Serbest bölgeden yurt içine yapılan satışlar teknik olarak ithalat hükmündedir. Bu ifadenin temel yasal dayanakları iki ana kanuna ve ilgili mevzuata dayanmaktadır:
3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu (Madde 8)
Bu kanun, serbest bölgeler ile Türkiye’nin diğer yerleri arasındaki ticari ilişkinin niteliğini açıkça belirler:
Madde 8: “Serbest bölge ile Türkiye’nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaret, dış ticaret rejimine tabidir.” * Anlamı: Türkiye’den serbest bölgeye mal satışı “İhracat”, serbest bölgeden Türkiye’ye mal satışı ise “İthalat” rejimi hükümlerine göre işlem görür.
4458 Sayılı Gümrük Kanunu (Madde 152 ve 160)
Gümrük Kanunu, serbest bölgelerin gümrük statüsünü tanımlayarak bu satışların neden ithalat sayıldığını açıklar:
Madde 152: Serbest bölgeler; ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemleri bakımından “Türkiye Gümrük Bölgesi dışında” kabul edilir.
Madde 160: “Bir serbest bölgeden çıkan eşya, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına ihraç edilebilir veya Türkiye Gümrük Bölgesinin bir başka yerine getirilebilir.” (Buradaki “başka yere getirilme”, gümrük hattından içeri girdiği için ithalat prosedürlerini içerir).
1.Satış İşlemlerinde KDV
Serbest bölgeden yurt içine yapılan satışlar teknik olarak ithalat hükmündedir. Vergilendirme, işlemin mal veya hizmet olmasına göre değişir.
Mal Satışları: KDV muafiyeti yoktur. Gümrük beyannamesi tescili sırasında KDV gümrük idaresine ödenir. Üretilen mallarda gümrük vergisi muafiyeti olsa dahi KDV ödenmesi zorunludur.
Hizmet Satışları: Hizmetten Türkiye’de faydalanılıyorsa (danışmanlık, yazılım vb.) KDV’ye tabidir. Genellikle “Sorumlu Sıfatıyla KDV” (KDV-2) mekanizması işletilir.
Kurumlar Vergisi Notu: Serbest bölge firmalarının yurt içine yaptıkları satışlardan elde ettikleri kazançlara yönelik istisna kaldırılmıştır. Sadece yurt dışına (ihracat) yapılan satış kazançları istisna kapsamındadır.
2.Serbest Bölge- Yurt İçi Satışlarda Kur Farkı Uygulama Esasları
Mal Satışı (İthalat): Fatura kesilmelidir ancak KDV hesaplanmaz. Çünkü KDV, ithalat anında gümrükte ödenmiştir; ithalat sonrası oluşan fark finansal nitelikte kabul edilir.
Hizmet Satışı: Fatura kesilmeli ve KDV hesaplanmalıdır. Hizmet Türkiye’de ifa ediliyorsa veya hizmetten Türkiye’de faydalanılıyorsa, asıl işlem oranında KDV uygulanır.
Dönem Sonu Değerleme: Fatura kesilmez ve KDV hesaplanmaz. Bu işlem sadece yıl sonu veya geçici vergi dönemlerinde yapılan bir muhasebe kaydıdır.
3.İthalat Sonrası Kur Farkında KDV Muafiyetinin Dayanağı
İthal edilen malın gümrükten çekilmesinden sonra (fiili ithalat sonrası) ödeme aşamasında doğan kur farklarında KDV hesaplanmaz.
KDV Kanunu ve Gümrük Kanunu uyarınca “Vergiyi Doğuran Olay” gümrük beyannamesinin tescili ile tamamlanır. Tescil tarihinden sonra oluşan farklar “ithalat matrahına” dahil edilemez. KDV Kanunu Madde 21/c uyarınca kur farkının matraha girmesi için beyanname tescil tarihine kadar oluşması gerekir; tescil sonrası oluşan farklar finansal niteliktedir ve gümrük matrahına dahil değildir.
KDV Genel Uygulama Tebliği (III/A-5.3): İthalat matrahının Gümrük Kanunu’na göre belirlendiğini vurgular.
Yurt İçi Teslimlerde Kural: Eğer işlem Türkiye içinde iki firma arasında olsaydı, ödeme tarihindeki kur farkı için KDV’li fatura kesilmek zorundaydı.
İthalatta İstisna: Tebliğin bu genel kuralı, “İthalatta Matrah” konusunu düzenleyen KDV Kanunu’nun 21. maddesi ile birlikte okunur. İthalat işlemlerinde matrah, Gümrük Beyannamesi tesciliyle kesinleştiği için; tebliğin bu maddesinde belirtilen “vergiyi doğuran olaydan sonraki kur farkı” mantığı ithalatta işlemez.
Çünkü ithalatta vergiyi doğuran olay beyannamenin tescilidir ve o andaki matrah Gümrük Kanunu’na göre belirlenir. Tescilden sonraki farklar, bu maddedeki “matraha dahil kur farkı” tanımına ithalat özelinde girmez.