Vitamin

İmar barışına istinaden ödenen kayıt bedelinin ne şekilde giderleştirileceği netlik kazandı

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından herhangi bir konuda şahsa/mükellefe özel verilen yazılı görüşün (özelgenin), başta Vergi İnceleme Elemanları olmak üzere Mali İdare çalışanları ve diğer mükellefler açısından da bağlayıcı olduğu hususunda hemfikiriz. O yüzden özgün ve özellikli konularda verilen özelgeler, aynı konuda kanun tebliğ vb daha üst parantelde bir düzenleme yapılmadığı sürece bir nevi yasal düzenleme

Daha Fazla

İşletmenin ortaklarından aldığı borçlar için oluşan kur farkları gider yazılamaz!

Ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket ile ortaklar yahut ilişkili kişiler arasında karşılıksız nakit hareketlerinin, avans yahut cari hesap bakiyelerinin olması kaçınılmazdır. Bu ilişki tek yönlü olabileceği gibi çift yönlü de olabilmektedir. Örneğin işletme ortağına borç verebileceği yahut ortak işletmeden nakit çekebileceği gibi işletme ortağından borç alabilir ya da ortağı işletmeye sermaye haricinde likit ihtiyacı

Daha Fazla

Örtülü Sermayenin İstisnası

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde yahut kurumsal olmakla birlikte aile şirketi görünümünde olan işletmelerde, şirket ile ortaklar yahut ortakların sahibi olduğu diğer işletmeler yada bunların ilişkili olduğu kişi ve kurumlar arasında karşılıksız nakit hareketlerinin, avans yahut cari hesap bakiyelerinin olması kaçınılmazdır. Bu kapsamdaki ilişkilerin vergi mevzuatı yönünden dikkat edilmesi gereken yönleri olup, kar dağıtımı

Daha Fazla

Başkaları Adına Verilmiş Özelge Diğer Mükellefler Açısından Bağlayıcı Mıdır?

Başkaları Adına Verilmiş Özelge Diğer Mükellefler Açısından Bağlayıcı Mıdır? Vergi kanunları konuyu ana hatları ile belirlemekte, detaylara ilişkin düzenleme yapma konusunda ise (Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi) ilgili Kurumları yetkili kılabilmektedir. İlgili kurum ise kendisine tanınan kanuni yetki çerçevesinde gerek gördüğü hususlarda kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ gibi ikincil mevzuat ile konuya yön vermektedir.

Daha Fazla

İhracat Nedeniyle Düzenlenen Fatura, Gümrük Beyannamesinin Kapandığı (Malın Fiilen Yurtdışı Edildiği, Gümrük Hattını Geçtiği) Yahut Malın Fabrikada! Teslim Edildiği Tarihte Beyan Konusu Edilebilir.

İhracat Nedeniyle Düzenlenen Fatura, Gümrük Beyannamesinin Kapandığı (Malın Fiilen Yurtdışı Edildiği, Gümrük Hattını Geçtiği) Yahut Malın Fabrikada! Teslim Edildiği Tarihte Beyan Konusu Edilebilir. Katma Değer Vergisi ile Gelir/kurumlar vergisi arasında zaman zaman çatışmalar yaşanabilmektedir. Birinde vergiyi doğuran olayın tahakkuka bağlanması diğerinde ise vergiyi doğuran olayın (genel olarak) teslim şartına bağlanmış olması çatışmanın ana sebeplerinden birini

Daha Fazla

Enflasyon Muhasebesi Yürürlükten Mi Kalktı?

Enflasyon oranın çift haneli rakamlarda seyrettiği yıllarda mali tablolardaki verileri enflasyona karşı korumaya yönelik vergi sistemimizde, maliyet bedeli artırımı, yeniden değerleme müessesi, son giren ilk çıkar (LİFO) yöntemi gibi birtakım düzenlemeler mevcuttu. Ancak bu düzenlemeler mali tablolar kalemlerinin tamamını kavramaktan uzaktı. 2000’li yılların başında güçlü meclis desteğine sahip tek parti iktidarları ile yakalanan siyasi istikrar

Daha Fazla

Teminatın İrat Kaydedilmesinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Yazılması Gerektiği

11 EYLÜL 2018 İhaleyi kazanmış ancak nihai sözleşmeyi imzalamaya geç kaldığı için teminatı İdare tarafından irat kaydedilmiş bir Firma yanan teminatı gider kaydedebilir mi? Mevcut vergi sistemimiz, Kanunlarla tanımlanmış faaliyetleri ifa eden gerçek veya tüzel kişilerin kazançlarının vergilendirmesi esnasında “safi tutar” kavramı üzerine bina edilmiş olup, bu kişilerce belirli bir dönemde elde edilen hasılattan belirli

Daha Fazla

Şirketin Kendi Paylarını Satın Alması Durumunda Hassas Vergi Konuları

Türk Ticaret Kanunu’nda şirketlerin kendi paylarını % 10’u geçmemek üzere satın almalarına izin verilmiştir. Şirketin satın aldığı kendi paylarını sermaye azaltımı kararı alarak yok etmesi durumunda, payın itibari değeri ile satın alma değeri arasındaki fark, yani oluşan zarar, gider olarak dönem kazancından indirilmemelidir. Vergi idaresinin görüşleri de bu yönde olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1 maddesinde

Daha Fazla

Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Kavramı

Mevcut vergi sistemimizde, “gelir, bir gerçek kişinin (yahut kurumlar vergisi kanununda sayılan kurumların) bir takvim yılı içerisinde (01 Ocak – 31 Aralık tarihler arasında) elde ettiği kazanç ve iratlarının safi tutarı” olarak tanımlanmıştır. Safi tutardan kasıt, farklı kazanç unsurlarının bir yada birkaçından “kar” , diğerlerinden “zarar” elde edilmesi halinde farklı unsurlardan elde edilen kar ve

Daha Fazla

Aktifleştirilmesi Gereken Giderler

Türk Vergi Sistemi vergilendirmede dönemsellik ilkesini benimsemiş olup, genel olarak gelir kurumlar vergisi gibi kazanç üzerinden alınan vergiler, o yılın “01 Ocak – 31 Aralık” tarihleri arasındaki faaliyetler üzerinden alınmaktadır. Yani bu tarihleri kapsar hasılat ile gider ve maliyetler birbiri ile karşılaştırılmakta ve artı bakiye üzerinden vergi alınmaktadır. Ancak faaliyetin yürütülmesi için bir kısım harcamalar

Daha Fazla