Bülten: 2024-29 Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğde Yapılan Değişiklikler (8/6/2024 tarihli ve 32570 sayılı Resmî Gazete)

  1. Kapsamın Belirlenmesi:
    • Yurt dışı kaynaklı dövizlerin kapsamı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenecektir.
    • Yurt dışı kaynaklı döviz tanımı, yabancılara yurt içinde sunulan hizmetler karşılığında kazanılan dövizler de dahil olmak üzere, TCMB’nin belirleyeceği döviz gelirlerini içerecek şekilde güncellenmiştir.
  2. Döviz Dönüşüm Desteğinin Kaldırılması:
    • Firmaların yurda getirdikleri yurt dışı kaynaklı dövizlerinin en az %40’ını TCMB’ye sattıktan sonra kalan kısmı kur korumalı dönüşüm hesabında değerlendirme ve %2 döviz dönüşüm desteği alma imkanı kaldırılmıştır.
  3. Yeni Yaptırımlar:
    • Döviz alımı yapmama taahhüdünün yerine getirilmemesi veya döviz dönüşüm desteğinden usulsüz yararlanılması durumunda, döviz dönüşüm desteği tutarları pozitif kur farkı eklenerek ve gecikme faiziyle birlikte geri tahsil edilecektir.
    • Taahhüdünü yerine getirmeyen firmaların TCMB kaynaklı kredi talepleri ve destek ödemesi talepleri, yaptırım tutarı ödenene kadar kabul edilmeyecektir.
    • Usulsüz olarak döviz dönüşüm desteğinden yararlanan veya yanlış beyanda bulunan firmaların TCMB kaynaklı kredi kullanım talepleri 3 yıl süreyle kabul edilmeyecektir.
    • Döviz dönüşüm desteği ödemelerine aracılık eden bankalar, TCMB tarafından belirlenen kontrol yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde, yaptırım tutarını TCMB’ye ödemekle sorumlu olacaktır.

Bu değişiklikler, firmaların döviz yönetimi süreçlerini düzenleyerek Türk lirasının güçlendirilmesini ve finansal sistemdeki şeffaflığın artırılmasını hedeflemektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-41 Yabancı Paraların Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması

 30.04.2024 tarih E-84098128-125[5-2023/18]- sayı ile İzmir  Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Şirketin bilançosunda bulunmayan ve hesabına girişi … tarihi olan … ABD Dolarının … Dolarlık kısmının … tarihinde kur korumalı mevduat hesaplarına yatırıldığı, ayrıca … tarihi itibariyle döviz hesabı bakiyesinin … Amerikan Doları olduğu belirtilerek, kur korumalı mevduat hesaplarına yatırılan tutardan elde edilecek gelirlerin kurumlar vergisinden istisna olup olmayacağı sorulmuştur.

Cevap:

Şirketin Cumhurbaşkanı Kararlarıyla belirlenen tarihlerdeki bilançolarında yer alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar (yetkinin kullanılması durumunda Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen tarihe kadar) Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmesi ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığını en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmesi durumunda söz konusu istisnadan faydalanılabilecektir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin bilançosunda (muhtelif Cumhurbaşkanı Kararlarıyla; …., …, …, … ve … tarihli bilançolar dahil) yer almayan ve … tarihinde şirket aktifine girip … tarihinde kur korumalı mevduat hesaplarına yatırılan … Amerikan Dolarından elde edilen gelirleri için anılan istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-40 İhracat Taahhütlü Reeskont Kredilerine İlişkin İhracatın Gerçekleşmemesi Nedeniyle Ödenen Cezanın/Tazminatın İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı

30.04.2024 tarih E-18008620-125[2023-721-11]- sayı ile Mersin Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Şirket bakliyat sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışı satışlarının vardır. Firmanın kullandığı finansmanlardan birinin ihracat taahhütlü reeskont kredileri olduğu, banka üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına keşide edilen senetler karşılığında banka aracılığı ile kullandığı reeskont kredilerinin ihracat taahhüdüne bağlandığı, ancak bazı durumlarda taahhüdü olan ihracat işleminin gerçekleşemediği, böyle durumlarda Firmanın taahhüdünü yerine getiremediği için müeyyide/ceza tutarları ödeyebildiği, ödenen müeyyide/ceza tutarlarının kullanılan kredi öncesinde kredi talimatında yer alan maddeler içerisinde yer aldığı belirtilmiştir. İhracatın gerçekleşmediği durumlarda ödediği müeyyide/ceza tutarları Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğince ticari kazancın tespitinde gider olarak mı yoksa kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınacağı ve bu ödemelerin Tekdüzen Hesap Planında hangi hesap altında izleneceği sorulmuştur.

Cevap:

Şirketin kullandığı reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği hesap döneminde, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine istinaden kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Şirket tarafından kullanılan reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının “689. Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar” hesabında izlenmesi gerekmektedir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-39 Kooperatif Ortak Dışı İşlem İktisadi İşletme Oluşması Defter Ve Belge Düzeni

30.04.2024 tarih 43456486-125-8850  sayı ile Burdur Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği ifadesinden kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinin kurumlar vergisinin konusu yapabilmesi için kooperatif tarafından tutulan defterlere bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı kurulacak olan kurumlar vergisi mükellefi iktisadi işletmenin sadece kurumlar vergisine tabi bir mükellef mi olacağı, yoksa KDV, muhtasar beyanname, Form Ba-Bs gibi diğer tüm beyannameleri kapsayacak şekilde mükellefiyetinin de tesis edilip edilmeyeceği sormuştur.

Cevap:

I. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin, ortak dışı işlemleri nedeniyle vergi uygulaması açısından kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletmeyi ticaret siciline ayrıca işletme olarak tescil ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin de, iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde kooperatif tarafından verilmesi gerektiği tabiidir.

II. Vergi Usul Kanunu Yönünden;

Ortak dışı faaliyete ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenlenecek faturaların kooperatif tüzel kişiliği adına düzenlenmesi; mal ve hizmet satışına ilişkin işlemlerde ise tüzel kişiliği tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura veya fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan durumlarda fatura yerine geçen belge düzenlenmesi icap etmektedir.

Öte yandan, kooperatifin ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmasına bağlı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesisinde, ortak dışı işlemin gerçekleştiği tarihin dikkate alınması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir.

III. KDV Kanunu Yönünden;

Söz konusu düzenleme kurumlar vergisi uygulamasına yönelik olup, kooperatifin KDV mükellefiyetine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu bakımdan KDV’ye tabi tüm işlemlerin (ortak içi ve ortak dışı) kooperatif mükellefiyeti altında beyanına devam olunması gerekmektedir.

IV. Ba-Bs Formu Yönünden;

Kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması halinde, muafiyetten yararlanılan hesap döneminden itibaren Form Ba ve Bs bildirimlerini verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak kooperatif kurumlar vergisinden muaf olmakla birlikte kooperatifin ortak dışı işlemlerinden dolayı kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi halinde, kooperatif tarafından iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde Form Ba ve Bs bildirimlerinin verilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-28 7511 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, yürütme ve yürürlük maddeleri hariç 22 maddeden oluşmakta olup, 5 madde (Madde 13-14-15-16-17) Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin düzenlemeler içermektedir. Öne çıkan düzenlemeler şunlardır:

  1. Anonim ve Limited Şirketlerin Asgari Sermaye Tutarları:
    • Anonim şirketler için 50.000 TL’den 250.000 TL’ye,
    • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketler için 100.000 TL’den 500.000 TL’ye,
    • Limited şirketler için 10.000 TL’den 50.000 TL’ye yükseltilmiştir.
    • Mevcut şirketler, 31/12/2026’ya kadar yeni sermaye tutarlarına uyum sağlamalıdır, aksi halde infisah etmiş sayılacaktır.
    • Ticaret Bakanlığı, intibak süresini en fazla iki defa birer yıl uzatabilir.
  2. Yönetim Kuruluna İlişkin Düzenlemeler:
    • Yönetim kurulu başkan ve başkan vekili, yönetim kurulunun görev süresine uyumlu olarak seçilebilecek.
    • Üst düzey yöneticiler dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınma yetkisi, yönetim kurulunca devredilebilecek.
    • Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yapılan toplantı taleplerinde, başkanın yönetim kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğü getirildi. Başkanın çağrıyı yapmaması durumunda, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilecek.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-27 Kamu ihalelerine katılmak için Sosyal Güvenlik Kurumundan “Borcu Yoktur” yazısı alınması gerekmekte olup, 18.05.2024 tarihli ve 32550 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan Tebliğ ile, borç limitlerinde değişiklik yapılmıştır.

1 Ekim 2024’ten itibaren, kamu ihalelerine katılmak için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) 5.000 TL’den fazla kesinleşmiş borcu olmamak gerekiyor. Aksi halde, ihaleye katılamaz veya kazandığı ihaleden men edilirsiniz.

Kapsama Giren Borçlar:

  • İşyerlerine ait sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi ve işsizlik sigortası primi borçları.
  • İhale konusu işler ve özel bina inşaatlarından kaynaklanan borçlar.
  • SGK denetim raporlarında belirtilen asgari işçilik üzerinden hesaplanan borçlar.
  • Eksik veya bildirilmemiş sigortalılardan kaynaklanan borçlar.
  • Kesinleşmiş mahkeme kararları ile geriye dönük oluşan borçlar.
  • Alt işverenlerin ödenmeyen borçları.
  • Ortağı olunan şirketin borçları.

Muafiyetler:

  • Tecil ve taksitlendirilmiş veya yeniden yapılandırılmış borçlar,
  • Ertelenmiş borçlar,
  • Dava sürecinde takip ve tahsili durdurulmuş borçlar,
  • İdari para cezaları ve özel vergiler.

 

Bu düzenleme, borçlu kişilerin kamu ihalelerine katılımını sınırlandırarak, sosyal güvenlik primlerinin düzenli ödenmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-26 Gelir İdaresi Başkanlığı, 21 Mayıs 2024’te e-Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde yapılan değişiklikleri (Sıra No: 4) yayımladı

Bu kapsamda yapılan önemli değişiklikler şunlardır:

 

  1. Zorunlu Geçiş Durumu: e-Defter uygulamasına dahil olduktan sonra işi bırakan ve tekrar mükellefiyet tesis eden gerçek kişiler, bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunması halinde, işe başladıkları tarihten itibaren e-Defter uygulamasına geçmek zorundadır.
  2. Ticaret Şirketine Dönüşüm: Gerçek kişi mükellef ticaret şirketine dönüşürse, yeni kurulan ticaret şirketi 3 ay içinde e-Defter uygulamasına geçmelidir.
  3. İflas Durumu: İflas eden mükelleflerin e-Defter hesapları iflas idaresi talebiyle kapatılabilir, iflas kaldırılırsa 3 ay içinde tekrar e-Defter’e geçilmelidir.
  4. Re’sen Hesap Açma: e-Defter’e geçmesi gerektiği halde geçmeyen mükelleflerin hesapları re’sen açılır ve kağıt ortamında tutulan defterler geçersiz sayılır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-25 21 Mayıs 2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan yeni düzenlemeler

Gecikme Zammı Oranı: 20 Mayıs 2024 tarihli ve 8484 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde yer alan gecikme zammı oranı aylık %4,5 olarak yeniden belirlenmiştir. Bu oran, 14 Kasım 2023 tarihinden beri yürürlükte olan %3,5’lik oranı değiştirmiştir. Karar, 21 Mayıs 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Gecikme Faizi ve Pişmanlık Zammı Oranı: Gecikme faizi oranı ve pişmanlık zammı oranı da %4,5 olmuştur.

Tecil Faizi Oranı: Tahsilat Genel Tebliği ile tecil faizi oranı yıllık %48 olarak yeniden belirlenmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-24 SGK’nın 16.05.2024 Tarihli Ve 2024/07 Sayılı Genelgesi İle 2011/13 Sayılı Genelge’ de Yapılan Değişiklikler

Bu değişiklikler, asgari işçilik incelemesi, borç kesinleşme süreçleri, ilişiksizlik belgeleri ve inşaat işlerinde asgari işçilik araştırmaları gibi konularda yenilikler içermektedir.

 

  • Genel Açıklamalar :

Değişiklik Öncesinde: Asgari işçilik incelemesi sonucu tespit edilen eksik işçilik nedeniyle tebliğ edilen prim ve gecikme cezalarının ödeneceği yazılı olarak taahhüt edildiğinde borç kesinleşmekteydi.

Yapılan Değişiklik: Yazılı taahhüt verilmesi uygulaması kaldırılmıştır. Borca itiraz edilmediğinde borç kesinleşecektir.

  • 3- İhale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olmadığı işler:

Değişiklik Öncesinde:  Asgari işçilik araştırma sonucunda tebliğ edilen borç ödenmezse durum incelemeye sevk edilirdi.

Yapılan Değişiklik: Bir ay içinde borca itiraz edilmesi halinde iş, müfettiş incelemesi için Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na sevk edilecektir.

  • 9) Araştırma ve Re’sen Yapılacak İşlemlerde Ortak Hükümler:

Değişiklik Öncesinde:  İlişiksizlik belgesinin soğuk damgalı veya barkod numaralı olması gerekmekteydi.

Yapılan Değişiklik: Karekod numaralı ilişiksizlik belgesi de düzenlenebilecektir.

  • 15 numaralı bent:

Değişiklik Öncesinde: İşlerin başlama ve bitiş tarihlerine göre eski ve yeni asgari işçilik oranları kıyaslanarak düşük olan oran esas alınırdı.

Yapılan Değişiklik:  Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren başlayan işlerde yeni oranlar esas alınacaktır.

  • 19.4 numaralı bent:

Yapılan Değişiklik:   İnşaatın bitirilen kısmı için asgari işçilik araştırması yapılabilmesi için ilgili belgelerde bitmiş olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.

  • 19.5 numaralı bent:

Değişiklik Öncesinde: Tek yapı ruhsatı ile yapılan inşaatların bitirilen kısımları için ayrı ayrı ilişiksizlik belgesi istenmesi halinde önceki kısımlar da hesaplamaya dahil edilirdi.

Yapılan Değişiklik:   Bu bent kaldırılmıştır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-38 İş akdi sona ermeden ve işten çıkış bildirgesi düzenlenmeden Arabuluculuk Sözleşmesi ile ödenen tazminatın kurum kazancından indirilip indirilmeyeceği

25.04.2024 tarih E-49327596-125[KVK.ÖZ.2022.36]- sayı ile Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket ile çalışanlar arasında İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında, iş akdi sona ermeden ve işten çıkış bildirgesi düzenlenmeden, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında kıdem tazminatı ödenmesi için sözleşme yapılmıştır. Anlaşılan tutar çalışanların banka hesabına yatırılmıştır. Anlaşma kapsamında hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatının kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, gider unsuru olarak kabul edilmemesi durumunda ödenen tutarların yasal defterlere ne şekilde kayıt edileceği ve anlaşma yapılan çalışanın daha sonra İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumunda ödenen tutarın hangi kapsamda değerlendirileceği sormuştur.
Cevap:
“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi”ne istinaden şirket tarafından, iş akdi sona erdirilmeden ve işten çıkış belgesi düzenlenmeksizin ödenen tutarların, 1475 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu ödemelerin ücret olarak nitelendirilmesi ve yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, şirket tarafından çalışanlara yapılan ve ücret olarak değerlendirilen söz konusu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca, “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi” ile anlaşma yapılan çalışanların daha sonra kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumlarının İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”