ÖZELGE 2024-40 İhracat Taahhütlü Reeskont Kredilerine İlişkin İhracatın Gerçekleşmemesi Nedeniyle Ödenen Cezanın/Tazminatın İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı

30.04.2024 tarih E-18008620-125[2023-721-11]- sayı ile Mersin Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Şirket bakliyat sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışı satışlarının vardır. Firmanın kullandığı finansmanlardan birinin ihracat taahhütlü reeskont kredileri olduğu, banka üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına keşide edilen senetler karşılığında banka aracılığı ile kullandığı reeskont kredilerinin ihracat taahhüdüne bağlandığı, ancak bazı durumlarda taahhüdü olan ihracat işleminin gerçekleşemediği, böyle durumlarda Firmanın taahhüdünü yerine getiremediği için müeyyide/ceza tutarları ödeyebildiği, ödenen müeyyide/ceza tutarlarının kullanılan kredi öncesinde kredi talimatında yer alan maddeler içerisinde yer aldığı belirtilmiştir. İhracatın gerçekleşmediği durumlarda ödediği müeyyide/ceza tutarları Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğince ticari kazancın tespitinde gider olarak mı yoksa kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınacağı ve bu ödemelerin Tekdüzen Hesap Planında hangi hesap altında izleneceği sorulmuştur.

Cevap:

Şirketin kullandığı reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği hesap döneminde, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine istinaden kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Şirket tarafından kullanılan reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının “689. Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar” hesabında izlenmesi gerekmektedir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-39 Kooperatif Ortak Dışı İşlem İktisadi İşletme Oluşması Defter Ve Belge Düzeni

30.04.2024 tarih 43456486-125-8850  sayı ile Burdur Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği ifadesinden kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinin kurumlar vergisinin konusu yapabilmesi için kooperatif tarafından tutulan defterlere bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı kurulacak olan kurumlar vergisi mükellefi iktisadi işletmenin sadece kurumlar vergisine tabi bir mükellef mi olacağı, yoksa KDV, muhtasar beyanname, Form Ba-Bs gibi diğer tüm beyannameleri kapsayacak şekilde mükellefiyetinin de tesis edilip edilmeyeceği sormuştur.

Cevap:

I. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin, ortak dışı işlemleri nedeniyle vergi uygulaması açısından kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletmeyi ticaret siciline ayrıca işletme olarak tescil ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin de, iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde kooperatif tarafından verilmesi gerektiği tabiidir.

II. Vergi Usul Kanunu Yönünden;

Ortak dışı faaliyete ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenlenecek faturaların kooperatif tüzel kişiliği adına düzenlenmesi; mal ve hizmet satışına ilişkin işlemlerde ise tüzel kişiliği tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura veya fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan durumlarda fatura yerine geçen belge düzenlenmesi icap etmektedir.

Öte yandan, kooperatifin ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmasına bağlı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesisinde, ortak dışı işlemin gerçekleştiği tarihin dikkate alınması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir.

III. KDV Kanunu Yönünden;

Söz konusu düzenleme kurumlar vergisi uygulamasına yönelik olup, kooperatifin KDV mükellefiyetine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu bakımdan KDV’ye tabi tüm işlemlerin (ortak içi ve ortak dışı) kooperatif mükellefiyeti altında beyanına devam olunması gerekmektedir.

IV. Ba-Bs Formu Yönünden;

Kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması halinde, muafiyetten yararlanılan hesap döneminden itibaren Form Ba ve Bs bildirimlerini verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak kooperatif kurumlar vergisinden muaf olmakla birlikte kooperatifin ortak dışı işlemlerinden dolayı kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi halinde, kooperatif tarafından iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde Form Ba ve Bs bildirimlerinin verilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-28 7511 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, yürütme ve yürürlük maddeleri hariç 22 maddeden oluşmakta olup, 5 madde (Madde 13-14-15-16-17) Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin düzenlemeler içermektedir. Öne çıkan düzenlemeler şunlardır:

  1. Anonim ve Limited Şirketlerin Asgari Sermaye Tutarları:
    • Anonim şirketler için 50.000 TL’den 250.000 TL’ye,
    • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketler için 100.000 TL’den 500.000 TL’ye,
    • Limited şirketler için 10.000 TL’den 50.000 TL’ye yükseltilmiştir.
    • Mevcut şirketler, 31/12/2026’ya kadar yeni sermaye tutarlarına uyum sağlamalıdır, aksi halde infisah etmiş sayılacaktır.
    • Ticaret Bakanlığı, intibak süresini en fazla iki defa birer yıl uzatabilir.
  2. Yönetim Kuruluna İlişkin Düzenlemeler:
    • Yönetim kurulu başkan ve başkan vekili, yönetim kurulunun görev süresine uyumlu olarak seçilebilecek.
    • Üst düzey yöneticiler dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınma yetkisi, yönetim kurulunca devredilebilecek.
    • Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yapılan toplantı taleplerinde, başkanın yönetim kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğü getirildi. Başkanın çağrıyı yapmaması durumunda, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilecek.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-27 Kamu ihalelerine katılmak için Sosyal Güvenlik Kurumundan “Borcu Yoktur” yazısı alınması gerekmekte olup, 18.05.2024 tarihli ve 32550 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan Tebliğ ile, borç limitlerinde değişiklik yapılmıştır.

1 Ekim 2024’ten itibaren, kamu ihalelerine katılmak için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) 5.000 TL’den fazla kesinleşmiş borcu olmamak gerekiyor. Aksi halde, ihaleye katılamaz veya kazandığı ihaleden men edilirsiniz.

Kapsama Giren Borçlar:

  • İşyerlerine ait sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi ve işsizlik sigortası primi borçları.
  • İhale konusu işler ve özel bina inşaatlarından kaynaklanan borçlar.
  • SGK denetim raporlarında belirtilen asgari işçilik üzerinden hesaplanan borçlar.
  • Eksik veya bildirilmemiş sigortalılardan kaynaklanan borçlar.
  • Kesinleşmiş mahkeme kararları ile geriye dönük oluşan borçlar.
  • Alt işverenlerin ödenmeyen borçları.
  • Ortağı olunan şirketin borçları.

Muafiyetler:

  • Tecil ve taksitlendirilmiş veya yeniden yapılandırılmış borçlar,
  • Ertelenmiş borçlar,
  • Dava sürecinde takip ve tahsili durdurulmuş borçlar,
  • İdari para cezaları ve özel vergiler.

 

Bu düzenleme, borçlu kişilerin kamu ihalelerine katılımını sınırlandırarak, sosyal güvenlik primlerinin düzenli ödenmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-26 Gelir İdaresi Başkanlığı, 21 Mayıs 2024’te e-Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde yapılan değişiklikleri (Sıra No: 4) yayımladı

Bu kapsamda yapılan önemli değişiklikler şunlardır:

 

  1. Zorunlu Geçiş Durumu: e-Defter uygulamasına dahil olduktan sonra işi bırakan ve tekrar mükellefiyet tesis eden gerçek kişiler, bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunması halinde, işe başladıkları tarihten itibaren e-Defter uygulamasına geçmek zorundadır.
  2. Ticaret Şirketine Dönüşüm: Gerçek kişi mükellef ticaret şirketine dönüşürse, yeni kurulan ticaret şirketi 3 ay içinde e-Defter uygulamasına geçmelidir.
  3. İflas Durumu: İflas eden mükelleflerin e-Defter hesapları iflas idaresi talebiyle kapatılabilir, iflas kaldırılırsa 3 ay içinde tekrar e-Defter’e geçilmelidir.
  4. Re’sen Hesap Açma: e-Defter’e geçmesi gerektiği halde geçmeyen mükelleflerin hesapları re’sen açılır ve kağıt ortamında tutulan defterler geçersiz sayılır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-25 21 Mayıs 2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan yeni düzenlemeler

Gecikme Zammı Oranı: 20 Mayıs 2024 tarihli ve 8484 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde yer alan gecikme zammı oranı aylık %4,5 olarak yeniden belirlenmiştir. Bu oran, 14 Kasım 2023 tarihinden beri yürürlükte olan %3,5’lik oranı değiştirmiştir. Karar, 21 Mayıs 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Gecikme Faizi ve Pişmanlık Zammı Oranı: Gecikme faizi oranı ve pişmanlık zammı oranı da %4,5 olmuştur.

Tecil Faizi Oranı: Tahsilat Genel Tebliği ile tecil faizi oranı yıllık %48 olarak yeniden belirlenmiştir.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2024-24 SGK’nın 16.05.2024 Tarihli Ve 2024/07 Sayılı Genelgesi İle 2011/13 Sayılı Genelge’ de Yapılan Değişiklikler

Bu değişiklikler, asgari işçilik incelemesi, borç kesinleşme süreçleri, ilişiksizlik belgeleri ve inşaat işlerinde asgari işçilik araştırmaları gibi konularda yenilikler içermektedir.

 

  • Genel Açıklamalar :

Değişiklik Öncesinde: Asgari işçilik incelemesi sonucu tespit edilen eksik işçilik nedeniyle tebliğ edilen prim ve gecikme cezalarının ödeneceği yazılı olarak taahhüt edildiğinde borç kesinleşmekteydi.

Yapılan Değişiklik: Yazılı taahhüt verilmesi uygulaması kaldırılmıştır. Borca itiraz edilmediğinde borç kesinleşecektir.

  • 3- İhale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olmadığı işler:

Değişiklik Öncesinde:  Asgari işçilik araştırma sonucunda tebliğ edilen borç ödenmezse durum incelemeye sevk edilirdi.

Yapılan Değişiklik: Bir ay içinde borca itiraz edilmesi halinde iş, müfettiş incelemesi için Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na sevk edilecektir.

  • 9) Araştırma ve Re’sen Yapılacak İşlemlerde Ortak Hükümler:

Değişiklik Öncesinde:  İlişiksizlik belgesinin soğuk damgalı veya barkod numaralı olması gerekmekteydi.

Yapılan Değişiklik: Karekod numaralı ilişiksizlik belgesi de düzenlenebilecektir.

  • 15 numaralı bent:

Değişiklik Öncesinde: İşlerin başlama ve bitiş tarihlerine göre eski ve yeni asgari işçilik oranları kıyaslanarak düşük olan oran esas alınırdı.

Yapılan Değişiklik:  Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren başlayan işlerde yeni oranlar esas alınacaktır.

  • 19.4 numaralı bent:

Yapılan Değişiklik:   İnşaatın bitirilen kısmı için asgari işçilik araştırması yapılabilmesi için ilgili belgelerde bitmiş olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.

  • 19.5 numaralı bent:

Değişiklik Öncesinde: Tek yapı ruhsatı ile yapılan inşaatların bitirilen kısımları için ayrı ayrı ilişiksizlik belgesi istenmesi halinde önceki kısımlar da hesaplamaya dahil edilirdi.

Yapılan Değişiklik:   Bu bent kaldırılmıştır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-38 İş akdi sona ermeden ve işten çıkış bildirgesi düzenlenmeden Arabuluculuk Sözleşmesi ile ödenen tazminatın kurum kazancından indirilip indirilmeyeceği

25.04.2024 tarih E-49327596-125[KVK.ÖZ.2022.36]- sayı ile Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’ na
Soru: Şirket ile çalışanlar arasında İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında, iş akdi sona ermeden ve işten çıkış bildirgesi düzenlenmeden, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında kıdem tazminatı ödenmesi için sözleşme yapılmıştır. Anlaşılan tutar çalışanların banka hesabına yatırılmıştır. Anlaşma kapsamında hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatının kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, gider unsuru olarak kabul edilmemesi durumunda ödenen tutarların yasal defterlere ne şekilde kayıt edileceği ve anlaşma yapılan çalışanın daha sonra İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumunda ödenen tutarın hangi kapsamda değerlendirileceği sormuştur.
Cevap:
“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi”ne istinaden şirket tarafından, iş akdi sona erdirilmeden ve işten çıkış belgesi düzenlenmeksizin ödenen tutarların, 1475 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu ödemelerin ücret olarak nitelendirilmesi ve yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, şirket tarafından çalışanlara yapılan ve ücret olarak değerlendirilen söz konusu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca, “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi” ile anlaşma yapılan çalışanların daha sonra kıdem tazminatı hak etmeden işten ayrılması durumlarının İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-37 Ar-Ge, yenilik ve tasarım harcamaları

01.04.2024 tarih 11355271-125.05.02[5-2020/9]-22681 sayı ile Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: Şirket Ar-Ge merkezi belgesi almıştır. Ar-Ge projesine ilişkin faaliyetler Ar-Ge merkezi fiziki sınırları içerisinde gerçekleştirilmekte ancak nihai ürünün oluşturulması aşamasında elde edilen ürünün kullanılabilirliğini ölçmek ve gerekli değişiklikleri yapılabilmesi amacıyla Ar-Ge merkezi fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarda test üretimleri ve prototip ürün çalışmaları yapmaktadır. Test üretimlerinin Ar-Ge merkezi fiziki sınırları içerisinde yer alan üretim hatlarının elverişli büyüklükte ve yeterlilikte olmaması nedeniyle zorunlu olarak fabrikalarınızdaki üretim hatlarında yapıldığı belirtilmiştir. Ar-Ge merkezinin fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarda gerçekleştirdiği test üretimleri ve protatip ürün çalışmalarına ilişkin olarak;

– Test üretiminde kullanılan ilk madde ve malzemenin,

– Test üretimi sırasında Ar-Ge merkezi personelinin fabrikalarda geçirdiği süreye ilişkin personel giderlerinin,

– Test üretimine katılan ancak Ar-Ge merkezi personeli olmayan personellerin işçilik giderlerinin,

– Fabrikalarda yer alan ve test süresi ile orantılı olarak, test üretiminde kullanılan tesis makine ve cihazların amortisman giderlerinin ve yalnızca test üretimlerinde kullanılmak üzere aldığı ve mevcut üretim hatlarına monte ettiği ekipmanların amortisman giderlerinin,

– Ayrıca ayni ücret olarak Ar-Ge personelinin bordrosuna dahil edilen özel sağlık sigortası ve giyim giderlerinin

Ar-Ge indirimine konu edilip edilemeyeceği sormuştur.

 

Cevap:

 

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

– Test üretiminde kullanılan ilk madde ve malzemelerin Ar-Ge faaliyetinizde fiilen kullanılan kısma ilişkin maliyetleriniz ile nihai ürünün oluşturulması aşamasında elde ettiğiniz ürünlerin kullanılabilirliğini ölçmek ve gerektiğinde değişiklik yapılmak üzere işletme içinde veya dışında test edilmesi amacıyla yaptığınız harcamalar Ar-Ge faaliyeti kapsamında olduğundan, işletme içinde veya dışında nihai ürünün test edilmesine yönelik mevcut üretim hatlarına monte ettiğiniz ekipmanlar ile söz konusu ekipmanların kullanıldığı üretim hatlarına ilişkin amortismanların, anılan Yönetmelik ve Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde Ar-Ge indirimine konu tutarın hesabında dikkate alınması mümkündür. Bu kapsamda, Ar-Ge merkezinin fiziki sınırları dışında bulunan fabrikalarınızda gerçekleştirdiğiniz test üretimlerinde kullanılan ilk madde ve malzemeye ilişkin giderlerin de Ar-Ge indirimine konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.

– Ar-Ge faaliyeti dışında başka faaliyetlerinizde de kullanılan mevcut üretim hatlarınıza ilişkin olarak hesaplanan amortismanların, bu üretim hatlarının Ar-Ge faaliyetinde kullanıldığı gün sayısına isabet eden kısmının Ar-Ge indirimine konu tutarın tespitinde dikkate alınabileceği tabiidir.

– Ancak, hesap döneminin tamamında Ar-Ge projelerinde kullanılmayan üretim hatları ile Ar-Ge faaliyetinde kullanıldığı gün sayısı tespit edilemeyen üretim hatlarının amortismanlarının Ar-Ge indirimine konu edilmesi mümkün değildir.

– Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla çalıştırılan Ar-Ge personeliyle ilgili olarak tahakkuk ettirilen ve gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması kapsamında bulunan ücretlerin Ar-Ge, yenilik ve tasarım harcamalarının kapsamı içinde değerlendirileceği tabiidir.

GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

-1/8/2016 tarihli ve 2016/9091 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararının 1 inci maddesi ile alınan karar kapsamında, şirketiniz Ar-Ge merkezinde çalışan Ar-Ge personelinin bu merkezde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki test üretimi veya prototip ürün çalışmalarının Ar-Ge merkezi dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda, Ar-Ge veya tasarım merkezi yönetiminin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi kaydıyla, merkez dışındaki bu faaliyetlerde geçirilen sürelere ilişkin ücretlerin gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Destek personeline yapılan ücret ödemelerinin ise bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

-Ar-Ge merkezi personeli olmayıp test üretimi veya prototip ürün çalışmalarına katılan personelin gelir vergisi stopajı teşvikinden faydalanması mümkün değildir.

-5746 sayılı Kanun kapsamında çalışan ve istisna şartlarını taşıyan AR-GE ve destek personeli adına yaptırılan özel sağlık sigortası için ödenen primlerin, çalışanlara sağlanan menfaat kapsamında ücret olarak değerlendirilerek aylık ücret bordrolarına dahil edilmesi, söz konusu prim tutarının ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla safi ücretin tespitinde indirim konusu yapılması, belirlenen safi ücret (gelir vergisi matrahı) üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 1/1/2022 tarihinden önce 193 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenlenen asgari geçim indirimi, 1/1/2022 tarihinden sonra 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarının, doktoralı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 95’i, yüksek lisanslı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 90’ı ve diğerleri için yüzde 80’inin verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilmesi gerekmektedir.

-Çalışanlara işin gereği demirbaş olarak verilen ve çalışanın işten ayrılması halinde geri alınabilir nitelikte olan giyim eşyasının gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün olup, bunun dışında çalışanlara giyim eşyası verilmesi veya nakden giyim yardımı yapılması durumunda, sağlanan bu menfaatlerin ücret olarak değerlendirilerek aylık ücret bordrolarına dahil edilmesi ve 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasında esas alınacak ücretin hesabında dikkate alınması gerekmektedir.

 

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

ÖZELGE 2024-36 Aynı adreste 5746 sayılı Kanundan ve Kurumlar Vergisi Kanunun 10-1/(ğ) maddesinden yararlanılması

02.04.2024 tarih 62030549-125[10-2020/223]- sayı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ na

Soru: – Şirket, finans sektörünün ihtiyaç duyduğu bilgi teknolojileri hizmetlerini sunmak amacıyla kurulmuştur. Ülkede … kuruma yaratıcı ve etkin çözümler üreterek hizmet vermektedir. Şirket merkezi olan İstanbul/Kurtköy’de 4691 sayılı Kanun kapsamında yazılım geliştirme faaliyetinde bulunmaktadır. Şirket şubesi olan İstanbul/…’de ise 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-ge merkezi faaliyeti vardır, yine aynı adreste ancak ayrı bir ekip olarak faaliyet gösteren yazılım ve destek personeli ile yurtdışı müşterilerine yazılım hizmeti sunulmaktadır.

– Söz konusu şirketin şube adresinde bulunan ve fonksiyonlarına göre ayrılmış bulunun personel ile sunulan faaliyetlerin kazançlarına 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında indirim uygulanmaktadır. Fonksiyonlarına göre ayrıştırılmış bu yapıların hasılat, gider ve maliyet unsurlarının kanuni defterlerinde ayrı ayrı takip edilerek muhasebeleştirmektedirler. Fonksiyonlarına göre ayrılan yapılar dolayısıyla tüzel kişiliği tarafından; 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında indirim uygulamasından yararlanılmasının mümkün olup olmadığı sormuştur.

Cevap: Merkezi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyet gösteren Şirketinizin şube adresinde yürüttüğünüz Ar-Ge ve yazılım hizmeti faaliyetlerinizin tamamen birbirinden ayrı olduğu, gerçekleştiren ekiplerin tamamen birbirinden farklı olduğu, gerçekleşme alan ve yerlerinin ayrı olduğu, proje bazında ayrı ayrı muhasebeleştirildiği, gelir ve giderlerinin ayrıştırılarak takip edildiği belirtilmiştir.

Ar-Ge indiriminden yararlanıyor olmanız, Şirketinizin aynı şube adresinde ancak farklı fonksiyon ve personel ile ifa ettiği yurtdışı yazılım faaliyetlerinin hasılat, gider ve maliyetlerinin ayrı ayrı hesaplarda izlenmesi, ortak giderlerin uygun şekilde ayrıştırılması, Ar-Ge faaliyetlerinden bağımsız olarak yazılım faaliyetlerinin yürütülmesi ve bu faaliyetler için yapılan harcamaların Ar-Ge indirimine konu edilmemesi şartıyla, Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi hükmünden yararlanmanıza engel teşkil etmeyecektir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”