Bülten: 2023/13 Alacak ve Borç Senetleri Reeskont Oranında Değişiklik Yapıldı

Geçici ve yıllık gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde 24/06/2023 tarihinden itibaren alacak ve borç senetleri reeskontunun hesaplanmasında faiz oranı yıllık yüzde 16,75 olarak tespit edilmiştir.

Bazı Stopaj Oranları Hakkında Karar Yayımlandı

28/6/2023 tarihinden itibaren vadesiz ve özel cari hesaplara ödenecek faizler ve kâr payları ile söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler ve kâr payları için % 25 oranında stopaj yapılacaktır.

Özet Döviz Pozisyon Raporlamasına İlişkin Bildirim Yükümlülüğü Ertelendi

Özet Döviz Pozisyon Raporlama bildirim yükümlülüğü yurt içinde faaliyet gösteren bankalardan nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi 10 milyon TL ile 50 milyon TL arasında olan firmalar için 2024 yılı Ocak ayına, toplam kredi bakiyesi 50 milyon TL ve üzen olan firmalar için ise 30 Haziran 2023’e ertelenmişti.

TCMB tarafından hazırlanan 2/7/2023 tarihli yazı ile birlikte, Özet Döviz Pozisyon Raporu bildirim yükümlülüğü, 50 milyon TL ve üzeri kredi bakiyesi bulunan firmaları da içerecek şekilde, kapsama giren tüm firmalar için 2024 Ocak raporlama dönenimden başlamak üzere ertelenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/12 Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun yatırım teşvik sistemi kapsamında ortaya çıkan ertelenmiş vergi varlıklarının açıklanması hakkındaki kararı Resmi Gazete’ de yayımlandı.

Yatırım teşvik sisteminden faydalanan kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar ile Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulayan büyük işletmelerin yatırım teşvikleri kapsamındaki indirimli gelir veya kurumlar vergisi uygulamasından doğan ertelenmiş vergi varlıkları finansal tablolarında aşağıdaki ilâve bilgilerin açıklanması kararı alındı.

– Yatırım teşviklerinden kaynaklanan vergi avantajının cari dönem vergisine tekabül eden kısmı.

– Yatırım teşviklerinden kaynaklanan ertelenmiş vergi varlıklarının kullanılması beklenen dönemler.

– Yatırım teşviklerinden doğan ertelenmiş vergi varlıklarının dönemler itibarıyla yıl bazında geri kazanılması beklenen kısımları.

– Yatırım teşviklerinden doğan ertelenmiş vergi varlıklarının finansal tablolara yansıtılmasında kullanılan önemli muhakeme ile önemli varsayımlar.

– Yatırım teşviklerinden doğan ertelenmiş vergi varlıklarının finansal tablolara alınmasında kullanılan kilit varsayımlardaki değişikliklerin, ertelenmiş vergi varlıkların geri kazanılabilirliğine olan etkileri ve bu etkilere ilişkin açıklama.

–  Yatırım teşviklerinden doğan ertelenmiş vergi varlıklarında kullanılan varsayımlara ilişkin duyarlılık analizleri.

Bu açıklamaların “Yatırım Teşvik Sistemi Kapsamında Elde Edilen Vergi Avantajları” başlığı altında ayrı bir şekilde sunulması gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/09 7440 Sayılı Kanun Kapsamında Stok Affının Faydaları

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını bildirim tarihindeki normal alım satım bedeli ile 30.06.2023 tarihine kadar beyanname ve ekindeki envanter listesi ile vergi dairelerine bildirerek kayıtlarına yansıtabilecekler.

Envanter listesinde bildirilen kıymetler tabi olduğu katma değer vergisi oranların yarısı esas alınarak KDV hesaplanacak ve beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

Beyan edilen emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi genel esaslara göre indirim konusu yapılabilecek, ancak iadeye konu edilmeyecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ödenen katma değer vergisinin ise indirimi mümkün değildir.

Özel tüketim vergisinin konusuna giren malları bildiren ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini ayrı bir beyanname ile beyan edecek ve aynı süre içinde ödeyecektirler.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere pasifte özel karşılık hesabı açılacaktır. Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilecek. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.

Bildirime dahil edilen makine, teçhizat ve demirbaşlar için amortisman ayrılamayacaktır.

Bu kanun kapsamında yapılan bildirimlere ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmayacaktır.

Bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamayacak.

Beyan edilen emtia, gelir/kurumlar vergisi açısından maliyet unsurudur. Emtia için ayrılan karşılığın ortaklara dağıtılması ya da işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde, sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir. Yani söz konusu tutarı elde eden gerçek kişi ortak ise gelir sayılmayan bu tutarı gelir vergisi beyannamesiyle bildirmek zorunda değildir. Ortak olan şirket ise yine bu tutarın dağıtılması halinde vergi kesintisi yapılmayacak, ortak olan şirket tarafından kurum kazancına dahil edilmeyecektir. Ortak olan şirket tarafından gerçek kişi ortaklara dağıtılırsa, yine vergi kesintisi yapılmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/08 Nakdi Sermaye Artırımına Vergisel Avantajlar

Sermaye şirketlerinin enflasyon karşısında eriyen sermayelerini artırmak ve yeni yatırımlar için kaynak ihtiyaçlarını gidermek amacıyla bir teşvik uygulaması çıkarılmıştır. Bu teşvikin şartları Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-ı maddesi ile düzenlenmiştir.

Yeni kurulan veya nakit sermaye artışı yapan firmalarda, artırılan nakit sermaye üzerinden, TCMB faiz oranın %50’sine isabet eden kısmı kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. Hesaplanan indirim tutarı kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirim konusu yapılabilir. İndirimden Nakit ödeme veya sermaye tescil işleminden hangisi daha sonra yapıldı ise, bu tarihten itibaren indirim hakkından yararlanılır. Sermaye şirketleri tarafından nakdi sermaye artışına ilişkin hesaplanan indirim tutarının kazanç yetersizliği nedeniyle matrahın tespitinde indirim konusu yapılamaması durumunda, ilgili yılda hesaplanan indirim tutarlarının, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın, matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Ancak daha sonra sermayenin azaltılması durumunda azaltılan kısma isabet eden indirimden faydalanılamayacaktır.

Sermaye şirketleri, anılan indirim uygulamasından, 5/7/2022 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri nakdi sermaye artışları üzerinden, nakdi sermaye artışının yapıldığı hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanabileceklerdir.

5/7/2022 tarihinden önce sermaye artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler söz konusu indirimden 2022 hesap dönemi dâhil olmak üzere beş hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Faiz oranı olarak TCMB tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan, bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınacaktır.  2022 yılı için TCMB tarafından en son açıklanan %13,47 oranının kullanılması gerekmektedir. Hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır.

İndirim tutarı = Nakdi sermaye artışı x Ticari krediler faiz oranı x İndirim oranı x Süre

Kanuni indirim oranının %50 ancak nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için indirim oranı %75 olarak belirlenmiştir. Ayrıca aşağıdaki işlemler için belirtilen oranlar kullanılmaktadır.

Genel indirim oranı 50%
Nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için 75%
%50 ve daha az payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketleri 75%
%50’nin üzerinde payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketleri 100%
Nakdi olarak artırılan sermayenin, yatırım teşvik belgeli üretim ve sanayi tesisleri ile bu tesislere ait makine ve teçhizat yatırımlarında ve/veya bu yatırımların inşasına tahsis edilen arsa ve arazi yatırımlarında kullanılması durumunda teşvik belgesinde yer alan sabit yatırım tutarla sınırlı olmak üzere 75%
Gelirlerinin %25 veya fazlası, faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri 0
Aktif toplamının %50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketleri 0
Artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmı 0
Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül eden kısım 0
09.03.2015 tarihinden 01.07.2015 tarihine kadar olan dönemde sermaye azaltımına gidilmiş olması halinde, artırılan sermaye tutarının azaltılan sermaye tutarına tekabül eden kısmı. 0

İndirimden Faydalanamayacak Kurum Ve İşlemler

Finans, bankacılık ve sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsler bu indirimden faydalanmazlar. Ayrıca;

  • Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan sermaye artışları,
  • Bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Ortaklarca veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Şirkete nakdi sermaye dışında hisse senedi, tahvil veya bono gibi kıymetlerin konulması suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları,
  • Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları,

İşlemleri indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/11 Sağlık Sektöründe Yabancı Hastalara Kazanç İstinası

Sağlık sektöründe çalışmalar yapan ve Türkiye’de yerleşik olmayan kişilere hizmet veren firmalar bu çalışmalardan elde edilen kazancın %50’sini beyan edilen kurum kazancından indirebilirler. Bu kazanç istisnası Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine eklenen (ğ) bendi ve 6322 sayılı kanun ile hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu indirimden faydalanmak için;

  • İndirimden faydalanacak işletmenin Sağlık Bakanlığından aldığı ruhsat çerçevesinde ve ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak faaliyette bulunması,
  • Verilen Sağlık hizmetinin fiziki olarak Türkiye’de verilmesi ve hizmetten faydalanan kişinin Türkiye’de yerleşik olmaması,
  • Verilen sağlık hizmetinin fiilen verilmesi ve söz konusu hizmetin asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerden olmaması,
  • Yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek faturanın, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu şartlara uygun olarak işlem yapan mükellefler, indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde ettikleri hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın %50’sini, kurumlar vergisi beyannamesinin “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler”; bölümünde göstermek suretiyle indirim konusu yapabileceklerdir. Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlere devredilemeyecektir. Hesap döneminin zarar ile kapatılması halinde ise indirim söz konusu olmayacaktır.

Sağlık hizmetleri ile ilgili olarak indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde edilen kazancın, kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, hasılat, maliyet ve gider unsurlarının; ayrı ayrı izlenmesi, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Gider ve maliyet unsurlarının ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespitinin mümkün olmadığı hallerde ise müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılata oranı esas alınarak dağıtılacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/10 Gelir İdaresi Başkanlığınca 31/05/2023 tarihli ve 2023/2 sayılı Tahsilat İç Genelgesi Yayımlanmıştır

Yayımlanan bu genelge ile Ek Verginin 12 aya kadar taksitlendirilmesi imkânı sağlanmıştır.

7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrası gereğince alınan “Ek Kurumlar Vergisinin” 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında müracaat tarihinden itibaren 12 ayı geçmeyecek şekilde tecil ve taksitlendirilmesi uygun görülmüştür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/07 Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri

İlişkili kişiler arasındaki her türlü işlemde fiyatın emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Şirketlerin ilişkili işlemlerinde fiyatların hangi yöntemle belirlendiği ve işlemlerin nasıl emsallere uygun olarak gerçekleştirildiğini açıklayan dokümantasyonlar olup şartlar gerçekleştiğinde düzenlemesi yasal bir zorunluluk olan belgelerdir. Transfer fiyatlandırması belgelendirme yükümlülükleri kapsamında şartların oluşması neticesinde aşağıdaki rapor ve formların düzenlenmesi gerekmektedir.

A. Genel Rapor

B. Ülke Bazlı Rapor

C. Ülke Bazlı Raporlamaya İlişkin Bildirim Formu

D. Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu

E. Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form (EK-3 Formu)

A. GENEL RAPOR

Kurumlar vergisi mükellefi olan firma çok uluslu şirketler grubuna dâhil ise, aynı zamanda bir önceki hesap dönemi aktif büyüklüğü ve net satışlar tutarının her ikisi de 500 milyon TL ve üzerindeyse bu raporun hazırlanması gerekmektedir.

İlgili hesap dönemini takip eden hesap döneminin sonuna kadar hazırlanması istenmesi durumunda, idareye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz edilmesi gerekmektedir.

Genel rapor, çok uluslu şirketler grubunun ana faaliyetleri bazında ve grup seviyesinde hazırlanması gerekli bir rapor olup içeriği grubun organizasyon yapısı, işletme faaliyetlerinin tanımı, sahip olduğu gayri maddi hakları, grup içi finansal işlemleri ile grubun finansal ve vergisel durumunu içerecek şekilde beş ana kategoriden oluşur.

B. ÜLKE BAZLI RAPOR

İlgili hesap döneminden bir önceki hesap dönemi toplam finansal tablolarına göre konsolide grup geliri, 750 milyon Avro ve üzerinde olan yerli ya da yabancı tüm işletme gruplarının Türkiye’de mukim nihai ana işletmesi veya vekil işletmesinin bu raporu elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir. İlgili hesap döneminden sonraki on ikinci ayın sonuna kadar bu bildirim yapılmalıdır.

Nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin Türkiye’de bulunmadığı durumlarda yukarıdaki haddin aşılması ve aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi halinde Türkiye’de mukim işletme ülke bazlı raporu elektronik ortamda göndermelidir.

1. Nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin mukim olduğu ülkede, ülke bazlı raporlamaya ilişkin zorunluluğun bulunmaması,

2. İdare ile nihai ana işletmenin veya vekil işletmenin mukim olduğu ülke idaresi arasında uluslararası bir anlaşma olmaması

3. Ülke bazlı rapor bilgilerinin paylaşımına ilişkin yürürlükte olan bir yetkili makam anlaşmasının bulunmaması,

4. Bilgi paylaşımında sistemik bir hata olması.

C. ÜLKE BAZLI RAPOR BİLDİRİM FORMU

Her yıl ülke bazlı raporlama ile ilgili olarak kapsama giren çok uluslu işletmeler grubu üyeleri tarafından;

  • “Nihai ana işletme” veya “vekil işletme” olup olmadıkları,
  • Grup adına hangi işletmenin raporlama yapacağı,
  • Hesap dönemi hakkındaki bilgiler ilgili hesap dönemini takip eden yılın Haziran ayı sonuna kadar doldurularak elektronik ortamda bildirimin yapılması gerekmektedir.

D. YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU

Kimler Transfer Fiyatlandırması Raporu Hazırlamak Zorundadır 

  • Büyük Mükellefler Vergi Dairesine bağlı kurumlar vergisi mükellefleri; Hesap dönemi içinde yurt içi ve yurt dışı ilişkili işlemleri ile Serbest Bölgelerdeki şirketler ile ilişkili işlemleri için,
  • Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin; Hesap dönemleri içinde yurt dışı ilişkili işlemleri ile Serbest Bölgelerdeki şirketler ile ilişkili işlemleri için,
  • Serbest Bölgelerdeki tüm kurumlar vergisi mükellefleri; Yurt içi ilişkili işlemleri için,
  • Tüm kurumlar vergisi mükellefleri; yurt dışı şubeleri ve serbest bölgelerde bulunan ilişkili kişilerle (serbest bölgedeki şubeleri dahil) yaptığı işlemleri için, yıllık transfer fiyatlandırması raporu hazırlamak zorundadırlar.

Transfer Fiyatlandırması Raporu Ne Zaman Hazırlanması Gerekmektedir 

Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar hazırlanması ve muhafaza edilmesi gerekmektedir. Bu süre sona erdikten sonra istenmesi durumunda İdare’ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara 15 gün içinde ibraz edilmesi zorunludur. İbraz edilmemesi durumunda Özel Usulsüzlük Cezası uygulanmakla birlikte vergi incelemesine sevk işlemi yapılır. İncelemeye istinaden yapılan tarhiyatlarda Vergi Ziyaı cezası (%100) ve Gecikme Faizi (aylık %2.5) uygulanır. İstenmediği sürece herhangi bir yere ibraz edilmeyecektir.

E. TRANSFER FİYATLANDIRMASI KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM VE ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM (“EK-3 FORMU”)

Bir hesap dönemi içerisinde yurt içi, yurt dışı veya serbest bölge ayrımı olmaksızın gerçekleştirmiş olduğu ilişkili işlemlerinin bulunması durumunda kurumlar vergisi mükellefleri tarafından hazırlanması gerekmektedir.

Kurumlar vergisi beyannamesi ekinde, bağlı bulunulan vergi dairesine elektronik olarak beyan edilmesi gereklidir.

Her bir ilişkili kişi bazında yıllık toplam net tutarı 30.000 TL’nin altında olan mal veya hizmet alım ya da satım işlem bilgileri ile söz konusu ilişkili kişi bilgilerine yer verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Transfer Fiyatlandırması Belgelerinin Tam Ve Zamanında Hazırlanmamasının Avantajları    

Dokümantasyon yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, olası bir incelemede transfer fiyatlandırmasına yönelik bir eleştiri yapıldığında vergi ziyaı cezası %50 indirimli olarak uygulanmaktadır. Transfer fiyatlandırması belgeleme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmeyenler bu indirimden yararlanamayacaklardır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/06 31 Mayıs 2023 Akşamına Kadar Vergi Levhalarını Yazdırmayı Unutmayınız

Mükelleflerin internet vergi dairesinden bizzat kendileri veya yetkili serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirleri aracılığıyla, vergi levhalarını 31 Mayıs 2023 günü sonuna kadar yazdırmaları gerekmektedir. Bu şekilde alınan vergi levhalarının tasdikine lüzum olmayıp, üzerinde yer alan sistem tarafından verilmiş olan onay kodu vergi levhasının tasdiki hükmündedir.

Beyannamelerini kanuni süresinden sonra vermiş olan mükellefler, beyanname verdikten sonra internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanarak vergi levhalarını kendileri oluşturabilirler.

Özel hesap dönemine tâbi mükelleflerin vergi levhalarını beyanname verme sürelerinin son gününden itibaren bir ay içinde internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle kendilerinin oluşturarak yazdırmaları gerekmektedir.

Vergi levhası almak ve bulundurmak zorunda olanların, yapılan denetimlerde bulundurma zorunluluğuna uymadığının tespiti halinde, her bir tespit için Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin (4) numaralı bendine istinaden özel usulsüzlük cezası kesilecektir. 2023 yılı için bu tutar 1.100 liradır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/05 Tahsilat Genel Tebliği 10/05/2023 tarihli ve 32186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, tüm idari para cezalarının uygulama usulünü belirleyen kanundur.

Bu tebliğ ile Kabahatler Kanununun bazı maddelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır.

  • İdari yaptırım kararlarında bulunması gereken hususların neler olduğu belirtilmiştir.
  • İdari yaptırım kararları, Tebligat Kanununun ilgili hükümlerine göre tebliğ yapılır. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile cezayı veren birim arasında yapılan protokoller kapsamında Vergi Usul Kanununun 107/A maddesine göre kurulan teknik altyapı üzerinden elektronik ortamda tebliğ edilebilir.
  • İdari para cezası, idari yaptırım kararına karşı kanun yoluna başvurulmaması, kanun yoluna başvurulduğu hallerde ise yargılama aşamalarının son bulmasıdır.
  • Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilenler idari para cezaları kendi bütçelerine bunlar dışındaki idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.
  • İdari yaptırım kararlarının tabi olduğu hususi kanunlarında belirtilen sürelerde ödenirken, ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, idari yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
  • Kesinleşen ve süresinde ödenmeyen idari para cezaları, cezayı veren birim tarafından takibe yetkili vergi dairesine tebliğ tarihi bilgisiyle birlikte bildirilmesi üzerine 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilir.
  • İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. İndirimden faydalanabilmek için ödeme süresi içinde idari para cezasının toplam %75’inin ödenmesi gerekmektedir.
  • Cezaya muhatap olanın ekonomik durumunun müsait olmaması halinde idari para cezasının ödeme süresi içinde cezayı veren birimden, taksitlendirme yapılması talep edilebilir. Taksitlendirme talebinin kabul edilmesi durumunda idari para cezası dört eşit taksitte ve birinci taksit idari para cezasının ödeme süresi içinde, geri kalan üç taksit ise idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde cezayı veren birim tarafından belirlenecek sürelerde ödenir.
  • İdari para cezalarında tahsil zamanaşımı süreleri;

10.000 TL’den az olanlar için 3,

10.000 TL – 19.999 TL arasında olanlar için 4,

20.000 TL – 49.999 TL arasında olanlar için 5,

50.000 TL ve üzeri olanlar için 7,  yıldır. Bu süreler idari para cezasının kesinleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

  • Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, idari para cezasına muhatap olan gerçek kişinin ölümü halinde bu cezalar mirasçılarından takip edilmez ve cezaların tahsilinden vazgeçilir. Tüzel kişi hakkında verilen idari para cezasının tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilememesi durumunda, bu borcun ödenmesinden sorumlu olan gerçek kişi hakkında yapılan takip sürecinde bu kişinin ölmesi halinde, bu borç gerçek kişinin mirası reddetmemiş mirasçıları nezdinde takibe devam olunur.
  • İlgili tebliğde tahsilatların aktarılması, iade işlemleri gibi hususlara da yer verilmiştir.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/04 Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kurumlar Vergisi İstisnasına İlişkin Özellikli Durumlar

Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde (TGB) faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. İstisnadan faydalanabilmek için bölgede faaliyette bulunduklarını belirten belgeyi beyanlarına ekleyip ilgili vergi dairesine başvuru gerekmektedir.

Bu istisna özü itibariyle bir kazanç istisnası olduğundan istisnaya konu gelirin tespitinin yanı sıra istisna kazancın tespitinde dikkate alınacak maliyet ve giderlerinde tespit edilmesi vergi ziyaına sebep olmaması açısından oldukça önemlidir.

1-) İstisnaya Konu Gelirin Tespiti

 Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge içinde faaliyet gösterdikleri zaman dilimlerine tekabül eden yazılım, tasarım veya Ar-Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan ürünün lisans patent gibi gayri maddi haklarının satışından ya da kiralanmasından elde edilen kazanç istisnaya tabidir.

Bahsi geçen ürünleri ticari amaca konu olacak şekilde seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançlar (lisans, patent gibi gayri maddi haklara isabet eden kısmı hariç olmak üzere) istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazanç ile gayri maddi haklara isabet kazançlar, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmalıdır.

Mükelleflerin bölgede faaliyete geçmeden önce başlayıp, bölgede devam ettirdikleri yazılım ve Ar-Ge’ye dayalı projelerden sağladıkları kazancın, bölgede yapılan kısmı ile bölge dışında tamamlanan kısmı da ayrıştırılmalıdır. Bölgede projeye başlanılmasından sonra ortaya çıkan maliyetin, projenin tüm süreçlerdeki maliyetin tamamına oranı kullanılarak ayrıştırılmalıdır.

2-) İstisnaya Konu Kazanç Tutarının Tespiti

 İstisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

İstisna konusu faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurları ile diğer faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurları ayrı ayrı izlenmesi, ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.

Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan, teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflere, istisnadan yararlanan Ar-Ge projelerine ilişkin olarak, TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde hibe şeklinde sağlanan destek tutarları ile diğer kurumların bu mahiyetteki her türlü bağış ve yardımları, kurum kazancına dahil edilecek ve istisnadan yararlandırılacaktır.

3-) Müşterek Genel Giderler Ve Amortismanların Dağıtımı

 İstisna konusu faaliyetler ile kapsam dışı işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderlerin, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılması gerekmektedir.

Yine müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulmalıdır.

4-) Kazancı İstisna Edilenlerin Fon Yükümlülüğüne İlişkin Düzenleme

 28/1/2021 tarih ve 7263 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 4691 sayılı kanuna “Ek Madde 3” ilave edilmiştir.

“Ek Madde 3: 1/1/2022 tarihinden itibaren geçici 2 nci madde kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılır. Bu fıkra kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirası ile sınırlıdır. Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması şarttır. Söz konusu tutarın ilgili yılın sonuna kadar aktarılmaması durumunda, bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan tutar ve oranları birlikte ya da ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, beş katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”

Fon ayırma yükümlülüğünün 1/1/2022 tarihinden itibaren başlayacaktır. Ayrılacak fon tutarı, yıllık beyannamede beyan ettikleri istisna kazanç tutarı 1.000.000-TL ve üzerinde olanlar, yıllık bazda 20.000.000-TL’yi aşmamak üzere istisna kazanç tutarının %2’sini, pasifte geçici bir hesaba aktarmak zorundadırlar.

Geçici hesaba aktarılan bu fon tutarı, 2022 yılı sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu payı satın almak, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak koymak veya 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak koymakla sorumludur.

Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi durumunda, yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”