ÖZELGE KVK 2020-2 Yatırımdan vazgeçilmesi nedeniyle yapılmakta olan yatırımlar hesabında bulunan tutarın gider hesaplarına alınıp alınmayacağı hakkında

T.C. 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı : 96620903-125-114063 15/11/2018
Konu : Yatırımdan vazgeçilmesi nedeniyle
yapılmakta olan yatırımlar hesabında
bulunan tutarın gider hesaplarına
alınıp alınmayacağı hak.
 
İlgi : 03/02/2017 tarihli yazınız.  

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketiniz tarafından … teleferik tesisi kurmak amacı ile
Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile 5+24 yıllık kira sözleşmesi yapıldığı, … yamaç paraşütü pistleri ve yollar için gerekli yatırımların yapıldığı, teleferik projesinin de Şirketiniz tarafından yapılmasının planlandığı, yapılan harcamaların “258-Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabına kaydedildiği, teleferik tamamlandıktan sonra kira süresinin bitiminde ilgili Bakanlığa devredileceği, yatırım maliyetlerinin yüksekliği ve finansman yetersizliği nedeniyle söz konusu işin şirketinizce yapılamayacağından teleferik yapımı için idarenin yeniden ihale açılmasına karar vererek 11.11.2016 tarihinde karar alınmak sureti ile söz konusu teleferik projesinden vazgeçildiği, yatırımın tamamlanamaması nedeniyle iktisadi kıymet haline getirilemeyen “258-Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabında biriken tutarların 2016 hesap döneminde gider hesaplarına alınıp alınmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum
kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın
teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerler arasındaki müspet fark
olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan
indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise bu farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle
tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– 272 nci maddesinde, “Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya
elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak
maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet
bedeline eklenir. (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline
eklenmesi gereken giderlerdendir.)

Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının işletme hakkı
verilmiş ise, kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki
giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip
tüzel kişinin faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir…”,

– 313 üncü maddesinde, “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya
kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi
değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci
kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi
amortisman mevzuunu teşkil eder.

İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak Devlete veya Devletçe tensip
olunan bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi iktisadi kıymetlerden
(sözleşme süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca amortismana tabi tutulamazlar…” hükümlerine yer verilmiştir.

Bu itibarla, bir iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulabilmesi için, işletmenin aktifine kayıtlı
olması, kullanıma hazır halde bulunması, işletmede bir yıldan fazla kullanılması, yıpranmaya,
aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması gerekmektedir. Ayrıca, Kanunun 272 nci
maddesi kapsamındaki giderlerin de, aynı maddede belirtilen mahiyette olması gerektiği tabiidir.
Diğer taraftan, tekdüzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26.12.1992 tarih
ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama
Genel Tebliğinde yapılmış olup söz konusu Tebliğ eki Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve
Hesap Planı Açıklamaları bölümünde “258-Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabı; işletmede, yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılacak olan, her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerle ilgili harcamaların izlendiği hesap olarak tanımlanmıştır.

Bu bağlamda, geçici bir hesap olan ve kesin maliyetleri henüz belli olmayan, dolayısıyla üzerinden
amortisman ayrılacak tutar henüz kesinleşmeyen, yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi
duran varlık hesabına aktarılacak olan, her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerle
ilgili harcamaların izlendiği “Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabında yer alan tutarların
amortismana konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

Diğer yandan, şirketiniz tarafından … ilçe sınırları içinde bulunan … teleferik tesisi kurmak amacı
ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile akdedilen kiralama sözleşmesi kapsamında yapılan ve “258-
Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabında izlenen harcamalar, söz konusu projenin şirketiniz
tarafından yapılmasından vazgeçilmesi nedeniyle, doğrudan gider olarak dikkate alınabilecektir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

PAYLAŞ:
“Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”