Bülten: 2020/11 COVİD-19 GEREKÇESİYLE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN SÜRESİ 31/10/2020 TARİHİNE, İSTEN ÇIKARMA YASAĞI İSE 17/11/2020 TARİHİNE KADAR UZATILDI

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 23 üncü maddesi çerçevesinde Covid-19 gerekçesiyle 30/06/2020 tarihi ve öncesinde kısa çalışma ödeneğinden faydalanan işyerleri için kısa çalışma ödeneği süresi 31.10.2020 tarihine kadar 2 ay süre ile tekrar uzatılmıştır. İşverenlerin kısa çalışma ödeneği süresince hiçbir işçisini işten çıkarmaması gerektiğini, aksi halde faydalanılan kısa çalışma ödeneğinin bozulacağını hatırlatmak isteriz.

Diğer yandan kısa çalışma ödeneğini sonlandırmak isteyen işveren, normal çalışmaya döneceği tarihten bir hafta öncesinden yazılı olarak bağlı bulunulan işkur a bildirmesi gerekmektedir.

4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesi ile 17/04/2020 tarihinden sonra geçerli olmak üzere getirilen işten çıkarma yasağı 04/09/2020 tarih ve 31234 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2 ay daha uzatılarak 17/11/2020 tarihine kadar tekrar uzatılmıştır.

Bununla birlikte 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesinin ikinci bendinde geçen nakdi ücret desteği de aynı şekilde 17/11/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Dördüncü Bölge Desteklerinden Faydalanabilecek Yatırım Konularında Değişiklik Yapıldı

Hüseyin DEMİR

Yeminli Mali Müşavir

21.8.2020

2012/3305 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar kapsamında yapılacak yatırımlardan en avantajlı destek sağlanan yatırım konuları özellikle teknoloji yoğun sektörlerden seçilmiş bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili 16.4.2020 tarihli açıklamalarımızda yatırım teşvik belgesi kapsamında en avantajlı yatırım konularına değinilmişti. 21.8.2020 tarihi Resmi Gazete’de yayımlanan 2846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile dördüncü bölge desteklerinden faydalandırılan yatırım konularında değişiklik yapılmıştır. Eklenen yatırım konuları aşağıda yer almaktadır.

İZOLE EDİLMİŞ TEL VE KABLO İMALATI

AKÜMÜLATÖR, PİL VE BATARYA İMALATI

ELEKTRİK AMPÜLÜ VE LAMBALARI İLE AYDINLATMA TEÇHİZATI İMALATI

MOTOSİKLET İMALATI

BİSİKLET VE SAKAT TAŞIYICILARI İMALATI

At arabası
Market el arabası
Pazar el arabası
Bagaj taşıma araçları (kendinden hareketli olmayan)
Başka yerde sınıflandırılmamış hareket ettirici tertibatı bulunmayan diğer taşıtlar

Saygılarımızla.

KARDEM YMM


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/10 İŞTEN ÇIKARMA YASAĞININ UZATILMASINA VE İŞTEN ÇIKARMA YASAĞINDA KULLANILABİLECEK İŞTEN ÇIKIŞ KODLARINA DİKKAT

İşten çıkarma yasağı 31.07.2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 17.09.2020 tarine kadar uzatılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanunu 10. Geçici Maddesine göre bu süreçte iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/ll maddesinde belirtilen sebepler dışında feshedilmesi durumunda, iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Ancak çalışanlar bu sürede istifa ederek veya 4857 Sayılı İş Kanunu 24. maddesi uyarınca ya da emeklilik gibi nedenlerle iş sözleşmelerini sona erdirebilmektedir. Bu süreçte işverenler tarafından işten çıkışlarda kullanılabilecek SGK çıkış kodları ise şöyledir:

2- Deneme süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi

3- Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi (istifa)

5- Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi

8- Emeklilik (yaşlılık) veye toptan ödeme nedeniyle

9- Malulen emeklilik nedeniyle

10- Ölüm

11- İş kazası sonucu ölüm

12- Askerlik

13- Kadın işçinin evlenmesi

14- Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması

16- Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli

17- İşyerinin kapanması

18- İşin sona ermesi

19- Mevsim bitimi (İş akdinin askıya alınması halinde kullanılır.Tekrar başlatılmayacaksa “4” nolu kod kullanılır)

20- Kampanya bitimi (İş akdinin askıya alınması halinde kullanılır. Tekrar başlatılmayacaksa “4” nolu kod kullanılır)  21- Statü değişikliği

23- İşçi tarafından zorunlu nedenle fesih

24- İşçi tarafından sağlık nedeniyle fesih

25- İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davra nedeni ile fesih

26- Devamsızlık nedeni ile fesih

29- İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih

30- Vize süresinin bitimi ( İş akdinin askıya alınması halinde kullan Tekrar başlatılmayacaksa “4” nolu kod kullanılır)

33- Gazeteci tarafından sözleşmenin feshi

37- KHK ile kamu görevinden çıkarma

38- Doğum nedeniyle işten ayrılma

39- 696 KHK ile kamu işçiliğine geçiş

40- 696 KHK ile kamu işçiliğine geçilememesi sebebiyle çıkış

Her gün Sağlık Bakanı’nın açıkladığı Covid-19 verilerinden gördüğümüz üzere, kronik rahatsızlığı bulunan çalışanlar için halen risk devam etmektedir. İşverenlerden ve işçilerden gelen sorular ve talepler üzerine işten çıkış kodlarından 23 ve 24 kodlu çıkışların değerlendirilmesinin nasıl yapılacağına açıklık getirmek gerekliliği hasıl olmuştur.

23 ve 24 kodlu işten çıkış nedenlerinden önce işçi tarafından feshin kanuni dayanağına değinmekte fayda vardır. 23 ve 24 çıkış kodunun kullanılabilmesi için, çıkış nedeninin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. Maddesine dayandırılması gerekmektedir. İşçi, çalıştığı işyerinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. Maddesine dayandırılabilecek şartlara ve koşullara maruz kalmış ise bildirim süresini beklemeden iş sözleşmesini derhal fesih edebilir.

Şöyleki; 23 kodu ile işten çıkış verilebilmesi için, işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkması işçiye iş akdini fesih edebilme hakkı tanımaktadır (4857/24/III)( 7. Hukuk Dairesi 2013/15701 E., 2014/313 K. 15/01/2014). Bu durumda çıkış kodu olarak 23 kod seçilebilmektedir. Bu kodu ile işten çıkış verilen işçi aynı zamanda işsizlik maaşına da diğer şartları sağlaması halinde hak kazanmaktadır.

Bu noktada ayrıca belirtmek gerekir ki, işveren tarafından nakdi ücret desteği kapsamında ücretsiz izine gönderilen işçinin 4857/24/lll maddesinden doğan hakkı elinden alınmıştır. Çünkü, ilgili kanun maddesi olan 4857/Geçici 10. Madde de işverenin işçiyi ücretsiz izine ayırabileceği ve işçinin ise bunu gerekçe göstererek iş akdini haklı nedenlerle fesih edemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ancak işçinin yinede bu hakkını öne sürerek iş akdini fesih etmesi ve kıdem tazminatı talep etmesi halinde, işverenin de kıdem tazminatının ödenmesi yönünde rıza göstermesi halinde tazminat ödemesinde bir engel bulunmamaktadır.

24 çıkış kodu ile işten çıkış verilebilmesi için ise, işçinin iş sözleşmesini sağlık nedeniyle (4857/24/I) sona erdirmesi gerekmektedir. İşçinin, bu (4857/24/l) madde uyarınca sağlık nedeniyle fesih yapabilmesi için, işçinin çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti ve bunu da  tam teşekküllü bir Devlet Hastanesi veya Üniversite Hastanelerinden alacağı sağlık kurulu raporuyla mümkün kılmaktadır.

İşçinin, sağlık nedeniyle bir diğer haklı fesih gerekçesi ise, işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa iş sözleşmesini haklı nedenle fesih edebilmektedir. Bunun için de, işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan görüştüğü işveren ya da işverenin diğer bir işçisinin bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması gerekli koşul olarak görülmektedir. 24 kodu ile işten çıkış verilen işçi aynı zamanda işsizlik maaşına da diğer şartları sağlaması halinde hak kazanacaktır.

Özetle, 23 kodunun kullanılabilmesi için işyerinde işin bir haftadan fazla süre ile durdurulması yeterli şart olarak görülmekte iken, 24 kodunun kullanılabilmesi için ise; birinci seçenek, işçinin sağlık kurulu raporuyla çalışmasına engel teşkil edecek sağlık sorunlarının tespit edilmiş olması, ikinci seçenekte de, işçinin sürekli görüştüğü işverenin veya başka bir işçinin bulaşıcı bir hastalığa yakalanması yeterli koşullardan sayılmaktadır.

4857 Sayılı İş Kanunu İlgili Maddesi

Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

  1. Sağlık sebepleri:
  2. a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
  3. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.

III. Zorlayıcı sebepler:

İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/09 KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN VE NAKDİ ÜCRET DESTEĞİNDEN FAYDALANAN İŞÇİLER İÇİN İŞVERENE PRİM TEŞVİKİ MECLİSTE

14.07.2020 tarihinde AK Parti Millet Vekillerince hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan Kanun teklifi İşsizlik Sigortası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişikliği içermektedir.

Sunulan teklifte, kısa çalışma ödeneğinden ve nakdi ücret desteğinden faydalanan işverenlere prim desteği ile beraberinde, Soma’da işten çıkarılan ve kıdem tazminatları ödenmeyen maden işçilerinin kıdem tazminatlarının Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından ödenmesini, kısa çalışma ödeneğinin sektörel olarak ayrı ayrı başvuru süresinin uzatılmasına Cumhurbaşkanı’na yetki verilmesini, işten çıkış yasağı sürecinde bazı işten çıkış durumlarının istisna kapsamına alınmasını ve 01.07.2020 tarihinden itibaren yürülüğe giren 50’den az çalışanı ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ile kamuya ait işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünün ertelenmesini içermektedir.

Meclise sunulan kanun teklifinin 3. Maddesinde 4447 sayılı Kanuna eklenmek istenen Geçici 26. Madde ile; 01.07.2020 tarihinden önce kısa çalışma başvurusu yapmış özel sektör işyerlerinde kısa çalışma ödeneğinden faydalanan sigortalılarla sınırlı olmak üzere, kısa çalışmayı sonlandırmaları ve aynı işyerinde haftalık normal çalışma saatlerine dönmeleri durumunda, 31.12.2020 tarihini geçmemek üzere kısa çalışmanın son bulduğu ayı takip eden aydan itibaren üç ay süreyle, 5510 sayılı Kanunun 82. maddesi uyarında belirlenmiş prime esas kazanç alt sınırı(asgari ücret veya bazı sektörlerde belirlenen taban ücret) üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı, her ay bu işverenlerin SGK ya ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilemk suretiyle işverene destek sağlamaktadır.

Görüleceği üzere destek için 01 Temmuz tarihi milad olarak alınmış ve bu tarihten önce kısa çalışmaya başvurmuş işverenleri kapsayan bir düzenleme olmuştur.

Teklif maddesinin devamında ise yine 01.07.2020 tarihinden önce nakdi ücret desteğinden yararlandırılan sigortalının normal çalışma düzenine geçmesi halinde söz konusu destekten aynı süre ile faydalandırılabileceği belirtilmiştir.

Verilecek desteğin miktarı, kısa çalışma ödeneği alınan toplam günlerin aylık ortalaması ile sınırlandırılmıştır. Aynı şekilde nakdi ücret desteğinden yararlandırılanlar içinde nakdi ücret desteği aldıkları aylık ortalama gün sayısı ile sınırlandırılmış durumdadır.

Diğer bir husus ise bu destekten faydalanılan sigortalılar için aynı ayda farklı bir destek, indirim ve teşvikten faydalanılamamaktadır.

Kanun teklifinin aynı şekilde yasallaşması halinde uygulamanın nasıl olacağı, hesaplamaların ve bildirimlerin nasıl yapılacağı merak konusu iken, uygulamanın SGK üzerinden asgari ücret desteğinin hesaplandığı şekilde sistem tarafından hesaplanması ve işverenin ödemesi aşamasında prim borçlarından mahsup edilmesi şeklinde olması Mali Müşavirlerin ve insan kaynakları çalışanlarının beklentilerine de karşılık olacağı kanaatindeyiz.

Örneğin, insan kaynakları çalışanı tarafından verilecek aylık prim ve hizmet beyannamesinde sigortalı herhangi bir teşvikten faydalandırılmamış ve aynı zamanda bu sigortalı kısa çalışma döneminde kısa çalışma ödeneğinden faydalanmış ise SGK tarafından destek hesaplamasında dikkate alınarak hesaplaması yapılabileceği düşüncesindeyiz.

Çokça yaşanan sıkıntılardan birisi ise, işveren tarafından pandemi ücretsiz izinli olarak aylık prim ve hizmet bildirgesinde beyan edilen sigortalıların ilgili dönemleri için, ayrıca işveren sistemi üzerinden ikinci bir bildirim yapılması kimi işverenler tarafından zamanında yerine getiremediği ve bu nedenle bildirim için tanınan sürenin geçirilmesinden kaynaklı, çalışanların alması gereken ücret desteklerini alamamalarına, dolayısı ile mağduriyetlere sebebiyet vermiştir. Bu nedenle pandemi döneminde aylık prim ve hizmet bildirgelerinde eksik gün nedenleri pandemi ücretsiz izinli olarak beyan edilen çalışanların nakdi ücret desteklerini alabilmeleri için, ya ikinci bir bildirime gerek olmaksızın aylık prim ve hizmet bildirgesinde beyanlar dikkate alınarak ödemelerinin yapılması yada işverenlere gereye doğru işveren sisteminde daha önce aylık prim ve hizmet bildirgelerinde beyan edilen beyanları ile örtüşecek şekilde bilgi girişi yapabilmelerine imkan tanınması gerekmektedir. Aksi takdirde bu süreçte hak kayıplarının ve mağduriyerlerin artacağına hiç kuşku yoktur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020-41 Avukatlar Aldıkları Vekalet Ücreti İçin Serbest Meslek Makbuzunu Kim Adına Düzenleyecek ?

AVUKATLAR ALDIKLARI VEKALET ÜCRETİ İÇİN SERBEST MESLEK MAKBUZUNU KİM ADINA DÜZENLEYECEK?

Hüseyin DEMİR

Yeminli Mali Müşavir

 

7194 Sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’na 07.12.2019 tarihinden geçerli olmak üzere aşağıdaki hüküm eklenmiştir:

“9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.”

Bu konuyla ilgili 311 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Genel olarak vekalet ücretini avukata kim ödediyse % 20 tevkifat yapma yükümlülüğü o kişi ya da kuruma verilmiştir.

Konunun iki boyutu bulunmaktadır; birincisi ödeme üzerinden tevkifatı kim yapacak, ikincisi serbest meslek makbuzu kimler adına düzenlenecek?

Vekalet ücretini ödeyenin durumuna göre, serbest meslek makbuzunun (SMM) kim adına düzenleneceği ve tevkifat yapılıp yapılmayacağı aşağıda sıralanmıştır.

1- Vekalet ücretini borçlu (davayı kaybeden) öderse SMM borçlu adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır.

2- Borçlu (davayı kaybeden taraf), vekalet ücretini İcra ve İflas Müdürlüğüne öderse ve avukatlık ücreti bu müdürlükten alınırsa SMM borçlu adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır, SMM borçlu (davayı kaybeden taraf) adına düzenlendiği için tevkifata konu gelir vergisini borçlu beyan ederek öder.

3- Borçlu (davayı kaybeden), vekalet ücretini alacaklıya (davayı kazanan) öderse, SMM müvekkil (davayı kazanan taraf) adına düzenlenir, % 20 tevkifat yapılır. Müvekkil (davayı kazanan taraf), borçlu taraftan tahsil ettiği vekalet ücreti için borçlu adına fatura düzenler.

Tevkifat Yapılmayacak Durumlar :

1- Tevkifat yapma yükümlülüğü kapsamına girmeyenlerin avukatlara ödemelerinde tevkifat yapılmaz. Örneğin işçiler ve diğer ücretli çalışanlar ile ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti bulunmayan diğer gerçek kişilere, bu faaliyetleri dolayısıyla mükellefiyeti olsa bile, dava konusu bu faaliyetleriyle ilgili olmayan gerçek kişilere verilen avukatlık hizmet bedelleri üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

2- Ücretli çalışan avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemesi üzerinden tevkifat yapılmaz.

3- Borçluya haciz uygulanması ve hacze konu malların satılması veya borcun, kefil ve benzeri üçüncü kişilerden tahsil edilmesi durumlarında, vekalet ücreti üzerinden tevkifat yapılmaz.

Mahkeme kararlarında vekalet ücretiyle ilgili “KDV hariç” şeklinde bir ibare yer almıyorsa, vekalet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilecek ve matrah iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle bulunacaktır. Dolayısıyla matrah üzerinden % 20 tevkifat hesaplanır. Aşağıda her iki duruma örnek verilmiştir.

Örnek : Beyaz AŞ ile  Kara LTD arasındaki alacak davası Beyaz AŞ lehine sonuçlanmıştır. Mahkeme, Beyaz AŞ avukatı Soner Bey’e ödenmek üzere 5.000 TL vekalet ücretine karar vermiştir. Mahkeme kararında “KDV hariç” ibaresi bulunmamaktadır.

1- Vekalet ücretinin Kara Ltd’den veya İcra ve İflas Müdürlüğünden alınması halinde, Avukat Soner Bey, Kara Ltd adına aşağıdaki şekilde serbest meslek makbuzu düzenlemelidir.

Avukatlık ücreti (matrah)   4.237,29
Gelir vergisi tevkifatı % 20      847,46
Net ücret   3.389,83
Katma değer vergisi      762,71
Tahsil edilecek ücret   4.152,54

 

2- Vekalet ücretinin Beyaz AŞ’den alınması halinde, Avukat Soner Bey, Beyaz AŞ adına aşağıdaki şekilde serbest meslek makbuzu düzenlemelidir.

Avukatlık ücreti (matrah)   4.237,29
Gelir vergisi tevkifatı % 20      847,46
Net ücret   3.389,83
Katma değer vergisi      762,71
Tahsil edilecek ücret   4.152,54

 

Buna ek olarak Beyaz AŞ, Kara Ltd’ye 4.237,29 TL + KDV tutarıyla fatura düzenlemek zorundadır.

3- Mahkeme kararında vekalet ücretiyle ilgili olarak “KDV hariç” ibaresi bulunması halinde Avukat Soner Bey’in düzenleyeceği SMM aşağıdaki gibi olmalıdır.

Avukatlık ücreti (matrah)   5.000,00
Gelir vergisi tevkifatı % 20   1.000,00
Net ücret   4.000,00
Katma değer vergisi      900,00
Tahsil edilecek ücret   4.900,00

 

Avukat Soner Bey’in müvekkilinin tevkifat yapma yükümlülüğü olmayan kişilerden olması halinde ise aşağıdaki şekilde SMM düzenlenecektir.

Avukatlık ücreti (matrah)   5.000,00
Gelir vergisi tevkifatı % 20   –
Net ücret   5.000,00
Katma değer vergisi      900,00
Tahsil edilecek ücret   5.900,00

 

Bu durumda tevkifat yapılmayan vekalet ücreti, diğer gelirlerde olduğu gibi geçici vergi ve gelir vergisi beyannamesinde gelirlere dahil edilerek vergiye tabi tutulacaktır.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/08 AZ TEHLİKELİ İŞYERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI VE İŞYERİ HEKİMİ ÇALIŞTIRMAK ZORUNLUDUR 01.07.2020 TARİHİ İTİBARİYLE BAŞLADI

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 38’inci maddesinin a bendinin 1’inci fıkrası ile “50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri” için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüğü 01.07.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Bu hüküm ile 01.07.2020 tarihinden itibaren Az Tehlikeli Sınıfta yer alan işyerlerinde İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi çalıştırmak veya hizmet almak mecburidir.

Bu işyeri işverenleri veya işveren vekili, gerekli eğitimlerini ve sertifikalarını almaları halinde, işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilmektedirler. Yani işveren veya vekili iş sağlığı ve güvenliği eğitimini alarak kendi işyerlerinin iş güvenliği uzmanı olarak görev alabilme imkanları bulunmaktadır. Ayrıca bu işyerleri için, Kanunun 15’inci maddesi hükmü ile “işe girişlerde, iş değişikliklerinde, iş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde, işin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla” sağlık muayenelerini kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de yaptırabilme imkanını getirmiştir.

Sonuç olarak, 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli işyerleri işverenleri veya işveren vekilleri  Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından açılan sertifika programlarına katılarak ve sonucunda yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde kendi işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirebileceklerdir. Sertifika programına katılmak için herhangi bir mezuniyet şartı aranmamakta olup, 18 yaşını dolduran her işveren veya vekili iş güvenliği uzmanlığı eğitimi alabilmektedirler.

Kanunda belirtilen hükümlülükleri yerine getirmeyen işverler ise çalışan sayılarına ve işyeri tehlike sınıflarına göre farklı tutarlarda idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabileceklerdir.

Bakanlık tarafından, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca 2020 yılı için uygulanan idari para cezası tutarlarına sitemiz https://www.kardemymm.com.tr/kategori/pratik-bilgiler-tr/ adresinden ulaşılabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

6331 Sayılı İSG Kanununa Göre 2020 Yılında Uygulanacak İdari Para Cezaları

Kanun MaddesiCeza Mad.Kanun Maddesinde Sözü Edilen Fiil2020 Yılında Uygulanacak Ceza Miktarı (TL)
(Yeniden Değerleme Oranı %22,58) Açıklamalar
10 dan Az Çalışanı Olan İşyerleri10-49 Çalışanı Olan İşyerleri50-+ Çalışanı Olan İşyerleri
AZ TEHLİKELİ (Aynı miktarda)TEHLİKELİ (%25 artırılarak)ÇOK TEHLİKELİ (%50 artırılarak)AZ TEHLİKELİ (Aynı miktarda)TEHLİKELİ (%50 artırılarak)ÇOK TEHLİKELİ (%100 artırılarak)AZ TEHLİKELİ (%50 artırılarak)TEHLİKELİ (%100 artırılarak)ÇOK TEHLİKELİ (%200 artırılarak)
MADDE 4 - İşverenin genel yükümlülüğü26/1-a4/1-aTL
İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili tedbir almamak, organizasyonu yapmamak, gerekli araç ve gereçleri sağlamamak, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmemek ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapmamak.4688586070324688703293767032937614064
4/1-b İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini izlememek, denetlememek ve uygunsuzlukları gidermemek.4688586070324688703293767032937614064
MADDE 6 - İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri26/1-b6/1-a İş güvenliği uzmanı görevlendirmemek.117351466817602117351760223470176022347035205TL / Aykırılığın devamı halinde her ay
6/1-a İşyeri hekimi görevlendirmemek.117351466817602117351760223470176022347035205TL / Aykırılığın devamı halinde her ay
6/1-a On ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirmemek.1172817592TL / Aykırılığın devamı halinde her ay
26/1-b6/1-b İSG hizmetleri için görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç-gereç-mekân sağlamamak.3516439552743516527470325274703210548TL
MADDE 6 - İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri26/1-b6/1-c İSG hizmetlerini yürütenler arasında koordinasyonu sağlamamak.3516439552743516527470325274703210548TL
26/1-b6/1-ç Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirmemek.234229273513234235134684351346847026TL/Her bir tedbir için ayrı ayrı
26/1-b6/1-d Görevlendirilen kişileri, hizmet alınan kuruluşları, başka işyerlerinden gelen çalışanları ve bunların işverenlerini İSG riskleri konusunda bilgilendirmemek.3516439552743516527470325274703210548TL
MADDE 8 - İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları26/1-c8/1 İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin hak ve yetkilerini kısıtlamak.3516439552743516527470325274703210548TL / uzman ve hekim için ayrı ayrı
26/1-c5274703210548TL/Yükümlülük doğması halinde
8/6.İşyeri sağlık ve güvenlik birimini kurmamak.
26/1-ç10/1 Risk değerlendirmesi yapmamak veya yaptırmamak.703887971055770381055714076105571407621114TL
MADDE 10 - Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırma
105601320015840105601584021120158402112031680TL / Aykırılığın devamı halinde her ay
26/1-ç10/4 Risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaları yapmamak.3516439552743516527470325274703210548TL
MADDE 11 - Acil durum planları, yangınla mücadele ve ilk yardım 26/1-dAcil durumları belirlememek, acil durumlar için tedbir almamak, acil durum planlarını hazırlamamak, destek elemanı görevlendirmemek, araç gereç sağlamamak, acil durumlarda işyeri dışındaki kuruluşla irtibatı sağlayacak düzenlemeyi yapmamak.234229273513234235134684351346847026Her bir yükümlülük için TL/ Aykırılığın devamı halinde her ay
MADDE 12 - Tahliye26/1-dCiddi ve yakın tehlike durumunda; çalışanların işi bırakarak güvenli yere gitmelerini sağlamamak. 234229273513234235134684351346847026Her bir yükümlülük için TL/ Aykırılığın devamı halinde her ay
Zorunluluk olmadıkça, gerekli donanıma sahip ve özel olarak görevlendirilenler dışındaki çalışanlardan işlerine devam etmelerini istemek.
Müdahalede bulunan çalışanları yaptıkları müdahaleden dolayı sorumlu tutmak.
MADDE 14 - İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi 26/1-e14/1 İş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutmamak, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenlememek, İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenlememek. 3516439552743516527470325274703210548TL / her yükümlülük için ayrı ayrı
26/1-e14/2.İş kazalarını ve meslek hastalıklarını 3 iş günü içinde SGK'ya bildirmemek.4688586070324688703293767032937614064TL
26/1-e14/4.Sağlık hizmeti sunucularının iş kazalarını, yetkili sağlık hizmet sunucularının meslek hastalıklarını en geç 10 gün içinde SGK'ya bildirmemesi.468846884688468846884688468846884688TL
MADDE 15 - Sağlık gözetimi 26/1-f15/1 Çalışanlara sağlık gözetimi yaptırmamak veya 15/2 Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar için sağlık raporu almamak. 234223422342234223422342234223422342TL / her çalışan için *
MADDE 16 - Çalışanların bilgilendirilmesi26/1-g16 ncı maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemek. 234223422342234223422342234223422342TL / her çalışan için *
MADDE 17 - Çalışanların eğitimi26/1-ğ17 nci maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemek.948948948948948948948948948TL / her bir aykırılık için çalışan başına* ayrı ayrı
MADDE 18 - Çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması 26/1-h18 nci maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemek.234229273513234235134684351346847026TL / her bir aykırılık için ayrı ayrı
MADDE 20 - Çalışan temsilcisi26/1-ı20/1 İşyerinin değişik bölümlerindeki riskler ve çalışan sayılarına göre çalışan temsilcileri görevlendirmemek.234229273513234235134684351346847026TL
26/1-ı20/3 İşveren tarafından çalışan temsilcilerinin öneride bulunma ve tedbir alınmasını isteme hakkını ihlal etmek.3516439552743516527470325274703210548TL
26/1-ı20/4 Çalışan temsilcilerinin ve destek elemanlarının haklarını kısıtlamak ve gerekli imkanları sağlamamak.234229273513234235134684351346847026TL
MADDE 22 - İş sağlığı ve güvenliği kurulu26/1-i22/1 Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulunu oluşturmamak. 7032937614064TL / her aykırılık için ayrı ayrı
26/1-i22/2-3 Alt işverenin bulunduğu hallerde uygun kurulu oluşturmamak, kurullar arasında koordinasyonu sağlamamak.Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması hâlinde birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirmemek.4688586070324688703293767032937614064TL / her aykırılık için ayrı ayrı
MADDE 23 - İş sağlığı ve güvenliğinin koordinasyonu26/1-j23/2 Yönetim tarafından; birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezlerinde İSG yönünden diğer işyerlerini etkileyecek tehlikeler hususunda tedbir almayan işverenleri Bakanlığa bildirmemek.117351466817602117351760223470176022347035205TL
MADDE 24 - Teftiş, inceleme, araştırma, müfettişin yetki, yükümlülük ve sorumluluğu . 26/1-k24/2 Ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına engel olmak.117351466817602117351760223470176022347035205TL
MADDE 25 - İşin durdurulması26/1-l25/6 İşin durdurulması sebebiyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödememek veya uygun başka iş vermemek.189918991899189918991899189918991899TL/ihlale uğrayan her çalışan için, * Aykırılığın devamı halinde her ay aynı miktar
MADDE 29 - Güvenlik raporu veya büyük kaza önleme politika belgesi26/1-mBüyük kaza önleme politika belgesini hazırlamamak. 117391146738176086117391176086234782176086234782352173TL
Güvenlik raporunu hazırlayarak Bakanlığın incelemesine sunmadan işyerini faaliyete geçirmek. 187825234781281737187825281737375650281737375650563475TL
İşletilmesine Bakanlıkça izin verilmeyen işyerini faaliyete geçirmek.187825234781281737187825281737375650281737375650563475TL
Durdurulan işyerinde faaliyete devam etmek. 187825234781281737187825281737375650281737375650563475TL
MADDE 30 - İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çeşitli yönetmelikler26/1-n30 uncu madde de öngörülen yönetmeliklerdeki hükümlere aykırı hareket etmek.234229273513234235134684351346847026TL / her hüküm için tespit tarihinden itibaren aylık.
MADDE 26-İdari para cezaları ve uygulanması26/1-oÇalışanlarına standartlara uygun ve CE belgeli kişisel koruyucu donanım temin etmemek.948948948948948948948948948Çalışan başına TL *
MADDE 26-İdari para cezaları ve uygulanması26/1-ö **Yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmamak.948948948948948948948948948Çalışan başına TL *
** 6331 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ö) bendi, 1/1/2016 tarihinden itibaren uygulanır.
Not: 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz” hükmü gereğince 1 TL’nin küsuru dikkate alınmamıştır.
6331 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince 4857 Sayılı İş Kanunu'na Göre Uygulanacak İdari Para Cezaları
Kanun MaddesiCeza Mad.Kanun Maddesinde Sözü Edilen Fiil
MADDE 92 - Yetkili makam ve memurlar 107/1-aÇağrıldıkları zaman gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermemek ve vermemek, İş Müfettişlerinin 92/1fıkrada yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermemek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmemek.
İfade ve bilgilerine başvurulan işçilere işverenlerce telkinlerde bulunma, gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye zorlama veyahut ilgili makamlara ifade vermeleri üzerine onlara karşı kötü davranışlarda bulunmak.25523
MADDE 96 - İşçi ve işverenin sorumluluğu
107/1-b
MADDE 107 - İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık 107İş Müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerinin yapılmasını ve sonuçlandırılmasını engellemek.25523
Not: 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz” hükmü gereğince 1 TL’nin küsuru dikkate alınmamıştır.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2020/07 COVİD-19 NEDENİYLE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN VE İŞTEN ÇIKARMA YASAĞININ SÜRESİ 1 AY DAHA UZATILDI

Covid-19 nedeniyle 30.06.2020 tarihine kadar kısa çalışma ödeneğine başvurmuş işyerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi bir ay süreyle uzatıldı.

Kısa Çalışma Uygulanan İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresinin Uzatılması hakkında Cumhurbaşkanı Kararı 30.06.2020 tarih ve 31171 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun ek 2’nci maddesi ile geçici 23’üncü maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, 30.06.2020 tarihine kadar (dahil) kısa çalışma ödeneğine başvurmuş işverenler, yeni bir başvuru ve uygunluk tespiti gerektirmeksızın, önceki yararlanılan işçiler ve aynı koşullarla 1 ay süre ile talep etmeleri halinde kısa çalışma ödeneğinden faydalanabileceklerdir.

Karar’da; 30.06.2020 tarihinden önce kısa çalışma ödeneğine başvurmuş ve süresi bitmiş olan işyerleri 01.07.2020 tarihinden itibaren, 30.06.2020 tarihinde kısa çalışma uygulaması devam eden işyerleri ise kısa çalışma uygulamasının bitiş tarihinden başlamak üzere bir ay süre ile kısa çalışma uygulamasına devam edebileceklerine karar verilmiştir.

Yine ilgili Karar’da dikkat çeken madde ise, Covid-19 nedeniyle yapılan ödemelerin işsizlik ödeneği süresinden düşülmeyeceğinin karara bağlanmış olmasıdır. Bu yönüyle, işçi tarafından da sevinçle karşılanan bir karar olmuştur.

İşten Çıkarma Yasağı 17.08.2020 tarihine kadar uzatıldı.

Aynı tarih ve sayılı gazetede 17.07.2020 tarihindee son bulacak olan işten çıkarma yasağının süresi bir ay daha uzatıldı. Bu sürelerde işverenler yine istemeleri halinde çalışanlarını nakdi ücret desteğinden faydalandırabileceklerdir.

İşten çıkarma yasağının bu süre zarfında bir çok yönüyle eleştirilere neden olduğunu görüyoruz. Bir yönüyle olumlu olan bu kararın, diğer yönüyle de iş dünyasının taleplerinin karşılanması noktasında eksik kaldığını söylememiz gerekiyor.

Örneğin, işçi işyerinden ayrılmak ve işveren de işçisine hizmetlerinin karşılığında inisiyatifini kullanarak kıdem tazminatı ödemek istemektedir. Ancak bu noktada işverenin karşısına işten çıkarma yasağı çıkmaktadır. Çünkü işveren her ne kadar istifa(İşten çıkarma yasağına göre işveren 25/ll madde haricinde işten çıkış veremiyor) nedeniyle işten çıkış vermiş olsa bile, gelecekte yapılacak incelemelerde işçiye ödenen kıdem tazminatının işveren tarafından fesih olarak yorumlanabileceğini, bu sebeple işverenin ve işçinin karşılıklı taleplerini yerine getirmeleri ne yazıkki mümkün olmamaktadır. Bunun gibi bir çok örnek sayılabilir.

Kısa çalışma uygulayan işverenlerin uygulama süresince işten çıkış yapmamalarını, kısa çalışma ödeneğinden faydalanan işçinin işten ayrılması, emekli olması gibi sebeplerle iş sözleşmesi sona ermiş ise derhal bağlı olunan İşkur’a yazılı bildirmeleri hatırlatmak isteriz. Aksi takdirde fazla yapılan ödemelerin, hatta kısa çalışma ödemelerinin tümünün faiziyle geri talep edilebileceği riskini önemle hatırlatırız.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Bilgilendirme

Kısa çalışma ödeneği, 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2. maddesinde düzenlenmiş ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik ile uygulama usul ve esasları düzenlenmiştir.

Kısa çalışma ödeneğine, bölgesel kriz, genel ekonomik kriz, sektörel kriz veya zorlayıcı sebeplerden ötürü başvuru yapılabilir.

Bölgesel kriz: Ulusal veya uluslararası olaylardan dolayı belirli bir il veya bölgede faaliyette bulunan işyerlerinin ekonomik olarak ciddi şekilde etkilenip sarsıldığı durumları ifade etmektedir.

Genel ekonomik kriz: Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisini ve dolayısıyla işyerini ciddi anlamda etkileyip sarstığı durumları ifade etmektedir.

Sektörel kriz: Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olaylardan doğrudan etkilenen sektörler ve bunlarla bağlantılı diğer sektörlerdeki işyerlerinin ciddi anlamda sarsıldığı durumları ifade etmektedir.

Zorlayıcı sebep: İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine imkân bulunmayan, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumları ifade etmektedir.

Yukarıdaki sebeplerden ötürü;

  • İşyerinde haftalık çalışma süresi en az 1/3 oranında azaltılması,
  • İşyerinin faaliyetin tamamen veya kısmen(bölümler halinde) en az 4 hafta durdurulması

hallerinden birinin varlığında işveren alacağı kararı ve bu kararı almasına etki eden durumunu destekleyici belgeleri ile bağlı olunan İŞKUR a başvuru yapacaktır.

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebeplerin varlığının işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarınca iddia edilmesi veya bu yönde kuvvetli emarenin bulunması halinde konu, İŞKUR Yönetim Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanmaktadır. Deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar için diğer zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan başvurular için İşkur Yönetim Kurulu Kararı gerekmemektedir.

İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için iki şart aranmaktadır. Bunlar;

  • İşveren tarafından yapılan kısa çalışma ödeneği başvurusunun uygun bulunmuş olması,
  • İşçinin, kısa çalışma ödeneğinin başlayacağı tarih itibaren geriye doğru 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödenmiş olması ve son 120 günde de sigortalılık boşluğunun olmaması(Bu koşul pandemi döneminde 450 gün prim günü ve son 60 gün sigortalılık istenmektedir),

*Emekli çalışanlar kısa çalışma ödeneğinden faydalanamamaktadır.

Kısa çalışma ödeneği tutarı ise, işçinin son oniki aylık SGK ya bildirilen sigortalı prime esas kazançlarının günlük ortalaması alınarak bulunan rakamın %60’ıdır. Ancak bu tutar her durumda aylık asgari brüt ücretin 1,5 katından fazla olamaz. Yani 2020 yılı için en az 1.766,10 TL iken, en fazla ise 4.415,25 TL olmaktadır. Bu ödenek üzerinden sadece damga vergisi kesintisi yapılmaktadır(Binde 7,59).

Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı işveren ve işkur tarafından kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak ödenmektedir.

Kısa çalışma ödeneğinin ilk 7 günlüğü için işveren her gün için yarım günlük ücret işçiye ödemekle yükümlüdür. Yine bu yedi günlük için işveren 7 günlük tam SGK bildirecek ve 7 günlük primlerin ödenmeyen yarım günlük işçi primlerinide işveren üstlenecektir. Bu 7 günlük süre için kısa çalışma ödeneği ödenmemekte olup, kalan 83 gün için kısa çalışma ödeneği ödenmektedir.

Kısa çalışma döneminde işveren tarafından fesihlerde “29-İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” kodu hariç hiçbir kod ile işten çıkarma yapılamayacaktır. Aksi halde çıkış yapılan tarihten sonra yapılacak tüm ödemeler yasal faiziyle işverenden tahsil edilmektedir.

Yine işveren kısa çalışma döneminde işe yeni işçi alacak ise kısa çalışmadan faydalanan işçilerden aynı vasıflara ve iş görme yetisine sahip olmaması, alınacak işçinin alınmasının zaruri ihtiyaçtan kaynaklı alım olması önemlidir.

İşveren dilerse 6 işgünü öncesinde İşkur a ve sendikaya yazılı olarak bildirimde bulunarak kısa çalışmayı erken sonlandırabilir. Geç bildirimlerden dosyı fazla ödemeler yasal faiziyle birlikte işverenden tahsil edilmektedir.

Kısa çalışma ödeneği alan işçinin emekliliğe hak kazanması, yeni bir işe girmesi, silâh altına alınması, işinden ayrılması hallerinde veya istirahat raporu alması durumunda raporunun başladığı tarih itibariyle kısa çalışma ödeneği kesilecektir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Toplu İşten Çıkarma Hakkında Bilgilendirme

Toplu işten çıkarma, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenmiştir.

Toplu işçi çıkarmadan bahsedebilmek için öncelikle işyerinde en az 20 işçinin çalıştırılması gereklidir. İşyerindeki işçi sayısı;

  1. a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,
  2. b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,
  3. c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin işine,

17’nci madde uyarınca(ihbar öneli) ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

Örnek: 50 işçi çalıştıran işyeri 04.01.2020 tarihinde 5, 22.01.2020 tarihinde 4 olmak üzere İş Kanunu’nun, 29.maddesi kapsamında 9 işçi çıkarmıştır. Bu işyerinde yasa hükmüne göre işçi çıkarımı 10 işçinin altında kaldığından  toplu işçi çıkarımı olarak değerlendirilmeyecek ve ilgili hükümler uygulanmayacaktır.

Örnek: 120 işçi çalışan  işyerinde 04.01.2020 tarihinde 5, 22.01.2020 tarihinde 4, 02.02.2020 tarihinde 6 olmak üzere İş Kanunu’nun, 29.maddesi kapsamında toplam 15 işçi işten çıkarılmıştır. İlk işçi çıkarımı tarihinden itibaren 30 gün içinde toplam 15 işçi çıkarıldığından toplu işçi çıkarma olarak değerlendirilecek ve toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanacaktır.

İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden işçi çıkarmanın sebeplerini, bundan etkilenecek işçi sayısını ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgileri içeren bir yazı ile, işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.

Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”