ÖZELGE 2024-30 Binek araçlara ait giderlerin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı

06.03.2024 tarih 62030549-120[40/2023]-335643 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket kurye hizmetleri faaliyetinde bulunmaktadır. Aktifinde kayıtlı iki tekerlekli …. motosiklet ve …. Cargo Tip araçlarla kurye hizmetleri faaliyeti (….) göstermektedir. Bu araçlara ait giderlerin tamamının gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağını sormuştur.

Cevap:

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Şirket faaliyet konusu itibarıyla binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyetleriyle iştigal etmemektedir. Kurye hizmetleri faaliyetinde kullanmış olduğu Cargo Tip aracın, şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunması ve tebliğdeki 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller kapsamına girmemesi halinde, bu araca ilişkin yapılan giderlerin tamamının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilir.

Öte yandan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan araçlara ait giderlerin en fazla %70’inin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.

İki tekerlekli … motosikletin işletmeye dahil edilmesi ve işte kullanılması kaydıyla, giderlerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı kapsamında, binek otolarda gider kısıtlamasına ilişkin sınırlamalara tabi olmaksızın, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Şirkete ait araçlara ilişkin giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkündür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-29 Kişisel düşünceye dayalı olarak vergilendirme yapılması mümkün değildir

Maddi Olay: 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabında 4 yıl boyunca bekleyen tutarın faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmış yapılan cezalı KDV tarhiyatı ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı dava açılmıştır.

Konya BİM 1. Vergi Dava Dairesi E: 2020/268 K: 2020/413:

 159-Verilen Sipariş Avansları Hesabında yer alan tutarların faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Vergi inceleme raporunda, verilen sipariş avansları hesabında kayıtlı tutarların ticaret hacmine göre şirketin hesabında bulunduğuna, şirket hesabından çekildiğine, ortakların hesabına aktarıldığına veya başka hesaplara aktarıldığına, söz konusu tutarların hangi amaçla hesapta bulundurulduğuna ilişkin herhangi bir belge ve somut veri bulunmamaktadır. Hesap hareketlerine ilişkin olarak yapılmış bir araştırmaya ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığı görüldüğünden şirket ve ortakları nezdinde yapılacak detaylı araştırma ile para hareketinin ortaya konulması suretiyle şirket tarafından ortaklarına finansman hizmeti verilmiş olduğu hususunun somutlaştırılması gerekmektedir. Verilen sipariş avansları hesabında yer alan tutarların ortaklara faizsiz kullandırıldığı varsayımıyla düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı KDV’de ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-28 Finansal Kiralama Yoluyla Kiralanan Binek Oto İçin Ödenen KDV’ nin İndirimi Ve Gider Kısıtlaması Uygulaması

01.03.2024 tarih E-21152195-130[2023/5859]-129461 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan şirket, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin katma değer vergisinin indirip indiremeyeceğini ve aylık gelecek olan finansal kiralama faturalarının gider kısıtlamasına tabi tutup tutamayacağını sormuştur.

Cevap:

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Şirketin finansal kiralama sözleşmesine göre yaptığı ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin Şirketin tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınması durumunda, bu giderlerin en fazla %70’i, kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, finansal kiralama yoluyla edinilen ve “Haklar” hesabında izlenen binek otomobillere ilişkin ödenen faiz giderlerinin bu kıymetlerin aktife alındığı dönemi izleyen sonraki dönemlerinde tercihen binek otomobilin maliyetine eklenmesi durumunda, bu kıymetlere ilişkin ayrılan amortismanın en fazla aktife alınan yıl için belirlenen amortismana esas tutarının safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Finansal kiralamaya konu binek otomobilin mülkiyetinin sözleşme süresi bitiminde kiracıya geçmesi durumunda, binek otomobillere ait yüklenilen KDV’nin kiracı tarafından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Sözleşme süresi sonunda malın mülkiyetinin kiralayanda kalması durumunda ise, söz konusu işlem bir kiralama hizmeti olarak değerlendirileceğinden kira tutarları üzerinden ödenen KDV kiracı tarafından genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-27 Seyahat acentesi adına düzenlenen faturalarda konaklama vergisi ve uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan kurum ve kuruluşlara ilişkin istisna

29.02.2024 tarih E-38418978-299-128503 sayı ile Ankara  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket seyahat acentası olarak faaliyette bulunmaktadır. Uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara ve mensuplarına konaklama hizmeti temin etmektedir. Düzenlenen istisna belgelerinin konaklama tesisine ibraz edilmesi halinde konaklama vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı ve istisnaya tabi olmayan kişilere “konaklama vergisi dahil” olarak yapılan satışlarda bahse konu tesisler tarafından şirket adına fatura edilen söz konusu verginin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı sorulmuştur.

Cevap:

Gider Vergileri Kanunu Yönünden;

Seyahat acentası aracılığıyla yapılan konaklama hizmeti satışlarında verginin mükellefleri tarafından acenta adına düzenlenen faturalarda konaklama vergisinin hesaplanmaması; … düzenlenen istisna belgelerinin verginin mükellefi olan konaklama tesislerine gecelemenin gerçekleşmesinden önce acenta tarafından ibraz edilmesi ve konaklama tesisi ile acenta arasındaki sözleşmede bu hususa yer verilmiş olması halinde mümkündür.

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

            Şirket tarafından müşterilerden tahsil edilen konaklama vergisi kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınması ve söz konusu tesise ödenen konaklama vergisinin ise kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-26 Şirket aktifinde kayıtlı taşınmaz satışında KDV ve KV istisnası hk.

28.02.2024 tarih E-64597866-130-4988 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirketin ana faaliyet konuları arasında gayrimenkul ticareti bulunmamaktadır. Şirketi tarafından… Yılında edinilen… Satıldığı, … Yılında edinilen… arsanın ise kamulaştırma kararı uyarınca… Yılında elden çıkarıldığı ayrıca, … Cins değişikliği yapılarak iş hanına dönüştürüldüğü ve bu binanın… Satılmasının planlandığı belirtilerek, söz konusu satış işleminin Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ve Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesi gereğince istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmuştur.

Cevap: Şirket aktifinde kayıtlı taşınmaz satışında; esas faaliyet konuları arasında bulunmasa da çok sayıda gayrimenkul alım-satımının yapılması taşınmaz ticareti ile uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ve Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesi gereğince istisna kapsamında değerlendirilemez.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-25 İntifa senetleri için ödenecek bedellerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı

16.02.2024 tarih 64597866-125[6]-4021 sayı ile Büyük Mükellefler  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket devir yoluyla birleşmiş ve bu birleşme işlemi … tarihinde tescil edilmiştir. Tüm borç ve alacakları ile birlikte birleşme suretiyle devralınan ve infisah eden şirketin kuruluşunda üçüncü kişilere vermiş olduğu kurucu intifa senetleri bulunmaktadır. Devralan şirketin devrolunan şirketin intifa senedi sahiplerine eş değerli haklar tanımasını ya da intifa senetlerinin birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değerleri ile satın alınmasını zorunlu kılması nedeniyle devrolan şirketin üçüncü kişilere verdiği intifa senetlerinin Şirket tarafından satın alınıp karşılığında da satın alma bedeli ödenmiştir. Yasal zorunluluk ve birleşme sözleşmesi uyarınca bedelleri ödenen bu senetler iptal edilecek ve söz konusu intifa senetleri için ödenecek olan bedellerin şirketin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmuştur.

Cevap:

Gelir Vergisi Kanunu Yönünden:

Birleşme hallerinde devralan şirketin, intifa senetlerini birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın alması durumunda söz konusu intifa senetlerinin kaynağa dönüşü söz konusu olmakta olup herhangi bir sermaye payını temsil etmeyen ve sahiplerine kardan pay alma dışında pay sahipliği hakkı tanımayan intifa senetlerinin birleşme durumunda ihraç eden şirkete iade edilerek imha veya itfasından doğan gelirlerin kar payı olarak değerlendirilmesi, gelir vergisi tevkifatı yapılması ve gerçek kişilerce elde edilen söz konusu kar paylarının yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden

Şirkete Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddelerinde belirtilen şartlar dahilinde devrolan şirketin intifa senedi sahiplerine Türk Ticaret Kanununun 140 ıncı maddesi uyarınca intifa senetlerinin satın alınması nedeniyle yapılan kar payı niteliğindeki ödemelerin, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi veya Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi uyarınca kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-24 Kooperatife Ait Taşınmazın Kiralanması Karşılığında Yapılan Kira Ödemeleri Üzerinden Vergi Tevkifatı Yapılıp Yapılmayacağı

02.02.2024 tarih E-38418978-125[15-2023/10]-70799 sayı ile Ankara  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanuna göre kurulan S.S. … Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ve S.S. … Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan depoların Kooperatif Genel Müdürlüğünce kiralanması karşılığında yapılacak kira ödemelerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı sorulmuştur.

Cevap: 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun “Muafiyet ve İstisnalar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, sermaye ve yedek akçeleri ile taşınmaz malları ve bunların gelirleri, ihtiyaçları için satın aldıkları ve alacaklarını tahsil gayesiyle mülk edindikleri taşınmaz malları ve bunların bir önceki sahiplerine geri verilmesi işlemi ile gayrimenkullerine ilişkin cins ve nev`i, isim ve unvan değişiklikleri ile tashihleri her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin Genel Müdürlüğünüze kiralanması neticesinde anılan Birlik ve Kooperatife yapılacak kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-23 İştirak amacıyla elde tutulan aynı kuruma ait iştirak hisselerinin bir kısmının satılması durumunda 2 yıllık sürenin tespiti

02.02.2024 tarih E-64597866-125-2798 sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Holding olarak faaliyette bulunan şirket uzun dönemli yönetim amacıyla çeşitli şirketlerin iştirak hisselerini farklı şekillerde (satın alma, bölünme/devir, sermaye artırımı vb.), farklı tarihlerde ve farklı alış bedelleriyle iktisap etmiştir. İktisap edilen söz konusu iştirak hisseleri farklı tarihlerde, farklı satış bedelleriyle de elden çıkarılabilmektedir. Farklı tarihlerde iktisap edilen iştirak hisselerinin bir kısmının elden çıkarılmasının; kazancın tespiti, kazanca ilişkin istisna şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve 2023 yılı sonunda aktifte yer alan enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak olan iştirak hisselerin tespiti açısından önem arz etmektedir. Aynı kuruma ait olup farklı tarihlerde iktisap edilen iştirak hisselerin bir kısmının sonradan satılması halinde, satışa ilişkin kazancın tespitinde hangi yöntemin uygulanacağı sorulmuştur.

Cevap: 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde; “Kurumlar vergisi mükelleflerinin, aynı kuruma ait değişik tarihler itibarıyla iktisap ettikleri iştirak hisselerinin bir kısmını satmaları durumunda, söz konusu iştirak hisselerinin iki tam yıl aktifte yer alma şartını sağlayıp sağlamadığının tespitinde ilk giren ilk çıkar (FİFO) yönteminin kullanılması gerektiği belirtilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-22 Yurtdışı şube zararının indirim konusu yapılıp yapılmayacağı

24.01.2024 tarih E-17192610-125[KV-21/13]-21479 sayı ile Bursa  Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket yurt dışında  pazar araştırma faaliyetinde bulunmak üzere şube açmıştır. Şube zarar etmiştir, zarar şubenin genel giderleri için yapılan harcamalardan (kira, personel ücreti vs.) kaynaklanmıştır. Söz konusu zararın karşılanabilmesi için merkez tarafından şubeye … Euro gönderilmiştir. Zarara ilişkin ilgili ülkede denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapor hazırlatılacak olmakla birlikte kurumlar vergisi beyanname verme süresi içerisinde ilgili ülkede beyanname verilememiş olacağı belirtilmiştir. İstisna dışı faaliyetlerden oluşan ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili zararın kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği, yurt dışı şube zararının genel sonuç hesaplarına intikal ettirilip ettirilmeyeceği ve merkezin yurt dışı şubesine masrafların karşılanması amacıyla gönderdiği tutar için değerleme yapılması gerekip gerekmediği sorulmuştur.

Cevap:

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden

Şubeden elde edilen kazancın; %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması ve elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması şartıyla, kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür. Şartların sağlanamaması halinde ise bu istisnadan yararlanılamayacağından, faaliyette bulunulan ülkenin mevzuatına göre hesap döneminin kapandığı tarih itibarıyla ilgili ülke mevzuatına göre tespit edilen ve aynı tarih itibarıyla genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen şube zararının, kurum kazancından indirim konusu yapılması mümkündür.

Öte yandan, ülkedeki denetim yetkisi verilen kuruluşlarca hazırlanan raporun, kurumlar vergisi beyannamesi verilmesi gereken süre içerisinde verilememesi durumunda, yukarıda yer verilen şartlar sağlanamayacağından, söz konusu zarar indirim konusu yapılamayacaktır. Bahse konu raporun kurumlar vergisi beyannamesi ile ilgili düzeltme beyannamesi ekinde ibraz edilmesi durumunda ise, öngörülen diğer şartların da sağlanması koşuluyla şubeye ait zararın kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabileceği tabiidir.

Vergi Usul Kanunu Yönünden

– Yurt dışındaki şube ile merkez arasında gerçekleşen mal ve/veya hizmet temininden doğan dövize bağlı alacak ve borçların aynen mal veya hizmet ihracından/ithalatından doğan alacak ve borçlarda olduğu gibi değerlemeye tabi tutulması ve oluşan kur farklarının gelir/gider hesapları ile ilişkilendirilmesi,

– Yurt dışındaki şube ile merkez arasında gerçekleşen diğer para hareketlerinden doğan alacak ve borçların ise gerçek bir alacak ve borç niteliği taşımaması nedeniyle bu para hareketlerine dayalı hesap bakiyesinin değerlemeye tabi tutulmaması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-21 Kurumlar Vergisi muafiyeti bulunan kooperatife kayıtlı olan üyelerin üyeliklerini devir edilirken devir bedeli alınmasının kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği

17.01.2024 tarih E- 31435689-125-9683 sayı ile Konya Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: ; Kooperatifin Kurumlar Vergisi Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine istinaden muafiyeti vardır. Kooperatife kayıtlı üyelerin üyeliklerini devrederken gider katılımı için bir devir bedeli alınması kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği sorulmuştur.

 Cevap:

Kooperatife kayıtlı üyelerinizin üyeliklerini devrederken gider katılımı için alınacak devir bedelinin ortaklara dağıtılmayıp kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması halinde, yapılan bu işlem; ortak dışı işlem sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetinizi etkilemeyecektir.

Ancak, alınan devir bedellerinin üyelerinize, yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtılması halinde kurumlar vergisi muafiyet şartlarından olan “sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması” şartı ihlal edilmiş olacağından, bu şartın ihlal edildiği tarih itibari ile kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekeceği tabiidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”