Bülten: 2019-34 Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) İle, Daha Önce Yapılan Ve Yakın Zamanda Yürürlüğe Giren Bir Takım Yasal Düzenlemelere Yönelik Ana Tebliğde Uyum Değişiklikleri Yapıldı

23.03.2019 tarih ve 30723 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) ile, daha önce yapılan ve yakın zamanda yürürlüğe giren bir takım yasal düzenlemelere ilişkin Ana Tebliğde (Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde) yapılan değişikliklere yer verilmiştir.

Sırasıyla kur farkları, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine yönelik KDV istisnası, imalat sanaayi yatırımlarıma ilişkin iade, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin yenilenebilir ve diğer enerji tesislerinin inşasına ilişkin KDV istisnası, UEFA 2019 Süper Kupa Finali ve 2020 Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına yönelik getirilen KDV istisnası ve hasılat esaslı vergilendirmeye ilişkin usul ve esaslara ilişkin açıklamalar aşağıdaki gibidir.

1) Kur farklarının KDV matrahına dahil olduğuna ilişkin açıklamalar

3065 Katma Değer Vergisi Kanununda, kur farklarının KDV’ye tabi olduğuna ilişkin açık, net bir hüküm bulunmamasına rağmen, İdarenin ikincil mevzuatta kur farklarının da matraha dahil olduğu yönünde düzenleme yapması tartışmalara konu olmakta konunun mükelleflerce yargıya taşınması durumunda da İdare aleyhine kararlar çıkmaktaydı.

Bu amaçla 7161 sayılı Kanunun 18’inci maddesiyle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Matraha Dahil Olan Unsurlar” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine “fiyat farkı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı,” ibaresi eklendi. Bu suretle bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkının, matrahın bir unsuru olduğu hususu  kanunda yer almış oldu. Düzenlemenin yürürlük tarihi ise 01.02.2019 idi.

Bu yasal düzenlemeye ilişkin olarak 25 nolu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümleri değiştirilmiş, bu amaçla;

–  (I/B-11.2.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “fiyat farkı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı,” ibaresi eklenmiş,

– (II/A-8.9.) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna “Ancak, iade talep dilekçesinin verildiği tarihten sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmaz.” cümlesi eklenmiştir.

– Aynı Tebliğin (III/A-5.) bölümünün birinci paragrafının (c) bendinde yer alan, “fiyat farkı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı,” ibaresi eklenmiş,

– (III/A-5.3.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnek eklenmiştir.

“Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV’ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez.

Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.’ye mal tesliminde bulunmuş, bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru 4,40 TL olmuştur.

Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır.

(A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.’ye düzenlenecek kur farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır.”

Buna göre;

– Bedelinin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, ödemenin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihten sonra yapılması durumunda bu ödeme nedeni ile ortaya çıkacak kur farkı tutarı üzerinden fatura düzenlenecek ve üzerinden KDV hesaplanacaktır.

– İhraç kayıtlı teslimler nedeniyle doğan KDV iadeleri için iade talep dilekçesinin verildiği tarihten sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.

– Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahil olacak ve kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınacak, hesaplanan KDV’ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları ise matraha dahil edilmeyecektir.

Söz konusu Tebliğ değişikliği 23 Mart 2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

2) Basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde KDV istisnasına ilişkin açıklamalar

3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 13. maddesine 7161 sayılı Kanunla eklenen (n) bendi ile, 01/02/2018 tarihinden geçerli olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayıncılık sertifikası verilmiş yayıncılar tarafından yapılan kitap ve süreli yayınların teslimi KDV’den istisna edilmişti. Ancak sertifikalı, sertifikasız satıcı ayırımı ve “100” TL’lik satış limiti gibi konular sektörde farklı KDV oranlarının uygulanmasına sebep olmuş yaşanan karmaşa ve karışıklık sonrası satışlar durma noktasına gelmişti.

Konu hızlı şekilde yeniden ele alınarak bu defa 22 Şubat 2019 Tarih ve 30694 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7166 sayılı Kanun’un 7. Maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi aşağıdaki şekilde yeniden değiştirilmişti;

“n) 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi (Bu bent hükmünün uygulanmasında, bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen had uygulanmaz.),”

Yapılan bu yasal düzenleme sonrası yorgan gitti kavga bitti ve satıcının ve yayıncının sertifikalı olup olmasına bakılmaksızın, satış tutarına bakılmaksızın poşetlenerek satılmak zorunda olan muzır yayınlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi düzenlemenin yayım tarihinden geçerli olmak üzere KDV’den istisna edildi.

Akabinde 25 Nolu Tebliğ ile Ana Tabliğde bu yasal değişikliğe ilişkin uyum düzenlemeleri yapıldı. Bu amaçla ana Tebliğin (II-B) “Araçlar, Kıymetli Maden Ve Petrol Aramaları İle Ulusal Güvenlik Harcamaları Ve Yatırımlarda İstisna” başlıklı bölümüne “17. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna” başlıklı bölüm eklenerek, bu bölümde basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde KDV istisnasına ilişkin usul ve esaslar detaylı şekilde yer verildi.

Buna göre;

– İlgili Yasa gereği poşetlenerek satılmak zorunda muzır yayınlar hariç her türlü kitap ve süreli yayınların ikinci el dahil her safhadaki teslimi 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır.

– Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilememiştir. Bunların teslimi KDV’ye tabidir.

– Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna yoktur. Bunların teslimi KDV’ye tabidir.

– İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV’ye tabidir.

– Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilememiş olup bunların satışı istisna kapsamında olmayıp  KDV’ye tabidir.

– 3065 sayılı Kanunun (13/n) maddesinde yer alan düzenleme tam istisna olup istisna kapsamında olup teslim yapanların düzenledikleri fatura ve benzeri belgelerde KDV gösterilmeyecek ve “3065 sayılı KDV Kanununun (13/n) maddesi hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır.” ibaresine yer verilecektir.

– Tam istisna kapsamında yüklenilen ve indirim yoluya giderilimeyen KDV’nin iadesine ilişkin usul ve esaslara ise Tebliğin ilgili bölümünde detaylı şekilde yer verilmiştir.

3) İmalat sanayii yatırımlarına ilişkin bina-inşaat harcamalarına sağlanan KDV iadesi teşvikinin uygulama süresinin uzatılmasına ilişkin açıklamalar

7161 Sayılı Kanunun 20’nci maddesiyle, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun Geçici 37’nci maddesinde yapılan değişiklik ile imalat sanayii yatırımlarına ilişkin 2018 yılında yapılacak inşaat harcamaları dolayısıyla yüklenilecek KDV’nin iade edilmesine yönelik uygulamanın 2019 yılında da sürdürülmesine imkan sağlanmış, ayrıca Cumhurbaşkanına bu uygulamanın süresini 5 yıla kadar uzatma yetkisi verilmişti.

25 Nolu Tebliğ ile Ana Tebliğin (II/E-7.), (II/E-7.1.), (II/E-7.3.) bölümlerinde, yapılan bu yasal düzenlemeye ilişkin uyum değişiklikleri yapılmıştır.

4) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin yenilenebilir ve diğer enerji tesislerinin yapımının KDV^den  istisna olduğuna ilişkin açıklamalar

Yine 7161 sayılı Kanun’un 17’nci maddesiyle KDV Kanununun istisnalara ilişkin 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin yenilenebilir ve diğer enerji tesislerinin inşasına ilişkin olarak bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları KDV’den istisna edilmişti.

25 Nolu Tebliğ ile Ana Tebliğ’de bu yasal düzenlemeye ilişkin uyum  değişiklikleri yapılmış bu amaçla ana Tebliğin (II/B-13.) ve (II/B-13.1.2.) bölümleri ile Ana Tebliğ ekinde  (Ek:26)’da yer alan “haberleşme” ibarelerinden sonra gelmek üzere “yenilenebilir ve diğer enerji” ibareleri ibareleri eklenmiştir.

5) UEFA 2019 Süper Kupa Finali ve 2020 Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına yönelik KDV istisnasına ilişkin açıklamalar

7162 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen Geçici 40’ıncı Madde ile 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına ilişkin olmak üzere; Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara,  bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden istisna tutulmuş, söz konusu istisna düzenlemesi çerçevesinde mal teslimi ve hizmet ifasında bulunanlar yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirebileceği, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin ise 32’nci madde hükümleri uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine nakden veya mahsuben iade edileceği hüküm altına alınmıştı.

Bu defa 25 Nolu Tebliğ ile Ana Tebliğinin (II/E) “İndirim ve İade Hakkı Tanınan Diğer İstisnalar” başlıklı bölümüne, “10. 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna” başlıklı bölüm eklenerek, bu bölümde yapılan Yasal düzenlemeye ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.

6) Hasılat Esaslı Vergilendirme Yöntemine ilişkin açıklamalar

7104 sayılı Kanunla Katma Değer Vergisi Kanunun mülga 38’inci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilerek “Hasılat Esaslı Vergileme” sistemi Kanuna monte edilmiş, yapılan bu düzenleme ile; Kararname ile belirlenecek olan sektörler ve mükellef grupları için indirim müessesesi devre dışı bırakılarak seçilecek olan sektörlerde faaliyet gösteren mükelleflerin gider ve maliyetleri için aldıkları belgelerde yer alan KDV’ler için 191  nolu hesabı çalıştırmadan, belgelerde yer  alan KDV dahil toplam tutarları diğer ilgili hesaplara alarak bu tutarları gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider ve maliyet olarak dikkate alacakları ve KDV dahil elde ettikleri hasılatın belirlenecek yüzdesininin ise direk, net, safi “Ödenecek KDV” olarak beyan edip ödeyecekleri bir sistem getirilmişti.

Düzenlemenin yürürlük tarihi 01.01.2019 olarak belirlenmiş olmakla birlikte düzenlemenin hayata geçebilmesi için Cumhurbaşkanı Kararı ile sektör ve oran konusunda belirleme yapılması gerekmekteydi. Bu konuda beklenen ilk Cumhurbaşkanı Kararı (06/02/2019 tarih ve 718 sayılı Karar) 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Karar 2019 Mart başından itibaren yürürlüğe girmişti.

Bahsi geçen Karar ile, özel halk otobüsü işletmecilerininin hasılat esaslı vergilendirme yönetiminden yararlanabilcekleri ve vergi oranının ise %1,5 olması kararlaştırılmıştı.

Bu defa 25 nolu Tebliğ ile Ana Tebliğde yapılan değişiklikle, Kararın hükümlerinin yürütülmesine ilişkin  beklenen tebliğsel düzenlemeler yapılmıştır. Bu amaçla  KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V.) “Verginin Tarhı ve Ödenmesi” başlıklı bölümüne “2. Hasılat Esaslı Vergilendirme” başlıklı bölüm eklenerek, hasılat esaslı vergilendirme uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre;

– Hasılat esaslı vergilendirme usulüne sadece Cumhurbaşkanı Kararı ile kapsama alınan sektörler ve meslek gruplarında yer verilen mükellefler geçebilcektir.

– Sisteme geçiş isteğe bağlı olup bu kapsamda vergilendirilmek isteyen mükellefler, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak bu usule geçmeyi talep edecebilceklerdir. Başvuru üzerine vergi dairesi tarafından gerekli kontroller yapılacak ve şartları sağlayan mükelleflere, bu kapsamda vergilendirilmelerinin uygun görüldüğü yazılı olarak tebliğ edilecektir. Söz konusu mükellefler tebliğ tarihini takip eden vergilendirme döneminden itibaren hesaplayacakları KDV’yi hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre aylık vergilendirme dönemleri itibarıyla beyan edeceklerdir.

– Bu usule geçen mükellefler hasılat esaslı vergilendirme yöntemine geçtikleri dönemden itibaren iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamayacaklardır.

– Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeller üzerinden mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listelerde belirlenen oranlara göre KDV hesaplayacak, fatura ve benzeri belgeler üzerinde bu KDV’yi göstereceklerdir.

– Bu usule tabi mükelleflerin ödeyecekleri vergi, vergiye tabi işlemlerin bedeli ve buna ilişkin hesaplanan KDV tutarlarının toplamına ilgili Cumhurbaşkanı Kararında belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

– Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler, bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan edecek ve aynı ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeyeceklerdir.

– Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV ile 2 No.lu KDV beyannamesiyle tevkif suretiyle ödedikleri KDV ve ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapamayacaklardır

– Bu kapsamdaki mükellefler, indirilecek KDV tutarları ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri KDV tutarlarını, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet olarak, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla alıcılar için hesapladıkları ve düzenledikleri belgelerde gösterdikleri KDV’yi ise gelir olarak dikkate alacaklardır.

Söz konusu Tebliğ değişikliği 01/03/2019 tarihinden geçerli olmak üzere 23 Mart 2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

 

PAYLAŞ:
“Sitemizde yayımladığımız bültenler, açıklamalar ve hatırlatmalar, uygulamada yorum farklılıkları içermekte ve bilgilendirme amaçlı olup, bilgilerin kullanımı nedeniyle ortaya çıkan durumlardan, her türlü zarardan ve cezai tazminattan dolayı şirketimiz, ortaklarımız ve çalışanlarımız sorumlu tutulamaz.”