Bülten: 2022/31 Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Bazı İndirimli Stopaj Oranlarının Uygulama Süresi Uzatıldı

01/04/2022 Tarihli ve 31796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 31/03/2022 tarihli ve 5360 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın Geçici 2’nci ve Geçici 3’üncü maddelerinde yer alan “31/3/2022” tarihi “30/06/2022” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile; mevduat, katılma payı ile tahvil, bono ve kira sertifikaları getirilerine ilişkin olarak daha önce getirilmiş olan indirimli gelir vergi tevkifatına yönelik düzenlemenin süresi uzatılmıştır.

Bu düzenleme sonrasında 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın Geçici 2’nci ve Geçici 3’üncü maddeleri uygulamasının son hali aşağıdaki gibi olmuştur.

  1. A) Türk Lirası Mevduat faizi ve kar payı gelirlerine uygulanacak stopaj oranları

30/06/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vadesiz ve özel cari hesaplara ve 30/09/2020 ile 30/06/2022 tarihleri arasında (bu tarih dâhil) açılan veya vadesi bu tarihler arasında yenilenen hesaplara ödenecek faizler ve kâr paylarına aşağıda yer alan stopaj oranları uygulanacaktır.

2) Mevduat faizlerinden;

  1. i) Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda %5,
  2. ii) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda %3,

iii) 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0,

  1. iv) Enflasyon oranına bağlı olarak değişken faiz oranı uygulanan 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0,

3) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından;

  1. i) Vadesiz, ihbarlı ve özel cari hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda %5,
  2. ii) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda %3,

iii)1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0.

  1. B) Banka tahvil ve bonoları ile fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarına uygulanan stopaj oranları

23/12/2020 ile 30/06/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında iktisap edilen, bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardan elde edilen gelir ve kazançlar ile fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlara aşağıda yer alan stopaj oranları uygulanacaktır.

– Vadesi 6 aya kadar (6 ay dâhil) olanlara sağlanan gelirlerden %5,

– Vadesi 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) olanlara sağlanan gelirlerden %3,

– Vadesi 1 yıldan uzun olanlara sağlanan gelirlerden %0,

– 6 aydan az süreyle (6 ay dâhil) elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %5,

– 1 yıldan az süreyle (1 yıl dâhil) elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %3,

– 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanların elden çıkarılmasından doğan kazançlardan %0.

  1. C) Yatırım fonlarından elde edilen gelir ve kazançlara uygulanacak stopaj oranları

23/12/2020 ile 30/06/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında iktisap edilen (değişken, karma, eurobond, dış borçlanma, yabancı, serbest fonlar ile unvanında “döviz” ifadesi geçen yatırım fonları hariç) yatırım fonlarından elde edilen gelir ve kazançlara %0 oranında tevkifat uygulanacaktır.

Söz konusu Karar ektedir.

Bülten 2022- 31


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/30 Bazı Mal ve Hizmet Teslimlerine İlişkin KDV Oranlarında Değişiklik Yapıldı

Bilindiği üzere 2007/13033 sayılı Karar’a göre KDV Kanunu’a ekli;

– (I) Sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1,

(II) Sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8,

Ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, diğer tüm vergiye tabi işlemler için % 18 oranında (genel oranda),

katma değer vergisi uygulanmaktadır.

29/03/2022 Tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı mal ve hizmetlere uygulanacak katma değer vergisi oranlarında değişiklikler yapılmıştır. Buna göre;

– Konut teslimlerindeki KDV oranı yeniden düzenlenerek konutların net alanının 150 m2’ye kadar olan kısmı için %8 (6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde yapılan konutlarda %1), 150 m2’nin üzerindeki kısımlar içinse (6306 sayılı Kanun kapsamındakiler dahil) %18 olarak belirlenmiştir. Kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutlar için eski hükümler uygulanmaya devam edilecektir.

– Arsa ve arazi teslimlerinde KDV oranı %18’den %8’e indirilmiştir.

– Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan tüm tohumluk ve fidanların KDV oranı %1’e indirilmiştir. Buna göre, daha önce; buğday, arpa, mısır, çeltik, fasulye, yer fıstığı, ayçiçeği, soya, şeker pancarı, patates, pamuk, nohut, yonca, korunga, adi ve diğer fiğler, sorgum, sudan otu ve sorgum-sudan melezinin sertifikalı tohumlukları ile sertifikalı meyve fidanları için uygulanan %1 KDV oranı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sertifıkalandınlan tohumluk ve fidanların tümü için uygulanacaktır.

– İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükelleflerce özel matrah uygulanarak yapılan kullanılmış araç teslimlerinde KDV oranı %18 olarak belirlenmiştir. Bilindiği üzere, KDV Kanununun “Özel Matrah Şekilleri” başlıklı 23 üncü maddesinin (f) bendinde; ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. Yapılan değişiklik uyarınca,  ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerin, KDV mükellefi olmayanlardan KDV uygulanmaksızın satın aldıkları ve özel matrah uyguladıkları teslimlerde %1 yerine %18 oranında KDV uygulanacaktır.Bülten 2022- 30 Eki Karar

–  Yatlar, kotralar, tekneler ve gezinti gemilerinin KDV oranı %18 olarak belirlenmiştir.

– Tarife ve GTİP bazlı %8 KDV oranı uygulanan tıbbi cihazlar için, güncel mevzuat düzenlemeleri esas alınarak Sağlık Bakanlığı uygulamaları ile uyum sağlanmıştır. Yapılan değişiklik uyarınca, daha önce sadece yukarıda anılan (II) sayılı listenin 22 nci sırasında GTİP numaraları belirlenen tıbbi eşyalar için %8 KDV oranı uygulanmaktayken; şimdi, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Tıbbi Cihaz Yönetmeliği” ve “İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği” hükümlerine tabi olan tüm cihazların teslimi ile bunların kiralanması hizmetleri için %8 KDV oranı uygulanacaktır.

– Yeme içme hizmetlerindeki birinci sınıf işletme, üç yıldız ve üzeri otel gibi yerler için yapılan ayrım kaldırılarak bu hizmetlerin tamamında KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. Yapılan değişiklikle,(II) sayılı listenin 24’üncü sırasında yer alan “(birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç)” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, böylece birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalarda verilen hizmetler için KDV oranı %18’ten %8’e indirilmiştir. Diğer taraftan, bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı için %18 KDV oranı uygulanmaya devam edilecektir.

–  %8 Oranına tabi tarım makinelerinin kapsamına bir takım makinalar dahil edilmiştir. (II) Sayılı listenin 28 inci sırasındaki tabloda yer alan “8434.10.00.00.00 Süt sağma makinaları” satırı “84.34 Süt sağma makinaları ve sütçülükte kullanılan makina ve cihazlar” olarak değiştirilmiş ve tablonun sonuna 30/12/2021 tarihli ve 5045 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin aşağıdaki sıraları eklenmiştir.

Buna göre, daha önce sadece süt sağma makinalarına uygulanan %8 KDV oranı; 84.34 Süt sağma makinaları ve sütçülükte kullanılan makina ve cihazlar, 8418.69.00.99.19 – Diğerleri (Yalnız süt soğutma tankları), 8433.60.00.00.00 – Yumurtaları, meyvaları veya diğer tarım ürünlerini ağırlık veya büyüklüklerine göre ayırmaya veya temizlemeye mahsus makina ve cihazlar için de uygulanacaktır. Bu makinalar için daha önce %18 oranında KDV hesaplanmaktaydı.

– Sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil, tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete ile bebek ve yetişkin bezleri, hijyenik ped vb. ürünlerin teslimlerinde KDV oranı %18’den %8’e indirilmiştir.

Söz konusu Karar ektedir.

Bülten 2022- 30 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/29 Enflasyon Düzeltmesinin Ertelenmesi ile Yabancı Paralar ve Altın Hesaplarının TL Mevduata Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İstisna Uygulamasına İlişkin 7352 Sayılı Kanun Yayımlandı

29/01/2022 Tarih ve 31734 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7352 sayılı “Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile enflasyon düzeltmesinin ertelenmesi ile yabancı paralar ve altın hesaplarının Türk Lirası mevduatına dönüştürülmesinden elde edilen kazançlara istisna uygulamasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

Diğer taraftan, aynı tarihte TL mevduata dönüşümde kurumlar vergisi istisnasına ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığınca hazırlanan “19 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağı” da kamuoyunun bilgisine sunuldu.

A- Enflasyon Düzeltmesi Uygulamasının Ertelenmesi

7352 Sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 33 – Geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

Mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.

31/12/2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez.

Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri, mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında olan mükellefler bakımından geçerli değildir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Bu Kanunun 1 inci maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na eklenen Geçici 33’üncü madde ile 2021 ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibariyle) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaması yönünde düzenleme yapılmıştır.

Diğer taraftan, 31/12/2023 tarihli mali tablolar enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kar/zarar farkı geçmiş yıllar kar/zararı hesabında gösterilecektir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmayacak, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmeyecektir.

Yukarıda anılan Geçici 33’üncü maddenin ikinci paragrafında, “Bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.” hükmüne yer verilerek, mükelleflerin 213 sayılı VUK’un 298’inci maddesinin (ç) fıkrasında düzenlenen ve 01.01.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe giren sürekli yeniden değerleme uygulamasından faydalanabilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Hatırlanacağı üzere, 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 Sayılı Kanun ile ihdas edilen ve 01.01.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe giren (VUK Geçici 32’nci mad.) “tek seferlik” yeniden değerleme uygulaması ve (VUK mük. 298/ç) “sürekli yeniden değerleme” uygulaması düzenlenmiştir.

Buna göre;

– 7338 Sayılı Kanun’un 31 inci maddesi ile VUK’un mükerrer 298 inci maddesi başlığı “Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme:” şeklinde değiştirilmiş ve bu maddeye, yeniden değerleme uygulamasını getiren (ç) fıkrası eklenmiştir. Sürekli yeniden değerleme uygulaması sayesinde, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç) enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla, bilançolarına dâhil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları yeniden değerleme oranı ile değerleyebileceklerdir. Yapılan değerlemeye ilişkin herhangi bir vergi hesaplanmayacaktır. Bu değerleme uygulaması 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

– 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na eklenen Geçici 32’nci madde ile tek seferlik yeniden değerleme uygulaması getirilmiştir. Tek seferlik yeniden değerleme uygulaması sayesinde isteyen mükellefler, yukarıda belirtilen 213 sayılı VUK’nun mük. 298/ç maddesinde düzenlenen sürekli yeniden değerleme öncesinde uygulanmak üzere, ilk kez yeniden değerleme yapılacak hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini maddede yer alan kapsam, şart ve hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebileceklerdir. Bu uygulamada, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %2 oranında vergi hesaplanacaktır. Bu değerleme uygulaması 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

B- Yabancı Paralarını Türk Lirasına Çeviren Mükelleflere Tanınan Kur Ve Faiz
İstisnası

7352 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 14- (1) 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) numaralı bendinin (g) alt bendi
hükmüne istinaden Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi
kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen hesaplar ile ilgili olarak;
kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını, dördüncü geçici
vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevirmeleri ve bu
suretle elde edilen Türk lirası varlığı, bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk lirası
mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda aşağıda belirtilen kazançlar
kurumlar vergisinden müstesnadır:

  1. a) Bu fıkra kapsamındaki yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan
    kur farkı kazançlarının 1/10/2021 ila 31/12/2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden
    kısmı,
  2. b) 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevrilen hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ile söz konusu hesaplardan dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar.

(2) Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur farkı kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk lirasına çevrildiği tarih arasına isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.

(3) Kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.

(4) Bu maddede öngörülen süre ve şekilde dönüşüm kuru/fiyatı üzerinden Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen yabancı paralar ile altın hesaplarına ilişkin olarak bu istisnayla sınırlı olmak üzere Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.

(5) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan istisna hükümleri, aynı şartlarla geçerli olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin kazançları hakkında da uygulanır.

(6) Türk lirası mevduat veya katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması durumunda bu madde kapsamında istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.”

 

  1. İstisnadan Yararlanacak Olan Mükellefler

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 14’üncü maddesinde yer alan istisnadan kurumlar vergisi mükellefleri ile gelir vergisi mükellefleri yararlanacaktır. Ancak işletme hesabı esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri anılan istisnadan yararlanamayacaktır.

Diğer taraftan kanun maddesinde aksine bir hüküm bulunmadığından anılan istisnadan dar mükellef esasına göre vergilendirilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de yararlanabilecektir.

  1. Yabancı Paraların Türk Lirasına Dönüştürülmesi

14.01.1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun
4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) bendinin (g) alt bendi hükmüne istinaden Türk Lirası
mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru
üzerinden Türk Lirasına çevrilen hesaplar ile ilgili olarak; mükelleflerin 31.12.2021 tarihli
bilançolarında yer alan yabancı paralarını dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin
beyannamenin verilme tarihine kadar Türk Lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk
Lirası varlığı bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk Lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri gerekmektedir.

Buna göre mükellefler 31.12.2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını
2021 yılı 4. geçici vergilendirme dönemine ilişkin beyannamenin verileceği 17.02.2022 tarihine
kadar Türk lirasına çevirmeleri ve en az 3 aylık Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri zorunlu tutulmuştur.

Yine geçici 14’üncü maddenin birinci fıkrasının kapsamına girmemekle birlikte, mükelleflerin 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını 2022 yılı sonuna kadar Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk Lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk Lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur farkı kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk Lirasına çevrildiği tarih arasına isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır.

Buna göre 2022 yılı sonuna kadar yabancı paralarım dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk Lirasına çevirmek suretiyle en az üç ay vadeli Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendiren mükelleflerin bu hesaplardan elde edecekleri kazançların da (faiz, kar payı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yapılan destek ödemeleri dâhil) gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu kapsamda bir geçici vergi döneminden sonra Türk Lirasına dönüşümün gerçekleşmesi durumunda dönem sonu ile Türk Lirasına çevrildiği tarih aralığına isabet eden kur farkı kazançları da istisna edilmiştir.

  1. İstisna Kapsamında Olan Kazançlar

Yabancı paralarını Kanun maddesinde belirtilen şekilde Türk Lirasına dönüştüren mükelleflerin bu yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarının 1/10/2021 ila 31/12/2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmı ile 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevrilen hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ve söz konusu hesaplardan dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar istisna kapsamına alınmıştır.

Buna göre, mükelleflerin döviz tevdiat ve katılma hesaplarında bulunan yabancı paralarını dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk Lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk Lirası varlıkları en az üç ay vadeli Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda, dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarının son üç aya isabet eden kısmı istisna edilmiştir. Ayrıca yabancı para cinsinden varlıkların Türk Lirasına çevrildiği tarihte oluşan kur farkı kazançları ile vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. Mezkur istisnaya, dönüşümün desteklenmesi kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yapılan destek ödemeleri ve dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan faiz ve kar payları da dâhil edilmiştir.

  1. Altın Cinsi Hesapların Dönüşümü

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 14’üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince; mükelleflerin, 31.12.2021 tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.

  1. Dönüşüm Kapsamında Açtırılan Hesaplardan Vadesinden Önce Çekim Yapılması

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 14’üncü maddesinin son fıkrasında Türk lirası mevduat veya katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması durumunda anılan madde kapsamında istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacağı hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu Kanun metni ektedir.

Bülten 2022- 29 Eki 7352 Sayılı Kanun


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/28 Ücretlerin Vergilendirilmesine İlişkin 319 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı

Bilindiği üzere 7349 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun ücret istisnalarını düzenleyen 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (18) numaralı bent ile hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri vergi dışı bırakılmıştır.

Şu kadar ki, istisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenir. Ödenecek vergi tutarı, bu suretle bulunan vergi tutarının içinde istisna tutara isabet eden kısım düşülmek suretiyle hesaplanır. İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşamaz. Birden fazla işverenden ücret alanlarda bu istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanır.

27.01.2022 Tarih ve 31732 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 319 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda 22.12.2021 tarih ve 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişikliklere ilişkin usul ve esasların açıklanmış olup 01.01.2022 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanan istisnaya ilişkin bahsi geçen Tebliğ’de yapılan açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

İstisnanın Kapsamı ve Uygulaması

7349 Sayılı Kanun’la, 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (18) numaralı bent ile 01.01.2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere, hizmet erbabının ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İstisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde, hizmet erbabının ilgili aydaki gelirine ilişkin verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenecektir.

İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi, ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşmayacaktır.

Hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret alması halinde istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanacaktır.

Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, maaş ödemesinin yanı sıra aynı dönemde yapılan ve ücret olarak değerlendirilen prim, ikramiye, huzur hakkı, mesai ücreti, döner sermaye ücreti, ek ders ücreti gibi ödemeler de dikkate alınmak suretiyle kümülatif matrah esas alınarak vergilendirme yapılmaktadır. İlgili dönemlerde uygulanan indirim ve istisnalar bu ödemelerin toplamına bir kez uygulanmaktadır. Dolayısıyla ilgili ayda yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerin toplamına anılan istisnanın bir kez uygulanması gerekmektedir.

Öte yandan yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı, bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine, sporculara yapılan ödemeler gibi ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde, anılan istisnanın uygulanması mümkündür.

Yapılan düzenleme ile 01.01.2022 tarihinden itibaren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde düzenlenmiş bulunan asgari geçim indirimi uygulaması kaldırıldığından bu tarihten itibaren yapılan ücret ödemelerinde asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.

Asgari ücretle çalışan ve istisna uygulaması nedeniyle vergi ödemeyecek olan hizmet erbabı da dahil olmak üzere Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesi kapsamında vergi indiriminden faydalanmak üzere başvuruda bulunanların engellilik indirimine ilişkin işlemleri önceden olduğu gibi Gelir İdaresi Başkanlığınca değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır. Asgari ücretli olarak çalışan ve bu nedenle ilgili ayda istisna nedeniyle vergi ödemeyecek olan hizmet erbabı, engellilik indiriminden faydalanamayacak olmakla birlikte onaylanan başvuruları üzerine şartları dahilinde emeklilik başvurularını yapabilecektir. Asgari ücretin üzerinde ücret alan ve vergi indirimine hak kazanan hizmet erbabının, gelir vergisi matrahının yeterli olması halinde, hem engellilik indiriminden hem de aynı Kanun’un 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen istisnadan faydalanması mümkün bulunmaktadır.

Asgari Ücretli Olarak Çalışanlarda Gelir Vergisi İstisnası

Hizmet erbabının ücret gelirinin, ilgili ayda geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı kadar olması halinde, brüt tutardan, işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi kesintisi yapılacak, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmayacaktır.

Öte yandan hizmet erbabının asgari ücretiyle birlikte mesai ücreti, sosyal yardım, ikramiye gibi ücret sayılan gelirler elde etmesi durumunda ise toplam ücret gelirinin; ilgili ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan kısmı gelir vergisinden istisna olacak, bu tutarı aşan kısım vergilendirilecektir.

İstisna tutarını aşan kısmın vergilendirilmesinde, istisna kapsamında olan matrah da dikkate alınarak vergi tarifesinin uygulanacak dilim ve vergi oranı belirlenecektir. İstisna suretiyle sağlanan menfaat asgari ücretin ilgili ayda hesaplanan vergisini geçemeyecektir.

Asgari ücretin üzerinde ücret geliri elde edenlerde gelir vergisi istisnası

Hizmet erbabının elde ettiği ücret ve ücret sayılan gelirlerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 ve 63’üncü maddesinde yer alan indirimler düşülecek ve varsa Kanunun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendi hariç 23 ve müteakip maddelerinde düzenlenen istisna kapsamındaki ücret ödemeleri gelir vergisi matrahına dahil edilmeyecektir. Bu şekilde belirlenen gelir vergisi matrahına gelir vergisi tarifesi uygulanarak vergi hesaplanacaktır. Bu suretle hesaplanan vergiden istisna tutara isabet eden vergi düşülmek suretiyle ödenecek vergi belirlenecektir. Bu istisna suretiyle sağlanan menfaat asgari ücretin ilgili ayda hesaplanan vergisini geçemeyecektir.

Tam zamanlı çalışmayan hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri ile yeni işe başlayan ve işten ayrılan hizmet erbabına yapılan kıst ücret ödemelerine istisna tam olarak uygulanacaktır.

Birden Fazla İşverenden Ücret Alınması Durumunda İstisnanın Uygulanması

Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, istisna uygulaması,
sadece en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir. Söz konusu
işverene bu durumu bildirme yükümlülüğü hizmet erbabına aittir. Birden fazla işverenden aynı
tutarda ücret alındığı durumda, istisnayı uygulayacak olan işvereni hizmet erbabı kendisi
belirleyecektir. İstisnadan faydalanılan işverende, istisnanın tamamından faydalanılamaması
durumunda kalan tutar için diğer işverende istisnadan faydalanılması mümkün değildir.

Yıllık Beyanname Verilmesi Halinde İstisna Uygulaması

Hizmet erbabının ücret gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yıllık beyanname ile beyan edilmesinin gerekmesi durumunda, yıl içinde istisna uygulamasından faydalanıldığı için yıllık beyannamede söz konusu istisna uygulamasına yer verilmeyecek ve yıllık beyannamede ücret gelirlerinin toplamı üzerinden hesaplanan vergiden, yıl içinde istisna öncesi hesaplanan vergiler mahsup edilecektir.

Tevkif suretiyle vergilendirilmemiş ücret gelirlerinin yıllık gelir vergisi matrahının, asgari ücretin yıllık gelir vergisi matrahını aşmaması halinde, bu gelirler beyan edilmeyecektir.

Söz konusu, gelirlerin asgari ücretin yıllık gelir vergisi matrahını aşması halinde ise bu gelirlerin tamamı beyan edilecek ve hesaplanan gelir vergisinden asgari ücretin yıllık matrahı üzerinden hesaplanan vergi indirim konusu yapılacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun Kaldırılan 64’üncü Maddesi Kapsamında Bulunan Diğer Ücretlilerin Durumu

7349 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi ile 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun 64’üncü maddesi 01.01.202 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu düzenleme ile bu madde kapsamında bulunan;

  1. a) Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanların,
  2. b) Özel hizmetlerde çalışan şoförlerin,
  3. c) Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçilerinin,

ç) Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanların,

elde ettikleri ücretler, işverenlerin tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmadığından tevkifata tabi olmayan ücret kapsamında değerlendirilecektir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 64’üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, bu kapsamda bulunan hizmet erbabının vergi karnesi almasına ve karnesini vergi dairesine ibraz ederek vergilerini tarh ve tahakkuk ettirmesine gerek bulunmamaktadır. Bu kapsamda olanların 01.01.2022 tarihinden itibaren elde ettikleri tevkif suretiyle vergilendirilmemiş ücret gelirleri Kanunun genel hükümlerine tabi olacaktır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendi uyarınca, bu kapsamda bulunan hizmet erbabının 01.01.2022 tarihinden itibaren elde ettiği ücret gelirlerine ilişkin matrahlarının, asgari ücretin yıllık gelir vergisi matrahını aşmaması halinde, istisna kapsamına giren bu ücretleri için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Hizmet erbabının elde ettiği ücret gelirlerinin, istisna tutarını aşması halinde ise elde edilen ücret gelirinin tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek ve hesaplanan gelir vergisinden asgari ücret üzerinden hesaplanan yıllık gelir vergisi mahsup edilerek ödenecek vergi hesaplanacaktır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde yer alan söz istisnaya ilişkin detaylı açıklamalara ve uygulama örneklerine 319 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer verilmiş olup söz konusu Tebliğ ektedir.

 

Bülten 2022- 28 Eki 319 Nolu Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/27 Sermayesinin Yarısından Fazlası Kamuya Ait Olan Şirketlerde Avans Kar Dağıtımı

18/01/2022 Tarih ve 31723 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirketlerin, kesinleşmemiş hesap dönemi sonu finansal tablolarında yer alan kâr üzerinden, ilgili hesap döneminin bitiminden itibaren, bir ay yerine,  iki ay içinde yapılacak genel kurullarında alınacak karara göre kâr payı avansı dağıtabileceği düzenlenmiştir.

Bahsi geçen Tebliğin değişiklik yapılan maddesinin yeni hali aşağıdaki gibidir;

“Kâr payı avansı dağıtım şartları

 MADDE 5 – (1) Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.

(2) Sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirketler, kesinleşmemiş hesap dönemi sonu finansal tablolarda yer alan kâr üzerinden, ilgili hesap döneminin bitiminden itibaren iki ay bir ay içinde yapılacak genel kurullarında alınacak karara göre kâr payı avansı dağıtabilirler. Bu durumda ödenecek kâr payı avansı, hesap dönemi sonu kârından 7 nci madde gereği indirimler yapılmak suretiyle hesaplanan tutarın yüzde doksanını geçemez.”

Yapılan değişiklikle daha önce bir ay olan süre iki ay olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

 

Bülten 2022- 27 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/26 Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 7351 Sayılı Kanun

22.01.2022 Tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de 7351 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmıştır.

7351 Sayılı Kanun ile vergi kanunlarına yönelik yapılan değişiklikler konu başlıkları itibariyle aşağıdaki gibidir;

  1. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

1.1. İştirak Kazançları İstisnası

7351 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun iştirak kazançları istisnasını düzenleyen 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiş ve bendin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4′) Tam mükellefiyete tabi diğer yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları (portföyünde yabancı para birimi cinsinden varlık ve altın ile diğer kıymetli madenler ve bunlara dayalı sermaye piyasası araçları bulunan yatırım fonlarından elde edilen kazançlar hariç).”

“Diğer yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları bu istisnadan
yararlanamaz.”

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemeden önce sadece tam mükellefiyete
tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının
hisse senetlerinden elde edilen kâr payları istisna kapsamına alınmıştı. Yapılan değişiklikle birlikte kurumların tam mükellefiyete tabi diğer yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları da istisna kapsamına alınmıştır. Ancak portföyünde yabancı para birimi cinsinden varlık ve altın ile diğer kıymetli madenler ve bunlara dayalı sermaye piyasası araçları bulunan yatırım fonlarından elde edilen kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Ayrıca öncesinde olduğu gibi girişim sermayesi yatırım ortaklıkları dışında kalan diğer yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan bu değişiklik 01.01.2022 tarihinden, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde 2022 takvim yılında başlayan özel hesap döneminin başından itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1.2. Kurumlar Vergisi Oranın İndirimli Uygulanması

7351 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(7) İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır.

(8) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için yedinci fıkra hükmüne göre ayrıca indirim uygulanmaz.

(9) Yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranlar, bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır.”

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine eklenen fıkralarla, ihracat yapan kurumlar ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlara, kurumlar vergisinin indirimli uygulanması imkanı getirilmiştir. Buna göre;

– İhracat yapan kurumların sadece ihracattan elde ettikleri kazançlarına,

– Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların sadece üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına,

kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanacaktır.

Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların ihracat yapması halinde ise ihracattan elde ettikleri kazançlarına ayrıca indirimli kurumlar vergisi uygulanmayacak olup indirim oranı 1 puan ile sınırlı kalacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesine eklenen (9) numaralı fıkrada ise yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranların, bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre mükelleflerin öncelikle varsa 32’nci madde kapsamında indirim oranı uygulanacak daha sonra 1 puanlık indirim uygulanacaktır. Örneğin, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin (6) numaralı fıkrasında, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların, paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda olan kurumların, kurum kazançlarına 2 puanlık indirim uygulandıktan sonra ihracattan elde ettikleri kazançlarına veya sanayi sicil belgesine sahip olmak şartıyla üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına ayrıca 1 puanlık indirim gerçekleştirilecektir.

Yeni getirilen kanun hükmü ihracattan elde edilen kazançlara ve üretim faaliyetinden elde edilen kazançlara uygulanacağından mükelleflerin ihracat ve fiili üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarını ayrı hesaplarda takip etmesi gerekmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan bu değişiklik 01.01.2022 tarihinden, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde 2022 takvim yılında başlayan özel hesap döneminin başından itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

  1. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

7351 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu tutarın yüzde ellisi oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemez.”

Yapılan düzenleme ile, vergi iadelerine ilişkin olarak açılan davalarda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için dava konusu iade tutarının yüzde ellisinin teminat olarak gösterilmesi zorunlu tutulmuştur. Yeni duruma göre davacı mükellefler tarafından iade tutarının yüzde ellisinin teminat olarak gösterilmemesi halinde yürütmeyi durdurma kararı verilemeyecektir.

  1. Bireysel Emeklilik Sisteminde yapılması öngörülen bazı değişiklikler

Kanunun;

– 4’üncü maddesi ile konut alımı, evlilik, eğitim ve benzeri özellik arz eden durumlarda ihtiyaç duyulabilecek tasarrufların bireysel emeklilik sistemi çatısı altında biriktirilerek kullanılabilmesine imkân verilmesi amaçlanmakta ve bu itibarla, BES’te belirli bir süre bulunmuş katılımcılara kısmen ödeme alma imkânı sağlanmaktadır.

– 6’ncı maddesi ile Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda katılımcıların hak ve menfaatlerinin korunması adına %25 oranında Devlet katkısı hesaplamasına tabi olan sözleşmelere Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla Devlet katkısının %30 olarak uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.

– 7’nci maddesi ile talepleri halinde 45 yaş üstü katılımcıların da otomatik katılım sistemine dahil edilmesi amaçlanmaktadır.

– 9’uncu maddesi ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarına yönelik yapılan düzenlemenin (Devlet katkısının %30 olarak uygulanması) halihazırda sistemde yer alan katılımcılara da uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.

Söz konusu Kanun ektedir.

Bülten 2022- 26 Eki 7351 Sayılı Kanun


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/25 E-Uygulamalarda Bazı Değişiklikler Yapan 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı

22/01/2022 Tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik belge uygulamalarına ilişkin 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

1) E-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu

e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflere 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümünde yer verilmiştir.

535 No’lu Tebliğ ile yapılan değişiklikle birlikte e- fatura düzenleme ve kullanma zorunluluğu getirilen mükellefler yeniden belirlenmiştir. Yapılan bir kısım değişikliklerle birlikte e-fatura düzenlemek ve kullanmak zorunda olan mükellefler aşağıda sıralanmıştır.

1) Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemleri için 5 Milyon TL,
  2. b) 2021 hesap dönemi için 4 Milyon TL,
  3. c) 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 3 Milyon TL

ve üzeri olan mükelleflere,

2) Aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden, 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) olanlara,

3) Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL,
  2. b) 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL

ve üzeri olan mükelleflere,

4) Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerine,

e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

2) e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi

Yukarıda belirtilen;

– Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2018 veya 2019 hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler 1/7/2020 tarihinden itibaren, 2020 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayının başından itibaren, e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

– Aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayanlar 1/7/2020 tarihine kadar (2020 veya müteakip hesap dönemlerinden itibaren bu paragrafta belirtilen işler ile iştigal etmek üzere işe başlayacak mükellefler ise işe başlama tarihinden itibaren 3 ay içinde), kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden söz konusu bölümün (a) fıkrasının (4) numaralı bendinde belirtilen brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2020 veya 2021 hesap dönemlerinde sağlayanlar 1/7/2022 tarihine kadar, 2022 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayanlar ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır. Bu suretle aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında ilan yayınlayanlar, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışını gerçekleştirenler tarafından belirtilen tarihlerden itibaren düzenlenecek faturaların, 509 No.lu VUK Tebliğinin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi zorunludur.

– Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2020 veya 2021 hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler 1/7/2022 tarihine kadar, 2022 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

– Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerinden, bu Tebliğin yayım tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla faaliyette bulunanlar 1/7/2022 tarihine, bu Tebliğin yayım tarihinden sonra faaliyete başlayanlar ise, faaliyete başladıkları ayı izleyen dördüncü ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

3) e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayanlar tarafından düzenlenecek faturanın e-Belge düzenleme portali üzerinden düzenlenme zorunluluğuna ilişkin sınır düşürülmesi

Şu anda, e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi) aşması halinde söz konusu faturaların, istisnai durumlar haricinde, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portaline gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur.

01/03/2022 tarihinden itibaren vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilere yapılan satışlarda vergiler dahil toplam tutarının 5 Bin TL’yi, vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından ise 213 Sayılı Kanunun 232 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, işlemin gerçekleştiği yıla ait, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutarı (2022 yılı için 2.000 TL) aşması halinde, faturaların kağıt fatura yerine, Gelir İdaresi Başkanlığının e-Belge Portali üzerinden veya Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi sistemleri ile entegrasyonu sağlayabilmiş olan özel entegratör kuruluşların bilgi sistemleri aracılığıyla elektronik ortamda e-Arşiv Fatura olarak düzenlemesi zorunlu olacaktır.

4) Elektronik ticaret kapsamında düzenlenen e-Arşiv faturalara ilişkin düzenlemeler

E-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olup internet üzerinden mal ve hizmet satışı yapanlar, yaptıkları satışlara ilişkin e-Arşiv Faturaları elektronik ortamda iletmek zorundadır. Ayrıca, söz konusu satışlarda irsaliye yerine geçen; e-Arşiv Faturanın kağıt çıktısı, ÖKC fatura bilgi fişi ya da sevk irsaliyesinin sevk edilen malın yanında bulunması gerekmekteydi.

Yapılan değişiklikle, söz konusu satışlarda sevk irsaliyesi ya da e-irsaliyenin bir örneğinin (veya format ve standardı Başkanlıkça belirlenen ve bu satışa ilişkin olarak düzenlenen e-İrsaliyenin elektronik ortamda sorgulanmasına, görüntülenmesine, doğrulanmasına imkan veren bilgileri barındıran özel kodlu belgenin kağıt çıktısının), sevk irsaliyesi yerine geçen e-Arşiv Faturanın kağıt çıktısının ya da ÖKC fatura bilgi fişinin sevk edilen malın yanında bulunması gerekmektedir.

5) E-İrsaliye uygulamasına zorunlu olarak dahil olması gereken mükelleflerin kapsamının genişletilmesi

Mevcut uygulamada, diğer bazı mükelleflerin yanı sıra;

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerden, demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler ile

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan ve 2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin

e-irsaliye uygulamasına dâhil olmaları ve düzenleyecekleri sevk irsaliyelerini, istisnai durumlar haricinde “e-İrsaliye” olarak düzenlemeleri ve uygulama kapsamındaki mükelleflerden alacakları sevk irsaliyelerini de “e-İrsaliye” olarak almaları zorunluydu.

Yapılan değişiklikle;

– Demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler hariç) ve

– E-Fatura uygulamasına kayıtlı olan ve brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);

  1. a) 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemlerinde 25 Milyon TL,
  2. b) 2021 veya müteakip hesap dönemlerinde 10 Milyon TL

ve üzeri olan mükelleflere e-İrsaliye uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilmiştir.

Buna göre, yukarıda sayılan bu mükelleflerin takip eden hesap döneminin yedinci ayı başından itibaren e-irsaliye uygulamasına geçmeleri ve bu tarihten itibaren düzenleyecekleri sevk irsaliyelerini, istisnai durumlar haricinde, e-İrsaliye olarak düzenlemeleri ve kayıtlı kullanıcılardan e-İrsaliye olarak almaları zorunludur.

6) E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması

E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulaması, döviz alım ve satım faaliyetinde bulunan yetkili müesseseler dahil olmak üzere ilgili mevzuat gereğince döviz alım-satım belgesi düzenleyebilen tüm mükellefler tarafından kağıt ortamda düzenlemekte olan Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satım Belgesi’nin, elektronik ortamda düzenlenmesi, muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt ortamda iletilebilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesine imkan veren uygulamadır.

Yapılan değişiklikle, E-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulamasının, yukarıda belirtilen mükelleflerden, aynı zamanda ilgili mevzuat dahilinde kıymetli maden alım/satım yapma yetkisi de bulunanlar bakımından, döviz ve kıymetli maden alım/satım işlemlerinde 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında tek belge olarak düzenlenebilen “Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi” ile “Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi”ni de kapsadığı belirtilmiştir.

7) E-Gider Pusulasının düzenlenmesi ve teslimi

Gider pusulasının muhatabına kâğıt ortamda iletilmesi halinde, kâğıt çıktının düzenleyen ve muhatabı tarafından ıslak imza ile imzalanmış olması esastır.

Mevcut uygulamada, belgeyi düzenleyen ve muhatabı tarafından ıslak imza imzalanması ve düzenleyen tarafından kâğıt ortamda da muhafaza ve ibraz edilmesi, muhatabına ise elektronik veya kâğıt ortamda iletilmesi gerekmektedir.

Yapılan değişiklikle, gider pusulası düzenlenmek suretiyle tevsiki uygun görülen durumlarda; elektronik ortamda düzenlenen ve elektronik sertifika ile imzalanan e-Gider Pusulasının en az bir örnek kâğıt çıktısının alınarak, çıktının muhatabı tarafından ıslak imza ile imzalanması, elektronik imzalı belgenin muhatabına talebi doğrultusunda elektronik veya kağıt örneğinin iletilmesi ve elektronik imzalı belge ile birlikte ıslak imzalı örneğinin düzenleyen tarafından kâğıt ortamda da muhafaza ve ibraz edilmesi gerektiği açıklanmıştır.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

 

Bülten 2022- 25 Eki Tebliğ


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/24 Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair (40 Seri Nolu) Tebliğ Yayımlandı

18.01.2022 tarih ve 31723 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 40 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (40 No’lu Tebliğ) ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde (KDV Tebliği) değişiklikler yapılmıştır.

Bu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, savunma sanayii projelerinde uygulanan KDV istisnası ve imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilmesine ilişkin düzenlemenin  2022, 2023 ve 2024 yılları için de uygulanması Kararına yönelik  değişlikler yapılmıştır. Konu başlıkları itibariyle yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar aşağıdaki gibidir;

1- Ulusal Güvenlik Amaçlı Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 1’inci maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler” ibaresi ile (II/B-7.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiş; (II/B-7.) ile (II/B-7.1.) bölümlerindeki “Müsteşarlığı” ibareleri “Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.

“Öte yandan, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler ile bu projeler kapsamındaki teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri bu kurumlarca onaylanan teslim ve hizmetler 25/12/2021 tarihinden itibaren KDV’den istisna edilmiştir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması Tebliğin (II/B-7.2.), istisnaya ilişkin bildirim zorunluluğu Tebliğin (II/B-7.3.), istisna işlemin beyanı Tebliğin (II/B-7.4.), bu kapsamdaki işlemlere ilişkin iade uygulaması Tebliğin (II/B-7.5.) ve sorumluluk uygulaması ise Tebliğin (II/B-7.6.) bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde yürütülür. Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen ve istisna hükmünün yürürlüğe girdiği 25/12/2021 tarihinden önce başlayan ve devam etmekte olan savunma sanayii projelerine ilişkin, 25/12/2021 tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır.”

Yapılan değişiklikle Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler de KDV’den müstesna olmuştur.

2- Ulusal Güvenlik Kuruluşlarına Doğrudan Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 2’nci maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.2.1.) bölümünün ikinci paragrafının birinci ve ikinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İstisna kapsamında mal ve hizmet temin etmek isteyen ulusal güvenlik kuruluşlarınca, söz konusu mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda tereddüt bulunursa, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. Bu mal ve hizmetleri alan ulusal güvenlik kuruluşları tarafından faturayı düzenleyen yükleniciye istisna kapsamında yapılan işlemin belgelenmesi amacıyla (EK: 11A)’da yer alan yetkili birim amirinin kaşe ve imzasının tatbik edileceği bir belge verilir.”

Yapılan bu değişiklikle istisna kapsamında mal ve hizmet temin etmek isteyen ulusal güvenlik kuruluşlarınca, söz konusu mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olduğuna dair Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan uygunluk bildirimi alma zorunluluğu kaldırılmış olup ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı hususunda tereddüt olması halinde Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan görüş alınabilecektir.

3- Yüklenici Firmalara Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna

40 No’lu Tebliğ’in 3’üncü maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/B-7.2.2.) bölümünün dördüncü paragrafının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ulusal güvenlik kuruluşu bu listeyi, nihai mal veya hizmetin üretimine yönelik olarak sarf edilecek mal ve hizmetlerden oluşup oluşmadığı bakımından inceleyerek ve üzerinde gerek duyduğu değişiklikleri yaparak örneği (EK: 11B)’de yer alan biçimde onaylar. Ulusal güvenlik kuruluşunca nihai mal veya hizmetin ve söz konusu listedeki mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda tereddüt bulunursa, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. ”

Yapılan bu değişiklikle yüklenicilere yapılan, kapsam ve niteliği ilgili ulusal güvenlik kuruluşu tarafından onaylanan mal teslimleri ile hizmet ifaları istisna kapsamında olduğuna dair Gelir İdaresi Başkanlığından uygunluk bildirimi alma zorunluluğu kaldırılmış olup ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı hususunda tereddüt olması halinde Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilecektir.

4- İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri

Bilindiği üzere 31.12.2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30.12.2021 tarih ve 5047 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 37’nci maddesinin uygulaması süresi yeniden belirlenmiştir.

Bahsi geçen Karar’a göre ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iade edilmesi hakkındaki geçici 37’nci maddesi, mezkur maddede düzenlendiği şekilde, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi için de uygulanabilir hale getirilmiştir.

40 No’lu Tebliğ’in 4’üncü maddesi ile KDV Tebliği’nin (II/E-7.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “2020 ve 2021 yıllarında” ibaresinden sonra gelmek üzere “; 31/12/2021 tarihli ve 31706 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/12/2021 tarihli ve 5047 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında” ibaresi eklenmiştir.

Söz konusu Tebliğ ektedir.

Bülten 2022- 24 Eki 40 Seri Nolu VUK Tebliği


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)

4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)
Sıra No. Kanun Maddesi Ceza Maddesi Fiil 2022 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)                                                                               (Yeniden Değerleme Oranı % 36,20)  
 
1 3 98 İşyerini muvazaalı olarak bildirmek 47.409 İşyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren vekillerine ayrı ayrı.
2 5 99/1-a İşçilere eşit davranma ilkesine aykırı davranmak 397 Bu durumdaki her işçi için
3 7 99/1-b Madde de öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi çalıştırmak 664 Bu durumdaki her işçi için
4 7/2 (f) bendi 99/2 7. maddenin 2 fıkrasının f bendine aykırı davranmak 2.656 99/1-b ceza maddesinin dört katı
5 8 99/1-c İş sözleşmesinin içeriğini belirtir yazılı belgeyi vermemek 397 Bu durumdaki her işçi için
6 14 99/1-c Çağrı üzerine ve uzaktan çalışma hükümlerine aykırı davranmak 397 Bu durumdaki her işçi için
7 28 99/1-d İşten ayrılan işçiye Çalışma Belgesi vermemek, belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazmak 397 Bu durumdaki her işçi için
8 29 100 Madde hükmüne aykırı olarak işçi çıkartmak (toplu işçi çıkarma) 1.559 Bu durumdaki her işçi için
9 30 101 Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırmamak 5.917 Çalıştırılmayan her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için
10 32 102/a Ücret ile bu kanundan doğan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücreti kasten ödememek veya eksik ödemek 429 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
11 32 102/a Ücret, pirim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödememek 429 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
12 37 102/b Ücret hesap pusulası düzenlememek 1.559  
13 38 102/b Yasaya aykırı ücret kesme cezası vermek veya kesintinin sebep ve hesabını bildirmemek 1.559  
14 39 102/a Asgari ücreti ödememek veya eksik ödemek 429 Bu durumdaki her işçi ve her ay için
15 41 102/c Fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödememek, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmamak, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almamak. 755 Bu durumdaki her işçi için
16 52 102/b Yüzde ile ilgili belgeyi  temsilciye vermemek 1.559  
17 56 103 Yıllık ücretli izni yasaya aykırı şekilde bölmek, 755 Bu durumdaki her işçi için
18 57 103 İzin ücretini yasaya aykırı şekilde ödemek veya eksik ödemek 755 Bu durumdaki her işçi için
19 59 103 Sözleşmesi fesh edilen işçiye yıllık izin ücreti ödememek 755 Bu durumdaki her işçi için
20 60 103 Yıllık izin yönetmeliğinin esas usullerine aykırı olarak izni kullandırmamak veya eksik kullandırmak 755 Bu durumdaki her işçi için
21 63 104 Çalışma sürelerine ve buna dair yönetmelik hükümlerine uymamak 4.173  
22 64 104 Telafi çalışması usullerine uymamak 755 Bu durumdaki her işçi İçin
23 68 104 Ara dinlenmesini uygulamamak 4.173  
24 69 104 İşçileri geceleri 7.5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek 4.173  
25 71 104 Çocukları çalıştırma yaşına ve çalıştırma yasağına aykırı davranmak 4.173  
26 72 104 Yer ve sualtında çalıştırma yasağına uymamak 4.173  
27 73 104 Çocuk ve genç işleri gece çalıştırmak veya ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmek 4.173  
28 74 104 Doğum öncesi – sonrası sürelerde kadın işçiyi çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek 4.173  
29 75 104 İşçi Özlük dosyasını düzenlememek 4.173  
30 76 104 Çalışma sürelerine ilişkin yönetmeliklere muhalefet etmek 4.173  
31 92/2 107/1-a Çağrıldıkları zaman gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermemek, İş Müfettişlerinin 92/1.fıkrada yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı  göstermemek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmemek. 37.928  
32 96/1 107/1-b İfade ve bilgilerine başvurulan işçilere işverenlerce telkinlerde bulunma, gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye zorlama veyahut ilgili makamlara ifade vermeleri üzerine onlara karşı kötü davranışlarda bulunmak 37.928  
33 107/2 İş Müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerinin yapılmasını ve sonuçlandırılmasını engellemek. 37.928  

 

4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2022/23 Bazı Binek Otomobillerin ÖTV Matrah Aralıkları ve ÖTV Oranları Hakkında Karar Yayımlandı

Bilindiği üzere 2016/9542 sayılı BKK sonrası, binek otomobillere ilişkin ÖTV oranları motor silindir hacminin yanı sıra otomobil fiyatı (taşıt değeri) da dikkate alınarak belirlenmektedir.

13/01/2022 Tarih ve 31718 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Tespiti Hakkında Karar (Karar Sayısı: 5096)” ile bazı binek otomobillerin ÖTV matrah aralıkları ve ÖTV oranları yeniden belirlenmiştir.

Karar ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (III) sayılı listedeki 87.03.G.T.İ.P. numaralı mallardan “Diğerleri” satırı altında yer alan bazı araçların ÖTV oranlarına esas ÖTV matrah aralıkları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; ayrıca bazı araçlar için farklı matrah grupları ile bu matrah gruplarına ilişkin yeni ÖTV oranları oluşturulmuştur.

Eski Hali Yeni Hali
Eski Matrah Aralığı Vergi Oranı (%) Yeni Matrah Aralığı Vergi Oranı (%)
-Diğerleri   -Diğerleri  
— Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler   — Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler  
— Özel tüketim vergisi matrahı 92.000 TL’yi aşmayanlar 45 — Özel tüketim vergisi matrahı 120.000 TL’yi aşmayanlar 45
— Özel tüketim vergisi matrahı 92.000 TL’yi aşıp,150.000 TL’yi aşmayanlar 50 — Özel tüketim vergisi matrahı 120.000 TL’yi aşıp,150.000 TL’yi aşmayanlar 50
    — Özel tüketim vergisi matrahı 150.000 TL’yi aşıp,175.000 TL’yi aşmayanlar 60
    — Özel tüketim vergisi matrahı 175.000 TL’yi aşıp,200.000 TL’yi aşmayanlar 70
-Diğerleri 80 -Diğerleri 80
— Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler   — Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler  
— Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler   — Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm³’ü geçmeyenler  
—- Özel tüketim vergisi matrahı 114.000 TL’yi aşmayanlar 45 —- Özel tüketim vergisi matrahı 130.000 TL’yi aşmayanlar 45
—- Özel tüketim vergisi matrahı 114.000 TL’yi aşıp,170.000 TL’yi aşmayanlar 50 —- Özel tüketim vergisi matrahı 130.000 TL’yi aşıp,210.000 TL’yi aşmayanlar 50
-Diğerleri 80 -Diğerleri 80

 

Söz konusu Karar ektedir.

Bülten 2022-23 Eki Karar


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”