Geçmiş Yılın Faturaları Takip Eden Yıl İndirim Ve İade Konusu Yapılabilecektir

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun amir hükmü gereği mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak;

– Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini,

– İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini,

– Götürü usulden gerçek usulde geçerken, dönem başında (envanterde) yer alan mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini,

indirebilmektedirler.

Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamının, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olması durumunda ise aradaki fark sonraki döneme devretmekte, (iade doğuran işlemler hariç) iade edilmemektedir.

KDV sisteminin kurgusu gereği indirim hakkının temel şartı, KDV’nin belge üzerinde ayrıca gösterilmiş olması ve bu belgenin belirlenen süre içerisinde yasal deftere kaydedilmiş olmasıdır.

Aksi halde; katma değer vergisinin belge üzerinde ayrıca gösterilmemesi yahut belgenin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu yönünde vergi inceleme raporu bulunması ya da belgenin yasal defterlere hiç kaydedilmemesi yahut belirlenen süre içerisinde kaydedilmemiş olması durumunda, karşı tarafa ödenmiş olsa dahi belgeye konu işleme ilişkin KDV’nin indirimi mümkün olamamaktadır.

01 Ocak 2019 tarihine kadar yukarıda bahsi geçen indirimin süresi “teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme dönemi” ile sınırlıydı. Yani bir belge yer alan KDV, belgenin üzerince yer alan düzenlenme tarihini içeren vergilendirme dönemi içerisinde deftere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılabilmekteydi.

Ancak 7104 sayılı Kanun ile Katma Değer Vergisi Kanununun ‘Vergi İndirimi’ başlıklı 29’uncu maddenin 3’üncü fıkrasında önemli bir değişiklik yapılmış; bahsi geçen fıkra metni İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.” şeklindeyken, “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.” şeklinde değiştirilmiş olup bu değişiklik 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu düzenlemeye göre alış vesikalarında gösterilen KDV tutarı, yasal defterlere kaydedilmek şartıyla vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını takip eden takvim yılının sonuna kadar indirebilecektir. Böylelikle, özellikle dönem sonlarında faturanın geç gelmesi gibi sebeplerle yıl aşımından kaynaklanan KDV indirim hakkı kayıplarının önüne geçilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten 2019-1 7143 Sayılı Kanunu İhlal Edenlere Tanınan Yeni Hakkın Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esasların Belirlendiği  “Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)” Yayımlandı

28 Aralık 2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe giren  (27/12/2018 tarih ve 7159  sayılı) Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’a eklenen geçici 2’nci maddeyle, kamuoyunda vergi affı, matrah artırımı yahut yeniden yapılandırma kanunu olarak bilinen 7143 sayılı kanununa eklenen geçici madde ile, daha önce başvuruda bulunduğu halde taksitlerini zamanında ödemeyerek, kanunu ihlal edenlere yeni bir hak daha tanınmıştı.

 

Bahsi geçen düzenleme ile daha önce 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde 7159 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.12.2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödemeyerek hakkını kaybedenlerin, ödemeleri gereken tutarları, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar, ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte, ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümlerinden yeniden yararlanmalarına imkan tanınmış, varlık barışına ilişkin hükümleri hariç olmak üzere, Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştı.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan 05.01.2019 tarih ve 30646 sayılı resmi gazetede yayımlanan Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5) ile yapılan bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belinmemiş olup Tebliğin orijinal metni ektedir.

 

Tebliğe göre, düzenlemeden yararlanılabilmesi için;

– 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

– 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

– İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,

gerekmektedir.

 

Düzenlemeden yararlanabilmek için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

 

İlaveten bu düzenleme 7143 sayılı Kanundan yararlananların Kanun kapsamında yapacakları ödemelere ilişkin süreler konusunda düzenlemeler içermekte olup, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermemektedir. O sebeple  süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

 

 

 

 

5 Ocak 2019 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30646
TEBLİĞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA

İLİŞKİN 7143 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 5)

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğde, 28/12/2018 tarihli ve 30639 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 inci maddesiyle 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci maddenin uygulamasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

(2) Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, il özel idareleri ile belediyelere ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ait olan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında da uygulanacaktır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden hazırlanmıştır.

7143 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybedenler

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için;

a) 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

b) 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

c) İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,

gerekmektedir.

(3) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

(4) Borçlarını 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Ancak, ihlale konu olan tutarların bu fıkra hükmünden yararlanmak suretiyle ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılamayacaktır.

Örnek 1- 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 9 eşit taksitte ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi gereken ilk taksiti ödemediğinden, Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Borçlunun ödemediği birinci taksit tutarını 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç), ikinci taksit tutarını da 30/11/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.

Örnek 2- 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, yapılandırılan tutarı birinci taksit ödeme süresi olan 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemediği gibi birinci taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar (30/11/2018) geç ödeme zammı ile birlikte ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Borçlu, Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın ve geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının getirmiş olduğu düzenleme kapsamında 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödediği takdirde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde düzenlenen indirim imkânından yararlanamayacaktır.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

(6) 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne göre, Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan borçluların Kanundaki diğer şartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk eden vergileri vadesinde ödemeleri gerekmektedir.

(7) Geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkân getirilerek, ihlale neden olan tutarları 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri ya da 28/12/2018 tarihinden önce veya 28/2/2019 tarihine kadar yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmaktadır.

(8) Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 2 nci maddenin üçüncü fıkrası ile getirilmiş olan imkânı ortadan kaldırmayacaktır.

Taksit süresinin uzatılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Fıkra hükmüne göre, Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır. Söz konusu taksitlerin ödeme süresi tahsil dairelerince re’sen uzatılacağından, borçlulardan ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır.

(3) Fıkra kapsamında, Bakanlığımız tahsil dairelerince Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılan alacaklar ile 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunulması üzerine tahakkuk eden tutarlara ilişkin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitler ile Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında yapılan beyanlar üzerine 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri uzamaktadır. Ancak, 2019 yılı Şubat ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme sürelerinde bir değişiklik söz konusu değildir.

(4) Fıkra kapsamında uzayan ödeme süresi için herhangi bir zam, faiz uygulanmayacak ve tercih edilen taksit süresine ilişkin katsayıda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

(5) Fıkra kapsamında ödeme süresi uzayan 2018 yılı Aralık ayı taksitinin, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi durumunda Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün tatbikinde bu taksit, 2019 takvim yılı içinde ödenmesi gereken taksit olarak dikkate alınacaktır. Ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması ve bu taksitlerin 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi halinde Kanun hükümlerinin ihlal olacağı tabiidir.

(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında peşin ödeme seçeneği tercih edilerek yapılandırılan ve ilk taksit ödeme süresine bağlı olarak 2018 yılı Aralık veya 2019 yılı Ocak ayında tamamen ödenmesi gereken tutarın ödeme süresi, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzadığından, yapılandırılan tutarın 28/2/2019 tarihine kadar ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanacaktır. Bu süre içinde ödenmeyerek, Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasına istinaden 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi halinde (hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte), Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan indirimden yararlanılacaktır.

(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında yapılandırılan tutarların taksitli ödeme seçeneğine göre ödenmek istenmesi ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması halinde, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi hükmü 28/2/2019 tarihi (bu tarih dâhil) esas alınmak suretiyle tatbik edilecektir.

Örnek 3- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında 6 eşit taksit seçeneğine göre borçlarını yapılandıran borçlu, süresinde ödemediği 31/10/2018 vadeli birinci taksitini geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 16/1/2019 tarihinde ödemiştir. Borçlu, 31/12/2018 vadeli ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ödeme süresi 28/2/2019 tarihine uzayan ikinci taksitini ise bu sürede ödememiştir. Bu nedenle, Kanundan yararlanma şartlarından biri olan ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi şartı yerine getirilmediğinden Kanun hükümleri ihlal edilmiş olacaktır.

Örnek 4- Örnek 3’teki borçlu, ikinci taksit ile birlikte kalan diğer taksitlerin tamamını 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi durumunda, birinci taksit geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında ödendiğinden, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılmayacaktır.

7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükmünü ihlal edenler

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Bu hüküm ile 7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 2’nci madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018tarihine kadar geçen sürede ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

(3) Fıkra hükmüne göre, Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) geç ödeme zammıyla birlikte, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 4 üncü maddenin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 7143 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklar ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenler

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında,  bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde 5 inci madde hükümlerinden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) 5 inci madde kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenlerin geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;

a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,

b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;

1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,

2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,

bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur.

(3) 7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanunun geçici 2 ncimaddesi hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; geçici 2 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilecek, davalar sonlandırılacak, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmeyecek, yargılama giderleri taraflarca talep edilmeyecek, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilecektir.

(4) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerini ihlal eden mükelleflerce artırıma ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde,

-Matrah/vergi artırımına ilişkin başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2018) matrah artırımında bulunmuş olmaları kaydıyla 7143 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce (18/5/2018) başlanmış ve 31/7/2018 tarihine kadar sonuçlandırılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinde, matrah artımı hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar ile

-Matrah/vergi artırımı şartlarının ihlal edilmesinden sonra başlanılan vergi incelemesi ve takdir işlemleri sonucunda yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar

üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek ve tahsil edilmiş tutarlar matrah artırımı nedeniyle hesaplanan vergiye mahsup edilecek olup kalan tutar bulunması halinde mükellefe red ve iade edilecektir.

Örnek 5- 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin olarak 1/3/2018 tarihinde başlayan ve 7143 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (18/5/2018) halen devam eden vergi incelemesi bulunan (A) A.Ş. 12/6/2018 tarihinde 2016 yılı için 500.000 TL, 2017 yılı için 600.000 TL olmak üzere kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş ve taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiştir.

Vergi incelemesinin tamamlanmasıyla 6/7/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına giren vergi inceleme raporlarında kurumlar vergisi yönünden 2016 hesap dönemi için 600.000 TL, 2017 hesap dönemi için ise 800.000 TL kurumlar vergisi yönünden matrah farkı tespit edilmiştir.

Vergi inceleme raporları, vergi dairesi kayıtlarına girmeden önce (A) A.Ş. tarafından matrah artırımında bulunulduğundan, vergi inceleme raporlarında önerilen tarhiyatlar kurumlar vergisi matrah artırımı ile birlikte değerlendirilmiş, 2016 hesap dönemi için (600.000 TL – 500.000 TL) 100.000 TL; 2017 hesap dönemi için de (800.000 TL – 600.000 TL) 200.000 TL üzerinden cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Matrah artırımına ilişkin ikinci taksiti süresinde ödemeyen (A) A.Ş. hakkında vergi inceleme raporları ile matrah artırımı tutarlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yapılmamış olan 2016 hesap dönemi için 500.000 TL; 2017 hesap dönemi için de 600.000 TL ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında gerek ikinci taksitin gerekse diğer taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde, daha önce matrah artırımı hükümleri ihlal edildiği için yapılmış olan ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatları terkin edilecektir.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması halinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Tahsil edilmiş tutarlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, “(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

(2) Fıkrada, Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu düzenlenmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması öngörülmektedir.

(3) Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak ve cebren ya da rızaentahsil edilen tutarlar, tahsil edildikleri tarihler dikkate alınmak suretiyle tahsil daireleri tarafından re’sen mahsup edilecektir. Yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilattarihleri esas alınarak geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağı belirlenecektir.

(4) Yapılan mahsup sonrasında Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası dikkate alınmak suretiyle red ve iade edilecektir. Ancak red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.

(5) Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların mahsubu sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.

(6) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin tahakkuk eden vergileri Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödememeleri nedeniyle artırım hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden mükelleflerden 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce cebren veya rızaen tahsil edilmiş olan tutarlar, taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiş olan mükelleflerde artırıma ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilecektir.

Örnek 6- Örnek 5’deki (A) A.Ş.’nin daha önce matrah artırımı hükümlerini ihlal ettiği için yapılmış olan ilave cezalı tarhiyatlar terkin edilecek, söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin olarak (A) A.Ş. tarafından ödenmiş olan tutarlar matrah artırımına ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(7) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin şartlar ihlal edilmiş olmakla birlikte 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce artırıma ilişkin tahakkuk eden verginin bir kısmının tahsil edilmiş olması halinde, mahsup işleminden sonra kalan tutarın 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde belirtilen sürede ödenmesi kaydıyla Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanabilmesi mümkündür.

Diğer hususlar

MADDE 8 – (1) 7143 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan borçluların, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dâhil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin 7 nci maddesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(2) Vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilerek ilgili kurum bütçelerine aktarılması gereken tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması için vergi dairesine başvuruda bulunan borçlulara, geçici 2 nci madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, tahsil edilen tutarlar ilgili kuruma aktarıldığından redve iade işlemleri de bu kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince ilgili kuruma bildirilecektir.

(3) 7143 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen borçlular tarafından, vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 2 nci maddeye istinaden Kanun kapsamında borçlarını yeniden ödeme imkânına kavuşan borçluların, Kanun hükümleri ihlal edilmediği müddetçe talep edecekleri vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.

(4) 23/11/2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/11/2018 tarihli ve 355 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan 2018 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında (Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları hariç) kesinti yapılmayacaktır. Dolayısıyla, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının kesinti yapılmayan aylara isabet eden taksit tutarları, taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edileceğinden, bu idarelerin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksit tutarı için geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ayrıca bir süre uzatımı yapılmayacaktır.

(5) Peşin ödeme seçeneğini tercih ederek borçlarını yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci madde kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Bu süre içinde de ödeme yapılmaması durumunda Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

(6) Geçici 2 nci madde, 7143 sayılı Kanundan yararlananların Kanun kapsamında yapacakları ödemelere ilişkin süreler konusunda düzenlemeler içermekte olup, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermediğinden, süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

 

 

 

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-48 İmar barışına başvuru süresi yeniden uzatıldı

Bülten: 2018/48
31.12.2018

İmar barışına başvuru süresi yeniden uzatıldı

18/05/2018 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile  03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici madde ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla;

– 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması,

– bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği,

– başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği,

– yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında kayıt bedeli alınacağı,

– kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu,

– ……………………………………..” hüküm altına alınmış olup “İmar Barışı” olarak adlandırılan bu uygulama kapsamında 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceğine ilişkin düzenleme yapılmıştı.

Akabinde 31 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan 257 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Yapı Kayıt Belgesi için başvuru süresi 31/12/2018 tarihine uzatılmış, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin ödenme süresinde ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştı. O sebeple söz konusu bedellerin en geç 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekmekteydi.

Bu defa 31.12.2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. Maddesi gereğince, Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15/06/2015 tarihine kadar, yapı kayıt bedeli ödeme süresinin ise 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-47 Yolcu Beraberinde Getirilen Telefon Kullanım İzin Harcı 618,60 TL Oldu

Bülten: 2018/47
31.12.2018

Yolcu Beraberinde Getirilen Telefon Kullanım İzin Harcı 618,60 TL Oldu

9 Kasım 2018 tarihli ve 30590 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yolcu Beraberinde Getirilen Telefon Kullanım Harcı Tutarının Yeniden Belirlenmesine Dair Karar (Karar Sayısı: 320)” ile 492 Sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifenin “VIII- Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı” başlıklı bölümünün (1) numaralı fıkrasında yer alan maktu harç tutarı 170 TL’den 500 TL’ye yükseltilmişti.

Dönem içerisinde zamansızca yapılan bu değişikliğe yol açan nedenler ile yolcu beraberi gelen telefonun kayda alma sürecindeki prosedür 2018-32 Seri Nolu bültende izah edilmişti.

Aynı bültende bu tutarın 01.01.2019 tarihinde diğer vergilerle birlikte yeniden değerleme oranında artırılarak (mevcut enflasyon verilerine göre) muhtemelen 600 TL gibi olacağı ifade edilmişti.

Nitekim Hazine ve Maliye Bakanlığı 30/11/2018 tarih ve 30611 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 503 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranını % % 23,73 (yirmiüç virgül yetmişüç) olarak tespit etmişti.

Böylece yurtdışından getirilen cihazların IMEI kayıt işlemleri sürecinde ilgili pasaport sahibinin adı ile bankaya yatırılan ve BTK tarafından IMEI Kayıt Harç Ücreti olarak alınan ücretler tutar, 01 Ocak 2019 tarihinden geçerli olmak üzere 500 TL’den 618.60 TL’ye yükseldi.

Bu şekilde IMEI kaydı yaptırmak isteyen kullanıcıların Türkiye’ye giriş yaptıktan sonraki 120 gün içerisinde kendi pasaportları ile IMEI kayıt işlemlerini tamamlamış olmaları gerekmekte olup buna ilişkin detaylar 2018-32 Seri Nolu bültenimizde yer almaktadır.

Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan ve 31 Aralık 2018 tarih ve 30642 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete yayımlanan 17 seri nolu Özel İletişim Vergisi Genel tebliği ile mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde alınan özel iletişim vergisi  tutarının da (2018 yılı için %23,73 olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılarak)  01 Ocak 2019 tarihinden itibaren 65,00 TL olarak uygulanmasına karar verilmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-46 Enflasyonla topyekün mücadeleye, ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla alınan kararlar kapsamında motosikletten alınan ÖTV 3 ay süreyle sıfırlandı

Bülten: 2018/46
31.12.2018

Enflasyonla topyekün mücadeleye, ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla alınan kararlar kapsamında motosikletten alınan ÖTV 3 ay süreyle sıfırlandı

2018 Yılının Şubat ayı içerisinde motor hacmi 250 cc’ye kadar olan motosikletler için ÖTV’nin yüzde 22’den yüzde 8’e indirilmesi yönünde karar alınmıştı.

Bu defa, 31 Aralık 2018 tarihli ve 30642 sayılı 4. Mükerrer Gazetede yayımlanan 540 sayılı karar ile;

– Motor silindir hacmi 250 cc’yi geçmeyen motorsikletler,

– Motor gücü 20 kw’ı geçmeyen elektrikli bisiklet/motorsiklet tarzı taşıtlar ile,

– Sürekli nominal gücü 250 watt’ı geçmeyen, yardımcı bir elektrik motoru olan, pedal yardımlı, iki, üç ve dört tekerli taşıtlar

için 01.01.2109- 31.03.2019 (bu tarih dahil) tarihleri arasında ÖTV oranının %0 olarak uygulanmasına, (bu malların satışından ÖTV alınmamasına) karar verilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-45 Enflasyonla topyekün mücadeleye, ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha devam edeceğine dair kararlar yürürlüğe girdi

Bülten: 2018/45
31.12.2018

Enflasyonla topyekün mücadeleye, ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha devam edeceğine dair kararlar yürürlüğe girdi

31 Ekim 2018 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Karar ile;

– Konut ve işyerlerine ilişkin tapu işlemlerinde uygulanan tapu harcı oranının toplamda yüzde 3 olarak uygulamasına yıl sonuna dek devam edilmesine,

– Konut teslimlerindeki KDV oranının %18’den % 8’e indirilmesi uygulamasına yıl sonuna kadar devam edilmesine,

– Mobilya sektöründe KDV oranının yıl sonuna yüzde % 18′ yerine % 8 olarak uygulanmasına,

– Ticari araçlarda KDV oranının yıl sonuna kadar %18′ yerine %1 olarak uygulanmasına,

– Binek otomobillerdeki ÖTV uygulamasında 15’er puana kadar indirim yapılmasına,

–  Beyaz eşya sektöründe ÖTV oranlarını yıl sonuna kadar sıfırlanmasına

karar verilmiş, konu başlıkları itibariyle uyguma detaylarına 2018-25 Seri Nolu Bültenimizde yer almıştı.

Bu defa yılın son gününde Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Bakan Albayrak’ın enflasyonla topyekün mücadeleye, ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha devam edeceği yönündeki beyanının basın ve sosyal medya yoluyla duyurulmasının ardından 31 Aralık 2018 tarihli 30642 sayılı 4. Mükerrer Gazetede yayımlanan Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile 31/10/2018 Tarihli ve 287 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararlar ile bu düzenlemeler hayata geçti. Böylece yukarıda konu başlıkları itibariyle yer alan ve detaylarına 2018-25 Seri Nolu Bültenimizde yer verdiğimiz indirimlerin uygulanma süresi 31 Aralık 2018 yerine 31 Mart 2019 olarak revize edilmiş oldu.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-44 Köprü geçiş cezaları affedildi

28 Aralık 2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe giren  (27/12/2018 tarih ve 7159  sayılı) Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda yer alan düzenlemelere araç sınıfları itibarıyla geçiş yasağına rağmen 15 Temmuz Şehitler ve FSM köprülerinden geçenlere kesilen idari para cezaları uygu­lanmayacak, ödeyenlere iade edilecek.

Buna göre, 7159 Sayılı Kanunun 5. Maddesi ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna eklenen geçici madde ile; 02/11/2016 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe (28.12.2018’e) kadar, araç sınıfları itibarıyla kullanılması yasak olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçilmesi nedeniyle idari para cezası verilmeyecek, verilmiş olan cezalar tebliğ edilmeyecek, tebliğ edilmiş cezaların tahsilatından vazgeçilecek, varsa yapılmış itirazlar veya açılmış davalar hakkında resen karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek, yargılama ve takip giderleri taraflar üzerinde bırakılarak ve vekâlet ücretine hükmedilmeyecek, ayrıca söz konusu cezalar kapsamında daha önce yapılan tahsilatlar 28/2/2019 tarihine kadar başvurulması hâlinde 29/3/2019 tarihine kadar red ve iade edilecektir.

Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan cezalar 2019’da artırılmayacak, mevcut cezalar aynı tutarda uygulanmaya devam edecek, bu tutarlara 2019 yılı için yeniden değerleme oranı uygulanmayacak.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2018-43 7143 Sayılı Kanunu ihlal edenlere yeni hak tanındı

Bülten: 2018/43
29.12.2018

28 Aralık 2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe giren  (27/12/2018 tarih ve 7159  sayılı) Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’a eklenen geçici 2’nci maddeyle, kamuoyunda vergi affı, matrah artırımı yahut yeniden yapılandırma kanunu olarak bilinen 7143 sayılı kanununa eklenen geçici madde ile, daha önce başvuruda bulunduğu halde taksitlerini zamanında ödemeyerek, kanunu ihlal edenlere yeni bir hak daha tanındı.

Bahsi geçen Geçici 2. Madde metnine, bu metnin sonunda yer verilmiş olup, bilindiği üzere 7143 sayılı yasa aynı zamanda vergi ile birlikte SGK borçlarının yapılandırılmasını da kapsadığı için doğal olarak bu geçici maddein birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları SGK borçlarının yapılandırılması ile ilgili işlemleri düzenlemektedir.

Ancak bu tür düzenlemelerde vergi her zaman daha çok dikkat çekmekte ön plana çıkmaktadır. Buna göre, daha önce 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde 7159 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.12.2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödemeyerek hakkını kaybedenler, ödemeleri gereken tutarları, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar, ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte, ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümlerinden yeniden yararlanabileceklerdir

Ancak bu kapsamda ödeme yapacaklar, 7143 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının; (a) bendi uyarınca, hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaması ve (b) bendi uyarınca, hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaması ve diğer indirim hükümleri düzenlemelerinden faydalanamayacaktır. (Bahsi geçen bent hükümleri varlık barışına ilişkin özel düzenlemeleri içermekte olup, buna ilişkin süreler özel düzenlemeye tabidir)

Benzer şekilde 7143 sayılı Kanun’un varlık barışına ilişkin hükümleri hariç olmak üzere, 7143 sayılı Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.

27/12/2018 tarih ve 7159  sayılı Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11. Maddesinde yer alan bahis konusu Geçici 2. Maddesinin tam metni aşağıdaki gibidir.

MADDE 11 – 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar, ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için bu Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte, ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır. Ancak bu fıkra kapsamında yapılacak ödemeler için bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.

(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.     

(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.

(5) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde 5 inci madde hükümlerinden yararlandırılır. Bu takdirde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;

  1. a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,
  2. b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;

1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,

2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

  1. c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,

bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur. Bu Kanun hükümlerine uygun ödeme yapılmadığı takdirde duran süreler ve işlemler, ihlale neden olan taksitin ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren devam eder. Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; bu fıkrada belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilir, davalar sonlandırılır, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmez, yargılama giderleri taraflarca talep edilmez, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilir.

(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.

(7) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması hâlinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İmar barışına istinaden ödenen kayıt bedelinin ne şekilde giderleştirileceği netlik kazandı

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından herhangi bir konuda şahsa/mükellefe özel verilen yazılı görüşün (özelgenin), başta Vergi İnceleme Elemanları olmak üzere Mali İdare çalışanları ve diğer mükellefler açısından da bağlayıcı olduğu hususunda hemfikiriz.

O yüzden özgün ve özellikli konularda verilen özelgeler, aynı konuda kanun tebliğ vb daha üst parantelde bir düzenleme yapılmadığı sürece bir nevi yasal düzenleme vazifesi görmektedir.

Bilindiği üzere 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanuna eklenen Geçici 16. Madde ile ruhsatsız yahut ruhsata aykırı şekilde yapıların kayıt altına alınması amacıyla kamuoyunda İmar Barışı olarak bilinen yasal düzenleme yapılmıştı.

Bu düzenlemeden faydalanma süresinin son günü 31.10.2018 iken gelen yoğun talep sonrası bu süre Cumhurbaşkanı Kararıyla yıl sonuna kadar uzatılmıştı.

Düzenlemeden faydalanmak için ise başvuru yapıldıktan ve onaylandıktan sonra yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri ile üzerindeki yapının yaklaşık maliyet bedeli toplamı üzerinden yapının kullanım amacına göre (konut yahut ticari olup olmamasına göre) %3 veya %5 oranında kayıt bedeli ödenmesi gerekmekteydi.

Ancak ödenen bu tutarın ödemeyi yapan vergi mükellefleri tarafından ne şekilde giderleştirileceği hususunda mevcut mevzuatta boşluk olması sebebiyle değişik görüşler ve yorumlar ortaya çıktı ve bu konuda tartışmalar görüş ve ayrılıkları yaşandı.

Öyle olunca da imdada özelge yetişti. Gelir İdaresi Başkanlığı, konu ile ilgili kararında; Şirket adına kayıtlı taşınmaz için 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca imar barışına istinaden ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerektiği, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.

Bahis konusu özelge metni aşağıdaki gibidir.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

……..Vergi Dairesi Başkanlığı

(Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü)

.… 2018

Sayı:

Konu : 7143 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi kapsamında yapılan imar barışına istinaden ödenen kayıt bedelinin, taşınmazın maliyetine eklenip eklenemeyeceği ya da gider yazılıp yazılmayacağı hk.

……………. ……… ŞİRKETİ

…………………….

İlgi : ………….. tarihli ve ……………. sayılı özelge talep formu.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …… Vergi Dairesi Müdürlüğünün …………… vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, Şirketinize ait Kayseri’de bulunan taşınmaz için imar barışından yararlanılacağı, imar barışı kapsamında yapılacak %5 ödemenin gider yazılıp yazılmayacağı ya da taşınmazın maliyetine eklenip eklenmeyeceği hususlarında bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde sayılan giderlerin indirilebilmesi mümkündür.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının; (6) numaralı bendinde işletme ile ilgili olmak şartıyla, bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar, (7) numaralı bendinde ise Vergi Usul Kanununa göre hesaplanan amortismanlar, ticari kazancın safi tutarının tespitinde indirilebilecek giderler arasında sayılmıştır.

Buna göre, şirketiniz aktifine kayıtlı taşınmaz için, 7143 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine göre yararlanacağınız imar barışına istinaden ödenecek “Kayıt Bedeli” Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamına girmediğinden dolayı söz konusu ödemenin kurum kazancının tespitinde doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.”,

– 269 uncu maddesinde, “İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.

Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:

1.Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;

  1. Tesisat ve makinalar;
  2. Gemiler ve diğer taşıtlar;
  3. Gayrimaddi haklar.”,

– 270 inci maddesinde, “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

  1. Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;
  2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”,

– 272 nci maddesinde, “Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.…”

hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri çerçevesinde; şirketiniz adına kayıtlı taşınmaz için 7143 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca yararlanacağınız imar barışına istinaden ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerekmektedir.

Ayrıca, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi; taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise, maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi icap etmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İşletmenin ortaklarından aldığı borçlar için oluşan kur farkları gider yazılamaz!

Ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket ile ortaklar yahut ilişkili kişiler arasında karşılıksız nakit hareketlerinin, avans yahut cari hesap bakiyelerinin olması kaçınılmazdır. Bu ilişki tek yönlü olabileceği gibi çift yönlü de olabilmektedir. Örneğin işletme ortağına borç verebileceği yahut ortak işletmeden nakit çekebileceği gibi işletme ortağından borç alabilir ya da ortağı işletmeye sermaye haricinde likit ihtiyacı yahut finansman sıkıntısı sebebiyle işletmeye nakit koyabilir, borç verebilir.

Normal şartlarda finans sıkıntısı çeken yahut likit ihtiyacı doğan işletme, bankalardan temin ettiği finansman hizmeti karşılığında ödediği faiz vb giderleri kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alabilir. Ancak bunun yerine ortaklardan nakit alması yahut kredi temin etmesi de mümkün olabilmektedir. Böyle durumlarda da vergi güvenlik müesseseleri devreye girmekte ve kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşması durumunda bu durum örtülü sermaye olarak kabul edilmekte ve aşan kısmı için ödenen ve hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmemektedir.

Buna ilaveten öz sermayesi yeterli olduğu halde, nakit ihtiyacı yahut finansman sıkıntısı olmadığı halde işletmenin ortaklarından aldığı borçlar için oluşan kur farkları da gider yazılamayacaktır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu konu hakkında verdiği 08.10.2018 tarih ve 16700543-125[17-515-80]-57752 sayılı özelge aşağıdaki gibidir;

“………………..

Buna göre,

– Şirketiniz tarafından ortağınızdan alınmış borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi halinde bu borçlarla ilgili olarak örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin, Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre gider olarak yazılması mümkün bulunmamakla birlikte, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda oluşacak kur farkı gelirlerinin de söz konusu borcun örtülü sermaye olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak, vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.

– Şirketinize kullandırılan borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi durumunda örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kar payı olarak değerlendirilecektir.

– Şirketinizin gerçek kişi ortağından borçlandığı paralarla ilgili olarak herhangi bir faiz ödemesi durumunda, gerçek kişi ortağa ödenecek faiz bedelinin emsallere uygun olması gerekmektedir. Emsallere uygun faiz bedelinin tespitinde Kanunun 13’üncü madde hükmü ve 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğinde açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanının kullanılacağı tabiidir.

Öte yandan, Şirketinizin nakit ihtiyacı olmadığı halde gerçek kişi ortağınızdan alınan paralara ilişkin ortaya çıkan kur farklarının, ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgisi olmadığından, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.”


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”