Google Reklam Hizmetlerinde Fatura Yerine Ekstre Kullanımı

Tarih: 25.02.2019 Sayı: 39044742-130[229-2018/VUK-1]-E.21062
Konu: Google’dan alınan reklam hizmeti karşılığında fatura yerine ekstre düzenlenmesi

Şirketin Google üzerinden verdiği reklamlar için ödediği bedellere ilişkin olarak Google tarafından fatura yerine “invoice summary / ekstre” gönderildiği belirtilmiş, bu belgenin gider ve KDV indirimi yönünden geçerli olup olmayacağı sorulmuştur.

 GİB’in Görüşü:

  • Kurumlar Vergisi yönünden:
    Reklam giderleri, kazancın elde edilmesi ve idamesiyle doğrudan ilgili olduğundan gider olarak indirilebilir. Ancak tevsik edici belgeye dayanması şarttır.
  • VUK yönünden:
    Yurt dışı hizmetlerde alınan belgelerin, alındığı ülke mevzuatına göre muteber belge niteliğinde olması gerekir.
    Dolayısıyla Google’ın düzenlediği “ekstre” belgesi, İrlanda mevzuatına göre geçerli bir fatura (invoice) sayılıyorsa, tevsik edici belge olarak kabul edilir.
  • KDV yönünden:
    Hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından KDV, sorumlu sıfatıyla (2 No.lu KDV Beyannamesi) beyan edilip ödenmelidir.
    Ekstre muteber belge sayılıyorsa, ödenen KDV 1 No.lu beyannamede indirim konusu yapılabilir.

Sonuç:

Google reklam hizmeti için düzenlenen “Invoice Summary / Ekstre”, İrlanda mevzuatına göre geçerli bir fatura niteliğindeyse, bu belgeye dayanılarak:

  • Gider yazılması,
  • Sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV’nin indirimi
    mümkündür.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında yapılan ihracatlarda, yurt içinden KDV öde-nerek temin edilen girdilere ilişkin KDV’nin iade hesabına dahil edilip edilemeyeceği

05.12.2023 Tarih E-84974990-130[KDV3-H-Geç.17-2023/1]-565431 Sayılı Özelge

Konu: Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında yapılan ihracatlarda, yurt içinden KDV ödenerek temin edilen girdilere ilişkin KDV’nin iade hesabına dahil edilip edilemeyeceği

Özet Açıklama:
DİİB kapsamında ihracat yapılması halinde, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdilerin eşdeğer eşya uygulaması kapsamında sonradan KDV’siz olarak temin edilmesi durumunda, bu girdilere ait yüklenilen KDV’nin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.

Aksi halde, aynı işlem nedeniyle KDV hem eşdeğer eşya uygulaması kapsamında ödenmemiş, hem de iade yoluyla alınmış olacağından mükerrer iade söz konusu olur.

Ancak;

  • DİİB kapsamında KDV’siz alım hakkı kullanılmamış ve belge bu şekilde kapatılmış ise, bu durumda söz konusu sınırlama uygulanmaz.
  • KDV ödenerek alınan girdilerle üretilen malların ihracı halinde iade talebi, belgenin kapatılma tarihinden sonra yapılabilir.
  • Kısmi ithalat veya eşdeğer eşya temini yapılmışsa, iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV’siz temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farkın genel KDV oranı ile çarpılması sonucu bulunacak tutarı aşamaz.

Sonuç:

  • DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temini yapılmışsa, aynı girdiye ilişkin KDV iade hesabına dahil edilemez.
  • KDV’siz alım hakkı kullanılmadan belge kapatılmışsa, yüklenilen KDV’nin iadesi mümkündür.
  • İade talebi, DİİB’in kapatılma tarihinden sonra sonuçlandırılır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2025-07 İhracat Desteklerinde Yeni Düzenleme

08.11.2025 tarih ve 33071 sayılı Resmi Gazete’ de Cumhurbaşkanı Kararı ile İhracat Destekleri Hakkında Kararda değişiklik yapıldı.

Başlıca yenilikler:

  • Eximbank Faiz Desteği Genişletildi:
    Eximbank’ın yatırım malları kredilerinde uyguladığı faiz oranı ile CIRR arasındaki fark devlet tarafından karşılanacak.
    Ayrıca, alıcı kredilerinin geri ödenmemesi durumunda Eximbank üzerindeki riskin %25’i oranında ve yıllık 1 milyar TL’ye kadar destek sağlanacak.
  • İhracat Konsorsiyumlarına Yeni Destek:
    Danışmanlık, eğitim, tanıtım, pazar araştırması, depolama, kira ve mimari konsept giderlerinin %50’si, her hedef pazar için 48 milyon TL’ye kadar desteklenecek.
    Kurumsal altyapı ve eğitim giderleri ise ilk 5 yıl için destek kapsamında olacak.
  • Yürürlük:
    Karar yayım tarihinde yürürlüğe girdi ve uygulama Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülecek.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

DANIŞTAY 3. DAİRE KARARI – 24.02.2025 (E:2023/4916, K:2025/822)

Konu: Dönem sonu stoklarının olması gerekenden düşük değerlenmesi nedeniyle satılan malların maliyetinin yüksek, satış kârının ise düşük gösterildiği iddiasıyla yapılan re’sen tarh işlemi

Özet:

Kuyumculuk faaliyeti yürüten mükellef hakkında yapılan vergi incelemesinde, dönem sonu stoklarının düşük değerlenerek satış kârının azaltıldığı tespit edilmiş; bu nedenle 2017 yılı için gelir vergisi ve vergi ziyaı cezası tarh edilmiştir.

Vergi Mahkemesi, incelemede “ortalama maliyet yöntemi” nin kullanılması, farklı ayardaki altınların 24 ayara çevrilmesi ve işçilik maliyetlerinin dikkate alınmaması gibi hususlarda hata olduğu gerekçesiyle uygulanan cezalı vergiyi kaldırmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun bularak istinafı reddetmiştir.

Danıştay’ın Kararı:

  • İnceleme, mükellefin kendi beyan ettiği değerleme yöntemiyle yapıldığı, bu nedenle fark matrahın hesabında hatalı yöntem kullanıldığından söz edilemeyektir.
  • İşçilik bedellerinin maliyete dahil edilmeyerek ayrı takip edildiği kabul edildiğinden hesaplamada dikkate alınmaması yerindedir.
  • Farklı ayardaki altınların 24 ayara çevrilmesi toplam altın miktarını değiştirmez.
  • Bu nedenle inceleme raporundaki tespitler, satış kârının düşük gösterildiğini kanıtlar niteliktedir.

 

Sonuç:

Vergi Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararları bozulmuştur.

 

Karar Tarihi: 24.02.2025

Sonuç: Oybirliğiyle – Kesin


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Danıştay VDDK’dan Yatırım İndirimi Stopajına İlişkin Emsal Nitelikli Karar

(E: 2023/542, K: 2025/304 – Karar Tarihi: 2025)

Konu:
Yatırım indirimine tabi kazançlar üzerinden yapılan %19,8 oranındaki stopajın, yabancı ortağa temettü dağıtımı kapsamında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) uyarınca indirimli oran (%5) üzerinden tevkifata tabi tutulup tutulamayacağı.

 Olayın Özeti

Bir şirket, 2014 yılı kârından ortaklarına temettü dağıtımı yapmış; dağıtılan kârın bir kısmı yatırım indirimine tabi kazançlardan oluştuğu için, Almanya mukimi ortağın payı üzerinden %19,8 oranında stopaj hesaplanmıştır.

Şirket, söz konusu stopajın ÇVÖA’nın “temettüler” başlıklı 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, %5 oranında tevkifat uygulanması talebiyle dava açmıştır.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; ancak Danıştay 4. Dairesi bu kararı bozarak yatırım indirimi stopajının temettü niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Vergi Mahkemesi önceki kararında ısrar edince dosya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’na (VDDK) taşınmıştır.

 Danıştay VDDK’nın Değerlendirmesi

Danıştay VDDK, Danıştay 4. Dairesi’nin yaklaşımını benimseyerek önemli tespitlerde bulunmuştur:

  1. Yatırım indirimi kazançları, kurumun elde ettiği kârın bir parçasıdır.
    Bu kazançların ortaklara dağıtımı, menkul sermaye iradı (temettü) niteliğindedir.
  2. Türkiye–Almanya ÇVÖA’nın 10. maddesi uyarınca, temettü gelirlerinin gerçek lehdarı Almanya mukimi bir kurum olduğunda, söz konusu gelir azami %5 oranında vergilendirilebilir.
  3. Anayasa’nın 90. maddesi gereği, uluslararası anlaşmalar kanun hükmündedir ve iç mevzuatla çelişmeleri hâlinde öncelikli olarak uygulanır.
  4. Bu nedenle, GVK Geçici 61. madde uyarınca yapılan %19,8 oranındaki yatırım indirimi stopajı da temettü stopajı sayılmalı; dolayısıyla ÇVÖA’daki %5 oranı esas alınmalıdır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Defterdarlığı Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü 30.10.2025 Tarih ve 618465 Sayılı Özelge

Ulusal Taşıt Tanıma Sistemine (UTTS) dahil olmayan araçlar için yapılan akaryakıt alımlarında;

  • Akaryakıt alımı fatura ile tevsik edilirse gider ve KDV genel hükümlere göre dikkate alınabilir.
  • Ancak,
  • Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) fişi ile belgelendirilen akaryakıt harcamaları, ilgili Tebliğ kapsamındaki giderler arasında yer almadığından:

ÖKC fişi ile alınan akaryakıtın KDV’si indirime konu edilemez, KDV iadelerinde gider olarak dikkate alınamaz.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2025-06 Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünde %3 Olarak Uygulanan Desteğinin Süresi Uzatıldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılında çıkardığı bu tebliğ ile (2023/5 sayılı Tebliğ) firmaların yurt dışından getirdikleri dövizi Türk lirasına çevirmelerini teşvik etmeyi amaçladı.

Yani, Türkiye’ye döviz girdisi sağlayan firmaların, bu dövizleri TL’ye dönüştürmeleri durumunda TCMB tarafından belirli destek veya avantajlardan yararlanabilmeleri hedefleniyor.

  1. Kimler bu kapsamda?

Bu tebliğden yararlanabilecekler:

  • Yurt dışı kaynaklı döviz kazancı elde eden Türkiye’de yerleşik firmalardır.
  • Bu döviz, örneğin ihracat geliri, yurt dışı iştiraklerden elde edilen kazanç veya yurt dışı krediler gibi kaynaklardan gelebilir.
  1. Destek nasıl işliyor?

Firma, elindeki yurt dışı kaynaklı dövizi (örneğin USD veya EUR) TCMB veya yetkili bankalar aracılığıyla Türk lirasına çevirirse,

  • TCMB bu dönüşüm karşılığında teşvik niteliğinde bir destek veya faiz/prim ödemesi yapabiliyor.
  • Böylece, hem firmalar için TL cinsinden getiri sağlanıyor hem de TCMB döviz arzını artırarak finansal istikrarı güçlendirmeyi hedefliyor.
  1. Yeni tebliğ ne değiştiriyor?

4 Kasım 2025 tarihli değişiklik (2025/26 sayılı Tebliğ) sadece süre uzatımı getiriyor:

  • Önceki son tarih 31 Ekim 2025 idi.
  • Artık firmalar bu imkândan 30 Nisan 2026’ya kadar yararlanabilecekler.

Yani 6 ay daha, firmalar dövizlerini TL’ye çevirdiklerinde bu teşvikten yararlanabilecek.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Gecikme Faizleri ve Gecikme Zamlarının KKEG Olarak Değerlendirilmesi Vergi Mevzuatına Göre KKEG Sayılanlar

Sadece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) uyarınca hesaplanan gecikme faizleri ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında uygulanan gecikme zamları KKEG kapsamında değerlendirilir.

KKEG Sayılmayan Faiz ve Zamlar

Buna karşılık, özel hukuk ilişkilerinden doğan gecikme faizleri ya da zamlar KKEG değildir.
Bu tür ödemeler VUK veya 6183 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, gider veya maliyet unsuru olarak kaydedilebilir.

Örneğin:

  • Elektrik, doğalgaz, telefon faturalarının geç ödenmesi nedeniyle oluşan faizler,
  • Ticari sözleşmeye dayalı olarak vadesinde ödenmeyen borçlara ilişkin faiz veya cezalar
    KKEG sayılmaz.
  • Bir kamu borcunun geç ödenmesi nedeniyle ödenen gecikme zammı KKEG olarak dikkate alınmalıdır.

 Sonuç

Kısacası, her gecikme faizi veya zammı otomatik olarak KKEG değildir. Bu nitelendirme, faizin veya zammın dayandığı mevzuata göre yapılmalıdır. Eğer 213 sayılı VUK veya 6183 sayılı Kanun’a dayanıyorsa KKEG, Aksi halde ticari faaliyet kapsamında gider/maliyet olarak dikkate alınabilir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2025-05 4 Kasım 2025 Tarihli Ve 33067 Sayılı Resmî Gazete’ de Yayımlanan “Hayvancılık Desteklele-me Uygulama Tebliği Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ İle Hayvancılık Desteklerinde Kap-samlı Değişiklikler Yapıldı

Yeni Tebliğ ile birlikte hayvancılık destekleme sisteminde başvuru süreçleri sadeleşmiş, belge yükü azalmış, denetim ve sağlık odaklı destekleme anlayışı güçlenmiştir. Yetiştiriciler ve muhasebe birimleri, 2025 yılında yapılacak başvurularda yeni sınır, süre ve belge şartlarını dikkate almalıdır.

Uygulamada Yetiştiriciler ve Muhasebe Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Yönler

  • Başvuru süreleri: Özellikle küçükbaş kuzu/oğlak desteklerinde üç dönemli başvuru sistemi getirildi (1. dönem: Eylül ilk iş günü – Aralık ilk iş günü; 2. dönem: Nisan ilk iş günü – 15 Haziran; 3. dönem: Kasım ilk iş günü – Kasım üçüncü haftası son iş günü) olarak belirlendi. Bu takvimlere dikkat edilmelidir.
  • İşletme ve kayıt sınırları: Aile işletmesi desteklerinde toplam buzağı/malak sayısı 10 başı geçemez hükmü eklendi. Küçükbaş desteğinde anaç koyun/keçi sayısına ve destekleme yılı sonu itibarıyla TÜRKVET kayıtlarında yer almasına dair sınırlar netleştirildi.
  • Yeni destek türü – Hayvan ve sürü sağlığı desteği: Bu destek için işletmenin TÜRKVET’e kayıtlı olması, veteriner biyolojik ürünlerin ve tanımlama araçlarının uygulaması gerekliliği gibi yeni yükümlülükler koyulmuştur. Bu tür desteklerden yararlanmak isteyen yetiştiricilerin kayıt ve uygulama belgelerini önceden planlaması önemli.
  • Belge, tutanak ve imza yükümlülükleri: Değişiklikle, tespit tutanağının yalnızca hayvan sahibi tarafından imzalanmış olması artık yeterli sayılmıştır. Muhasebe süreçlerinde bu belgeyi arşivlemeye dikkat edilmelidir. Ayrıca, destekleme ödemelerinde kullanılan müstahsil makbuzlarının kesim tarihleri, canlı ya da karkas olarak düzenlenme süreleri (örneğin canlı hayvan avansa bağlı ödemelerde kesim tarihinden önceki 7 gün içinde düzenlenmiş olmaları gerekir) yeniden tanımlanmıştır.
  • Askı-itiraz süreci: Askıya çıkarılan listelere yapılan itirazların süresi ve işlemleri yeniden düzenlendi. Askı süresince itiraz olmazsa listeler kesinleşmiş sayılmaktadır. Bu süreçleri takip etmek ve sürelere uyum sağlamak, hatalı başvuru ya da eksik kayıt nedeniyle desteğin reddedilmesini önler.
  • Denetim ve kontrol yükümlülüğü: Laboratuvar analizleri gibi kontrol mekanizmalarının destek kapsamına dahil edilmesiyle, muhasebe ve destek başvurusu yapılan işletmeler için kontrol hazırlıkları ve belge düzeni önem kazandı.

Geçerlilik tarihi: Değişikliklerin 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olacağı hükmü yer alıyor. Bu nedenle 2025 yılından itibaren yapılacak başvurular açısından yeni koşulların uygulanacağı unutulmamalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Danıştay 9. Daire, 21.10.2024 tarihli, E.2023/3430, K.2024/5568 sayılı karar

Konu: Bağış adı altında yapılan ödemenin gerçekte peçeleme yoluyla kâr payı dağıtımı niteliğinde olup olmadığı – Kurum kazancından indirim konusu yapılabilirliği–

Olayın Özeti:

Bir anonim şirket, ilişkili bulunduğu holdingin hâkim ortağı konumundaki bir vakıf üniversitesine 2018 yılında yüksek tutarda bağış yapmıştır.
Vergi inceleme raporunda bu ödemenin gerçekte bağış değil, kâr payı dağıtımının bağış görünümü altında gizlenmesi (peçeleme) olduğu belirtilmiş; böylece hem kurumlar vergisi matrahının azaltıldığı hem de kâr payı stopajının önlendiği tespit edilmiştir.

Ayrıca 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımı tutarının kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) sayılması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargılama Süreci:

İlk Derece Mahkemesi:

  • Üniversitenin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, bağışın mevzuata uygun yapıldığı ve kanunların bu bağışlara indirim hakkı tanıdığı gerekçesiyle bağışa ilişkin cezalı vergiyi kaldırdı.
  • Ancak matrah artırımı giderinin reddine ilişkin kısmı hukuka uygun buldu.

Bölge İdare Mahkemesi:

  • İlk derece kararını onaylayarak istinaf başvurusunu reddetti.

Danıştay 9. Daire:

  • Vergilendirmede ekonomik yaklaşım ilkesine dikkat çekerek işlemlerin gerçek mahiyeti esas alınmalıdır dedi.
  • Şirketin uzun yıllar boyunca ortaklarına kâr payı dağıtmamasına rağmen, aynı dönemde ilişkili vakıf üniversitesine düzenli ve yüksek tutarlı bağış yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti.
  • Bu durumun vergiden kaçınma amacı taşıyan peçeleme işlemi olduğunu, dolayısıyla bağışın indirilebilir gider olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı.
  • Şirketin, bağış adı altında vergiden istisna edilen bir işlemle kâr dağıtımını gizlediği kanaatine varıldı.

 Hukuki Değerlendirme:

  • Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesi uyarınca vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esas alınır.
  • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi bağış ve yardımların indirimini düzenlese de, bu hükmün vergiyi dolanmak amacıyla kullanılmasına izin verilemez.
  • Şirketin ekonomik amacı, kâr elde etmek ve bunu ortaklara dağıtmaktır; bu amaçla ilgisiz şekilde yapılan “bağış” işlemleri iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırı sayılmıştır.
  • Peçeleme yoluyla yapılan işlemler, vergi hukukunda geçersiz sayılır ve işlem, gerçek ekonomik mahiyetine göre vergilendirilir.

 Sonuç:

  • Danıştay, bağışın kâr payı dağıtımı niteliğinde olduğuna hükmetti.
  • Bağış tutarının kurum kazancından indirilmesi hukuka aykırı bulundu.
  • Davalı idarenin temyiz istemi kabul edildi.
  • Bölge İdare Mahkemesi kararı bozuldu ve dosya yeniden karar verilmek üzere geri gönderildi.
  • Karar kesin olup oybirliğiyle alınmıştır.

DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”