VERGİ ZİYALI KATMA DEĞER VERGİLERİNİN İPTALİ İSTEMİ – TEKERRÜR – HUKUKA UYGUN BULUNAN VERGİ ZİYAI CEZALARINA TEKERRÜR HÜKMÜ UYGULANARAK CEZALARIN ARTTIRILMASINDA YASAYA UYARLIK GÖRÜLMEDİĞİ – KISMEN KABUL KISMEN RED KARARI VEREN VERGİ MAHKEMESİ KARARININ İSABETLİ OLUŞU – KARARIN ONANMASI

İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 2. VERGİ DAVA DAİRESİ

ESAS: 2016 / 942 KARAR: 2017 / 290 KARAR TARİHİ: 16.02.2017

 

VERGİ ZİYALI KATMA DEĞER VERGİLERİNİN İPTALİ İSTEMİ – TEKERRÜR – HUKUKA UYGUN BULUNAN VERGİ ZİYAI CEZALARINA TEKERRÜR HÜKMÜ UYGULANARAK CEZALARIN ARTTIRILMASINDA YASAYA UYARLIK GÖRÜLMEDİĞİ – KISMEN KABUL KISMEN RED KARARI VEREN VERGİ MAHKEMESİ KARARININ İSABETLİ OLUŞU – KARARIN ONANMASI

(213 S. K. m. 339)

 

ÖZET: Bir olayda tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önce bir fiilin işlenmesi ardından bu fiilin Kanunda öngörülen sürede tekrarlanması gerektiği, olayda, tekerrür hükümlerinin uygulanması davacı adına 2010/10 dönemi için kesilen ve 2011 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasından kaynaklandığı anlaşılmış olup, söz konusu ceza, dava konusu cezayla aynı dönemde kesinleşmiş olduğundan, hukuka uygun bulunan vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükmü uygulanarak cezaların %50 oranında arttırılmasında yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren, vergi mahkemesi kararı isabetlidir.

 

İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2011 takvim yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen 04.09.2015 tarih ve 2015-A-242/25 sayılı vergi inceleme raporunda, haklarında sahte belge düzenlediklerine ilişkin rapor bulunan …….’a ait davacı adına düzenlenmiş alış faturalarının kanuni defter ve beyannamelere kaydedildiği ve hesaplanan katma değer vergisinin kayıt döneminde indirim konusu yapıldığının tespit edilmesi üzerine, bu faturalardan dolayı yararlanılan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden düzenlenen katma değer vergisi beyanlarına göre bulunan fark matrah üzerinden davacı adına re’sen tarh olunan 2011/8, 9 dönemlerine ilişkin tekerrür artırımlı tek kat vergi ziyalı katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılan davada; …. hakkında düzenlenen 14.08.2013 tarih ve 2013-A-301/44 sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve mükellefle birlikte imzalanan 03.10.2005 tarihli Yoklama fişinde ……’a ait işyerini aylık 180,00 bedelle kiraladığı 01.10.2005 tarihinden itibaren Elektrik malzemeleri satışı faaliyetine başladığının tespit edildiği, mükellefin tarh dosyası ve GİB Yönetim Bilgi Sistemleri kayıtları incelendiğinde vergi dairesine bildirmiş olduğu işyeri adresinden başka depo, şube vs. gibi işyeri adresi olduğuna ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, mükellefin ödenmesi gereken toplam borç tutarı olan 1.142.918,91 içinde ödenen toplam vergi aslı tutarının 1.287,75 ile ödenen toplam gecikme zammı tutarının 572,63 olduğu 2010 yılında alış yapılan mükellefler olarak BA formunda bildirilen mükelleflerin tamamı hakkında Vergi Tekniği Raporları düzenlenmiş olduğu, mükellefin 2010/1-12 dönemlerinde beyan edilen katma değer vergisi matrahları toplamı 374.721,40 olduğu, “Bs bildiriminde “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim” beyan edilen satış faturaları toplam tutarının ise 667.244,00 olduğu, mükellefin katma değer vergisi beyannamelerinde beyan ettiği katma değer vergisi matrahları ile Ba bildiriminde beyan ettiği fatura tutarları arasında açık ve yüksek oranda bir uyumsuzluk bulunduğu, 2011 ve 2012 takvim yıllarına ait Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin vermiş olduğu Ba bildiriminin boş olarak verildiği, 2011 ve 2012 takvim yıllarına ait Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satılan Kişilere İlişkin vermiş olduğu Bs bildirimlerinde 2011 yılında 10 ayrı mükellefe toplam 43 belge ile katma değer vergisi Hariç 306.244,00, 2012 yılında 9 ayrı mükellefe toplam 90 belge ile katma değer vergisi hariç 812.355,00 satış yapıldığının beyan edilerek alış belgeleri olmadan fatura düzenlendiği, mükellefin alışlarına ilişkin küçük tutarlı (tutarı 8.000,00’nin altında) olan ve Ba, Bs bildirimlerinde beyan edilmeyen alış faturalarının sahte fatura düzenleme faaliyetini gizleme amacıyla kullandığı, Yapılan tüm tespitler topluca değerlendirildiğinde, mükellefin 2010, 2011, 2012 yıllarında gerçek ticari faaliyetinin bulunmadığı ve münhasıran sahte belge düzenlediği kanaatine varıldığının belirtildiği, Mahkememizce 08.06.2015 tarihinde ara kararı verilerek, …. hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu uyarınca tarhiyat yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise bunların dava konusu edilip edilmediğinin sorulduğu, davalı idarece sunulan cevap ile …’ın dönem matrahının tespiti için takdir komisyonuna yapılan sevki üzerine tespit edilen matrah tutarları üzerinden tarhiyatlar yapıldığı, yapılan tarhiyatlara karşı dava açılmadığının belirtildiği, ….. hakkında yukarıdaki tespitler değerlendirildiğinde, vergi borcu olduğu halde bu borcu ödemeyen, beyanname verme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmeyen, vermiş olduğu katma değer vergisi beyannameleri ile bildirmiş olduğu Ba-Bs formları arasında uyumsuzluk bulunan, yapılan alışlara ve satışlara ilişkin faturaların tamamına yakınının haklarında sahte belge düzenlemekten veya kullanmaktan vergi inceleme raporu düzenlenmiş mükelleflere düzenleyen mükellefin düzenlemiş olduğu faturaların sahte faturalar olarak kabul edilmesi gerektiği, ……’dan alınan faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu sonucuna varılıp, bu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden düzenlenen katma değer vergisi beyannamelerine göre bulunan fark matrah üzerinden 2011/8, 9. dönemlerine ilişkin salınan tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde yasaya aykırılık bulunmadığı,

 

Vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle %50 oranında arttırılarak uygulanması yönünden;

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 339’uncu maddesinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

 

Bir olayda tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önce bir fiilin işlenmesi ardından bu fiilin Kanunda öngörülen sürede tekrarlanması gerektiği, olayda, tekerrür hükümlerinin uygulanması davacı adına 2010/10 dönemi için kesilen ve 2011 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasından kaynaklandığı anlaşılmış olup, söz konusu ceza, dava konusu cezayla aynı dönemde kesinleşmiş olduğundan, hukuka uygun bulunan vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükmü uygulanarak cezaların %50 oranında arttırılmasında yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren, Muğla Vergi Mahkemesi Hakimliği’nin 09/06/2016 gün ve E: 2016/251, K: 2016/669 sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

 

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8/1.maddesi gereğince işin gereği görüşüldü:

 

Muğla Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/06/2016 gün ve E: 2016/251, K: 2016/669 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın bozulmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenle, itirazın reddine, anılan kararın onanmasına, aşağıda gösterilen 42,00 TL yargılama giderinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 16.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

PAYLAŞ:
“Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”