Yurt Dışından Doğrudan Ödenen Kira Bedellerinde Stopaj ve Gider Yazılması

İdare: Gelir İdaresi Başkanlığı – İstanbul Defterdarlığı
Tarih: 09.11.2025
Konu: Yurt dışındaki merkez tarafından doğrudan ödenen kira bedelleri üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve bu tutarların gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı

Olayın Özeti

Türkiye’de dar mükellef kurum statüsünde bulunan Merkez Şubenin irtibat bürosu olarak kiraladığı gayrimenkule ilişkin kira bedelleri, Türkiye’deki şube tarafından değil; Amerika’daki merkez tarafından, Amerikan bankaları aracılığıyla doğrudan mal sahibinin Türkiye’deki banka hesabına ödenmektedir. Şube kuruluş tarihinden önceki kira ödemeleri için stopaj ve gider yazma durumu hakkında görüş talep edilmiştir.

İdarenin Değerlendirmesi

  • Dar mükellef kurumlar, yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir.
  • Ticari kazancın tespitinde giderlerin indirilebilmesi için, gider ile kazanç arasında doğrudan ve güçlü bir illiyet bağı bulunması gerekir.
  • Kira ödemelerinin, Türkiye’deki şubenin kaynaklarından yapılmaması ve doğrudan yurt dışındaki merkez tarafından ödenmesi halinde, ödeme şube nezdinde yapılmış sayılmaz.

Sonuç

  • Stopaj:
    Kira bedelleri Türkiye’deki şube tarafından ödenmediğinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesi kapsamında %20 kira stopajı yapılması gerekmez.
  • Gider Yazılması:
    Yurt dışındaki merkez tarafından doğrudan ödenen kira bedelleri, Türkiye’deki şubenin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.

Yurt Dışından Doğrudan Ödenen Kira Bedellerinde Stopaj ve Gider Yazılması

İdare: Gelir İdaresi Başkanlığı – İstanbul Defterdarlığı
Tarih: 09.11.2025
Konu: Yurt dışındaki merkez tarafından doğrudan ödenen kira bedelleri üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve bu tutarların gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı

Olayın Özeti

Türkiye’de dar mükellef kurum statüsünde bulunan Merkez Şubenin irtibat bürosu olarak kiraladığı gayrimenkule ilişkin kira bedelleri, Türkiye’deki şube tarafından değil; Amerika’daki merkez tarafından, Amerikan bankaları aracılığıyla doğrudan mal sahibinin Türkiye’deki banka hesabına ödenmektedir. Şube kuruluş tarihinden önceki kira ödemeleri için stopaj ve gider yazma durumu hakkında görüş talep edilmiştir.

İdarenin Değerlendirmesi

  • Dar mükellef kurumlar, yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir.
  • Ticari kazancın tespitinde giderlerin indirilebilmesi için, gider ile kazanç arasında doğrudan ve güçlü bir illiyet bağı bulunması gerekir.
  • Kira ödemelerinin, Türkiye’deki şubenin kaynaklarından yapılmaması ve doğrudan yurt dışındaki merkez tarafından ödenmesi halinde, ödeme şube nezdinde yapılmış sayılmaz.

Sonuç

  • Stopaj:
    Kira bedelleri Türkiye’deki şube tarafından ödenmediğinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesi kapsamında %20 kira stopajı yapılması gerekmez.
  • Gider Yazılması:
    Yurt dışındaki merkez tarafından doğrudan ödenen kira bedelleri, Türkiye’deki şubenin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.

 

Garanti hizmeti kapsamında müşteriye ikame araç verilmesi için yapılan bu dışarıdan araç kiralama masrafı gider kısıtlamasına tabi midir?

Soru:

Servise tamir–bakım için gelen garanti kapsamındaki araçlara, müşteri mağduriyetini gidermek amacıyla ikame araç verildiğini, kendi aktifindeki ikame araçlar yetersiz kalınca dışarıdan araç kiraladığını belirterek;

“Garanti hizmeti kapsamında müşteriye ikame araç verilmesi için yapılan bu dışarıdan araç kiralama masrafı gider kısıtlamasına tabi midir?”
yani %70 gider kısıtlaması veya aylık kira sınırı uygulanır mı?

Cevap 1 – Dışarıdan kiralanan ikame araçların kira bedeli

Faaliyet konuları arasında araç kiralama yer alsa bile, bu araçlar kiralama faaliyeti için değil, garanti sürecinde müşteriye ikame araç sağlamak için kullanıldığından;

Kiralanan her bir binek araç için aylık sadece 37.000 TL’ye kadar olan kira kısmı gider yazılabilir.
(2025 yılı için güncel tutar)

Yani kira gideri GVK 40/1 kapsamındaki sınırlandırmaya tabidir.

Cevap 2 – Bu araçlara ilişkin diğer giderler (yakıt, bakım, sigorta vs.)

Dışarıdan kiralanan bu binek otomobillere ait: yakıt, bakım, sigorta, diğer cari giderler için; Toplam giderin en fazla %70’i kurum kazancından indirilebilir (GVK 40/5).

  1. İdarenin CEVAPTA VURGULADIĞI NOKTA

Her ne kadar şirket faaliyet konularında araç kiralama faaliyeti bulunsa da:

Bu araçların kiralama faaliyetinde kullanılmadığı,
Sadece müşteri memnuniyeti amacıyla geçici ikame aracı olarak verildiği,

belirtildiği için, kiralama faaliyeti kapsamındaki “istisnalar” burada uygulanmaz.

Bu nedenle gider kısıtlaması geçerlidir.

 

Google Reklam Hizmetlerinde Fatura Yerine Ekstre Kullanımı

Tarih: 25.02.2019 Sayı: 39044742-130[229-2018/VUK-1]-E.21062
Konu: Google’dan alınan reklam hizmeti karşılığında fatura yerine ekstre düzenlenmesi

Şirketin Google üzerinden verdiği reklamlar için ödediği bedellere ilişkin olarak Google tarafından fatura yerine “invoice summary / ekstre” gönderildiği belirtilmiş, bu belgenin gider ve KDV indirimi yönünden geçerli olup olmayacağı sorulmuştur.

 GİB’in Görüşü:

  • Kurumlar Vergisi yönünden:
    Reklam giderleri, kazancın elde edilmesi ve idamesiyle doğrudan ilgili olduğundan gider olarak indirilebilir. Ancak tevsik edici belgeye dayanması şarttır.
  • VUK yönünden:
    Yurt dışı hizmetlerde alınan belgelerin, alındığı ülke mevzuatına göre muteber belge niteliğinde olması gerekir.
    Dolayısıyla Google’ın düzenlediği “ekstre” belgesi, İrlanda mevzuatına göre geçerli bir fatura (invoice) sayılıyorsa, tevsik edici belge olarak kabul edilir.
  • KDV yönünden:
    Hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından KDV, sorumlu sıfatıyla (2 No.lu KDV Beyannamesi) beyan edilip ödenmelidir.
    Ekstre muteber belge sayılıyorsa, ödenen KDV 1 No.lu beyannamede indirim konusu yapılabilir.

Sonuç:

Google reklam hizmeti için düzenlenen “Invoice Summary / Ekstre”, İrlanda mevzuatına göre geçerli bir fatura niteliğindeyse, bu belgeye dayanılarak:

  • Gider yazılması,
  • Sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV’nin indirimi
    mümkündür.

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında yapılan ihracatlarda, yurt içinden KDV öde-nerek temin edilen girdilere ilişkin KDV’nin iade hesabına dahil edilip edilemeyeceği

05.12.2023 Tarih E-84974990-130[KDV3-H-Geç.17-2023/1]-565431 Sayılı Özelge

Konu: Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında yapılan ihracatlarda, yurt içinden KDV ödenerek temin edilen girdilere ilişkin KDV’nin iade hesabına dahil edilip edilemeyeceği

Özet Açıklama:
DİİB kapsamında ihracat yapılması halinde, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdilerin eşdeğer eşya uygulaması kapsamında sonradan KDV’siz olarak temin edilmesi durumunda, bu girdilere ait yüklenilen KDV’nin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.

Aksi halde, aynı işlem nedeniyle KDV hem eşdeğer eşya uygulaması kapsamında ödenmemiş, hem de iade yoluyla alınmış olacağından mükerrer iade söz konusu olur.

Ancak;

  • DİİB kapsamında KDV’siz alım hakkı kullanılmamış ve belge bu şekilde kapatılmış ise, bu durumda söz konusu sınırlama uygulanmaz.
  • KDV ödenerek alınan girdilerle üretilen malların ihracı halinde iade talebi, belgenin kapatılma tarihinden sonra yapılabilir.
  • Kısmi ithalat veya eşdeğer eşya temini yapılmışsa, iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV’siz temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farkın genel KDV oranı ile çarpılması sonucu bulunacak tutarı aşamaz.

Sonuç:

  • DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temini yapılmışsa, aynı girdiye ilişkin KDV iade hesabına dahil edilemez.
  • KDV’siz alım hakkı kullanılmadan belge kapatılmışsa, yüklenilen KDV’nin iadesi mümkündür.
  • İade talebi, DİİB’in kapatılma tarihinden sonra sonuçlandırılır.

 

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Defterdarlığı Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü 30.10.2025 Tarih ve 618465 Sayılı Özelge

Ulusal Taşıt Tanıma Sistemine (UTTS) dahil olmayan araçlar için yapılan akaryakıt alımlarında;

  • Akaryakıt alımı fatura ile tevsik edilirse gider ve KDV genel hükümlere göre dikkate alınabilir.
  • Ancak,
  • Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) fişi ile belgelendirilen akaryakıt harcamaları, ilgili Tebliğ kapsamındaki giderler arasında yer almadığından:

ÖKC fişi ile alınan akaryakıtın KDV’si indirime konu edilemez, KDV iadelerinde gider olarak dikkate alınamaz.

 

GELİR VERGİSİ

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2025 yılı üçüncü döneminde (Ağustos 2025 itibarıyla) yayımlanan Gelir Vergisi özelgelerinin özeti

2025 – 62030549-120[2025/15]-19018
Konu: Pos/telefon uygulaması üzerinden alınan bahşişler (çalışan yönünden)
Özet: Bahşişlerin ücret olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği.
Sonuç: Bu bahşişler ücret niteliğindedir ve GVK 23/18 istisnasından yararlanabilir.

2025 – 62030549-120[2025/19]-20850
Konu: Baro yardımlaşma sandığı aidatı indirimi
Özet: İsteğe bağlı aidatların serbest meslek kazancından indirimi.
Sonuç: Aidat zorunlu olmadığından indirilemez.

2025 – 62030549-120[2025/23]-21910
Konu: Tamamlayıcı sağlık sigortasında geç bildirim
Özet: Belge sonradan sunulursa indirim uygulanabilir mi?
Sonuç: Gecikmeli bildirim halinde kalan aylar için orantılı indirim yapılır.

2025 – 62030549-120[2025/25]-22532
Konu: Eş/çocuk adına yapılan özel sağlık sigortası ödemeleri
Özet: Eşin geliri olmasa da sigorta ödemesi indirilebilir mi?
Sonuç: Ücretin %15’ini ve yıllık asgari ücret tutarını aşmamak kaydıyla indirim yapılabilir.

2025 – 62030549-120[2025/28]-23170
Konu: Sanal ofis kiraları
Özet: Serbest meslek erbabının sanal ofis giderlerinin indirimi.
Sonuç: Faaliyetin yürütülmesiyle ilgili olduğundan indirilebilir.

2025 – 62030549-120[2025/31]-23709
Konu: Sermaye piyasası lisans eğitim ve sınav giderleri
Özet: SPK lisanslama eğitim, sınav ve başvuru bedellerinin indirimi.
Sonuç: Eğitim bedelleri → GVK 89/2 kapsamında indirilebilir.                                                            Sınav ve başvuru ücretleri → indirilemez.

2025 – 62030549-120[2025/35]-24377
Konu: Sermaye düzeltmesi olumlu farklarının kullanımı
Özet: Sermaye düzeltmesi olumlu farkının başka hesaba aktarılması halinde vergilendirme.
Sonuç: Başka hesaba aktarılırsa vergiye tabi kazanç doğar.
Sadece zarar mahsubu veya sermayeye ilave amacıyla kullanılabilir.

ÖZELGE 2024-41 Yabancı Paraların Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması

 30.04.2024 tarih E-84098128-125[5-2023/18]- sayı ile İzmir  Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Şirketin bilançosunda bulunmayan ve hesabına girişi … tarihi olan … ABD Dolarının … Dolarlık kısmının … tarihinde kur korumalı mevduat hesaplarına yatırıldığı, ayrıca … tarihi itibariyle döviz hesabı bakiyesinin … Amerikan Doları olduğu belirtilerek, kur korumalı mevduat hesaplarına yatırılan tutardan elde edilecek gelirlerin kurumlar vergisinden istisna olup olmayacağı sorulmuştur.

Cevap:

Şirketin Cumhurbaşkanı Kararlarıyla belirlenen tarihlerdeki bilançolarında yer alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar (yetkinin kullanılması durumunda Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen tarihe kadar) Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmesi ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığını en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmesi durumunda söz konusu istisnadan faydalanılabilecektir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin bilançosunda (muhtelif Cumhurbaşkanı Kararlarıyla; …., …, …, … ve … tarihli bilançolar dahil) yer almayan ve … tarihinde şirket aktifine girip … tarihinde kur korumalı mevduat hesaplarına yatırılan … Amerikan Dolarından elde edilen gelirleri için anılan istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamaktadır.

ÖZELGE 2024-40 İhracat Taahhütlü Reeskont Kredilerine İlişkin İhracatın Gerçekleşmemesi Nedeniyle Ödenen Cezanın/Tazminatın İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı

30.04.2024 tarih E-18008620-125[2023-721-11]- sayı ile Mersin Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Şirket bakliyat sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışı satışlarının vardır. Firmanın kullandığı finansmanlardan birinin ihracat taahhütlü reeskont kredileri olduğu, banka üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına keşide edilen senetler karşılığında banka aracılığı ile kullandığı reeskont kredilerinin ihracat taahhüdüne bağlandığı, ancak bazı durumlarda taahhüdü olan ihracat işleminin gerçekleşemediği, böyle durumlarda Firmanın taahhüdünü yerine getiremediği için müeyyide/ceza tutarları ödeyebildiği, ödenen müeyyide/ceza tutarlarının kullanılan kredi öncesinde kredi talimatında yer alan maddeler içerisinde yer aldığı belirtilmiştir. İhracatın gerçekleşmediği durumlarda ödediği müeyyide/ceza tutarları Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğince ticari kazancın tespitinde gider olarak mı yoksa kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınacağı ve bu ödemelerin Tekdüzen Hesap Planında hangi hesap altında izleneceği sorulmuştur.

Cevap:

Şirketin kullandığı reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği hesap döneminde, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine istinaden kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Şirket tarafından kullanılan reeskont kredilerine ilişkin taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kredi talimatında (Sözleşmede) öngörüldüğü şekilde ödenen müeyyide/ceza tutarlarının “689. Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar” hesabında izlenmesi gerekmektedir.

 

ÖZELGE 2024-39 Kooperatif Ortak Dışı İşlem İktisadi İşletme Oluşması Defter Ve Belge Düzeni

30.04.2024 tarih 43456486-125-8850  sayı ile Burdur Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’ ne

Soru: Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği ifadesinden kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinin kurumlar vergisinin konusu yapabilmesi için kooperatif tarafından tutulan defterlere bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı kurulacak olan kurumlar vergisi mükellefi iktisadi işletmenin sadece kurumlar vergisine tabi bir mükellef mi olacağı, yoksa KDV, muhtasar beyanname, Form Ba-Bs gibi diğer tüm beyannameleri kapsayacak şekilde mükellefiyetinin de tesis edilip edilmeyeceği sormuştur.

Cevap:

I. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin, ortak dışı işlemleri nedeniyle vergi uygulaması açısından kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletmeyi ticaret siciline ayrıca işletme olarak tescil ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin de, iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde kooperatif tarafından verilmesi gerektiği tabiidir.

II. Vergi Usul Kanunu Yönünden;

Ortak dışı faaliyete ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenlenecek faturaların kooperatif tüzel kişiliği adına düzenlenmesi; mal ve hizmet satışına ilişkin işlemlerde ise tüzel kişiliği tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura veya fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan durumlarda fatura yerine geçen belge düzenlenmesi icap etmektedir.

Öte yandan, kooperatifin ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmasına bağlı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesisinde, ortak dışı işlemin gerçekleştiği tarihin dikkate alınması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir.

III. KDV Kanunu Yönünden;

Söz konusu düzenleme kurumlar vergisi uygulamasına yönelik olup, kooperatifin KDV mükellefiyetine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu bakımdan KDV’ye tabi tüm işlemlerin (ortak içi ve ortak dışı) kooperatif mükellefiyeti altında beyanına devam olunması gerekmektedir.

IV. Ba-Bs Formu Yönünden;

Kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması halinde, muafiyetten yararlanılan hesap döneminden itibaren Form Ba ve Bs bildirimlerini verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak kooperatif kurumlar vergisinden muaf olmakla birlikte kooperatifin ortak dışı işlemlerinden dolayı kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi halinde, kooperatif tarafından iktisadi işletmenin iş ve işlemlerini kapsayacak şekilde Form Ba ve Bs bildirimlerinin verilmesi gerekmektedir.