf başvurusunun reddi yolundaki karar bozulmuştur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/29 Altın Hesaplarından Türk Lirası Mevduat Ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2021/16)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 20.08.2023 tarihli ve 32285 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı (Sayı: 2023/23)

Altın Hesaplarından Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğin 4. maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

  • 28/12/2021 tarihinde mevcut olan altın hesapları ile bu tarihten sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesapları,

Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin 30/6/2023, yurt içi yerleşik tüzel kişilerin ise 31/12/2021 tarihi itibarıyla bankalarda mevcut olan altın hesabı, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevrilir.

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/28 Türk Lirası Mevduat Ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2021/14)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 20.08.2023 tarihli ve 32285 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı (Sayı: 2023/22)

Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğin 4. maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

  • 20/12/2021 tarihinde mevcut olan

Yurt içi yerleşik gerçek kişiler ile yurt içi yerleşik tüzel kişilerin 30/6/2023 tarihi itibarıyla bankalarda mevcut olan ABD doları, Euro ve İngiliz sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı bakiyeleri, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilir.”

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/27 Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 20.08.2023 tarihli ve 32285 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı, (Sayı: 2023/21)

Döviz ve Altın hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırıldı.

Mevduat/Katılım fonu (yurtdışı bankalar mevduat/katılım fonu ve kıymetli maden depo hs. hariç)

  • Vadesiz, ihbarlı ve 1 aya kadar vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %29 oldu.
  • 3 ay, 6 ay ve 1 yıla kadar vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı 25 oldu.
  • 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı ise %19 oldu.

Kıymetli maden depo hesapları

Vadesiz, ihbarlı ve 1 ay, 3 ay, 6 ay ve 1 yıla kadar vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %26 oldu.

  • 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %22 oldu.
  • Müstakrizlerin fon hesapları için zorunlu karşılık oranı %25 oldu.

Diğer Yükümlülükler (yurtdışı mevduat/katılım fonu dahil)

  • 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %21
  • 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %16
  • 3 yıla kadar (3 yıl dahil) vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %11
  • 5 yıla kadar (5 yıl dahil) vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %7
  • 5 yıldan uzun vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %5

Zorunlu karşılığa tabi Türk lirası ve yabancı para kalemler için tesis edilmesi gereken toplam zorunlu karşılık tutarına usul ve esasları Merkez Bankasınca belirlenen indirim uygulanır.

Tebliğin 10/C maddesinde geçen bankalarca gerçek ve tüzel kişi için hesaplanacak zorunlu karşılık oranlarına ilave olarak zorunlu karşılık tesis edilir. Gerçek ve tüzel kişi için hesaplanan paylardan düşük olanı %60 ın altında kalan bankalar için 5 puan ilave edilir.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu Tebliğ 18/8/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/26 Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 20.08.2023 tarihli ve 32285 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. (SAYI: 2023/20)

Değişiklik Yapan Tebliğ ile getirilen önemli yeniliklerden bazıları aşağıdaki gibidir:

1-) Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğin 6. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre dönüşüm oranına göre menkul kıymet tesis oranına ilave puan ekleme metodu kaldırılmıştır.

2-) Tebliğin geçici 7. maddesinin ikinci fıkrasındaki birinci-ikinci kademe ayrımı ile üçüncü ve beşinci fıkrası tamamen kaldırılmıştır. Aynı fıkra “kullandırılan krediler için yıllık bileşik faiz/kâr payı oranı,(Merkez Bankasınca ilan edilen yıllık bileşik referans oranının Merkez Bankasınca belirlenen katının üzerinde olması durumunda) yüzde 150 oranında menkul kıymet bloke olarak tesis edilir.” olarak değiştirilmiştir.

3-) Tebliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “29/9/2023” ibaresi “28/7/2023” olarak değiştirilmiştir.

4-) Tebliğe Geçici 13. 14. Ve 15. Maddeler eklenmiştir.

“Merkez Bankasınca kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesaplardan vadeli Türk lirası hesaplara geçiş uygulaması”

GEÇİCİ MADDE 13- (1) 29/12/2023 (dâhil) hesaplama tarihine kadar uygulanmak üzere;

a) 14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi çerçevesinde Merkez Bankasınca kur koruma desteği sağlanan hesaplardan ilgili hesaplama döneminde vadesi gelenlerin vadeli Türk lirası mevduat/katılma hesabına geçiş oranının yüzde 50,00’ın,

b) Merkez Bankasınca yayımlanan Tebliğler kapsamında kur/fiyat koruma desteği sağlanan gerçek kişilere ait hesaplardan ilgili hesaplama döneminde vadesi gelenlerin vadeli Türk lirası mevduat/katılma hesabına geçiş oranının yüzde 5,00’ın, altında kalması halinde eksik kalan tutar kadar menkul kıymet bloke olarak tesis edilir.

(2) Birinci fıkrada belirtilen oranlar Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanır.

(3) Merkez Bankası birinci fıkranın (a) bendinde yer alan oranı yüzde 20 ile yüzde 95 arasında, (b) bendinde yer alan oranı yüzde 0 ile yüzde 50 arasında belirleyebilir.

(4) Tesis süresi, hesaplama tarihini takip eden ayın son cuma günü başlar, tesis başlangıcını takip eden altıncı ayın son cuma gününden bir önceki gün sona erer.

(5) Bu madde hükümleri mevduat/katılım fonu büyüklükleri Merkez Bankasınca belirlenen tutarın altında olan bankalara uygulanmaz.

(6) Merkez Bankası birinci fıkrada yer alan oranları azaltmak, hesaplama dönemlerini değiştirmek ve bu maddede geçen 29/12/2023 tarihini 30/4/2024 tarihine kadar uzatmak suretiyle mevduat ve katılım bankaları için farklılaştırarak uygulayabilir.

Merkez Bankasınca yayımlanan Tebliğler kapsamında kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesaplarda yenileme uygulaması

GEÇİCİ MADDE 14- (1) 29/12/2023 (dâhil) hesaplama tarihine kadar uygulanmak üzere, Merkez Bankasınca yayımlanan Tebliğler kapsamında kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesapların Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanacak yenileme oranının ilgili hesaplama döneminde yüzde 95,00’ın altında kalması halinde eksik kalan tutar kadar menkul kıymet bloke olarak tesis edilir.

(2) Yenileme oranının ilgili hesaplama döneminde yüzde 75,00’ın altında kalması halinde eksik kalan tutar kadar ilave menkul kıymet bloke olarak tesis edilir.

(3) Birinci fıkra kapsamında yenileme oranının hesaplanmasında Merkez Bankasınca kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesaplardan vadeli Türk lirası mevduat/katılma hesabına geçen tutarlar Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde dikkate alınır.

(4) Merkez Bankası birinci ve ikinci fıkralardaki oranları yüzde 20’ye kadar indirebilir.

(5) Tesis süresi, hesaplama tarihini takip eden ayın son cuma günü başlar, tesis başlangıcını takip eden altıncı ayın son cuma gününden bir önceki gün sona erer.

(6) Bu madde hükümleri mevduat/katılım fonu büyüklükleri Merkez Bankasınca belirlenen tutarın altında olan bankalara uygulanmaz.

(7) Merkez Bankası birinci ve ikinci fıkralarda yer alan oranları azaltmak, hesaplama dönemlerini değiştirmek ve bu maddede geçen 29/12/2023 tarihini 30/4/2024 tarihine kadar uzatmak suretiyle mevduat ve katılım bankaları ile mevduat/katılım fonu büyüklükleri Merkez Bankasınca belirlenen tutarın altında olan bankalar için farklılaştırarak uygulayabilir.

Türk lirası payına göre menkul kıymet tesisi uygulaması

GEÇİCİ MADDE 15- (1) 29/12/2023 (dâhil) hesaplama tarihine kadar uygulanmak üzere, Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslara göre ilgili hesaplama döneminde bankalarca hesaplanacak Türk lirası mevduat/katılım fonu payının;

a) Gerçek kişiler için önceki hesaplama dönemine göre farkının 2 yüzde puanın altında kalması,

b) Tüzel kişiler için 18/8/2023 tarihi itibarıyla hesaplanan payın altında kalması, halinde eksik kalan tutar kadar menkul kıymet bloke olarak tesis edilir.

(2) Merkez Bankası birinci fıkranın (a) bendinde yer alan farkı 0 yüzde puan ile 5 yüzde puan arasında belirleyebilir.

(3) Bu madde kapsamında tesis edilmesi gereken toplam menkul kıymet tutarına usul ve esasları Merkez Bankasınca belirlenen indirim uygulanarak tesis edilecek menkul kıymet tutarına ulaşılır.

(4) Tesis süresi, hesaplama tarihini takip eden ayın son cuma günü başlar, tesis başlangıcını takip eden altıncı ayın son cuma gününden bir önceki gün sona erer.

(5) Bu madde hükümleri mevduat/katılım fonu büyüklükleri Merkez Bankasınca belirlenen tutarın altında olan bankalara uygulanmaz.

(6) Merkez Bankası birinci fıkrada yer alan oranları azaltmak, hesaplama dönemlerini değiştirmek ve bu maddede geçen 29/12/2023 tarihini 30/4/2024 tarihine kadar uzatmak suretiyle mevduat ve katılım bankaları için farklılaştırarak uygulayabilir.”

Bu Tebliğin birinci maddesi 28/7/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, üçüncü, beşinci ve altıncı maddeleri yayımı tarihinde ve diğer maddeleri 26/8/2023 tarihinde yürürlüğe girer.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

KDV İade Hakkının İndirim Yoluyla Kullanılması

Kdv İade hakkı bulunan mükellefler iadeye konu işlem dolayısıyla yüklendikleri vergileri nakden veya mahsuben iade almak yerine indirim yoluyla bu haklarını kullanabilmektedirler. Haklarını indirim yoluyla kullanan mükelleflerin, iade için istenenler belgeler dışında iade hakkı doğuran işlemi tevsik eden belgeleri de beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.

Mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmaları mümkün değildir.

“Bununla birlikte, aynı vergilendirme döneminde birden fazla konuda veya işlem türünde iade hakkı bulunan mükelleflerin bunların bazıları için iade hakkını kullanmaması mümkündür.”

Kdv iadesi kapsamındaki işlemler için talep etikleri iade tutarının içinden bir kısmının indirim yoluyla giderilmesi mümkün değildir. Ancak aynı vergilendirme döneminde birden fazla konu ya da işlem kapsamındaki iade haklarının bazıları için nakden iade talep edilirken bazıları için indirim metodu kullanılabilecektir.

KDV iade alacağını indirim yoluyla gidermeyi seçen mükelleflerin daha sonra bu tercihten vazgeçerek nakden veya mahsuben iade talep etmeleri halinde aradaki dönemler için düzeltme beyannamesi vermeleri ve iade için istenilen belgeleri beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.

 

İhraç kaydıyla teslimlerde indirim yoluyla telafi hakkının kullanılabilesi ihracatın gerçekleşmiş olması şartına bağlanmıştır.  İhracatın gerçekleştiği dönemden önceki dönemlerde indirim hakkının kullanılması mümkün değildir.  Beyannamede “İndirimler” kulakçığının “İndirimler” tablosunda 107 kod numaralı satır aracılığıyla indirim konusu yapabilirler ve bu işlem için indirilecek KDV listesi verme zorunluluğu yoktur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kooperatiflerin Yabancı Uyruklu Üyelerine Konut Satışında KDV Kanunu 13/i Maddesi Kapsamında İstisna Uygulaması

Kooperatifler tarafından konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların yabancı uyruklu üyelerine ilk tesliminin vergisel açıdan değerlendirilmesidir.

Kooperatifin konut satışı yaptığı yabancı uyruklu kişiler konut bedelini yurt dışından döviz olarak bir yakınına gönderilebilmekte ve konut bedeli aracı kişi tarafından Kooperatifin banka hesabına TL olarak aktarılabilmektedir. Söz konusu transfer işlemlerinin ve bu transferlerin teslime konu konutun bedelinin ödenmesine ilişkin olduğunun tevsiki ve 3065 sayılı Kanunun 13/i maddesindeki diğer şartların da sağlanması kaydıyla istisnadan faydalanılması mümkündür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Türkiye’ de İkamet Eden Ve KDV Mükellefiyeti Bulunmayan Kişiden Alınan Yurt Dışı Aracılık Hizmetinin Vergilendirilmesi

Şirketler yurt dışı satışlarını arttırmak için zaman zaman komisyoncu ya da aracılarla çalışmaktadır. Türkiye’de yerleşik ve vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiden alınan yurt dışında müşteri bulma hizmetine ilişkin komisyon bedeli ödenirken katma değer vergisi (KDV) veya gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususları nasıl değerlendirilmelidir?

Hizmetin alınacağı kişi, söz konusu faaliyeti kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz etmeyecek şekilde yapıyorsa, elde edilen kazanç “arızi kazanç” olarak değerlendirilecek ve bu kişilere yapılacak olan komisyon ödemesinden tevkifat yapılmayacaktır. Gelir Vergisi Kanunu uyarınca devamlılık arz etmeyecek şekilde arızi olarak yürütülen söz konusu hizmet KDV’ye tabi tutulmayacaktır.

Şirkete müşteri bulma hizmeti veren aracı kişilerin, bu işi kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz edecek şekilde yürütmesi halinde ise; bu kişilerce tahsil edilen komisyon bedellerinin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve ilgili kişiler adına ticari kazanç mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerekmektedir. Ticari kazanç olarak değerlendirilen bu hizmet KDV’ye tabi olacak ve hesaplanan KDV, hizmeti sunan mükellef tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Cari Yıl Yatırım Programı Ve İdari Şartnameye Göre Uluslararası Nitelikte Olup Damga Vergisi İstisnası Kapsamında Olan İhale, Uygulamada Pazarlık Usulüyle Gerçekleştirilmesi Hak İhlali Sayılmıştır

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ihale açılmıştır. Pazarlık usulüyle gerçekleştirilip ilanı yapılmayan ve idari şartnameye göre yabancı istekliye de açık olan ihale için başvurucu şirket ihaleye teklif sunmuş ve ihale üzerinde kalmıştır.

Başvurucu, Ekonomi Bakanlığına müracaat ederek her ne kadar pazarlık usulü ile gerçekleştirilse de ihalenin mevzuat kapsamında uluslararası ihale olduğu ve yerli/yabancı katılımcılara açık olduğu için “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” verilmesini talep etmiştir. Ekonomi Bakanlığı pazarlık usulü gerçekleşen ihaleye yabancı kişilerin davet edilmediği, bu nedenle ihalenin uluslararası ihale olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Başvurucu tarafından red işlemine karşı Ankara 11. İdare Mahkemesinde dava açmıştır tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek dava reddedilmiştir.

İhale kararı uyarınca verilen beyannameye istinaden damga vergileri tahakkuk ettirilmiştir. Başvurucu İhtirazı kayıtla ödediği damga vergisinin yasal faiziyle birlikte taraflarına iadesi talebiyle Samsun Vergi Mahkemesinde dava açmıştır. Samsun Vergi Mahkemesi “Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alması ve söz konusu işe ilişkin olarak hazırlanan ihale şartnamesinde, ihalenin yeterlilik kriterlerini taşıyan tüm yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu belirtilerek; anılan işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamına girdiği, damga vergisinden istisna olduğu için, damga vergisi tahakkuk ettirilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır ve davacı tarafından ödenen damga vergisinin davacıya iadesi gerekmektedir” diyerek davayı kabul etmiştir.

Bu karara karşı Vergi Dairesi Müdürlüğü istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Samsun Bölge İdare Mahkemesi istinaf taleplerini kabul etmiş ve davanın reddine karar vermiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi temyiz istemlerini kesin olarak reddetmiş ve kararlan onamıştır.

Başvurucu bu karar üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanmıştır. “Teklif sunma aşamasında ihaleye uluslararası ihale niteliği kazandıracak olan yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinemeyecektir. Damga vergisi ve harç ödemelerinin maliyet hesabına dâhil edilip edilmemesi hususunda katılımcılar açısından öngörülemez ve belirsiz bir durum ortaya çıkmaktadır. İhale uhdesinde kalan katılımcının söz konusu ihaleden kaynaklanan damga vergisi ve harçlara ilişkin istisnadan yararlanma imkânının bulunup bulunmadığı konusunda bir belirsizliğe yol açmaktadır.” Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yargılamanın yeniden yapılmasına karar vermiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”