Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair karar 9774 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla güncellenmiştir.
Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair 6434 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine dair 6434 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı aşağıdadır. Bu karardaki eşik değerler 2025 ve sonraki yıllar için 9774 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile güncellenmiştir.
Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesinde esas alınacak kriterler ve bu kriterlerin hesaplanmasıyla ilgili örnekleri içeren usul ve esaslar
Bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesinde esas alınacak kriterler ve bu kriterlerin hesaplanmasıyla ilgili örnekleri içeren usul ve esaslar yayımlanmıştır.
BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANI KARARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1– (1) Bu Usul ve Esasların amacı, 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararın uygulanmasına yönelik usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2– (1) Bu Usul ve Esaslar, 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde şirketlerin bağımsız denetime tabi olmasına ve bağımsız denetim kapsamından çıkmasına ilişkin hususları kapsar.
Dayanak
MADDE 3– (1) Bu Usul ve Esaslar, 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 5 inci maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4– (1) Bu Usul ve Esaslardaki terimler 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında yer alan anlamlarıyla kullanılmıştır. Ayrıca, bu Usul ve Esasların uygulanmasında;
- Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS): Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ve bağımsız denetime tabi olup Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulamayan işletmelerin uygulayacakları finansal raporlama standardını,
- Denetim: Bağımsız denetimi,
- Karar: 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Cumhurbaşkanı Kararını,
ç) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,
- Türkiye Denetim Standartları (TDS): 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürürlüğe konulan, bilgi sistemleri denetimi dahil olmak üzere, denetim alanında uluslararası standartlarla uyumlu eğitim, etik, kalite kontrol ve denetim standartları ile bu alana ilişkin diğer düzenlemeleri,
- Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS): Kurum tarafından Türkiye Muhasebe Standardı, Türkiye Finansal Raporlama Standardı, Türkiye Muhasebe Standardı Yorum ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı Yorum adlarıyla yayımlanan standartları,
- Türkiye Muhasebe Standartları (TMS): Kurum tarafından yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları, Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı ile
Küçük ve Mikro İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardını ve farklı işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için Kurum tarafından belirlenen standartları ve bunlarla ilişkili diğer düzenlemeleri
ifade eder.
(2) Bağlı ortaklık ve iştirak kavramları, denetime tabi olunup olunmadığının belirlenmesinde esas alınan ve yürürlükteki mevzuat uyarınca hazırlanmış finansal tablolardaki anlamlarıyla dikkate alınır.
İKİNCİ BÖLÜM
Denetime Tabi Olma
Ölçütler
MADDE 5– (1) Karara ekli (I) sayılı listede belirtilen şirket ve kuruluşlar herhangi bir ölçüte bağlı olmaksızın denetime tabidir.
- Sermaye piyasası araçları bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılan şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
- Karara ekli (II) sayılı listede belirtilen şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
- Birinci, ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilenlerin dışında kalan şirketlerin denetime tabi olup olmadıkları, Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer verilen ölçütlerin eşik değerleri dikkate alınmak suretiyle belirlenir.
- Karara göre ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrada belirtilen şirketlerin denetime tabi olması için ilgili fıkralarda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin eşik değerlerini üst üste iki hesap döneminde sağlaması gerekir. Birbirini takip eden hesap dönemlerinde sağlanan iki ölçütün aynı ölçütler olması şart değildir.
- Dördüncü fıkra kapsamında yer alan örnek bir şirket için hesap dönemleri itibarıyla ölçütlerin eşik değerlerinin sağlanması ve denetime tabi olma durumu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
|
Hesap dönemleri |
Aktif toplamı 75 milyon TL veya üzeri midir? | Yıllık net satış hasılatı
150 milyon TL veya üzeri midir? |
Çalışan sayısı 150 veya üzeri midir? | Kriterlerden en az ikisini sağlıyor mu? |
Denetime tabi midir? |
| 1/1-31/12
20X1 |
Evet | Hayır | Hayır | Sağlamıyor | Referans yıl |
| 1/1-31/12
20X2 |
Evet | Evet | Hayır | Sağlıyor | Referans yıl |
| 1/1-31/12
20X3 |
Evet | Hayır | Evet | Sağlıyor | Tabi değildir |
| 1/1-31/12
20X4 |
Evet | Evet | Hayır | Sağlıyor | Tabidir |
- Denetim, şirketin konsolide finansal tablolarının yanında münferit finansal tablolarını da içerir.
- Karar uyarınca denetime tabi olma şartlarını taşımayan bir şirket, sadece ana ortaklığının, bağlı ortaklığının veya iştirakinin Karar kapsamında denetime tabi olması nedeniyle denetime tabi olmaz. Bu durum, topluluk denetçisinin, konsolide finansal tabloların denetimine ilişkin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve TDS çerçevesindeki yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Esas alınacak finansal tablolar
MADDE 6– (1) Denetime tabi olunup olunmadığının belirlenmesinde, şirketler ile bu şirketlerin bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan son iki hesap dönemine ilişkin bilanço ve gelir tablosu dikkate alınır. Denetim kapsamına girildikten sonra 11 inci madde hükmü uygulanır. Bu şirketlerin yurtdışında bulunan bağlı ortaklık ve iştiraklerinin, varsa denetimden geçmiş uluslararası muhasebe standartlarına uygun finansal tabloları, olmaması halinde tabi oldukları mevzuat uyarınca hazırladıkları finansal tabloları dikkate alınır.
Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplanması
MADDE 7– (1) Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplanmasında, 6 ncı maddede belirtilen finansal tablolar çerçevesinde, varsa şirketin bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı da dikkate alınır.
- Bağlı ortaklıkları veya iştirakleri bulunan şirketlerin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken aşağıdaki işlemler yapılır:
- Aktif toplamı hesaplanırken; şirketin kendi aktif toplamından, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin kayıtlı değerleri çıkarılır. Bulunan tutara, bağlı ortaklıklarının aktif toplamının tamamı ve iştiraklerinin aktif toplamından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.
- Yıllık net satış hasılatı hesaplanırken, şirketin kendi yıllık net satış hasılatına bağlı ortaklıklarının yıllık net satış hasılatının tamamı, iştiraklerinin yıllık net satış hasılatından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.
- Grup içi işlemlerden doğan varlık, borç, gelir ve giderlerden, bağlı ortaklıklarla olanların tamamı, şirketin ve bağlı ortaklıkların doğrudan iştirakleriyle olanlarının ise hisselerine düşen payı elimine edilir.
- Şirketlerin bağlı ortaklıkları aracılığıyla dolaylı olarak sahip oldukları bağlı ortaklıklar ve iştirakler de şirketin bağlı ortaklığı ve iştiraki olarak değerlendirilir.
Örneğin; A şirketinin B şirketinde %70, B şirketinin ise C ve D şirketlerinde sırasıyla
%60 ve %15 oranlarında oy hakkına sahip olduğu durumda, A şirketi aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını hesaplarken, C şirketini bağlı ortaklığı, D şirketini ise %15 oranında oy hakkına sahip olduğu iştiraki olarak değerlendirir.
- Şirketlerin veya bağlı ortaklıkların iştiraklerinin sahip olduğu bağlı ortaklıklar ve iştirakler, ilgili iştirakin finansal tablolarındaki değerleri üzerinden dikkate alınır. Bu sebeple, şirketin veya bağlı ortaklıkların iştiraklerinin bağlı ortaklıkları ve iştirakleri eliminasyon işlemlerine dahil edilmez.
Örneğin; A şirketinin B şirketinde %40, B şirketinin ise C ve D şirketlerinde sırasıyla
%60 ve %15 oranlarında oy hakkına sahip olduğu durumda, A şirketi aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını hesaplarken, sadece B şirketini iştiraki olarak değerlendirir. C ve D şirketlerinin aktif toplamını ve yıllık net satış hasılatını dikkate almaz. Dolayısıyla, C ve D şirketlerinin A ve B şirketleriyle gerçekleştirdiği işlemler eliminasyon işlemlerine dahil edilmez.
- Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken, şirketin yurtdışındaki bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin aktif toplamları ve yıllık net satış hasılatı da dikkate alınır.
Çalışan sayısının hesaplanması
MADDE 8– (1) Şirketin çalışan sayısının hesaplanmasında, muhtasar beyannamede veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bildirilen aylık toplam çalışan sayısının yıllık ortalaması dikkate alınır. Söz konusu yıllık ortalama, aylar itibarıyla aylık çalışan sayılarının toplamının on ikiye bölünmesiyle elde edilir. Çıraklık ve mesleki eğitim sözleşmesi kapsamında şirkette mesleki eğitim gören çıraklar ve staj yapan öğrenciler çalışan sayısının hesaplanmasında dikkate alınmaz.
- Ortalama çalışan sayısının hesaplanırken, ana ortaklığın ve bağlı ortaklıkların bu maddeye göre hesaplanan çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştiraklerin bu maddeye göre hesaplanan çalışan sayısı ise şirketin iştirakteki hissesi oranında dikkate alınır.
Örneğin, B şirketi A şirketinin bağlı ortaklığı olup A şirketinin C şirketinde %20 payı vardır ve C şirketi A şirketinin iştiraki niteliğindedir. Söz konusu şirketlerin aylık çalışan sayılarına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
| Aylar | A Şirketi | B Şirketi | C Şirketi |
| Ocak | 300 | 170 | 180 |
| Şubat | 305 | 180 | 170 |
| Mart | 310 | 185 | 145 |
| Nisan | 305 | 195 | 150 |
| Mayıs | 300 | 185 | 150 |
| Haziran | 295 | 180 | 160 |
| Temmuz | 290 | 170 | 160 |
| Ağustos | 285 | 135 | 160 |
| Eylül | 290 | 140 | 170 |
| Ekim | 310 | 165 | 180 |
| Kasım | 310 | 165 | 180 |
| Aralık | 300 | 170 | 140 |
| Toplam | 3.600 | 2.040 | 1.945 |
| Yıllık ortalama (Toplam/12) | 300 | 170 | 162,08 |
Yukarıdaki tabloda, şirketler itibarıyla yıllık çalışan sayısı ve ortalama çalışan sayısı hesaplanmıştır. Buna göre, A şirketinin yıllık ortalama çalışan sayısı hesaplanırken; A ve B şirketlerinin yıllık ortalama çalışan sayılarının tamamı ile C şirketinin yıllık ortalama çalışan sayısının sadece %20’si toplanır. Dolayısıyla, A şirketi için toplam yıllık ortalama çalışan sayısı (300 + 170 + (162,08 x %20) =) 502,42’dir.
- Çalışan sayısının hesabında, 7 nci madde çerçevesinde şirketin kendisinin, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin yurtiçindeki ve yurtdışındaki çalışan sayıları da dikkate alınır.
Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri
MADDE 9– (1) 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen hususlara ek olarak, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerini üstlenen şirketler açısından aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı aşağıdaki gibi tespit edilir:
- Aktif toplamının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “170-177 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri” hesapları dikkate alınmaz.
- Yıllık net satış hasılatının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “350-358 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakediş Bedelleri” hesaplarına sadece ilgili dönemde kaydedilen tutarlar yıllık net satış hasılatına eklenir.
- İşin bitiminde Tekdüzen Hesap Planında yer alan 350-358 no’lu hesaplardan ilgili dönem gelir tablosuna aktarılan kısımlar yıllık net satış hasılatının hesabında dikkate alınmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Denetim Kapsamından Çıkma Denetim kapsamından çıkma
MADDE 10– (1) Eşik değerleri aştığı için denetime tabi olan şirketler, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte 5 inci maddede belirtilen ölçütlerden en az ikisine ait eşik değerlerin iki hesap döneminde art arda altında kalması durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren denetimin kapsamından çıkar. Birbirini takip eden hesap dönemlerinde eşik değerlerin altında kalınan iki ölçütün aynı olması şart değildir. Aşağıdaki tabloda, 5 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında ilgili hesap dönemleri itibarıyla ölçütlerin eşik değerlerini sağlayan ve denetime tabi olan ancak sonraki dönemlerde ölçütlerin eşik değerlerini sağlamadığı için denetim kapsamından çıkan bir şirkete ilişkin örnek bir durum gösterilmiştir:1
|
Hesap dönemleri |
Aktif
toplamı 75 milyon TL veya üzeri midir? |
Yıllık net satış hasılatı
150 milyon TL veya üzeri midir? |
Çalışan sayısı 150 veya üzeri
midir? |
Kriterlerden en az ikisini sağlıyor mu? |
Denetime tabi midir? |
| 1/1-31/12
20X1 |
Evet | Hayır | Evet | Sağlıyor | Referans yıl |
| 1/1-31/12
20X2 |
Evet | Evet | Hayır | Sağlıyor | Referans yıl |
| 1/1-31/12
20X3 |
Evet | Hayır | Hayır | Sağlamıyor | Tabidir |
| 1/1-31/12
20X4 |
Hayır | Hayır | Evet | Sağlamıyor | Tabidir |
| 1/1-31/12
20X5 |
Evet | Hayır | Evet | Sağlıyor | Tabi değildir |
(2) Eşik değerleri aştığı için denetime tabi olan şirketler, 7 nci madde çerçevesinde tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte, bir hesap döneminde 5 inci maddede belirtilen ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerinin yüzde yirmi veya daha fazla oranda altında kalması durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren denetim kapsamından çıkar.
Esas alınacak finansal tablolar
MADDE 11– (1) Denetime tabi olan şirketler, daha sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında TMS’ye uygun olarak hazırladıkları finansal tablolarda yer alan tutarları esas alır. Bu durumda, ilgili TMS uyarınca konsolide finansal tablo hazırlayan şirketlerin, bağlı
1 31/12/20X3 tarihinde sona eren hesap döneminde ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerinin yüzde yirmi veya daha fazla oranda altında kalınmadığı varsayılmıştır.
ortaklıklarının tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerinin ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tabloları kullanılır. Bağlı ortaklığı veya iştiraki bulunan ancak ilgili TMS uyarınca konsolide finansal tablo hazırlamayan (örneğin, BOBİ FRS’yi uygulayan orta büyüklükteki) şirketlerde bağlı ortaklık veya iştirakin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının hesaplamaya dahil edilmesinde 7 nci madde hükmü uygulanır.
- BOBİ FRS’yi ilk kez uygulayan şirketlerin önceki döneme ait karşılaştırmalı finansal tablolarını bu Standarda göre hazırlamadığı durumda bir önceki yılın yıllık net satış hasılatı tutarının belirlenmesinde kendileri ile bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırladıkları gelir tablolarındaki tutarlar dikkate alınarak 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır.
- TMS’yi uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 6102 sayılı Kanun ve ilgili TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır.
- Ortalama çalışan sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.
Denetim kapsamından çıkılmasından sonra esas alınacak finansal tablolar MADDE 12– (1) Denetime tabi olan bir şirketin sonraki hesap dönemlerinde denetim
kapsamından çıkması durumunda, söz konusu şirketin müteakip hesap dönemlerinde denetime tabi olup olmayacağının tespitinde 6, 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
GEÇİCİ MADDE 1– (1) 2022 yılı için denetime tabi olma veya denetim kapsamından çıkma hususlarında 26/5/2018 tarihli ve 30432 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11597 sayılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen eşik değerler esas alınır.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 13– (1) 16/2/2019 tarihli ve 30688 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esaslar yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 14– (1) Bu Usul ve Esaslar, 1/1/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 15– (1) Bu Usul ve Esasların hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.
Bülten: 2026-14 2 Mart 2026 tarihinde TBMM gündemine giren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
2 Mart 2026 tarihinde TBMM gündemine giren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifiyle, diğer düzenlemeler yanında şu düzenlemeleri içermektedir:
1) Kripto Varlıkların Vergilendirilmesi
- Kripto varlık işlem vergisi getiriliyor (oran: binde 3).
- Kripto varlıklar gayrimaddi hak olarak tanımlanıyor.
- Satış kazançları değer artış kazancı, kiralama gelirleri gayrimenkul sermaye iradı sayılıyor.
- SPK’ya tabi platformlarda kazançlar üzerinden %10 stopaj yapılacak.
- Kripto varlık teslimleri KDV’den istisna ediliyor (işlem vergisi kapsamındakiler).
2) Şans ve Bahis Reklam Giderleri Şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri, ticari kazançtan indirilemeyecek (GVK ve KVK’da düzenleme).
3) Vakıf Üniversitelerine Ait Hastaneler Vakıf üniversitelerine ait hastanelerin kurumlar vergisi muafiyeti kaldırılıyor (01.01.2027’den itibaren).
4) Konut Kiralamalarında KDV İktisadi işletmeye dahil konut niteliğindeki taşınmazların kiralanması KDV’den istisna ediliyor.
5) Bazı KDV İstisnalarında Değişiklik
- Bazı işlemler tam istisna kapsamından çıkarılıp kısmi istisna kapsamına alınıyor. (Örneğin yabancılara konut ve sağlık hizmeti, Kızılay’a teslimler vb.) Bu işlemlerde yüklenilen KDV artık iade edilmeyecek, gider yazılabilecek.
6) Kamulaştırmalarda KDV İstisnası Kamulaştırma kapsamında taşınmazın Devlet veya kamu tüzel kişilerine devri KDV’den istisna ediliyor.
7) Kıymetli Taşlara ÖTV Bazı kıymetli taşlar (elmas, inci vb.) %20 oranında ÖTV kapsamına alınıyor.
Genel olarak teklif, kripto varlıkların vergilendirilmesini sistematik hale getiriyor, bazı vergi istisnalarını daraltıyor ve belirli alanlarda yeni vergisel yükümlülükler getiriyor.
Bülten: 2026-13 KDV İADESI KONTROL RAPORU GKS 45 SEGMENTI HAKKINDA DUYURU
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından KDVİRA raporlarına eklenen GKS 45 Segmenti, indirimli orana tabi işlemlerde: Önceki Dönem Sonu İadeye Esas KDV Tutarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını, İadeye Esas KDV Tutarının, Kümülatif Devreden KDV’yi aşıp aşmadığını kontrol etmektedir.
Segmentin Temel Mantığı
- Hesaplama Ocak ayından itibaren başlar.
- Kümülatif Devreden KDV, beyanname verileri üzerinden sistem tarafından hesaplanır.
- Ocak ayındaki 106 nolu satır (yılı içinde mahsuben iade edilmeyen KDV) kümülatif hesaplamaya dahil edilmez.
- Eğer bir ayda Ödenmesi Gereken KDV çıkarsa: Hesaplama o ay itibarıyla sıfırlanır. O ay ve bir sonraki ay için “Önceki Dönem Sonu İadeye Esas KDV” = 0 olmalıdır.
Karşılaştırma Kuralı
Her ay sonunda:
- Kümülatif Devreden KDV ≥ İadeye Esas KDV ise
Sonraki ayın “Önceki Dönem Sonu İadeye Esas KDV” tutarı, İadeye Esas KDV kadar olmalıdır. - Kümülatif Devreden KDV < İadeye Esas KDV ise
Sonraki ayın “Önceki Dönem Sonu İadeye Esas KDV” tutarı, Kümülatif Devreden KDV kadar olmalıdır.
Örnek şubat ayında Ödenmesi Gereken KDV çıktığı halde mükellef “Önceki Dönem Sonu İadeye Esas KDV” tutarını sıfır yerine 250.000 TL bildirdiği için segment hata vermektedir.
Özetle GKS 45 Segmenti; İadeye esas tutarın devreden KDV ile uyumunu, Ödeme çıkan dönemlerde sıfırlama kuralına uyulup uyulmadığını otomatik olarak kontrol eder.
Bülten: 2026-12 Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Karar
Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Karar (Karar Sayısı: 10962 – 26 Şubat 2026)
1.Amaç ve Genel Çerçeve
Karar ile; Hizmet ihracatı yeniden tanımlanıyor. Sektörel bazlı destek programları tek çatı altında toplanıyor. DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) kaynaklı destekler güncelleniyor. Önceki dağınık mevzuat yürürlükten kaldırılıyor.
Amaç: Hizmet ihracatını artırmak. Uluslararası rekabet gücü oluşturmak. Markalaşmayı sağlamak
Yurt dışı lojistik altyapıyı güçlendirmek.
- Hizmet İhracatı Tanımı (Madde 4–5)
Hizmet ihracatı; “Genişletilmiş Ödemeler Dengesi Hizmetler Sınıflaması” kapsamındaki hizmetlerin yurt dışında yerleşik kişilere sunulmasıdır.
Gerçekleşme Yöntemleri:
- Sınır ötesi hizmet
- Yurt içi sunum (turizm vb.)
- Geçici yurtdışı personel aracılığıyla hizmet
- Destek Programları Ana Yapısı
Karar 5 ana program getiriyor:
- Hizmet Sektörleri Atılım Programı En geniş kapsamlı destek programı.
Ortak destekler:
- Acente komisyon (%50 – 6 M TL)
- Belgelendirme (%50 – 4 M TL)
- Birim kira (%50 – 6 M TL)
- Reklam & pazarlama (%50 – 25 M TL)
- Tescil koruma (%50 – 2,5 M TL)
- Yurt dışı etkinlik katılım (%50 – 1,5 M TL) Süre: Genelde 5 yıl
- Sektörel Destekler (Özel Alanlar)
Bilişim
- Dijital ürün tanıtım → 50 M TL
- Platform komisyon → 20 M TL
- Barındırma → 5 M TL
- UTPO → 35 M TL
Kültürel Endüstriler Dublaj/altyazı → 12 M TL
Sağlık Turizmi
- Komplikasyon sigortası → 8 M TL
- Ulaşım → 25 M TL
- Dil eğitimi → 2 M TL
Teknik Müşavirlik Proje bedelinin %10’u (25 M TL üst limit)
- Markalaşma Programı (En Stratejik Bölüm) Marka / TURQUALITY® / E-TURQUALITY® kapsamı.
Destek oranı: %50 Yıllık üst limit: Marka programı → 250 M TL, TURQUALITY® varsa → 500 M TL
Süre: Marka → 4 yıl, TURQUALITY® → 5 yıl Gastronomi sektöründe birim ve istihdam desteği yok.
- Sürdürülebilirlik Programı ESG uyum projeleri destekleniyor.
Destek: %50, 20 M TL üst limit, 5 yıl
- Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağı (YLDA)
Çok büyük ölçekli destek. Kurulum + işletme: 300 M TL Cep depo: 120 M TL İstihdam: Aylık 250.000 TL Süre: 5 + 5 yıl uzatma Şart:50 ticari araç veya 5.000 m² depo
- İlave %20 Destek Artışı (Madde 44)
Hedef ülkelerde faaliyet yapılırsa destek oranı +20 puan artırılabilir. Örneğin: %50 → %70 olabilir.
- Kritik Mali ve Denetim Hususları
Tek Harcama – Tek Destek (Madde 45) Aynı gider için birden fazla destek alınamaz.
İstihdam Çakışması (Madde 46) SGK teşviki alan personel için bu destekten yararlanılamaz.
Müeyyide (Madde 47) Sahte belge → 6 ay / 1 yıl yasak. Tekrar → tüm başvurular reddedilir. Haksız ödeme → 6183 kapsamında tahsil
- Üst Limit Güncellemesi Her yıl: VUK mükerrer 298 uyarınca yeniden değerleme oranında artırılır.
- Yürürlükten Kaldırılan Kararlar
Aşağıdaki kararlar tek çatı altında toplandı:
- 2014/10 Teknik Müşavirlik
- 2564 sayılı Markalaşma
- 5447 sayılı Bilişim – E-Turquality
- 5448 sayılı Hizmet İhracatı
- 5449 sayılı YLDA
Değerlendirme
Bu karar:
✔ Hizmet ihracatını tek mevzuatta topladı
✔ Üst limitleri ciddi artırdı
✔ ESG ve sürdürülebilirliği sisteme entegre etti
✔ Lojistik ağ modelini stratejik hale getirdi
✔ Markalaşma programını büyüttü
2025 Yılı Menkul Sermaye İratlarının Beyanı ve Hazır Beyan Sistemi
- Menkul Sermaye İradı Nedir?
Gelir İdaresi Başkanlığı düzenlemelerine göre menkul sermaye iradı; ticari, zirai veya mesleki faaliyet dışında nakdi sermaye veya sermaye değerleri dolayısıyla elde edilen kâr payı, faiz ve benzeri gelirlerdir. (Gelir Vergisi Kanunu md. 75)
- Menkul Sermaye İradına Giren Başlıca Gelirler
Başlıca gelir türleri şunlardır:
- Hisse senedi kâr payları (temettü)
- Limited şirket ve iştirak kazançları
- Devlet tahvili ve bono faizleri
- Mevduat faizleri
- Repo gelirleri
- Katılım bankası kâr payları
- Alacak faizleri
- Yatırım fonu gelirleri
- Eurobond faizleri
- Yurt dışı faiz ve kâr payları
- Beyan Edilmeyecek Gelirler (Genel Kural)
Aşağıdaki gelirler tutarı ne olursa olsun beyan edilmez:
- Mevduat faizleri
- Katılım bankası kâr payları
- Repo gelirleri
- 01.01.2006 sonrası ihraç edilen devlet tahvili ve bono faizleri (Bu gelirler stopaj yoluyla vergilenmiş sayılır.)
- Beyan Edilecek Gelirler ve Sınırlar (2025)
- a) 18.000 TL Beyan Haddi
Gelirlerin toplamı 18.000 TL’yi aşarsa tamamı beyan edilir: Offshore faizleri, Alacak faizleri, Yurt dışı faiz ve kâr payları, Kupon satış gelirleri, Senet iskonto gelirleri
- b) 330.000 TL Beyan Haddi
Gelirlerde sınır 330.000 TL’dir: Tam mükellef kurumlardan kâr payları, Eurobond faizleri, 2006 öncesi tahvil faizleri
Önemli:
- Temettü gelirlerinde brüt tutarın yarısı istisnadır.
- Kalan tutar 330.000 TL’yi aşarsa beyan edilir.
- Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşları
- Türkiye’de stopaja tabi gelirler için beyanname verilmez.
- Stopaja tabi olmayan gelirler için beyanname verilir.
- Beyanname Üzerinden Yapılabilecek İndirimler
Beyan edilen gelirden aşağıdaki unsurlar indirilebilir:
- a) Sigorta primleri
- Hayat sigortalarının %50’si
- Diğer şahıs sigortaları
(Sınır: gelirin %15’i ve asgari ücret)
- b) Eğitim ve sağlık harcamaları Gelirin %10’una kadar
- c) Bağış ve yardımlar: Kamu kurumlarına yapılan bazı bağışların tamamı, Kamu yararına dernek ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara bağışlar (%5 sınır)
- 2025 Gelir Vergisi Tarifesi
- 158.000 TL’ye kadar: %15
- 330.000 TL’ye kadar: %20
- 800.000 TL’ye kadar: %27
- 4.300.000 TL’ye kadar: %35
- Üzeri: %40
- Beyan ve Ödeme Süreleri Beyanname: Mart 2026 sonuna kadar Ödeme: 1.taksit: Mart 2026, 2. taksit: Temmuz 2026
- Stopajın Mahsubu
Beyan edilen gelir üzerinden daha önce kesilen vergiler: Hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Temettülerde kurum bünyesinde yapılan stopajın tamamı mahsup edilir.
- Hazır Beyan Sistemi
Hazır Beyan Sistemi;
- Banka, sigorta ve tapu gibi kurumlardan alınan bilgilerle otomatik beyanname oluşturur.
- Mükellef sistemi kontrol edip onaylar.
- Kullanım zorunlu değildir.
- Onaylanan beyannamenin doğruluğundan mükellef sorumludur.
Kimler kullanabilir: Ücret, kira, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç elde eden gerçek kişiler.
- Önemli Hatırlatmalar
- Beyan sınırları istisna değil, beyan tespit hadleridir.
- Tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyen gelirler, diğer gelirlerle birlikte de beyan edilmez.
- Hadler ilgili gelir türleri için ayrı ayrı uygulanır.
TAM TASDİK SÖZLEŞMESİNDE YENİ DÖNEM
- Süresinde Tam Tasdik Sözleşmesi Nedir?
18 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği ve Tasdik Yönetmeliği uyarınca;Tam tasdik sözleşmesinin her yıl Ocak ayı içinde (özel hesap döneminde ilk ay içinde) düzenlenmesi gerekir. Süre geçtikten sonra sözleşme yapılabilir; ancak süresinde yapılmış sözleşmenin sağladığı avantajlardan yararlanılamaz.
2.Tam Tasdik Zorunlu mu?
Mevcut durumda aktif büyüklük ve net satış hadleri bulunsa da, yasal olarak genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak birçok iade, istisna ve indirim uygulamasında fiilen avantaj sağlamaktadır.
- KDV İadesinde Büyük Avantaj
Süresinde Tam Tasdik Varsa: Tutar sınırı olmaksızın KDV iadesi YMM raporu ile alınabilir. İnceleme ve teminat riski azalır. Önceki yıllara ait yüksek tutarlı iadeler de YMM raporuyla alınabilir. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılabilir.
Süresinde Yoksa: Belirlenen limitleri aşan nakit iadeler vergi incelemesine tabi olur. Teminat çözümü YMM raporuyla yapılamaz. Güncel limitler, 46 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği kapsamında 2026 yılı için artırılmaksızın uygulanmaktadır.
- Tevkifat Yoluyla Ödenen Vergilerin Nakden İadesi
315 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, 2026 yılı için: 426.000 TL’ye kadar nakit iadede YMM raporu aranmaz. 4.266.000 TL’ye kadar süresinde tam tasdik sözleşmesi varsa YMM raporuyla nakit iade alınabilir. Bu tutarı aşan iadeler yalnızca vergi incelemesi ile alınabilir. Önceki yıl için süresinde yapılmamış sözleşme, sonraki yıl imzalansa dahi geriye dönük hak sağlamaz.
- 2025 Beyannamelerinden İtibaren YMM Raporu Zorunlu Olan İstisna ve İndirimler
49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile; Birçok istisna ve indirim için YMM tasdik raporu zorunluluğu getirilmiştir.
Genel Esaslar:
- Her bir istisna/indirim 500.000 TL’yi aşarsa tasdik zorunlu
- Toplamı 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi
- Bazı uygulamalar tutara bakılmaksızın zorunlu (örneğin indirimli KV)
Rapor ibraz edilmezse:
588 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca
2026 yılında uygulanacak özel usulsüzlük cezası: 400.000 TL – 4.000.000 TL arası (istisnanın %5’i) Tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler ayrıca istisna tasdik raporu düzenletmek zorunda değildir; tam tasdik raporu içinde yer verilebilir.
- İthalatta KDV İndirimi – Özel Amaçlı YMM Raporu
- ılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında indirilemeyen ithalat KDV’leri için;
57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile 2026’dan itibaren: 6 aylık ithalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşarsa, Özel Amaçlı YMM Raporu zorunlu
Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunanlar bu süreci daha sistematik ve hızlı yönetebilmektedir.
- KDV İadelerinde İlave Haklar
Süresinde tam tasdik sözleşmesi olan mükellefler:
İTUS (İndirimli Teminat Uygulaması) – %8 teminatla iade
ATU (Artırımlı Teminat Uygulaması) – %60 teminatla 5 iş gününde iade
Kısmi tevkifatlı işlemlerde 50.000 TL üzeri iadelerde YMM rapor avantajı
%5’i aşmayan sahte belge tespitlerinde özel esaslara alınmama
Karşıt incelemelerde YMM üzerinden hızlı teyit imkanı
SONUÇ
Süresinde yapılan tam tasdik sözleşmesi;
- KDV iadelerinde hız ve güvence
- Yüksek tutarlı nakit iadelerde incelemesiz çözüm
- İstisna ve indirimlerde cezai riskten korunma
- Teminat yükünün azaltılması
- İthalat ve KDV uygulamalarında rapor kolaylığı
- Karşıt incelemelerde operasyonel avantaj
sağlamaktadır.
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE TASDİKİ ZORUNLU İSTİSNA VE İNDİRİMLER
30.12.2025 tarihli 49 Sıra No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile, bazı istisna ve indirimlerin YMM tasdik raporu ile tevsiki zorunlu hale getirilmiştir.
Aşağıda Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi açısından zorunlu kapsama alınan uygulamalar özetlenmiştir.
- GELİR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE
Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler
| İstisna / İndirim | Dayanak |
| Sınai mülkiyet haklarında kazanç istisnası | 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/B |
| Türk Uluslararası Gemi Sicili kazanç istisnası | 4490 sayılı Kanun |
| Serbest bölge kazanç istisnası | 3218 sayılı Kanun |
| Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası | 4691 sayılı Kanun |
| Yurtdışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri kazanç istisnası | 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Md. 89/13 |
| İndirimli gelir vergisi uygulaması | 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 32/A |
| Ar-Ge ve tasarım indirimi | 5746 sayılı Kanun |
| Yatırım indirimi istisnası (GVK Geç. 61) | 193 sayılı GVK |
| Beyannamede yer alan “Diğer İndirimler” ve “Diğer İstisnalar” | GVK ve ilgili kanunlar |
- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE
Tasdiki Zorunlu İstisna ve İndirimler
| İstisna / İndirim | Dayanak |
| Yurt dışı iştirak kazançları istisnası | 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/1-b |
| Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası | Md. 5/1-c |
| Emisyon primi kazancı istisnası | Md. 5/1-ç |
| GYF/GYO kazanç istisnası | Md. 5/1-d |
| Taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası | Md. 5/1-e |
| Yurt dışı inşaat, onarım, montaj kazanç istisnası | Md. 5/1-h |
| Sınai mülkiyet hakları istisnası | Md. 5/B |
| Serbest bölge kazanç istisnası | 3218 sayılı Kanun |
| Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası | 4691 sayılı Kanun |
| Ar-Ge indirimi | KV mülga Md. 10 |
| Nakdi sermaye artışı faiz indirimi | Md. 10/1-ı |
| İndirimli kurumlar vergisi | Md. 32/A |
| Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulaması | Ek Madde 1-13 |
| Teknogirişim / teknokent sermaye desteği indirimleri | 5746 – 4691 |
| Yatırım indirimi (Geç. 61) | GVK |
| Beyannamede yer alan “Diğer İndirim ve İstisnalar” | KV ve ilgili kanunlar |
TUTAR ESASLARI (Her İki Kanun İçin Ortak)
500.000 TL Kuralı Her bir istisna veya indirim tutarı 500.000 TL’yi aşarsa YMM tasdiki zorunludur.
1.000.000 TL Toplam Kuralı Her biri 500.000 TL’yi aşmasa bile, toplam istisna ve indirimler 1.000.000 TL’yi aşarsa tamamı tasdike tabi olur.
Tutara Bakılmaksızın Zorunlu Olanlar
- İndirimli kurumlar vergisi
- Asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
- Beyannamede yer alan “Diğer İndirim/İstisnalar” satırları
Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Alınan Fakat Tescili Vakıf Adına Yapılan Araçların Vergi Uygulaması
İdare: İstanbul Defterdarlığı – Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü
Tarih: 18.12.2025- E-62030549-120[40-2024]
Olayın Özeti
Vakfa bağlı iktisadi işletme, eğitim faaliyetinde kullanmak üzere araç satın almıştır. Araç faturaları iktisadi işletme adına düzenlenmiş, gider ve kayıtlar işletmede izlenmiştir. Ancak noter uygulaması nedeniyle araçların tescili vakıf adına yapılmıştır. Bu kapsamda; Araçların işletme aktifine alınıp alınamayacağı ve amortisman ayrılıp ayrılamayacağı, Araç alış bedeli ve ÖTV’nin gider yazılıp yazılamayacağı, Araç giderlerinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, KDV indiriminin mümkün olup olmadığı sorulmuştur.
İdarenin Değerlendirmesi
Vergi Usul Kanunu (Vergi Usul Kanunu) yönünden;
Amortisman ayrılabilmesi için iktisadi kıymetin işletmenin aktifinde kayıtlı olması gerekir. Araçların tescili vakıf adına yapıldığı için: Araçların iktisadi işletme aktifine alınması mümkün değildir. Bu nedenle iktisadi işletme tarafından amortisman ayrılamaz.
Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi yönünden; Araçlar işletme adına olmadığı için: Araç alış bedeli ve alışa ilişkin ÖTV gibi vergilerin gider yazılması mümkün değildir. Ancak araçların işletme faaliyetlerinde fiilen kullanılması şartıyla: Akaryakıt, bakım, sigorta, otopark gibi giderler indirilebilir. Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i kurum kazancından indirilebilir.
Katma Değer Vergisi (Katma Değer Vergisi Kanunu) yönünden; Araç alımında ödenen KDV indirilemez. Çünkü araç işletme adına tescilli değildir ve ayrıca binek araçlarda genel olarak KDV indirimi sınırlıdır. Ancak:Araçların işletmede kullanılması şartıyla, akaryakıt ve diğer giderlere ait KDV, gider olarak kabul edilen kısmı oranında indirilebilir.
Sonuç Araçlar işletme adına tescilli olmadığı için amortisman ayrılamaz. Araç alış bedeli, ÖTV ve alım KDV’si gider veya indirim konusu yapılamaz. Araçlar işletmede kullanılıyorsa, yakıt ve diğer kullanım giderleri %70 oranında indirilebilir. Bu giderlere ait KDV de indirim konusu yapılabilir. Dolayısıyla, araçların mülkiyeti vakıfta olsa da işletmede fiilen kullanılması durumunda yalnızca kullanım giderleri açısından vergi avantajı sağlanabilir.
