İdare: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı – Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü
Tarih: 03.02.2020 – 39044742-KDV.11-121890
Olayın Özeti
Firma, DİİB kapsamında yurt içinden hammaddeleri KDV ödemeden (tecil-terkinle) alıyor ve bu hammaddelerle ürün üretiyor. Ancak bu ürünleri ihracatçıya ihraç kayıtlı değil, KDV’li olarak yurt içine satıyor. Daha sonra ihracat bu alıcı tarafından yapılıyor. Bu durumda tecil-terkin uygulamasının geçerli olup olmadığı soruluyor. Konu Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir.
İdarenin Değerlendirmesi
Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden;
DİİB kapsamında üretimde kullanılacak girdilerin, DİİB sahibi firmaya tecil-terkin kapsamında satılması mümkündür. Ancak bu sistemin mantığı, bu girdilerle üretilen ürünlerin ihracat veya ihraç kayıtlı satış yoluyla vergisiz şekilde ihracata yönlendirilmesidir.
Eğer DİİB sahibi firma, KDV ödemeden aldığı girdilerle ürettiği malları yurt içine KDV’li olarak satarsa, bu durumda sistemin amacı bozulmuş olur. Bu nedenle girdiler alınırken tahsil edilmeyen KDV, daha sonra DİİB sahibi firmadan aranır.
Sonuç
DİİB kapsamında KDV’siz alınan hammaddelerle üretilen malların normal şekilde KDV’li yurt içi satış yapılması doğru değildir. Böyle bir durumda zamanında alınmayan KDV, DİİB sahibi firmadan geri istenir. Bu nedenle ürünlerin ihracat veya ihraç kayıtlı satış yoluyla teslim edilmesi gerekir.
