Kullanılan Yönteme Ve Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından Sunulan Çeşitli Seçeneklere Bağlı Olarak Hatalı E-Arşiv Faturalarının Düzeltilmesi

Hatalı e-Arşiv Faturaları düzeltme işlemi, kullanılan yönteme ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan çeşitli seçeneklere bağlı olarak değişebilir. İşte bu işlem adımlarının özeti:

  1. Özel Entegrasyon veya Entegrasyon Yöntemi Kullananlar için İptal İşlemi:
  • Mükellef, özel entegrasyon veya entegrasyon yöntemleriyle e-Arşiv Fatura düzenlediyse, düzeltilmesi gereken hataları özel entegratör firmasına veya kendi entegrasyon sistemine iletebilir. Anlaşmalı olduğu özel entegratör firma veya entegratör olarak kendi firmasının, sistemlerinde iptal ettikleri faturaları e-Arşiv Raporu içinde yer alan “iptal” bölümüne ekleyerek Gelir İdaresi Başkanlığına raporlamasıyla işlem yapılmış olur.
  • İlgili teknik kılavuzları takip ederek, hatalı faturaları raporlayarak Gelir İdaresi Başkanlığına bildirebilirler.
  1. GİB Portal Yöntemi Kullananlar için İptal veya İtiraz İşlemi:
  • Mükellef, GİB Portal yöntemini kullanarak hatalı bir e-Arşiv Fatura düzenlediyse, bu hatayı düzeltmek için GİB Portalı kullanabilir.
  • İnteraktif V.D kullanıcı kodu ve şifreleriyle 5.000 TL ve 30.000 TL e-Arşiv Fatura Portalına giriş yaparak “İptal” veya “İtiraz” taleplerini oluşturabilirler.
  • Kayıtlı e-Belge kullanıcısı olmayanlar (5000/30000 TL üzeri belgeleri GİB portaldan düzenleyen) aynı şekilde taleplerini iletebilirler.
  1. Alıcı Tarafında İade İşlemi:
  • Hatalı e-Arşiv Faturası, alıcı tarafından kabul edilmişse, ilgili mükellef, bu hatayı düzeltebilmek için ilgili tevsik edici belgelerle muhasebe kayıtlarında düzeltmeler yapabilir.
  • Eğer ürünlerin iadesi gerekiyorsa, iade faturası veya gider pusulası düzenleyerek hatalı faturayı düzeltebilirler.
  1. Vergi Mükellefiyeti Bulunmayan Alıcılar için İptal:
  • Vergi mükellefiyeti olmayan bir alıcıya satılan ürünler için düzenlenen hatalı e-Arşiv Faturası, alıcı tarafından yapılan bir iade işlemi ile düzeltilebilir. Bu durumda, ayrıca faturanın iptaline gerek yoktur.

Sonuç olarak, hatalı e-Arşiv Faturalarının düzeltilmesi için farklı yöntemler ve işlem adımları bulunmaktadır. Bu işlem adımları, mükellefin kullanmış olduğu yönteme ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan rehberlere dayalı olarak değişiklik gösterebilir. Hataları düzeltmek için gerekli belgeler ve açıklamalar kullanılmalıdır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Kayıtlarını Yabancı Para Birimi ile Tutan Firmalara Düzenlenecek Faturalarda Ortaya Çıkan Kur Farkı ve Belge Düzeni

Kayıtlarını Türk para birimi dışında yabancı bir para birimi ile tutan mükelleflere kayıt tuttukları para cinsinden yapılan satışlara ilişkin satıcı tarafından değerleme günü oluşan lehe kur farkları veya satış bedellerinin tahsili esnasında ortaya çıkan kur farkı tutarı için alıcı adına fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak alıcının kayıtlarını tuttuğu yabancı para birimi dışında bir yabancı para cinsinden yapılan satışların tahsili ile ortaya çıkan kur farkı tutarı için alıcı adına fatura düzenlenmesi zorunludur.

Örneğin kayıtlarını ABD Doları ile tutan mükelleflere ABD Doları cinsinden yapılan satışlara ilişkin olarak lehe oluşan kur farkları için alıcı mükellefler adına her hangi bir belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, ABD Doları dışında diğer yabancı para birimleri ile satış yapılması ve bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi halinde, ödeme tarihi itibariyle ortaya çıkan kur farkları için söz konusu alıcılar (kayıtlarını ABD Doları para birimiyle tutanlar) adına fatura düzenlenmesi gerekir.

Katma Değer Vergisi Açısından Değerlendirilmesi:

Kayıtlarını Türk para birimi dışında yabancı bir para birimi ile tutan mükellefe yapılan mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi ve faturanın, alıcı firmanın kayıt tuttuğu döviz cinsinden düzenlenmesi halinde;

– Satıcı firma lehine ortaya çıkacak olan kur farkının matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi, söz konusu kur farkı için teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, alıcı firma açısından herhangi bir kur farkı oluşmayacağından, hesaplanacak olan KDV’nin alıcı firma tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

– Satıcı firma aleyhine ortaya çıkacak olan kur farklarında, söz konusu kur farkı için, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması ve bu KDV’nin tahsilatın yapıldığı vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Bu Döneme Ait İndirilecek KDV” satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarına eklenmesi mümkün bulunmaktadır.

Faturanın, alıcı firmanın kayıt tuttuğu yabancı para birimi dışında diğer para birimleri ile düzenlenmesi halinde ise, bedelin mal teslimi veya hizmet ifasından sonra ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farkları üzerinden lehine kur farkı ortaya çıkan firma tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya çıktığı dönemlerde her iki firma tarafından genel esaslar çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, bedeli henüz tahsil edilmeyen döviz cinsinden yapılan mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İndirimli Orana Tabi İşlemlerden Doğan KDV İade Alacaklarının Elektrik ve Doğalgaz Borçlarına Mahsubu

İndirimli orana tabi işlemlerde mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacaklarının, %51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin ettikleri elektrik ve doğalgaz borçları ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve aidatlara ilişkin borçlarına mahsubu mümkündür.

Elektrik ve doğalgazı, %51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin eden iade hakkı sahipleri, bu kuruluşlara başvurarak fatura bedellerini KDV iade alacaklarına mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirterek bağlı oldukları vergi dairesine ibraz etmek üzere fatura bedellerinin yatırılacağı bir banka hesap numarası talep etmeleri gerekmektedir.

Satıcı kuruluşlar, %51 veya daha fazla hisselerinin kamuya ait olduklarını da belirtmek suretiyle fatura bedellerinin yatırılacağı banka hesap numarasını gösteren yazıyı mükellefe vermelidirler. Mükellefler, satıcılardan alacakları yazıyı, bir defaya mahsus olmak üzere, bir dilekçe ekinde bağlı oldukları vergi dairesine vererek dilekçede indirimli orana tabi işlemlerinden doğan iade alacaklarını doğalgaz ve/veya elektrik borçlarına mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirtmelidirler. Dilekçe ve eki, vergi dairesince doğalgaz/elektrik satıcısı işletmeden alınacak teyit sonrasında geçerlik kazanacaktır. Dilekçede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde, mükellefler tarafından değişiklikler gecikmeden vergi dairesine bildirilmelidir.

Mahsup talebi, KDV beyannamesinin verilmesinden sonra bir dilekçe ile yapılmalıdır. Dilekçeye, yukarıda belirtilen belgelerin yanı sıra doğalgaz/elektrik faturasının iadeyi talep eden firma yetkililerince aslına uygunluğu kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle onaylanmış fotokopisi eklenmelidir. Bu faturada yer alacak ceza, faiz ve benzeri unsurlar da mahsuba esas tutara dâhil olacaktır.

Mahsup talebi için fatura örneğinin ibrazı zorunludur. Satıcı kuruluş yetkililerince onaylanmış da olsa borcun miktarını gösteren fatura dışındaki belge veya yazılara dayanılarak mahsup yapılamaz. Mahsup dilekçesinde doğalgaz/elektrik dağıtıcısı kuruluşun banka hesap numarası da belirtilmelidir.

İndirimli orana tabi işlemler dışındaki diğer iade hakkı doğuran işlemlerden doğan KDV alacaklarının doğalgaz/elektrik borçlarına mahsubu mümkün bulunmamaktadır.

Mahsubun yapılabilmesi için mahsup dilekçesi ve eklerinin en geç fatura son ödeme (vade) tarihinden 10 gün önce vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi gerekmektedir. Dilekçe, fatura örneği ve diğer eklerin bu tarihten sonra verilmesi halinde mahsup talebi yerine getirilemeyecektir.

Mahsup talebinin usulüne uygun olarak yapılmasından sonra mahsup tutarı, vergi dairesi tarafından faturayı düzenleyen kuruluşun banka hesap numarasına vade tarihine kadar aktarılacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/32 KDV Genel Uygulama Tebliğinde (Seri:47) Değişiklik Yapıldı

7/9/2023 tarihli ve 32302 sayılı Resmi Gazete’de “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 47)” yayımlandı.

1) Afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla yapılan teslim ve hizmetlerde KDV istisnası

Daha önce 3065 sayılı KDV Kanuna eklenen geçici 44 üncü madde ile Afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetlerde 31/12/2024 tarihine kadar uygulanacak KDV istisnasına” ilişkin düzenleme yapılmıştı.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E) ayrımına “12. Afetzedelere Bağışlanacak Konutların İnşasına İlişkin İstisna” başlıklı bölüm eklenmiştir.

İstisna kapsamına; Afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile imzalanan protokol kapsamında afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler girmektedir.

İşyeri cami okul vb. konut niteliğinde olmayan yapıların inşası ile mevcut konutların tadil, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamına girmez.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına; barolar, noterlikler, ticaret ve sanayi odaları, tabip odaları, diş hekimleri odaları, mühendis ve mimar odaları, ziraat odaları, veteriner odaları, eczacı odaları, YMM ve SMMM odaları, esnaf odaları, ticaret borsaları ve bunların bir araya gelmek suretiyle oluşturdukları birlikler (üst kuruluşlar) örnek olarak gösterilebilir.İstisnadan faydalanılabilmesi için kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının AFAD ile bağış protokolü imzalaması şarttır.

İstisna, konutun inşasına yönelik mal ve hizmet alımlarını kapsamakta olup, bir arada bulunan konutların yapımına ilişkin altyapı işleri, site içi yollar, istinat duvarı, perde duvarı, çevre duvarı ve benzerlerine ilişkin mal ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, spor alanı ve benzerlerinin yapımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez.

Ayrıca konutların mütemmimi niteliğindeki mutfak dolabı, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınamayacak olan banyo dolabı ve vestiyer, panel radyatör, kombi, duşakabin, küvet ve benzerleri istisna kapsamındadır. Mobilya, beyaz eşya, perde, avize, televizyon ve benzeri eşyalar istisna kapsamında değerlendirilmez.

AFAD’a nakdi olarak yapılan bağışlar kullanılarak AFAD tarafından yaptırılan konutlara ilişkin mal ve hizmet alımlarında bu madde kapsamında istisna uygulanması mümkün değildir.

Öte yandan, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bu istisna kapsamında inşa ettikleri konutların AFAD’a bedelsiz teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/2-b maddesi kapsamında KDV’den istisnadır.

İstisna, AFAD ile imzalanan protokol kapsamında afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına 31/12/2024 tarihine kadar yapılan teslim ve hizmetlere uygulanacak olup, inşa edilen konutların 31/12/2024 tarihinden sonra bağışlanması istisna uygulamasını etkilemez.

Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna kapsamına giren alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna belgesinin revize ettirilmesi gerekir.

İstisna belgesi, Kanunda belirtilen süreyi aşmamak kaydıyla projede öngörülen süreyle sınırlı olarak verilir. Sürelerin revize edilmesi durumunda, istisna belgesindeki süreler de revize edilir.

Tek satıcıdan alınan proje maliyetinin binde 5’ine kadar olan birden fazla mal ve hizmete ilişkin harcamalar listeye tek satır olarak girilebilir. Birden fazla binde 5’lik toplu satır yazılabilir.

İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar, istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini kapattırmak zorundadır. Belgeyi veren Vergi Dairesi veya Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık istisna belgesinde yer alan mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol eder ve AFAD’ın yapacağı bildirime göre istisna belgesini kapatır.

Bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.

Bu işlemlerden kaynaklanan ve 10.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 10.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.

Teminat verilmesi halinde iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.

2) Kurumların En Az İki Tam Yıl Süreyle Aktiflerinde Yer Alan Taşınmazların Satışına Uygulanan KDV İstisnasının Kaldırılması

7456 Sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile kurumların aktifinde yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde bulundurulan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası kaldırılmıştır.

Bu düzenlemeye ilaveten, yine aynı Kanunun 8 inci maddesi ile 15/7/2023 tarihten önce kurumların aktifinde yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde bulundurulan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnasının geçerli olması düzenlenmiştir.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak özetle aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

Kurumların aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulaması 15/7/2023 tarihi itibarıyla kaldırılmış olup, bu tarihten itibaren kurumların aktifine kaydedilen taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır.

15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir.

 3) Finansal kiralama işlemlerinde uygulanacak KDV oranı

 Finansal kiralama işlemlerinde uygulanacak KDV oranında tereddüt yaşanmaması açısından düzenleme yapılmıştır.

KDV oranlarının belirlendiği 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 1/2 nci maddesinde, (I) sayılı listenin 16 ncı ve 17 nci sıralarında sayılan işlemler hariç olmak üzere finansal kiralama işlemlerinde, işleme konu olan malın tabi olduğu KDV oranının uygulanacağı kararlaştırılmıştır.

Bu çerçevede finansal kiralama işlemlerinde, işleme konu olan malın durumuna göre % 1, 10 ya da 20 oranında KDV uygulanabilmektedir.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Finansal Kiralama İşlemleri” başlıklı (III/B-2.2.) bölümünün aşağıda yer alan ikinci paragrafında ise finansal kiralama sözleşmelerine konu malların teslimleri veya kiralanmasına ilişkin KDV oranları sözleşmenin yapıldığı tarihte geçerli olan oranların olduğu, sözleşme süresince bu oranlarda herhangi bir değişikliğin söz konusu olmayacağı açıklanmaktaydı.

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Finansal Kiralama İşlemleri” başlıklı (III/B-2.2.) bölümünün ikinci paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.

Buna göre, finansal kiralama sözleşmelerine konu malların teslimleri veya kiralanmasında, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihteki KDV oranları geçerli olacaktır.

4) Proje Uygulaması Getirilen İstisnalar

Proje uygulaması getirilen istisnalara ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin yürürlüğünden önce başlanılmış ve halen devam eden işlere yönelik istisna belgesi hakkında düzenleme yapılmıştır.

1/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği ile KDV Kanunu’nun 13. maddesi kapsamındaki imal, inşa, tadil, bakım ve onarım uygulamalarını içeren istisna düzenlemelerinde “proje uygulaması”na geçilmiştir.

Bu Tebliğ ile uygulama birliğinin sağlanabilmesi amacıyla, KDV Genel Uygulama Tebliği ile proje uygulaması getirilen ancak, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi almak suretiyle veya verginin önce uygulanıp sonra iade edilmesi şeklinde yürütülen proje uygulaması dışında işlem yapanların da 1/1/2024 tarihinden itibaren proje uygulaması kapsamında istisna belgesi almaları uygun görülmüştür.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/31 Dünya Bankası Türkiye Yeşil Sanayi Projesi Kapsamında Tübitak Çağrıları Açılıyor

Koordinatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü Dünya Bankası Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında özel sektörün yeşil dönüşüme yönelik ürün veya süreç geliştirme faaliyetleri TÜBİTAK-TEYDEB tarafından desteklenecektir. Çağrı kapsamında, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri desteklenecek, yeşil inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmalar hedeflenecek ve sürdürülebilir geleceğin yolu açılacaktır.

 Bu amaçla 1801 kodlu Sanayi Ar-Ge Projeleri İçin Geri Ödemeli ve Hibe Destek Programı hayata geçirilmiştir. 1801 programı ile TÜBİTAK hibe desteğe ilave olarak, geri ödemeli destek mekanizması da uygulanmaya başlanacaktır. 6 yıl sürecek olan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında TÜBİTAK tarafından farklı türde çağrılar açılacaktır.

Yakın zamanda başvuru alınması planlanan 2 çağrıya ilişkin bilgiler aşağıda sunulmaktadır:

1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı

  • Yeşil Dönüşüme yönelik TÜBİTAK tarafından desteklenmiş Ar-Ge projesi prototiplerinin ticarileşme öncesi faaliyetleri desteklenecektir.
  • KOSGEB veya ulusal/uluslararası fonlar veya firma özkaynaklı geliştirilen ancak henüz ticarileştirilmemiş Ar-Ge çalışmaları kapsama dahil edilecektir.
  • Çağrı kapsamında değerlendirilecek faaliyetler: THS 5-9 arasını kapsayan prototip geliştirme ya da iyileştirme, validasyon ve sertifikasyon testleri, yerinde uygulama, ölçeklendirme, demonstrasyon ve saha denemeleri çalışmaları.
  • Tekil veya ortaklı başvuru yapılabilir.
  • Destek süresi en fazla 24 ay
  • Destek şekli: En fazla %50’si geri ödenmek üzere faizsiz geri ödemeli destek. Proje başarısına göre ödemenin bir kısmı hibeye dönüştürülebilir. Geri ödeme takvimi, proje bitişinden 1 yıl sonra başlayacaktır.
  • Proje bütçesi üst limitleri;
  • Mikro/küçük ölçekli firmalar için 7.500.000 TL,
  • Orta ölçekli kuruluşlar için 12.000.000 TL,
  • Büyük ölçekli kuruluşlar için 22.5000.000 TL.

1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı

  • Yeşil dönüşüme yönelik ortaklı proje başvurusu yapılabilecektir.
  • Konsorsiyum başvurusu zorunludur.

Konsorsiyum paydaşları;

  • Orta veya Büyük ölçekli bir yürütücü kuruluş,
  • En az bir Ar-Ge/Tasarım Merkezi,
  • En az bir KOBİ ölçekli kuruluş,
  • En az bir kamu kurumu (Üniversite, araştırma merkezi veya enstitü, araştırma altyapıları)
  • Destek süresi en fazla 36 ay
  • Proje bütçe üst limiti: 300.000.000 TL
  • Destek şekli: Kamu kurumları için 100% hibe, sermaye şirketleri için en fazla %50’si geri ödenmek üzere faizsiz geri ödemeli destek. Sermaye şirketlerini geri ödeme süreci, proje tamamlandıktan 1 yıl sonra başlayacaktır.

 


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023/5 Davacının ihracat istisnası kapsamında İade Tasdik Raporuna istinaden iade ve mahsup talebinin, hakkında Vergi İnceleme Raporu bulunan şirketten alımlarının olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açılan dava davacı lehine sonuçlanmıştır

Maddi Olay:

Davacı tarafından, 2016/1,2,4. dönemlerinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesi kapsamında yapmış olduğu mal ve hizmet teslimlerinden ihracat istisnası kapsamında KDV iade alacağı doğmuştur. Söz Konusu iade alacağı için YMM iade tasdik raporu ibraz edilerek mahsubu ve nakden iadesi için başvurmuştur.  Talebinin reddedilmesi üzerine işlemin iptali istenilerek dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

 Davacı şirketin KDV iadesi tasdik raporuna dayalı olarak 2016/1,2,4 dönemlerinde mal teslimlerinden dolayı ihracat istisnası kapsamında iade mahsup talebinde bulunduğu, ancak iade talebinin reddedildiği, uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak, davacının katma değer vergisi iade istemleri hakkında yapılan inceleme sonucu hazırlanmış olan Vergi İnceleme Raporu’nun incelenmesinden; davacının 2016 yılı içinde … Paz. İç. Dış. Tic. Ltd. Şti ile … Hırv. Malz. Elek. San. Tic. Ltd. Şti’den temin ederek ihraç ettiği ürünler nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerine ilişkin olarak, hak kazandığı ihracat istisnasından doğan iade alacağının, yerine getirilmesine engel teşkil edecek bir durumun varlığı ortaya konulmadığından, yasal koşulları sağlanan iade isteminin reddine dair dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir

Bölge Mahkemesi kararının özeti: 

 İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/5120 E.  ,  2022/1800 K.

Karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

KDV’den İstisna Tutulan Uluslararası Taşımacılık Hizmetlerine İlişkin Sonradan Ortaya Çıkan Kur Farklarında KDV Oranı

Teslim ve hizmet ifalarına ilişkin olarak sonradan ortaya çıkan kur farklarının KDV matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden teslim ve hizmetin yapıldığı tarihte geçerli olan KDV oranına göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, KDV Kanununun 14/1 maddesi kapsamında istisna olan uluslararası taşımacılık hizmetlerine ilişkin olarak sonradan ortaya çıkacak kur farkı faturalarında KDV hesaplanmayacaktır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

2023/4 Beyanname Verme Ve Ödeme Zamanında Şirketi Temsil Yetkisi Bulunmayan Davacı Adına Düzenlenen Ödeme Emrinde Hukuka Uygunluk Bulunmadığına Dair Danıştay 4. Daire Başkanlığı Kararı

Maddi Olay:

.. Finansal Kiralama A.Ş’nin ödenmeyen 2007 yılı kurumlar vergisi borcundan dolayı 29/12/2005 ile 24/04/2007 tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle beraber şirketi temsil ve ilzama yetkili muhasebe müdürü olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istenilmiştir. Ödeme emri muhasebe müdürü olan davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı dönemleri de kapsayacak şekilde düzenlenenmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

 Vergi Mahkemesince verilen kararda; beyanname verme ve ödeme zamanında şirketi temsil yetkisi bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

 Bölge Mahkemesi kararının özeti:

 İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/446 E.  ,  2020/3862 K.

Karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

Bülten: 2023/30 1/9/2023 Tarihli Resmi Gazete’ de “Reeskont Ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti Hakkında Tebliğ” Yayımlandı

Vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık % 25,75 avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık % 26,75 olarak tespit edilmiştir.

Geçici, yıllık gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde 1/9/2023 tarihinden itibaren alacak ve borç senetleri reeskontunun hesaplanmasında yıllık % 26,75 faiz oranının dikkate alınması gerekmektedir. (238 Sayılı VUK Genel Tebliğine göre, reeskont işlemleri sırasında iç iskonto yöntemi uygulanmalıdır)

Vergi Usul Kanunu’nun 285 inci maddesine göre; vadesi gelmemiş alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler vadesi gelmemiş borç senetlerini de aynı işleme tabi tutmaya mecburdurlar.

Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri alacak ve borçlarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi ve muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle değerleme gününün kıymetine irca etmek zorundadırlar.

Senede bağlı alacakların ve borçların değerleme günündeki kıymetlerine irca edilmesi sırasında senet üzerinde faiz nispetinin belli edilmediği hallerde T.C. Merkez Bankasının resmi iskonto hadlerinin uygulanması yasal bir zorunluluktur.

Gelir İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 30.4.2013 tarih ve 64 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde; gerçek mahiyeti itibariyle çeklerin vergi uygulamaları bakımından vadeli olma hususiyeti kazandığı ve bu itibarla ileri düzenleme tarihli çeklerin değerleme gününde vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar için uygulanması öngörülen reeskont uygulamasından yararlanmasının mümkün bulunduğu açıklanmıştır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”

İnternet Üzerinden Alınan Ürünlere Ait Faturada T.C. Kimlik Numarası Ve Vergi Kimlik Numarası Bulunmaması Durumunda Yüklenilen KDV’nin İndirim Konusu

İnternet üzerinden mal alımlarına ilişkin düzenlenen faturaların, T.C. kimlik numarası bilgisine yer verilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bilginin eksik olduğu faturalar vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Ancak, bu durum, düzenlenmemiş sayılan faturanın gerçek bir işleme dayanmadığı, işlemi doğru bir şekilde yansıtması koşuluyla faturada yazılı işlemin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceği gibi, faturaya konu işlemin tevsikinde kullanılmasına da engel teşkil etmemektedir.

İnternet üzerinden satın alınarak yeniden satışı gerçekleştirilecek ürünlere ilişkin düzenlenen ve Vergi Usul Kanunu bakımından işlemi tevsik ettiği kabul edilen faturalarda gösterilen KDV’nin 3065 sayılı Kanunun 29 ve 34 üncü maddelerine uygun olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.


DİKKAT! “Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”