Bülten: 2024-21 27 Nisan 2024 Tarihli Ve 32529 Sayılı Resmi Gazete’de Yeme İçme Hizmetlerinde KDV Oranlarının Uygulanmasına İlişkin Açıklamaların Yer Aldığı 51 Seri No.Lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı

  • Yiyecek ve içecek sunulan yerlerde KDV oran uygulaması detaylandırılmış.
  • 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda belirtilen KDV oranlarının uygulanması açıklanmış:
  • Gıda maddelerinin tesliminde %1 oranı,
  • Yiyecek ve içecek hizmetleri sunulan yerlerde ise %10 oranı (alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç).
  • Hizmet işletmelerinde %10 KDV oranı uygulanacağı belirtilmiş, ancak gıda maddeleri satışı yapan işletmeler için bu durum geçerli değil.

Değişiklikler 1 Mayıs 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

Tebliğde açıklanan örneklerle birlikte, yiyecek ve içecek hizmeti sunan işletmelerin hem hizmetleri hem de satışları için belirlenen KDV oranlarını uygulamaları gerektiği vurgulanıyor. Örneğin, kahvecilerin kendi hazırladıkları kahvelerin yanı sıra dışarıdan aldıkları keklerin satışında da %10 KDV hesaplaması yapmaları gerekiyor.

Ayrıca, işletmelerin telefonla veya internet üzerinden yapılan siparişlerde de aynı KDV oranlarını uygulamaları gerektiği belirtiliyor. Örneğin, pastanenin telefonla alınan bir sipariş için hazırladığı pasta ve yanındaki gıda satışlarında da %10 KDV hesaplanması gerekiyor.

Tebliğe göre, yiyecek ve içecek hizmetleri sunan ancak işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin de bu kapsamda değerlendirileceği ve aynı KDV oranlarını uygulamaları gerektiği belirtiliyor. Örneğin, bir sahil büfesi işletmesinin müşterilere sunduğu tost ve çayın yanı sıra dışarıdan temin ettiği gıda maddelerinin satışında da %10 KDV hesaplaması gerekiyor.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-20 Katılım Finans Muhasebe Standartları (KFMS) kapsamında, “KFMS 41: Ara Dönem Finansal Raporlama” Standardının yayımlanmasına karar verilmiştir.

Bu standart, katılım finans kuruluşları için ara dönem finansal raporlama ilkelerini belirlemekte ve diğer KFMS’ler ile ülkede geçerli olan genel kabul görmüş muhasebe ilkeleriyle birlikte dikkate alınmaktadır.

Standart, aşağıdaki başlıkları içermektedir:

  1. Ara Dönem Finansal Raporların Kapsamı: Kanunlar veya ilgili mevzuat gereği ara dönem finansal raporu hazırlamak ve yayımlamak zorunda olan veya gönüllü olarak hazırlamak isteyen katılım finans kuruluşları için geçerlidir.
  2. Tanımlar: Standartta kullanılan tanımlar belirtilmiştir, bunlar arasında “ara dönem”, “ara dönem finansal raporu” gibi terimler yer almaktadır.
  3. Ara Dönem Finansal Raporların Hazırlanması: Kuruluşlar, ara dönem finansal raporlarını belirli standartlara uygun olarak hazırlamakla yükümlüdürler. Bu standartlar, tam finansal tablo seti veya özet finansal tablo setini içermektedir.
  4. Muhasebe Politikaları: Kuruluşlar, önceki dönemlerde kullanılan muhasebe politikalarını korur veya yeni bir KFMS’nin uygulanmasından kaynaklanan değişiklikler gibi durumlarda bu politikaları güncellerler.
  5. Diğer Önemli Hususlar: Tahminlerin yapılması, önemliliğin değerlendirilmesi, varlık değer düşüklüğü gibi konular da dikkate alınır.
  6. İlk Kez Uygulama: KFMS’leri ilk kez uygulayan kuruluşlar için belirli prosedürler ve ilk kez uygulama standartları belirtilmiştir.
  7. Yürürlük Tarihi: Standart, 1 Ocak 2024 veya sonrasında başlayan hesap dönemlerinde uygulanır.

Bu standart, katılım finans kuruluşlarının ara dönem finansal raporlama süreçlerini belirlemek ve standartlaştırmak için önemli bir kılavuzdur.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-19 Enflasyon Muhasebesi Uygulamasından Kaynaklanan Değişiklikler Sonrasında Kamu Gözetimi, Muhasebe Ve Denetim Standartları Kurumunun Finansal Tablo Örnekleri Ve Kullanım Rehberine İlişkin Değişiklikler Yayınlanmıştır

Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı Değişiklikleri

Nisan 2024’te yayımlanan değişikliklere göre, münferit ve konsolide kar veya zarar tablosunda “Net Parasal Pozisyon Kazançları” ile “Net Parasal Pozisyon Kayıpları” kalemleri silinmiş ve yerine “Net Parasal Pozisyon Kazançları (Kayıpları)” kalemi eklenmiştir.

Doğrudan Yönteme göre hazırlanan konsolide ve münferit nakit akış tablolarına:

  1. Esas Faaliyetlere İlişkin Enflasyon Etkisi
  2. Yatırım Faaliyetlerine İlişkin Enflasyon Etkisi
  3. Finansman Faaliyetlerine İlişkin Enflasyon Etkisi
  4. Enflasyon Etkisi
  5. Nakit ve Nakit Benzerlerine İlişkin Enflasyon Etkisi

kalemleri eklenmiştir.

Dolaylı Yönteme göre hazırlanan konsolide ve münferit nakit akış tablolarına:

  1. Parasal Pozisyon Kazançları (Kayıpları) İle İlgili Düzeltmeler
  2. Esas Faaliyetlere İlişkin Enflasyon Etkisi
  3. Yatırım Faaliyetlerine İlişkin Enflasyon Etkisi
  4. Finansman Faaliyetlerine İlişkin Enflasyon Etkisi
  5. Enflasyon Etkisi
  6. Nakit ve Nakit Benzerlerine İlişkin Enflasyon Etkisi

kalemleri eklenmiştir.

Küçük ve Mikro İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı Değişiklikleri

Küçük ve Mikro İşletmelere Yönelik Finansal Raporlama Standartları (KÜMİ FRS) kapsamında Nisan 2024’te yapılan değişikliklere göre, kar veya zarar tablosuna “Parasal Pozisyon Kazançları (Kayıpları)” kalemi eklenmiştir.

1 Ocak 2024 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde geçerli olacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/7 Pişmanlık şartlarının ihlâli vadesi geçen vergilerde söz konusudur. Mükellef tarafından haber verme tarihi itibarıyla vadesi gelmeyen vergilerin süresinde ödenmemiş olması pişmanlık şartlarını ihlal etmez

Dava konusu istem: Davacı adına, pişmanlık şartlarını ihlâl ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

Vergi Mahkemesinin kararı: 213 sayılı Kanun’un 371. maddesinden faydalanarak pişmanlıkla verdiği beyanname üzerine tahakkuk eden gelir vergisinin ikinci taksidini süresi içerisinde ödemediği sabit olan davacı adına pişmanlık hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E: 2019/808 K: 2020/1175 Tarih: 04.11.2020

Pişmanlık hükümlerinden yararlanıldığı sırada henüz vadesi gelmemiş vergi borcunun vadesinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun gereği gecikme zammı ile birlikte tahsili yoluna gidilecektir.

Uyuşmazlıkta, davacının 2011 yılı gelir vergisi beyannamesini pişmanlık talepli olarak verdiği tarih olan 25/05/2012 tarihi itibarıyla sadece gelir vergisinin birinci taksidinin ödeme süresi geçmiş olup ikinci taksidin ödeme süresi (31/07/2012) ise henüz geçmediğinden, ikinci taksidin ödenmemesi pişmanlık şartlarının ihlâli sayılmayıp süresinde ödenmeyen ikinci taksit için 6183 sayılı Kanun hükümlerince hesaplanacak gecikme zammı uygulanarak ödeme emri ile tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Bu durumda davacı adına pişmanlık şartlarını ihlal ettiğinden bahisle vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini reddetmiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/6 Vergi oranının eksik hesaplanması, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gereken eylemler arasında gösterilmemiştir

Maddi Olay: Davacı adına, 2010 yılında satışı gerçekleştirdiği otomobillerin özel tüketim vergisi matrahının alış bedelinden daha az bir bedelin matrah olarak belirlendiği ve ödemesi gereken özel tüketim vergisi ve katma değer vergisini eksik hesaplandığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna istinaden dava açılmıştır. Aynı yıl içinde üç adet araç için %18 katma değer vergisi hesaplayarak satması gerekirken %1 katma değer vergisi hesaplayarak satmasından dolayı eksik düzenlenen faturalardan dolayı 213 sayılı 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmaktadır.

Danıştay Üçüncü Daire E: 2016/10388 K: 2021/2206 Tarih: 26.04.2021

Özel usulsüzlük cezası uygulanabilmesi için, maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığının veya düzenlenen belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verildiğinin hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespiti gerekmektedir. 2010 yılı içinde %18 yerine %1 katma değer vergisi hesaplayarak otomobil satması olayında faturaların eksik düzenlendiğinden bahsedilemez. Bu durumda özel usulsüzlük cezası kesildiği dikkate alındığında, vergi oranının eksik hesaplanması, anılan maddede özel usulsüzlük cezası kesilmesini gereken eylemler arasında gösterilmediğinden, vergi mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2024/5 Cezalı tarhiyatın 2010 yılının Aralık döneminden 2011 yılının Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin sıfırlanmasından kaynaklanan kısmı için 10/02/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarname istenilemez zaman aşımı gerçekleşmiştir

Maddi Olay: Davacı hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda, davacının 2010 yılında yasal kayıtlarına intikal ettirdiği faturaların sahte olduğu tespit edildiğinden bu faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosuna göre 2010 yılının Aralık döneminden 2011 yılının Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davacı şirkete 2011 yılında tüm aktif ve pasifiyle birlikte devrolan …Demir Profil İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen 22/12/2015 tarihli vergi inceleme raporları uyarınca, anılan şirketin 2010 ve 2011 yıllarında yasal kayıtlarına intikal ettirdiği bir kısım faturanın sahte olduğunun tespit edildiğinden bahisle bu faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosuna göre 2011 yılının Temmuz döneminden Ağustos dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığının tespit edildiği ve adına 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemleri için vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tarh edildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporunda ise, davacı şirketin 2010 yılının Aralık döneminden 2011 yılının Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığı; …Demir Profil İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 01/07/2011 tarihinde davacı şirketle birleştiği, bunun üzerine davacının, anılan şirketin 61.258,16 TL tutarındaki 2011 yılının Temmuz döneminden Ağustos dönemine devreden katma değer vergisini beyanlarına aktardığı, ancak davacıya devrolan şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda anılan şirketin 2011 yılının Temmuz döneminden Ağustos dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığının tespit edildiği belirtilerek davacının beyan tablosu yeniden düzenlenmiş ve yeniden düzenlenen beyan tablosuna göre 10/02/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarname ile davacı adına 2011 yılının Mayıs dönemi için katma değer vergisi tarh edilmiş ve verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmiştir. İnceleme elemanınca davacının beyan tablosu yeniden düzenlenirken … sayılı vergi inceleme raporu ile davacının yeniden düzenlenmiş olan beyan tablosu dikkate alınmıştır.

Vergi Dava Daireleri Kurulu 09.06.2021 tarih ve E: 2019/1520, K: 2021/953 sayılı kararı:

Dava konusu cezalı tarhiyatın 2010 yılının Aralık döneminden 2011 yılının Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin sıfırlanmasından kaynaklanan kısmının zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda, 2011 yılının Mayıs dönemi için tarh edilen cezalı katma değer vergisinin anılan tarh sebebinden kaynaklanan kısmının dayanağının, gerçek bir emtia teslimine dayanmadığı iddia edilen ve 2010 yılında deftere kayıt edilerek indirim konusu yapılan faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi olduğu ve vergiyi doğuran olayın 2010 yılında gerçekleştiği göz önüne alındığında, zamanaşımı süresinin vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 2010 yılını takip eden yılın başından itibaren hesaplanması hukuka uygun olacaktır. Dava konusu cezalı tarhiyatın anılan tarh sebebinden kaynaklanan kısmının, vergi alacağının doğduğu 2010 yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmesi gerekirken, 10/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılmıştır.

Dava konusu cezalı tarhiyatın, davacı şirketin beyanlarına aktardığı …Demir Profil İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2011 yılının Temmuz döneminden Ağustos dönemine devreden katma değer vergisinin sıfırlanmasından kaynaklanan kısmı yönünden; öncelikle zamanaşımı bulunup bulunmadığı hususu incelenerek zamanaşımının bulunmadığı sonucuna varılması durumunda, anılan şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirdiği faturaların sahte olup olmadığı, dolayısıyla devreden katma değer vergisinin sıfırlanmasının ve davacının anılan şirketin devreden katma değer vergisini beyanlarına aktarmasının hukuka uygunluğu incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, inceleme elemanınca davacının beyan tablosu yeniden düzenlenirken …sayılı vergi inceleme raporu ile davacının yeniden düzenlenmiş olan beyan tablosunun dikkate alınması karşısında anılan rapora istinaden yapılan tarhiyatın dava konusu edilip edilmediği hususu da araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Ar-Ge İndirimi Veya Teknokent İstisnasından Yararlanması Durumunda Zorunlu Fon Ayırma Ve Yatırım Yapma Yükümlülükleri

2023 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde 2 milyon TL ve üzeri Ar-Ge indirimi veya teknokent istisnasından yararlanan kurumlar vergisi mükelleflerinin zorunlu fon ayırma ve yatırım yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. İlgili kurumlar, yararlandıkları indirim veya istisna tutarının %3’ünü geçici bir fon hesabına almaları gerekmektedir. Bu fon, Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları veya kuluçka merkezlerinde faaliyet gösteren girişimcilere sermaye olarak konulmak üzere kullanılmalıdır.

Ancak, bu yatırım için belirlenen üst sınır 100 milyon TL olarak belirlenmiştir. Yani, indirim veya istisna tutarının %3’ü bu tutarı aşsa bile, aşan kısım için yatırım yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Geçici fon hesabına alınan tutarla 2024 yılının sonuna kadar yatırım yapılmaması durumunda, indirim veya istisna kapsamındaki kazanç tutarının yüzde 20’si, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına dahil edilmeyecek ve zamanında alınamayan kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir. Bu durumda, ilgili kurumun belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde vergi cezasıyla karşılaşabileceğini belirtmek önemlidir.

 

 

 

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-29 Kişisel düşünceye dayalı olarak vergilendirme yapılması mümkün değildir

Maddi Olay: 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabında 4 yıl boyunca bekleyen tutarın faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmış yapılan cezalı KDV tarhiyatı ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı dava açılmıştır.

Konya BİM 1. Vergi Dava Dairesi E: 2020/268 K: 2020/413:

 159-Verilen Sipariş Avansları Hesabında yer alan tutarların faizsiz olarak şirket ortaklarına kullandırıldığı kabulüyle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Vergi inceleme raporunda, verilen sipariş avansları hesabında kayıtlı tutarların ticaret hacmine göre şirketin hesabında bulunduğuna, şirket hesabından çekildiğine, ortakların hesabına aktarıldığına veya başka hesaplara aktarıldığına, söz konusu tutarların hangi amaçla hesapta bulundurulduğuna ilişkin herhangi bir belge ve somut veri bulunmamaktadır. Hesap hareketlerine ilişkin olarak yapılmış bir araştırmaya ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığı görüldüğünden şirket ve ortakları nezdinde yapılacak detaylı araştırma ile para hareketinin ortaya konulması suretiyle şirket tarafından ortaklarına finansman hizmeti verilmiş olduğu hususunun somutlaştırılması gerekmektedir. Verilen sipariş avansları hesabında yer alan tutarların ortaklara faizsiz kullandırıldığı varsayımıyla düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı KDV’de ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-28 Finansal Kiralama Yoluyla Kiralanan Binek Oto İçin Ödenen KDV’ nin İndirimi Ve Gider Kısıtlaması Uygulaması

01.03.2024 tarih E-21152195-130[2023/5859]-129461 sayı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan şirket, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin katma değer vergisinin indirip indiremeyeceğini ve aylık gelecek olan finansal kiralama faturalarının gider kısıtlamasına tabi tutup tutamayacağını sormuştur.

Cevap:

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Şirketin finansal kiralama sözleşmesine göre yaptığı ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin Şirketin tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınması durumunda, bu giderlerin en fazla %70’i, kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, finansal kiralama yoluyla edinilen ve “Haklar” hesabında izlenen binek otomobillere ilişkin ödenen faiz giderlerinin bu kıymetlerin aktife alındığı dönemi izleyen sonraki dönemlerinde tercihen binek otomobilin maliyetine eklenmesi durumunda, bu kıymetlere ilişkin ayrılan amortismanın en fazla aktife alınan yıl için belirlenen amortismana esas tutarının safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Finansal kiralamaya konu binek otomobilin mülkiyetinin sözleşme süresi bitiminde kiracıya geçmesi durumunda, binek otomobillere ait yüklenilen KDV’nin kiracı tarafından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Sözleşme süresi sonunda malın mülkiyetinin kiralayanda kalması durumunda ise, söz konusu işlem bir kiralama hizmeti olarak değerlendirileceğinden kira tutarları üzerinden ödenen KDV kiracı tarafından genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-27 Seyahat acentesi adına düzenlenen faturalarda konaklama vergisi ve uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan kurum ve kuruluşlara ilişkin istisna

29.02.2024 tarih E-38418978-299-128503 sayı ile Ankara  Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket seyahat acentası olarak faaliyette bulunmaktadır. Uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara ve mensuplarına konaklama hizmeti temin etmektedir. Düzenlenen istisna belgelerinin konaklama tesisine ibraz edilmesi halinde konaklama vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı ve istisnaya tabi olmayan kişilere “konaklama vergisi dahil” olarak yapılan satışlarda bahse konu tesisler tarafından şirket adına fatura edilen söz konusu verginin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı sorulmuştur.

Cevap:

Gider Vergileri Kanunu Yönünden;

Seyahat acentası aracılığıyla yapılan konaklama hizmeti satışlarında verginin mükellefleri tarafından acenta adına düzenlenen faturalarda konaklama vergisinin hesaplanmaması; … düzenlenen istisna belgelerinin verginin mükellefi olan konaklama tesislerine gecelemenin gerçekleşmesinden önce acenta tarafından ibraz edilmesi ve konaklama tesisi ile acenta arasındaki sözleşmede bu hususa yer verilmiş olması halinde mümkündür.

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

            Şirket tarafından müşterilerden tahsil edilen konaklama vergisi kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınması ve söz konusu tesise ödenen konaklama vergisinin ise kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”