TAM TASDİK SÖZLEŞMESİNDE YENİ DÖNEM

  1. Süresinde Tam Tasdik Sözleşmesi Nedir?

18 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği ve Tasdik Yönetmeliği uyarınca;Tam tasdik sözleşmesinin her yıl Ocak ayı içinde (özel hesap döneminde ilk ay içinde) düzenlenmesi gerekir. Süre geçtikten sonra sözleşme yapılabilir; ancak süresinde yapılmış sözleşmenin sağladığı avantajlardan yararlanılamaz.

2.Tam Tasdik Zorunlu mu?

Mevcut durumda aktif büyüklük ve net satış hadleri bulunsa da, yasal olarak genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak birçok iade, istisna ve indirim uygulamasında fiilen avantaj sağlamaktadır.

  1. KDV İadesinde Büyük Avantaj

 Süresinde Tam Tasdik Varsa: Tutar sınırı olmaksızın KDV iadesi YMM raporu ile alınabilir. İnceleme ve teminat riski azalır. Önceki yıllara ait yüksek tutarlı iadeler de YMM raporuyla alınabilir. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılabilir.

 Süresinde Yoksa: Belirlenen limitleri aşan nakit iadeler vergi incelemesine tabi olur. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılamaz. Güncel limitler, 46 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği kapsamında 2026 yılı için artırılmaksızın uygulanmaktadır.

  1. Tevkifat Yoluyla Ödenen Vergilerin Nakden İadesi

315 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, 2026 yılı için: 426.000 TL’ye kadar nakit iadede YMM raporu aranmaz. 4.266.000 TL’ye kadar süresinde tam tasdik sözleşmesi varsa YMM raporuyla nakit iade alınabilir. Bu tutarı aşan iadeler yalnızca vergi incelemesi ile alınabilir. Önceki yıl için süresinde yapılmamış sözleşme, sonraki yıl imzalansa dahi geriye dönük hak sağlamaz.

  1. 2025 Beyannamelerinden İtibaren YMM Raporu Zorunlu Olan İstisna ve İndirimler

49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile; Birçok istisna ve indirim için YMM tasdik raporu zorunluluğu getirilmiştir.

Genel Esaslar:

  • Her bir istisna/indirim 500.000 TL’yi aşarsa tasdik zorunlu
  • Toplamı 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi
  • Bazı uygulamalar tutara bakılmaksızın zorunlu (örneğin indirimli KV)

Rapor ibraz edilmezse:

588 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca
2026 yılında uygulanacak özel usulsüzlük cezası: 400.000 TL – 4.000.000 TL arası (istisnanın %5’i) Tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler ayrıca istisna tasdik raporu düzenletmek zorunda değildir; tam tasdik raporu içinde yer verilebilir.

 

  1. İthalatta KDV İndirimi – Özel Amaçlı YMM Raporu
  • ılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında indirilemeyen ithalat KDV’leri için;

57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile 2026’dan itibaren: 6 aylık ithalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşarsa,  Özel Amaçlı YMM Raporu zorunlu

Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunanlar bu süreci daha sistematik ve hızlı yönetebilmektedir.

  1. KDV İadelerinde İlave Haklar

Süresinde tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler:

İTUS (İndirimli Teminat Uygulaması) – %8 teminatla iade
ATU (Artırımlı Teminat Uygulaması) – %60 teminatla 5 iş gününde iade
Kısmi tevkifatlı işlemlerde 50.000 TL üzeri iadelerde YMM rapor avantajı
%5’i aşmayan sahte belge tespitlerinde özel esaslara alınmama
Karşıt incelemelerde YMM üzerinden hızlı teyit imkanı

 SONUÇ

Süresinde yapılan tam tasdik sözleşmesi;

  • KDV iadelerinde hız ve güvence
  • Yüksek tutarlı nakit iadelerde incelemesiz çözüm
  • İstisna ve indirimlerde cezai riskten korunma
  • Teminat yükünün azaltılması
  • İthalat ve KDV uygulamalarında rapor kolaylığı
  • Karşıt incelemelerde operasyonel avantaj

sağlamaktadır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE TASDİKİ ZORUNLU İSTİSNA VE İNDİRİMLER

30.12.2025 tarihli 49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile, bazı istisna ve indirimlerin YMM tasdik raporu ile tevsiki zorunlu hale getirilmiştir.

Aşağıda Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi açısından zorunlu kapsama alınan uygulamalar özetlenmiştir.

  1. GELİR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE

Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler

İstisna / İndirim Dayanak
Sınai mülkiyet haklarında kazanç istisnası 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/B
Türk Uluslararası Gemi Sicili kazanç istisnası 4490 sayılı Kanun
Serbest bölge kazanç istisnası 3218 sayılı Kanun
Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası 4691 sayılı Kanun
Yurtdışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri kazanç istisnası 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Md. 89/13
İndirimli gelir vergisi uygulaması 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 32/A
Ar-Ge ve tasarım indirimi 5746 sayılı Kanun
Yatırım indirimi istisnası (GVK Geç. 61) 193 sayılı GVK
Beyannamede yer alan “Diğer İndirimler” ve “Diğer İstisnalar” GVK ve ilgili kanunlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE

Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler

İstisna / İndirim Dayanak
Yurt dışı iştirak kazançları istisnası 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/1-b
Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası Md. 5/1-c
Emisyon primi kazancı istisnası Md. 5/1-ç
GYF/GYO kazanç istisnası Md. 5/1-d
Taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası Md. 5/1-e
Yurt dışı inşaat, onarım, montaj kazanç istisnası Md. 5/1-h
Sınai mülkiyet hakları istisnası Md. 5/B
Serbest bölge kazanç istisnası 3218 sayılı Kanun
Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası 4691 sayılı Kanun
Ar-Ge indirimi KV mülga Md. 10
Nakdi sermaye artışı faiz indirimi Md. 10/1-ı
İndirimli kurumlar vergisi Md. 32/A
Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulaması Ek Madde 1-13
Teknogirişim / teknokent sermaye desteği indirimleri 5746 – 4691
Yatırım indirimi (Geç. 61) GVK
Beyannamede yer alan “Diğer İndirim ve İstisnalar” KV ve ilgili kanunlar

 TUTAR ESASLARI (Her İki Kanun İçin Ortak)

 500.000 TL Kuralı Her bir istisna veya indirim tutarı 500.000 TL’yi aşarsa YMM tasdiki zorunludur.

1.000.000 TL Toplam Kuralı Her biri 500.000 TL’yi aşmasa bile, toplam istisna ve indirimler 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi olur.

 Tutara Bakılmaksızın Zorunlu Olanlar

  • İndirimli kurumlar vergisi
  • Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
  • Beyannamede yer alan “Diğer İndirim/İstisnalar” satırları

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Alınan Fakat Tescili Vakıf Adına Yapılan Araçların Vergi Uygulaması

İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Tarih: 18.12.2025- E-62030549-120[40-2024]

Olayın Özeti

Vakfa bağlı iktisadi işletme, eğitim faaliyetinde kullanmak üzere araç satın almıştır. Araç faturaları iktisadi işletme adına düzenlenmiş, gider ve kayıtlar işletmede izlenmiştir. Ancak noter uygulaması nedeniyle araçların tescili vakıf adına yapılmıştır. Bu kapsamda; Araçların işletme aktifine alınıp alınamayacağı ve amortisman ayrılıp ayrılamayacağı, Araç alış bedeli ve ÖTV’nin gider yazılıp yazılamayacağı, Araç giderlerinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, KDV indiriminin mümkün olup olmadığı sorulmuştur.

İdarenin Değerlendirmesi

Vergi Usul Kanunu (Vergi Usul Kanunu) yönünden;

Amortisman ayrılabilmesi için iktisadi kıymetin işletmenin aktifinde kayıtlı olması gerekir. Araçların tescili vakıf adına yapıldığı için: Araçların iktisadi işletme aktifine alınması mümkün değildir. Bu nedenle iktisadi işletme tarafından amortisman ayrılamaz.

Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi yönünden; Araçlar işletme adına olmadığı için: Araç alış bedeli ve alışa ilişkin ÖTV gibi vergilerin gider yazılması mümkün değildir. Ancak araçların işletme faaliyetlerinde fiilen kullanılması şartıyla: Akaryakıt, bakım, sigorta, otopark gibi giderler indirilebilir. Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i kurum kazancından indirilebilir.

Katma Değer Vergisi (Katma Değer Vergisi Kanunu) yönünden; Araç alımında ödenen KDV indirilemez. Çünkü araç işletme adına tescilli değildir ve ayrıca binek araçlarda genel olarak KDV indirimi sınırlıdır. Ancak:Araçların işletmede kullanılması şartıyla, akaryakıt ve diğer giderlere ait KDV, gider olarak kabul edilen kısmı oranında indirilebilir.

 Sonuç Araçlar işletme adına tescilli olmadığı için amortisman ayrılamaz. Araç alış bedeli, ÖTV ve alım KDV’si gider veya indirim konusu yapılamaz. Araçlar işletmede kullanılıyorsa, yakıt ve diğer kullanım giderleri %70 oranında indirilebilir. Bu giderlere ait KDV de indirim konusu yapılabilir. Dolayısıyla, araçların mülkiyeti vakıfta olsa da işletmede fiilen kullanılması durumunda yalnızca kullanım giderleri açısından vergi avantajı sağlanabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İhracatın DİİB Sahibi Firma Tarafından Yapılması Halinde Grup Firmasının Yan Sanayici Olarak Kayıtlı Olması Zorunlu Değildir

Mevzuatta, ihracatın DİİB sahibi firma tarafından yapılması halinde grup firmasının yan sanayici olarak kayıtlı olması zorunlu değildir. Grup firmasının yan sanayici olarak kaydı yalnızca ihracatın grup firması tarafından yapılması durumunda gereklidir. Dahilde işleme rejiminin temel amacının ihracatın gerçekleştirilmesidir. Ürünlerin üretildiği ve ihraç edildiği durumlarda, Stokların grup firmasında bulunması için Grup firması Diib Belgesine kaydı zorunlu değildir. Danıştay 10. Daire, 16.02.2023 tarihli, E.2021/2715, K.2023/601 sayılı kararı ile de bu görüş desteklenmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Finansal Kiralamalarda Kira Ödemelerinin Eşit Dağıtılması Zorunlu Değildir

Finansal kiralama, adi kiradan farklıdır. Finansman sağlamaya yönelik özel bir sözleşmedir. Kira bedeli ve ödeme planı taraflarca serbestçe belirlenir.  Kira ödemelerinin eşit dağıtılması zorunlu değildir. Kanunda kira ödemelerinin yıllara eşit dağıtılacağına dair bir hüküm yoktur. Ödeme tutarları ve dönemleri sözleşmeye göre değişken olabilir. Dönemsellik ilkesi ihlal edilmez. Ödemeler sözleşmeye göre belirlenmiştir. Bu nedenle ödemenin yapıldığı dönemde gider yazılması dönemsellik ilkesine aykırı değildir. Finansal kiralama bedelleri tahakkuk ettiği dönemde gider yazılır. Kira bedeli kiracı açısından ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderdir. Tahakkuk veya ödeme döneminde gider kaydedilebilir.

 Finansal kiralama kira ödemelerinin: Ödendiği veya tahakkuk ettiği dönemde gider yazılmasında hukuka aykırılık yoktur. Kira süresine bölünerek eşit dağıtılması zorunlu değildir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Danıştay 9. Daire, 29.09.2022 tarihli, E. 2020/1868, K. 2022/4393 sayılı karar

Dava konusu istem

Şirketin 2016 yılı hesaplarının kurumlar vergisi yönünden incelenmesi sonucu bazı gider ve maliyetlerin hatalı kaydedilerek kurum kazancının düşük gösterildiği iddiasıyla re’sen tarh edilen ve tekerrür nedeniyle artırılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması talep edilmiştir.

Vergi incelemesinde eleştiri konusu yapılan hususlar

  1. Stok değerleme (Şirket lehine) Mahkeme, stokların FIFO yöntemine göre doğru incelenmediğini ve toplamda fazla stok beyanı bulunduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle stok düşük değerleme eleştirisine dayalı matrah farkı kaldırılmıştır.
  2. Kıdem ve ihbar tazminatları (İdare lehine) Ödeme yapılmadan gider yazılamayacağı, ancak karşılık ayrılarak ödeme döneminde gider yazılabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle eleştiri hukuka uygun bulunmuştur.
  3. Aktifte olmayan araç giderleri (İdare lehine) Grup şirketlere ait olsa bile ayrı tüzel kişiliğe sahip araçların giderleri indirilemez. Bu eleştiri yerinde görülmüştür.
  4. İşle ilgili olmayan harcamalar (İdare lehine) Düğün, kişisel eşya gibi giderlerin ticari faaliyetle ilgisi olmadığı kabul edilmiştir. Bu giderler reddedilmiştir.
  5. Yardım ve bağışlar (İdare lehine) Kanunda belirtilen şartları taşımadığı için indirimi kabul edilmemiştir.
  6. Petrol istasyonu yenileme giderleri (Şirket lehine önemli husus)

Mahkemeler şu ayrımı yapmıştır: Satıştan doğan zarar yalnızca 9.322 TL’dir ve istisna kapsamına girer. Ancak 1.115.000 TL tutarındaki yenileme gideri, istisna kapsamındaki zarar değil, ticari faaliyetin devamı için yapılan giderdir.  Bu nedenle söz konusu giderin kurum kazancından indirilebileceği kabul edilmiştir.

Tekerrür cezası (Şirket lehine) Önceki cezanın kesinleşme tarihi dikkate alınarak artırılan vergi ziyaı cezasının tekerrür kısmı hukuka aykırı bulunmuştur.

Danıştay kararı (Sonuç): Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak: Vergi idaresinin temyiz talebini reddetmiş ve kararı onamıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

DİİB kapsamındaki işlemlerin beyanı

İdare: İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI – Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Tarih: 26/02/2015- 21152195-35-02-94

Olayın Özeti

Firma DİİB kapsamında KDV ödemeden aldığı girdilerle üretim yapıyor ve ürünleri ihraç kayıtlı satıyor. Ancak ihraç kayıtlı satıştan doğan KDV’nin tamamı tecil edilemediğinde veya iade hesaplamasında bir kısmı iade edilemediğinde, bu tutarın ne yapılacağı ve beyannamede nasıl gösterileceği soruluyor.

İdarenin Değerlendirmesi

Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden;

DİİB kapsamında KDV’siz alınan girdilerle yapılan ihraç kayıtlı satışlarda, iade edilecek KDV belirli bir sınırla hesaplanır. Bu hesaplama sonucunda bazı durumlarda:

  • İhraç kayıtlı satıştan doğan KDV tamamen tecil edilirse, iade yapılmaz; ihracat gerçekleşince tecil edilen vergi terkin edilir.
  • Tecil edilemeyen bir KDV tutarı oluşursa, bu tutarın sadece belirli kısmı iade edilir. Çünkü iade tutarı, KDV ödenmeyen girdiler nedeniyle hesaplanan KDV düşüldükten sonra kalan fark kadar olabilir.
  • Hesaplama sonucunda iade edilemeyen bir KDV kalırsa, bu tutar kaybolmaz. Mükellef, iade talep ettiği dönemde bu KDV’yi tekrar indirilecek KDV olarak beyannamede gösterebilir.

Bu işlem, beyannamede özel olarak belirlenen satırdan (11/1-c ve geçici 17. maddelerden doğan iadelerin indirim yoluyla telafisi satırı) yapılır.

Sonuç

DİİB kapsamında ihraç kayıtlı satışlarda iade sınırı nedeniyle alınamayan KDV, sonraki dönemde indirilecek KDV olarak yeniden kullanılabilir; yani mükellef açısından hak kaybı oluşmaz.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

DİİB Kapsamında İkincil İşlem Görmüş Ürün İçin Ödenen KDV’nin İndirimli Orana Tabi İşlemlerde Yüklenim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı

İdare: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı – Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü
Tarih: 11.01.2017- 37009108-130[29.Md/2015-1114]-2736

Olayın Özeti

Firma DİİB kapsamında buğday ithal ediyor ve undan üretim yapıyor. Üretim sırasında ortaya çıkan ikincil ürün (kepek) serbest dolaşıma sokulurken gümrükte KDV ödeniyor. Firma bu KDV’yi indiriyor ve ayrıca indirimli orana tabi satışların iadesinde yüklenim olarak kullanıp kullanamayacağını soruyor. Konu Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir.

İdarenin Değerlendirmesi

Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden;

İkincil işlem görmüş ürünün (kepek) ithalatında ödenen KDV, genel kurallara göre indirilebilir KDV’dir. Bu KDV, kanuni defterlere kaydedildiği sürece indirim konusu yapılabilir.

Ayrıca bu ürün, firmanın indirimli orana tabi satışlarının maliyetinde yer alıyorsa ve indirilen KDV indirim yoluyla telafi edilemiyorsa, bu KDV indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade hesabında yüklenilen KDV olarak dikkate alınabilir.

Sonuç

DİİB kapsamında ortaya çıkan ikincil ürün için gümrükte ödenen KDV hem indirilebilir hem de şartları sağlıyorsa indirimli oran iadesinde yüklenim KDV olarak kullanılabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

DİİB sahibi mükelleflerin ihraç kaydıyla tesliminde iade edilecek KDV

İdare: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı – Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü
Tarih: 01.12.2017 –  39044742-KDV.11-514342

Olayın Özeti

Firma DİİB kapsamında oyuncak ithal ediyor ve bu girdilerle ürün üretip ihraç kayıtlı satış yapıyor. Ancak ithal edilen malların gümrük beyannamesinde istatistiki değeri gerçek maliyetten yüksek çıkıyor. Bu nedenle KDV iade hesabında hangi tutarın esas alınacağı soruluyor.

İdarenin Değerlendirmesi

Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden;

DİİB kapsamında KDV ödenmeden alınan girdilerle yapılan ihraç kayıtlı satışlarda iade edilecek KDV, sınırsız değildir. İade tutarı, ihraç kayıtlı satış bedeli ile KDV’siz alınan girdilerin maliyeti arasındaki farka KDV oranı uygulanarak bulunan tutarı aşamaz. Bu, sistemin amacı gereği getirilen bir sınırdır.

İthal edilen girdilerin tutarının belirlenmesinde ise gümrük beyannamesindeki istatistiki veya rayiç değer değil, firmanın yasal kayıtlarında yer alan gerçek maliyet esas alınır. Bu durum YMM raporunda da açıklanmalıdır.

Sonuç

DİİB kapsamında KDV’siz alınan girdilerle ihraç kayıtlı satış yapıldığında, KDV iadesi sınırlıdır. İade hesabında gümrükteki yüksek değer değil, muhasebedeki gerçek maliyet dikkate alınır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İthal edilerek tadilatı yapılan minibüsün DİİB sahibi firmaya ihraç kayıtlı olarak teslimi

İdare: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı – Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü
Tarih: 03.02.2020 –  39044742-KDV.11-121890

Olayın Özeti

Firma, DİİB kapsamında yurt içinden hammaddeleri KDV ödemeden (tecil-terkinle) alıyor ve bu hammaddelerle ürün üretiyor. Ancak bu ürünleri ihracatçıya ihraç kayıtlı değil, KDV’li olarak yurt içine satıyor. Daha sonra ihracat bu alıcı tarafından yapılıyor. Bu durumda tecil-terkin uygulamasının geçerli olup olmadığı soruluyor. Konu Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir.

İdarenin Değerlendirmesi

Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden;

DİİB kapsamında üretimde kullanılacak girdilerin, DİİB sahibi firmaya tecil-terkin kapsamında satılması mümkündür. Ancak bu sistemin mantığı, bu girdilerle üretilen ürünlerin ihracat veya ihraç kayıtlı satış yoluyla vergisiz şekilde ihracata yönlendirilmesidir.

Eğer DİİB sahibi firma, KDV ödemeden aldığı girdilerle ürettiği malları yurt içine KDV’li olarak satarsa, bu durumda sistemin amacı bozulmuş olur. Bu nedenle girdiler alınırken tahsil edilmeyen KDV, daha sonra DİİB sahibi firmadan aranır.

Sonuç

DİİB kapsamında KDV’siz alınan hammaddelerle üretilen malların normal şekilde KDV’li yurt içi satış yapılması doğru değildir. Böyle bir durumda zamanında alınmayan KDV, DİİB sahibi firmadan geri istenir. Bu nedenle ürünlerin ihracat veya ihraç kayıtlı satış yoluyla teslim edilmesi gerekir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”