Bülten: 2019-81 İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Şartlardan Olan 3 Yıllık Ortalama İhracat Tutarı 500 Bin ABD Dolarına Düşürüldü

Hatırlanacağı üzere, 23.03.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2017/9962 No.lu Karar ile son üç takvim yılı itibariyle, yıllık ortalama ihracatı;

 

– 1 milyon ABD doları (1 milyon dahil) ile 10 milyon ABD doları arasında olan firmaların 1 (bir) yetkilisine,

– 10 milyon ABD doları (10 milyon dahil) ile 25 milyon ABD doları arasında olan firmaların 2 (iki) yetkilisine,

– 25 milyon ABD doları (25 milyon dahil) ile 50 milyon ABD doları arasında olan firmaların 3 (üç) yetkilisine,

– 50 milyon ABD doları (50 milyon dahil) ile 100 milyon ABD doları arasında olan firmaların 4 (dört) yetkilisine,

– 100 milyon ABD doları (100 milyon dahil) üzerinde olan firmaların 5 (beş) yetkilisine,

hususi damgalı pasaport verilebilme imkanı getirilmişti.

Bu defa 11 Kasım 2019 tarih ve 30945 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 1770)” ile daha önceki Kararda yer alan “1 milyon ABD Doları” ibaresi “500 bin ABD Doları” olarak değiştirilmiştir. Böylece, ihracatçılara verilecek hususi damgalı pasaport için aranan asgari yıllık ortalama ihracat tutarı 1 milyon ABD dolarından 500 bin ABD dolarına düşürülmüştür.

Diğer taraftan son üç yılın herhangi birinde ihracat yapılmamış olunsa bile son üç yılın ihracat ortalamasının yukarıda yer alan haddi yakalaması halinde de bu imkandan faydalanılmaktadır.

Buna ilaveten, bu şekilde son üç takvim yılı itibarıyla belirtilen tutarda yıllık ortalama ihracat yapan firmaların yetkililerinden kendilerine hususi damgalı pasaport yerilecek kişilerin;

– 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılmamış olmaları,

– ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamaları,

gerekmektedir.

Bu kişilerin, ayrıca devletin güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya topluluklara üyelik, mensubiyet, iltisak ya da bunlarla irtibatlarının bulunmaması kaydıyla, iki yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilmektedir.

Bu Karar uyarınca hususi damgalı pasaport alabilecek durumda bulunanların eş ve çocuklarına hususi damgalı pasaport verilememektedir.

Belirtilen tutarda mal ihracatı yapan firmalar, resmi dış ticaret istatistikleri esas alınarak Ekonomi Bakanlığınca belirlenmekte olup her yılın 15 Şubat tarihine kadar bölge müdürlükleri ile ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerine bildirilmektedir.

Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yurt dışına satışları 500 bin dolarlık ihracat tutarının hesaplanmasında dikkate alınmakta olup yurt içinden serbest bölgeye getirilerek üretim veya işleme faaliyetine tabi tutulmadan yurt dışına yapılan satışlar ise bu hesaplamada dikkate alınmamaktadır.

İhracat yapan firmaların sahipleri, ortakları veya çalışanlarına hususi damgalı pasaport verilebilmekle birlikte, firmanın sahip veya ortaklarının bir tüzel kişi olması halinde ise bu tüzel kişiliğin sahipleri, ortakları veya çalışanlarına da hususi damgalı pasaport verilebilmektedir.

Hususi damgalı pasaport müracaatı, İçişleri Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığınca müştereken belirlenen talep formu aracılığıyla yapılmakta olup, müracaat sahibi tarafından eksiksiz olarak doldurulan ve imzalanan talep formu, firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişiler tarafından da imzalanarak, firmanın üyesi olduğu ihracatçı birliğine sunulmakta, müracaat sahibinin firma yetkilisi olduğunu ve talep formunu imzalayan firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin anılan yetkiyi haiz olduklarını tevsik etmeye yönelik belgeler müracaat sahibi tarafından talep formuna eklenmektedir.

İhracatçı birliği, müracaat sahibinin firma yetkilisi olduğuna ve talep formunu imzalayan firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin anılan yetkiyi haiz olduklarına dair ibraz edilen belgeleri incelemekte, talep formundaki tüm bilgilerin tam ve doğru olarak doldurulduğuna ilişkin kontroller yapıldıktan sonra form, firmanın üyesi olduğu ihracatçı birliği yönetim kurulu başkanı veya yetkilendireceği başkan yardımcısı tarafından imzalanmaktadır.

Eksiksiz olarak doldurularak imzalanan talep formu, onaylanmak üzere bölge müdürlüğüne sunulmakta, talep formundaki tüm bilgiler tam ve eksiksiz olarak doldurtularak firmada pasaport alabilecek yetkili kişi sayısı açısından da gerekli kontroller yapıldıktan sonra form, bölge müdürü veya yetkilendireceği bölge müdür yardımcısı tarafından onaylanmaktadır.

Sonrasında müracaat, bölge müdürlüklerince onaylanan talep formu ve gerekli diğer belgelerle birlikte şahsen yapılmaktadır.

Hususi damgalı pasaport alan firma yetkilileri, hususi damgalı pasaport alabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşıldığı veya pasaportun geçerlilik süresi içerisinde bu şartlardan herhangi birini kaybettiği tarihi izleyen 15 gün içerisinde hususi damgalı pasaportlarını iade etmekle yükümlü olup bu durum, firma tarafından derhal formu onaylayan bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünce derhal pasaportu veren il emniyet müdürlüğüne bildirilir ve pasaport emniyet müdürlüğünce iptal edilir.

İade yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen firma yetkililerine ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen firmanın diğer yetkililerine on yıl müddetle hususi damgalı pasaport verilmez.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-80 Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura Kapsamında Yapılan Satışlara İlişkin, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapıldı

Bilindiği üzere Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlar, 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında KDV’den istisnadır.

Bu hükme ilişkin olarak, 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-1.2.2.) bölümünde gümrük beyannameli mal ihracatı kapsamında, Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar (Bavul Ticareti) başlığı altında bu istisnadan faydalanabilme şartları parağraflar halinde sıralanmış, özel fatura düzenleme yetkisine sahip mükelleflerin bu şartların mevcudiyeti halinde KDV hesaplamadan işlem yapabilecekleri belirtilmiştir.

Bu defa 08.11.2019 tarihli ve 30942 sayılı Resmi Gazete’de 28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-1.2.2.) bölümünün beşinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiş olup;

“Özel fatura onaylamaya yetkili gümrük müdürlüklerine bağlı geçici depolama yerlerine konulan ve gümrük mevzuatı çerçevesinde tescil işlemleri yapılan özel fatura kapsamı malların transit rejimi altında taşınarak başka bir sınır gümrük kapısından fiilen yurt dışına çıkarılması ile birlikte özel fatura onaylanmış sayılır.”

Yapılan bu değişiklikle, istisnadan faydalanma şartları genişletilerek, uygulamada mükelleflerin işlemleri kolaylaştırılmıştır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-79 Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Turizm Payı Beyannamesi

15 Temmuz 2019 tarih ve 30832 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7183 Sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulmuş olup, Ajansın kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesi ve faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere, Kanun kapsama giren işletmelerden yahut işletmeci olan gerçek veya tüzel kişilerden turizm payı alınmasına yönelik yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Kanunun amacı, Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılmasına, turizm yatırımlarının, turizmin ülke ekonomisindeki payının ve turizm sektörünün hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak, destek ve kaynak sağlamak amacıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kurulması, yönetimi, denetimi, gelirleri ve faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak tanımlanmıştır.

Kanun ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kuruluşu, yönetimi, denetimi, faaliyet konuları ve gelirlerine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, Ajansın faaliyet alanları aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

Bakanlıkça belirlenen turizm strateji ve politikaları doğrultusunda;

– Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasına ve turizm olanaklarının dünyada tanıtılmasına ve pazarlanmasına ilişkin strateji geliştirir ve tanıtım faaliyetlerini yürütmek,

– Turizm sektörü ve pazarının ihtiyaçlarını ve eğilimlerini belirleyerek ilgililere tavsiyelerde bulunmak,

– Turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılmasına, turizm yatırımlarının ve turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılmasına yönelik çalışmaları yapmak,

– Turizm sektörünün hizmet kalitesinin ve niteliğinin artırılması amacıyla gerekli tüm çalışmaları yürütmek,

– Turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapmak, destek ve kaynak sağlamak.

Ajansın gelirleri;

– Genel bütçeden aktarılan tutarlardan,

– Kanun’un 6’ncı maddesine göre alınacak turizm paylarından,

– Her türlü bağış ve yardımlardan, faaliyetler ile ilgili olarak yurt içi ve yurt dışından hibelerden,

– Ajansın faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden, diğer gelirlerden,

oluşmaktadır.

Kanun’a göre, Ajansın gelirlerinin en az yüzde seksen beşi, Ülke turizminin tanıtılmasına yönelik faaliyetlerin, kalan kısmı ise diğer faaliyetlerin finansmanında kullanılacak olup Ajans bütçesinin hazırlanması, uygulanması, harcamaların yapılması ve muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili kurumların görüşü çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir.

7183 Kanunun 6’ncı maddesi uyarınca,

– Bileşik tesisler ile konaklama tesislerinden binde yedi buçuk,

– Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinden binde yedi buçuk,

– Deniz turizmi tesisleri ile Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçlarından binde yedi buçuk,

– Seyahat acentalarından (münferit uçak bileti satışları hariç) on binde yedi buçuk,

– Havayolu işletmelerinden (ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden) on binde yedi buçuk,

– Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı ve terminal işletmelerinden binde iki,

oranında olmak üzere bu işletmelerin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişilerin bu faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış ve kira gelirlerinin toplamı üzerinden Turizm Payı alınması öngörülmüştür.

Diğer taraftan kış, termal, sağlık, kırsal ve nitelikli spor turizmi gibi Bakanlık tarafından teşvik edilmesi uygun görülen alanlarda faaliyet gösteren tesisler için ise bu oranların yüzde elli indirimli olarak uygulanması öngörülmüştür.

Kanun’un Turizm payına ilişkin 6’ncı maddesi 01/10/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, buna ilişkin ilk beyan ve ödeme tarihinin de bu tarihi takip eden 2019/Kasım ayının son günü olması nedeniyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan 1 Nolu Turizm Payı Beyannamesi Genel Tebliği 2 Kasım 2019 tarih ve 30936 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğde;

Turizm Payı Beyannamesinin Verilmesine İlişkin İşlemler başlığı altında kimlerin turizm payı mükellefi oldukları ve hangi oranda pay ödeyecekleri, turizm payı beyannamesinin ne şekilde verileceği, beyannamenin hangi mükellefler için (aylık/üçer aylık olmak üzere) hangi dönemleri kapsar şekilde verileceği, beyannamenin verilme zamanı ve ödeme süresinin ne olduğu hususları açıklığa kavuşturulmuş, alternatif mükellefiyet türleri ve faaliyet kollarına göre kurgulanmış güncel örneklerle konu açıklığa kavuşturulmuştur.

Turizm Payı Beyannamesinin verileceği vergi dairesi başlığı altında ise, Turizm Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesinin hangisi olduğu açıklığa kavuşturularak yine konu güncel örneklerle desteklenmiştir.

Turizm Payı Beyannamelerinin elektronik ortamda bizzat mükelleflerce gönderilmesi başlığı altında ise beyannamelerini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşıyan mükelleflerin, Turizm Payı Beyannamelerini elektronik ortamda kendilerinin gönderebilecekleri belirtilerek buna ilişki iş ve işlemler açıklanmıştır.

Buna ilaveten Turizm Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler başlıklı bölümde ise Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 340’ta yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi bulunan meslek mensuplarının müşterilerine ait Turizm Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermelerine ilişkin esaslara yer verilmiştir.

Tebliğin müteakip bölümlerinde turizm payı beyannamesinin onaylanması ve tahakkuk fişinin düzenlenmesi, süresinde beyan edilip ödenmeyen turizm payının takip ve tahsili, turizm payı beyannamesine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesine hususlarına açıklık getirilmiştir.

En önemlisi; Turizm payı mükellefiyetinin bildirimi başlıklı Geçici 1. Maddeye göre ise; Bu Tebliğin yürürlük tarihi itibarıyla Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olanların turizm payı mükellefiyetinin tesis işlemlerinin yapılması için bu Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde Başkanlığın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Turizm Payı Beyannamesinin ilk beyan dönemi başlıklı Geçici 1. Maddeye göre ise Turizm Payı Beyannamesini aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükelleflerinin Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini beyan dönemini takip eden ayın son günü olan 30/11/2019 tarihinin resmi tatil gününe denk gelmesi nedeniyle 2/12/2019 günü (resmi tatili takip eden ilk işgünü) saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri gerekmektedir.

Turizm Payı Beyannamesini üçer aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen mükelleflerin Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini 31/01/2020 günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri gerekmektedir.

Tekraren ve ilaveten Tebliğde öne çıkan hususlar aşağıdaki gibidir;

– Bileşik tesisler ile konaklama tesisleri, Turizm Bakanlığından belgeli yeme-içme ve eğlence tesisleri, deniz turizmi tesisleri ile Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları, (münferit uçak bileti satışları hariç) seyahat acentaları, havayolu işletmeleri Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı ve terminal işletmelerinin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişiler elektronik ortamda Turizm Payı Beyannamelerini vermekle yükümlüdürler.

– Beyannameler Kurumlar vergisi mükellefleri için aylık olarak, diğerleri için (Ocaktan başlamak üzere) üçer aylık dört dönem halinde verilecektir.

– Beyannamenin beyan dönemini takip eden ayın son günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi ve beyan edilen turizm payının aynı süre içerisinde ödenmesi gerekmektedir.

– Beyan dönemi içerisinde net satış ve kira geliri bulunmasa dahi, Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, “Beyan edilecek turizm payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretleyerek boş beyanname göndermek zorundadırlar.

– Beyannameler; Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu yer vergi dairesine verilecektir.

– Beyannamelerini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşıyan mükellefler, beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderebileceklerdir. Bu şartları taşımayan mükelleflerin (adi ortaklıklar dâhil) ise beyannamelerini elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişilerle sözleşme düzenlemek suretiyle onlar aracılığıyla elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir.

– Daha önce elektronik ortamda beyanname göndermek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifre alan mükellefler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanabileceklerdir.

– Süresi içinde veya süresinden sonra verilen beyannamenin hatalı ve/veya eksik olduğu hallerde, süresinde veya süresi geçtikten sonra bu hata ve/veya eksiklikleri düzeltici mahiyette elektronik ortamda yeni bir beyanname verilmesi mümkündür.

– Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olanların ilk beyanname gönderilmeden önce turizm payı mükellefiyetinin tesis işlemlerinin yapılması için Başkanlığın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesi https://ebeyanname.gib.gov.tr/internet adresinden görüntülenebilecektir.

– Ödenen turizm payı, kurumlar vergisi ve gelir vergisi mükellefleri tarafından matraha esas kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

– Otelin içinden müşterileri için doğrudan ulaşım imkânı sunan fiziki bağlantısı bulunmayan ve otel dışına hizmet veren banka, ATM, kuaför, kuyumcu, lokanta gibi ticari üniteler için turizm payı hesaplanmayacaktır.

– Turizm payının hesabında satıştan iade edilen tutar, iade edildiği dönem hasılat payından düşülecektir.

– Seyahat acentalarından münferit uçak bileti satışları Turizm Payı beyanına dahil edilmeyecektir.

– 02.11.2019 tarihine kadar Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olan mükelleflerin  turizm payı mükellefiyet tesisi işlemleri için Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda başvuru yapmaları ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri veya dilekçelerini kayıtlı posta (Taahhütlü, Acele Posta Servisi (APS) vb.) ile göndermeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesini aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükelleflerinin Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini beyan dönemini takip eden ayın son günü olan 30/11/2019 tarihinin resmi tatil gününe denk gelmesi nedeniyle 02/12/2019 günü (resmi tatili takip eden ilk işgünü) saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri ve aynı süre içerisinde ödemeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesini üç aylık dönemler hâlinde beyan etme zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükellefleri dışındaki diğer mükelleflerin, Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini 31/01/2020 günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda beyan etmeleri ve aynı süre içerisinde ödemeleri gerekmektedir.

– Turizm Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi; Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu, gelir veya kurumlar vergisinden mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu yer vergi dairesidir.

– Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, beyan dönemi içerisinde net satışı ve kira geliri bulunmasa dahi Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler. Bu durumda beyannamenin, “Beyan edilecek turizm payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek gönderilmesi gerekmektedir.

Tebliğ metni ektedir.

Bülten 2019-79 Eki Turizm Payı Tebliği


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Özeti

Meclis Plan Bütçe Komisyonunda Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun teklifi görüşülmektedir. Ancak gerek Komisyonda gerekse Meclis Genel Kurulunda değişiklik yapılması muhtemel olduğundan teklifle ilgili ön bilgilendirme amaçlı özetler aşağıdadır. Dijital hizmetlere % 7,5 vergi getiriliyor.

  • Konaklama vergisi getiriliyor, 31.12.2020’ye kadar %1 sonrasında %2 vergi oranı öngörülmüştür.
  • Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamındaki 500.000 TL üzerindeki gelirleri istisnadan yararlanamıyor.
  • Personele günlük 10 TL’ye kadar taşıma ücreti gelir vergisinden istisna tutuluyor, ama bunu toplu taşıma kartı şeklinde vermek gerekiyor.
  • Spor hakemleri ücretleri istisna idi kaldırılıyor, artık hakemler de vergi ödeyecek.
  • Binek otomobil kiralarının aylık 5.500 TL’nin üzeri gider yazılamayacak.
  • Binek oto alımlarında kdv+ötv toplamı 115.000 TL’nin üzerindeki rakam gider yazılamayacak.
  • Binek oto giderlerinin sadece % 70’i gider yazılabilecek.
  • Binek otoların ilk satın alımında 135.000 TL, ikinci el alımlarda 250.000 TL’ye kadar maliyete atılan tutar üzerinden amortisman ayrılabilecek, fazlası üzerinden amortisman ayrılamayacak.
  • Birden fazla işverenden ücret alanlardan, toplam 500.000 TL’yi geçenler beyanname verecek.
  • Dava kaybedenlerin ödediği avukatlık ücretlerinden tevkifat yapılacak, avukatlık ücreti karşı tarafın müvekkiline ödenirse tevkifatı müvekkil yapacak.
  • Mevcut durumda kazancın 80.000 TL’nin fazlası % 35 gelir vergisine tabi iken, kanun teklifinde 98.000-500.000 e kadar % 35, 500.000 TL’yi geçen gelirler üzerinden % 40 gelir vergisi alınması öngörülmüş. Böylece yüksek gelir grubundaki gelir vergisi mükelleflerine % 5 oranında ek vergi yükü getiriliyor.
  • En üst ligdeki sporculara yapılan ödemelerden % 15 vergi kesintisi yapılıyordu ve bu gelirden başka vergi alınmıyordu. Artık bu sporculara ödeme yapan spor kulüpleri % 20 kesinti yapacak, ayrıca futbolcular gelirleri 500.000 TL’yi aşarsa beyanname vererek % 40’a varan oranda gelir vergisi ödeyecek, kendisinden tevkif edilen vergi ise mahsup edilebilecek.
  • Davadan vazgeçme durumunda vergi ve cezalarda indirim öngörülüyor.
  • Sahte fatura düzenleyenlerin mükellefiyet kaydı belli şartların varlığı halinde siliniyor.
  • İzaha davet sınırı 100.000 TL’ye çıkarılıyor, şimdiki 50.000 TL idi.
  • Uzlaşılan vergilerde 1 ay içinde ödeme halinde cezanın dörtte üçü ödenecek.
  • Değerli konut vergisi getiriliyor. Tapu ve kadastro genel müdürlüğü kendisinin seçeceği konutlar için değerleme raporu ile tespit ettirecek. Değeri 5 milyon TL ve üzerindeki konutlar için ilgililerine tebliğ yapılacak, 15 gün içinde değere itiraz edilmezse kesinleşecek ve izleyen yıldan başlayarak Şubat ve Ağustos aylarında değişen oranlarda vergi ödenecek. 5m-7,5m arasında binde 3, 7,5m-10m arasında binde 6, 10milyonu aşanlarda ise vergi oranı binde 10 olacak.

 

Hüseyin DEMİR

Yeminli Mali Müşavir

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-78 Tecil Faizi Oranı 25/10/2019 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Yıllık %19’a Düşürülmüştür

Geçtiğimiz günlerde 1592 Karar ile 01/07/2019 tarihinden bu yana aylık %2,5 olarak uygulanmakta olan gecikme zammı (ve aynı zamanda gecikme faizi ve pişmanlık zammı) oranı, 02/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere aylık %2’ye indirilmiş akabinde Tahsilat Genel Tebliği’nde yapılan değişiklikle de 11/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere, reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı ise yıllık %17,25 ; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı da yıllık %18,25 olarak yeniden belirlenmişti.

 

Bu defa 25/10/2019 tarih ve 30929 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)” ile tecil faizi oranı yıllık %22 olarak uygulanmaktayken 25/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere %19’a düşürülmüştür.

 

Dönemler itibariyle aylık tecil faizi oranları tablodaki gibidir.

 

Dönem Oran (Yıllık %) Yasal Düzenleme
04.03.2005 – 27.04.2006 30 434 seri no.lu Tahsilât Genel Tebliği
28.04.2006 – 20.11.2009 24 438 seri no.lu Tahsilât Genel Tebliği
21.11.2009 – 20.10.2010 19 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 1
21.10.2010 – 05.09.2018 12 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 2
06.09.2018 – 25.10.2019 22 Tahsilât Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 3
25.10.2019 – 19 Tahsilat Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 4

 

Tebliğ metni aşağıdaki gibidir.

 

25 Ekim 2019 CUMA Resmî Gazete Sayı : 30929
TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ

(SERİ: C SIRA NO: 4)

Tecil Faizi

MADDE 1 – 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlenmiştir.

Bundan böyle, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

Bu Tebliğin yayımı tarihinden önceki müracaatlara dayanılarak tecil edilecek olan amme alacaklarına, müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanması gerekmektedir.

Aynı şekilde, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit tutarlarına, bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranlarda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %19 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.

Tecil faizi, Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğinde yer alan esaslar doğrultusunda hesaplanacaktır.

Yürürlük

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-77 Elektronik Belge Uygulamalarına İlişkin 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3) Yayımlandı

19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) ve Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3)  ile, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e- Defter uygulamarında önemli düzenlemeler ve değişiklikler yapılmış olup Tebliğ metinleri ekteki gibidir.

Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Tebliğ ile;

– E-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu bulunan mükelleflerin aynı zamanda e-Defter uygulamasına da geçmek zorunda olduğuna ve bu mükelleflerimizin mücbir sebepler haricinde faturalarını ve defterlerini kağıt ortam yerine elektronik ortamda düzenleyip, muhafaza ve ibraz edeceklerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

– Bağımsız denetime tabi olan ticaret şirketlerinin e-Defter tutma zorunluluğu kapsamına alınmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.

– Elektronik defterlerin kapanış tasdiki yerine geçen aylık berat dosyası oluşturma ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-Defter uygulamasına izleyen 3 ay içinde yükleme işleminin, üç aylık geçici vergi dönemleri bazında (bu döneme ait aylar için) ve geçici vergi beyannamelerinin verileceği ayın sonuna kadar gerçekleştirilebilmesine imkan tanıyan düzenleme yapılmıştır.

– Elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliğe ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-76 Elektronik Tebliğat Sisteminin Kapsamı Genişletildi, Bağlı Vergi Dairesi Müdürlükleri (Mal Müdürlükleri) de 1 Ocak 2020 Tarihi İtibarıyle Elektronik Tebligat Sistemine Geçti

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunla eklenen 107/A maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Kanunun 148’inci maddesinde; Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır.

Kanunun 149’uncu maddesinde ise Maliye Bakanlığının kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzel kişilere vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermek mecburiyeti getirmeye, mükerrer 257/4’üncü maddesinde de Kanunun 149’uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bahsi geçen Kanun hükümlerinin Bakanlığa verdiği yetkiye istinaden Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evraka ilişkin tebligatın elektronik ortamda yapılmasının sağlanması ile ilgili olarak 27 Ağustos 2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazete’de 456 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmış ve bu Tebliğ ile, vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 107/A maddesi hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esaslar açıklanmıştır.

Böylece; Kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanların (kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) 01.01.2016 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaları zorunlu hale getirilmiştir.

Bu defa 19/10/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra Nolu Tebliğ ile,  Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirleyen 456 sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde bir kısım değişiklikler yapılmıştır.

Tebliğin ilgili bölümünün önceki hali ile değiştirildikten sonraki güncel haline karşılaştırmalı şekilde aşağıda tablo halinde yer verilmiştir.

Yapılan bu değişiklik sonrası öne çıkan hususlar ise aşağıda özetlenmiş;

“İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr, https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamlar” olarak tanımlanmıştır.

– Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilecek olup; bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyecektir.

– Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Vergi Usul Kanunu’nun 93’üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.

– Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

– Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.

 

Önceki Hali Sonraki Hali
511 Sayılı Tebliğin 1’inci Maddesi ile 27/8/2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 456)’nin; “2. Amaç ve Kapsam” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Tebliğin amacı; vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir. Tebliğin amacı, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre muhataplarına tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir
511 Sayılı Tebliğin 2’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (i) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
f) İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından beyanname gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, borcu yoktur yazısı alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve https://intvd.gib.gov.tr adresinden ulaşılan elektronik ortamı, “f) İnternet Vergi Dairesi:  Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr,  https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamları,”
i) Vergi dairesi: Muhataplara 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilecek evrakı düzenleyen daireyi,

ifade eder.

YÜRÜRLÜKTEN KALKTI
511 Sayılı Tebliğin 3’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “6.Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi”  başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “vergi dairesi” ibaresi “tebligatı yapan birim” olarak değiştirilmiş, aynı bölüme aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi

213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak, elektronik imza ile imzalanacak ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilecektir.

6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi

213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak, elektronik imza ile imzalanacak ve tebliğatı yapan birim adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilecektir.

EN SONA EKLENEN PARAĞRAF Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilir. Bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez.
511 Sayılı Tebliğin 4’üncü Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış” başlıklı bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

 

7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış

Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.

Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır.

 

7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış

Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.

Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır.

Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.

511 Sayılı Tebliğin 5’inci Maddesi ile 456 Nolu Tebliğin; “10. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün ikinci paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve aynı bölüme aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
10. Diğer Hususlar

Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebilir.

Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri) elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları devam etmekte olduğundan, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin mükellefleri Tebliğ kapsamında bulunmamaktadır.

Elektronik Tebligat uygulamasına, 01.01.2016 tarihi itibariyle başlanılacaktır.

Ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 01.10.2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilir.

 

(EKLENEN PARAĞRAF)

 

 

 

(EKLENEN PARAĞRAF)

 

10. Diğer Hususlar

Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebilir.

 

(YÜRÜRLÜKTEN KALKAN PARAĞRAF)

 

 

Elektronik Tebligat uygulamasına, 01.01.2016 tarihi itibariyle başlanılacaktır.

Ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 01.10.2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilir.

 

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019-75 Mükelleflerin İş Yeri Değişikliği Ve Nakil İşlemlerine İlişkin Vergi Dairesi Uygulamalarında Değişiklikler Yapıldı

19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 510) ile 28/6/1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nin “B-İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ” başlıklı bölümü değiştirilmiş olup, Tebliğin ilgili bölümünün önceki hali ile değiştirildikten sonraki güncel haline karşılaştırmalı şekilde aşağıda tablo halinde yer verilmiştir.

Yapılan bu değişiklik sonrası öne çıkan hususlar ise aşağıda özetlenmiş;

–  Bundan böyle adres değişikliğine ilişkin bildirim sadece yeni vergi dairesine verilecektir. Daha önceden olduğu gibi eski vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır.

– Mükellefin yeni işyerince yeni vergi dairesince yapılacak yoklama sonucunda mükellefin beyan ettiği yeni adresinde faaliyete başladığının tespitini müteakip,  yeni vergi dairesinde nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesindeki mükellefiyet kaydı yine nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin ettirilecektir.

– Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde de kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığının İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda, yahut yeni vergi dairesine dilekçe ile  başvuru yapabilecekler.

– Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacak.

– Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecek.

– İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 10/04/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacak.

 

Önceki Hali Sonraki Hali
B – İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ

 

Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 Sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.

 

Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.

 

Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

 

İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.

 

Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim; eski vergi dairelerine verilebileceği gibi yeni vergi dairelerine de verilmesi mümkün olacaktır.

 

Adres değişikliğine ilişkin bildirimin eski vergi dairesine verilmesi halinde; mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni işyerinde kullanmaya devam edebilmesi için kullanılmayan belgeler nev’i ve sayı itibariyle tespit edilerek bir tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalanacaktır. Adres değişikliğini içeren dilekçe ile belgelere ilişkin düzenlenecek tutanağın bir örneği mükellefin işyerini naklettiği yeni vergi dairesine bir yazı ile faks aracılığıyla gönderilecektir.

 

Yazıyı alan yeni vergi dairesince, yoklama işlemleri yapılarak yoklama sonucu eski vergi dairesine bildirilecektir.

 

Yeni vergi dairesince yapılacak yoklama sonucuna göre, eski vergi dairesince mükellefiyetin nakil nedeniyle terk işlemi tamamlanacaktır.

 

Terk işleminin yapıldığının yeni vergi dairesine bildirilmesi üzerine, yeni vergi dairesi mükellefiyet tesis işlemini tamamlayacaktır.

 

Adres değişikliğine ilişkin bildirimin yeni vergi dairesine verilmesi halinde; yeni vergi dairesince onaylı nüfus cüzdanı örneği istenecek ve yoklama işlemi yaptırılacaktır. Durum, mükellefiyet kaydının bulunduğu eski vergi dairesine faks aracılığıyla bildirilerek, mükellefin vergilendirmeye yönelik bilgileri istenecektir.

 

Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için, eski vergi dairesinden gelen bilgilere göre, bu belgeler nev’i ve sayı itibariyle tespit edilecek ve bu tespit bir tutanakla düzenlenerek vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalanacaktır.

 

Tutanak ve bildirimin birer örneği eski vergi dairesine gönderilerek sicil yönünden terk işleminin yapılması sağlanacaktır. Terk işleminin yapıldığının yeni vergi dairesine bildirilmesi üzerine yeni vergi dairesince mükellefiyet tesis işlemleri tamamlanacaktır.

 

B – İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ

 

Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.

 

Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.

 

Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

 

İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.

 

Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim yeni vergi dairesine verilecektir.

 

 

 

Mükelleflerin adres değişikliğine ilişkin dilekçeyi yeni vergi dairesine vermesi üzerine, vergi dairesi tarafından mükellefin bildirdiği yeni iş yeri adresinde yoklama yapılacaktır.

 

Yeni vergi dairesi tarafından yapılan yoklama sonucunda mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığının tespit edilmesi hâlinde yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesinde bulunan mükellefiyet kaydı nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin edilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler dilekçelerini yeni vergi dairesine verebilecekleri gibi başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda da yapabileceklerdir.

 

Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için vergi dairesine dilekçe vermesi hâlinde vergi dairesi tarafından bu belgeler nev’i ve sayı itibarıyla tespit edilerek tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalandıktan sonra tutanağın bir örneği mükellefe verilecektir. Mükelleflerin bu başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda yapmaları hâlinde ise kullanılmamış belgelere ilişkin tutanak düzenlenmeyecektir.

 

Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacaktır.

 

Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecektir.

 

İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 1/4/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2019/20 İşe İade Süreci ve Hesaplamaları Hakkında Güncelleme

23.01.2019 tarihinde yayımlanan 2019/01 sayılı SGK Bültenimizde işe iade süreci ve hesaplamaları hakkında bilgi vermiştik. Ancak alınan geri bildirim ve yaptığımız incelemeler neticesinde aşağıdaki şekilde ilgili bültenimizde güncelleme yapılmıştır.

12.10.2017 tarihinde kabul edilen 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 4857 Sayılı İş Kanunu 21. Maddesine ek fıkra eklenmiş olup, ilgili fıkra 01.01.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

4857 Sayılı İş Kanunu “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21. Maddesine eklenen “Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler.” fıkra ile 01.01.2018 tarihinden sonra işe iade davası açmış işçilerin, davayı kazanması halinde boşta geçen süre ücret ve işe başlatmama tazminatı  hesaplamasında dava tarihindeki ücreti esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle ilgili bültenimizde “Boşta Geçen Süre ve İşe Başlatmama Ücretlerinin Hesaplanması” bölümünde aşağıdaki şekilde güncelleme yapılmıştır.

Boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasında, dava tarihi 01.01.2018 tarihinden önce ise, fasih tarihinden itibaren en fazla 4 aya kadar geçen süre içinde, fesih tarihindeki ücret ve hakları dikkate alınarak, işçiye ödenen maaş, yemek, yol, ikramiye, yakacak yardımı, gıda yardımı, servis ücretleri ve bu ücretlere yapılan zamlar dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Ancak fiili çalışması ile elde edilebilen satış/performans primi, fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili çalışma ücreti gibi ücretler fiilen işçinin çalışması olması durumunda elde edebileceği ücretler olduğundan boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasında dikkate alınmamalıdır.

Diğer taraftan, dava tarihi 01.01.2018 tarih ve sonrası ise, fasih tarihinden itibaren en fazla 4 aya kadar geçen süre içinde, dava tarihindeki ücret ve hakları dikkate alınarak, işçiye ödenen maaş, yemek, yol, ikramiye, yakacak yardımı, gıda yardımı, servis ücretleri dikkate alınarak hesaplanacaktır. Ancak fiili çalışması ile elde edilebilen satış/performans primi, fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili çalışma ücreti gibi ücretler fiilen işçinin çalışması olması durumunda elde edebileceği ücretler olduğundan boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasında dikkate alınmamalıdır.

Yani işçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen ihbar tazminatı ile kıdem tazminatı, yukarıda belirttiğimiz hesaplamalara göre yapılacak ödemeden mahsup edilir.

İşe başlatmama tazminatının hesaplanması da dava tarihine göre değişmektedir. Dava tarihi 01.01.2018 tarihinden önce ise,  işçinin işe başlatılmayacağının kesinleştiği tarih itibari ile emsal işçi ücreti dikkate alınarak 4 aydan 8 aya kadar işe başlatmama tazminatı hesaplanmalıdır. Ayrıca 4 aylık süre eklenince yıllık izine hak kazanıyor ise emsal ücret üzerinden yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı yeniden hesaplanması gerekmektedir. Yani iş akdi fesih tarihine eklenecek 4 aylık süre ile ihbar ve kıdem tazminatı emsal ücret üzerinden yeniden hesaplanacaktır. Eğer ki daha önce ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiş ise yeni hesaplanan tutarlardan eski ödenen tutarlar mahsup edilerek kalan fark işçiye ödenecektir.

Eğer dava tarihi bu sefer 01.01.2018 tarihi ve sonrası ise, dava tarihindeki ücret ve hakları dikkate alınarak 4 aydan 8 aya kadar işe başlatmama tazminatı hesaplanmalıdır. Ayrıca 4 aylık süre eklenince yıllık izine hak kazanıyor ise dava tarihindeki ücret dikkate alınarak yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı yeniden hesaplanması gerekmektedir. Yani iş akdi fesih tarihine eklenecek 4 aylık süre ile ihbar ve kıdem tazminatı dava tarihindeki ücret dikkate alınarak yeniden hesaplanacaktır. Tabi daha önce ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiş ise yeni hesaplanan tutarlardan eski ödenen tutarlar mahsup edilerek kalan fark işçiye ödenecektir.

Yani işe başlatılmayan işçiye ihbar süresi verilmemiş veya ihbar tazminatı peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı yine yukarıda belirttiğimiz hesaplamalara göre ayrıca ödenecektir.”

İlgili bültenimiz güncel olarak aynı sayı ile web sitemizden incelenebilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE VUK 2019-5 Faturaların döviz cinsinden düzenlenip düzenlenemeyeceği hakkında

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Sayı : 16432732-105[215-2018-11]-E.57976 18.12.2018
Konu : Faturaların döviz cinsinden düzenlenip düzenlenemeyeceği hk.  
İlgi :    

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve dilekçenizin incelenmesinden; iştigal konunuzla ilgili malzeme alımlarınızın büyük çoğunluğunu ithalat yoluyla temin ettiğiniz, buna bağlı olarak girdi maliyetlerinizin döviz cinsinden olduğu ve satışlarınızı da döviz üzerinden gerçekleştirdiğiniz belirtilerek, 12.09.2018 tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar kapsamında müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturaların döviz cinsinden düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünü talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında “2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.

” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesine, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı Kararın 1 inci maddesiyle eklenen, (g) bendi, “Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.” hükmüne amir olup, söz konusu hükmün kapsamı ise 6/10/2018 tarih ve 30557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/51) ile 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı mülga 8 inci maddesi yeniden düzenlenmek suretiyle belirlenmiştir.

Buna göre, mezkûr Tebliğde öngörülen istisnai durumlar haricinde, sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek faturaların, yabancı para birimi kullanılmak suretiyle düzenlenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, söz konusu istisnai durumlarda ise, faturanın Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla (yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda Türk parası karşılığı gösterilmeden), yabancı para birimine göre düzenlenebileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”