Bülten: 2020-19 Bülten: 2020-18 Değerli Konut Vergisinde Değişiklik Yapıldı, Vergi Bir Yıl (2021’e) Ertelendi

Hatırlanacağı üzere, 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 7 Aralık 2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup dört bölümden ve 53 maddeden oluşan Kanun yürürlüğe girmezden evvel, içeriğindeki hususlardan bir kısmına ilişkin değerlendirmelerimize 2019/85, 86, 87, 88, 89, 90 nolu Bültenlerimizde konu başlıkları itibariyle ayrı ayrı yer verilmişti.

Nitekim Kanun’un, izaha davet müessesesinde sürelerin ve tutarların artırılması, cezada indirim oranının artırılması, kanun yolundan vazgeçme müessesesi ihdas edilmesi, sahte belge düzenleme riski yüksek olduğu tespit edilen mükelleflerle ilgili yeni tedbirler alınması gibi 213 sayılı Vergi Usul Kanunda önemli değişikliklerin yapıldığı 24., 25., ve 26. Maddeleri 2019/87 sayılı Bültenimizde değerlendirmişti.

Tekraren, 2019/87 sayılı Bültenimizin kanun yolundan vazgeçme müessesesi ihdas edilmesine ilişkin bölümü aynen aşağıdaki gibidir;

7193 Sayılı Kanun’un 27’nci maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 379’uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Kanun yolundan vazgeçme:

MADDE 379- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);

  1. Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,
  2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.

Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmez.

Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.

Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

Madde metnin de anlaşıldığı üzere, yapılan bu düzenleme ile vergi ihtilafları nedeniyle açılan davalarda ilk derece yargı merciindeki davanın sonuçlanmasını müteakip ihtilafın devam ettirilmemesi ve çekişmenin sonlandırılması adına mükelleflerin istinaf veya temyiz yolundan vazgeçmeleri halinde (lehte veya aleyhte) verilen ilk karara göre, dava konusu edilen verginin bir kısmı ve/veya cezanın bir kısmı ya da tamamından vazgeçilmesi durumunda (idarenin de ihtilafı sürdürmemesi suretiyle) ihtilafın sonlandırılması amaçlanmıştır.

 

Buna göre vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);

– Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,

– Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk edecektir.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenecektir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi halinde ise vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır

Bu kapsamda, yargılama aşamasında mükelleflerin istinaf veya temyiz yolundan vazgeçmeleri halinde verilen karara göre, dava konusu edilen verginin bir kısmı ve/veya cezanın bir kısmı ya da tamamından vazgeçilmesi ve idarece de ihtilafların sürdürülmemesi yönünde düzenlemeler yapılmıştır. Bu şekilde tahakkuk eden vergi ve cezaların vadesi geçirilmeksizin gecikme faiziyle birlikte ödenmesi halinde ayrıca vergi ve ceza tutarından %20 indirim yapılması öngörülmektedir.

Bunun yanı sıra 7193 sayılı Kanunun 23. Maddesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Özel ödeme zamanları” başlıklı 112’nci maddesinin üçüncü fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir. Maddenin devamı bir alt paragraftadır;

“c) 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar;”

Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz”

Yapılan düzenleme ile de kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda 213 sayılı VUK’nun 112. maddesi uyarınca uygulanacak gecikme faizinin hesaplanma süresi belirlenmiştir.

Buna göre yeniden düzenlenen 379. madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar faiz hesaplanacağı belirtilerek bu hususta yaşanabilecek tereddütler baştan ortadan kaldırılmıştır.

Yukarıda yer alan düzenlemelerin yürürlük tarihi 01.01.2020 olup, bu defa 20.02.2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde söz konusu 379’uncu maddeye ilişkin açıklamalar yapılmış ve uygulamaya yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.

 

Tebliğ uyarınca; vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) kanun yolundan vazgeçme kapsamındadır. Dolayısıyla bir yargı kararının kanun yolundan vazgeçme kapsamında olması için;

1) Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan dava sonucu verilen karar olması,

2) Vergi mahkemesince verilen karara karşı istinaf veya bölge idare mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolunun açık olması,

3) Kararın Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilmemiş olması şartlarını birlikte taşıması gerekmektedir.

Bu itibarla, örneğin;

⎯ Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde dava açılmaması nedeniyle davanın süre aşımı gerekçesiyle reddi yönünde verilen,

⎯ Davanın ehliyet yönünden reddi şeklinde verilen,

⎯ İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen,

⎯ Vergi mahkemesince verilip istinaf yolu açık olmayan kesin nitelikli,

⎯ Bölge idare mahkemesince verilip temyiz yolu açık olmayan kesin nitelikli,

⎯ Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen,

⎯ Vergi/ceza ihbarnamesine karşı açılmamış olan davalarda verilen,

⎯ Beyanname verilmesi üzerine tahakkuk fişi esasına göre yapılan tarhiyatlara açılan davalarda verilen,

⎯ 213 sayılı Kanun kapsamında yapılan şikâyet yoluyla müracaatın reddi üzerine açılan davalarda verilen,

⎯ Ödeme emrinin tebliği, haciz gibi takip ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalarda verilen kararlar ile buna benzer kararlar kanun yolundan vazgeçme müessesesi kapsamında değildir.

Tebliğde tebliğin amacı, kapsamı ve dayanağına ilişkin açıklamaları müteakiben;

– Kanun yolundan vazgeçme kapsamındaki kararların neler olduğuna,

– Kanun yolundan vazgeçme müessesesinden yararlanmak için gerekli şartların neler olduğuna,

– Kanun yolundan vazgeçme durumunda tahakkuk edecek vergi ve/veya cezaların durumunun ne olacağına,

– Vergi dairesince yapılması gereken işlemlerin neler olduğuna,

– Ödeme ve süresinde ödemeye bağlı olarak yapılacak indirimlere, yer verilmiş,

İlaveten;

– Kanun yolundan vazgeçmeye ilişkin alternatif durumlara uygun detaylı örnekler Tebliğde yer almıştır.

Tebliğin tam metni ekteki gibidir.

 

Bülten 2020-19 Eki Tebliğ

Bülten 2020-19 Eki Dilekçe Örnekleri

PAYLAŞ:
“Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”