DANIŞTAY 4. Daire – 2019/607 – 2022/1380 Kararının Özeti
Taşınmaz veya İştirak Hissesi Satış Kazancı İstisnalarında Şekle Değil Esasa Bakılması Gerektiğini Kabul Eden Önemli Bir İçtihat
Davanın Konusu
Davacı şirket, yurt dışındaki … Ltd. Şti.’ye ait iştirak hisselerini 2005 yılından beri elinde bulundurmaktadır.
Bu hisseler:
- henüz kuruluş aşamasında,
- herhangi bir bedel ödenmeden,
- rayiç değeri bulunmayan,
- piyasa değeri oluşmamış,
- nominal olarak 10 Euro değerle
edinmiş ve nazım hesaplarda izlenmiştir.
Davacı, 2016 yılında bu hisseleri satmış ve Kurumlar Vergisi Kanunu 5/1-e uyarınca %75 istisna uygulamıştır.
Vergi idaresi, istisnayı reddetmiştir. Gerekçe: “Hisseler aktifte değil, nazım hesapta. KVK 5/1-e için en az 2 yıl aktif kayıt şartı sağlanmadı.”
Vergi Mahkemesi ve BAM Kararı
İlk derece ve Bölge İdare Mahkemesi: İştirak hisselerinin mutlaka aktif hesaplarda izlenmesi gerektiğini, Nazım hesapta izlenen iştirakler için istisna uygulanamayacağın söyleyerek davayı reddetti.
Danıştay’ın Kararı: BOZMA (Davacı lehine)
Danıştay 4. Daire, alt mahkemelerin kararını BOZMUŞTUR.
Kararın özünü oluşturan kritik tespit:
Bu hisseler gerçek bir ekonomik değer ifade etmeyen,
kuruluş aşamasında verilen,
bedelsiz,
rayiç bedeli bulunmayan,
ticarete konu olmayan nitelikte olduğundan
aktif hesapta izlenmemesi makul ve doğaldır.
✔ “Aktife kaydedilmemiş olsa bile,
✔ mülkiyet 2005’te kazanıldı,
2 yıldan uzun süre elde tutulduysa,
✔ fiilen iştirak niteliği varsa,
KVK 5/1-e istisnası uygulanabilir.”
➤ Danıştay ilk kez “aktif kayıt şartı”nı şekli değil, maddi bir şart olarak yorumlamış, bazı durumlarda aranmayabileceğini söylemiştir.
Bu karar:
- KVK 5/1-e kapsamındaki “2 yıl aktifinde kayıtlı olma” şartının
bazı özel durumlarda şekli değil maddi yorumlanabileceğini gösterir. - İştiraklerin fiilen elde tutulması,
ekonomik gerçeklik,
bedelsizlik,
rayiç değer olmaması gibi hallerde
aktif kayıt şartı esnetilebilir.
