Bülten: 2023/42 Zorunlu Karşılıklar Tebliğinde Önemli Değişiklikler Yapıldı

2 Kasım 2023 tarih 32357 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği (2023/30) ile bazı maddeleri yayımı tarihinden itibaren, bazı maddeleri 27.10.2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren uygulanmak üzere aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

  1. Türk lirası cinsinden ticari nakdi krediler “Zorunlu Karşılık Uygulaması” kapsamı dışına çıkarıldı.
  1. “Türk Lirası Varlıklar” için belirlenen zorunlu karşılık hesaplama yöntemi uygulamasından vazgeçilerek, varlıklar için zorunlu karşılık tesis süresine ilişkin düzenleme fıkrası Tebliğden çıkarıldı.
  1. “Türk Lirası Yükümlülükler” ile “Yabancı Para Yükümlülüklerinde” zorunlu karşılık oranlarında değişiklikler yapıldı,
  1. Türk lirası “Zorunlu Karşılık Ayırma” esaslarında değişiklik yapıldı,
  1. Merkez Bankasınca belirlenen yurt dışından sağlanan yatırım amaçlı yabancı para cinsinden kredilerde, zorunlu karşılık oranının %0 uygulama süresi (istisna uygulama süresi) 20.12.2023 tarihine kadar uzatıldı,
  2. Zorunlu karşılık kapsamı dışına çıkarılan varlıklar için uygulama öncesi döneme ait karşılık ayırma süreleri belirlendi.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/41 Alacak ve Borç Senetleri Reeskont Oranında Değişiklik Yapıldı

1/11/2023 tarihli ve 32356 sayılı Resmi Gazete’de “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti” hakkında Tebliğ yayımlandı.

Tebliğ ile vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 35,75; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 36,75 olarak tespit edilmiştir.

Buna göre, geçici ve yıllık gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde 1/11/2023 tarihinden itibaren alacak ve borç senetleri reeskontunun hesaplanmasında yıllık yüzde 36,75 faiz oranının dikkate alınması gerekmektedir (238 Sayılı VUK Genel Tebliğine göre, reeskont işlemleri sırasında iç iskonto yöntemi uygulanmalıdır).

Vergi Usul Kanununa göre alacak veya borçlar esas itibariyle mukayyet değerle değerlenmektedir. Ancak vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçların değerlemesinde, banka, banker ve sigorta şirketleri dışındaki mükellefler, isterlerse reeskont uygulayarak alacak ve borçlarını değerleme günündeki iskonto edilmiş değerlerine göre değerleyebilmektedirler.

Vergi Usul Kanunu’nun 285 inci maddesine göre; vadesi gelmemiş alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler vadesi gelmemiş borç senetlerini de aynı işleme tabi tutmaya mecburdurlar.

Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri alacak ve borçlarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi ve muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle değerleme gününün kıymetine irca etmek zorundadırlar.

Senede bağlı alacakların ve borçların değerleme günündeki kıymetlerine irca edilmesi sırasında senet üzerinde faiz nispetinin belli edilmediği hallerde T.C. Merkez Bankasının resmi iskonto hadlerinin uygulanması yasal bir zorunluluktur.

Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 30.4.2013 tarih ve 64 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde; gerçek mahiyeti itibariyle çeklerin vergi uygulamaları bakımından vadeli olma hususiyeti kazandığı ve bu itibarla ileri düzenleme tarihli çeklerin değerleme gününde vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar için uygulanması öngörülen reeskont uygulamasından yararlanmasının mümkün bulunduğu açıklanmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Reeskont ve Avans Faiz Oranları Tablosu

Dönem Reeskont (%) Avans (%)
01.11.2023’den itibaren 35,75 36,75
28.09.2023’den itibaren 30,75 31,75
01.09.2023’den itibaren 25,75 26,75
24.06.2023’den itibaren 15,75 16,75
31.12.2022’den itibaren 9,75 10,75
31.12.2021’den itibaren 14,75 15,75
19.12.2020’den itibaren 15,75 16,75
13.06.2020’den itibaren 9,00 10,00
 21.12.2019’dan itibaren 12,75 13,75
11.10.2019’dan itibaren  17,25  18,25
29.06.2018’den itibaren 18,50 19,50
31.12.2016’dan itibaren 8,75 9,75
31.12.2014’den itibaren 9,00 10,50

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023/12 Kıdem Tazminatı Karşılığı Ve Dava Tazminat Karşılığı Enflasyon Düzeltmesine Tabi Tutulamaz

Maddi Olay: Kıdem tazminatı karşılığı ve dava tazminat karşılığının enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ihtirazi kaydıyla verilen 2004 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden fazladan yapılan tahakkukun iptali ile ödenen verginin iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesinde enflasyon düzeltmesi düzenlenmektedir. İlgili maddeye göre parasal olmayan kıymetler enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır. Konuya açıklık getiren 17 No’lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde de, gider yazılması mümkün olmayan karşılıkların enflasyon düzeltmesine konu edilemeyeceği belirtilmiştir.  Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca ayrılan karşılıklardan olmayan kıdem tazminatı karşılığı ve dava tazminat karşılığının gider yazılması mümkün değildir. Bu karşılıkların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasına ve çıkan miktarın gider olarak kaydına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin  16.05.2008 tarih ve E: 2007/613, K: 2008/1889 sayılı kararı: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

 

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 9.11.2006 günlü ve E:2005/1010, K:2006/1836 sayılı kararının onanmasına 16.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Enflasyon Düzeltmesinde Düzeltmeye Esas Tutar

Enflasyon düzeltmesinde düzeltmeye esas tutar olarak;

Parasal olmayan kıymetini düzeltmeye esas tarihi itibari ile sahip olduğu değeri,

  • VUK’ un mükerrer 298-A maddesine göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulan en son bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetler için, söz konusu bilançoda yer alan düzeltilmiş değerler, En Erken 1.01.2005 başlangıç tarihi dikkate alınacaktır.
  • VUK’ un geçici 31, geçici 32 ve mükerrer 298-Ç Maddeleri kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulmuş iktisadi kıymetler için yeniden değerleme sonrası değerler dikkate alınacaktır.

VUK mükerrer 298-Ç 12. fıkra kapsamında yeniden değerleme yapılan hesap döneminden sonra (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi şartlarının yeniden oluşması durumunda, bu fıkra hükümlerine göre yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan iktisadi kıymetler ile bunlara ilişkin amortismanlar düzeltilmiş son değerleri dikkate alınarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Hükmü uyarınca Sadece Vuk mük.298-Ç maddesine istinaden düzeltme yapan ( geçici 31/32 maddelerince düzeltme yapmayan) mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymeteleri için değerleme sonrası değerleri dikkate alınacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Reel Olmayan Finansman Maliyeti (ROFM)

En basit tabiriyle fiyatın 100.000TL olan bir araç satın alındı. Bu satın alma işlemi için kredi çekildi ve 50.000-TL finansman maliyeti aracın maliyetine eklendi. 100.000TL tutarındaki araç 150.000TL olarak kabul edip enflasyon düzeltmesi yapılırsa yanlış olur, çünkü aracın reel fiyatı 100.000TL’dir. 50.000TL reel olmayan bir finansman gideridir ve bunun ayrıştırılması gerekir. Aracın sadece reel maliyet değeri enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.

Enflasyon düzeltmesinde amaç mali tablolarda kayıtlı iktisadi kıymetlerin mali tablo tarihi itibari ile enflasyonun etkisinden arındırılmış değerlerinin bulunmasıdır. Mali tabloda yer alan bazı iktisadi kıymetler kredi kullanılmak suretiyle satın alınmış ve bu kapsamda krediye ilişkin ödenen finansman giderlerinin bir kısmı Vuk’ a uygun olarak bu kıymetlerin bedellerine eklenmiş olabilir. Böyle bir durumda bu finansman giderinin tamamı reel finansman gideri değildir. Aktifleştirilen finansman giderlerinin tamamının herhangi bir ayrıştırma yapmadan düzeltmeye tabi tutulması enflasyon etkisinin hesaplanmasında hataya sebep olacaktır.

Enflasyon düzeltmesinde; aktifleştirilen finansman giderleri içerisinde yer alan enflasyona isabet eden kısım ROFM ve bu kısmın ayrıştırılmasından sonra kalan kısım ise reel (gerçek) finansman gideri olarak kabul edimektedir. Bu kapsamda, düzeltmeye esas alınacak tutara ulaşırken; hesaplanan R.O.F.M. tutarı  İlgili parasal olmayan kıymetin düzeltmeye esas değerinden düşülmek suretiyle düzeltme işlemi yapılacaktır.

Bununla birlikte taslak tebliğe göre yeniden değerlemeye tabi tutulmuş iktisadi kıymetlerin değerinin düzeltilmesinde düzeltmeye esas değer olan yeniden değerleme sonrası değerler için reel olmayan finansman maliyeti hesabı yapılmayacaktır. Toplulaştırılması yöntemlerle düzeltmeye tabi tutulan stokların maliyet bedelini intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetlerinin düşürülmesinin ihtiyari olduğu belirtilmektedir.

Maliyet veya alış bedelleri içerisinde reel olmayan finansman maliyeti ihtiva edebilen iktisadi kıymetler, stoklar, maddi duran varlıklar, mali duran varlıklar ve özel tükenmeye tabi varlıklar olarak belirlenmiştir. Bu kıymetlerin hesap kodu bazında detayını 328 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ekli listede (Ek:3) yer verilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Enflasyon Düzeltmesinin Etkileri

Parasal kıymetler enflasyonun düzeltmesine tabi tutulmuyor, çünkü bu kıymetlerin değerinin tarihi itibarıyla o dönemdeki satın alma gücü yansıtılıyor ve enflasyonun etkisi zaten bu kıymetler üzerinde gösteriliyor.  Bununla birlikte, parasal olmayan kıymetler, satın alma gücünü yansıtan değerlere sahip değildirler. Bu nedenle enflasyonun olumsuz etkilerinden arındırmak için enflasyon düzeltmesine tabi tutulurlar. Enflasyon düzeltmesi, parasal olmayan değeri düzeltilen bir muhasebe uygulamasıdır.

Bilançonun aktif ve pasifinde yer alan parasal olmayan kıymetlerin düzeltmeye esas değerleri belirlenen düzeltme katsayılarıyla çarpılır, ortaya çıkan farklar dönem kar veya zararına eklenerek enflasyon düzeltmesi yapılır. Enflasyon düzeltmesinin etkileri, firmaların öz sermaye yapısı, finansal kaynakları ve sektör farklarına bağlı olarak değişebilir.

Özkaynağı güçlü, parasal olmayan aktif varlığı daha düşük olan işletmeler açısından; enflasyon düzeltmesi, bu tür faaliyetler için gider yönlüdür ve zarar artırıcı bir etki yaratır.

Parasal olmayan aktif varlıkları güçlü, finansmanını borçlanma ile yapan, özkaynağı düşük işletmeler (borçlu ve öz sermayesi zayıf) açısından; enflasyonun düzeltmesi, bu tür firmalar için gelir yönlüdür ve kar artırıcı bir etki yaratır. Bu kişilerin parasal olmayan aktif varlıkları güçlüdür ve finansmanlarını borçlanmaları ile sağladıkları için, enflasyon düzeltmesi sonucu dönem karları artar.

Enflasyon düzeltmesi 2023 takvim yılı kurumlar vergisi matrahıyla ilişkilendirilmeyecek ancak 31/12/2023 tarihli bilançonun düzeltilmesi sonucu ortaya çıkan kar ya da zarar 2024 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.  2024 hesap dönemi ilk geçici vergi döneminden itibaren, düzeltme farkları vergi hesabında dikkate alınacağından, enflasyon düzeltmesi; özkaynağı güçlü, parasal olmayan aktif varlığı daha düşük olan işletmelerde zarar artırıcı sonuç doğuracak, vergi matrahları fark kadar azalacak. Buna karşılık parasal olmayan aktif varlıkları güçlü, finansmanını borçlanma ile yapan, özkaynağı düşük işletmelerde ise, enflasyon düzeltmesi kar artırıcı sonuç doğuracak, vergi matrahlarını artıracak ve ilave vergi hesaplamaları gerekecek.

Enflasyonun düzeltmesinin etkisi reel sektör ve bankacılık/finans sektörü gibi farklı sektörler üzerinde farklı olur.Reel sektör, genellikle öz sermayesi düşük ve yatırımlarını yeni borçla finanse eden bir sektör olarak tanımlanıyor. Bu tür işlemler, enflasyonun düzeltilmesi nedeniyle daha gerçekleşmemiş kazançları üzerinden vergi ödemeleri gerekebilir. Enflasyon düzeltmesi, bu bireylerin öz sermayelerini artırabilir, bu gün dönem karlarının artması ve daha fazla vergi borcuna neden olabilir. Bankacılık ve finans sektörü genellikle öz sermayesi güçlüdür. Bu sektör enflasyonun düzeltmesinin gider etkisi nedeniyle daha az vergi ödeyebilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Faaliyetleri KDV’den İstisna Olan Mükellefler Alımlarına Yönelik Düzenlenmesi Gereken İade Faturalarında KDV’yi Ayrıca Göstermemeli, Faturayı KDV Dâhil Tutar Üzerinden Düzenlemelidirler

Faaliyetleri KDV’ye tabi olmayan veya KDV’den istisna olan mükellefler, mal veya hizmet alımlarında KDV’yi gider veya maliyet olarak kayıtlarına alır. Ancak bu tür alımlarla ilgili iade, iptal veya fiyat farkı gibi işlemler sonucunda KDV’nin iade faturasında gösterilip gösterilmeyeceği, gösterilmemesi halinde satıcının KDV indiriminin nasıl yapılacağına ilişkin tereddütler yaşanmaktadır.

KDV Genel Uygulama Tebliğine göre;

* Sadece BSMV kapsamındaki işlemleri yapanların KDV mükelleflerinden fatura ve benzeri belge karşılığında temin ettikleri malların kısmen veya tamamen iade edilmesi halinde iade amaçlı bir belge (dekont vb.) düzenlenerek bu belgede;

– Malın alış faturasının tarih ve numarası belirtilecek,

– İade edilen kısma ilişkin tutar KDV dâhil olarak gösterilecek,

– Belgeye, “İşbu belge………. Tebliğin (III/C-6.2.) bölümüne göre iade edilen mallara ilişkin olarak düzenlenmiştir. % … KDV dâhildir.” açıklaması yazılacaktır. Malın iadesine ilişkin bu belgede toplam bedel içerisinde gösterilen KDV malı iade eden BSMV mükellefi tarafından KDV beyannamesi ile beyan edilmez, gelir/kurumlar vergisi bakımından belgede yer alan KDV dâhil toplam bedel hasılat olarak dikkate alınır. Malın iade edildiği firma ise mal bedeli içindeki KDV tutarını iç yüzde yoluyla hesaplar ve genel hükümler çerçevesinde “indirilecek KDV” olarak dikkate alır.

* İstisna kapsamında satın alınan araç ve yüzer tesislerin satıcılara iade faturalarında, istisna kapsamında satın alınan araç ve yüzer tesislerin satıcılara iadesinde KDV hesaplanmaz.

* Yatırım teşvik belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya iade faturalarında, yatırım teşvik belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya iadesinde asıl işleme bağlı olarak vergi hesaplanmaz.

KDV düzeltmesi hakkında özel bir düzenleme yapılmıştır. Bu mükellefler dışında kalan ve faaliyetleri KDV’ye tabi olmayan ya da KDV’den istisna olan mükellefler için ayrıca düzenleme bulunmamaktadır.

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17.07.2014 tarih ve 21152195-35-02-430 sayılı özelgesinde serbest bölgede faaliyet gösteren bir mükellefe düzenleyeceği iade faturasında KDV konusu hususunda:

– Münhasıran serbest bölgede faaliyet gösteren ve dolayısıyla işlemleri katma değer vergisinden istisna olan işletmenin fatura ve benzeri belge karşılığında temin ettiği malların kısmen veya tamamen iade edilmesi halinde, iade amaçlı bir belge (fatura vb.) düzenlenmelidir. Bu belgede “Malın alış faturasının tarih ve numarasının belirtilmesi, iade edilen kısma ilişkin tutarın KDV dâhil olarak gösterilmesi ve ‘% … KDV dâhildir” açıklamasına yer verilmesi, gerekmektedir.

– Malın iadesine ilişkin bu belgede toplam bedel içerisinde gösterilen KDV’nin ayrıca KDV beyannamesi ile beyan edilmemelidir.

– Malın iade edildiği firma tarafından ise mal bedeli içindeki KDV tutarının iç yüzde yoluyla hesaplanarak genel hükümler çerçevesinde “İndirilecek KDV” olarak dikkate alınması gerekmektedir.”

KDV’ye tabi olmayan veya KDV’den istisna olan mükellefler, mal veya hizmete ilişkin iade faturası düzenlenirken KDV’yi ayrıca göstermek yerine faturayı KDV dâhil olarak düzenlemelidirler. ‘% … KDV dâhildir’ gibi açıklamalara iade faturalarında yer verilmesi gerektiği, bu kapsamda düzenlenecek faturalara istinaden satıcıların iç yüzde yoluyla KDV’yi ayrıştırmak suretiyle tespit edecekleri ve kayıtlarına indirim olarak alabilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır. Bu yaklaşımın iade ve hizmet iptali faturaları dışında fiyat farkı faturaları için de uygulanabilir.

Genel KDV oranı %18’den %20’ye yükseltilmiş, %8 olan indirimli oran %10’a yükseltilmiştir. Bu kapsamda, %18’den alınan bir malın iade edilmesi halinde yukarıda yer verilen bilgiler kapsamında düzenlenen faturada ilgili ifadenin sonuna “%18….dahildir” yazılacaktır.  %18’den alınan bir malın iade faturasında da %18 oranı geçerli olmalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/40 16 Ekim 2023 Tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan 7708-7709 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları İle İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmıştır

Tekstil Ürünlerinde Ek Gümrük Vergisi Arttırımı:

İthalatta Ek Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Kararda değişiklik yapıldı.

5111.20.00.00.00 ila 6304.99.00.00.19 arasında sınıflandırılan tekstil ürünlerine uygulanan ilave gümrük vergileri, ürünlerin GTİP’ e göre 3 ila 9 puan arasında artırıldı.( İlgili Cumhurbaşkanı Kararının Ek-1 sayılı tablosundan ulaşabilirsiniz.)

Bu değişiklikler, kararın yayımlanmış tarihi takip eden otuzuncu gün olan 15 Kasım 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Sert Kabuklu Bazı Meyvelerde Gümrük Vergisi Artırımı ve Ek Mali Yükümlülük:

7708 Cumhurbaşkanlığı sayılı Kararı ile Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 0802 pozisyonlarında sınıflandırılan badem ve ceviz cinsi meyvelerde gümrük vergisi artırımı ve ek mali aktarımı getirildi.

Bu değişiklikler, kararın yayımlanmış süresini takip eden on beşinci gün olan 31 Ekim 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023 Enflasyon Düzeltmesi Yapılırken Silinecek Bazı Fonların Ortaklara Vergisiz Dağıtılması Mümkündür

Enflasyon düzeltmesi; işletmelerin, enflasyon durumunu mali tablolarında göstermek ve haklarının değişmesine karşı koruma sağlamak amacıyla düzeltme katsayısı ile, ilgili değerlerin enflasyonun etkisine karşı güncellemesidir. Enflasyon iyileştirmesi işlemi sadece bilanço üzerinde, parasal olmayan aktif ve pasif kalemleri içerir. Gelir tablosu ve diğer mali tablo kalemleri enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

2023 enflasyon düzeltmesi kapsamında aşağıdaki öz sermaye kalemleri düzeltmeye tabi tutulabilecektir.

  • Sermaye
  • Hisse Senetleri İhraç Primleri
  • Hisse Senedi İptal Karları
  • Yasal Yedekler
  • Statü Yedekleri
  • Olağanüstü Yedekler
  • Özel Fonlar
  • Sermaye Düzeltmesi Olumlu ve Olumsuz Farkları

Bazı öz sermaye kalem değerleri ise ulusal para biriminin değişimine karşı güncellenmeyecek, düzeltilmiş bilançoda yer almayacaktır. Enflasyon düzeltmesi işlemleri nedeniyle oluşan ve vergiye konu edilmeyecek olan geçmiş yıl kar veya zarar hesabına aktarılarak kapatılacak olan hesaplar aşağıdaki gibidir.

  • Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 280/A-1[3] uyarınca oluşan fon hesabı,
  • VUK’un geçici 31 ve 32 nci maddesi uyarınca oluşturulan yeniden değerleme değer artış fonu hesapları,
  • VUK Mükerrer 298/ç uyarınca hesaplanan yeniden değerleme değer artış fonları,
  • Gelir Vergisi Kanununun geçici 85, 90 ve 93 üncü maddeleri kapsamında varlık barışı uygulamaları nedeniyle oluşturulan fon hesapları,
  • 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında varlık barışı nedeniyle oluşturulan fon hesabı,
  • 6111, 6736, 7143, 7326 sayılı Kanunlar kapsamında, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtianın kayda alınmasına ilişkin olarak oluşturulan karşılık hesapları.

Bu hesaplardan sermayeye ilave edilmesi mümkün olanlardan sermayeye eklenmiş olanları sermaye artışı olarak dikkate alınmayacak ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır. Enflasyon düzeltmesi genellikle parasal olmayan aktif ve pasif kıymetler için kullanılır, parasal olan sermaye artışlarına ait miktarlar bu tür varlıkların dışında kalır.

Yeni yayınlanan enflasyon düzeltmesi tebliğ taslağında emtiaya ilişkin stok düzeltmesi” için oluşturulan karşılık hesaplarının düzeltme sonrası bilançoda yer alacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu demek oluyor ki enflasyon düzeltmesi işlemleri kapsamında torba hesaba aktarılarak silinecek yada ortaklara vergisiz olarak dağıtılacak olan vergisel fonlar 2024 yılı bilançosunda yer alabilecektir. 2023 yılı içerisinde kapatılmayan bu hesaplar bir sonraki yıl enflasyon düzeltmesi yapılabileceği için daha avantajlı bir durum söz konusu oluyor.

Fon dağıtım işlemi yapılırken İşletmeler, genel kurul veya ortaklar kurulu kararı almayı tercih edebilirler. Bu, daha fazla şeffaflık ve yönetim sağlar ve tüm hissedarların veya ortakların onayını gerektirebilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”