25.04.2024 tarih E-49327596-125[KVK.ÖZ.2022.36]- sayı ile Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket ile çalışanlar arasında İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında, iş akdi sona ermeden ve işten çıkış bildirgesi düzenlenmeden, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında kıdem tazminatı ödenmesi için sözleşme yapılmıştır. Anlaşılan tutar çalışanların banka hesabına yatırılmıştır. Anlaşma kapsamında hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatının kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, gider unsuru olarak kabul edilmemesi durumunda ödenen tutarların yasal defterlere ne şekilde kayıt edileceği ve anlaşma yapılan çalışanın daha sonra İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumunda ödenen tutarın hangi kapsamda değerlendirileceği sormuştur.
Cevap:
“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi”ne istinaden şirket tarafından, iş akdi sona erdirilmeden ve işten çıkış belgesi düzenlenmeksizin ödenen tutarların, 1475 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu ödemelerin ücret olarak nitelendirilmesi ve yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, şirket tarafından çalışanlara yapılan ve ücret olarak değerlendirilen söz konusu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca, “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi” ile anlaşma yapılan çalışanların daha sonra kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumlarının İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
ÖZELGE 2024-37 Ar-Ge, yenilik ve tasarım harcamaları
01.04.2024 tarih 11355271-125.05.02[5-2020/9]-22681 sayı ile Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket Ar-Ge merkezi belgesi almıştır. Ar-Ge projesine ilişkin faaliyetler Ar-Ge merkezi fiziki sınırları içerisinde gerçekleştirilmekte ancak nihai ürünün oluşturulması aşamasında elde edilen ürünün kullanılabilirliğini ölçmek ve gerekli değişiklikleri yapılabilmesi amacıyla Ar-Ge merkezi fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarda test üretimleri ve prototip ürün çalışmaları yapmaktadır. Test üretimlerinin Ar-Ge merkezi fiziki sınırları içerisinde yer alan üretim hatlarının elverişli büyüklükte ve yeterlilikte olmaması nedeniyle zorunlu olarak fabrikalarınızdaki üretim hatlarında yapıldığı belirtilmiştir. Ar-Ge merkezinin fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarda gerçekleştirdiği test üretimleri ve protatip ürün çalışmalarına ilişkin olarak;
– Test üretiminde kullanılan ilk madde ve malzemenin,
– Test üretimi sırasında Ar-Ge merkezi personelinin fabrikalarda geçirdiği süreye ilişkin personel giderlerinin,
– Test üretimine katılan ancak Ar-Ge merkezi personeli olmayan personellerin işçilik giderlerinin,
– Fabrikalarda yer alan ve test süresi ile orantılı olarak, test üretiminde kullanılan tesis makine ve cihazların amortisman giderlerinin ve yalnızca test üretimlerinde kullanılmak üzere aldığı ve mevcut üretim hatlarına monte ettiği ekipmanların amortisman giderlerinin,
– Ayrıca ayni ücret olarak Ar-Ge personelinin bordrosuna dahil edilen özel sağlık sigortası ve giyim giderlerinin
Ar-Ge indirimine konu edilip edilemeyeceği sormuştur.
Cevap:
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
– Test üretiminde kullanılan ilk madde ve malzemelerin Ar-Ge faaliyetinizde fiilen kullanılan kısma ilişkin maliyetleriniz ile nihai ürünün oluşturulması aşamasında elde ettiğiniz ürünlerin kullanılabilirliğini ölçmek ve gerektiğinde değişiklik yapılmak üzere işletme içinde veya dışında test edilmesi amacıyla yaptığınız harcamalar Ar-Ge faaliyeti kapsamında olduğundan, işletme içinde veya dışında nihai ürünün test edilmesine yönelik mevcut üretim hatlarına monte ettiğiniz ekipmanlar ile söz konusu ekipmanların kullanıldığı üretim hatlarına ilişkin amortismanların, anılan Yönetmelik ve Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde Ar-Ge indirimine konu tutarın hesabında dikkate alınması mümkündür. Bu kapsamda, Ar-Ge merkezinin fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarınızda gerçekleştirdiğiniz test üretimlerinde kullanılan ilk madde ve malzemeye ilişkin giderlerin de Ar-Ge indirimine konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.
– Ar-Ge faaliyeti dışında başka faaliyetlerinizde de kullanılan mevcut üretim hatlarınıza ilişkin olarak hesaplanan amortismanların, bu üretim hatlarının Ar-Ge faaliyetinde kullanıldığı gün sayısına isabet eden kısmının Ar-Ge indirimine konu tutarın tespitinde dikkate alınabileceği tabiidir.
– Ancak, hesap döneminin tamamında Ar-Ge projelerinde kullanılmayan üretim hatları ile Ar-Ge faaliyetinde kullanıldığı gün sayısı tespit edilemeyen üretim hatlarının amortismanlarının Ar-Ge indirimine konu edilmesi mümkün değildir.
– Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla çalıştırılan Ar-Ge personeliyle ilgili olarak tahakkuk ettirilen ve gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması kapsamında bulunan ücretlerin Ar-Ge, yenilik ve tasarım harcamalarının kapsamı içinde değerlendirileceği tabiidir.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
-1/8/2016 tarihli ve 2016/9091 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararının 1 inci maddesi ile alınan karar kapsamında, şirketiniz Ar-Ge merkezinde çalışan Ar-Ge personelinin bu merkezde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki test üretimi veya prototip ürün çalışmalarının Ar-Ge merkezi dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda, Ar-Ge veya tasarım merkezi yönetiminin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi kaydıyla, merkez dışındaki bu faaliyetlerde geçirilen sürelere ilişkin ücretlerin gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Destek personeline yapılan ücret ödemelerinin ise bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
-Ar-Ge merkezi personeli olmayıp test üretimi veya prototip ürün çalışmalarına katılan personelin gelir vergisi stopajı teşvikinden faydalanması mümkün değildir.
-5746 sayılı Kanun kapsamında çalışan ve istisna şartlarını taşıyan AR-GE ve destek personeli adına yaptırılan özel sağlık sigortası için ödenen primlerin, çalışanlara sağlanan menfaat kapsamında ücret olarak değerlendirilerek aylık ücret bordrolarına dahil edilmesi, söz konusu prim tutarının ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla safi ücretin tespitinde indirim konusu yapılması, belirlenen safi ücret (gelir vergisi matrahı) üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 1/1/2022 tarihinden önce 193 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenlenen asgari geçim indirimi, 1/1/2022 tarihinden sonra 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarının, doktoralı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 95’i, yüksek lisanslı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 90’ı ve diğerleri için yüzde 80’inin verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilmesi gerekmektedir.
-Çalışanlara işin gereği demirbaş olarak verilen ve çalışanın işten ayrılması halinde geri alınabilir nitelikte olan giyim eşyasının gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün olup, bunun dışında çalışanlara giyim eşyası verilmesi veya nakden giyim yardımı yapılması durumunda, sağlanan bu menfaatlerin ücret olarak değerlendirilerek aylık ücret bordrolarına dahil edilmesi ve 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasında esas alınacak ücretin hesabında dikkate alınması gerekmektedir.
ÖZELGE 2024-35 7269 sayılı kanun kapsamında yapılan inşaat işlerinde avans ve hakediş ödemeleri üzerinden stopaj yapılıp yapılmayacağı
17.04.2024 tarih E-64597866-125- sayı ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: iştiraki olan Şirketiniz tarafından Kahramanmaraş merkezli deprem sonrasında depremzedelere konut yapılması amacı ile 7269 sayılı “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” kapsamında ihale yapıldığı belirtilerek, ihaleyi kazanan yüklenici firmaya Şirketiniz tarafından yapılan avans veya hak ediş ödemeleri üzerinden stopaj kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususu sorulmuştur.
Cevap:
7269 sayılı Kanunun 42 nci ve geçici 27 nci maddelerindeki muafiyet hükmünün, yıllara sari inşaat ve onarma işi kapsamında yüklenici firmaya ödenecek avans ve hakediş ödemeleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmasına etkisi bulunmadığından, Şirketiniz tarafından deprem bölgesinde deprem konutları yaptırmak için ihale edilen işlerin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden olması halinde, söz konusu ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
ÖZELGE 2024-34 İrlanda mukimi firmadan satın alınan yazılım nedeniyle ödenecek bedellerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı
06.03.2024 tarih 62030549-120[40/2023]-335643 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket müşterileri ile video görüşmesi yapmak için kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan … (…) firmasından “…” yazılım kullanma hizmeti satın alındığı ve anılan firma tarafından şirkete fatura gönderildiği belirtilerek, söz konusu programın satın alınması işleminin vergilendirilmesi hususu sorulmuştur.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Şirket tarafından müşterileri ile video görüşmesi yapmak için İrlanda mukimi firmadan alınan yazılım kullanma hizmeti üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan nihai tüketicilere satılması veya aynı şekilde işletmede kullanılması halinde yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç niteliği taşıyacaktır. Bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır.
I-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Şirkete ait araçlara ilişkin giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkündür.
II-ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN: Söz konusu firmanın Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye’de bir işyeri bulunmadığı sürece elde edeceği gelir üzerinden Türkiye’nin vergi alma hakkı olmayacaktır. Aksi durumda ise Türkiye’nin de bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergi alma hakkı olacaktır. Anlaşmanın 5 inci maddesinde ise hangi hallerde diğer devlette bir işyeri oluşup oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir. Anlaşma hükümlerine göre, Türkiye’nin vergi alma hakkının olduğu durumlarda ortaya çıkan çifte vergilendirme, Anlaşmanın “Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi” başlıklı 23 üncü maddesi uyarınca İrlanda’da mahsup yöntemi ile önlenecektir.
III- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: … mukimi … Limited firmasından satın aldığınız “…” yazılım hizmeti 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre KDV’ye tabidir. Söz konusu hizmet nedeniyle adı geçen firmanın Türkiye’de işyeri oluşması halinde hizmete ilişkin düzenlenen faturada hesaplanan KDV’nin firma tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmekte olup, bu faturada gösterilen KDV’nin tarafınızca düzenlenecek 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür. Bu hizmetler nedeniyle adı geçen firmanın Türkiye’de işyeri oluşmaması halinde ise, hesaplanan KDV’nin tarafınızca sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen KDV’nin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yap
ÖZELGE 2024-33 Deprem bölgesine yapılan bağış ve yardımların indirimi hk.
24.04.2024 tarih E-62030549-125[10/2023]-530050 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ve çevresinde meydana gelen depremden dolayı şirket tarafından arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere 3 adet kepçeyi tırlar ile birlikte Hatay İskenderun bölgesine göndermiştir. Bu faaliyet kapsamında; akaryakıt, kepçelerin günlük kullanım bedelleri, çalışan operatörün harcamaları gibi tüm masrafların şirket tarafından karşılandığını, kepçelerin özelge talep tarihi itibarıyla halen bölgede arama kurtarma çalışmalarında kullanıldığı belirtilerek, yapılan harcamaların Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden değerlendirilmesi hususunu sormuştur.
Cevap:
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Kahramanmaraş ili merkezli olan deprem bölgesinde, arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere tırlar ve personelleriyle birlikte gönderilen kepçeler ile, AFAD’ın kendisine veya AFAD’ın yönlendirdiği kamu kurum ve kuruluşlara verilen bedelsiz hizmetler kapsamında yapılan harcamalarınızın, kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Kahramanmaraş ili merkezli olan deprem bölgesinde, arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere tırlar ve personelleriyle birlikte gönderilen kepçeler ile, AFAD’ın kendisine veya AFAD’ın yönlendirdiği kamu kurum ve kuruluşlara verilen bedelsiz hizmetler KDV Kanununun 17/2-b maddesi kapsamında KDV’den istisna olup, bu istisna kapsamında yapılan hizmetlere ilişkin yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.
ÖZELGE 2024-32 Stajyer öğrencilere ödenen ücretin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmayacağı
24.04.2024 tarih 62030549-125[8-2019/694]-sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket elektronik kart imalatı (yüklü baskılı devre kartları, ses, görüntü, denetleyici, ağ ve modem kartları ile akıllı kartlar vb.) faaliyetiyle iştigal etmektedir. Faaliyetin icrası esnasında haftanın üç günü stajyer öğrenci çalıştırmakta ve stajyer öğrencilere çalışmaları karşılığında .. TL ücret ödemesi yapmaktadır. Yapılan ücret ödemelerinin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirilip indirilmeyeceği, öğrencilerin çalıştırılması karşılığında Devlet katkısı olarak Şirketinize ödenen meblağların ise gelir olarak dikkate alınıp alınmayacağını sormuştur.
Cevap:
Şirket tarafından mesleki eğitim gören öğrencilere yapılan ve asgari ücreti aşmayan ücret ödemeleri, gelir vergisinden istisnadır.
Bununla beraber; Mesleki Eğitim Kanun kapsamında olmayan öğrenciler için yapılacak ücret ödemeleri ile mesleki eğitim gören öğrencilere, asgari ücretin üzerinde yapılacak ücret ödemelerinin ise Gelir Vergisi Kanununun tevkifata tabi tutularak vergilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu ödemelere aynı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde yer alan istisnanın uygulanması mümkündür.
Diğer taraftan, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 53 üncü maddesi gereği işsizlik sigortası fonundan devlet katkısı olarak Şirkete sağlanan 2/3’lük tutarın kurum kazancınıza dahil edilmesi gerekmekte olup, stajer öğrencilere yapılan ücret ödemelerinin de Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
ÖZELGE 2024-31 Uluslararası Sefer Yapan Gemilere Verilen Liman İşletmeciliğin Hizmet İhracatı Kapsamında Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği Ve Elde Edilen Kazanç Üzerinden 1 Puanlık Kurumlar Vergisi İndiriminden Yararlanıp Yararlanamayacağı
24.04.2024 tarih E-62030549-125[32-2023]- sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirketin, faaliyet konusu liman işletmeciliği olup, kabotaj hattında ve ağırlıklı olarak uluslararası sefer yapan gemilere liman işletmeciliği hizmeti vermektedir. Verilen liman ve terminal hizmetlerini yük sahipleri adına Türkiye’deki gemi acentelerine faturalandırmakta, Türkiye’deki gemi acentesinin ise söz konusu hizmet bedellerini yurt dışı armatör kuruma acentelik hizmeti olarak faturalandırdığı belirtilerek bu kapsamda elde ettiği kazanç dolayısıyla 1 puanlık kurumlar vergisi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağını sormuştur.
Cevap:
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Şirket tarafından münhasıran uluslararası sefer yapan gemilere verilen liman ve terminal hizmetleri Türkiye’de verildiğinden ve bu hizmetlerden Türkiye’de faydalanıldığından, bu faaliyetlerden elde edilen kazanca, kurumlar vergisi oranının indirimli uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
ÖZELGE 2024-30 Binek araçlara ait giderlerin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı
06.03.2024 tarih 62030549-120[40/2023]-335643 sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket kurye hizmetleri faaliyetinde bulunmaktadır. Aktifinde kayıtlı iki tekerlekli …. motosiklet ve …. Cargo Tip araçlarla kurye hizmetleri faaliyeti (….) göstermektedir. Bu araçlara ait giderlerin tamamının gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağını sormuştur.
Cevap:
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Şirket faaliyet konusu itibarıyla binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyetleriyle iştigal etmemektedir. Kurye hizmetleri faaliyetinde kullanmış olduğu Cargo Tip aracın, şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunması ve tebliğdeki 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller kapsamına girmemesi halinde, bu araca ilişkin yapılan giderlerin tamamının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilir.
Öte yandan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan araçlara ait giderlerin en fazla %70’inin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.
İki tekerlekli … motosikletin işletmeye dahil edilmesi ve işte kullanılması kaydıyla, giderlerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı kapsamında, binek otolarda gider kısıtlamasına ilişkin sınırlamalara tabi olmaksızın, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Şirkete ait araçlara ilişkin giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkündür.
ÖZELGE 2024-29 Kişisel düşünceye dayalı olarak vergilendirme yapılması mümkün değildir
Maddi Olay: 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabında 4 yıl boyunca bekleyen tutarın faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmış yapılan cezalı KDV tarhiyatı ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı dava açılmıştır.
Konya BİM 1. Vergi Dava Dairesi E: 2020/268 K: 2020/413:
159-Verilen Sipariş Avansları Hesabında yer alan tutarların faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Vergi inceleme raporunda, verilen sipariş avansları hesabında kayıtlı tutarların ticaret hacmine göre şirketin hesabında bulunduğuna, şirket hesabından çekildiğine, ortakların hesabına aktarıldığına veya başka hesaplara aktarıldığına, söz konusu tutarların hangi amaçla hesapta bulundurulduğuna ilişkin herhangi bir belge ve somut veri bulunmamaktadır. Hesap hareketlerine ilişkin olarak yapılmış bir araştırmaya ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığı görüldüğünden şirket ve ortakları nezdinde yapılacak detaylı araştırma ile para hareketinin ortaya konulması suretiyle şirket tarafından ortaklarına finansman hizmeti verilmiş olduğu hususunun somutlaştırılması gerekmektedir. Verilen sipariş avansları hesabında yer alan tutarların ortaklara faizsiz kullandırıldığı varsayımıyla düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı KDV’de ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
ÖZELGE 2024-28 Finansal Kiralama Yoluyla Kiralanan Binek Oto İçin Ödenen KDV’ nin İndirimi Ve Gider Kısıtlaması Uygulaması
01.03.2024 tarih E-21152195-130[2023/5859]-129461 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan şirket, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin katma değer vergisinin indirip indiremeyeceğini ve aylık gelecek olan finansal kiralama faturalarının gider kısıtlamasına tabi tutup tutamayacağını sormuştur.
Cevap:
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Şirketin finansal kiralama sözleşmesine göre yaptığı ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin Şirketin tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınması durumunda, bu giderlerin en fazla %70’i, kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.
Diğer taraftan, finansal kiralama yoluyla edinilen ve “Haklar” hesabında izlenen binek otomobillere ilişkin ödenen faiz giderlerinin bu kıymetlerin aktife alındığı dönemi izleyen sonraki dönemlerinde tercihen binek otomobilin maliyetine eklenmesi durumunda, bu kıymetlere ilişkin ayrılan amortismanın en fazla aktife alınan yıl için belirlenen amortismana esas tutarının safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Finansal kiralamaya konu binek otomobilin mülkiyetinin sözleşme süresi bitiminde kiracıya geçmesi durumunda, binek otomobillere ait yüklenilen KDV’nin kiracı tarafından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Sözleşme süresi sonunda malın mülkiyetinin kiralayanda kalması durumunda ise, söz konusu işlem bir kiralama hizmeti olarak değerlendirileceğinden kira tutarları üzerinden ödenen KDV kiracı tarafından genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
